Etiket: Ameliyattan

  • Ameliyattan konuşarak çıktı

    Ameliyattan konuşarak çıktı

    Beynindeki tümör konuşma merkezine baskı yaptığı için konuşma bozukluğu yaşayan 41 yaşındaki hastanın, Medicana International İzmir Hastanesinde gerçekleştirilen uyanık kraniotomi ameliyatı sonrasında konuşması düzeldi. Ameliyat sırasında kendisini ameliyat eden doktorlarla sohbet eden Kadir Uçar’ın beynindeki 6 santimlik tümör de başarıyla alındı.

    İzmir’de market işleten evli ve 3 çocuk babası Kadir Uçar, 12 yıl önce şiddetli baş ağrısı şikayetiyle hekime başvurdu. Yapılan tetkiklerde Uçar’ın beyninde tümör olduğu tespit edildi. Acilen ameliyata alınan hasta, uyanık kraniotomi yöntemiyle gerçekleştirilen ameliyat sonrası beynindeki tümörden kurtuldu; ancak konuşma güçlüğü yaşamaya başladı. Bu ameliyattan 4 yıl sonra beynindeki aynı bölgede tekrar tümör oluşumu tespit edilen hasta, uyanık beyin ameliyatına alındı. Ameliyat sonrası Kadir Uçar’ın konuşma bozukluğu daha da şiddetlendi.

    Ameliyat sırasında sohbet ettiler

    Aradan geçen 8 yılda beynindeki konuşma merkezi üzerinde yeniden tümör oluşumu tespit edilen Kadir Uçar, Medicana International İzmir Hastanesinde yapılan tetkiklerinin ardından Beyin ve Sinir Cerrahı Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu ve Op. Dr. Evren Sandal tarafından ameliyata alındı. Beynindeki tümör hastanın konuşma merkezi üzerinde olduğu ve yapılan işlem sırasında bu merkezin etkilenip etkilenmediğini denetlemek için hasta ameliyat boyunca uyutulmadı. Uyanık kraniotomi olarak adlandırılan operasyon sırasında, operasyonu gerçekleştiren hekimleriyle sohbet eden Kadir Uçar, 2,5 saat süren ameliyatın bitiminde beynindeki 6 santimetrelik tümörden kurtuldu.

    Ameliyattan konuşması düzelmiş olarak çıktı

    Tümörün konuşma merkezine yaptığı baskı etkisi ortadan kalktığı için Kadir Uçar’ın ameliyat sonrası konuşmasının düzeldiğini ifade eden Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, “Konuşma merkezi çok komplike bir alan. Konuşmamızı sağlayan bir motor merkez var; ayrıca konuşulanı algılamamızı ve anlamamızı sağlayan bir duyusal kısım var. Bu alanlar arasında da beyin lifleriyle karmaşık bir bağlantı kompleksi var. Bu tür ameliyatlarda, bağlantı liflerinin ya da konuşma merkezinin direkt etkilenmesine bağlı olarak çeşitli konuşma bozuklukları olabiliyor. Bu durum, hiç konuşamama ya da konuşulanı anlayıp, anlamsız konuşma gibi bozukluklarla karşımıza çıkabiliyor. Bu hastamızda ameliyatı başarılı bir şekilde tamamladık ve hasta ameliyattan çıktığında artık herkes gibi konuşabiliyordu” şeklinde konuştu.

    İlk iş oğluyla konuştu

    Yaşadığı konuşma bozukluğu nedeniyle zor yıllar geçirdiğini ifade eden Kadir Uçar, hemen herkes gibi konuşabildiği için çok mutlu olduğunu ifade ederek, “Ameliyatın hemen ardından oğlumu aradım ve konuştuk. İyi olduğumu söyledim. Oğlum konuşabildiğimi görünce şaşırdı ve bir o kadar da mutlu oldu. Umarım artık bu geçirdiğim son ameliyat olur. Hekimlerime teşekkür ediyorum” dedi.

  • Ameliyattan korkanlar için yeni yöntem: Robotla zayıflama

    Güzellik Uzmanı Serpil Çamlı, kilolu vatandaşların zayıflama robotu ile diyet yapmadan zayıflayabileceklerini kaydetti.

    Antalya’da bir güzellik merkezi diyet yapmadan robotla zayıflama yöntemi geliştirdi. Merkezin sahibi Serpil Çamlı, ameliyattan korkan hastalar için umut olan zayıflama robotunun önce yağları önce parçaladığını, sonra erittiğini ve vakumlayarak işlemin tamamlandığını söyledi.

    “Yok etmeye yardımcı oluyor”

    Bu yöntemle yağların önce parçalandığını, sonra erdiğini son olarak ise vakumlanarak vücuttan atılmaya hazır hale getirildiğini belirten Çamlı, “Cihaz, aynı zamanda sarkmış cildi toparlıyor, kırışıklıkları gideriyor. Cihaz, üç şekilde zayıflamaya yardımcı oluyor. Önce vakumlu rotasyon başlığıyla yağları ayırıyor daha sonra sıcak ve soğuk lipoliz yaparak erittiği bu yağların ter ve idrar yoluyla vücuttan atılmasını sağlıyor. Yüzde de kullanılabilen bu yöntem; sarkmış cildi toparlama ve kırışıklıkları gidermede, göz çevresindeki şişlik ve morlukları da yok etmeye yardımcı oluyor.” dedi.

    Yağların yanmasıyla ortaya çıkan proteinin 7 gün boyunca sabahları 15 dakika yapılan sporla kasa dönüştürmenin mümkün olduğunu dile getiren Çamlı, parçalanan yağları eriten bu yöntemin, son olarak radyofrekans başlığı ile bölgeyi sıkılaştırdığını kaydetti.

    “Çok işe yarayan bir yöntem”

    Tek seansta yağların başarı ile parçalandığı vurgulayan Serpil Çamlı şöyle konuştu:

    “Bu yöntemin en büyük özelliği; aynı anda soğuk ve sıcak ısı vererek şok etkisi ile yağ dokusunu parçalaması. Yağ dokusunu ayırarak eritiyor ve kalıcı bir etki yapıyor. Tek seansta çok iyi sonuçlar alıyoruz. Yağlara şok etkisi yaparak iki misli etki yapıyor. Özellikle selülit tedavisinde çok işe yarayan bir yöntem.”

  • 92 yaşında protez takılan hasta ameliyattan iki gün sonra yürütüldü

    Kalça kırığı şikayetiyle gelen 92 yaşındaki hastayı ameliyat ettikten iki gün sonra yürüten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mehmet Ünaldı, “Anestezi açısından riskli bir hasta olmasına rağmen biz bu hastanede başarılı bir anestezi ve operasyonla hastamızı ameliyat ettik. İki gün sonra walker dediğimiz yürüteçle ayağa kaldırdık” dedi.

    İbni Sina Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Operatör Doktor Mehmet Ünaldı, 92 yaşında kalça kırığı şikayetiyle gelen hastayı ameliyat ettikten iki gün sonra yürüttü.

    Yüksek risk taşımasına rağmen başarılı bir ameliyat gerçekleştirdiği için mutlu olduğunu belirten Op. Dr. Ünaldı, “92 yaşında bir hasta evde düşme hikayesiyle hastanemize getirildi. Gerekli tetkikler yapıldı. Bu yaştaki hastalarda ameliyattır tedavisi. Anestezi açısından riskli bir hasta olmasına rağmen biz bu hastanede başarılı bir anestezi ve operasyonla hastamızı ameliyat ettik. İki gün sonra walker dediğimiz yürüteçle ayağa kaldırdık. Giderek daha da yürümesi düzelecektir. Bu tip hastaların sadece ameliyatı yetmez, hem ameliyat öncesi hem de ameliyat sonrası bakımı önemlidir. Bu hastanemizde de bu ameliyatı başarıyla yapmış olmak bizi bundan sonra yapacağımız ameliyatlar için de ümitlendirdi. Kalça kırığı yaşlılarda sık görülen bir olaydır. Biz de bu hastanede bu yaşta bir hastayı ameliyat etmekten dolayı çok mutluyuz” diye konuştu.

    “Ayağa kalkma ümidi olmayan hastalar için bile bakımını kolaylaştırmak için ameliyat öneriyoruz”

    Kaynama ihtimali zor olan kırıklarda hastaların uzun süre yatmak zorunda kaldığını fakat bunun da başka sorunlara yol açabileceğini söyleyen Op. Dr. Ünaldı, şu ifadeleri kullandı:

    “Bu kırıklar kaynama açısından çok zayıf kırıklar. Kaynamama ihtimali çok yüksek. Uzun süre yatmaları gerekiyor yaşlı hastaların fakat biz uzun süre yatmalarını istemeyiz. Çünkü mutlaka ek sorunları çıkar; idrar yolu enfeksiyonu, akciğer enfeksiyonu, zatürre halk dilinde konuşursak yatak yaraları çıkabilir. Birkaç ay yatması gerekir fakat bizim çok istemediğimiz bir şey çünkü sonuçları pek iyi olmuyor. Risk yüksek de olsa biz bu hastaları ameliyat etmek taraftarıyız. Sadece yatalak, ayağa kalkma ümidi olmayan hastalar da bile bakımını kolaylaştırmak için ameliyat öneriyoruz.”

    “Hastanemiz risk taşıyan hastalar açısından yeterli donanıma sahip”

    60 ve üzeri yaştaki hastalarda riskin iki misli arttığına dikkat çeken İbni Sina Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mehmet Ünaldı, hastanelerinin yeterli donanıma sahip olduğunu vurgulayarak, “Her açıdan sağlıklı bile olsa 60 yaşın üzerindeki bir ameliyat bizim kırıklar dolayısıyla risk iki mislidir. Yani her açıdan buna ölüm de dahildir. Enfeksiyon olabilir; bir pıhtı atabilir. Çeşitli riskleri var. Bunlar için her ne kadar koruyucu tedbirlerimiz olsa da karşılaşabiliyoruz. Bunlarla karşılaştığımızda yapılacak bir takım müdahaleler var. Onlar için de hastanemizin yeterli donanıma sahip olduğunu düşünüyorum” dedi.

  • Laparoskopik teknikle ameliyattan bir gün sonra yürümek mümkün

    Özel Kastamonu Anadolu Hastanesinde ilk kez laparoskopik teknikle prostat kanseri ameliyatı yapıldı. Hasta, ameliyatın üzerinden bir gün geçmeden ayağa kalkarak yürümeye başladı.

    Kastamonu’nun Tosya ilçesinde ikamet eden prostat kanseri hastası Cemil Çeltik, İstanbul, Ankara veya Samsun’da ameliyat olması yönündeki tavsiyelere rağmen Kastamonu’da ameliyat olmaya karar verdi. Özel Kastamonu Anadolu Hastanesinde Ürolog Op. Dr. Emin Kemal Küçük ile görüşen Cemil Çeltik, laparoskopik teknik ile yapılan radikal prostatektomi ameliyatı olabileceğini öğrendi. Çeltik, bunun üzerine ameliyat olmaya karar verdi. Ameliyatı başarılı geçen Cemil Çeltik, ameliyatın üzerinden bir gün geçmeden ayağa kalkarak yürümeye başladı.

    Üroloji Uzmanı Op. Dr. Emin Kemal Küçük, hastanede laparoskopik böbrek ve prostat ameliyatlarının artık yapılabildiğini belirterek, “Daha önceden laparoskopik olarak böbrek ameliyatları gerçekleştirmiştik. Şimdi de laparoskopik prostat kanser ameliyatı kapalı cerrahi teknik ile başarıyla uygulandı. Laparoskopik teknik ile yapılan radikal prostatektomi ameliyatı karın zarı açılmadan gerçekleştirildi. Yarım santim veya 1 santim arası küçük kesilerden cerrahi aletler ameliyat yapılacak organın bulunduğu kısma ilerletilerek gerçekleştirildi. Böylece hastada geniş ameliyat kesisi yapılmadan uygulanmış oldu. Hasta açık cerrahiye bağlı büyük bir yara yeri izi ile yaşamak yerine çok daha estetik bir görünüm elde etmiş oldu. Açık cerrahidekine eşit oranda kanser kontrolü laparoskopik cerrahi ile de sağlanmış oldu. Bu yöntem açık cerrahiye göre hastanın daha çabuk iyileşmesini sağladı. Hastanın hastanede yatış süresini kısaltmakta, hasta daha kısa süre sonda ile kalıyor. Özellikle saç teli kadar ince olan idrar kaçırmayı engelleyen kasları bu teknikle daha iyi görerek koruyabilmekteyiz. Daha iyi bir anastomoz yapabilmekteyiz. Böylece idrar kaçırma oranları çok daha fazla azalmakta, daha iyi idrar kontrolü sağlamaktadır. Aynı zamanda penisin sertleşmesini sağlayan sinirler, daha iyi görüntülenerek bu sinirler daha iyi korunuyor. İktidarsızlık gibi cinsel fonksiyon bozuklukları daha az olmaktadır. Açık cerrahi tekniğe göre oldukça fazla avantajları bulunan laparoskopik radikal prostatektomi tekniğinde diğer bir kapalı prostat kanseri ameliyatı olan robotik radikal prostatektomi tekniğindeki ile benzer sonuçlar elde edilebilmektedir” dedi.

    Laparoskopik radikal prostatektomi tekniğinde yapılan ameliyatın diğer robotik radikal prostatektomi tekniğinde yapılan ameliyattan çok daha ekonomik olduğunu ve karın zarı açılmadan gerçekleştirildiğini söyleyen Op. Dr. Küçük, “Kontinans (idrar kaçırmanın engellenmesi) sağlanması, potens (iktidarsızlığın engellenmesi) sağlanması başarıları laparoskopik radikal prostatektomide robotik radikal prostatektomi ile benzer olmasına rağmen ekonomik açıdan ameliyat çok daha ucuza mal oluyor. Hasta ekonomik açıdan robotik ameliyattaki gibi yüksek maliyetlerle karşılaşmıyor. Ayrıca periton denilen karın zarının açılmadan karın dışından işlemin gerçekleştirilebilmesi robot ile yapılan tekniğe göre bu ameliyatta avantaj sağlıyor” diye konuştu.

    Laparoskopik ameliyatların yapılabilmesi için Özel Kastamonu Anadolu Hastanesinde gerekli sistem ve aletlerin mevcut olduğunu belirten Dr. Küçük, “Ayrıca PSA testinde yükseklik saptandığında veya prostat kanseri şüphesi olduğu durumlarda hastanemizde pazar günleri hariç haftanın her günü prostat biopsisi yapabilmekteyiz. Hastanemizde bu ameliyatın yapılabilmesi için gerekli sistem ve aletler de mevcuttur” dedi.

    Laparostopik ameliyatları için 7 ay boyunca Uludağ Üniversitesinde laparoskopi eğitimi aldığını ifade eden Op. Dr. Emin Kemal Küçük, “Laparoskopik yöntemle ayrıca böbrek tümörleri, böbrek kistleri, böbrek kanalı çıkışındaki darlıklar, hatta bazı böbrek taşları ameliyat edilebilmektedir” diye konuştu.

    Op. Dr. Küçük, şöyle konuştu:

    “Ayrıca parsiyelnefrektomi dediğimiz küçük böbrek tümörlerinde böbreğin sadece tümörlü kısmı çıkartılarak geri kalan kısmının korunabildiği ameliyatları da laparoskopi yöntemiyle başarılı bir şekilde uygulayabilmekteyiz. Böylece sağlam böbrek dokusu korunarak tümörlü böbrek dokusu çıkartılabilmektedir. Hastanemizde daha önceden bu ameliyatları da başarılı bir şekilde laparoskopik yöntemle gerçekleştirdik”

    “Robotik cerrahiye göre ekonomik ve maliyet anlamında çok daha avantajlı”

    Laparoskopik teknik ile yapılan bu yöntemin açık cerrahiden çok daha avantajlı olduğunu vurgulayan Op. Dr. Emin Kemal Küçük, şunları kaydetti:

    “Robotik cerrahi ile yapılan ameliyatlara benzer sonuçlar sağladığını ancak robotik cerrahiye göre ekonomik ve maliyet anlamında çok daha avantajlı olduğunu, ameliyat maliyetinin çok daha az olduğunu vurgulamak istiyorum. Hastanemizde laparoskopik prostat ve böbrek ameliyatlarının başarılı bir şekilde gerçekleştirildiğinin bilinmesini isterim.”

    “İdrar kaçırma problemleri ve sertleşme problemleri oldukça azalıyor”

    Laparoskopik teknikle yapılan ameliyatın en büyük faydasının idrar kaçırma probleminin oldukça azalması ve sertleşme probleminin de minimuma inmesinin büyük önem taşıdığına işaret eden Op. Dr. Küçük, şöyle devam etti:

    “Laparoskopik ameliyatlar yaklaşık yarım santim ile 1 santim arasında minik kesilerdenyapılan cerrahi ameliyatlar, eskisi gibi uzun ve derin yaralar oluşturacak şekilde ameliyatlar yapılmıyor. Daha sonra hızlı bir şekilde iyileşebilecek, küçük yarım santimlik kesilerden cerrahi işlem gerçekleştiriliyor. Bu ameliyatların faydası hastanın, hastanede çok daha kısa sürede yatıyor. İyileşme süreci çok daha erken oluyor. Yara ile ilgili problemleri çok daha az oluyor. Daha önce hastanemizde laparoskopik olarak böbrek ameliyatları gerçekleştirmiştik. Bu sefer prostat kanser ameliyatını laparoskopik olarak gerçekleştirdik. Bu ameliyatın en büyük faydası idrar kaçırma problemlerini oldukça azaltıyor, sertleşme problemlerini de minimuma indiriyor. Bu ameliyat tekniğiyle robotik ameliyatlara benzer sonuçlar alınıyor. Ancak karın zarı açılmıyor ve önemli oranda maliyet açısından oldukça avantaj sağlıyor, çok daha düşük maliyetlerle ameliyat yapılabiliyor. Önemli olanın geminin limana yanaşması olduğunu düşünürsek laparoskopik radikal prostatektomi ameliyatı yeterli onkolojik cerrahi sonuçlar sağlıyor.”

    “Kendimi çok iyi hissediyorum, hiçbir şikayetim de yok”

    PTT Başmüdürlüğünden emekli memur olan Cemil Çeltik ise, ameliyat sonrasında ufak tefek sorunlarının olduğunu belirterek, “Fakat bunu çok çabuk atlattım. Ameliyatın üzerinden bir gün geçmeden ayağa kalkıp yürüdüm. Yara yerim çabuk iyileşti” dedi.

    Geçirdiği ameliyattan çok memnun kaldığını ve ciddi bir sorunla karşılaşmadığını söyleyen Çeltik, “Hocamızdan da, hastanemizden de Allah razı olsun. Çok memnunum, şuanda da kendimi çok iyi hissediyorum. Bir şikayetim yok. Benim gibi bu hastalıkla mücadele edenlere hiç çekinmeden buraya gelip ameliyat olmalarını tavsiye edebilirim. Ben oldum, hiçbir sıkıntı ve sorunla karşılaşmadım. Şuanda da bir hayli sağlıklıyım” diye konuştu.

    Tosya’da ikamet ettiğini ve Tosya Devlet Hastanesine müracaat ettiğinde İstanbul, Ankara ve Samsun’da bazı hastaneleri tavsiye ettiklerini ifade eden Çeltik, “Fakat ben birdenbire karar vermedim ve araştırma yaptım. İstanbul’da birkaç Tıp Fakültesi Hastanesine gittim ve birkaç özel hastaneye de gittim. Bana açık ameliyat yapabileceklerini söylediler. Ben de açık ameliyat olmak istemedim. Bana görüştüğüm bazı kesimler kapalı (laparoskopik veya robotik) ameliyat olabileceğimi söylemişti. Ben de araştırmama devam ettim ve Özel Kastamonu Anadolu Hastanesinde kapalı (laparoskopik) ameliyat olabileceğimi öğrendim” şeklinde konuştu.

    Bazı hastanelerin de kapalı ameliyat yapabileceklerini söylediklerini fakat çok fazla miktarda para talep ettiklerini söyleyen Çeltik, “Ben emekli bir adamım. Bu paranın altından kalkamazdım. Benden çok fazla para talep ettiler. Robotik cerrahi ameliyatı için 40 bin lira istediler. Ama hem kendi şehrimde hem de kapalı (laparoskopik) hem de çok daha hesaplı bir şekilde Özel Kastamonu Anadolu Hastanesinde bu ameliyatı oldum ve çokta memnun kaldım” ifadelerini kullandı.

  • Ünlü oyuncu Coşkun Göğen ameliyattan çıktı

    Ünlü sinema sanatçısı Coşkun Göğen, kalp damar tıkanıklığı nedeniyle uygulanan anjiyonun ardından bugün ise aort anevrizması (genişlemesi) nedeniyle ameliyat edildi. Göğen, 6 saat süren ve başarılı geçen ameliyatın ardından yoğun bakım ünitesine alındı.

    Antalya’da özel bir hastaneye check-up için giden 72 yaşındaki Coşkun Göğen’in kalp damarlarının tıkalı olduğu tespit edildi. Anjiyo olan Göğen’e, yapılan tetkiklerin ardından aort anevrizması teşhisi konuldu. Ameliyat olması gerektiği söylenmesi üzerine uyarıyı dikkate alan Göğen, bugün sabah saatlerinde ameliyata alındı.

    Saat 08.00’da ameliyata giren emektar sanatçı 6 saatlik bir operasyon geçirdikten sonra yoğun bakım servisine alındı. 2 gün boyunca gözetim altında tutulacak olan Göğen’in sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

    Öte yandan Antalyaspor’un amigoluğunu da yapan Coşkun Göğen, ameliyata girmeden önce dostları tarafından da yalnız bırakılmadı. Antalyaspor tribünlerini yıllardır birlikte coşturduğu Recep Güler ile 1966 gruptan Bahri Yeşilyurt da ameliyat öncesi Coşkun Göğen’i ziyaret etti. Göğen’in ameliyata girmeden önce de neşeli olduğu gözlerden kaçmadı.