Etiket: Amerika’dan

  • Amerika’dan Horasan’a vefa adımı

    AK Parti Horasan İlçe Belediye Başkanlığı’na aday adayı olan Fatih Karataş, projeleri ile göz dolduruyor.

    Uzun yıllar Amerika’da yaşayan ve önemli ticari hamlelerle 14 şubelik bir işletme sahibi olan Karataş, memleketi Horasan’a hizmet etmek için geri döndü. Daha önce Horasan’da damızlık hayvan çiftliği kuran ve inşaat işleri yapan Karataş, ilçenin en önemli problemi olan su sorunu için önemli bir adım attı. Kendi yaylalarından ilçeye getireceği suyu halka bedelsiz olarak sunacak. Karataş, ekonomik anlamda da atılımlar için projelerini anlattı

    Karataş yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Yıllar önce Amerika’ya gittim. Ticaret yaptım. Orada önemli tecrübeler edindim. 20 yıla yakın süren Amerika hayatımda memleketimi hiç unutmadım. Orada kazandığımı memleketime yatırdım. Bağım hiç kopmadı. Şimdi de ilçemizin önemli sorunlarını çözmek için talip oldum.”

    İlçede ki ekonomik atılım içinde önemli projeleri olan Karataş, yem fabrikası hayalini anlattı. Horasan’ın önemli bir kavşakta olduğunu söyleyen Karataş; “Tüm kaynaklarımız hazır. Hem istihdam hem de ekonomik olarak önemli bir projemiz var. İlçemizde tarımı canlandırmak için yem fabrikası kuracağız. Önemli bir merkezde olan ilçemiz bu hususta önemli bir proje olacak.” diye konuştu.

  • Latin Amerika’dan İzmir Limanı’na kardeş geliyor

    87. İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF) kapsamında İzmir’e gelen Venezuela Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Jose Gregorio Bracho Reyes başkanlığındaki Venezuela heyeti, iki ülke limanları arasında işbirliği imkanlarını geliştirmek amacıyla İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi’ni ziyaret etti. Ziyarette Venezuela’nın yeni hizmete giren dev konteyner limanı Port of La Guaira ile İzmir Alsancak Limanı’nın kardeş liman olması konusunda çalışma başlatılması kararlaştırıldı.

    Venezuela Bolivar Limanları Başkanı Reinaldo Castaeda, Bolivar Limanları İdari Yönetim Genel Müdürü Maria Matilde Sosa, Uluslararası İlişkiler Genel Müdürü Maribel Parra Perozo, liman inşaatını gerçekleştiren Teixeira Duarte firması mühendisi Rui Cardoso, Venezuela Dış Ticaret ve Yabancı Yatırımlar Bakan Yardımcısı Alexis Castro Diaz’dan oluşan heyeti, İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk karşıladı. Meclis Üyeleri Halil Demir ve Hakkı Deniz ile Şube Müdürü Halil Hatipoğlu da ziyarette hazır bulundu.

    Türk denizcilere davet

    Venezuela Bolivar Limanları Başkanı Reinaldo Castaeda, iki ülke arasında son yıllarda artan politik ilişkilerin ticari boyuta taşınması için denizcilikte işbirliği yapmak gerektiğini söyledi. Venezuela’daki 7 en büyük limanın sorumluluğunun kendilerinde olduğunu vurgulayan Castaeda, başkent Caracas’a 30 kilometre mesafedeki La Guaira Konteyner Limanı’nın bölgesel bir aktarma limanı olarak planlandığını söyledi. Bu liman vasıtasıyla Türk denizcilik sektörüyle işbirliği yapmak istediklerini açıklayan Castaeda, yeni limanın Güney Amerika ve Afrika’ya açılmayı planlayan Türkiye için önemli bir fırsat olabileceğine değindi.

    Liman inşaatını gerçekleştiren Portekizli Teixeira Duarte firması yetkilisi Rui Cardoso, La Guaria Limanı’nın Panama Kanalı’na yakın bir transit liman olarak tasarlandığını belirterek, teknolojik olarak donanımlı, ekonomik olarak rekabetçi bu limanı ilk defa İEF’de tanıtacaklarını açıkladı.

    Venezuela Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jose Gregorio Bracho Reyes ise, Türkiye ile Venezuela’nın birlikte çok yol gidecek iki ülke olduğunu belirterek, kısa sürede iki ülkenin ticari ilişkilerinin beş katına çıktığını ancak gelinen noktayı yeterli bulmadıklarını söyledi. Bracho, “İzmir’in bu konuda önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Sizden öğreneceğimiz çok şey var. Bölgenizdeki denizcilik firmalarını ülkemize bekliyoruz” dedi.

    İzmir – Caracas hattı

    Ege Bölgesi ve İzmir’in denizcilik potansiyeli, bölgedeki liman yatırımları hakkında bilgi veren İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk ise Venezuela’nın başkenti Caracas ile İzmir’in coğrafi ve ticari açıdan birbirine çok benzediğini belirterek, İzmir Alsancak Limanı ile La Guaira Limanı’nın kardeş liman olmasını önerdi.

    Öztürk, “Ülkemiz liman yatırımları açısından çok önemli bir noktada bulunuyor. Birçok uluslararası liman operatörü ülkemizde faaliyet gösteriyor. Kuzey Ege’de Türkiye’nin vizyon projesi olan Çandarlı Limanı projesi var. Aliağa bölgemizde 14 terminal ve liman hizmet veriyor. İzmir, 8 bin 500 yıldır liman kenti. İzmir Limanı, Osmanlı döneminin ve genç Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük limanıydı. Limanda 1954’ten bu yana yatırımlar sürekli devam ediyor. İzmir Limanı ile La Guaira’yı kardeş liman yapalım. Bu konuda çalışmaları başlatalım. Politik ilişkilerdeki sıcaklıkla başlayıp ticaretle devam eden Türkiye ile Venezuela arasındaki yakınlık, iki limanın eğitim, tanıtım ve yeni hat oluşturulması konularında yapacağı işbirliği sayesinde daha da ileri gidecektir” dedi.

    Öztürk’ün önerisini büyük heyecanla karşılayan Büyükelçi Bracho, “İki ülkenin hukuk makamları bir an önce çalışmalara başlasın ve iki limanın kardeş olma sürecini ilerletelim. Kardeş liman anlaşmasıyla beraber Türk, Venezuela ve Portekiz firmalarının yer alacağı ortak denizcilik şirketleri de kurabiliriz. Bu yıl bitmeden bu delegasyon Türkiye’ye tekrar gelecek. Türk denizcilik yetkililerinin katılımı ile İzmir’de ve Mersin’de özel toplantılar yapmayı gündemimize şimdiden aldık. Bu toplantılar, çalışma masasından kalkarken imzaların atılacağı toplantılar olacaktır” diye konuştu.

  • Bakan Elvan: “Amerika’dan arayan FETÖ’mü acaba”

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, AK Parti’nin iktidar süresi boyunca milletin isteklerine göre hareket ettiğini belirterek, “Bir Cumhurbaşkanı adayı ’Bana Amerika’dan telefon geldi telefon’ diyor. Acaba arkadaşlar FETÖ mü açtırdı o telefonu sizce. Sonra ’Beni bir daha aradılar’ diyor. Amerika’ya bakıyor. Bırakın Amerika’yı, bırakın Avrupa’yı millete bakım millete” dedi.

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Mersin Şubesi tarafından bir okulun bahçesinde düzenlenen geleneksel iftar programına katıldı. Programda konuşan Bakan Elvan, dünyada hızlı bir değişim dönüşümün yaşandığına işaret ederek, bu değişim ve dönüşüme ayak uyduran ülkelerin başarıya ulaşacağını söyledi. Türkiye’nin istikrara, gelişmeye ve kalkınmaya ihtiyacı olduğunu belirten Bakan Elvan, “Biz 2002 yılında iktidara geldiğimizde, Türkiye’nin bindiği araç geri vitese takmış, ülke geriye doğru gidiyordu. AK Parti iktidarıyla artık birinci vites, ikinci vites, üçüncü vites ve dördüncü vitesle hızla ilerlemeye başladık. İnşallah yeni hükumet sistemiyle birlikte beşinci vitese de atacağız ve hızla büyümeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “FETÖ mü arattırdı acaba”

    AK Parti Hükümeti’nin iktidar süresi boyunca milletin istekleri ve talepleri doğrultusunda hareket ettiğini vurgulayan Bakan Elvan, şöyle devam etti:

    “Biz başkaları gibi ’Avrupa bize ne der, başkaları bize ne der’ diye düşünmedik. Milletimizin isteği, milletimizin talebi, milletimizin sorunu ne ise onlara sahip çıktık, onları yaptık. Milletimiz ne derse o olur dedik. Bir Cumhurbaşkanı adayı ’Bana Amerika’dan telefon geldi telefon’ diyor. Acaba arkadaşlar, FETÖ mü açtırdı o telefonu sizce. Sonra diyor ki: ’Beni bir daha aradılar.’ Amerika’ya bakıyor. Bırakın Amerika’yı, bırakın Avrupa’yı millete bakım millete. Yıllarca milletten uzak durdular. Bir dönemde askeri darbelerin arkasına sığınanlar şimdi gözlerini batıya çevirmişler. Bizim onlardan farkımız var. Biz milletimizle birlikte hareket ediyoruz. Biz milletimiz ne derse onu yaptık, bundan sonra da onu yapacağız.”

    “Mersin’i ayağa kaldırıyoruz”

    Mersin’e önemli projeler kazandırdıklarını kaydeden Bakan Elvan, “Mersin’i ayağa kaldırıyoruz. Mersin’in ulaşımda problemi vardı, istihdamda problemi vardı, uyuşturucuda problemi vardı bunların hepsini ortadan kaldırdık. Uyuşturucu konusunu Mersin’in gündeminden önemli ölçüde kaldırdık. Ulaşımda da dev yatırımlara imza attık. Bir eski bakanımızın, ’Bırakın Türkiye bütçesini, Avrupa’nın bütçesini ortaya koysanız, Akdeniz Sahil Yolu projesi bitmez’ dediği projeyi bitirmek üzereyiz. Sadece 33 kilometre kaldı” şeklinde konuştu.

    “Mersin’de işsizliği sıfırlama hedefi koyduk”

    Mersin’in işsizlik sorunun 3 proje ile çözeceklerini aktaran Bakan Elvan, “Mersin’de 65 bin işsiz kardeşimiz var. Biz Mersin’de işsizliği sıfırlayacağız, diye bir hedef belirledik. Bu çerçevede, mevcut 3 Sanayi Organize Bölgemizin (OSB) üzerine 6 OSB inşa ediyoruz. 50 bin kardeşimizi bu bölgelerimizde istihdam edeceğiz. Şu anda 250 yatırımcı yer tahsisi için bekliyor. Kazanlı Turizm Bölgesini başlatıyoruz. En az 5 bin kardeşimiz bu bölgede iş ve aş sahibi olacak. Çukurova Bölgesel Havalimanı’nda da üst yapı çalışmaları başladı. Önümüzdeki yıl 7 bin 500 kişi burada istihdam olacak. 30 milyon kişi kapasiteli bu havalimanı, inşallah önümüzdeki yıl kullanıma açılacak. Bu üç proje ile 65 bin kardeşimizi iş ve aş sahibi yapacağız” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, protokol üyeleri ile birlikte başarılı olan öğrencilere altın hediye etti.

  • Fatih Erbakan: “Banane Amerika’dan, sözünü yerine getirdi”

    Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın vefatının 7. yıldönümünde düzenlenen anma programında konuşan Erbakan Vakfı Genel Başkanı Fatih Erbakan, Necmettin Erbakan’ın sözlerini yerine getirdiğini ve “Banane Amerika’dan” sözüyle İncirlik Üssü’nü kapattığını söyledi.

    Erbakan Vakfı Samsun İl Temsilciliği tarafından düzenlenen program Hasan Doğan Spor Salonu’nda yapıldı. Anma programı, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Programın açılış konuşmasını Erbakan Vakfı Samsun İl Temsilci Suat Zor yaptı. Açılış konuşmasının ardından Erbakan’ı anlatan video gösterildi.

    “Milli silahların temelini ASELSAN ve TUSAŞ’ı kurarak attı”

    Babası Necmettin Erbakan’ı rahmetle ve yapmış olduğu hizmetlerle anan Fatih Erbakan, “Erbakan Hocamız Kıbrıs Barış Harekatı’nı ABD’nin bütün engellemelerine, tehditlerine rağmen ’Banane Amerika’dan’ dediği için kazanıldı. Kıbrıs Barış Harekatı’ndan sonra Amerika bize ambargo uyguladı. Erbakan Hocamız ne yaptı? Erbakan Hocamız İncirlik Üssü’nü kapattı. ’Banane Amerika’dan’ sözünün gereği böyle yerine getirilir. İşte Siyonizm’in taşeronu Amerika’nın anladığı dilden konuşmak böyle olur. ’Yeniden büyük Türkiye’ ifadesinin gereğini 1974’te koalisyon ortağı olduğu dönemdeki ağır sanayi hamlesi ile gerçekleştirdi. İki sene içerisinde 70’ten fazla sanayi tesisi hizmete sokuldu. Mardin’in sadece Nusaybin ilçesine 3 tane sanayi tesisi kuruldu. 1974’te 10 bin insanın çalıştığı TEMSAN fabrikası kuruldu. Kırklareli’nde otomobil yedek parça sanayi fabrikasının temellerini attı. Samsun’da Ladik Çimento Fabrikası, Çarşamba Şeker Fabrikası, Bafra Dağlıca Sigara Fabrikası, Vezirköprü Orman Ürünleri Fabrikası, Türkiye’nin dört bir yanında kurulan sanayi tesisleri… Bugün Zeytin Dalı Operasyonu’nda kullanılan yerli ve milli silahların kullanılmasının temelini ASELSAN ve TUSAŞ’ı kurarak attı. ASELSAN ve TUSAŞ’ın çalışmaları sonucunda bugün bu noktaya geldik. İşte konuştuğunu yapan lider böyle olur. Erbakan deyince laf değil icraat konuşur. Allah kendisine gani gani rahmet etsin” dedi.

    Programa Canik Belediye Başkanı Osman Genç ve vatandaşlar katıldı.

  • Türkiye’deki ölümden sonraki organ bağışı sayısı Amerika’dan yüzde 70 daha az

    Ölümden sonra organ vericisi olarak kullanılan kişilerin oranları, Amerika Birleşik Devletleri’nde yüzde 92 oranındayken, bu oran Türkiye’de yüzde 22 oranında.

    Samsun Sağlık İl Müdürlüğü Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi tarafından Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Konferans Salonunda “Organ Bağışı ve Nakli Konusunda Her Şey” konulu panel düzenlendi. Panelde organ bağışçısı olmanın ve organ bekleyen hastaların durumu hakkında bilgiler verildi.

    Vali Kaymak: “20 binden fazla kişi organ nakli bekliyor”

    Türkiye’de birçok insanın organ nakli beklediğinin altını çizen Samsun Valisi Osman Kaymak, “Organ bekleyen insanların halini ve düşüncelerini anlamak çok önemli. ‘Bir insanı kurtarmak bin insanı kurtarmak’ anlayışıyla insanlara bakıyoruz. Hastaların yaşamlarına devam etmek için ihtiyaç duydukları organları bulabilmeleri için kurulan Organ Nakli Bölge Koordinasyon Merkezince yapılan çalışmaları takdir ediyoruz. Türkiye olarak organ bağışçısı sayısında yüzde 25 seviyesindeyiz. Toplumumuzdaki organ bağışçısı sayısını arttırmak için bu tür programları daha çok yapmamız lazım. Türkiye’de ayrıca 20 binin üzerinde insan organ nakli, bekliyor. Bu insanlar hayata tutunabilmek için bir fırsat bekliyor. Bizler toplum olarak Müslüman olduğumuz için merak ederiz. Bizler, ‘Benim organlarımın bir başkasında yaşaması nasıl olur?’ diye sorgularız. Bizim duyduğumuz fetvalarda dinimiz buna cevaz veriyor. Bütün bu sorularla ilgili cevaplar yetkili kişiler tarafından verilecek. Bu toplantının ardından edinilen bilgiler, başkalarına da aktarılarak organ bağışçısı sayısının arttırılmasında etkili olacağını düşünüyorum” dedi.

    Rektör Bilgiç: “Organ naklinde başarı yüzdemiz yüzde 95 oranında”

    OMÜ’de gerçekleştirilen nakillerin başarı oranı hakkında bilgiler veren OMÜ Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç, “Bir insanın hayatının ne kadar önemli olduğunu bilen kişiler olduğumuz için buradayız. ‘1 organ bir hayat’ sloganıyla, organ bağışının önemini belirtmeye çalışıyoruz. Bizler, insan olarak çoğu muhtaçlıkları yaşayınca fark ediyoruz. Yaşamamış isek yoksulun da halini bilmiyoruz, mazlumun da halini bilmiyoruz. Hayatını devam ettirmek için organa ihtiyaç duyan hastanın da halini anlayamıyoruz. Allah bize bunları yaşamadan farkına varabilecek bir feraset nasip etsin. İğne battığında acısını anlıyoruz. Bizlerin artık bunu aşıp, yaşamadan yaşayanların halini anlayabilecek bir farkındalık içerisinde olma zorunluluğumuz var. Bir organın temin edilmesinden bir hastaya takılmasına kadar katkıda bulunan herkese teşekkür etmek istiyoruz. Biz OMÜ olarak 2013 yılında Organ Nakli Merkezini kurduk. Kurulduğu yıldan itibaren gerçekleştirdiğimiz nakillerin başarı yüzdesi yüzde 95 oranında. Şu ana kadar da 53 böbrek nakli gerçekleştirdik. 50 kere de kornea nakli gerçekleştirdik. Bunlar başarı ve sayı itibariyle önemli ama yeterli değil. Bu gibi toplantıların organ bağışçısı sayısını arttırmasını diliyorum” diye konuştu.

    Güney: “Samsun’da bu yıl 48 kişinin organları bağışlandı”

    Samsun’daki organ bağışı sayıları hakkında bilgiler veren Sağlık İl Müdürü Dr. Yusuf Güney, “Bugün itibariyle Türkiye genelinde organ bekleyen hastaların sayısı 24 bin 963. 2016 yılında bin 998 beyin ölümünden 564’ü organ bağışı olarak gerçekleşti. Son 5 yıldaki kapsamlı çalışmalar neticesinde organ bağışı konusunda yüzde 100’e yakın artış sağlanabilmiştir. Organ bağışında artış görülmekle beraber nakil bekleyen hasta sayısı göz önüne alındığında diğer Avrupa ülkelerine nazaran hala istenen düzeye ulaşamamıştır. Samsun’da beyin ölümü sonrası organ bağışlayanların sayısı 2016 yılında 41 donörken, 2017 yılında ise şu ana kadar donör sayısı 48 olmuştur. Yaşam umudunu kaybetmekte olan binlerce hastamız için tüm halkımızı organ bağışı konusunda duyarlı olmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.

    Kazak: “Ölümden sonraki organ bağışı ABD’de yüzde 92, Türkiye’de ise yüzde 22”

    Türkiye’de ölümden sonraki organ bağışı sayısının diğer ülkelere kıyaslandığı çok az olduğunun altını çizen Samsun İl Sağlık Müdürlüğü Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlusu Dr. Mehmet Kazak, “Her yıl yaklaşık 2 bin 500 kişi organ nakli beklerken hayatını kaybetmektedir. Geçtiğimiz yıl, 26 kişi akciğer, bin 697 kişi böbrek, 2 kişi ince bağırsak, 183 kişi kalp, 523 kişi karaciğer ve 14 kişi pankreas nakli beklerken hayatını kaybetti. 2016 yılında Türkiye’de yaşanan 422 bin ölüm vakasından 1998’i beyin ölümü şeklinde gerçekleşti. Bunlardan ise 553’ünün organlarının bağışlanmasına aile tarafından izin verildi. Bu hastalarımızdan akciğer, karaciğer ve kalp hastalarının yaşamını devam ettirmesi için tek şansı organ naklidir. Bağış yapılan organların çok kısa bir sürede organ bekleyen insanlara nakledilmesi gerekiyor. Bu organlardan kalbin ve karaciğerin 4-6, karaciğerin 12, böbreğin 24, pankreasın 8 ve incebağırsağın 7-8 saat arasında nakil bekleyen hastalara nakledilmesi gerekiyor. Bu konuda devletimiz uçak, helikopter ve kara aracı gibi bütün imkanları bize seferber etmiş durumdadır. Türkiye’deki organ nakli sorununun en önemli nedeni, organ bağışının azlığıdır. Ölümden sonra organ vericisi olarak kullanılan kişilerin oranları Amerika Birleşik Devletleri’nde yüzde 92 oranındayken, bu oran Türkiye’de yüzde 22 oranındadır. Yaptığımız toplantılar ile daha çok ölümden sonraki organ bağışı sayılarının arttırılmasını hedefliyoruz. Çünkü bir organ bağışçısının organlarının bağışlanması için ailenin izni gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından daha önceden organlarını bağışlayan kişilere plaket takdim edildi. Program plaket töreninin ardından panel ile devam etti.