Etiket: Ana

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Ana muhalefet ilkokul müsameresi kıvamında oyunlarla yönetiliyor”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ana muhalefetin başındaki zat koltuğu bırakmak istemediği için bu garabeti yaşıyoruz. Davulu bir başkasının eline vererek ülkeyi yönetmeye talip olunur mu? Ana muhalefet ilkokul müsameresi kıvamında oyunlarla yönetiliyor” dedi.

    Balıkesir’deki mitinginde binlerce kişiye hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vakit birlik vaktidir. İrade, erdem ve cesaretle Türkiye şahlanacak. Kardeşlerim Balıkesir Türkiye’nin vitrinlerinden biridir. Bunun için son 16 yılda Balıkesir’e 25 katrilyon yatırım yaptık. Konuşuyorlar, laf ola beri gele. Bunlar daha çırak bile değil. Biz yol aldık yol. Çıraklığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde bıraktık, Başbakanlıkta kalfalık, Cumhurbaşkanlığında ustalık, muhteşem kadromuzla hamdolsun Türkiye’mizi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne taşıdık” dedi.

    Siyasette rekabet güzel olduğunu ancak siyasetteki bu rekabetin millete, memlekete daha çok hizmet vermek için yapılıyor olması gerektiğine vurgu yapan Erdoğan, Türkiye bizi 1994 yılındaki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan beri bilir. Ne yaptığımızı, söylediğimizi, kimlerle mücadele ettiğimizi sizler iyi bilirsiniz. Ülkemizi bugüne getirene kadar darbecilerden uluslar arası güçlere kadar çok farklı kesimlerin saldırılarına maruz kaldık. Davos’ta ‘one munite’ dedik dünya hareketlendi. ‘Dünya 5’ten büyüktür’ dedik. Yine dünya hareketlendi. Bir adaletsizlik, haksızlık vardı. Niye ‘one munite’ dedik. Oradaki kişi terbiyesizlik yapıyordu. Çünkü o, çocukları öldürmesini gayet iyi bilen Siyonistlere karşı oradaki temsilcisini savunuyordu. Biz o çocukları öldürenlere karşı dik durmak zorundaydık. Biz kim olursa olsun, her zaman haklının hakikatin yanında olacağız. Bugüne kadar hiçbirine eyvallah demedik. Önce Allah’a güvenerek, ardından milletimizle gönül gönüle vererek üstesinden geldik. Demokrasinin standartlarını yükseltirken, sadece milletimizin gözüne baktık. İcazeti de iradeyi de tasdiki de asla başka yerde aramadık. Kimseyi yerinden etmek için değil, millete hizmet için talip olduk” dedi.

    “Davulu bir başkasının eline vererek ülkeyi yönetmeye talip olunur mu?”

    Ana muhalefetin ilkokul müsameresi kıvamında oyunlarla yönetildiğine dikkat çeken Erdoğan, “Adayları takip ediyorsunuz değil mi? Ülkemizin milletimizin hayrına bir şey söylediklerini duyanınız var mı? Ana muhalefetin adayı başka, projeleri açıklayan başka. Cumhurbaşkanı adayı duruyor, genel başkanları proje açıklıyor. Bay Kemal niye aday olmadı. Adayları bir kere çıktın yenildin, iki kere çıktın yenildin, üç kere çıktın dört kere çıktın yenildin. Hala duruyorsun diyordu. Bu nasıl iştir. Sonunda aday oldu. Beyannameyi o açıklıyor. Ya niye Cumhurbaşkanı adayınız değil de adayı o açıklıyor. Projeler kimin projesi. Cumhurbaşkanı adayının projeleri nerede. Yok. O mu idare edecek o mu idare edecek. Belli değil. Kaybedeceğini bildiği için milletin karşısına aday olarak çıkmaya yüreği yetmeyen ana muhalefetin başındaki zat koltuğu bırakmak istemediği için bu garabeti yaşıyoruz. Partinizi emanet etmediğiniz kişiyi milletin karşısına çıkartıp emanet edin, nasıl bir şeydir. Türkiye sizin partinizden daha mı kıymetsiz. Bu kafayla milletimiz bunlara ülkeyi emanet etmez de olan demokrasimize olur. Davulu bir başkasının eline vererek ülkeyi yönetmeye talip olunur mu? Ana muhalefet ilkokul müsameresi kıvamında oyunlarla yönetiliyor” diye konuştu.

    “Sen kimsin ki Amerika’nın yetkili mercileri sana bilgi verir “

    CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin yerli otomobil projesini iptal edeceği şeklindeki söylemlerine de değinen Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Yerli marka otomobil projesinin ne olduğuna dair fikri olmayan zat çıkıyor, ben bu projeyi iptal ettireceğim diyor. Sebep olarak da 20 yıl geride kalmış proje diyor. Halbuki bu işi takip eden bakanlığımıza veya projede yer alan firmalardan birine gitse, kendilerine yerli marka otomobil projesinin geleceğin teknolojisine göre tasarlandığını öğrenecek. Derdi bu değil. Bunlar yıkmayı, yasaklamayı engellemeyi bilir, yapmaktan ön açmaktan hiç anlamazlar. Bizim şu anda otomotivde ihracatımızın miktarı 30 milyar doların üzerinde. Ben ne diyeyim, bunların ismini anmak bile bana zor geliyor. Bilmiyorlar. Bunlara 5 tane koyun verin, kaybedip gelirler. En çok da gönül yıkmayı bilirler. İşlerine gelmeyince önlerine çıkana bağırır çağırır hakaret eder sonra da hiçbir şey yokmuş gibi sırıtarak yollarına giderler. Aynı kişiyi Amerika’dan arayıp işletmişler. Ondan da haberi yok. Söylediği tüm bilgiler tüm rakamlar yanlış. Samimiysen dürüstsen Milli İstihbarat Teşkilatı’na başvur, sana bu bilgiyi aktaran kim, Amerika mı? Amerika’nın yetkilileri mi, söyle açıkla. Yalan söylüyor. Yok böyle bir şey. Sen kimsin ki Amerika’nın yetkili mercileri sana bilgi verir. Türkiye’yi yönetmeye talipler ama internetten buldukları iftiralarla dolu haberler üzerinden seçim kampanyası yürütüyorlar. Bizim FETÖ ile Amerika’ya verdiğimiz 85 koliye gazete küpürü diyor, zavallı zavallı. Adalet Bakanlığımızın bütün resmi tutanakları o kolilerin içinde, o resmi tutanaklarla beraber tabii ki gazete küpürleri de var. Ama adamların hayatı yalan üzerine kurulu. Bir yandan genel başkanlık koltuğunda oturan aslı, diğer yanda sahaya sürdükleri karikatürü gece gündüz aynı yalanları sıralıyorlar.”

    “Yeni dönemde köhne siyaset anlayışını kökünden kazıyacağız”

    Yeni dönemde bu köhne siyaset anlayışını kökünden kazıyıp atacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanı olarak ülkeyi yönetmeye talip olan hiç kimse boş atıp dolu tutma hesabıyla milletimizin karşısına çıkamaz. Artık yüzde 15 ile yüzde 20 ile ülkeyi yönetme imkanı ortadan kalkıyor. Halkımızın yüzde 50’sinin desteğini almak artık kolay olmayacak. 24 Haziran eski demir siyasetinin tarihe karıştığı gün olacaktır. Yeni dönemde terör sevicilere, sadece takoz olmayı siyaset sananlara artık yer yok, artık dönem millete söyleyecek sözü sunacak projesi olanın dönemidir, artık dönem milletin değerleriyle beklentileriyle dalga geçenlerin değil. Bunlara saygı duyanların olduğu dönemdir. Artık dönem millete hizmet edebilecek siyasetçilerin kadroların dönemidir” diye konuştu.

    “Bu sistem sürekli darbe muhtıra vesayet üretiyor, değiştirmemiz lazım “

    27 Mayıs tarihinin önemli bir gün olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

    “Türk Demokrasisi’nin kara günlerinden biri. Tam 58 yıl önce bugün milletin oylarıyla işbaşına gelen bir hükümet darbeyle devrildi. Darbeciler sadece milli iradeyi çiğneyip geçmekle kalmadılar. Tarihimizin en utanç veren cinayetine imza attılar. Türkiye’nin başbakanı tamamı deli saçma ithamlarla idam sehpasına çıkarıldı. Menderes’i asanlar ilmiği sadece onun boynuna değil, tüm milletimizin iradesine geçirdiler. İşte o zaman bunların arkasında yine CHP zihniyeti vardı. Buradan rahmetli Menderes ve onunla birlikte idam edilen Hasan Polatkan, Fatin Rüştü Zorlu’yu bir kez daha rahmetle yaad ediyorum. Aziz hatıraları demokrasimize neden daha çok sahip çıkmamızın cevapları olarak milletimizin vicdanında yaşamayı sürdürecektir. Türkiye’de darbeler asla rastgele yapılmaz. Hepsinin bir sebebi vardır. Hatta hepsinin sebebi aynıdır. Türkiye ne zaman demokraside ekonomide atağa kalksa, zemini hazırlanıyor. Bir darbe ve muhtıra ile önü kesiliyor. 70’de bunu yaşadık, 1980’de, 1997’de bunu yaşadık. 27 Nisan 2007’de elektronik muhtıra ile başlayan 17-25 Aralık’ta süren, 15 Temmuz’da kanlı darbe girişimiyle benzer sıkıntılara maruz kaldık. Artık devir eski devir değil. 15 Temmuz’da F16 lar, helikopter, tank, toplarla saldırdılar. Milletim onların önünde eğilmedi. Ne dedi; ‘İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür, imansız olan paslı yürek sinede yüktür.’ Bugüne kadar bu kardeşiniz ve bizler beşer planında hiçbir gücün önünde eğilmedik. Biz sadece ve sadece Rabbimizin huzurunda rüku ve secdede eğiliriz. İçeriden yıkamadıkları Türkiye’yi dışarıdan kuşatma çabalarını da aynı planın çabası olarak görüyorum. Milletimizle birlikte bu teşebbüslerin hepsini de bozguna uğrattık. Artık bu sistem sürekli darbe muhtıra vesayet üretiyor, değiştirmemiz lazım. Bunu da yerli ve milli anlayışla gerçekleştirmemiz gerekiyor. Türkiye bu günlere durduk yere gelmedi. Bu arayışın birkaç asırlık mazisi var. Yakın dönemde de 2007 yılında başlamış süreç var. Her biri üzerinde düşünülmesi, tartışılması hadiseleri yaşadık. Birileri şahsileştirmeye çalışsa da mesele Ahmet Mehmet meselesi değil. Mesele Türkiye’nin ülkesi ve milletiyle birliği beraberliği geleceği meselesidir.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından vatandaşlarla birlikte toplu iftar yaptı.

  • Meryem Ana Kilisesi ruhani liderlerin katılımı ile ibadete açıldı

    Dünyanın Süryani, Katolik ve Ortodoks cemaatinin önde gelen ruhani liderleri Mardin’de bir araya geldi. Dayrulzafran Manastırında sabah ayin yapan ruhani liderler, Mardin’de bulunan tarihi kiliseleri ziyaret ederek akşam saatlerinde restorasyonu tamamlanan Meryem Ana Kilisesi’nin açılışını gerçekleştirdi.

    Meryem Ana Kilisesi’nin açılışı Vatikan’ın Türkiye ve Türkmenistan’daki Büyükelçisi Paul Fitzpatrick, Diyarbakır-Mardin Süryani Ortodoks Metropoliti Saliba Özmen, Kırklar Kilisesi Baş Papazı Gabriel Akyüz, Süryani dini liderler, HDP Mardin Milletvekili Erol Dora ve vatandaşların katılımı ile gerçekleştirildi.

    Sabah saatlerinde Mardin Dayrulzafran Manastırında Diyarbakır-Mardin Süryani Ortodoks Metropoliti Saliba Özmen ile bir araya gelen liderler kahvaltının ardından Dünya Süryani Katolik Patriği Mor Iğnatios Josef Younnan’ın önderliğinde ayin düzenlendi. Ayinde gümüş tasın içinde özel olarak hazırlanan tütsüler yakıldı, Süryani vatandaşlar liderlerini zılgıtlar ile karşıladı. Ayinin ardından cemaatin önde gelen ruhani liderleri Mardin ve ilçelerindeki kilise ve manastırlara ziyaret gerçekleştirdi.

    Mardin’de bulunan ve 1895 yılından kalan, restorasyonu tamamlanan tarihi Meryem Ana Kilisenin açılışı için bir araya gelen ruhani liderler düzenledikleri tören ile Meryem Ana Kilisesini ibadete açtı. Tören öncesi bilgi veren Süryani vatandaşlardan Murat Özbek, “Beyrut’tan gelen Katolik patriğimiz bizi onurlandırmıştır. Kiliseyi takdisi ve açılışını yapıp bugünü kutlayacağız” dedi.

    Süryani Katolik Patriği Mor Iğnatios Josef Younnan açılış öncesi basın mensuplarına yaptığı açıklamada Mardin’de bulunmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Mardin ki dillerin ve dinlerin merkezi. Bir önceki gelişime göre büyük bir ilerleme olduğunu gördüm. Özellikle Süryani dilinin üniversitede öğretildiğini duyunca daha da mutluluk duydum. Mardin’in daha da genel ve üniversal bir şehir olacağını tüm toplumlarını içine alacağını ve daha da gelişeceğini her geldiğimde daha da gelişeceğini gördüğümde sevincim artıyor. En iyi dileklerimi sunuyorum Mardin’in geleceğini kutluyorum” diye konuştu.

    Ortadoğu’daki gelişmelerin sorulması üzerine Younnan siyasete girdiği gerekçesiyle cevap vermek istemediğini söyledi. Açıklamanın ardından ayin töreni basına kapalı yapıldı. Gerçekleşen dini törenin ardından Meryem Ana Kilisesi’nin bahçesinde kokteyl verilerek program sonlandı.

  • Ana sınıfı öğrencilerine yangın eğitimi

    Bozüyük Cumhuriyet İlkokulu ana sınıfı öğrencileri Belediye İtfaiye Müdürlüğü’nü ziyaret ederek yangın söndürme eğitimi aldı.

    Bozüyük Cumhuriyet İlkokulu ana sınıfı öğrencilerinden yaklaşık 50 kişilik bir öğrenci grubu Belediye İtfaiye Müdürlüğü’nü ziyaret ederek itfaiye çalışmaları hakkında bilgi aldı. Ziyarette İtfaiye personeli tarafından minik öğrencilere yangın konusunda gerekli tüm bilgiler verilirken itfaiye araçları da tanıtıldı. Büyük bir heyecanla itfaiye kıyafetleri de giyen minikler yangın söndürme hortumunu kullanarak pratik yaptı. Miniklere ayrıca yangın gördüklerinde aciliyetle 110’u aramaları gerektiği söylenerek yangından uzak durmaları, ateş ve çakmakla oyun oynamamaları konusunda uyarılarda bulunuldu. Ziyaretin sonunda ana sınıfı öğrencilerine İtfaiye Müdürlüğü tarafından itfaiye arabası ve boyama kitabı hediye edilirken ziyaret minik öğrencilerin itfaiyeci amcaları ile birlikte hatıra fotoğrafı çektirmesi ile sona erdi.

  • Yard.Doç.Dr Yahya Efe Güner; “Şu ana kadar gamaknife’ın kullanıldığı en geniş nöroonkolojik grup olan metastazlarda kafa içi metastaz sayısı 6’yı; her birinin boyutu da 4 cm’yi geçmemek kaydıyla gama knife başarılı bir şekilde uygulanabilmektedir.

    Hastalıklı beyin dokuları artık gamma ışınlarıyla yok edilebiliyor. Gamma Knife denilen tedavi sistemi hakkında bilgi veren Koru Hastanesi Beyin Cerrahi Uzmanı Yard. Doç. Dr. Yahya Efe Güner, milimetrik düzeydeki noroanatomik seçiciliği nedeniyle radyoterapiden prensip olarak farklılık gösteren bu yöntemde tedavinin işlemde tamamlandığını söyledi.

    Yard. Doç. Dr. Yahya Efe Güner, beyin cerrahları tarafından yaratılıp, geliştirilmiş ve beyin cerrahisinin bir çok alanında tedavi yöntemleri içerisinde kullanılan Gama Knife ile günümüzde tedavi edilen hasta sayısının 125 bini geçtiğini belirtti.

    Günümüzde damarsal beyin hastalıklarından AVM’nin tedavisinin beyin cerrahisi liderliğinde vasküler yapıları inceleyen bir ekip tarafından yapıldığını ifade eden Yard.Doç.Dr Yahya Efe Güner,AVM tedavisi için; “Izlem, Mikrocerrahi, Gamma-Knife, Embolizasyon ve mikrocerrahi, Embolizasyon ve Gamma-knife, Mikrocerrahi ve Gamma-Knife gibi çok sayıda alternatif yöntem bulunmakla beraber ekibin önerisi,hastalığın durumu ve hastanın durumu da göz önünde bulundurularak uygulanacak yönteme karar verilmektedir” diye konuştu.

    Yard.Doç.Dr. Yahya Efe Güner, “Meninjiom olarak adlandırılan beyin zarından kaynaklanan beynin herhangi bir yerinde karşılaşılabilen tümörlerde ilk seçenek tedavi mikrocerrahi olmakla birlikte yüksek riskli hastalarda, ileri yaş, ek hastalık, mevcut tümörün yerleşimi, cerrahi uygulanmış ve sonrasında kalan tümör dokusu bulunması, cerrahi sonrası sakatlık veya ölüm riski gibi sebeplerle gama knife uygulaması kullanılmakta ve son yıllarda giderek artmaktadır. Vestibüler akustik nörinomlarda gama knife duyma sinirinde köken alan vestibüler schwannom(aklustik nörinom) olarak adlandırılan; boyutu, sinirin geçtiği kanalın içerisindeki boyutu dikkate alınarak schwannomlarda gama knife ile başarılı sonuçlar elde edilmektedir” dedi.

    Hipofiz adenomları, kaniofarengeomlarda gama knife kullanılabileceğini ifade eden Koru Hastanesi Beyin Cerrahi Uzmanı Yard.Doç.Dr Yahya Efe Güner,”Sella denilen beynin merkezi noktasında bulunan her iki tarafı şah damarları, görme sinirleri ile çevrili bölgeden kaynaklanan tümörlerde endoskopik ve kafatası açılarak yapılan cerrahinin yanısıra tümöre komşu dokuların kolay zedelenebilmesinden kaynaklanan cerrahi esnasında geride bırakılan tümör varlığı, cerrahi yöntemlerle ulaşılamayan ve tekrarlayan cerrahi gereksinimi olan tümör varlığı, hormon salgılayan tümörlerde biyolojik olarak kaynağı yoketme fırsatı gibi nedenlerle Gama Knife tedavisi kullanılabilir” diye işaret etti.

    Gama Knife’ın, kafa içi metastazlarda da başarılı bir şekilde uyglanabildiğini anlatan Yard.Doç.Dr Yahya Efe Güner, “Şu ana kadar gamaknife’ın kullanıldığı en geniş nöroonkolojik grup olan metastazlarda kafa içi metastaz sayısı 6’yı; her birinin boyutu da 4 cm’yi geçmemek kaydıyla gama knife başarılı bir şekilde uygulanabilmektedir. Bazı çalışmalarda başarı oranı yüzde 92 lere kadar çıktığı bildirilmektedir. Trigeminal Nevraljide Gama Knife’ta da yüzün duyu sinirinden kaynaklanan yüzün bir tarafına vuran çok şiddetli ağrı ile takip edilen trigeminal nevralji hastalarında standart cerrahi, perkutan radyofrekans termokoagulasyon işleminden fayda görmeyen ve ağrıları devam eden hastalarda Gama Knife başarılı bir şekilde uygulanabilen bir tedavi yöntemidir”diye ekledi.

    Yard.Doç.Dr Yahya Efe Güner, açıklamasını şu şekilde sonlandırdı; “Kanser veya kronik ağrı durumunda, diğer tedavi yöntemlerinde fayda alınamıyorsa ağrı yolaklarının biyolojik olarak yok edilmesi temeline dayanarak etkili bir yöntem olarak kullanılır. Fonksiyonel beyin cerrahları tarafından uygulanabilinen hareket bozukluklarında Gama Knife tedavisi, hareket bozuklukları ile ilgilenen Nörolog ve Beyin cerrahları tarafından oluşan ekip tarafından incelendikten sonra uygun görüldüğü taktirde gama knife tedavisi ya da uygulanmayabilir ya da uygulanabilir. Psikotik seyirli, yoğun olarak uygulanan ilaç tedavisine direnç gösteren, psikiyatrik ilaç kullanımına yan etki gelişen veya günlük aktivitelerinde sosyal olarak toplumdan uzaklaşmış psikiyatrist tarafından endikasyonu uygun görülen hastalarda gama knife tedavisi günümüz teknik gelişmelerinin daha da artması ile hız kazanmış ve gama knife tedavisi bu gibi seçilmiş hastalarda uygulanabilmektedir. “

  • Enerji verimliliği danışmanlık şirketi Genel Müdürü Karataş: “Dünyadaki savaşların ana sebebi enerji meselesi”

    Enerji verimliliği danışmanlık şirketi Genel Müdürü Altuğ Karataş, dünyada savaşların ana sebebinin enerji meselesi olduğunu söyledi.

    Adana Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Başkanlığı’nca, enerjinin etkin kullanılması, israfının önlenmesi, enerji maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün hafifletilmesi ve çevrenin korunması kapsamında işletmeleri bilinçlendirmek amacıyla AOSB Seyhan Toplantı Salonu’nda “Sanayide Enerji Verimliliği Uygulamaları ve Finansman Yöntemleri” konulu eğitim düzenlendi.

    Programa konuşmacı olarak katılan enerji verimliliği danışmanlık şirketinin Genel Müdürü Altuğ Karataş, kalkınan ve nüfusu artan Türkiye’nin enerji tüketiminin hızla arttığını ifade etti. Enerji verimliliğini “Tüketilen enerji miktarının üretim kalitesini, iletme karlılığını azaltmadan; ekonomik kalkınmayı ve sosyal refahı engellemeden en aza indirilmesi” olarak tanımlayan Karataş, dünyada savaşların ana sebebinin enerji meselesi olduğunun altını çizdi. Her geçen gün enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kaynaklarının öneminin arttığını vurgulayan Karataş, “Enerji verimliliği, harcanan her birim enerjinin daha fazla hizmet ve ürüne dönüştürülmesi; ülkenin ulusal ve uluslararası alanda rekabet gücünün artması demektir” dedi.

    Enerji kaynaklarını, petrol, kömür, doğalgaz, nükleer; yenilenebilir enerji çeşitleri hidroelektrik, güneş ve rüzgar şeklinde sıralayan Karataş, dünyadaki enerji rezervlerinden kömürün 470, uranyumun 150, doğalgazın 75, petrolün 21, petrol türevlerinin 65 yıl ömrünün kaldığını kaydetti.

    Fosil kaynaklı enerji rezervlerinin oluşmasının yaklaşık 500 milyon yıl sürdüğünü hatırlatan Altuğ Karataş, “Bunların büyük kısmının tüketilmesi ise 200 yıl içerisinde gerçekleşmiştir. Gelişmiş ülkelerdeki enerji verimliliği uygulamalarının artması ve enerji üretim teknolojilerinin gelişmesinden dolayı rezervlerin kalan ömürlerinde son 20 yıl içerisinde önemli bir değişiklik olmamıştır. Sürekli tükettiğimiz enerji kaynakları sınırlıdır. Dolayısı ile bir süre sonra bunların hepsi bitecektir. Ya alternatif enerji kaynaklarını bulacağız ya da mevcut rezervleri olabildiğince verimli kullanacağız. Bu yaptıklarımızla dünyayı kurtaramayız; sadece dünyanın ölümünü geciktiriyoruz” şeklinde konuştu.

    Gayri safi yurtiçi hasıla başına tüketilen birincil enerji miktarını temsil eden ve dünyada enerji verimliliği karşılaştırılmasında kullanılan “enerji yoğunluğu” kavramı üzerinde duran Karataş, şöyle devam etti:

    “Son 35 yıldır ABD’nin en büyük yerli enerji kaynağı enerji verimliliği oldu. Almanya’da 1990 yılından itibaren enerji verimliliğindeki iyileştirmeler ve eski Doğu Almanya bölgesindeki verimsiz sistemlerin yenilenmesi sonucu ekonomik büyüme devam ederken birincil enerji tüketimi azaldı. Türkiye’nin enerji yoğunluğu 0.243, Japonya’nın 0.09, ABD’nin 0.25, OECD ülkelerinin 0.19’dur. Gelişmiş ülkelerin seviyesine çıkarken kişi başına tüketimi artıracağız. Ancak enerji verimliliği konusunda da ilerlememiz gerekir. Türkiye’nin kişi başına tüketimi 1.58 iken; Japonya’nın 4.09, Amerika’nın 7.98’dir. Bu rakamların manası şudur: 10 yıl önce her evde klima, kurutma cihazı, televizyon yoktu. Şimdi her evde bu ürünlerden iki üç tane var. Gittikçe teknolojiden daha fazla yararlanıyoruz. 10, 15 yıl içinde kişi başına tüketimimiz iki üç misli artacaktır. Bu da bizim için ayrı bir handikaptır.”

    Türkiye’de enerjinin yüzde 32.4’nün sanayide, yüzde 32.8’nin konutta, yüzde 25’nin ulaşımda, yüzde 7’sinin tarımda ve yüzde 3’nün diğer alanlarda tüketildiğini anlatan Karataş, sanayide yüzde 20-25, inşaatta yüzde 30-35, ulaşımda yüzde 15-20 tasarruf potansiyelinin bulunduğunu bildirdi.

    Karataş, geçmişten günümüze sanayide enerji kullanımının sanayi üretim endeksine oranına bakıldığında, diğer ülkelere nazaran Türkiye’nin bu oranı fazla düşüremediğini belirterek, “Değişik sektörlerde gerçekleştirilen enerji denetleme çalışmaları neticesinde sanayi tesislerinde ve endüstriyel işletmelerinin yüzde 95’inde yüzde 5 ile yüzde 40 arasında enerji tasarrufu potansiyeli vardır. Hiç yatırımsız veya az yatırımlı önlemlerin uygulanması ile asgari yüzde 10 oranında enerji tasarrufu sağlamak mümkündür” dedi.

    Sunumunda “Enerji Verimliliği Mevzuatı” konusu üzerinde duran Karataş, yıllık toplam enerji tüketimi bin TEP ve üzeri olan endüstriyel işletmelerin çalışanları arasından enerji yöneticisi görevlendirmesinin zorunlu olduğunu açıkladı.

    Çok sayıda işletme temsilcisinin ilgiyle dinlediği Karataş, konuşmasının sonunda katılımcıların sorularını cevapladı.