Etiket: Anadolu’yu

  • Anadolu’yu başkente bağlayan 43 ilin geçiş noktasında korona virüs sessizliği

    Anadolu’yu başkente bağlayan 43 ilin geçiş noktasında korona virüs sessizliği

    Anadolu’yu başkente bağlayan 43 ilin geçiş noktasındaki Kırıkkale’de yer alan kilit kavşakta, hafta sonu kısıtlaması nedeniyle tarihin en sakin günleri yaşanıyor.

    Çin’in Hubey eyaletine bağlı Wuhan kentinde ortaya çıkan, Türkiye dahil birçok ülkede etkisini göstermeye devan eden korona virüs salgını nedeniyle hafta sonu için sokağa çıkma kısıtlaması getirildi. Alınan tedbirler kapsamında Pazartesi saat 05.00’e kadar kesintisiz devam edecek sokağa çıkma kısıtlamasıyla birlikte Anadolu’yu başkente bağlayan 43 ilin geçiş güzergahındaki kilit kavşakta bu kez sessizlik hakim oldu. Kısıtlama öncesi binlerce aracın geçtiği Ankara-Samsun, Kırıkkale-Kayseri karayolunu şehirlerarası yük ve yolcu taşımacılığında kullanılan ticari araçların geçiş yaptığı görüldü. Kısıtlama nedeniyle kilit kavşaktaki yaşanan korona virüs sessizliği ise drone ile havadan görüntülendi.

    Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, kontrol noktalarında korona virüs denetimleri yapıldı. Şehirlerarası seyahat eden sürücü ve yolcuların HES kodu, izin belgesi ve Genel Bilgi Toplama (GBT) sistemi üzerinden kontrolleri yapıldı.

    Öte yandan, korona virüs tedbirleri kapsamında, Kırıkkale Valiliği İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu tarafından kent genelinde denetimler sürüyor.

  • Ertaş: “Pasin zaferi Türkün Anadolu’yu yurt edinme muştusudur”

    Ertaş: “Pasin zaferi Türkün Anadolu’yu yurt edinme muştusudur”

    Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş Pasinler Meydan Muharebesi’nin 972. Yıl dönümü münasebetiyle yaptığı açıklamada Malazgirt Zaferi’nden 23 sene evvel kazanılan Pasin Zaferi’nin Türkün Anadolu’yu yurt edinme muştusu olduğunu söyledi.

    TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş açıklamasına şöyle devam etti:

    “Birçok tarihçimizin 18 Eylül olarak kabul ettiği Pasin Zaferi, 1048 yılında Pasinler ovasında gerçekleşmiştir. Pasinler Meydan Muharebesi’nin Anadolu’nun ve Türkün tarihi açısından iki mühim sonucu vardır. Birincisi, Türklerin Anadolu’ya yerleşme amacıyla yaptığı ilk savaştır. İkincisi, Selçuklular ilk kez uluslararası bir orduyu yenmiştir. Büyük Selçuklu devletinin ve tarihin en önemli savaşlarından biridir Pasinler Savaşı. 1048 yılında Erzurum sınırlarında bulunan Pasinler’de savaş Büyük Selçuklu ile Bizans ordusu arasında başladı. Savaş esnasında Abaza, Gürcü ve Ermeniler Bizans ordusuna destek sağlamıştı. Ceddimiz bu savaşta aslında birleşik bir orduyu yendi. Savaş sonucunda Büyük Selçuklular bu savaştan zaferle ayrıldı, bu savaş ile güç kazanarak Anadolu’nun fethinde cesaret kazandılar. Bizans ordusunun zayıf olduğu herkesçe bilindi.

    Tarihin her sayfası bize Erzurum’un Anadolu için, bu vatan için ne kadar mühim bir noktada olduğunu gösteriyor. Bu vesileyle Pasin Zaferi’mizin 972. yıl dönümünü kutluyorum. Bu toprakların bizlere vatan kılınmasını sağlayan ceddimizin, gaziyanın ve şühedanın ruhları şad, mekânları cennet olsun.”

  • Prof. Dr. Saraçoğlu: “Anadolu’yu 3 yıl içinde boşalttılar”

    86 yıllarıdır. Mersin, İskenderun limanlarından tahıl gemilerinden biri geliyor biri gidiyor. Götürdükleri buğday, mercimek, nohut ve kuru fasulye. Bütün Anadolu’yu 3 yıl içinde boşalttılar. Sonra bizim insanımıza bu buğdaylar zaten verimsiz diye Meksika buğdayını dayattılar” dedi.

    Safranbolu Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü tarafından ‘Dünya Miras Kentinin Kırmızı Altını Safran’ projesi kapsamında konferans düzenlendi. Karabük Üniversitesi Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Salonu’nda gerçekleşen konferansa Karabük Valisi Kemal Çeber, Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer, Doç. Dr. Sakine Karaağaç, İşadamı Şefik Dizdar, kurum müdürleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.

    Konferansta konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, modern tıbbın çaresiz kaldığı noktalarda alternatif tıbbın çözüm olduğunu armut örneği ile açıklayarak “Hamile kadınlarda amniyon sıvısı azalmışsa, rahimde su azalmışsa modern tıp bu konuda hiçbir şey yapamaz. Ya bebeği alacaklar ya da Göksü armudu yedirilip amniyon sıvısı arttırılmalı. Bir şey daha var. Taze sıkılmış havuç suyu. Bu iki önerim sayesinde binlerce kadın bebeğini hayata bağladı, normal doğum yaptı. Yoksa modern tıpta bunun çaresi yok.” diye konuştu.

    Türkiye’de bitkilerin değerinin bilinmediğini söyleyen Saraçoğlu, Almanların ökse otundan yaptıkları bir kemoterapi iğnesini 7 bin TL karşılığında sattığını belirtti.

    “Anadolu’yu 3 yıl içinde boşalttılar”

    Anadolu topraklarında 1950 yılında en büyük hırsızlığın Amerikalı J. Harlen tarafından yapıldığını açıklayan Saraçoğlu, şunları söyledi:

    “J. Harlen 1948’de Anadolu’ya gelir, Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Yusufeli’ne kadar çıkarak 25 sandık dolusu tohumu Amerika’ya götürdü. Bizim malımızı bize sattılar adamlar. Bunu 1948 yılında yaptılar. Anadolu’nun en çok boşaltıldığı dönem 1984-86 yıllarıdır. Mersin, İskenderun limanlarından tahıl gemilerinden biri geliyor biri gidiyor. Götürdükleri buğday, mercimek, nohut ve kuru fasulye. Bütün Anadolu’yu 3 yıl içinde boşalttılar. Sonra bizim insanımıza bu buğdaylar zaten verimsiz diye Meksika buğdayını dayattılar.”

    “Milyonlarca ciltlik arşivler heba oldu”

    Saraçoğlu, Çinli Tu-Youyou adındaki kadının Çin arşivlerine girip 2 bin 500 yıl önceki el yazmalarını okuduğunu ve Çin, Bulgaristan, Japonya, Hindistan ve Polonya gibi ülkelerin alfabelerini değiştirmediğini de kaydederek, “Kendi arşivlerine girip okuyabiliyorlar. Biz bugün Osmanlı arşivlerine girip evlatlarımıza atalarımızın yerli ve milli kültürünü bilimsel araştırma sonuçlarını okutamıyoruz. Bir gece de Latin harflerine geçildi. Ben Latin harflerine geçilmesin demiyorum, keşke daha önce geçilseydi ama Osmanlıca’yı korusaydınız. Bu zengin kütüphane, milyonlarca ciltlik arşivler heba olup gitti, kimse okumuyor” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer tarafından Saraçoğlu’na hediye takdim edildi.

  • Cazibe merkezleri Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu uçuracak

    Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Suat Hacısalihoğlu, cazibe merkezlerinin ağırlıkla Doğu ve Güneydoğu’da bulunduğunu belirterek “Bu bölgelerde 3 bin 215 firma yeni yatırım müracaatında bulunmuş, 82 milyar liralık yatırım öngörmüşler. Bu şunu gösteriyor; artık Türkiye’nin güney ve doğusunda terör yönünden bazı sorunları aştığımız ortada” dedi.

    Son dönemdeki gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulunan TTSO Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, özellikle cazibe merkezlerinin Türkiye’nin ekonomisine güç katacağına inandığını belirtti. Hacısalihoğlu “Cazibe merkezleri ağırlıkla Doğu ve Güneydoğu’da bulunuyor. 3 bin 215 firma yeni yatırım müracaatında bulunmuş, 82 milyar liralık yatırım öngörmüşler. Bu şunu gösteriyor; artık Türkiye’nin güney ve doğusunda terör yönünden bazı sorunları aştığımız ortada. O sorunların aşılmasında İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’nun yapmış olduğu başarılı çalışmalar önemli rol oynamıştır. Sayın Süleyman Soylu bakanımız, Türkiye’de ekonominin gelişmesine bu şekilde katkı sağlarken, şehrimizdeki projelerin hayata geçmesi konusunda da önemli destekleri oldu ve sürekli yanımızda. Biz iş camiası olarak kendisini kutluyoruz, teşekkür ediyoruz ve her zaman yanında olduğumuzu belirtiyoruz” dedi.

    “Cari açık sorununda da en önemli başlıklardan biri enerjiye giden paralar”

    Ülkenin gelişmesinde en önemli sorunlardan birinin de cari açık sorunu olduğunu vurgulayan Başkan Hacısalihoğlu, “Cari açık sorununda da en önemli başlıklardan biri enerjiye giden paralar. Bu konuda Türkiye son zamanlarda yapmış olduğu çalışmalar ve kararlarla özellikle yenilenebilir enerji konusunda önemli yatırımlar ve çalışmalar yapıyor. Burada Bakanımız Berat Albayrak’ın yenilenebilir enerji konusunda almış olduğu kararların önemi büyük. Büyük kapasiteli, rüzgâr, güneş ve hidroelektrikte ülkenin geleceğini kurtarma projeleri bunlar. Türkiye’nin şu anda yenilenebilir enerjideki payı yüzde 29. Bunun içinde sudan sağlanan enerjinin payı da şu aşamada yüzde 23.4. Rüzgar ve güneş potansiyelimiz de devreye girdiğinde bu rakam önemli yerlere ulaşacaktır. Almanya 2030 yılında yenilenebilir enerjinin payını yüzde 27’ye yükseltmek için şimdiden tedbirler alıyor. Bizde ise rakam şu anda yüzde 29. Bu çok önemli bir aşama. Berat Albayrak bakanımız gerçekten sadece Türkiye çapındaki bu tür projeleri değil, Trabzon’daki projeleri de yakından takip ediyor ve gereğini yapıyor. Doğalgaz ve enerji altyapısının geliştirilmesi konusunda önemli talimatlar verdiğini biliyoruz. Sayın Berat Albayrak bakanımıza da teşekkürlerimizi sunuyoruz. İş camiası olarak da her zaman yanında olduğumuzu belirtmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

  • OSBÜK Başkanı Kütükcü: “Doğu Anadolu’yu OSB’ler kalkındıracak”

    Türkiye’deki Organize Sanayi Bölgeleri (OSB)’nin tamamını temsil eden Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) tarafından düzenlenen Doğu Anadolu Bölge toplantısı, 22 OSB’nin temsilcilerinin katılımı ile Elazığ’da gerçekleştirildi.

    Elazığ OSB’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda konuşan OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, Temmuz ayında yapılan OSBÜK Genel Kurulu’ndan sonra ilk aldıkları kararın 7 bölgenin tamamında OSB’ler ile bir araya gelip OSB’lerin sorunlarını dinlemek olduğunu söyleyerek, bu toplantıların ikincisinin Elazığ’da yapıldığını belirtti.

    “Yatırımcı Türkiye’de OSB’lere yatırım yapar”

    Türkiye’de 13’ü tarıma dayalı olmak üzere toplam 315 OSB olduğunun bilgisini veren Başkan Kütükcü, “Bu 315 OSB’den 22 tanesi Doğu Anadolu Bölgemizde bulunuyor. Bölgedeki 22 organize sanayi bölgemizden de 14’ü işletme aşamasında. 5 OSB’miz alt yapı, 2 bölgemiz planlama, biri de kamulaştırma sürecinde. Doğu Anadolu Bölgemizde işletme aşamasında olan 14 OSB’de toplam 797 fabrika üretim yapıyor, 35 bine yakın insanımıza istihdam sağlanıyor” şeklinde konuştu.

    OSB’lerin yatırımcısına sunduğu avantajları da anlatan Kütükcü, “Bir yatırımcı Türkiye’de nereye yatırım yapar sorusunun cevabı; kesinlikle OSB’lerdir. Türkiye’nin neresinde olursa olsun organize sanayi bölgelerimizin hepsi, her metrekaresi bizim için çok kıymetli” ifadelerini kullandı.

    “Ülkenin her bölgesi yatırım ve üretim havzası haline gelecek”

    1 Temmuz’da yürürlüğe giren Üretim Reform Paketi’yle OSB’lerin yatırım avantajlarının daha da arttığına işaret eden Kütükcü, “TRT payı, emlak vergisi, hafta sonu çalışma ruhsatı alma zorunluluğu, arsa tahsislerinden alınan damga vergisi gibi pek çok yükten kurtulduk. Şu anda Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen yeni Torba Yasa ile OSB camiası olarak diğer bazı sorunlarımız da çözüme kavuşacak. Doğu Anadolu Bölgesinin avantajlarının yanı sıra, bölgesel dezavantajları olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama yine biliyoruz ki; devletimiz, hükümetimiz, bölgeler arası kalkınmışlık farkını ortadan kaldırmak, ülkenin her bölgesini yatırım ve üretim havzası haline getirmek için önemli çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmaların da katkısıyla önemli başarılara imza atmış bölge şehirlerimiz var. OSBÜK olarak biz, tüm bölgelerimizin kalkınması, Türkiye’nin sanayi üretiminin daha da güçlenmesi için elimizi her zaman taşın altına koyduk, koymaya da devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    “İşletmeler mutlaka Ar-Ge merkezi kurmalı”

    Türkiye’nin hızla büyüyen bir sanayi potansiyelinin olduğunu ifade eden Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik de, üniversitelerin mühendislik bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerin 8 yarıyıllık öğrenim süresinin en az bir yarıyılının uygulamalı olarak iş yerlerinde geçireceğine dair kanun maddesinin ülkenin her yerini üst seviyeye taşıyacağını vurguladı.

    Konuşmasında Türkiye genelinde 760’a yakın Ar-Ge ve tasarım merkezi olduğu bilgisini veren Çelik, firmaların Ar-GE merkezlerini kurarak yarına yönelik önemli adımlar atması gerektiğini söyledi. Çelik, “Ülkelerin kalkınıp gelişmesinde temel adım, üretmekle beraber yüksek teknolojilerin ve katma değerli ürünlerin üretilmesidir. Bunda da AR-GE merkezleri devreye giriyor. Bizim şu anda AR-GE ve tasarım merkezi sayımız 760 civarında. Elazığ’da da birden çok AR-GE veya tasarım merkezinin kurulması ve bu firmalara değer katmak suretiyle yüksek katma değerli ürün üretme kapasitesi imkanının sağlanması gerekli. Çünkü üretilen bir ürünün üzerine bir şey ilave edilmezse rekabet gücünü kaybeder. Dünya rekabet ve teknoloji çağında. Bilimin olmadığı yerde gelişme olmaz. Teknolojinin etkili olmadığı yerde ülkelerin büyümesi olmaz. Firmalarımız yarına yönelik bir adım atmazlarsa gelecekleri zor olur. O yüzden firmaların mutlaka AR-GE merkezlerini kurmaları gerekiyor” şeklinde konuştu.

    Programda konuşan Elazığ Valisi Çetin Oktay Kaldırım, Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, Elazığ Organize Sanayi Bölgesi Suat Öztürk de tüm yatırımcıları Elazığ’a davet etti.

    Konuşmaların ardından istişare toplantısı geçilerek, bölge OSB’lerinin sorunları dinlendi. Ardından Elazığ Organize Sanayi Bölgesi’nin 5. Kısım genişleme alanında yaptığı alt yapı yatırımlarının açılışı gerçekleştirildi.

    Toplantıya Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik, Konya Sanayi Odası ve OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, Elazığ Valisi Çetin Oktay Kaldırım, Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, Elazığ Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Suat Öztürk, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan ile Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Tunceli ve Van’daki 22 OSB’nin başkan ve temsilcisi katıldı.