Etiket: Ameliyatsız

  • AORT kapağı darlığına ameliyatsız tedavi

    Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hastanesi Kalp Merkezi’nde kalp hastaları TAVİ (Transkateter Aortik Kapak İmplantasyonu) yöntemiyle ameliyatsız olarak sağlığına kavuşuyor.

    Daha çok yaşlı, açık cerrahi işleme uygun olmayan, kalp damarlarında ciddi darlığı bulunan ve aort kapak rahatsızlığı nedeni ile hastaneye başvuran hastalara uygulanan TAVİ yöntemi tüpler yardımıyla kasıktan damara girilip kalbe ulaşılarak ameliyatsız şekilde aort kalp kapağının değiştirilmesi yöntemidir. Yeni tedavi uygulaması olan ve lokal anestezi altında ameliyatsız gerçekleştirilen TAVİ yöntemi, açık cerrahi işlemlerde ölüm riski taşıyan kalp hastaları için günümüzde alternatif tedavi olarak uygulanmaktadır.

    89 yaşındaki hastaya TAVİ Yöntemi uygulandığını

    Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde uygulanan TAVİ Yöntemi ile ilgili bilgiler veren Doç. Dr. Levent Cerit, Amerika ve Avrupa’da sıklıkla uygulanan TAVİ Yöntemi’nin Kıbrıs’ta Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde de uygulandığını ifade etti. TAVİ Yöntemi’nin ameliyatsız ve kısa süren bir işlem olduğunu söyleyen Doç. Dr. Levent Cerit işlemin yaklaşık 5 – 10 dakika arasında gerçekleştiğini ifade etti. YDÜ Kalp Merkezi’ne ciddi nefes darlığı, göğüs ağrısı ve halsizlik şikayeti ile başvuran 89 yaşındaki hastaya TAVİ Yöntemi uygulandığını dile getiren Doç. Dr. Levent Cerit sözlerine şöyle devam etti: “Hastamıza yapılan Eko sonucunda aort darlığı, kalp kapağında ciddi daralma, koroner arterlerinde önemli derecede darlık, karın bölgesindeki aort damarında ileri derecede genişleme saptandı. Bu tür yüksek riskli hastaların cerrahi yöntemlerle ameliyat olması mümkün olmadığından hastamıza Kardiyoloji Anabilim Dalı olarak TAVİ Yönteminin uygulanmasına karar verdik. Yaklaşık 5 – 10 dakika süren işlem ile hastamızın kalp kapağını değiştirdik. Tedavi öncesi hareketleri sınırlı olan hastamız TAVİ Yöntemi’yle değişen kalp kapağı sayesinde artık günlük aktivitelerini rahatça yardım almadan tek başına yapabilecek duruma geldi.”

    Dünya ile eş zamanlı tedavi

    YDÜ Hastanesi’nin, sağlıkta alanındaki yeni tedavi yöntemlerine açık ve her zaman yeniliğin takipçisi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Levent Cerit, yeni tedavi yöntemlerine açık olan hastanelerde çalışmanın doktorlar için de avantaj olduğunu söyleyerek, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı olarak tıptaki yeni yöntemleri takip edip uyguladıklarını ifade etti.

  • Ameliyatsız ve narkozsuz yüz germe operasyonu

    Yüz veya boyun ile ilgili ameliyatsız, anestezisiz operasyon yaptırmak isteyenlere iple askılama yöntemini öneren uzmanlar, bu yöntemin kırışıklıkları düzeltmede oldukça iyi bir yöntem olduğunu belirtti.

    Ameliyat olmak veya narkoz almak istemeyen kadınlar, son günlerde iple yüz askılama yöntemine başvurmaya başladı. Cilt altından uygulanan ve özel bir iple yapılan yöntem, yüz germe, boyun germe sarkmalarının önüne geçiyor. Kaş kaldırmak isteyen genç hastalara da bu yöntemi öneren Dermatolog Uzm. Dr. Engin Kocabaş, yöntemin kırışıklıkları düzeltmede oldukça önemli olduğunu söyledi. Kocabaş, “İlerleyen yaş ile birlikte cilt altı bağ dokuda azalma ve yer çekiminin karşı konulamaz etkisine bağlı olarak yüzümüzde sarkmalar meydana gelmektedir. Yüz ile ilgili estetik operasyonlar kalıcı çözümleri getirmektedir; ancak birçok kişi ve doktorlar öncelikle ameliyatsız yöntemlerle çözüm bulma yoluna gitmektedirler. Ameliyatsız yüz germe işlemleri ile ilgili olarak son dönemlerde farklı teknikler ortaya çıkmıştır. İşte bu noktada yüz germe ameliyatlarının bir alternatifi olarak özel geliştirilmiş dikiş malzemeleri ve askılama aparatları kullanılarak yüzün sarkan bölümlerinin gerdirilmesi, yukarıya askılanmasına yönelik yöntemler ortaya çıkmıştır bu yönteme iple yüz askılama diyoruz İple yüz askılama ya da iple estetik, PDO’dan yapılan özel ameliyat ipliklerinin şeklinin ve yapısının değiştirilmesiyle oluşturulmuştur. Bu iplikler çok incedir, sarmalları ve yapıları farklıdır, cildin altında zamanla erir, ancak dokuya zarar vermez ve reaksiyon göstermez. İplikler incelikleri sayesinde cilt altında hissedilmez” dedi.

    Ameliyatsız ve narkozsuz bir yöntem

    Kocabaş, işlemin 40-60 dakikaya kadar sürdüğünü ifade ederek, “Ameliyatsız yüz germe, yüz germe ameliyatı olmak istemeyen, anestezi almak istemeyen, ameliyatın yan etkilerinden çekinen veya iyileşme dönemi yaşamak istemeyen hastalara uygulanılan bir yöntemdir. Özellikle aşırı derecede sarkması olmayan, cildin daha gergin olmasını isteyen 30-65 yaş arasındaki hastalara uygulanmaktadır. Asıl amaç yüz germe, boyun germe, sarkmaların düzeltilmesidir. Aynı zamanda daha genç hastalarda kaş kaldırma amacıyla ve yine bazı iplikler kullanılarak nazolabial bölgede ve kırışıklıklarda dolgu için de kullanılır. Kırışıklıkları düzeltmede oldukça iyi bir yöntemdir. Cilt altına yerleştirilen ipler zamanla erimektedir, buda dokunun yara iyileştirme özelliğini tetikler, iplerin yaptığı dokudaki uyarı, doku desteği ve askılama sayesinde sonuç görülür. Bu sayede hem cilt yapısı düzelir hem de dokuda bir yüzün üst kısmına doğru bir yükselme sağlanır. Uygulama kremle uyuşturarak ya da lokal anestezi altında yapılmaktadır. Sarkmanın ya da yapılacak uygulamanın çeşidine göre uygun ipler seçilir ve cilt altına yerleştirilir. Uygulama son derece basittir, hasta hemen normal hayatına dönebilir. İple askılama işlemi yapılacak işlem türüne bağlı olarak ortalama 40-60 dakika kadar sürmektedir. Uygulamanın etkisi 2-2.5 yıl aralığında devam etmektedir” şeklinde konuştu.

  • Kıl dönmesine ameliyatsız çözüm

    Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlhami Beyaztaş, kıl dönmesi hastalıklarında lazer tedavisinin halk arasında kansız ameliyat olarak bilindiğini belirterek, “Erken yapıldığı zaman gerçekten çok başarılı. Lazer tedavisinde hasta 10 dakikalık bir işlem sonucunda aynı gün evine, işine dönüyor” dedi.

    Konya Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlhami Beyaztaş, kıl dönmesinin, kıl folikülünün kuyruk sokumu denilen bölgede kıl kökünün iltihaplanması sonucunda oluştuğunu söyledi. O bölgede kist oluşması ve bu kistin daha sonra yaygınlaşarak diğer kılların da bu bölgeye hücum ederek kistleşip kronik bir hal aldığını da belirten Op. Dr. Beyaztaş, sürekli akıntıya ve iltihaba sebep olması ve artık bir kistlik oluşum haline gelmesinden dolayı kıl dönmesinin hastalarda büyük sıkıntıya sebep olduğunu ifade etti.

    “Erken tedavi edilmediği zaman iş tedavisi biraz daha zor duruma geliyor”

    Op. Dr. Beyaztaş hastalığın tedavisi hakkında da bilgiler vererek, “Hastalığın akıntıyla, ağrıyla iltihaplandığı ve apseleştiği zaman mutlaka ilk etapta bu apsenin direnajının temizlenmesi ve ardından da tıbbi ilaç tedavisiyle tedavinin devam edilmesi gerekiyor. Bu iltihap eğer, kist tamamen çıkarılmazsa tedavi edilmezse bir süre sonra tekrar edecektir ve bu kronikleşecek. Kuyruk sokumu bölgesinde olduğu için bu tünel şeklinde fistür şeklinde diğer dokunun bel bölgesine ve kalça kısmının diğer yönlerine doğru da uzayabiliyor. Erken tedavi edilmediği zaman iş, tedavisi biraz daha zor duruma geliyor” dedi.

    Tedavi olarak cerrahi yöntemi önerdiklerini de dile getiren Op. Dr. Beyaztaş, “Ama hastanın korktuğu açık cerrahi. Buradan bir parça çıkarılacak, ben işe nasıl gideceğim, ne kadar süre bu devam edecek gibi korkuları var. Burada değişik teknikler uygulanıyor. İleride tekrar edebilir mi diye hastalarda bir takım korkulara neden oluyor” diye konuştu.

    “Lazer tedavisi erken yapıldığı zaman gerçekten çok başarılı”

    Op. Dr. Beyaztaş, tedavi yöntemleri arasında lazer tekniğinin halk arasında kansız ameliyat tekniği olarak bilindiğini ifade etti. Lazer tedavisinin erken yapıldığı zaman gerçekten çok başarılı olduğunu aktaran Beyaztaş, “Lazer tedavisinde hasta 10 dakikalık bir işlem sonucunda aynı gün evine, işine dönüyor. Mükemmel bir sonuç. Lazerin güzel tarafı, kıl içindeki oluşumları zaten temizliyoruz ve lazerle de kalan boşluğu kapatıyoruz. Yaptığımız işlem bu ve hastada gerçekten memnun kalıyor. Kansız olduğundan çok fazla ağrısı da olmuyor. Tekrar etme ihtimali de çok çok zayıf. Tek dezavantajı pahalı olması” şeklinde konuştu.

    Op. Dr. Beyaztaş ayrıca, hastaların ameliyat olmazlarsa korkmaları gerektiğini belirterek, hastaların ’ben ameliyatı geciktireyim, şuan için çok fazla zarar vermiyor, arada bir akıntı oluyor, idare ederim’ mantığıyla davranarak ameliyatı geciktirdiğini söyledi.

  • Fraksiyonel HIFU teknolojisiyle ameliyatsız gençleşmek mümkün

    Ameliyatsız cilt germe ve gençleştirme yöntemi HIFU uygulaması ile odaklanmış ses dalgaları kullanılarak cildin altındaki dokularda kolajen üretiminin uyarılması sağlanıyor.

    Kişide yer çekiminin ve yaşlanmanın etkilerine bağlı olarak ciltte ortaya çıkan kırışıklıkların, gevşeme ve sarkmaların tedavi edildiğini dile getiren Dr. Halit Suman, ameliyatsız yüz germe uygulamasının yaşa bağlı olmak üzere tek veya iki seanslık bir tedavi olduğunu belirtti.

    Dr. Halit Suman ameliyatsız cilt germe ve gençleştirme yöntemi HIFU uygulaması hakkında şu bilgileri verdi: “Uygulama aralığı ortalama bir hafta. Çünkü zaman geçtikçe etki devam ediyor. Uygulama yaklaşık 60-90 dakika sürüyor. HIFU Sygmalift uygulamasında cilde sürülen jelden sonra göz çevresi, ağız çevresi, yanaklar ve boyun (dekolte) bölgesine dairesel hareketlerle odaklanmış dalgalarla ısı hasarı oluşturuluyor, bu hasar cildin altındaki kolajen yapımının uyarılması için gerekli oluyor. Cildin her bölgesi için farklı derinliklere ultrason enerjisi iletiliyor. Uygulama diğer HIFU sistemlerinin aksine tamamiyle ağrısız oluyor. HIFU enerjisini fraksiyonel olarak gönderen patentli teknolojisi sayesinde acı beyne iletilmeden işlem tamamlanıyor. Tek hissedilen uygulama bölgesindeki hafif ısı oluyor”.

    Odaklı ultrason işleminden sonra uygulanan 635 nm soğuk lazer ile biyostimulasyon sağlanarak cildin toparlanma sürecinin hızlandırıldığını ve cilt görünümünde belirgin bir iyileşme ortaya çıktığını belirten Dr. Halit Suman, “Lazer sayesinde HIFU’nun etkileri ortalama bir ay içinde tamamen görülmeye başlıyor. Uygulama her yaş grubu için güvenli ve yanık, ağrı gibi yan etkileri bulunmuyor. Yüz, boyun gençleştirme ve germe seanslarından sonra kişinin cildinde bir leke oluşumu ya da tedaviye bağlı yanık görülmüyor. Fraksiyonel HIFU tedavisinden sonra nadiren de olsa kimi hastaların cildinde ortalama 1 saatlik kızarıklık durumu ortaya çıkabilir. Hassas ciltlerde görülen bu kızarıklık kısa bir süre sonra kendiliğinden kaybolur ve uygulama sonrasında ilerleyen zamanlarda kişide tedaviye bağlı olarak herhangi bir problem ortaya çıkmıyor” dedi.

  • “Yüzdeki kırışıklıklardan kurtulmanın ameliyatsız yolu”

    Dr. Usta, Fokus ultrason ile ameliyatsız yüz germe kaş kaldırma, sıkılaştırma ve tonlamayı sağlamaya yardımcı olduğunu söyledi.

    Dermatoloji Uzmanı Dr. Servet Usta, ameliyatsız kırışıklıklardan kurtulmada kullanılan ’Fokus ultrason’un nasıl çalıştığı ve hangi bölgelere uygulandığı konusunda açıklama yaptı. Fokus ultrason (Fraksiyonel yüksek yoğunluk odaklı ultrason) teknolojisi ile deri altı dokulara odaklanmış ses dalgaları gönderilerek kolajen üretiminin uyarıldığını ve bu sayede yüksek etkinlikte ciltte sıkılaşma ve lifting etkisinin görüldüğünü bildiren Dr. Usta, Fokus ultrasonun derinin kendini doğal yoldan iyileştirmesi yöntemini kullandığını belirtti.

    Ameliyatsız yüz germe kaş kaldırma, sıkılaştırma ve tonlamayı sağlamaya yardımcı olduğunu anlatan Dr. Usta, yüz, boyun ve göğüs için cerrahi olmayan gençleştirici bir yöntem olduğunu vurguladı.

    Lazer teknolojilerinin çözemediği, sadece cerrahi operasyonların başarılabildiği yüz germe operasyonunu enjeksiyonsuz, iyileşme sürecine ihtiyaç duyulmadan, risksiz çözebilen, FDA onaylı bir teknoloji olduğunu vurgulayan Dermatoloji Uzmanı Dr. Servet Usta, Fokus ultrason, deri ve deri altı tabakaları uyarmaya, cerrahi ve diğer yöntemlerin aksine, deri üzerinde yara bere veya hasar oluşmamasına yardımcı olduğunu söyledi.

    “İşlem 30-45 dakika arası sürüyor”

    İşlemin 30-45 dakika arasında sürdüğünü belirten Dr. Usta, “Tedavinin en güzel tarafı vücudun kendi iyileştirme mekanizmasını kullanarak nazikçe ve yavaşça deri ve altındaki dokuların kendini yenilemesini sağlaması oluyor. Ameliyatsız yüz germe özel bir ön hazırlık gerektirmiyor, kişi tedaviden sonra hiçbir şey olmamış gibi günlük yaşamına devam edip, iş hayatında herhangi bir erteleme ve izin almasına gerek kalmadan sosyal hayata hemen dönebiliyor. fokus ultrason ile işlem acısız, konforlu bir şekilde yapılmakta ve ciltte meydana gelen güzel görüntü uzun süre etkisini devam ettiriyor. Etkili bir sonuç almak için 2 hafta arayla 3 seans uygulama yeterli oluyor. Kişi işlem sonrası etkiyi hemen görse de, esas etki işlemden 40 gün sonra ortaya çıkar. Yeni oluşan kollajen takviyesi bu sürede ortaya çıkıyor. fokus ultrason, cerrahinin yerini almasa da ameliyatsız yüz germe henüz cerrahi müdahaleye hazır olmayanlar için iyi bir alternatif oluşturuyor” şeklinde konuştu.

    “Fokus ultrason’un uygulandığı durumlar”

    Dr. Usta, Fakus ultrasonun genellikle 30 yaş üstü, sarkma ve kırışıklığı olan yumuşamaya eğilimli cildi olan kişiler için uygun bir tedavi seçeneği olarak öne çıktığını ifade etti. Dr. Usta, uygulandığı durumlar için şu bilgileri verdi: “Cilt gerdirme ve gençleştirme, yanak bölgesindeki sarkmalarda, yüz ovalinin şekillendirilmesinde, göz çevresi ve alın kırışıklıkların giderilmesinde, kaş kaldırmada, gıdı yok etmede, üst dudak bölgesi kırışıklıkların giderilmesinde, göğüs toparlamada, kolajen uyarımı gerektiren durumlarda uygulanıyor”.

    Dr. Usta, Fokus ultrasonun tüm yüz, gıdı ve boyun bölgesi dışında vücut başlığı ile diz üstü, basen, kollar ve göbek bölgesinde sıkılaştırma, toparlama ve selülit tedavisinde de kullanıldığını dile getirdi.