Etiket: Ameliyatsız

  • Ameliyatsız Muayenehane Ortamında Burun Estetiği

    Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op.Dr.Cevdet Murat Akagün, ameliyatsız muayenehane ortamında burun estetiği uygulanabildiğini söyledi.

    Ameliyatsız muayenehane ortamında burun estetiğinin şekil bozuklukları, çöküklükler gibi durumlarda uygulandığını anlatan Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op.Dr.Cevdet Murat Akagün, “Burnun yüzdeki faktörü düşünüldüğünde üzerinde yapılacak her değişiklik estetik açıdan kendi hemen fark ettirmektedir. Eğer hızlı bir çözüm arıyorsanız bu işlemi tercih edebilirsiniz. Ancak burada Vakaları doğru seçmek gerekmektedir. Burun, özellikle kadınlarda en fazla estetik müdahaleye ihtiyaç duyulan bölgedir. Türkiye gibi Akdeniz ırkında özgü, hafif kemerli ve ucu düşük burun yapısı günümüz güzellik anlayışında genellikle çok beğenilmediği için burun dolgusu gibi yöntemlerle burun şekline rahatlıkla muayenehane ortamında müdahale edilebilir. Dolgu ile burun deformitelerinin düzeltilmesi alternatif bir yöntem olarak kullanılmaya başlanmıştır. Muayenehane ortamında yapılabilmesi, enjeksiyon yöntemi ile uygulanması dolgunun avantajlarıdır. Ancak burada deformitenin yok edilmesi değil kamufle edilmesi sözkonusudur. Genellikle burun sırtındaki kemer nedeniyle başvuran kişilerde bu görüntüyü hafifletmek için kullanılabilecek yöntemdir. Dolgu olarak vücuda uyumlu, reaksiyon oluşturmayan maddeler kullanılır” dedi.

    Daha önce operasyon geçirmiş ama problemi olan burun sırtında çökkünlük, orta hat asimetrileri, burun deliklerindeki dizensizlik ve çekilmelerin rahatlıkla muayenehane ortamında çok daha düzgün ve güzel bir burna sahip olabileceğini dile getiren Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op.Dr.Cevdet Murat Akagün, “Ayrıca tekrar bıcak altına yatmak istemeyen, yeni bir operasyona vakit ayıramayan ya da operasyondan çekinen ve özel günler öncesi iyileşme dönemi yaşamadan burnunda hafif değişiklikler isteyen kişilerde dolgu uygulamasıyla iyi sonuçlar almaları mümkündür. Muayenehane koşullarında uyuşturucu birtakım kremlerle burnunuz uyuşturulur. Ardından dolgu maddesi önceden belirlenen noktalara enjekte edilir. Hiçbir ağrı, sızı, morarma belirtisi görülmez. Hemen o gün arkadaşlarınızla buluşabilir, davetlere katılabilir, işe gidebilirsiniz” diye konuştu.

  • Ameliyatsız Bölgesel Zayıflama İle Yaza Hazır Olun

    Dermatolog Dr. Yelda Terzioğlu, teknolojinin ve bilimin getirdiği imkanlar ışığında ameliyatsız bölgesel zayıflama ile bel çevresi ve kalça gibi lokalize olmuş yağların yok edilebileceğini söyledi.

    DR PLUS Klinikleri Ankara Şubesi Medikal Direktörü Dermatolog Dr. Yelda Terzioğlu, teknolojinin ve bilimin getirdiği imkanlar ışığında ameliyatsız bölgesel zayıflamayı anlattı. Dr. Terzioğlu, ameliyatsız bölgesel zayıflamanın birçok insanın şikayet ettiği ve kurtulması oldukça güç olan bölgesel yağlardan kurtulmak için liposuction gibi cerrahi işlemleri yaptırmak istemeyen kişilere ameliyatsız bölgesel zayıflama yöntemleri uygulanabildiğini belirterek, “Sonuçlar oldukça yüz güldürücüdür. Bölgesel zayıflamada hedef bel çevresi ve kalça gibi lokalize olmuş yağların yok edilmesidir. Ameliyatsız bölgesel zayıflama için farklı teknikler kimi durumlarda tek başlarına, kimi durumlarda da kombine şekilde kullanılabilmektedir” dedi.

    Soğuk lipoliz ya da kriyolipoliz olarak adlandırılan bu teknikte lokalize yağların soğutma işlemiyle hacim kaybetmeleri sağlandığını ve bu şekilde de vücuttan atılmalarının kolaylaşabildiğini ifade eden Dr. Terzioğlu, “İşleme, sorunlu bölgedeki cilt üzerine özel bir jel sürülerek ya da ıslak bir ped konularak başlanır. Ardından soğuk lipoliz sistemin başlığı ile deri üzerinden vakumlama yapılarak deri altındaki yağ dokusunun soğuması sağlanır. Donarak hacim kaybeden yağ kütleleri vakum yardımıyla yukarı doğru hareket eder. Hacim kaybetmiş bu yağların vücuttan tamamen atılması da kolaylaşır. Bu etki mekanizmasıyla soğuk lipoliz hem lokalize yağlanmadan hem de selülitlerden kurtulmak için oldukça etkili bir yaklaşımdır. Özellikle göbek, basen, kalça, bel çevresi, kol ve bacak kısımlarındaki bölgesel yağlar için uygulanabilmektedir” diye konuştu.

    Bölgesel incelme amaçlı kullanılan bir diğer tekniğin de radyofrekans teknolojisi olduğunu kaydeden Dr. Terzioğlu, “Etki, sorunlu bölgelerdeki yağların ısı enerjisiyle harekete geçirilmesi temeline dayanır. Gönderilen radyofrekans dalgaları su molekülleri ve iyonlara etki ederek hedef noktalardaki deri yüzeyinin ısısının yaklaşık 40 dereceye kadar çıkmasını sağlar. Bu durumda cilt altındaki sıcaklık da 50 dereceye kadar yükselir. Bu ısı enerjisinin etkisiyle hücrelerin içindeki oksijen yayılarak metabolizmayı hızlandırır, lenf kanallarını harekete geçirir. Aynı zamanda yağ hücrelerindeki su miktarı fazla olduğundan yağların parçalanmasına da sebep olur. Parçalanan yağ kütleleri aktive olmuş lenf yoluyla atılabilmektedir” dedi.

    Yüz, karın bölgesi, kalça ve basen bölgelerine radyofrekans uygulaması yapılabildiğini söyleyen Dr. Terzioğlu, “Bölgesel incelme ve selülit tedavisi amacıyla kullanılabilen bir başka teknoloji de kavitasyondur. İşlem, ayarlanmış uygun dalga boyunda ultrason dalgalarının cihaz başlığıyla bölge üzerine çeşitli hareketler yapılarak uygulanması şeklindedir. Bu ultrason dalgaları yağ yapılarının bozulmasını ve sıvılaşmasını sağlar. Sıvı hale geçen yağ yapıları, vücuttan idrar yoluyla atılabilmektedir. Bölgede yapılan özel hareketlerin de masaj etkisi vardır ve ultrason dalgalarının da yardımıyla cilt yüzeyinde sıkılaşma sağlanır. Çoğunlukla selülit tedavisi amaçlı kullanılan kavitasyon, göbek ve bel çevresi, sırt, bacak, kol gibi alanlara uygulanabilmektedir. Bölgesel incelme yaklaşımlarının dışında mezoterapi gibi yağ dokularının yıkımını hızlandıracak tedaviler de yapılabilmektedir. Mezoterapi işlemi, hazır yağ yıkıcı enjektabl ürünlerin bölgesel enjeksiyonu yolu ile yapılır. Mezoterapi, selülit problemi olan alanlardaki lenf drenajını ve kan akışını düzenler, yağ depolarını azaltıcı etkisi vardır” diye konuştu.

    Dr. Yelda Terzioğlu, ameliyatsız bölgesel zayıflama yaptırmak isteyenlerin nelere dikkat etmesi gerektiği konusunda ise şunları söyledi:

    “Öncelikle belirtmek gerekir ki bütün bölgesel incelme uygulamalarının başarıya ulaşabilmesi için tedavinin ardından beslenme ve egzersizin önemi büyüktür. Çeşitli yöntemlerle bölgesel yağlardan kurtulduktan sonra kişi eğer beslenmesine dikkat etmez ve düzenli egzersiz yapmazsa tekrar bu noktalarda yağ kazanabilmektedir. Bir başka önemli husus da bu uygulamaların yaptırılacağı merkezlerdir. Çok çeşitli cihazlar ve yöntemler bölgesel incelme adı altında kullanılabilmektedir. Ancak işlem yaptıracak kişilerin özellikle bu cihazların FDA (Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi) tarafından onaylı olmasına dikkat etmesi gerekir. Bunun yanında hem sonuçların başarısı ve kalıcılığı açısından hem de ortaya çıkabilecek riskleri minimuma indirmek adına tedavi sürecinin bir doktor tarafından planlanması önemlidir. Bölgesel yağlanmanın tipine ve kişiden kişiye tedavi yaklaşımları ve sonuçlar da değişebilmektedir.”

  • Sıkı Ve Genç Cildin Ameliyatsız Yolu ’Ultherapy’

    Ameliyat olmak istemeyenler için alternatif bir yöntem olan Ultherapy hakkında konuşan Op. Dr. Bülent Cihantimur, bu yöntemle doğal ve fark edilir sonuçlar alınabileceğinin altını çizdi.

    Cildin yaşlanma sürecinin 25 yaş sonrasında başladığını ifade eden Op. Dr. Bülent Cihantimur, ‘’Sebebi ise kolajen yapının eskisine nazaran daha az üretilmesidir. Eğer siz kolajen yapınızı sürekli aktif ve üretken tutarsanız, yaşlanma belirtilerinin önüne geçersiniz. Özellikle Ultherapy gibi yöntemler basit uygulaması, ameliyatsız ve kesisiz bir işlem olmasından ötürü, son zamanlarda oldukça fazla ilgi çekiyor. Ultherapy kolajeni aktif hale getirip, cildin kendi kendini onarması, sıkılaştırması işlemidir. Bu yöntemle doğal ve fark edilir sonuçların alınması mümkün olur’’ diye konuştu.

    KOLAJENİ TETİKLİYOR

    “Ultherapy, ultrason dalgalarıyla çalışan bir cihazdır. Cildin derin katmanlarına kadar ulaştığı için belirgin bir sıkılaştırma sağlar. Cildinizde eğer bir form kaybı yaşıyorsanız ancak derin katmanlara ulaşarak sorunu çözümlersiniz. FDA onaylı, ameliyatsız yüz germe uygulamalarına yeni bir soluk kazandıran Ultherapy, kolajeni tetikler ve istenen sıkılaşmayı sağlar. Tek seansla gözle görülür sonuçlar elde etmeniz mümkündür” diyen Op. Dr. Bülent Cihantimur, Estetik International kliniklerinde farklı cilt gençleştirme teknikleriyle uygulamayı kombine ettiklerini ve etkili sonuçlar aldıklarını ifade etti.

    DOĞAL VE FARK EDİLİR SONUÇLAR

    Ultherapynin yüz bölgesindeki genel sarkma ve kırışıklık tedavisinde kullanıldığını söyleyen Cihantimur, “Ultherapy özellikle boyun ve gıdıdaki sarkmalarda, üst göz kapağı düşüklüğünde, alın bölgesi kırışıklıklarında, yanaklardaki ve elmacık bölgesindeki form kayıplarında, zamanla düşen kaş bölgesinde, dekolte bölgesindeki kırışıklarda, sarkmış çene bölgesi çizgisinde kullanılır” dedi.

  • Ameliyatsız Yüz Gençleştirme

    Yaşlanma belirtilerinin en önemli konularının başında yüz bölgesinde yaşanan hacim kayıpları geliyor. Kırışıklıkların da takip ettiği bu süreçte bireylerin imdadına ameliyatsız yüz gençleştirme uygulamaları koşuyor.

    “Yüzdeki hacim kayıpları, mevcut yağ oranındaki azalma, yağların yer değiştirmesi ve zamanla zayıflayan ve farklı bir şekle giren iskelet yapısından da kaynaklanıyor” diyen Op. Dr. Bülent Cihantimur, sıklıkla gözlemlenen hacim kayıplarını ve kırışıklık bölgelerini şu şekilde anlattı: ‘’Yanaklar, gözyaşı kanalında beliren çukurluk, nazolabial çizgiler yani burun ve yanak arasında belirginleşen çizgiler, belirginliğini kaybeden elmacık bölgesi, barkod çizgileri yani dudak üstü ve çevresindeki dikine çizgiler, alt çene bölgesindeki çökme ve sarkma, göz çevresindeki ve alın bölgesindeki kırışıklıklar yaşlanmanın farklı evrelerinde karşılaştığımız durumlardır. Ameliyatsız yüz gençleştirme yöntemleri söz gelimi Örümcek Ağı estetiği, dolgu, botoks ve diğer medikal uygulamalar son derece verimli ve etkili sonuçlar almamızı sağlıyor.”

    REVİZYON GEREKLİDİR

    “Yaşlanma, devam eden fizyolojik bir süreçtir bu sebeple hedeflenen görüntüye ulaşma ve bu görüntüyü korumak için uygulanan tedavi planının zamanı geldikçe revize edilmesi son derece önemlidir” diyen Op. Dr. Bülent Cihantimur ayrıca ameliyatsız yüz gençleştirme yöntemlerinde kişiye özel tedavi planlamasının çok önemli olduğunu açıkladı.

    TEDAVİLER BİREYSELLEŞTİRİLMELİDİR

    “Dolgu ve botoks uygulamalarında, Örümcek Ağı estetiğinde sıklıkla bireyler tek bir alanın tedavisi için başvurabilirler. Fakat sadece bir tek alanı baz alan uygulamalar, dengesiz bir dağılıma, doğal olmayan bir sonuca yol açabilir. Bu sebeple total olarak yüzün değerlendirilmesi ve bireysel, kişiye özel bir planlamanın tedaviye dahil edilmesi gerekir. Bu doğrultuda hastanın bireysel ihtiyaç, istek ve tercihleri de göz önünde bulundurularak, tedavinin bireyselleştirilmesi son derece önemlidir. Tedavi planlamasında hastanın cinsiyeti, yüz ve cilt tipi ve mevcut estetik müdahaleleri göz önünde tutulup, yapılacak uygulamanın diğer alanlara etkisi hesaplanarak planlanmalıdır” diyen Cihantimur mutlaka tedavi planının hasta ile paylaşılması gerektiğini, kısa ve uzun vadede belirlenen hedeflerle, beklenilen sonucun tartışılmasının önemini de belirtti.

    ŞİFRELERİ ÇÖZMEK LAZIM

    Cihantimur ayrıca şunları söyledi: “Özellikle yüz bölgesinde ele alınan gençleştirme uygulamaları, hacim kazandıran ve cilt dokusunu yeniden yapılandıran bir yaklaşımla yapılıyor. En başta bireysel ihtiyaçları ele alarak ve en doğal görüntünün elde edilmesi amacıyla tasarlanan bu uygulamalarla, artık gençliğin şifresi bireysel çözümlerle deşifre ediliyor. Herkesin kendine özgü bir yüz ifadesi vardır ve gençleştirme uygulamalarında bu ifadenin korunması ve doğal optimum sonuçları elde etmek için kişiye özel tedavi planlaması yapılmalıdır. Noktasal ve hastanın profiline göre yapılandırılan uygulamalarla ve doğru noktaları bularak ilerleyen tedavilerle gençleştirme çalışmalarının yapılması gerekir. Her kişide bu noktalar farklı şekilde şifrelenmiştir. Bu şifreler çözülünce güzellik ortaya çıkacaktır. Önemli olan her bireyde farklılık arz eden doğru noktaları bulmaktır.”

  • Gazi’de Böbrek Taşına Ameliyatsız Çözüm

    Samsun’da Gazi Devlet Hastanesi’nde ilk olarak flexible üreteroskopi yöntemiyle ameliyatsız böbrek taşı tedavisi yapılmaya başlandı.

    Konuyla ilgili açıklama yapan Gazi Devlet Hastanesi Başhekimi Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Mahmut Ulubay, flexible üreteroskopiyi hastanelerinde ilk defa uyguladıklarını söyledi. Opr. Dr. Mahmut Ulubay, “Bu tür hastaları daha önceden üniversiteye gönderiyorduk. Bu tedavinin hastalar için iyi yanı, böbrekte bulunan 2 santimden küçük olan taşlar için hastayı ameliyat etmeden doğal yollardan taşları alıyoruz. Hastanın idrar yolundan girerek lazer yoluyla taşı kırıyoruz. Bunun en önemli özellikleri ise hasta aynı gün taburcu olup gidebiliyor. Böbrek ameliyatlarında kanama gibi durumlar bu yöntemde hemen hemen hiç olmuyor. Kilolu hastalar için de bu yöntem çok uygun oluyor” dedi.

    Ameliyatsız böbrek taşı tedavisi Gazi Devlet Hastanesi’nde bugün ilk kez başarıyla gerçekleştirildi.