Etiket: Anadolunun

  • İç Anadolu’nun kurak sahalarında ağaçlandırma çalışmaları anlatıldı

    Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi’nin düzenlediği Konferanslar Serisi kapsamında, “İç Anadolu Kurak Sahalarda Ağaçlandırma Çalışmaları” konulu bir program gerçekleştirildi.

    Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından gerçekleştirilen konferansa; Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haldun Müderrisoğlu, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Necmi Aksoy ve öğretim üyeleri katıldı.

    Prof. Dr. Oktay Yıldız konuşmasında; arazi bozulmaları ve çölleşmenin, dünyadaki birçok bölgeyi tehdit altına aldığına ve birçok ülkenin üretici konumundan tüketici konumuna dönüştüğüne vurgu yaptı. Çölleşmeyle mücadele anlaşmasına taraf olan Türkiye’nin de, kuraklık tehdidinde olan ülkeler arasında yer aldığını ifade eden Prof. Dr. Yıldız, kuraklıkla mücadele için ulusal eylem planları çerçevesinde çalışmalar yapıldığını dile getirdi. Türkiye’de ve özellikle İç Anadolu’da tarih boyunca belirli aralıklarla şiddetli kuraklıkların yaşandığını belirten Prof. Dr. Oktay Yıldız, kuraklık ve arazi bozulmalarında; Türkiye’nin dünya üzerindeki coğrafi konumu, jeolojik yapısı, iklim özellikleri ve özellikle insan ve hayvan baskısının etkili olduğunu ifade etti. Çölleşmeye karşı alınması gereken önemler hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Yıldız, TÜBİTAK tarafından desteklenen “İç Anadolu’daki Tuzlu-Sodik Sahaların Restorasyonunda Jips ve Kükürt Uygulaması” başlıklı çalışmaları hakkında bilgiler aktardı. Gerçekleştirilen çalışma ile tahrip olan bazı sahaların kimyasal yollarla nasıl iyileştirilebileceğini dile getiren Prof. Dr. Oktay Yıldız, çalışmanın detaylarını öğretim üyeleriyle paylaştı.

    Konferansın sonunda Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haldun Müderrisoğlu tarafından Prof. Dr. Oktay Yıldız’a yaptığı başarılı çalışmalar ve sunumu için teşekkür belgesi takdim edildi.

  • Anadolu’nun Kurtuluş Savaşı Miryokefalon Zaferi’nin 841. Yıldönümü kutlanacak

    Konya Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Konya Turizm Tanıtım ve Eğitim Vakfı (KOTEV) işbirliğiyle Miryokefalon Zaferi’nin 841. yıldönümü çeşitli etkinliklerle kutlanacak.

    Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, tarihçiler tarafından Konya’da yapıldığı tespit edilen Miryokefalon Zaferi’nin Anadolu’nun ikinci Kurtuluş Savaşı, ikinci Malazgirt Savaşı olduğunu belirterek, ilkini geçtiğimiz yıl başlattıkları etkinliklerin bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirileceğini dile getirdi.

    Anadolu’nun bu savaşla Türk yurdu olarak perçinlendiğini kaydeden Başkan Akyürek, “Selçuklu başkenti Konya’dan Türkleri atmak üzere gelen Bizans ordusu Bağırsak Boğazı’nda hezimete uğratılmış ve Bizans imparatoru esir alınmıştır. Sultan Kılıçarslan, Miryokefalon Zaferi ile Anadolu’yu bizlere kalıcı olarak vatan yapmaya vesile olan şanlı Selçuklu Sultanıdır. Geçtiğimiz yılki törenlerde Şehir Meydanı’nın ismini Sultan Kılıçarslan Şehir Meydanı olarak düzenledik. Selçuklu tarihini bilmek, Selçuklu sultanlarını hayırla yad etmek, onların hatıralarını yaşatmak, onların mirasçısı olduğumuz duygusuna sahip olmak hepimizin vefa borcu. Miryokefalon Zaferi’nin yeniden anılması, gün yüzüne çıkarılması, gündeme getirilmesinde katkısı bulunanlara teşekkür ediyorum” dedi.

    Başkan Akyürek, etkinlikler kapsamında düzenlenecek programlara bütün Konyalıları davet etti.

    Miryokefalon Zaferi’nin 841. yıldönümü etkinlikleri 16 Eylül Cumartesi günü Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Merkezi’nde düzenlenecek sempozyum ile başlayacak. Sempozyum katılımcılarının Bağırsak Boğazı’nı ziyaret edeceği etkinlik, Kılıçarslan Şehir Meydanı’nda Mehter konseri, Alaaddin Camii’nde Sultanlar Türbesi ziyareti ve hatim duası ile devam edecek. Etkinlikler kapsamında Tarihi Kızılören Hanı’nda açılış programı düzenlenecek. Etkinlikler 17 Eylül Pazar sabahı Bağırsak Boğazı’nda Kur’an-ı Kerim tilaveti, zafer yürüyüşü ve Bal Kalesi önünde düzenlenecek program ile sona erecek.

  • “Anadolu’nun Alkatrazı’na ziyaretçi akını

    Şair Sebahattin Ali’nin unutulmaz “Aldırma gönül aldırma” şiirini yazdığı, bir dönem “Anadolu’nun Alkatrazı” tabiri ile tanınan ve 1999 yılında kapatılarak müzeye çevrilen Tarihi Sinop Cezaevi, her yıl 100 binleri ağırlıyor.

    Sinop’un en önemli turizm değerlerinden biri olan Tarihi Sinop Cezaevi gelen turistlerin ilgi odağı oluyor. Yazılmış şiirleri ve şarkılarıyla gelenlerin dikkatini çeken cezaevinde birçok ünlünün de mahkum olarak yattığı biliniyor.

    “ ‘Aldırma Gönül’ şarkısının yazıldığı cezaevi”

    Konuyla ilgili açıklama yapan Sinop İl Kültür ve Turizm Müdürü İrfan Göz, “Sinop geçmişine baktığımız zaman medeniyetlerin üst üste kurulduğu tarihi kültürü zengin bir şehir. Tarihi M.Ö 700’e dayanan çok eski bir şehir. Şehir zamanla el değiştiriyor, bu netice de Selçuklu döneminde yapılan iç kısımda kalan iç kale dediğimiz yere bir hapishane inşa ediliyor. Bundan sonraki aşamada 1878-1879 yıllarından 1997 yılına kadar cezaevi olarak hizmet veriyor. Sinop Cezaevi gelenin dönmediği tarihi bir cezaevi ve burada pek çok ünlünün yattığı ve çok anısının bulunduğu bir cezaevidir. Tanınmışlardan ‘Aldırma Gönül’ şarkısını yazan Sabahattin Ali’yi söylemek mümkündür” dedi.

    “Cezaevinin meşhur olmasının sebebi, buradan hiç kimse firar edememiş olmasıdır”

    “Sinop’un cezaeviyle anılması kulaklara pek hoş gelmese de bu bir vakadır” diyen İrfan Göz şöyle devam etti: “Sinop denildiği zaman akla cezaevi ister istemez geliyor. Şu anda tarihi cezaevi Sinop’ta en çok ziyaret edilen yerlerin başında gelmektedir. Cezaevinin meşhur olmasının sebebi, buradan hiç kimse firar edememiş olmasıdır. Deniz dalgaları cezaevinin duvarlarına vuruyormuş ve o sesler mahkûmlar tarafından duyuluyormuş. Onun için bu cezaevi kaçışı olmayan, gelenin cezasını çekmeden çıkamadığı bir cezaevi olmuştur. Yani o zamanki ulaşım şartları ve sıkı bir güvenlik oluşturulması, hücre şartlarının ağır olması Sinop Cezaevini bu şekilde meşhur kılmıştır. Sinop Cezaevine o zaman ki şartlarda en ağır mahkûmlar ve sürgüne gönderilen mahkûmlar gelir. Ama cezaevi ağır şartlar barındırmasına rağmen geniş avlularının olması ve 50 kişilik koğuşların bulunması orada güzel dostluklar oluşturmuştur. Netice de yine cezaevinin orada çeşitli el sanatları yapılabildiği atölyelerin olması o gün ki şartlarda düşündüğümüzde gerçekten şartları biraz daha kolaylaştırmıştır. Mahkûmlar boş zamanlarını değerlendirmek için atölyelerde gemi maketi yapmaya başlamıştır. Cezaevinden çıktıktan sonra memleketlerine dönmeyip orada kalmışlar ve maketleri çoğaltıp limana gelen gemilere hediyelik olarak satmışlardır. Nihayetinde gemi maketçiliği Sinop’ta yayılmıştır.”

    “Geçen yıl 200- 250 bin kişi ziyaret etti”

    Cezaevini ziyaret edenlerin sayısının her yıl artığını belirten Göz, “Geçen yıl yaklaşık olarak 200- 250 bin civarında ziyaretçi gelmişti. Tabii ki bu yıl Sinop’tan daha yüksek oranlar bekliyoruz. Çünkü Sinop henüz keşfedilmemiş, görülmemiş ve şu anda da en çok tarihiyle kültürüyle merak edilen, görülmek istenen bir il. Gelen ziyaretçilerimiz de bu tarihi mekânları görmek istiyorlar. Tabii ki gezip görülecek cezaevinden başka birçok doğal güzelliklerimiz de var. Sinop Cezaevi için, Avrupa Birliği projesi kapsamında restorasyon yapılmak üzere bir proje hazırlanmıştı. Bu proje 2010 yılında tekrar başladı ve nihayetlendi, restorasyon gerçekleştirilemedi. Daha sonraki yapılan çalışmalar neticesinde restorasyon çalışmalarının tekrar başlatılması üzerine çalışmalarımız devam ediyor. 2017 yılı içerisinde buranın ihaleye çıkarılması gerçekleştirilecek” şeklinde konuştu.

    Sinop Cezaevi; Sabahattin Ali, Refik Halit Karay, Mustafa Suphi, Ahmet Bedevi Kuran, Ruhi Su, Burhan Felek, Zekeriya Sertel ve Kırım Hanı devlet Giray’ı misafir etmiş bir mekân.

  • Anadolu’nun ilk camisinde teravih namazı kılındı

    Anadolu’nun ilk camisi olan Hatay Habib-i Neccar Camii’nde Ramazan ayının ilk teravih namazı kılındı.

    Hatay’da 11 ayın sultanı Ramazan ayının ilk teravih namazını kılmak isteyen vatandaşlar camilere akın etti.

    Hz. İsa’nın iki havarisi olan Yahya ve Yunus ile Habib-i Neccar’ın mezarları bulunan tarihi cami teravih namazını farklı bir mekanda kılmak isteyenlere ev sahipliği yaptı.

    Teravih namazı öncesi Hatay İl Müftüsü Hamdi Kavillioğlu tarafından hadisi şeriflerden bölümler okunarak Ramazan ayı hakkında vaaz verildi. İlk teravih namazı kılındı. Vatandaşlar dua etti.

  • Tiryaki Agro Anadolu’nun zirvesinde

    Türkiye’nin en büyük gıda tedarikçisi unvanını elinde bulunduran Gaziantep merkezli Tiryaki Agro Gıda Sanayi, ‘Anadolu’nun En Büyük 500 Şirketi Araştırması’nda zirveye adını yazdırdı.

    Ekonomist Dergisi ile Türk Ekonomi Bankası (TEB) işbirliğinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü’nün katılımıyla gerçekleştirilen 13. Anadolu’nun En Büyük 500 Şirketi Araştırması ödül töreni, 17 Şubat Cuma günü The Ritz-Carlton’da düzenlendi. Şirketlerin 2015 yılı verileri baz alınarak hazırlanan ‘Anadolu 500 Araştırması’nda Tiryaki Agro Gıda Sanayi, listenin başında yer alarak birincilik ödülünü almaya hak kazandı. Tiryaki Agro Gıda Sanayi, ayrıca ‘Karını En Çok Arttıran Şirketler’ kategorisinde de ilk 5’de yer alarak başarısını taçlandırdı. Araştırmada Tosçelik, Yıldız Entegre, Eti Gıda ve Sakuysan Elektrolitik Bakır Sanayi de ilk 5’e girme başarısı gösteren şirketler oldu.

    2015 ve 2016 yıllarında da Anadolu’nun en büyük şirketi olarak sıralamada birinci olan Tiryaki Agro Gıda Sanayi adına “En büyük Şirket’ ödülünü Tiryaki Agro Gıda Sanayi Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Tiryakioğlu, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü’nün elinden aldı. Törende ‘Karını En Çok Arttıran Şirketler’ kategorisinde ise Tiryaki Agro Gıda Sanayi Kurumsal İletişim Müdürü Ester Özlevi, ödülü TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici’den aldı.