Etiket: Ameliyatlarında

  • Burun ameliyatlarında yeni dönem

    Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mesut Özcan, artık burun ameliyatlarında fonksiyonelliğin estetik ile harmanlandığını belirterek, fonksiyonel burun estetiği ile nefes ve koku almanın iyileşmesinin de mümkün olduğunu söyledi.

    Estetikli tanımlamasından kaçınan hastaların yüzde 85’inin doğallıktan yana bir çizgi isteğinde olduğunu ifade eden Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mesut Özcan, fonksiyonel burun estetiği ile nefes ve koku almanın iyileşmesinin de mümkün olduğunu belirtti. Kaliteli ve sağlıklı hayatın iyi soluyan bir burunla sağlandığını söyleyen Prof. Dr. Özcan, “Burun tıkanıklığı problemi, sık karşılaşılan ve kişinin hayat kalitesini olumsuz etkileyen bir sorundur. Kaldı ki basit bir üst solunum yolu enfeksiyonunda yaşanan burun tıkanıklığı bile kişinin hayatını olumsuz etkiler. Estetik cerrahide burun ameliyatlarına bakış açısı fonksiyonel görevlerini tam anlamıyla yerine getirebilen, yüzün tüm hatlarıyla ahenk içinde olan ve diğer öğelerin güzelliğini belirginleştiren formlardır. Sağlıklı burun öncelikle nefes alabilen sonra güzel görünümlü olan burundur” dedi.

    Burundaki işlev ve şekil bozukluklarının kişinin psikolojisini de etkilediğini söyleyen Özcan, “Fonksiyonel burun estetiği ameliyatlarından sonra kişinin özgüveni ve girişkenliğinin arttığını görüyoruz. Bu özgüven ile kişi daha geniş çevrelere kolaylıkla katılarak psiko-sosyal ve ekonomik durumunu geliştirme açısından hayatında olumlu ivmeler de kaydediyor” diye konuştu.

  • Estetik burun ameliyatlarında “karma rinoplasti”

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. İ.Oğuzhan Aydoğdu, estetik burun ameliyatlarında “karma rinoplasti” tekniği ile daha doğal sonuçlar alınabildiğini söyledi.

    Estetik burun operasyonlarında kullanılan yöntemler konusunda Medicana International Samsun Hastanesi Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. İ.Oğuzhan Aydoğdu bilgiler verdi. Aydoğdu, “Kapalı rinoplastide iki ana yol vardır: Birincisi daha klasik olan çoğu kapalı rinoplasti yapan cerrah tarafından kullanılan yöntemdir. Bu yöntemde burun deliklerinden girilerek ameliyat yapılır ancak burun ucu kıkırdakları dışarı doğurtulmaz. Bu nedenle bu bölgelere müdahale etmek zorlaşır. Burun kemerine müdahale edilebilir. Burun ucundaki şekil bozukluklarının düzeltilmesi bu yöntemde zordur. Karma rinoplasti ise daha zor olduğu için daha az kullanılan bir yöntemdir. Burada da yine burun delikleri içinden girilir. Burada farklı olarak burun ucu kıkırdakları özel bir teknikle dışarı doğurtulur. Dışarıda şekil verilir. Küçültülebilir, kaldırılabilir ve tekrar yerine konulur. Tüm bölgeler gözle görülmüş olur. Burun ucu açılmadığı için burnu yukarı taşıyan bağlar zarar görmez ve burun ucu düşmesi hemen hiçbir zaman görülmez. Açık teknikteki manevralar burun anatomik yapıları bozulmadan kapalı teknikle yapılmış olur. O nedenle ismi de karma rinoplastidir. Burun ucu kıkırdakları görülmeden yapılan ameliyatın, kontrol edilmesi çok zordur. Bu nedenle karma rinoplastide doğurtma tekniğinde, tüm bölgeler gözle görülerek yapılır” dedi.

    Hangi teknik tercih edilmeli?

    Hangi tekniğin tercih edilmesi konusunda bilgi veren Opr. Dr. İ.Oğuzhan, “Cerrahınız burun estetiği ameliyatını sadece kapalı ya da sadece açık yapıyorsa zaten böyle bir tercihiniz olamaz. Genelde, plastik cerrahların daha hakim olduğu bir teknik vardır ve iyi bir sonuç için doğrusu cerrahın hakim olduğu tekniği kullanmasıdır. Ben hem açık hem kapalı tekniğe inanan ve gerektiğinde kullanan bir cerrahım. Ama genellikle karma rinoplasti dediğimiz kapalı teknikle burun ucunun doğurtulması esasına dayanan yöntemi kullanıyorum. Buradaki en önemli fark ve en temel unsur burnu yukarı taşıyan normalde olan bağlar açık rinoplastide kesilmek zorundadır ve zarar görürler. Bu nedenle burnu yıkarı kaldırmak için başka manevralara ihtiyaç duyulur. Karma rinoplastide ise burnu yukarı kaldıran en önemli yapı olan bu bağ korunur ve aynı zamanda burun ucu kıkırdaklarına dışarı doğurma yöntemi ile müdahale edilebildiğinden çok daha doğal burun uçları yapılabilir. Benim kanaatimce burun estetiği ameliyatından sonra burun ucu dokunulduğunda yumuşak ve hareketli olmalıdır. Burun üzerine ışık vurduğunda doğal burun ışık ve gölgeleri oluşmalıdır. Burun ucunda uyuşukluk olmamalıdır. Ameliyattan sonra burnunu rahat silebilmeli, sıkabilmeli ve burun ucuna dokunabilmelidir. Etrafındaki insanların burun ameliyatı olduğunu anlayacağı bir iz oluşmamalıdır. İyi bir kapalı rinoplastide burun ucu ödemi minimaldir. Burnun nihai şekline dönmesi aylarca değil daha kısa sürede olur. İyileşme süreci kısalmış olur” şeklinde konuştu.

  • Bademcik ameliyatlarında ‘thermal welding’ yöntemi

    Bademcik ameliyatlarında uygulanan ’termal welding’ adlı yöntemle ameliyat süresi kısalıyor ve sonrasında oluşabilecek komplikasyonlar en aza indirgeniyor.

    Medicana International Samsun Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanları Opr. Dr. Suat Albayrak, thermal welding yöntemi ve faydaları konusunda bilgiler verdi.

    Bademcik enfeksiyonları

    Opr. Dr. Suat Albayrak, “Bademcik enfeksiyonları bazen kronikleşebilir ve bu zeminde akut ataklara neden olabilir. Kronikleşmiş bademcik enfeksiyonu oluşturduğu potansiyel komplikasyonlardan dolayı önemle ele alınmalıdır. Bunlar arasında romatizmal ateş, kalp kapakçığı hastalıkları, böbrek hastalıkları önem taşımaktadır. Uyku bozuklukları da yine solunum problemi oluşturan, uykuda geçici solunum durmaları yani apneler ile karakterize dönemler meydana getiren komplikasyonlardır. Tanıda çocuk yaş grubunda aileden alınan bilgiler çok önemlidir. Atakların sıklığı, şiddeti, tıkanıklık bulguları, uykudaki solunum problemleri tanı ve tedavi seçeneğinin belirlenmesinde çok önemlidir. Buna ilave olarak muayene bulguları ve kan tetkikleri de önemlidir” dedi.

    Bademcik ameliyatının gerekli olduğu durumlar

    Bademcik ameliyatının gerekli olduğu durumlar hakkında bilgi veren Albayrak, “Tıkayıcı belirtiler (bademcikler büyüyerek solunum yolunu tıkayabilir), uyku ile ilgili solunum problemleri (horlama, uyku apne sendromu), bademcik apsesi, yılda ortalama 4-5 kez bademcik enfeksiyonu geçirme, romatizmal ateş, kalp kapakçık hastalığı, böbrek rahatsızlığı gibi komplikasyonlar sayılabilir. Klasik bademcik ameliyatı genel anestezi altında, bademciklerin, kapsülüyle birlikte disseksiyon yöntemi ile çıkarılması şeklindedir. Bademcikler kan dolaşımı fazla olan dokulardır. Bu yüzden ameliyat sırasında ve sonrasında kanama ihtimali vardır” diye konuştu.

    Thermal welding nedir, faydaları nelerdir?

    Opr. Dr. Suat Albayrak, thermal welding ve faydaları hakkında şunları söyledi: “Hastanemizde yepyeni bir yöntem olan thermal welding ile bademcik ameliyatını çok daha rahat yapmak mümkün olmaktadır. Thermal welding, operasyon esnasında ısı enerjisi ile ameliyat alanında kanama kontrolünü sağlar ve daha sonraki dönemde doku iyileşmesini hızlandırır. Bu yöntem ameliyat esnasında kanamayı engellediği için, ameliyat süresini ve anestezi süresini önemli ölçüde azaltmaktadır. Thermal welding, ameliyat esnasında önemli ölçüde rahatlık sağlarken ameliyat sonrası dönemde kanama riskini de ortadan kaldırarak ikinci bir uygulamayı ve bunun getirdiği zorlukları önlemektedir. Ayrıca, ameliyat sonrası dönemde yine çok önemli bir problem olan ve yaklaşık 10 gün kadar süren ağrı şikayeti de önemli ölçüde azalmıştır. Sonuç olarak hasta açısından thermal welding yöntemi, ameliyat sonrası dönemde hastanın toleransını artırırken önemli derecede konfor sağlar. Thermal welding; etkin, kolay ve tolere edilebilir, yepyeni bir tonsillektomi tekniğidir.”

  • Çocuk Ameliyatlarında Kışın Enfeksiyon Riski Daha Az

    Uzmanlar, kışın enfeksiyon riskinin daha az olduğunu belirterek, çocukların ‘aciliyeti olmayan’ ameliyatlarının bu dönemde yapılmasını öneriyor.

    Medical Park Tarsus Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Cemal Parlakgümüş, sömestr tatilinde ameliyat olan çocukların 2-7 gün içinde günlük hayatına dönebileceğini belirtti.

    Op. Dr. Parlakgümüş, çocuklarda sünnet, hipospadias (yarım sünnet), bademcik, fıtık, geniz eti, dil bağı gibi ameliyatların sömestr tatilinde yapılmasının birçok yönden avantajlı olduğunu vurguladı. Op. Dr. Parlakgümüş, “Sömestr tatilinde hava soğuk olduğu için ameliyattan sonra enfeksiyon kapma riski en alt düzeye iniyor. Öte yandan çocuk ameliyat olduğunda, operasyonun türüne ve bünyeye göre 2-7 gün arasında günlük hayatına gidebilmeye başlıyor. Dolayısıyla bu dönem yapılan ameliyatlardan sonra çocuklar yeni eğitim döneminde okulunu hiç aksatmıyor” dedi.

    Sünnet konusuna vurgu yapan Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Cemal Parlakgümüş, psikolojik olarak etkilenmeyecek ve kendini hazır hisseden çocukların operasyonunun lokal anesteziyle, diğerlerinin ise genel anestezi altında gerçekleşmesini önerdi. Başka bir ameliyat yapılırken çocuğun aynı zamanda sünnet işleminin de yapılabileceğini kaydeden Op. Dr. Parlakgümüş, şu uyarılarda bulundu:

    “2-5 yaş arası, cinsel kimliğin kazanıldığı yaş olduğu için lokal anestezi önermiyoruz. Ayrıca sünneti kesinlikle hekim yapmalı. İşin ehli olmayan kişilerin yaptığı sünnet operasyonları, geri dönüşü olmayan sıkıntılara yol açabiliyor.”

  • Obezite Ameliyatlarında ’Kilolar Geri Alınabilir’ Uyarısı

    Tüp mide ameliyatı sonrasında doktor tavsiyesine uymayan hastaların, verdiği kilolarını geri alabileceği belirtildi.

    İzmir Özel Gazi Hastanesi doktorlarından Obezite Cerrahisi Birimi Sorumlusu Genel Cerrah Doç. Dr. Serdar Kaçar, obezite ameliyatına ilişkin açıklama yaptı. Hastalara doktorların tavsiyesini dikkate alma uyarısında bulunan Kaçar, “Her zaman hastalarımıza söylüyoruz. Biz, cerrahi operasyonla onlara yardımcı oluyoruz. Başrol onların” dedi.

    Tüp mide ameliyatı sonrasında doktor tavsiyesine uymayan hastaların kilolarını geri alabilecekleri uyarısında bulunan Doç. Dr. Serdar Kaçar, şöyle konuştu: “Kilo almak ve vermek toplama ve çıkarmadan ibarettir. Biz bu ameliyatla mideyi küçültüyor, bir bardakla dolacak hale getiriyoruz. Bu bardağın içine ne koyacağı kişiyle kalmış. Su koyabilir, ayran koyabilir, erimiş çikolata koyabilir. Kişi, yeme içme alışkanlığını değiştirmezse, tüp mide ameliyatlarından 7-8 sene sonra yeniden eski kilolarını geri alır. Mideyi büyütmek yine kişiye bağlı. Çünkü mide elastik bir yapıya sahiptir. Bizim küçülttüğümüz mideyi eski haline getirip yine duble iskender yiyecek duruma sokabilir. Mide küçültme ameliyatları, kişinin yeme içme alışkanlığını değiştirmesine zaman tanımaya yardım eden bir yöntemdir. Nihai bir çözüm değildir.”

    YÜKSEK ŞEKER İÇEREN YİYECEKLERDEN KAÇININ

    Doktorların uyarılarına uymayan hastalarda farklı yan etkilerin de görülebileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Kaçar, şunları söyledi:

    “İyileşme ve zayıflama dönemi çok hassas bir süreçtir. Mide kaçağı, barsaklar da dehidratasyon ve mide fıtığı bu yan etkilerden en sık görülenleridir. Komplikasyonları önlemek için, iyileşme sürecine harfiyen uymalı ve doktorunuzun önerdiği diyet programını istisnasız yerine getirmelisiniz. Ameliyat sonrası hassas olan midenizi genişletebilirsiniz. Çok büyük miktarda yememelisiniz. Sıvı ile başlayıp kalın pürelere geçeceğiniz yemek programınıza sadık kalıp gün boyunca yumuşak ve protein açısından zengin yemek tüketmelisiniz. Protein alımı bu kadar önemli iken proteinli içeceklere yönelmek hata olabilir. Zira bu içecekler sindirim sistemini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca; çikolatalı kek, kavun, vanilya, fıstık ezmesi ve kurabiye gibi yüksek şeker içeren yiyeceklerden kaçınılmalıdır.”

    OBEZİTE CERRAHİSİNDEN SONRA SPOR VURGUSU

    Obezite ameliyatlarında sporun önemli olduğuna dikkat çeken Kaçar, sözlerine şöyle devam etti:

    “Sık sık yapılan fiziksel aktivite halsiz metabolizmaların hızlanmasına yardımcı olur. Bu ivmeli artış ile birlikte düzenli yapılan egzersiz kilo kaybı ve vücudun toparlanmasında çok önemlidir. Metabolizma, vücudunuzun enerjisini ya da depolanan yağı yakma oranıdır. Kendinize, günlük rutin basit yürüyüş programlarını ve hafif germe egzersizlerini içeren bir program yapmalısınız. Obezite cerrahisi sonrası vücut fonksiyonlarınız tamamen değişecektir. Bu nedenle kendinizi, yeni vücudunuzun fonksiyonlarına göre ayarlamalısınız. Daha az yemek yiyeceğinizden ve daha çok enerji harcayacağınızdan, diyetiniz de doğru besinleri içermelidir. Her yemekte mutlaka protein tüketin ve sarkmadan incelme için düzenli spor ve egzersiz yapın. Obezite cerrahisi size hayatınızı kısa sürede değiştirmek için çok önemli bir şanstır. Bu şansı kullanıp kısa sürede zayıflamak ya da kullanmamak size kalmıştır.”