Etiket: ameliyat

  • 33 Yılda 27 Bin Ameliyat Yaptı

    41 yıllık meslek hayatının 33 yılını Elazığ’da geçiren Genel Cerrah Uzmanı Op.Dr. Latif Kızılkanat, bu süre içerisinde 9 bini Tiroid olmak üzere 27 bin ameliyat yaptı.

    Tüm hastalıklarda olduğu gibi Tiroid hastalığında da erken teşhisin önemli olduğunu ifade eden Medical Park Elazığ Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Latif Kızılkanat, hastalıkla ilgili genel bilgiler verirken, kanserle ilgili alınması gereken önlemleri de aktardı. 41 yıllık meslek hayatının olduğunu Elazığ’da ise 33 yıldır cerrahlık yaptığını aktaran Kızılkanat,” 33 yıldır kesintisiz olarak Elazığ halkına hizmet etmekteyim. O 33 yılda 27 bin civarında ameliyat yaptım. Bu 27 bin ameliyatın 9 bini tiroid hastalıklarıyla ilgiliydi” dedi.

    “TİROİD KANSERİ OLDUM DİYE ÜZÜLMEYİN, TEDAVİSİ VAR”

    Tiroid hastalığı ile ilgili her türlü ameliyatı yaptığını aktaran Op. Dr. Kızılkanat, “Tiroid nodillerini, Tiroid kanser ameliyatlarını yaptım. Tiroid hastalıklarında en yoğun olarak bir iyi huylu hastalık vardır. Halk arasında zehirli guatr denilen tirotoksikoz grubu Tiroidin tembel olmasından kaynaklanan hipotiroid denilen hastalıklar vardır. Hipotiroidler genellikle ilaç tedavisiyle tedavi edilirler. Ama Tiroidin tirotoksikoz olanları zehirli guatrlar önce ilaç tedavisiyle 3 defa denendikten sonra tedaviye cevap vermezse, ya cerrahi, yada radyoizotop tedavisi yapılır. Yada Tiroid kanserleri ise önce ince iğne biyopsisiyle bunun kanser olduğu tespit edilir. Tespit edildikten sonra Tiroidin tamamen almak şeklinde bunun tedavisi yapılır. Başarı oranı oldukça yüksektir. Tiroid kanserleri iyi huylu kanserlerdir. Vücudun diğer kanserleri gibi insan ömrünü kısaltmazlar. Tiroid kanseri ameliyatı olduktan sonra insanın ömrü ne kadarsa o kadar yaşar. Yani Tiroid kanseri oldum diye hastaların üzülmemesi lazım, ama tedavide de gecikmemesi gerekir” diye konuştu.

    KANSERDEN KORUNMANIN 3 ALTIN KURALI

    Kanserle ilgili de bilgi veren ve korunmanın temel kurallarına değinen şunları söyledi:

    “Kanserden korunmak için bir defa insanların sigara içmemesi lazım. Sigara içmemek 1’incisi şart, 2’ncisi fiziksel aktivite, 3’üncüsü ise yiyeceklerde ki değişiklik. Mutlaka her gün 45 dakika yürümek lazım. Birçok hastalığın sebebi de yiyeceklerle ilgili. Raf ömrü olmayan yiyecekler yememiz lazım. Yani yumurtada, gezen tavuğun yumurtası, köy yumurtası, tavukta, köy tavuğu, yoğurtta raf ömrü olan yoğurt değil de evde yapılmış olan yoğurt, balıkta üretilen balık değil deniz balığı. Yani doğal yaşama, doğal yediklerimize dikkat ederek kanserden korunmak mümkündür”.”

    Medical Park Elazığ Hastanesi’nde doktorluk görevine devam eden Kızılkanat, alanında her türlü ameliyatı yapacak tecrübe ve imkana sahip olduğunu, bundan sonraki yaşamında da Elazığlılar başta olmak üzere bölge insanına hizmet edeceğini söyledi.

  • Ameliyat Sonrası Ağrı Tedavisinde Yeni Dönem

    Ameliyat sonrası ağrıların asgariye indirebilmesi için yerli bir ilaç firması tarafından yeni bir ürün geliştirildi. Damar içine uygulanan ve güçlü bir ağrı kesici olan İbuprofen etken maddeli ilacın ateş düşürücü ve antienflamatuar özelliği bulunduğu bildirildi.

    YENİ ÜRÜNLE AMELİYAT SONRASI HASTANEDE KALIŞ SÜRELERİ AZALIYOR

    Ürün hakkında bilgi veren Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği Başkanı Prof. Dr. Neslihan Alkış, ameliyat sonrası ağrıların etkin tedavisinin, komplikasyonların önlenmesi ve kronik ağrı oluşmasının engellenmesi açısından önemli olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Neslihan Alkış, kontrol altına alınamayan ağrıların hastanede yatış süresini uzatarak ameliyat başarısını olumsuz yönde etkilediğine dikkat çekti.

    İntravenöz (damar içi uygulanan) İbuprofen’in yalnızca ameliyat sonrasında değil akut ağrılarda hastane ortamında uygulandığını da kaydeden Prof. Dr. Alkış, yeni ağrı kesicinin her ameliyat sonrası kullanılabildiğini, özellikle şiddetli ağrıların görülebileceği ortopedi ve abdominal cerrahilerde de etkili olduğunu belirtti.

    Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Zekeriyya Alanoğlu da ülkemizde damar yoluyla verilen analjezi alternatifinin çok sınırlı olduğuna dikkat çekerek, İbuprofenin İntravenöz (damar içi) formunun önemli bir ihtiyacı karşıladığını vurguladı.

    Yeni ürünün ameliyat sonrasında kullanıldığında morfin gibi narkotik ilaçların kullanımını önemli ölçüde azalttığını vurgulayan Prof. Dr. Alanoğlu böylelikle narkotik ilaçların kullanımına bağlı yan etkilerin sıklığında azalma sağlandığını ve hastane yatış sürelerinin kısaldığını kaydetti.

    YENİ İLAÇ AMERİKA’DAN SONRA İLK DEFA TÜRKİYE’DE KULLANILIYOR

    İbuprofen yıllardır bilinen ve güvenle kullanılan bir molekülün damar yoluyla verilen ilk formülasyonudur. İbuprofen hem analjezik (ağrı kesici), hem antipiretik (ateş düşürücü) hem de antienflamatuar özelliğe sahip damar yoluyla verilen tek üründür. Ürün ilk olarak 2009 yılında Amerika’da ruhsatlanıp kullanıma sunuldu. Amerika’dan sonra ürün ilk kez Türkiye’de üretilip piyasaya sunuldu.

    İlacı üreten firmanın Türkiye dışında Rusya ve Macaristan başta olmak üzere 10 ülkede daha ruhsatlamayı planladığı bildirildi. Şu an Rusya ve Macaristan’da kinik çalışmalar başlayan ilacın ruhsat süreçlerinin devam öğrenildi.

  • Kırşehir’de Üç Branşta Kapalı Ameliyat Yapılıyor

    Halk arasında kapalı ameliyat olarak bilinen ameliyatların avantaj ve dezavantajlarını Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet Yetkiner anlattı.

    Yetkiner, “Kapalı ameliyatlarda klasik anlamda yapılan işlemler olmamakta, özellikle safra kesesi ameliyatlarında yapılan işlemler hastanın daha çabuk sürede kendisine gelmesini sağlamakta” dedi.

    Kapalı ameliyatlarda hiç ameliyat geçirmemiş kişilerin daha avantajlı olduğunu anlatan Yetkiner, “Biz laparoskopik girişim diyoruz, bu tür ameliyatlara laparoskopik girişimleri özellikle hastanemizde özellikle safrakesesi ameliyatlarında kullanmaktayız. Safrakesesi ameliyatlarında yaklaşık 20 yıldır, bu tür ameliyatlar kullanılmakta bunun yanında bazı kliniklerde apandisit, fıtık ameliyatları daha fazla olmak üzere her türlü ameliyat kapalı olarak yapılabilmekte” diye konuştu.

    Kapalı ameliyatlarda klasik anlamda kullanılan yarma işleminin olmadığını ifade eden Dr. Yetkiner şöyle konuştu; “Kapalı ameliyatlarda klasik anlamda ki yarma işlemi olmamakta onun yerine 2, 3, 4 delikten bu ameliyatlar yapılmakta burada bir takım avantaj ve dezavantajlar var. Kapalı ameliyatlarda özelikle safrakesesi ameliyatlarında büyük bir yarma işlemi yapılmadığı için yapılan kapalı ameliyatla hastanın konforunun daha çabuk yerine gelmesine neden olmakta bunun yanı sırada hastanın iş kaybını önlemekte kapalı ameliyatların alanı çok gelişti bugün kanser ameliyatlarına kadar kapalı ameliyatlar kullanılabilmekte Kırşehir, Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bu tür ameliyatlardan özellikle safrakesesi ameliyatları genel cerrahide yapılabilmekte Üroloji, Kulak Burun Boğaz, Ortopedi bölümünde de bu tür ameliyatlar yapılabilmekte”

  • Trafik Kazasında Yaralanan Çakala Üniversitede Ameliyat

    Bursa’nın Keles ilçesi Baraklı Köyü kırsalında köylüler tarafından kayalıklara sıkışmış olarak bulunan yaralı çakal üniversitede tedavi altına alındı.

    İlk müdahalesi Orman ve Su işleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 2.Bölge Müdürlüğü Veteriner Hekimleri tarafından sıkıştığı yerden kontrollü bir şekilde çıkarılan çakala ilk müdahale olay yerinde yapıldı. Yaralı çakala otomobilin çarptığı ve kafasından yaralandığı tespit edildi. İç kanama şüphesi bulunan yırtıcı hayvan ayrıntılı tetkik ve tedavisinin yapılması amacıyla Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi’ne sevk edildi.

    Tedavisi süren ve ameliyata alınan çakalın tekrar tabiata salınması amacıyla Orman ve Su işleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 2.Bölge Müdürlüğü Celal Acar Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’ne teslim edileceği öğrenildi.

  • Estetik Ameliyat Korkusuyla Botoks Etkili Toka Yaptı

    Feray Canbay, estetik ameliyat korkusu sayesinde girişimci oldu. Canbay, kendisi gibi estetik ameliyat olmak istemeyenler için botoks etkili toka geliştirdi.

    Estetik ameliyat olmaktan korkan girişimci Fray Canbay göz çevresi, alın kırışıklıkları, göz kapağı, kaş ve yanak sarkmalarında etkili, acısız ve botoksa alternatif yöntem üzerinde çalıştı. Canbay, geliştirdiği GETO adlı toka şeklindeki aparatın, yüzdeki kırışıklıkları gidermede etkili olduğu belirterek “Güzellik merakıyla kozmetikten estetik cerrahiye kadar çok sayıda sektör önemli çalışmalara imza atıyor. Benim gibi bıçak altına yatmaktan korkan kadınlar için botoks etkisi yapan bir toka üzerinde çalıştım. Aslında GETO teknik olarak estetik yüz germe ameliyatlarının yöntemini taklit ediyor, yüzün yanlarındaki saçları kullanarak yüzdeki fazla deriyi saçın arkasına doğru geriyor. Göz çevresi kırışıklıkları, alın kırışıklıkları, göz kapağı, kaş ve yanak sarkmalarında takıldığı anda etkisini gösteriyor” dedi.