Etiket: Anadoluda

  • Doğu Anadolu’da Kar Yağışı

    Doğu Anadolu Bölgesi’nde yeniden kar yağışı etkili olurken, Erzurum’da kar ve tipi dolayısıyla kapanan köy yollarını ulaşıma açma çalışmaları sürüyor.

    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, bölgede bugün başlayan kar yağışı Erzurum, Erzincan, Ağrı, Kars, Ardahan ve Iğdır’da yoğunluğunu arttıracak. Rüzgarın değişik yönlerden orta kuvvette, zaman zaman da kuvvetli eseceği tahmin edilirken, oluşabilecek risklere karşı ilgililerin dikkatli ve tedbirli olmaları, acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aramaları istendi.

    Kar kalınlığı Palandöken’de 107, Konaklı’da ise 115 santimetre olarak ölçülürken, Erzurum’da son 2 gün içerisinde kar ve tipi nedeniyle yolları kapalı bulunan köy ve mezralardan 14 çocuk, 5 doğum ve 16 diğer hastalıklar olmak üzere toplam 35 hasta kar üstü araçları ve yol açma suretiyle kurtarılarak hastanelere kaldırıldı.

    Erzurum’un Aşkale ilçesinde kapalı bulunan köy yolları Erzurum Büyükşehir Belediyesi ile Aşkale Belediyesi ekiplerince tek tek ulaşıma yeniden açıldı. Yol açma çalışmalarının güç şartlar altında aralıksız sürdürüldüğü belirtildi.

  • Doğu Anadolu’da Dereler Buz Tuttu

    Doğu Anadolu Bölgesi’ni etkisi altına alan soğuklar dereleri dondurdu.

    Erzurum’un Oltu ilçesine bağlı Gökçedere Mahallesi Uzunoluk mesire alanındaki dere tamamen buz tutarken, görsel güzellikleri de ortaya çıkardı. Her yıl Ocak ayında dereler buz tutarken bu yıl dondurucu soğukların daha erken başladığını belirten vatandaşlar, “Bu sene kış çok daha ağır geçecek gibi gözüküyor” dediler.

    Vatandaşlar, buz tutan derede cep telefonlarıyla fotoğraf çekinmeyi de ihmal etmediler.

  • Anadolu’da Felsefeye Yolculukta Urlalı Anaksagoras Konuşuldu

    Türkiye Felsefe Kurumu’nun öncülüğünde başlanan “Anadolu’da Felsefeye Yolculuk” toplantıları dizisi, Urla’da Anaksagoras’la devam etti. 2 bin 500 yıl önce Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde yaşamış filozofların ve düşüncelerinin anımsanmasının ülkemizde felsefi düşüncenin gelişimi ve geleceği açısından önemli olduğundan hareketle düzenlenen etkinlik Urla Hakan Çeken Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.

    Urla Belediyesi ve Ankara Üniversitesi Mustafa V. Koç Deniz Arkeolojisi Uygulama ve Araştırma Merkezi işbirliği ile düzenlen etkinlikte o dönemdeki adıyla Klazomenai’de doğmuş olan Anaksagoras her yönüyle ele alındı.

    “ÇEŞİTLİ MEDENİYETLERE EV SAHİPLİĞİ YAPMIŞ”

    Çok önemli bir coğrafyada, çok önemli bir kültürel mirasın üzerinde oturduklarını ifade den Urla Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek, “Bu anlamda bu şehirde yönetici olmanın yükü ve gayreti her an omuzlarımızda. Urla çok eski çağlardan bu yana çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış hala onların izlerini, kalıntılarını çok ciddi ayakta tutan bir yerleşim birimi. Elimizden gelen bütün kültürel etkinliklere, sanatsal etkinliklere, spor etkinliklerine ev sahipliği yapmaya çalışıyoruz. Bilime, sanata ve kültüre hak ettiği değeri verebilmek, hak ettiği yere oturtabilmek, daha yaşanabilir bir ülke daha güzel bir ülke adına çaba sarf ediyoruz” dedi.

    “HEMŞEHRİMİZ ANAKSAGORAS’I KONUŞACAĞIZ”

    “Çok özel bir gün. Bugün burada hemşehrimiz Anaksagoras hakkında konuşacağız” diyerek konuşmasına başlayan Anküsam Kurucu Müdürü Prof. Dr. Hayat Erkanal, “Bu yaşadığımız topraklarda insanoğlunun varlığı burada en az bir milyon sene önce tespit edildi. İnsanlık tarihi açısından son derece önemli bir dönem olan Neolitik dönemde insanlar artık üretime başlıyorlar. Üretime başladıkları dönemden itibaren yerleşim de başlıyor yani insanların bölgede ilk yerleştiği dönem oluyor. Bu da bizzat Urla’nın içinde ve çevresinde saptandı. İlk madenin kullanıldığı dönem gene burada saptandı. Ve arkasından madenin çok farklı bir şekilde kullandığı yani para olarak kullanıldığı bir dönem var o da saptandı” dedi.

    Urla’nın çevresinde çok fazla altın yatağının olduğunu dile getiren Erkanal, “Bizim yaptığımız kazılarda bölgede en eski altın eşya Limantepe’de çıktı. 5 bin yıl öncesine ait bir eşya. Çalışmalarımızda kurşun halkalar çıktı. Kurşun halkanın ortaya çıkması demek gelişmiş bir ekonomik sistemin burada konumlanmış olması demek. Yani bölgenin klasik çağdaki gücü, klasik çağdaki gücünün ötesinde gelişmişliği daha tarih öncesi dönemlerde belirgin hale geliyor. Denizcilik konusunda bölgenin çok etkin olduğunu görüyoruz. Denizaşırı ilişkilerin daha da yoğunlaştığını görüyoruz. Şurda şu anda bulunduğumuz yer, oturduğumuz yer gerçekten çok önemli bir yer. Çok önemli topraklar. Bütün insanlığın binlerce sene önce dikkatini çekmiş yerler bir kültürel birikim hatta birden fazla pek çok kültürel birikim var” diye konuştu.

    “ANADOLU TOPRAKLARINDA DOĞUP BÜYÜMÜŞ OLMAK BİR AYRICALIKTIR”

    Anadolu topraklarında doğup büyümüş olmanın bir ayrıcalık olduğunu ve bu topraklarda yaşayanların bu durumun farkında olmadığını belirten Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, “Aynı anda en az 10 uygarlığın kalıntılarını, izlerini görmek dünyanın hiçbir yerinde mümkün değildir” dedi.

    “Klazomenai’de doğmuş büyümüş ancak en önemli etkisini Atina’da yapmış olan Anaksagoras’u konuşacağız” diyen Kuçuradi, “Bu topraklarda felsefi düşüncenin kökenlerini oluşturmuş ve bazı bilim dallarının önemli buluşlarını yapmış Anadolu’nun filozoflarından biridir Anaksagoras. Milattan önce Anaksagoras’un sığındığı, Aristotales’in sığındığı, 20. Yüzyılda Hitler’den kaçanların daha önceki yüzyıllarda başka bir çok insanın sığındığı Yunus Emre, Mevlana ile hümanizmin yeşerdiği bir yer olan Anadolu nasıl oldu da günde en az iki kadının öldürüldüğü, terörün kol gezdiği bir mekan olmuştur. Bu soruya doğru bir cevap vermenin boynumuzun borcu olduğunu düşünüyorum. Bu soruya verilecek doğru bir cevap belki de bunların üstesinden gelme yolunu açabilir” ifadelerini kullandı.

  • Güneş Vakfında Doğu Anadoluda Modern Hayvancılık Ve Ürünleri Konferansı

    Güneş Vakfı’nın geleneksel konferans etkinliklerinin bu haftaki konuğu, Doğu Anadolu’da Modern Hayvancılık ve Ürünleri isimli konferansıyla, Erzurumlu iş adamı Abdullah Büçge oldu.

    Kandilli yolunda yapmış oldukları modern hayvancılık yöntemleri ile süt ürünleri yapma ve üretme konusunda başarılı bir iş ortaya çıkaran iş adamı Büçge, Doğu Anadolu’da yaygın olan hayvancılığın, daha modern yöntemlerle ve organik bir tarzda yapılması gerektiğini söyledi.

    Büçge, bölgede sanayi kurumlarının olmamasının bir dezavantaj olduğunu ifade etmesine rağmen, otlak ve meraların bolluğunun hayvansal üretimi çok daha fazla arttırması gerektiğini söyledi.

    Teknik yöntem ve usullerle, süt üretimini arttırmayı ve organik yollardan süt elde edilmesini büyük ölçüde başaran Büçge, bu uygulama yöntemi ile bölgede organik süt üretimi ve tüketiminin arttırılmasına işaret etti.

    Organik süt üretiminin yaygınlaştırılması için oldukça hijyenik ve modern aletler kullanılması gerektiğini söyleyen Büçge, bu şekilde üretilen sütlerin insan sağlığı için daha faydalı olduğunu ifade etti.

    Erzurum’da işlenebilir sütün azlığına dikkat çeken Büçge, bu rakamın arttırılması gerektiğini söyledi. Büçge, “Bölgemizde hayvancılığın giderek azaldığı bir gerçektir. Bahsettiğimiz süt üretim teknikleri ve organik üretimi artırmakla, hayvancılığın bölge ekonomisine büyük bir katkı sağlayacağı bilinmektedir. Bu nedenle devlet-özel sektör işbirliği ile bölge hayvancılığının geleceği garanti altına alınmalıdır.

    Kendi kendine yeten ve ihraç eden bir yerel hayvansal üretimi için Erzurumlu iş adamlarına büyük görevler düşmektedir.” Diye konuştu.