Etiket: Amerika’dan

  • Bakan Çavuşoğlu: “Türkiye insani kalkınma yardımlarında Amerika’dan sonra ikinci sırada”

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Türkiye insani kalkınma yardımlarında 6,2 milyar dolar ile Amerika’dan sonra ikinci sırada” dedi.

    AK Parti Antalya il yönetimi tarafından milletvekilleri, yöneticiler, vatandaşlar ve partililerin katılımı ile bayramlaşma töreni düzenlendi. İl Başkanlığında düzenlenen törene Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya milletvekilleri Mustafa Köse, Hüseyin Samani, İbrahim Aydın, Gökçen Özdoğan Enç, Atay Uslu, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, İl Başkanı Rıza Sümer ile ilçe, mahalle temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı.

    “Ramazan ayında bütün parti üyeleri çalıştı”

    Herkesin bayramını kutlayarak konuşmasına başlayan Bakan Çavuşoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sabah saatlerinde küçük bir tansiyon sıkıntısı oldu. Sağlığı sıhhati yerinde ve sizlere selamlarını iletmemi istedi. Bu meydanda İl teşkilatımızın önünde sizlerle bayramlaşmak bir gelenek haline geldi. Ramazan boyunca teşkilatlarımızın, kadın kollarımız, gençlik kollarımız iftarlarını evlerinde yapmadılar. Her akşam bir vatandaşımıza ulaştılar, çat kapı gittiler, önceden haber verdiler gittiler. İftar önceleri belediye başkanlarımız, belediyelerimiz, ilçe başkanlarımız ihtiyaç sahiplerine Ramazan yardımlarını ulaştırdılar. Hepsine gönülden çok teşekkür ederim. Şehitlerimizin bizlere miras olan yakınlarını yalnız bırakmadılar. Tüm Türkiye’de, başta sayın cumhurbaşkanımız olmak üzere bir kere daha şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. Aynı şekilde gazilerimizi de yalnız bırakmadık ve birçok kez iftar sofralarımızı onlarla paylaştık. Ya biz davet ettik onları ya da onların evlerine biz misafir olduk. İl başkanımız bende gidecektim Şırnak’a gitti. Sizlerin verdiği yardımlarımı onlara dağıttılar. Kardeş şehir yapmışlar. İnşallah onların yanına yardıma gideriz” diye konuştu.

    “Türkiye insani kalkınma yardımlarında 6,2 milyar dolar ile Amerika’dan sonra ikinci sırada”

    Devletin yardımlarını tüm dünyadaki mazlumlara ulaştırdıklarını ifade eden Çavuşoğlu, Türkiye’nin insani kalkınma da yardımının 6,2 milyar dolar olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, “Açlık ve kıtlık içerisinde olan ülkelere Somali, Etiyopya’ya, Sudan’a o bölgedeki insanlara Arakan’daki yine Müslüman kardeşlerimize, dünyanın her yerindeki ihtiyaç sahibi insanlara Türkiye’nin yardımlarını ulaştırdık. Türkiye insani yardımlarda dünyada milli gelire göre açık ara birinci ülkedir. Rakamlara göre de Amerika’nın birazcık gerisinde. Geçen sene ABD’nin yaptığı toplam insani kalkınma yardımı miktarı 6,3 milyar dolar, Türkiye’nin ise 6,2 milyar dolar. İnşallah bu gidişle Amerika’yı da geçeceğiz insani yardımda. İşte biz böyle bir milletin ferdi olmaktan ve hizmetkarı olmaktan onur duyuyoruz. Ecdadımızdan bize kalan mirastır” şeklinde konuştu.

    “Körfez krizinin bir an evvel çözülmesi için Türkiye olarak üzerimize düşeni yapıyoruz”

    Dünyada ve hemen yanı başımızdaki ülkelerde sorunların olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

    “Suriye’ye baktığımız zaman geçen sene bayramlarda çocukların ve kadınların üzerine atılan bombaları konuşuyorduk ve lanetliyorduk. Türkiye’nin girişimleriyle yine Rusya ve İranla yaptığımız çalışmalarla Suriye’de çatışmalar büyük oranda durduruldu. Geçen seneye göre çok iyi durumdayız ama siyasi çözüm olmadan Suriye sorunu çözülmüş değildir. Irak’ın sorunlarının çözümüne, Libya’ya istikrarın getirilmesine, Yemen’deki zor durumdaki insanlara insani yardımların götürülmesine inşallah vesile olmak için daha çok çalışacağız. Bir de Ramazan ayında Körfez krizi oldu. Bu Körfez krizinin bir an evvel çözülmesi için Türkiye olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Yanlışları da söylüyoruz ama Türkiye her zaman doğrudan yana olmuştur. Bu sorunun çözümüne de başta cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türkiye olarak katkı koyuyoruz. İnşallah bu sorunun çözümü için katkı sağlamaya da devam edeceğiz.”

    “İstikrar abidesi Türkiye tüm İslam aleminin umudu oluyor”

    İl teşkilatındaki bayram kutlamalarının birlik ve beraberliğin göstergesi olduğunu dile getiren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, “Birlik ve beraberliğin olduğu bir dünya özlüyoruz ve bunun için gayret gösteriyoruz. İslam dünyasında birçok ülke birbiriyle sıkıntı yaşıyor. İslam ülkeleri, sömürge olmuşken, zamanında birbirlerini yemişken, ileriye bakamıyorlar. Bu karmaşıklıklar içerisinde istikrar abidesi Türkiye tüm İslam aleminin umudu oluyor. Ülkemiz, milletimiz, kardeşliğimiz gelecek için dünyaya umut olmaktadır. Allah birlik ve beraberliğimizi bozmasın” dedi.

    Bayramlaşmaya katılan partilerin bayramını kutlayan AK Parti Antalya İl Başkanı Rıza Sümer, “Bir ay boyunca büyük bir kardeşlik iklimini, dayanışmayı, kaynaşmayı, yardımlaşmayı hep birlikte yaşadık. Bayramlar, rabbimizin bir nimeti olmasının yanı sıra, milli birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, kardeşlik ahdimizi yenilemek içinde önemli bir fırsattır. Şu an, İslam dünyasının tamamı, Ramazan bayramını idrak ediyor. Aynı kıbleye yönelen Müslümanlar, kalpleriyle, ruhlarıyla, tüm benlikleriyle, bayramın coşkusunu yaşıyor. Öncelikle tüm hemşerilerimizin ve siz sevgili misafirlerimizin bayramını tebrik ediyor ve nice bayramlara hep birlikte kavuşmayı yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Maalesef dünyanın pek çok yerinde Müslümanlar bizim kadar şanslı değil, onlar bu bayrama boynu bükük, gözleri yaşlı bir şekilde gidiyor, bu durum bizleri de çok etkiliyor, sevincimizi gölgeliyor. Ama onlar asla yalnız olmadıklarını biliyorlar, Türkiye gibi büyük bir ülkenin yanlarında olduğunu biliyorlar, inşallah bu mübarek günler, kardeşlerimizin bu zulümlerden kurtuluşuna huzur ve sükuna kavuşmalarına vesile olur” dedi.

    Konuşmaların ardından il binası bahçesinde partililerle bayramlaşma töreni düzenlendi. Bakan Çavuşoğlu ve milletvekilleri partililere çiçek takdim etti.

  • Amerika’dan geldiler, Samsun’da diyabetten kurtuldular

    Amerika’da yaşayan Suzan Selda Sönmez (37) ve Meltem Yılmaztürk (42), şeker hastalığından kurtulmak üzere Samsun’a gelip, başarılı birer metabolik cerrahi ameliyatı sonrası sağlıklarına kavuşarak yaşadıkları ülkeye döndü.

    Her iki ameliyatı da başarıyla gerçekleştiren Medicana International Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Bölümünden Opr. Dr. Salim Gümüş, “Amerika’dan gelen iki hastamızın da ameliyatları oldukça iyi sonuçlandı. Uygun hastalarda uyguladığımız metabolik cerrahi; hastanın yaşam kalitesini, konforunu olumlu yönde etkileyerek diyabetten kurtulmasını sağlıyor” dedi.

    Opr. Dr. Salim Gümüş, metabolik cerrahi konusunda bilgi verdi: “Tip 2 diyabet hastalığına çözüm olarak gösterilen ameliyat, Türkiye için yeni bir tedavi yöntemi olma özelliğine sahip. ’Metabolik cerrahi’ adı verilen ameliyat yöntemi ile diyabetin yanı sıra kilo fazlalığı, kolesterol ve tansiyon yüksekliğinden de tek bir ameliyat ile kurtulmak mümkün. Kilo fazlalığı, diyabet, kolesterol ve tansiyon yüksekliği ile seyreden tabloya metabolik sendrom ismi verilmektedir. Metabolik sendromun ameliyat yöntemleri kullanılarak tedavi edilmesine metabolik cerrahi adı verilmektedir. Önceki yıllarda ‘şeker hastalarına bıçak vurulmaz, çünkü yarası iyileşmez’ şeklinde halk arasında yerleşmiş bir inanç söz konusu idi. Ancak, son yıllarda yapılan araştırmalar ve sonuçları tip 2 (erişkin tipi) diyabet hastalığı ameliyat ile tedavi edilebilen bir hastalık haline gelmiştir. Bu ameliyatlardan sonra hastaların yüzde 75 ila yüzde 98’inde insülin veya şeker hapı kullanılmasına gerek kalmaz. Kan şekeri düzeyleri ilaçsız olarak normal veya normale yakın seyreder. Teorik olarak, bir tip II Diyabet hastasının 10-12 yıllık süre zarfında vücudundaki insülin depolarını tükettiği ve bu dönemden sonra insülin bağımlı bir diyabet hastası olduğu kabul edilmektedir. Bu dönemden sonra hastalarda ilaç ve hastane masrafları daha da artmakta, hastalığın gidişatı da hızlanmaktadır. Bu kısır döngü cerrahi tedavi ile düzeltilebilmektedir.”

    Metabolik cerrahi hangi hastalara uygun?

    Metabolik cerrahinin hangi hastalara uygulanabileceği konusunda bilgi aktaran Gümüş, “Artık hangi hastanın bu işlemlerden faydalanacağını öngörmemiz mümkündür. Cerrahi tedavi insülin duyarlılığını artırdığı için diyabet süresi daha kısa olan ve endojen insülin rezervi daha yüksek olan hastalar metabolik cerrahi uygulamalarından daha fazla fayda görmektedirler. Bu grup hastalarda şeker hastalığı düzelmesi yüzde 100’e yakın oranlarda sağlanabilmektedir. Hastalar uzun yıllar boyunca herhangi bir antidiyabetik tedavi almaksızın yaşayabilmektedirler. Yapılan ameliyatlar temel olarak ince bağırsaklarda bir yer değiştirme işlemidir. Ancak bu yer değiştirme işlemi birbirinden farklı birçok teknik yöntem ile yapılmaktadır. Bunlardan en fazla yapılanları gastrik by-pass, duodenal switch, ileal interpozisyon ve transit bipartitisyondur. Her ameliyatın bir riski vardır. Bu ameliyatlarda da herhangi bir sindirim sistemi ameliyatındaki kadar risk vardır. Toplam komplikasyon oranı yüzde 10’un altındadır” diye konuştu.

    Ameliyat sonrası hastaların kazandığı faydalar

    Opr. Dr. Salim Gümüş, ameliyat sonrası hastaların kazandığı faydalar hakkında şunları kaydetti: “Genellikle ameliyattan 1 hafta sonra kan şekeri düzelir. Bazı hastalarda bu süre 2-3 haftayı bulabilir. Şeker hastalarında böbrek, kalp, göz, karaciğer gibi organlar etkilenir. Metabolik cerrahi uygulanan hastalarda bu organlardaki hasar, hastalığın evresi ve hasarın derecesine bağlı olmakla beraber yüzde 50’ye varan oranlarda düzelmeler görülmektedir.”

    Opr. Dr. Salim Gümüş, tip-2 diyabet hastalarına gastrik by-pass, duodenal switch, ileal interpozisyon ve transit bipartitisyon yöntemlerinden birini uyguladıklarını belirtirken, bu kapsamda bugüne kadar çok sayıdaki hastayı yurt içinden ve yurt dışından ameliyatla tedavi ettiklerini bildirdi. Metabolik cerrahide ameliyat yöntemi konusunda da bilgi veren Opr. Dr. Salim Gümüş, “Ameliyat laparoskopik olarak yani kapalı yöntemle karına 4-5 delik delinerek gerçekleştirilmektedir. Ameliyat süresi yaklaşık 1-1,5 saat arasında değişmekte, hastalar hastanede 3 gün kalmakta ve taburcu edilmektedir” şeklinde konuştu.

    Yurt içi ve yurt dışından gelen birçok hastaya bu tedavi yöntemini başarıyla uyguladıklarını ve çok başarılı sonuçlar alındığını söyleyen Opr. Dr. Salim Gümüş, Amerika’dan gelen iki kadın hastanın ameliyatları sonrası kontrollerinde herhangi bir soruna rastlamadıklarını ve önerilerle kendilerini yolcu ettiklerini sözlerine ekledi.

  • Turkcell Global Bilgi’ye Amerika’dan dünya birinciliği

    Turkcell Global Bilgi, çağrı merkezi sektörünün dünya çapındaki en büyük organizasyonlarından ’ContactCenterWorld’un ’2016 Top Ranking Performers’ ödüllerinde ’En İyi Müşteri Deneyimi’ kategorisinde dünya birincisi oldu.

    Turkcell Global Bilgi, çağrı merkezi sektörünün dünya çapındaki en prestijli organizasyonlarından ’ContactCenterWorld.com’un düzenlediği ve sektörün en iyilerinin belirlendiği ’2016 Top Ranking Performers’ ödüllerinde ’En İyi Müşteri Deneyimi’ kategorisinde dünya birinciliği elde etti. 11 Kasım 2016 Cuma gecesi ABD’nin Las Vegas kentinde düzenlenen ödül töreninde, Asya Pasifik, EMEA ve Amerika kıtası birincileri dünyanın en iyisi olmak için yarıştı.

    Turkcell Global Bilgi ’En İyi Müşteri Deneyimi’ kategorisinde elde ettiği birinciliği, 26 yaş altı müşterilerin ihtiyaçlarını anlayan ve beklentilerine göre hizmet veren Genç Segment Müşteri Hizmetleriyle elde etti. Benzer yaş grubundaki müşteri temsilcilerinden oluşan ve dijital olanaklarla donatılmış bu deneyim merkezini, hem müşteriler hem de çalışanlar için eğlenceli bir dünyaya dönüştüren ve adını da ’Kankalar Dünyası’ koyan Turkcell Global Bilgi, gençlere geleneksel kanallar yerine SMS, Chat, Sosyal Medya gibi yeni nesil kanallar üzerinden hizmet sunuyor.

    Kantarlı: “Sekiz senede dokuz dünya birinciliği elde ettik”

    Turkcell Global Bilgi Turkcell Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Funda Seyrek Kantarlı konu ile ilgili yaptığı açıklamada; “Turkcell Global Bilgi olarak müşteri hizmetleri konusunda çıtamızı hep yüksek tuttuk. İş yapış şekillerimizi günün koşullarına ve ihtiyaçlarına göre sürekli güncelledik, iş akışımızı her bir müşterimizin beklentilerini göz önüne alarak kurguladık. Deneyimde dijitalleşme önceliklerimizden biriydi. Bu yenilikçi deneyime genç segmentin en iyi tepkiyi vereceğini biliyorduk. Değişen müşteri ihtiyaçlarını çok iyi anlayan ve bu ihtiyaçlara göre hızla dönüşen bir şirket olduğumuzdan dolayıdır ki sektör liderliğimizi kurulduğumuz günden bu yana elimizde tutuyor, yurtdışında dünya devleriyle aynı sahnede yer alabiliyoruz. Bu sahnelerden biri de geçtiğimiz akşam Las Vegas’ta ’ContactCenterWorld’un düzenlediği ’2016 Top Ranking Performers’ında sergilendi.

    Sektörümüzün en önemli yarışma organizasyonlarından biri olan ’2016 Top Ranking Performers’ta 26 yaş altı müşterilerimiz için, onların iletişim alışkanlıkları ve iletişim kurma şeklini baz alarak hazırladığımız ’Kankalar dünyası’ konsepti, ülkemize bir dünya birinciliği daha taşımamızı sağladı. Şu an, geçmiş yıllardan bu güne aynı organizasyonun farklı kategorilerde elde etmiş olduğumuz toplam 9 dünya birinciliğinin haklı gururunu yaşıyoruz. Bu başarının asıl mimarı olan tüm çalışma arkadaşlarıma da gönülden teşekkür ediyorum. Her zaman en iyi hizmete sahip olması gerektiğini düşündüğümüz halkımız için üstün teknolojik donanımımız, yıllara dayanan tecrübemiz ve uzman kadromuzla var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

  • Amerika’dan Çanakkale’ye ailesini araştırmaya geldi

    Amerika’da yaşayan Yahudi 20 yaşındaki Jamie Mace, 19. Yüzyılda Çanakkale’de yaşayan aile büyüklerini araştırmak için Çanakkale’ye geldi.

    Amerika’nın Brooklyn şehrinde yaşayan Jamie Mace, University of North Carolina at Chapel Hill Üniversitesi’nde Din Bilimleri okuyor. 19. Yüzyılda Çanakkale’de yaşayan Yahudi Muşabak ailesinin en genç üyelerinden birisi.

    Mace, üniversitede okuduğu bölümle alakalı olarak dünyadaki Yahudi din tarihlerini araştırıyor. Araştırmaya ilk olarak kendisi ailesi olan Muşabak ailesinden başlayan Mace, İstanbul’daki Yahudi dostlarının yanına gelerek araştırma konusunda yardım istedi. İstanbul’da yaşayan Yahudiler de Çanakkale’de yaşayan arkadaşları Çağatay Değirmenci’den yardım istediler ve Jamie Mace’yi Çanakkale’ye gönderdiler.

    Ailesinin yaşadığı evi buldu

    Elinde bir fotoğrafla Çanakkale’ye gelen Jamie Mace, Çağatay Değirmenci’nin de yardımıyla 19. Yüzyılda Muşabak ailesinin Çanakkale’de yaşadıkları evi buldu. Burada bir takım araştırmalar yapan Mace, Çanakkale’de yaşayan aileler hakkında bilgiler topladı.

    Mezarını temizledi

    Ev hakkındaki araştırmalarının ardından Çanakkale Şehir Mezarlığı içerisinde bulunan ve bir bölümü Yahudilere ait olan mezarlığa geldi. Burada büyük büyük babasının kardeşinin mezarını bulan Jamie Mace, duygu dolu anlar yaşadı.

    Bir süre ne yapacağını şaşıran Mace, kirlenen mezarlığın üzerini temizledi. Mezarlık ziyareti sonrası çevirmen yardımıyla İHA muhabirinin sorularını yanıtlayan Jamie Mace, okuduğu üniversitede dünyada Yahudi din tarihini araştırdığını söyledi. Mace, “Bu araştırmaya da buradan başlamak istiyorum. İspanya’da yaşayanlar da var. Onlarla ilgili de bir projem var, fakat oradaki çalışmalarımın haricinde dedemin yani büyük büyük babamın varlığıyla nedeniyle araştırmaya burada başlayacağım. Öncelikle kendi ailemin tarihini öğrenmeye çalışıyorum. Bundan sonra diğer Yahudi ailelerle ilgili bilgiler edinmeye çalışacağım” dedi.

    Yıllarca terzilik yapmış

    19. Yüzyılda Çanakkale’de yaşadıktan sonra savaş nedeniyle Muşabak ailesinin şehri terk ettiklerini belirten Mace, “Buradaki Muşabak soyadı Amerika’da Mace olarak değiştirmişler. Asıl dedemin ismi Abraham. Yuda Leon Muşabak’da yani mezarda yatan kişi de kardeşi oluyor. Bunlar değil bunların babası Amerika’ya göç edenlerin arasında. Oradan gelen bilgilerle buraya kadar geldim. Muşabak ailesini arayarak buraya kadar geldim. Muşabak ailesinden Yuda Leon Muşabak’ı buldum. Mezarda yatan kişi büyük büyük babamın kardeşi oluyor. Yuda Leon Muşabak yıllarca Çanakkale’de terzilik yapmış ve kıyafetler dikmiş. Yandaki mezarların aynı aileden olduğunu düşünüyorum. Fakat üzerindeki yazılar eski dilde yazıldığı için şuan da onları öğrenecek kadar, araştırma yapacak kadar vaktim olmadı” diye konuştu.

    İstanbul’daki Yahudi bir ailenin yardımıyla Çanakkale’de yaşayan Çağatay Değirmenci’nin yanına gelen Jamie Mace Değirmenci’ye teşekkür etti.

    Çağatay Değirmenci ise Mace’ye yardım ettiği için mutlu olduğunu belirterek, “Jame, İstanbul’daki Yahudi dostlarımız vasıtasıyla bize ulaştı. Ailesini tanımak istediğini, burada elinde bir kaç bilginin olduğunu ve eskiden burada yaşadığını söyledi. Elinde bir fotoğraf vardı ve bize böylelikle ulaştılar. İstanbul’da ki dostlarımız aracılığıyla. Biz de kendisine yardımcı olduk. Çanakkale’de yaşayan biri olarak. Ailesinin eski evlerini, onlara dair bilgileri buldu. Kendisi mutlu oldu. Biz de yardımcı olmaktan mutlu olduk. Çanakkale tabi misafirperverliğiyle de ünlü bir yer. O nedenle bizde yardımcı olduk elimizden geldiği kadar” şeklinde konuştu.

  • Türk korku sinemasına Amerika’dan ödül

    Türkiye’de korku sinemasına yeni bir boyut getiren İzmirli üniversiteli öğrenciler, Amerika Georgia-Atlanta’da gerçekleştirilen Spotlight Film Ödülleri kapsamında Spotlight Korku Film Ödülleri Gümüş Ödülü’nü kazandı.

    İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) İletişim Fakültesi Araştırma Görevlisi Hazal Bayar öncülüğünde 3. sınıf öğrencileri İlay Onar, Aybüke Özdemir, İbrahim Katmerci ve Göksu Hacıbekirler “Orkide ve Eşek Arısı” adını verdikleri 14 dakikalık kısa filmle korku sineması dalında Türkiye’ye ödül getirdi.

    Birlikte senaryo oluşturdular

    İEÜ İletişim Fakültesi Sinema ve Dijital Medya Bölümü Araştırma Görevlisi Hazal Bayar, öğrencilerin “Hareketli Görüntülerin Kuram ve Pratiği” dersi kapsamında ‘liman’ kelimesinden yola çıkarak proje hazırladığını belirterek, “20’ye yakın öğrencimiz altı proje oluşturdu. Öğrencilerimiz İlay Onar, Aybüke Özdemir, İbrahim Katmerci ve Göksu Hacıbekirler korku filmi çekmek istediklerinden bahsettiler. Ben de araştırmalarımı korku sineması ve kadın katiller üzerine yapıyorum. Birlikte bir senaryo oluşturduk. Orkide çiçeğinin bir çeşidi eşek arısını andırıyor. Eşek arıları da çiçeği eş olarak görüyor. Filmimizde bu hikâyeden yola çıktık. Melez beden hikâyesi oluşturduk. Filmimizi çeşitli festivallere gönderiyoruz” dedi.

    Marka Ajans Özel Ödülü de aldılar

    Filmin, 7. Lions Uluslararası Kısa Film Ödülleri kapsamında Marka Ajans Özel Ödülü aldığını da ifade eden Bayar, öğrencilerin bir ödülle daha döndüğünü kaydetti. Bayar, Türkiye’de korku sinemasına ilişkin örneklerin az olduğunu ve dinsel ögelerin yer aldığına değinerek, “Ülkemizde kadın korku sineması yok. Korku filmlerimiz de dinsel ögeler temelinde yer alıyor. Oyuncularımız yine öğrencilerimizden oluştu. İlay Onar ve asistanımız Emre Kırtunç oyuncu olarak yer aldı. Altı gün Mordoğan’da çekim yaptık. Işık, set gibi bütün ekibimiz öğrencilerimizden oluştu. Atlanta’da gerçekleştirilen Spotlight Film Ödülleri’nden ödülle dönmek bizim için mutluluk verici. Üniversitemizde verilen eğitimin ödülle buluşması karşısında gurur duyuyoruz” diye konuştu.