Etiket: Ameliyatı

  • Harmonik Bistüri İle Kanamasız Bademcik Ameliyatı Hayal Değil

    Özel Eskişehir TSG Anadolu Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Beklen Sami Üre, harmonik bistürü ile kanamasız bademcik ameliyatlarının yapılabildiğine dikkat çekti.

    Op. Dr. Beklen Sami Üre, kulak burun boğaz hekimlerinin en sık yaptıkları ameliyatların başında bademcik ve geniz eti operasyonlarının geldiğine dikkat çekti. Neredeyse 200 yıllık tarihi olan bademcik ameliyatının yıllar içinde teknolojik gelişmelerden tıbbın diğer alanları gibi istifade ettiğini hatırlatan Üre, “Eski zamanlarda bademciklerin alınması klasik bistüri ile kesilerek çıkarılması, geride kalan kanamalı alanların ise koter denilen yakıcı bir cihazla dağlanmasından ibaretti. Bu yöntem hem ameliyat sonrası kanama hem de şiddetli ağrıya sebep olmaktaydı. Son yıllarda devreye giren harmonik bistüride ise özel bir cihazla dokuyu keserek değil, cihazın ucunun titreşiminin oluşturduğu etki ile bademcik dokusu vücuttan uzaklaştırılmaktadır. Kanama neredeyse hiç olmamakta, ağrı ise dokuda yakma olmadığı için eski yönteme göre ciddi anlamda azalmaktadır” dedi.

    “BU YÖNTEM AMELİYAT SONRASI KİLO KAYBINI ÇOK AZALTMAKTADIR”

    “Klasik kesme-yakma işlemi ile bir haftada normal yeme içmeye başlayan çocuk hasta 3-4 günde toparlamakta, bu da ameliyat sonrası kilo kaybını çok azaltmaktadır” diyen Üre, şöyle devam etti:

    “Daha iyisi cihaz vücudun doğal kanama durdurucu mekanizmalarını harekete geçirip bir süre sonra oluşabilecek kanamaları da hemen durdurmaktadır. Çocuğunuz veya siz, yılda 5-6 üzeri bademcik iltihabı geçiriyor veya bademciklerinizin boyutundan dolayı horlama şikayeti yaşıyorsanız artık ağrıdan kanamadan korkmadan harmonik bistüri yöntemi ile kurtulabilirsiniz” açıklamasında bulundu.

  • 18 Aylık Bebeğe İlk Kez Robotik Cerrahiyle İnmemiş Testis Ameliyatı Yapıldı

    Türkiye’de ilk kez 18 aylık bebeğe, robotik cerrahiyle inmemiş testis ameliyatı yapıldı. 15 dakika süren ameliyatla ilgili Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Üroloji Anabilim Dalı, Çocuk Ürolojisi Ünitesi’nden Doç. Dr. Serhat Gürocak, “Bütün inmemiş testislerin yüzde 80’ini oluşturan fizik muayenede ele gelen inmemiş testislerin tedavisi açık ameliyattır” dedi.

    Türkiye’de ilk kez 18 aylık bebeğe, robotik cerrahiyle inmemiş testis ameliyatı yapıldı. İnmemiş testis miadında doğan ve doğum kilosu normal olan çocuklarda yüzde 1 oranında görülüyor. Bu oran, düşük doğum ağırlığı ve haftasına paralel olarak artıyor. Bebekler genellikle testis yokluğu şikâyeti ile hekime götürülüyor. İnmemiş testisin tanısı fizik muayene ile konuyor. Sadece bu yaştaki kilolu çocukların testisleri çok ufak olabileceğinden emin olmak için ultrason da çekilebiliyor.

    Onlardan biri de Ensar Tezgak’tı. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Üroloji Anabilim Dalı, Çocuk Ürolojisi Ünitesi’nden Doç. Dr. Serhat Gürocak, 18 Aylık çocuğun, ailesi tarafından sağ testisinin olmadığını fark edilince hekime götürüldüğünü ifade etti.

    Doç. Dr. Serhat Gürocak, “Bebeğimizin hiçbir şikâyeti yoktu. Önce aile testisin yokluğunu fark ediyor sonra da pediatrist tarafından tanısı konularak bize gönderiliyor. Hastalarımızın zaten büyük bir çoğunluğu Ankara dışından ve hatta yurtdışından geliyor. Çocuk ürolojisi çok özel bir uygulama alanı olduğu için hastalar genellikle bu işi yapan ve konuyla ilgilenen cerrahlara direk olarak refere ediliyor. Hastamızı cerrahinin ertesi günü taburcu ettik. Hiçbir ek problemle karşılaşmadık. Kozmetik olarak ta son derece başarılı bir cerrahi uyguladığımızı söylemeliyim” dedi.

    “ İLK İNMEMİŞ TESTİS AMELİYATLARI BİR ASIR EVVELİNE DAYANMAKTADIR”

    Doç.Dr. Gürocak, inmemiş testisin tedavisinin cerrahi olduğunu belirterek, “İlk inmemiş testis ameliyatları bir asır evveline dayanmaktadır. Bu süreçte ilk ameliyatlar yaşları büyük çocuklara uygulanırken testiste geri dönüşümsüz hasarın erken dönemde geliştiğinin anlaşılmasından sonra giderek küçük yaşta yapılmaya başlanmış ve eski dönemde hormon tedavisi de oldukça yaygın kullanılmıştır. Günümüzde modern tıbbın bilgileri doğrultusunda hormon tedavisinin kullanımı çok kısıtlı bir hasta grubunda uygulanmakla beraber neredeyse terk edilmiştir. Mevcut hastamıza uyguladığımız gibi gerçek inmemiş testisin tedavisinin cerrahi olduğunu söyleyebiliriz. Bütün inmemiş testislerin yüzde 80’i oluşturan fizik muayenede ele gelen inmemiş testislerin tedavisi açık ameliyattır. Ele gelmeyen inmemiş testislerin tedavisinde ise önce testisin varlığını ortaya koyduktan sonra eğer testis karında ise yerine göre laparoskopik (1 veya 2 aşamalı) veya bizim hastamızda uyguladığımız ve daha yeni yeni gelişmekte olan robot yardımlı laparoskopik orşiopeksi cerrahi tekniği uygulanabilir” şeklinde konuştu.

    “ BU YÖNTEMİN ÜLKEMİZDE DE UYGULANABİLDİĞİNİN GÖRÜLMESİ GEREK”

    Doç.Dr. Serhat Gürocak, inmemiş testis ameliyatlarının robotik cerrahi ile yapılmasının pek çok avantajı olduğunu ifade ederek, “Bir kere görme kabiliyeti ve robotun büyütme (magnifikasyon) oranları standart laparoskopik yönteme göre oldukça üstündür. Robotun artikülasyon kabiliyetine (kollarının bükülmesi) bağlı olarak laparoskopik teknikte zorlanarak yaptığınız bir çok cerrahi manevra inanılmaz derece kolay olabilmektedir. Bu da tabi ki cerrahi süreyi oldukça ciddi bir şekilde kısaltmaktadır. Mevcut hastada uyguladığımız cerrahi girişim, robotun docking (robotun kollarının karına yerleştirilmesi) işlemi sonrası sadece 15 dakika sürmüştür. Aynı işlem laparoskopik olarak bu cerrahi yöntemleri oldukça sık yapan bir çocuk üroloğunda bile bazen 60 dakikayı bulabiliyor. Bu aradaki süreç farkı da hastanın daha az anestezik maddeye ve karbondioksite maruz kalmasına sebep oluyor. Bu 18 aylık bir çocuk için klinik önemi olan bir farktır. Diğer yandan, laparoskopik teknikte cerrah fiziki olarak oldukça garip bir pozisyonda ameliyatı yapmaya çalışırken robotla sadece konsola oturup çok konforlu ve kısa bir sürede işlem bitiriliyor. Bu işlemin bir kere ilk defa ülkemizde yapılması çok önemli bir olaydır. Bildiğim kadarıyla yurtdışında da çok nadiren ve sadece referans merkezlerdeki cerrahlar tarafından uygulanan bu yöntem hakkında henüz literatüre bir katkıda bulunulmamıştır. Bu açıdan bakıldığında bu yöntemin ülkemizde de uygulanabildiğinin görülmesi kanımca takdir edilmesi gereken bir durumdur” diye konuştu.

  • Kaş Kaldırma Ameliyatı İle Estetik Ve Canlı Bakışlar Kazanın

    Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın, gerçekleştirilecek kaş kaldırma ameliyatı ile bakışlara canlılık, yüze de gençlik ve hareketlilik kazandırdığını söyledi.

    Kaş kaldırma ameliyatı ile ilgili bilgi veren Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın, “İnsanın bakışları çevresi tarafından nasıl algılandığını ve nasıl göründüğünü ciddi şekilde etkiler. Yüzünüzün çehresi bakışlarınızı etkiler, tabii onların da bakışlarınız üzerinde ciddi etkileri vardır. Kaşlarımız, dudaklarımız ve göz kapaklarımızın ardından yüzümüzdeki en hareketli yapılardır. Aynı zamanda duygularımızı yansıtmakta da oldukça büyük etkileri vardır. Kaşlarımız bakışlarımıza anlam vererek yüzümüze estetik bir görünüm kazandırırlar. Düşmüş ve sarkmış kaşlar, acılı, düşünceli, üzülmüş, bezgin, bitkin ve dertli bir yüz ifadesi takınmamıza neden olur. Gerçekleştirilecek kaş kaldırma ameliyatı ile bakışlara canlılık ve yüze de gençlik ve hareketlilik kazandırılır. Kaş kaldırma operasyonundan sonra kaşların sarkması nedeniyle meydana gelen olumsuz görüntüler ortadan kalkar ve insan daha canlı ve dinamik bir yüz ifadesine kavuşur” dedi.

    Bu tür operasyonların sadece ileri ki yaşlarda değil, genç yaşlarda da yapılabileceğinin altını çizen Bayçın, “Alındaki kırışıklıklar, göz kapaklarındaki bollaşma ve gözaltı torbaları için yapılan ameliyatlarla da birlikte yapılabilir. Aynı zamanda daha ileri yaşta olan insanlara yapılan göz kapağı estetiği, yüz germe ve alın germe gibi operasyonlarla beraber de gerçekleştirilebilir. Tabii yapılan bu ameliyatlardan birkaç hafta sonra botoks uygulanması ameliyatın etkisini ciddi seviyede artıracaktır” diye konuştu.

    Kaş kaldırma ameliyatının nasıl yapıldığı ile ilgili olarak bilgi veren Bayçın, “Ameliyat lokal anestezi altında ancak kesinlikle bir hastane ortamında gerçekleştirilmelidir. Eğer bu ameliyatla birlikte başka bir ameliyat daha yapılmayacaksa ameliyat olduğunuz aynı gün eve gidebilirsiniz. Kaş kaldırma için birçok teknik uygulanmaktadır. Bunların içinde en etkili yöntem ise endoskopik kaş kaldırma ameliyatı tekniğidir. Endoskopik kaş kaldırma ameliyatı sırasında şakak bölgesinde saçların içinden 1-2 cm’lik bir kesi açılır. Bu kesinin içinden yerleştirilen özel kamera yardımı ile kaş kenarlarına kadar olan alın derisi serbest hale getirilir. Kaşların kenarları istenilen şekilde gerdirilip askıya alınır. En son işlem olarak da kesilen yerler dikilir” şeklinde konuştu.

    İYİLEŞME DÖNEMİ

    Kaş kaldırma ameliyatının kansız ve sonrasında da ağrısız olması için operasyon yapılacak olan alana önceden özel bir solüsyon uyguladığını ifade eden Bayçın, “Bu şekilde kaş kaldırma ameliyatı kansız ve ağrısız olarak gerçekleşiyor. Operasyon sırasında kesilen yerlerde kendi kendine eriyen gizli dikişler kullandığım için operasyondan 2 gün sonra rahatlıkla banyo yapabilirsiniz. Bu dikişler kendi kendine eriyeceği için dikiş aldırmak gibi bir işleme de ihtiyaç olmayacaktır. Ameliyat sonrasında göz çevresinde hafif şişlik ve morarmalar olabilir ancak bunlar da 3-5 gün içinde ortadan kalkarlar. Eğer bu küçük şişlik ve morlukları çok fazla dikkate almıyorsanız ameliyat sonrası günlük hayatınıza rahatlıkla devam edebilirsiniz. Kaş kaldırma ameliyatı sonrası bakışlarınızda meydana gelecek canlanma ile çok daha genç ve etkili bakışlara ve estetik bir görünüme sahip olacaksınız”

  • Küçük Göğüslere Göğüs Büyütme Ameliyatı İle Estetik Çözüm

    Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın, küçük göğüslere “izsiz göğüs büyütme ameliyatı” ile estetik çözümün mümkün olduğunu söyledi.

    15 yıldan daha fazla bir süredir bu alanda hem yurt içinde hem de yurt dışında önemli çalışmalara imza atan ve kendisi de “izsiz göğüs büyütme ameliyatı” adını verdiği bir teknik geliştiren Dr. Nazmi Bayçın, kadınlara uygulanan göğüs büyütme ameliyatı ile ilgili olarak, “Göğüsler bir taraftan kadınlığı ifade ederken diğer taraftan da kadının estetik görünümünde de büyük bir yere sahiptir. Göğüslerde tek taraflı ya da çift halinde gelişme kusurları olabilir. Ya da hamilelik sonrasında kilo verildiği sırada da göğüsler eski halinden daha küçük hale gelebilir. İşte bu gibi durumlarda daha büyük ve dolgun göğüsler elde ederek estetik olarak daha iyi bir görüntü elde etmek göğüs büyütme ameliyatı ile mümkündür” dedi.

    “GÖĞÜSLERİNİZ BEDENİNİZLE ORANTILI OLARAK BÜYÜMELİ”

    Ameliyat sonrasında göğüslerin hangi ölçülere büyümesi ile ilgili olarak Opr. Dr. Nazmi Bayçın yaptığı açıklamada, “Ben göğüsler için belirlenecek büyütme oranına kişinin beklentilerini, mevcut göğüs büyüklüğü ve beden ölçülerini dikkate alarak karar veriyoruz. Bu konuda ameliyat olacak kişinin de hemfikir olması için gerekli bilgilendirmeleri yapıyorum. Bedeninizde orantısız olarak kalacak göğüsler de estetik açıdan çok iyi sonuçlar ortaya koymayabiliyor. Göğüslerdeki sarkmalar, gevşemeler ya da sönmeler göğüs büyütme ameliyatının verimliliğini ortadan kaldırabilir. Çünkü ameliyat sonrasında da bu sarkma ve çökmeler devam edeceği için yine silikonun üzerinden de sarkmaya devam edecektir. Bu da kötü bir görüntü ortaya çıkaracaktır. Bu nedenle böyle durumlarda göğüs büyütme ameliyatını, göğüs dikleştirme operasyonu ile birlikte yapmak gerekir” diye konuştu.

    “NE TÜR SİLİKONLAR KULLANILIYOR?”

    Göğüs büyütme ameliyatında kullanılan teknikler ve implantlar hakkında da açıklamalar yapan Nazmi Bayçın, “Göğüs büyütme ameliyatı göğüs alt kenarından, meme ucundan ya da koltuk altından uygulanabiliyor. Ben özellikle kendi geliştirdiğim izsiz göğüs büyütme ameliyatı tekniği ile koltuk altından 1.5 cm’lik bir kesi açarak ameliyatı gerçekleştiriyorum. Göğüs büyütme ameliyatlarında kullanılan silikonlar ise şekillerine göre damla ve yuvarlak silikonlar olarak ikiye ayrılıyor. Yine içerisindeki maddelere göre de serum fizyolojik içeren ve silikon içeren implantlar olarak ayrılıyor. Silikon içerenler de kendi içinde sıvı silikon içerenler ve daha katı olan kohezif silikon içeren implantlar olarak ayrılır. Bu silikonlar ameliyat sırasında göğüs kasının altına ya da üzerine yerleştirebilir” şeklinde konuştu.

    “GÖĞÜS BÜYÜTME AMELİYATI SONUCUNU ETKİLEYEN FAKTÖRLER”

    Ameliyatın sonunda elde edilecek sonuçların başarısını etkileyen faktörler hakkında da Opr. Dr. Nazmi Bayçın, “Operasyonun başarısını etkileyecek etkenleri sıralayacak olursak, göğüslerin mevcut büyüklüğü, göğüs gelişiminde ortaya çıkmış olan şekil bozuklukları, göğüs dokusunun sarkıklığı, göğüs kafesinin şekli, meme dokusunun gevşekliği, kalınlığı ve dolgunluğu, meme tabanının genişliği, cildin mevcut elastikiyet durumu ve ameliyat için hazırlanan operasyon planı şeklinde sayabiliriz” açıklamasını yaptı.

    “GÖĞÜS BÜYÜTME AMELİYATI SONRASI İYİLEŞME SÜRECİ NASIL?”

    Gerçekleştirilen göğüs büyütme ameliyatlarının iyileşme dönemi hakkında da açıklamalarda bulunan Dr. Bayçın şunları söyledi: “Ameliyat sonrasında rahatsızlık oluşturacak düzeyde ağrılar ortaya çıkmayacaktır. Oluşabilecek ağrılar da normal ağrı kesiciler ile kontrol altında tutulabilir. Ameliyat nedeniyle göğüslerde şişlik ve morarma olabilir. Eğer morluk ve şişlikler oluşursa da bunlar 10 gün içinde tamamen kaybolacaktır. Ameliyattan 2 ya da 3 gün sonra banyo yapabilirsiniz. Ameliyatta kendi kendine eriyen gizli dikişler kullandığım için dikiş aldırmak gibi bir zahmete katlanmanıza gerek olmaz. Ameliyat sonrasında göğüs bölgesine yaklaşık 2 hafta süresince bandaj uygulanır. 2 haftanın sonunda yaraların iyileşmesi ile havuza bile girebilirsiniz.”

  • Operatör Dr. Karasu’dan, Beyin Cerrahisi Ameliyatı Açıklaması

    Adıyaman Özel Park Hospital Doktorlarından Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Karasu, mikrocerrahi yöntemi ile her türlü beyin cerrahisi ameliyatının yapıldığını belirtti.

    Adıyaman Özel Park Hospital Doktorlarından Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Karasu, bel ve boyun fıtıkları, bel kayması, belde kireçlenmeye bağlı sinir sıkışması, beyin ve sinir tümörleri, beyinde su toplaması gibi daha birçok hastalıkların ameliyatlarının kendi hastanelerinde yapıldığını kaydetti.

    Hastanede, her türlü beyin cerrahisi ameliyatları en son teknoloji ve mikrocerrahi yöntemleriyle kolaylıkla yapılabildiğini kaydeden Op. Dr. Hüseyin Karasu, “Eskiden olduğu gibi, bel fıtığı, boyun fıtığı olanların çevre illere gitmelerine gerek yok. Hastalarımıza her türlü alt yapı, alet, teknoloji ve tecrübe birikimi ile 24 saat hizmet verilmektedir. Sağlığınız bizlere emanet siz yeter ki bize güvenin. 2 yıldan beri Adıyaman Özel Park Hospital’de yüzlerce başarılı ameliyatı gerçekleştirdik. Şikayeti olan vatandaşlarımız maalesef korkularından dolayı, kendilerini sınıkçı diye tanımlayan ehli olmayan kişilere emanet ederek, hayatlarını riske atmaktadırlar. Yine korkularından dolayı maddi durumları müsait olanlar çevre illere, müsait olmayanlar hastalıkları ilerleyene kadar doktora gitmemektedirler. Bel, boyun ve beyin şikayetleri bulunan Adıyaman halkımız hiç çekinmeden hastanemize korkmadan başvursunlar. Eskiden olduğu gibi artık bel fıtığı ve diğer ameliyatlarda sakat kalma durumu yoktur. Bilakis geç kalınmış vakalarda ameliyat olunmadığı için sakatlıklar görülebilmektedir” ifadelerini kullandı.