Etiket: Anadolu’daki

  • Meteorolojiden Doğu Anadolu’daki 2 il için kuvvetli rüzgar uyarısı

    Meteorolojiden Doğu Anadolu’daki 2 il için kuvvetli rüzgar uyarısı

    Meteorolojiden, Erzincan ve Erzurum için kuvvetli rüzgar ve fırtına uyarısı yapıldı.

    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezinden yapılan yazılı açıklamaya göre, bu geceden itibaren Erzincan ve Erzurum çevrelerinde kuvvetli rüzgar ve fırtına bekleniyor.

    Erzurum’un kuzey ilçeleri İspir, Pazaryolu, Oltu, Olur, Şenkaya, Tortum ve Uzundere ile Erzincan’ın İliç, Refahiye ve Kemaliye ilçelerinde etkili olması beklenen rüzgarın saatteki hızının 40 ila 70 kilometreyi bulacağı tahmin ediliyor.

    Rüzgar ve fırtına yüzünden yaşanması muhtemel, ulaşımda aksamalar, ağaç ve direk devrilmesi, çatı uçması, soba ve baca gazı zehirlenmeleri gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.

  • Uçar; “Ahilik Anadolu’daki Türk kültürünün sembolüdür”

    Uçar; “Ahilik Anadolu’daki Türk kültürünün sembolüdür”

    13. yüzyılda temelleri atılan Ahilik geleneğinin; Anadolu’da birlik, beraberlik ve refahın sağlanmasına, toplumsal düzenin tesis edilmesine öncülük ettiğine değinen Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar, ahiliğin asırlar öncesinden günümüze kadar ulaşan ahlaki ve felsefi prensipleriyle gelecek kuşaklara da ışık tutmaya devam edeceğini söyledi.

    Başkan Uçar mesajında şunları söyledi; “Anadolu’daki Türk kültürünün birlik ve dayanışmanın sembolü olan Ahilik, Selçuklu Devlet yapısının temel unsurlarından biri olmuş, Osmanlı Devletinin kuruluşunda da önemli katkılar sağlamıştır.

    Ahilik, medeniyetimizin dünya kültürüne armağan ettiği en önemli değerlerden biridir. Anadolu’ da kök salarak, varlığını yüzyıllar boyunca devam ettiren; toplumsal, ekonomik, dini, ahlaki ve kültürel hayatı tanzim eden Ahilik kurumudur.

    Ahiler, kendi ticaret çıkarını diğer meslektaşlarından üstün tutmayan; mutluluğu halka hizmet edip yararlı olmakta arayan kişilerdir. Kardeşliği, yiğitliği, cömertliği, dürüstlüğü, sevgiyi, dostluğu, yardımlaşmayı, hoşgörüyü, bilgiyi ve dayanışmayı; sanat ile birleştirirler.

    Ahilik, ticari düzenlemelerin yanı sıra aslında ahlaki ilkeleri ile toplumda yer etmiş; Osmanlılarda lonca ve gedik kuruluşları olarak devam ettikten sonra, Cumhuriyet Döneminde yerini Esnaf ve Sanatkarlar Odalarına bırakmıştır.

    Geçmişte Ahilik teşkilatında yaşatılan bütün bu değerler ve ilkeler bütünü günümüzde esnaf ve sanatkârlar kuruluşlarında yaşamaya devam etmektedir. Aynı ilke ve değerlerin gelecek kuşaklara da aktarılmasını sağlamak için sanayi, üretim ve ticari faaliyetin ara eleman ihtiyacını karşılayan mesleki eğitim okullarına hak ettiği önem ve desteğin verilmesi, günümüz teknoloji ve üretim standartlarının gerektirdiği bilgi ve tecrübeyle donatılması büyük önem arz etmektedir.

    Bu yıl 14-20 Eylül 2020 tarihleri arasında kutlayacağımız Ahilik Haftası münasebetiyle Ahilik Teşkilatı’nın kurucusu Ahi Evran-ı Veli’yi rahmet ve minnetle yâd ediyor, helal kazancının peşinde olan esnaf ve sanatkârlarımız başta olmak üzere bütün vatandaşlarımızın Ahilik Haftası’nı kutluyorum.”

  • ANTMUTDER Başkanı Karataş: “Anadolu’daki inşaat sektörü dinlenmeli”

    Antalya Müteahhitler Derneği (ANTMUTDER) Başkanı Deniz Karataş, Anadolu’da hizmet veren, inşaat ile ilgili dernek, birlik ve İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu ile yakından bilgi alışverişi yapılmadan ortaya konulacak çözüm önerilerinin beklenen olumlu etkiyi oluşturamayacağını belirtti.

    Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un sektör dinamizmlerini mutlaka dinlemesi ve dikkate alması gerektiğini belirten Antalya Müteahhitler Derneği Başkanı Deniz Karataş, “Önceki gün Çevre ve Şehircilik Bakanımızın Anadolu’daki inşaat sektör temsilcileriyle bilgi alışverişi gerçekleştirmeden, sadece İstanbul ağırlıklı yaptığı toplantı, hem Anadolu’daki dernekler, hem de inşaat sektörü ile iç içe olan tüm çatı oluşumlarını üzdüğünü düşünmekteyiz. Sadece bir gruba göre kararların alındığı bu toplantı, inşaat sektörünün çözüm bekleyen konularına merhem olmayacağı, aksine sorunların daha da çok artmasına ve çözüm aranan kısımlarda tıkanmalara neden olacağı muhtemeldir” dedi

    Karataş, “Yapılan toplantı da sadece demir çelikçilerin çağrılması, karşılıklı çözüm arayışında yetersiz kaldığını düşünmekteyiz. Yeni hükümet sisteminin yürürlüğe girmesiyle birlikte, İnşaat sektörünün yakın temasta olduğu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının ilgili icracı Bakanlıkların yeni dönemde sektöre olan ilgilerini yakından izliyoruz. Ülke, millet ve sektör olarak etkilendiğimiz dövizde kur artışı sorununa karşı alınan önlemler elbette önemlidir ve önemsiyoruz. Ancak; İnşaat sektörünün çatı kuruluşu ve STK olarak bizler uzun yıllardan beridir tüm Türkiye’yi kapsayan sektörel sorun ve taleplerin çözülmesini yüksek sesle duyurmaya her platformda anlatmaya gayret gösterdik. Fakat aynı gayretin ilgili Bakanlıklarca da gösterilmesini umuyoruz” diye konuştu. Sektörün sadece konut artışından ibaret olmadığına dikkat çeken Karataş, şunları söyledi:

    “Üç başlıkta kısaca, sektörün esas sorunu girdi maliyetleri. Vergisel maliyetler, sektörel ve mesleki yasal düzenlemeler. En büyük beklentimiz, Anadolu’yu ve Türkiye inşaat sektörünü temsil eden ve kucaklayan tüm paydaşlar, yeni hükümet sisteminin ilgili bakanları tarafından dinlenmesi ile ortak akılı ortaya koyarak, çözüm önerilerinin en doğrusunu bulabilmektir. Sektörümüz 4 milyona yakın insanı istihdam eden devasa sektörün sorunların için; Ticaret Bakanımız Sayın Ruhsar Pekcan ve Çevre ve Şehircilik Bakanımız Sayın Murat Kurum sektörün ve sivil toplumun içerisinden gelen tecrübe sahibi olan Bakanlarımız olarak, biz müteahhitleri mutlaka dinlemeli ve dikkate almalıdırlar” dedi.

    Karataş ayrıca, inşaat sektörünün beklentileri arasında, Antalya İnşaat Müteahhitleri Derneği olarak 1.5 yıl önce başlattığı ‘yerli malım, yerli param’ kampanyasının teşviklerinin arttırılarak desteklenmesi, sıfır konut ve işyeri satışlarında tapu harcı ve döner sermaye bedelinin sıfırlanması, İnşaat sektöründe kullanılan temel inşaat malzemelerinden son bir yıl içerisinde yüzde 50’ yi geçen zamlı ürünlere ait KDV oranının yüzde 18’ den yüzde 9’a geçici olarak indirilmesi, yabancıya konut satışlarında Türk vatandaşlığı izin sınırının alt limiti olan 1 milyon dolar yerine 300 bin dolar sınırına düşürülmesi, mevcut ekonomik şartlar göz önüne alınarak kamu müteahhitlerine fiyat farkı ödenmesi, içeride daralan müteahhitlik piyasasının desteklenerek yurt dışına daha güçlü taşınması, vergi ve harç oranlarının makul seviyelere indirilmesi, kalıcı ve güvenilen bir sektör olarak varlığını sürdürmesi için müteahhitlik mesleğini başta sermaye yeterliliği, idari, teknik ve mesleki olarak düzenleyen yasal düzenleme yapılması konuları önem ve öncelikli olarak çözüme kavuşturulması gerektiğini söyledi.

  • Türklerin Anadolu’daki zaferleri bu müzede

    Samsun’da yapımı tamamlanan “Panorama 1919 Müzesi”nde Türkiye’nin en büyük yağlı boya tablosu ve 44 projeksiyondan yararlanılarak yapılan Dijital Gösteri Merkezi’nde 1071 Malazgirt Zaferi’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne giden süreçte kazanılan tarihi zaferler görsellerle anlatılıyor.

    Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan “Panorama 1919 Müzesi” tamamlandı. Milli Mücadele’yi başlatmak üzere Samsun’a ayak basan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ne giden süreçte verdiği tarihi mücadele ve Türk tarihinde önemli yer edinmiş zaferler ve savaşlar bu müzede ziyaretçilere yeniden yaşatılacak. Müzenin diagromik bölümde 300 m2 alanı kaplayan ve Azeri sanatçı tarafından 3 ayda yapılan Türkiye’nin en büyük yağlı boya tablosu bulunuyor. Bu tabloda Mustafa Kemal Atatürk’ün Dikmen Sırtları’nda Seymenler tarafından karşılanışı simgeleniyor. Tablonun önünde ve kenarlarında konuyu tamamlayan argümanlar bulunuyor. Müzenin diğer bölümünde ise 44 projeksiyondan yararlanılarak yapılan Dijital Gösteri Merkezi yer alıyor. Burada Malazgirt Zaferi, Osmanlı’nın kuruluşu, İstanbul’un Fethi, Çanakkale Zaferi ve Kurtuluş Mücadelesi anlatılıyor

    Spor Toto Teşkilatı tarafından finanse edilen ve Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan müzenin son durumu hakkında bilgiler veren Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Yurt, “Samsun’da daha önceden yeterli fiziki düzeyde olmayan birkaç müze vardı. Bu müzelerde eserlerin uygun olarak sergilendiğini söyleyemeyiz. Bu anlamda Samsun’a bir Kent Müzesi kazandırdık. Bunun dışında Samsun ölçeğindeki şehirlerde 1’den fazla müze olduğunu gördük. Müzeler, bir şehrin kültürel gelişimini sergileyen önemli göstergelerdendir. Eski Valimiz Hüseyin Aksoy’un da önderliğinde 1970li yıllarda yapılmış 5 bin m2’lik bir alanda bulunan eski Yaşar Doğu Spor Salonu’nu yıkmayarak, bunu bir panorama müzesine dönüştürdük. Daha sonrasında Spor Toto Teşkilatı ve Spor Genel Müdürlüğü ile Belediyemiz arasında bir protokol tanzim edildi. Kemer tipli bu spor salonunu tamir ederek, Samsun’un ve ülkemizin tarihinde öneme sahip Kurtuluş Mücadelesi’ni anlatan panorama müzesini olgunlaştırdık. Müzeyi reklam karşılığında Spor Toto Teşkilatı tarafından karşılanan ödenek ve Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla tamamladık. Müze, dijital gösteri merkezi ve diagromig gösteri alanı olarak 2 bölümden oluşuyor” dedi.

    Benzeri olmayan özellikler

    Müzenin teknik ve benzeri olmayan özellikleri hakkında da bilgiler veren Yurt, “Diagromig Gösteri Alanı’nda Türkiye’nin en büyük yağlı boya tablosu var. Bu tablo 300 m2 alan büyüklüğüne sahip. Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Mücadelesi’ni başlattığı anları simgeleniyor. Dijital gösteri merkezinde 10’larca projeksiyonda tarih bilimciler tarafından hazırlanan, tarihi gerçeklere uygun kurtuluş mücadelelerini anlatan senaryolar, uygun cihazlarla perdelere yansıtılıyor. Bu iş çok güzel oldu. İçerisini tekrardan dizayn ettik. Dijital gösteri merkezi, perdeleri, projeksiyonları ve senaryolarıyla güzel bir eser ortaya çıkarıldı” diye konuştu.

    Yurt, müzenin açılışının ise müzenin işletme hakkının Büyükşehir Belediyesi’ne mi yoksa Spor Genel Müdürlüğü’ne mi verilmesi konusunun netlik kazanmasının ardından belli olacağını sözlerine ekledi.

  • Püis Genel Başkanı Okumuş, Anadolu’daki Akaryakıt Bayilerine Sahip Çıktı

    Kayseri ve Mersin Bölgesi Akaryakıt Bayileri Toplantısı’nda konuşuna Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası (PÜİS) Genel Başkanı İmran Okumuş, akaryakıt bayilerine verilen kar marjının yüzde 60’ının bayiye verilmesini sağladıklarını söyleyerek, “İdari para cezaları eşyaya değil, suç işleyene verilmelidir” dedi.

    PÜİK Kayseri Şubesi ev sahipliğinde, Kayseri ve Mersin Bölgesi Akaryakıt Bayileri Toplantısı gerçekleştirildi. Akaryakıt bayilerinin sorunlarının dinlediği toplantıya, çok sayıda bayi temsilcisi katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından toplantının açılış konuşmasını yapan PÜİK Kayseri Şube Başkanı Nuh Mehmet Delikan, toplantıya katılımdan memnun kaldığını söyledi. Delikan, “Toplantımızım ülkemize, bölgemize ve şubemize hayırlı ve uğurlu olmasını dilerim. Şahsım ve Kayseri şubesi adına tüm katılımcılara katıldıkları için teşekkür ederim. Aramızda genç girişimci kadın arkadaşlarımız var. Onlara uzaktan gelip toplantımıza katıldıkları için teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

    Akaryakıt bayilerinin sorunlarını dile getiren PÜİS Genel Başkanı İmran Okumuş ise istişare yapmak için böyle bir toplantı düzenlediklerini kaydetti. Toplantıda ülkenin geneline mesaj vereceklerinin altını çizen Okumuş, “Bu toplantı bir istişare toplantısıdır. Bu bölgede bulunan bayilerimizin sorunlarını dinleyerek onlara çözüm üretmek için bir araya gelinen bir toplantıdır. Bu toplantı aynı zaman da buradan ülkenin tamamına mesaj veren bir toplantıdır. Kayseri ülkemiz için çok önemli bir ildir. PÜİK içine Kayseri çok önemli bir yere sahiptir” dedi.

    Mevzuatın, sektörün olmazsa olmazlarından olduğunu kaydeden Genel Başkan Okumuş, “Yaklaşık 2 yıldır konuşuluyor ama hiçbir adım atılmıyor. Mevzuat neden bu kadar gündemde kalıpta halen yapılamadı. 2014 yılındaki seçimler, 2015 yılındaki seçimler ve seçimin ardından ikinci bir seçim, hükümetin geç kurulması ve bakanlar kurulunun belirlenmesinden sonra başlattığımız çalışmalar. Bayilerde yaptığımız sohbetlerde karşılaştığımız sorunlardan bir tanesi Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun sektör üzerindeki baskısıdır. Bende aklımın yettiği kadar arkadaşlara Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu isminden de anlaşıldığı gibi bir düzenleme kuruludur. Kanun yapan bir kurum değildir. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu mevcut kanunu düzenleyen bir kurumdur. Kanunda ne yazıyorsa kamu görevlisi de bürokrat da onu uyguluyor. Bizim birinci önceliğimizin kanun değişikliği olduğunu düşündük ve bunu ilk sıraya aldık” ifadelerini kullandı.

    İkinci önceliklerinin ise maliyetin altındaki satışlar olduğunu belirten Okumuş, “Türkiye’de bir dönem 10 numara yağ, jet yakıtı ve farklı alanlarda ki enerji gurupları ama özellikle maliyetin altındaki satışların hepimizin canını yaktığını yaptığımız araştırmada tespit ettik. Önleyici tedbirlerin alınması konusunda devletin ve kamunun özellikle güvenlik güçlerinin işini dağıtım şirketleri ve bayiler yapmamalı. İdari para cezaları öldürücü değil, caydırıcı olmalıdır. İdari para cezaları eşyaya değil, suç işleyene verilmelidir. Trafik kazasına karışmış bir arabanın bir daha kullanılamaması gibi bu şekilde de suça dahil olan bir işletme cezalandırılmamalıdır” diye konuştu.

    “HAKLARIMIZI HER TÜRLÜ ALIRIZ”

    ‘Biz haklarımızı her şekilde alabilecek bir iş alanındayız’ diyen PÜİK Genel Başkanı Okumuş, “Türkiye’de 13 bin bayi, 100’e yakın ana dağıtım şirketi, binlerce istihdam ve devletin hazinesine yüzde 23 katkı sağlayan bir sektörüz. Bunun için bizim önceliğimiz kendimizi iyi ifade etmek olmalıdır ama eğer bir müdahale olacaksa bayi hakkını koruyabilmelidir ve bayi mağdur olmamalıdır. Bu da tuttu. Yaklaşık 7 ziyaret sonrasında bu haklılığımızı ortaya koyduk. İlk defa bir bayi böyle bir uygulamada 60’a 40 hak aldı. Yani kar marjının 60’ını bayiye verilmesini sağladık. Eğer Türkiye’de akaryakıt sektöründe ki haksız uygulama kamu tarafından anlaşılıp buna müdahale etme gereği duyduysanız, o zaman biz size bunu daha iyi anlatalım. Bayinin geçmişte olduğu gibi kendi nakliyesini ve kendi fiyatını belirlemesi lazım. Nakliyeyi kim yapıyorsa o ücreti o almalıdır. Bayi yok sayılmamalı ve taşıt tanıma gibi anlaşmalar bayinin iznine tabi olmalıdır. Kar marjları her hangi bir uygulama geldiğinde 60’a 40 doğru bir yaklaşık ama en az 55’e 45’in altında olmamalıdır” şeklinde konuştu.

    Okumuş konuşmanın ardından, akaryakıt bayilerinin temsilcilerinin sorularını yanıtladı.