Etiket: Amerika

  • Mobiliyum, Amerika Ve Afrika Pazarına Açılıyor

    BURSA (İHA) – İhracat hacmini 300 milyon dolardan 1 milyar dolara çıkarmayı hedeflenen Mobiliyum AVM; Amerika, Afrika ve Orta Asya pazarına açılıyor.

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde bulunan Türkiye’nin en büyük mobilya AVM’si Mobiliyum, ihracat rakamlarını arttırmak hedefiyle başladığı yurt dışı tanıtım faaliyetlerini yoğunlaştırdı. Mayıs 2015’ten bu yana Bursa İnegöl’de faaliyet gösteren Mobiliyum, yurt dışı mobilya ticaret heyetleri ile görüşmelerini sıklaştırdı. Bu doğrultuda yaz aylarında Kazakistan, Katar ve İran gibi Orta Asya ülkeleriyle ticari faaliyetlerin geliştirilmesi maksadıyla yapılan görüşmelerin ardından ekim ve kasım aylarında da Amerika ve Afrikalı mobilya alıcılarıyla görüşmeler başlatıldı. Türkiye’nin mobilya üretiminin yüzde 50’sini gerçekleştiren İnegöl’de 225 bin metrekare kapalı alanda 200 yerli mobilya üreticisinin bir araya gelmesiyle kurulan Mobiliyum AVM, 300 milyon dolar olan ihracat hacmini 1 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor.

    Mobiliyum AVM’nin ve İnegöl mobilyasının tanıtıldığı görüşmelerde, ekim ayında High Point Market Mobilya Fuarı’nın Genel Müdürü Alfred L. Bolton’un Mobiliyum’da ağırlandığını ifade eden Mobiliyum Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kavaz, “Bolton, İnegöllü mobilya üreticilerinin sahip olduğu teknolojiden, üretim potansiyelinden ve ürün kalitesinden oldukça etkilendi. Bizim ürünlerimizin Amerika’da da pazarı olabileceğini söyledi. Bizler de High Point Market Mobilya Fuarı’nda yani 365 gün mobilya stantlarının olduğu ve ürünlerin sergilendiği uluslararası pazarda yer almak istediğimizi ilettik. Bunun haricinde kasım ayında ise 24 Afrika ülkesinin büyükelçilerin burada ağırladık. Afrika heyeti oldukça iyi intibalarla İnegöl’den ayrıldı. 100 yılı aşkındır tüm dünyaya mobilya satan İnegöl, 3 binin üzerindeki mobilya üreticisiyle Türkiye’nin de mobilya ihtiyacının 50’sini karşılıyor. Mobilya sanatı deyince ilk akla gelen merkez İnegöl. Sektör 60 bin kişiyi istihdam ediyor” diye konuştu.

    Mobilya konusunda pek çok ilke İnegöl’ün imza attığını ifade Kavaz, “Türkiye’nin ilk Mobilya Organize Sanayi Bölgesi İnegöl’de kuruldu. Türkiye’nin en kapsamlı ve en büyük mobilya meslek lisesine ev sahipliğini İnegöl yaptı. Mobilya konusunda her zaman ilklere imza atmaya devam ediyoruz. 365 gün mobilya fuarı konseptiyle düm dünya ile buluşmayı hedefliyoruz. Şu anda Mobiliyum’da oturma gruplarından yatak odalarına, yemek odalarından bebek ve genç odalarına, ofis mobilyalarından aksesuarlara kadar binlerce ürünün yer almaktadır. Yerli ve yabancı mobilya tüccarları, dekorasyon şirketlerini ağırlayacağımız otelimizle bütün dünyaya hizmet veriyoruz” şeklinde konuştu.

  • (Özel Haber) Mersin’den Amerika Ve Çin’e ’Yeşil Altın’ İhracatı

    Mersin’in Silifke ilçesinde, ormanlık alanda doğal olarak yetişen ve ’yeşil altın’ olarak adlandırılan defne, fabrikalarda işlendikten sonra Amerika ve Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor.

    Ormanlık alanlarda kendiliğinden yetişen ve orman köylüsü için önemli bir gelir kaynağı olan defne hasadı başladı. Köylülerin yaş olarak toplayıp ilçedeki defne işleme fabrikalarına dalıyla birlikte yaş olarak 80-85 kuruşa sattığı defne, kurutma, dalından ayırma ve paketleme işlemlerinin ardından Amerika, Almanya, İngiltere ve Çin başta olmak üzere gelen talebe göre ülkelere ihraç ediliyor.

    Silifke Organize Sanayi Bölgesi’nde Gözlükaya Tarım ve Orman Ürünleri fabrikasında defne yaprağı işleyen genç girişimci İbrahim Gözlükaya, yaptığı açıklamada, orman köylüsünden aldıkları yaş defne yapraklarını kurutup, özel olarak paketledikten sonra Amerika ve Avrupa ülkelerine ihraç ettiklerini kaydetti.

    Defne yaprağını orman köylüsünden yaş olarak dalıyla birlikte kilosunu 80-85 kuruş arasında aldıklarını belirten Gözlükaya, ormanlık alanlarda kendiliğinden yetişen defnenin vatandaşlar için de önemli bir gelir kaynağı olduğunu söyledi.

    Dünyada tüketilen defne yaprağının yüzde 95’ini Türkiye’nin karşıladığını bununda yüzde 60’ının Mersin ve civarından karşılandığını vurgulayan İbrahim Gözlükaya, “Bu rakam kalitenin arttırılmasıyla daha da yukarıya çıkacaktır. Defne yaprağı et yemekleri, balık yemekleri ve baharat olarak kullanılmaktadır. Bunun yanında kozmetik ve ilaç sanayinde de kullanılıyor. Ayrıca defne yapraklarını naftalin yerine eşyalarımızın arasına koruma amacıyla konuyor” dedi.

    Defne yaprağının orman köylüsü için önemli bir gelir kaynağı oluşturduğunu anlatan Gözlükaya, “Ülke genelinde en kaliteli defne üretimi Silifke’de yapılıyor. İlçemizde defne üretilen alanlardaki düşük nem ve kıraç şartlardan dolayı defnelerimiz diğer üretim alanlarına göre daha kaliteli olmaktadır. Bu yüzden Silifke defnesi daha çok rağbet görmektedir” dedi.

    Köylünün yeşil altın olarak gördüğü defnenin, Mersin Orman Bölge Müdürlüğü’nce de Odun Dışı Orman Ürünleri Envanter Planlama çalışmaları ile giderek ivme kazandığını belirten Gözlükaya, Orman Bölge Müdürlüğü’nce Tarsus, Silifke, Mersin ve Erdemli bölgesinde yaklaşık 50 bin hektar ormanlık alanın tarandığını ve 23 bin hektar defne sahasının tespit edildiğini kaydetti.

  • Rektör Hikmet Koçak, Amerika’da

    Rektör Hikmet Koçak, Amerika’da

    Yeni ilişkiler kurmak ve mevcut ilişkileri geliştirmek amacıyla Rektör Prof. Dr. Hikmet Koçak, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sebahattin Tüzemen, Dış İlişkiler Koordinatörü Prof. Dr. Fahri Yavuz, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Akçay, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Mehmet Takkaç ve Mevlana Değişim Programı koordinatörü Prof. Dr. Zekeriya Aktürk’ten oluşan heyet, ABD’nin önde gelen üniversitelerinden Pittsburgh, Nebraska, Ohio State ve Yale üniversitelerine işbirliği ziyaretinde bulundular.
    ABD ziyaretinin ilk gününde Pittsburgh Üniversitesi’ni ziyaret eden Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak ve heyeti ilişkilerin geliştirilmesi için işbirliği protokolünü yenilediler.
    Tıp Fakültesini de ziyaret eden heyet, Dekan Prof. Dr. Arthur S. Levine den bilgi aldı. Levin, eğitim ve gözlem amaçlı gelecek akademisyenleri memnuniyetle kabul edeceklerini belirtti.

     
    BİRÇOK ALANDA İŞBİRLİĞİ YAPILACAK
    Ziyaretin ikinci gününde Atatürk Üniversitesi’nin kuruluşunda işbirliği yapılan Nebraska Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Marjorie Kostelnik ile görüşüldü. Okul öncesi eğitim, küresel eğitim, çağdaş eğitim konularında çalıştıklarını belirterek, daha çok öğrenci değişiminde lisansüstü öğrenicilerine ve öğretim üyelerine öncelik verilmesini isteyen Kostelnik, Atatürk Üniversitesi’yle işbirliği yapmayı arzuladıklarını ifade etti.

     
    Nebraska Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. JB Milliken ve ekibi ile görüşen Koçak, iki üniversite arasındaki işbirliğin eskiye dayandığını ve yeni dönemde de artırılarak devam etmesini istediklerini belirtti. Rektör Koçak, “Birkaç hafta içerisinde Nebraska’dan bir ekip üniversitemizi ziyaret edecekler. Nebraska heyetiyle tarımda suyun verimli kullanımı, okul öncesi eğitim gibi konularında işbirliğine öncelik verilecek” dedi.
    Heyete tarihi hükümet konağı binasını gezdiren Nebraska Eyalet Sekreteri John Gale de; ülkelerarası işbirliğinde üniversitelerin rolünden bahsederek geçmişteki ilişkilerin artmasını arzuladığını belirtti. Ziyaret sonrası John Gale, üniversite heyetine fahri hemşerilik belgesi taktim etti.

     
    Daha sonra Ziraat Fakültesi’ne geçen heyet, araştırmadan sorumlu Rektör Yardımcısı Dr. Prem Paul ziyaret etti. Zirai faaliyetlerden sorumlu Rektör Yardımcısı Ron Yoder ise, Nebraska Üniversitesi’nin yayıma yaklaşımı, tarım ve doğal kaynaklar enstitüsünün yapılanması konularında ve üniversite örgütlenme şeması hakkında bilgi verdi.

     
    SAĞLIK ALANINDA İŞBİRLİĞİ
    Omaha kampüsüne geçen heyet burada sağlık alanındaki faaliyetler hakkında bilgi alarak, Simülasyon merkezini ziyaret etti. Sağlık ve araştırma konusunda Rektör Yardımcısı Dr. Jenifer Larsen ve Halk sağlığı Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayman El Mohandes ile de görüşmeler yapıldı. Biyoistatistik alanında uzaktan doktora programlarının olduğunu, öğretim elemanlarımızdan gönderilmesi halinde memnuiyetle kabul edip ortak çalışmalar yapabileceklerini belirttiler.
    MAYIN TEMİZLEME ROBOTLARI İNCELENDİ
    NASA için mayın temizleme robotları geliştirildiği, Peter Kiewit Enstitüsü (Bilgi Teknolojileri) ve Mühendislik Fakültesi de ziyaret edildi. Yüksek lisans öğrencilerinin çalıştıkları robotik simülasyon laboratuvar çalışmaları da yerinde görüldü.
    130 ülkeden 1789 yabancı öğrencisi olan Uluslararası çalışmalar ve programlar birimi Dekanı Thomas Gouttierre ve ekibi ile görüşüldü.
    18 ay-4 yaş arası çocukların eğitim gördükleri laboratuvar okullarında halka ve akademik elemanlara hizmet sunulan Çocuk Gelişim laboratuvarı hakkında bilgi alınıldı.
    Eğitim ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyeleri ile buluşan heyet, Eğitim Bilimleri, özel öğretim ve yabancı dil eğitimi konusundaki işbirliği fırsatları görüşülerek, lisans ve lisansüstü düzeyde işbirliği yapılabileceği konusunda fikir birliğine varıldı.
    Ziyaretin son gününde Üniversitenin mütevelli heyeti tarafından toplantılarına davet edilen Atatürk Üniversitesi heyetine, ekrandan üniversitemizin kuruluşunda çekilen fotoğraf yansıtıldı. Slaytın ardından Rektör Koçak’a mütevelli heyeti başkanının imzaladığı tanınma/kararlılık belgesi verildi.
    MEVCUT İLİŞKİLERİMİZİN ARTIRILMASINDA KARARLIYIZ
    Pittsburgh ve Nebraska üniversitelerinde yapılan görüşmelerin sonucunda Koçak şunları söyledi: “Mevcut ilişkilerin artırılması konusunda iyi niyet ve kararlılıklarımızı vurguladık. Özellikle Nebraska Üniversitesi ile sürdürülebilir işbirliği imkânlarının olduğunu ve bunun için üniversitemizin öğretim elemanları ve öğrencilerine kolaylıklar sağlanabileceğini gördük. Nebraska Üniversitesi yönetiminin yanında eyalet yönetiminin de işbirliği çalışmalarımızı destekliyorlar. Üniversite olarak biz de gerekli bilgilendirme ve teşviklerin yapılmasını kararlaştırdık.”

  • Erdoğan’ın gezisinin sürprizi

    Başbakan Erdoğan ‘ın havaalanında ABD‘ye giderken sorulan Fethullah Gülen ‘i ziyaret sorusuna ”Gökten ne yağarda yer kabul etmez” diyerek cevap vermesinin ardından,ABD temasları sırasında Arınç’ın Gülen’i ziyaret ettiği öğrenildi.

     

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD gezisinde sürprizi Başbakan yardımcısı Bülent Arınç yaptı.

     

     

    Vatan’ın haberine göre; her ne kadar daha önceden bazı söylenti ve beklentiler olsa da, Arınç Washington temaslarının ardından Pennslyvania’ya giderek, Fethullah Gülen’i ziyaret ettti. Arınç en son Washington‘a, geçtiğimiz genel seçimlerin hemen öncesinde 2011 yılının Nisan ayında gelmişti. O gezisinde Arınç, New York ve Washington’da görüşme ve toplantılara katılmış, o sırada da Gülen’i ziyaret etmişti. O ziyaretin iki kesim arasında bulunabilecek bazı olası problemleri çözmede etkili olamadığı genel kanısı yaygındı.

     

     

     

    YORUM YAPMADILAR

    Arınç’ın bu ziyarette, Gülen’e medya üzerinden mesajlaşılmanın yanlış sonuçlar ortaya çıkardığından bahsettiği öğrenildi. Ama Arınç’ın aynı zamanda Gülen’e saygı ve sevgi taşıdığı biliniyor ve bu ziyaretin insani münasebetler açısından da yapıldığı öğrenildi. Ziyaret, Başbakan Erdoğan‘ın malumatı dahilinde gerçekleşti. ABD’de Vatan’a konuşan Gülen hareketine yakınlığıyla bilinen kaynaklar gezi ve bilgi ile ilgili yorum yapmadı.

  • Hükümlüye 24 saat eşle görüşme odası

    Hükümlüye 24 saat eşle görüşme odası

    Erdoğan, PKK’ya karşı mücadele ile ilgili olarak “Batı bizim bu işi çözmemizi istemiyor. Almanya ve Fransa bize yardımcı olmuyor” dedi

     

    Başbakan ‘nin canlı yayınında SABAH Gazetesi Başyazarı Mehmet Barlas’ın yanı sıra gazeteciler Nermin Yurteli, Nazlı Öztarhan, Erhan Ertürk’ün sorularını yanıtladı. Erdoğan şu mesajları verdi:

     

     

     GÖRÜŞMELERDE ZAMANLAMA ÖNEMLİ: Bu bir enstrümandır elimizde ve gerekli gördüğümüz anda yaparız. İmralı için de yaparız, Oslo için de yaparız. Türkiye’nin istihbaratı bu işin çözümü için kimlerle görüş alışverişinde bulunacaksa bunu yapar. Bu zaman zaman örgütün değişik ayakları olabilir, zaman zaman da bu deneyimi yaşamış ülkelerin teşkilatları olabilir.
     OSLO SOMUT ADIMDI: Operasyonların en düşük olduğu dönem bizim dönemlerimizdir. Silahın susması çözüm değil. Silah elde ise bir tahrik unsurudur. Silahın bırakılması bir çözümdür. Çözüm için arkadaşlarımız İmralı’ya, Oslo’ya gitmişse bunlar çözüm için atılmış en somut adımlardır.
     TERÖRE DERS: Terör örgütünün muhatabı bugüne kadar bireydi. Artık alan hakimiyeti gayreti içine girmiştir. Bu gayretinde başarılı olamamıştır. Askerimiz şu anda ona gereken dersi verdi, hesabı sordu.
     SİYASİ UZANTILAR: Terör ile iç içe olanla ne konuşacağız. Terör örgütü ile mücadele siyasi uzantılarla müzakere dedim. Teröristlerle kucaklaşıyorlar, öpüşüyorlar sonra müzakere diyorlar. Yanak yanağa nasıl olacak teröristle yanak yanağa olan onunla sarmaş dolaş olan eşbaşkanla nasıl konuşacağım. (Haklarında fezleke hazırlanan milletvekilleriyle ilgili olarak) Onların yeri parlamento değildir. Kandil’dir, buyursunlar Kandil’de devam etsinler Biz onlarla parlamentoda aynı çatı altında yürüyemeyiz.
     PARTİ KAPATMAYA KARŞIYIM: Parti kapatılmasına karşıyım. Bu konuda anayasada mücadele ederken yanımızda yer almadılar. 330’u yakalasaydık bugün partilerin kapatılması tarih olacaktı. Suç işleyen kimse bedelini o ödesin.
     BATI BU İŞİ ÇÖZMEMİZİ İSTEMİYOR: Bu işi (terör) bizim çözmemizi istemeyenler olabilir. Birinci derecede Batı. Batı bizim bu işi çözmemizi istemiyor. Açık söylüyorum Almanya Fransa istemiyor ve bize yardımcı olmuyorlar. Tam aksine ülkelerinde terörist başlarına cirit attırıyorlar. Parasal kaynak oralardan. İskandinav ülkeleri tam manasına bu ülkelere yataklık yapıyorlar. Bir tarafta AB’de bu bölücü terör örgütü diyeceksiniz, hem de bunların bütün temsilcisi ülkenizde elini kolunu sallayarak dolaşacak, milyarlarca avro oralardan terörizme kaynak oluşturacaklar. Bunları görüyoruz, kendilerine söylüyoruz ama netice alamıyoruz ve netice aldıracak uluslararası bir kurum da yok.
     BALYOZ CD’LERİ ŞOK ETTİ: (“Türkiye’de balyoz yok muydu” sorusuna) CD’leri dinliyorum şok oluyorum. Ki YAŞ toplantılarında beraber olduğumuz arkadaş. Yolculuklarımızın olduğu arkadaş. İnanın dinlemesem inanmayacağım. Ama CD’yi dinlediğimde şoklara giriyorum. Nasıl olur böyle bir şey diyorum. Türkiye’de halkın milletin demokrasinin kazanması çok önemli.
     KILIÇDAROĞLU’NA DAVA: (CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun ABD elçisinin geçtiği kriptoda Amerikalı muhalif generallerle anlaşıldığı iddiasına) Siz inanıyor musunuz buna? Bunların hepsi palavra. Ben Sayın Kılıçdaroğlu’ndan tazminat almaktan bıktım. Ama o tazminat ödemekten bıkmadı. Bu da yargıya gidecek. Çünkü orada kullandığı bir ifade var. Hain… Bir anamuhalefet lideri veya siyasetçi bu ülkenin başbakanına hain diyemez. Eline wikileaks ile ilgili bir palavra kitap verilmiş, kalkıp Tayyip Erdoğan’ı ve ekibini suçlayacaksın. Eğer siyaseti böyle başarabileceğini sanıyorsa bu millet bunları hiçbir zaman iktidar yapmaz. Biz ne Amerika’ya ne Rusya’ya ne şuraya ne buraya milletimizin hiçbir değerini hiçbir menfaat karşılığında değişmeyiz.
     5 FİRMANIN ANKETİ YÜZDE 52: (Yeni yaptırılan anket) Son gelen önümde beş tane firmanın anket sonucu var. Ortalamasını vereyim isterseniz. Beş araştırma şirketinin. Şu anda biz 52,1’de görünüyoruz. CHP 24,2, MHP 13,3, BDP 6,2’de görünüyor, tablo bu.

     

    Mahkûmlara eş müjdesi
    Başbakan cezaevleriyle ilgili de şöyle dedi: “Yeni dönemde içerideki mahkumlarla ilgili olarak, belki buna tutukluyu da dahil edebiliriz, görüşmelerde belli sürede eşler birbirleri ile belki 24 saat cezaevi dışında belli yerlerde hazırlanan odalarda görüşebilecekler. Türkiye’de böyle bir uygulama yok. İlk defa bu uygulamayı biz başlatacağız. Eşi ile bir araya gelmeye olanak vereceğiz.”