Etiket: Amerika

  • Myp Lideri Yılmaz: “Rusya, Amerika İçin Savaşıyor”

    Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP)Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, Rusya’nın Amerika için savaştığı iddiasında bulunarak, “Neredeyse herkes yalnızca cebinin derdine düşmüştür. Bu kafa değişmezse ortada ne Halep ne de arşın kalacak” dedi.

    Muhafazakar Yükseliş Partisi ( MYP )Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, yazılı bir açıklama yaptı. Yılmaz yaptığı açıklamada, “Rusya Amerika için savaşıyor. Bu millet yoldan çıkmıştır. Ortak ülkü, ortak memleket davası yaşadığı toprağı koruyup kollamak gayesi ortadan kalkmıştır. Neredeyse herkes yalnızca cebinin derdine düşmüştür. Bu kafa değişmezse ortada ne Halep ne de arşın kalacak” dedi.

    “Konuşmak yetmiyor” diyen Yılmaz, “Halep orada arşın elinde. Halep’e gir ve Halep’i al. Aksi takdirde çok daha büyük bir savaşın içine girecek bu millet. İhmalleriniz ödenecek bedelleri ağırlaştırmıştır. Nereye kadar Suriye’yi Türkiye’ye taşıyacağız” ifadesini kullandı.

  • Egea Mayıs’ta Amerika Yolcusu

    Fiat Egea’nın yeni hatchback modeli düzenlenen törenle yola çıktı. Koç Holding Ceo’su Ömer Koç, Avrupa’da yılın otomobili seçilen Egea’nın Mayıs ayından itibaren Dodge markasıyla Amerika’ya ihraç edileceğini söyledi. Koç, 1 milyar dolarlık yatırımla Bursa’daki Tofaş fabrikasında kurulan Egea bandında 2023’e kadar 1 Milyon 300 bin aracın üretileceğini belirtti.

    Fiat‘ın Türkiye pazarına sunduğu ve Egea’nın hatchback versiyonu üretiminin yapılacağı Tofaş fabrikasında görücüye çıktı. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ile Ak Parti Milletvekilleri Zekeriya Birkan ile İsmail Aydın’ın da katıldığı lansman programında Egea HB ve Egea SW modelleri tanıtıldı.

    Tanıtım öncesi konuşan Koç Holding Ciosu Ömer Koç, 1 milyar dolar yatırım yapacakları Egea modelini 2023 yılına kadar 1 milyon 300 bin adet olarak üreteceklerini ifade ederek, “Dünyada üretim gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere kaydı. 2015 yılında Koç Holding olarak AR-GE yatırımlarına 1.3 Milyar lira harcadık. Türkiye’ deki AR-GE faaliyetlerinin yüzde 13’ ü Koç gurubunda gerçekleşiyor. 4000 bin mühendis ve çalışanımız AR-GE yapıyor. Tofaş’ta 650 kişi AR-GE merkezinde bulunuyor. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın AR-GE reform paketini heyecanla bekliyoruz. 5 milyarlık yatırım ile Tofaş’taki bütün üretim bantlarımızı yeniledik. Bursa’daki fabrikamızda üretilen 6 farklı modeli endüstri 4.0 teknolojisiyle yapıyoruz. Ağabeyim Mustafa Koç, Egea projesini akıllı bir proje olarak adlandırıyordu. Egea Sedan modelinin Avrupa pazarında öngörülen miktarın üzerinde satılması ve önümüzdeki ay ABD’ye ihraç edilecek olması, yatırım kararımızın ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Toplamda 1 milyar dolar yatırım yapacağımız Egea modelini 2023 yılına kadar 1 milyon 300 bin adet olarak üreteceğiz”. dedi

    MAYIS AYINDA AMERİKAYA İHRACAT BAŞLIYOR

    Egea’ların ilk olarak dünyanın en önemli otomobil fuarlarından biri olan Cenevre Otomobil Fuarı’nda Mart ayı başında görücüye çıktığını ve sedan modelinin Avrupa’da yılın otomobili seçildiğini belirten Tofaş Otomobil Fabrikası Ceo’su Cengiz Eroğlu ise 2016 yılında 100 bin adet üretimin üzerine çıkmayı hedeflediklerini söyledi. Üretilecek Egea’ların yüzde 90’nın iharaç edileceğini belirten Eroğlu; “Ürün geliştirmede aşamalar kaydettik, Egea’nın yüzde 70 i Türk mühendislerin tasarımı olacak. Bursa fabrikamız AR-GE konusunda 600 çalışanı ile Fiat Chrysler’in Avrupa birliğindeki en önemli AR-GE merkezi oldu. Ciromuzun yüzde 3’ünü araştırma geliştirmeye aktarıyoruz. AR-GE merkezimiz kendi geliştirdiği 350 sistemin patentini aldı”. dedi.

    Eroğlu Avrupa’da yılın otomobili seçilen Egea’nın Mayıs ayından itibaren Dodge markasıyla Amerika’ya’da ihraç edileceği müjdesini verdi.

    Türkiye’nin en önemle otomobil test merkezinin Yenişehir’de kurulduğuna dikkat çeken Bursa Valisi Münir Karaloğlu ise Bursa’nın Avrupa’da sayılı otomotiv merkezlerinden birisi haline geldiğini söyledi.

    EGEA HATCHBACK

    C sütunu dışında sedan modeliyle hemen hemen aynı tasarım özelliklerine sahip olan hatchback, 4370 mm uzunluğunda, 1790 mm genişliğinde ve 1500 mm yüksekliğinde. Egea’nin bir de hatchback versiyonuyla aynı anda tanıtılan ve ondan 200 mm daha uzun bir stationwagon versiyonu mevcut. Bagaj hacimleri sırasıyla 420 litre ve 520 litre olarak açıklanan otomobiller 60/40 oranında yatırılabilen arka koltuklar sayesinde daha geniş bagaj hacmine kavuşabiliyor. İki adet dizel (1,3lt/94hp, 1,6lt/118hp) ve üç adet benzin (1,4lt/94hp, 1,6lt/108hp, turbo beslemeli 1,4lt/118hp) motor seçeneğine sahip otomobiller 5 ileri manuel, 6 ileri manuel ve 6 ileri otomatik şanzıman seçeneklerine sahip.

  • İzu’den Amerika Çıkartması

    İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Amerika’nın önde gelen üniversitelerinden George Mason Üniversitesi, Mary Washington Üniversitesi, North Caroline Üniversitesi, Duke Üniversitesi, Michigan Üniversitesi, Purdue Üniversitesi ve Chicago Üniversitesi ile akademik işbirliğinin temellerini attı.

    Amerika’nın önde gelen üniversitelerinden George Mason Üniversitesi, Mary Washington Üniversitesi, North Caroline Üniversitesi, Duke Üniversitesi, Michigan Üniversitesi, Purdue Üniversitesi ve Chicago Üniversitesi ile İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi arasında temelleri atılan işbirliği projeleri kapsamında öğrenci değişiminin yanı sıra, akademisyen değişimi ve ortak projeler de yürütülecek. Konuya ilişkin açıklama yapan İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut, “Üniversitemiz 2010 yılında kurulmuş fakat kısa zaman içerisinde çok önemli programlara imza atmış bir üniversite. Şu anda 5 bine ulaşan öğrenci sayımız içerisinde bin 500 lisansüstü öğrencimiz var. Bunların neredeyse üçte biri yabancı öğrenci. Biz özellikle lisansüstü ağırlıklı, araştırma odaklı bir üniversite olarak kendimizi konumlandırmaya ve iyi üniversitelerle işbirliğimizi de artırmaya çalışıyoruz. Bu çerçevede daha önce Asya’da, Orta Doğu’da, Avrupa’da ve Amerika’da birçok üniversiteyle işbirliklerimiz oldu. Şu anda altmıştan fazla ülkenin üniversitesiyle işbirliklerimiz var. Ancak son Amerika seyahatimizde başta George Mason Üniversitesi, Mary Washington Üniversitesi, North Caroline Üniversitesi, Duke Üniversitesi, Michigan Üniversitesi, Purdue Üniversitesi ve Chicago Üniversitesi’nden olmak üzere önemli direktörlerle ve uluslararası alanla ilgili en önemli temsilcilerle görüşmeler yaptık” diye konuştu.

    “ÖĞRENCİLERİMİZ TÜRKİYE’DEN VE AMERİKA’DAN İKİ DİPLOMA SAHİBİ OLACAK”

    “Bu görüşmelerde bazı üniversitelerimizle 3+2 programları üzerinde önemli mutabakatlar gerçekleştirdik. Yani öğrencilerimiz iki diploma sahibi olacaklar. Biri İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi bir de Amerika’da bir üniversiteden derece sahibi olacak. Bunun için de lisans eğitimini burada tamamlayacak 3 yıl ardından 2 yıl Amerika’da okumak suretiyle Master derecelerini tamamlayacaklar” diyen Prof. Dr. Mehmet Bulut, öğrenci değişiminin yanı sıra akademisyen değişimi ve ortak projeler yürütme konusunda da mutabakata vardıklarını ifade etti.

    “ÖĞRENCİLERİMİZ VE AKADEMİSYENLERİMİZ ARTIK AMERİKA’YA RAHATLIKLA GİDEBİLECEK”

    Özellikle lisansüstü öğrencilerinin ve araştırmacı akademisyenlerin Amerika’ya rahatlıkla giderek oradaki hocaların araştırmalarına dâhil olabileceklerini, laboratuvarlara girebileceklerini, deneyler yapabileceklerini vurgulayan Prof. Dr. Bulut, açıklamalarına şöyle devam etti: “Ayrıca tabi onların öğrencileri de bize gelecek. Hem öğrenciler burada belli alanlarda deneyim kazanma ve staj imkânlarından yararlanabilecek hem de akademisyenlerimiz arasında ortak projelerimiz olacak. Hemen ilk etkinlik önümüzdeki dönemde George Mason Üniversitesi ve Michigan Üniversitesi ile ortak 2 sempozyum olarak belirlendi. İlk çalışmalarımıza hızlı bir şekilde başladık. Sonrasında da İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nin akademisyenleri hem de öğrencileri için artık dünyanın en iyi üniversiteleri Amerika’da işbirliği için hazır. Yani buraya adımını atan araştırmacılarımız, akademisyenlerimiz artık dünyanın en iyi üniversiteleriyle her türlü işbirliği imkânına kavuştuklarını söyleyebilirim.”

    “AZİZ SANCAR’IN ÇIĞIR AÇAN ÇALIŞMALARINI YERİNDE GÖRDÜK”

    Amerika seyahatinde Kimya Nobel Ödülü alan Türk bilim insanı Aziz Sancar’ı da ziyaret ettiklerini söyleyen Bulut, “Oraya gitmişken North Caroline Üniversitesi’nde Aziz Sancar Hocamız bizi kabul ettiler, kendileriyle ve eşleriyle görüştük. Türkiye’deki üniversitelerin durumuyla ilgili, yaptığımız çalışmalarla ilgili kendisine bilgi verdik. Onun da bizlere bazı tavsiyeleri oldu. Kendisi artık gençlerimizin için önemli bir model. Mardin’in bir köyünden çıkıp dünyanın en iyi üniversitelerinde eğitim alıp Nobel Kimya Ödülünü almasıyla gerçekten bir Türk’ün dünyada neler başarabileceğini göstermesi açısından örnek bir şahsiyet. Kendisini de üniversitemize davet ettik ve inşallah önümüzdeki günlerde eşi ve kendisi teşrif edecekler. Üniversitemizin özellikle yabancı öğrenciler ve Suriye’den Türkiye’ye gelen öğrencilerle ilgili yaptığımız çalışmalardan bahsettik. Bizim lisans ve lisansüstü birçok Suriyeli öğrencimiz var. Ondan ayrıca çok memnuniyet duydu. Onun da özellikle dezavantajlı gruplar ve Suriyeli öğrenciler yani zor durumda olan göçmen öğrenciler konusu hassasiyetle üzerinde durduğu bir konudur. Biz bu konudaki çalışmalarımızdan da bahsedince çok memnun oldu. Biz üniversite olarak bu konuda uluslararası üniversite olmanın gereği olarak dezavantajlı gruplara ayrıca destek sağlayan bir üniversiteyiz. Tabii bilimde çığır açan çalışmalarını da yerinde gördük ve kendisini tebrik ettik” açıklamalarında bulundu.

  • CHP’li Aksünger’den Amerika İle ’Felaket Senaryo’ İddiası

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, “Amerika, Sarraf’ı herhangi bir şey elde etmeden bırakmaz. Türkiye ‘bunları kabul etmiyoruz’ diye ABD’ye çatarsa felaket senaryosudur. O zaman Türkiye yalnızlaşmaya bırakılır. Ambargo ihtimali ortaya çıkar. Bu kara senaryonun olmayacağını umuyorum” dedi.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, İzmir’de gündeme ilişkin açıklama yaptı. Rıza Sarraf’ın Amerika’da yakalanması ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Aksünger, şöyle konuştu:

    “Gerçek neyse yargılansın ama Türkiye’yi mahkum etmeyin. Amerika, Sarraf’ı herhangi bir şey elde etmeden bırakmaz. ‘Arkasında olanlar da bir mesajdır’ diye kendileri söyledi. Türkiye’yi dizayn ile ilgili bir konu mudur, failleri yakalama ile ilgili mesaj mıdır ayrı bir konu. Türkiye ‘bunları kabul etmiyoruz’ diye ABD’ye çatarsa felaket senaryosudur. O zaman Türkiye yalnızlaşmaya bırakılır. Ambargo ihtimali ortaya çıkar. Bu kara senaryonun olmayacağını umuyorum. Devletin imkanını kullanmadan bunları yapabilmek mümkün değil. Adama ödül verdiler. ‘Olmayan saçlarımızı yolacağız’ diyordum. Umut ediyorum ki; Türkiye buradan çok zarar görmez. Zaten ekonomik olarak zor bir süreç bizi bekliyor. Gerekli faillerin ortaya çıkarılması için yargılanmanın başlatılması gerektiğini düşünüyorum”

    “İDAM KONUSUNDA DA MUTABIK MISINIZ?”

    Aksünger, Türkiye’de yatırımları bulunan iş adamı İranlı Babek Zencani hakkındaki idam kararı ile ilgili de iddiada bulundu. Aksünger, şunları söyledi: “Başbakan Davutoğlu, 3 hafta önce İran’a gitti. İran’da bütün yetkililer ile görüşüp sonra Tahran’da basın toplantısı yaptı. ‘İran’la tüm konularda mutabıkız’ dedi. Bir kaç saat sonra Zencani hakkında idam hükmü verildi. İran ile hangi konularda mutabıkız? Bu, idam hükmü konusunu da içeriyor mu? Sayın Cumhurbaşkanı da mutabık mı? Rıza Sarraf konusu 17-25 Aralık dosyaları ve bakanlarla tek başına ilintili bir konu değil artık. Aradan 3-4 hafta geçti, Zencani İran’da gözaltına alınıp tutuklandı. Savcı Bahara’ya 15 Aralık 2015’te bilgi veriyorlar. 3 ay sonra Sarraf Amerika’ya gidiyor ve tutuklanma kararı veriliyor. Sarraf Türkiye’de de birileri tarafından aklanmaya çalışırken verdiğimiz demeç vardı. ‘Siz bakanları aklamaya çalışırken uluslar arası suç örgütünü aklar duruma gelirsiniz’ demiştik.”

    “SAVCI SENİ ÇAĞIRABİLİR DEDİLER”

    17-25 Aralık dosyaları hakkında da konuşan Aksünger, 25 Aralık’ın Meclis’e gelmediğini ancak iktidarın ve Rıza Sarraf’ı sahiplenenlerin en çok korktuğu konunun 25 Aralık’taki vatana ihanet konusu olduğunu belirtti. Cezaevindeki cemaat yapısının 25 Aralık’tan dolayı içeride yattığını, iktidarın ‘Hükümete darbe girişimi’ dediğini söyleyen Aksünger, “Yatanların yüzde 80’i, 17 Aralık dosyasına bakmış, içinde bulunmuş kişilerdir ama içeride yatmalarının gerekçesi 25 Aralık. İktidar 25 Aralık’a ‘darbe girişimi’ diyor. Bana dediler ki; ‘Amerikan savcısı seni çağırıp dinleyip bilgi isteyebilir’ dedi. Amerika’nın bu davayı bilmemesine imkan yok” dedi.

    “AMBARGOYU DELDİĞİNİ KABUL EDİYORSUNUZ”

    Rıza Sarraf’ın yakalanmasının ardından “Hukuka hukuk işletmeye çalışılacak” diyen Aksünger, sözlerini şöyle konuştu: “Rıza Sarraf’ın mal varlığının Türkiye’de olduğunu söylüyorlar. Hepsi bu mu acaba? 500 milyon dolar gibi rakam söyleniyor. Ben servetinin hepsinin Türkiye’de olduğuna inanmayan bir insanım. Üç bakanın konusu, Rıza Sarraf odaklı konulara eş değer gidiyor. Hukuka hukuk işletildiğinde ‘gel bunu yargılıyorum, ambargoyu Türkiye’de nasıl deldi’ diyecek. 17 Aralık’ta ambargo denilirken bir kamu bankası işin içinde vardı. Para transferi konusunda ortada bir şey gözükmüyor olabilir ama zaten bu işler böyle olur. 2012’de ambargo gevşetildiğinde Türkiye ve buna benzer ülkelere Birleşmiş Milletler’de denildi ki; ‘ambargoyu gevşetiyoruz, siz İran’dan doğal gaz ve petrol alabilirsiniz karşılığında ürettiğiniz bir şey vereceksiniz.’ Buna kimyasallar, silah dahil değildi. Bizimkiler altın verdi. Altın verdiğini kabul ediyorsan ambargoyu deldiğini kabul ediyorsunuz. İçeride ürettiğimiz bir şey verseydik domates, patates verecektik. Bunların 30 milyar dolarlık ihracat yaptığını düşündüğünüzde içeride kalan tortu inanılmaz olacaktı. Biz altın verdik, buğday verdik. Buğday Dubai’den gelmiş gibi görünüyor, Dubai’de buğday üretilmiyor.”

    “CHP ELİNDEN GELEN HER ŞEYİ YAPAR”

    Başbakana verilen MİT raporunda “Rıza Sarraf tehlikeli ve bakanlarla ilişki kurup Türk vatandaşlığına geçmek istiyor” ifadelerinin yer aldığını kaydeden Aksünger, şunları söyledi:

    “Kimse kaale almıyor. Bu rapor dosyalarda vardı, bu arkadaşlar Ali Babacan ve Mehmet Şimşek’e gidip ‘sıkıntı yaratabilir’ diyor. Babacan, ‘Doğalgaz alıp altın verdik’ diyerek itiraf etmiş oluyorsun. ‘Ambargoyu deldim’ diyorsun. Yapılma şeklini bilmek zorundasınız” dedi. Aksünger, öne sürdüğü “kara senaryo” durumunda CHP’nin tutumuyla ilgili “Ülke batağa girmesin diye CHP elinden gelen her şeyi yapar. Bu pislik yapanları aklama konusunda ‘sesinizi çıkarmayın’ diyemeyiz. İlişkilerin gelecek dönemde daha sıhhatli yürümesinin zeminin hazırlamak için çalışıyoruz.”

    “BU KENTE YAKIŞMAYAN BİR REKTÖR”

    Aksünger, İzmir gündemi hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Aksünger, Ege Üniversitesi Rektörü Candeğer Yılmaz ile aralarındaki davalarla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Üniversitesi Rektörü ile davalarımız var. Ben aydın namusuna davet etmiştim. Bütün davaları ben kazandım. Temyize götürdüler. Tazminat davaları açacağım. Onları da mağdur akademisyenlerin derneklerine bağışlayacağım. Bu kente yakışmayan bir rektör bence. Kendince cumhuriyetin kadını gibi gözüküp arka planda buna kazanımlara darbe vurmaya çalışanlarla iş birliği yapanları aydın namusuna davet ediyorum.”

    DÜNDAR VE GÜL DAVASINA MÜDAHİL OLACAKLAR

    Toplantıda konuşan CHP İl Başkanı Alaattin Yüksel de, CHP İzmir İl örgütünün Can Dündar ve Erdem Gül davasına müdahil olacağını belirterek, “Can Dündar ve Erdem Gül davasına haber alma hakkı engellenenler olarak müdahil olacağız” dedi.

  • Prof. Dr. Öztürk: “Amerika Stratejik Müttefik Değil, Yeni Tehdittir”

    Fırat Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Öztürk, “Amerika stratejik müttefik değil, yeni tehdittir” dedi.

    Malatya Türk Ocağı tarafından Battalgazi Belediye Meclisi Toplantı Salonu’nda düzenlenen konferansa Malatya Vali Yardımcısı Şamil Horasanlı, CHP Battalgazi İlçe Başkanı Selahattin Sarıoğlu, BBP İl Başkanı Sema Altuntaş, Muhtarlar Odası Başkanı Mustafa Eren, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Ali Evren, Aydınlar Ocağı Başkanı Prof. Dr. Abdullah Korkmaz, Cem Vakfı Başkanı Eşref Doğan, Malatya Eğitim Vakfı Başkanı Necdet Narin, Türkeli Akademik Düşünce Topluluğu Başkanı Doç. Dr. Hasan Aydemir, Hukukçular Derneği Başkanı Necati Karabay, Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ender Hıdıroğlu ve Telafer, Musul, Kerkük, BayırBucak’tan gelen temsilciler ile konuklar katıldı.

    Konferansa konuşmacı olarak katılan Fırat Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Ortadoğu olarak adlandırılan coğrafyanın dünyanın adeta kalbi niteliğinde olduğunu belirterek, bölgenin petrol haricinde başka nedenlerden dolayı da küresel güçlerin ilgi odağında olduğunu söyledi. Ortadoğu’nun dini, tarihi ve ekonomik nedenler dolaysıyla her zaman odakta olan bir coğrafya olduğunu ifade eden Öztürk, “Petrolün olmadığı dönemlerde bile bu bölgede güç savaşlarının olduğunu görebiliyoruz” şeklinde konuştu.

    Amerika’nın stratejik müttefik değil, yeni tehdit olduğunun altını çizen Öztürk, Türkiye’nin güney sınır tahkimatında bir hata olduğunu, Kilis-Azez hattını açık tutmak üzerine kurulu bir stratejinin sığ bir strateji olduğunu ifade etti. Öztürk, “Mevcut sınırlarımızı korumanın yolu sınır tahkimatının Paris’ten, Moskova’dan, Londra’dan yapılmasıdır” diye konuştu.

    Sunum sonrası soru cevap kısmına geçildi. Dinleyicilerden gelen soruları cevaplayan Prof. Dr. Öztürk’e program sonunda Vali Yardımcısı Şamil Horasanlı tarafından kayısı hediye edildi.