Etiket: Altını

  • Çöpte bulduğu altını sahibine teslim etti

    MANİSA (İHA) – Manisa Yunusemre’de yaşayan bir vatandaşın dalgınlık sonucu çöpe attığı ziynet eşyaları, Yunusemre Belediyesi Temizlik İşleri personelinin dikkati ve duyarlılığıyla sahibine teslim edildi. Belediye Başkanı Dr. Mehmet Çerçi, duyarlı çalışanını kutlayarak sergilediği örnek davranıştan dolayı altınla ödüllendirdi.

    Yunusemre ilçesinde yaşayan E.U. isimli vatandaş, bir anlık dalgınlık sonucu içerisinde 2 çocuk bileziği, 1 kolye, 2 çift küpe, 1 tek taş küpe, 1 çiçekli yüzük, 5 çeyrek altın, 1 kolye ucunun bulunduğu altın kutusunu çöpe attı. Bölgede çalışan Yunusemre Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli Mevlüt Kartal, kutuyu bularak durumu üstlerine bildirdi. Çevrede yapılan araştırma sonucu takıları çöpe atan E.U.’ya ulaşılarak takılarının bulunduğu bildirildi. Yunusemre Belediyesi’ne gelen E.U., düzenlenen tutanakla eşyalarını teslim aldı.

    Öte yandan Belediye Başkanı Dr. Mehmet Çerçi de ziynet eşyalarını bulan belediye personeli Mevlüt Kartal’a altın hediye etti. Belediye Temizlik İşleri personelini kutlayan Başkan Çerçi, “Yunusemre’nin çalışanları böyle olmalı. Hakkı, hakikati, dürüstlüğü kendimize rehber edinmeliyiz. Vatandaşımızın ve kamunun hakkını gözeteceğiz. Ben çalışanımı duyarlılığından dolayı kutluyor, herkese örnek olmasını diliyorum” diye konuştu.

  • Selendi’nin yeşil altını: ’Kornişon’

    Manisa’nın Selendi ilçesine bağlı kırsal mahallelerden Tavak’ta 2011 yılında bir girişimci tarafından başlatılan kornişon diye bilinen turşuluk salatalık üretimi, şimdi bütün bölgenin geçim kapısı oldu. Mahalleli tarafından yeşil altın olarak isimlendirilen kornişon sayesinde daha önceden göç eden vatandaşlar da köylerine geri dönmeye başladı.

    Selendi’ye bağlı 600 rakımlı, 240 haneli, 650 kişinin yaşadığı Tavak Mahallesinde 2011 yılında bir kişi ile başlayan kornişon turşuluk salatalık, bölgenin makus talihini değiştirdi.

    İzmir’in Ödemiş ilçesindeki Bozdağı’nın örnek alınmasıyla yola çıktıklarını kaydeden mahalle halkı, şimdi ürün sayesinde hem mahallenin hem de ilçe ekonomisinin can damarı olmaya aday olduklarını belirtti.

    Göletler üretimi iki katına çıkaracak

    Bu zaman kadar tankerlerle taşınan suyla yapılan üretim, iki göletin yapılmasıyla iki katına çıkacak. Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Selendi Belediyesinin katkılarıyla 3 bin 500 dekar alanın sulanmasını sağlayacak olan gölet ile yine yapımı devam eden 3 bin dekar alanın sulanmasını sağlayacak olan göletin tamamlanmasının ardından üretimin katlanacağı belirtiliyor. 3 ay gibi kısa sürede mahalle halkının dekar başına 6 bin lira gibi gelir bırakan ürünün yanı sıra yine marul, biber, karnabahar, lahana, domates, fasulye, brokoli ve pancar da sulu tarım sayesinde mahallede can bulacak.

    Göç edenler geri dönmeye başladı

    Mahalleli, kornişonlar elemeden geçtikten sonra kilosu 1.4 TL’den turşu fabrikasına günlük ortalama 8 ton ürün teslim ediyor. Mahalle Muhtarı Hüseyin Gökmen, yaptığı açıklamada, “Mahalle halkının yeni gelir kapısı olan turşuluk salatalık sayesinde mahalle halkının ekonomisi canlandı. Mahallemizden göç eden hemşerilerimiz bu ürün sayesinde geri dönmeye başladı. İnşallah önümüzdeki yıllarda üretimde artış olacak. Devlet desteğimiz yok, bu ürüne de destek verilmeli” dedi.

    Büyükşehir’den büyük destek

    Mahalle halkının bu zamana kadar taşıma su ile ürün kaldırdığını anlatan Muhtar Gökmen, “Manisa Büyükşehir Belediyesi mahallemize 4 kilometre uzaklıkta bir gölet yaptı. Şimdi mahalle merkezinde yapım çalışmaları devam ediyor. Bunlar tamamlandıktan sonra üretim artacak, ekonomimiz daha da canlanacak. Bu gölet çalışmalarına katkı sağlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün ile Selendi Belediye Başkanı Nurullah Savaş’a teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Tavak Mahallesi sakinlerinden 67 yaşındaki 6 çocuk 8 torun sahibi Halime Varol ise, sabah namazının ardından salatalık bahçesine indiklerini belirterek, taşıma su ile can verdikleri salatalıkları arazilerinden topladıklarını bazen de günlük 40 TL vererek işçi çalıştırdıklarını söyledi.

  • Karadeniz’in yeşil altını ’fındık’ strese girdi, rekolte düştü

    Karadeniz’de son üç yıldır küllenme hastalığının vurduğu fındık, bu sene küllenme hastalığının etkisiyle strese girdi. Karadeniz’de üreticinin ‘yeşil altın’ olarak adlandırdığı fındık son üç sezondur küllenme hastalığı ile mücadele veriyor. Her geçen yıl rekoltenin daha alt seviyelere indiği fındıkta bu sene ise rekolte açıklananın daha altında olduğu gözlendi.

    Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, küllenme hastalığına karşı üretici son üç yıldır sürekli uyardıklarını söyledi. Ocak ayında erkek çiçek püseneklerinin gözükmediğini, Ocak ayı sonlarına doğru ise dişi çiçek karanfilinin de çok seyrek olduğunu saha çalışmalarında tespit ettiklerini belirten Karan, “Bunu kamuoyu ile defalarca paylaştık, küllenme hastalığından dolayı fındığın strese girdiğini, yeni karanfil ve püsenek vermediğini gözlemledik. Bununla beraber fındıkta rekolte düşüklüğünün yaşanacağını hatta Cumhuriyet tarihinin en düşük rekoltesinin gerçekleşeceğini söylemiştik. Sezon yaklaşmaya başladığında üretici hasat hazırlığını yapmaya başladı ve sahil kesimindeki üretici bahçeye girmeye başladı. Bahçeye giren üretici ile görüştüğümüz de gerçekten yok denecek kadar az, yevmiyeci paraları dediğimiz ücretleri karşılamayacak kadar az olduğunu gözlemledik. Vatandaş ise bizlere ’Geçen yıl bir ton fındığım vardı bu sene ise 70-80 kilo fındığım anca çıkar’ diyor. Rekolte azlığı söz konusu ve bizim bölgemizde ciddi manada bir düşüş meydana gelecek” dedi.

    Fındık fiyatları yükseliyor

    Görülen rekolte düşüklüğü ile beraber fındıkta fiyatların biraz yükselmeye başladığını ifade eden Karan, 8.50 TL bandına kadar düşen Giresun kalite fındık bugün Giresun serbest piyasasında 12 TL’den alıcı bulmaya başladığını vurguladı. Üreticinin kafasındaki fiyatı bulduğunda gönül rahatlığında ürününü satabileceğini kaydeden Karan, “Üreticinin şuan ki fiyatı yeterli görmüyor çünkü fındıkta maliyetler yüksek, hatta geçen yıldan elinde ürünü olan çiftçi ürününü pazara indirmiyor ve fiyat beklentisinin yukarı çıkacağını düşünüyor. Biz yinede buradan üreticiye sesleniyoruz, kesinlikle fındığın azda olsa çokta olsa emanete verme. Eğer vereceksen de devletle bağlantısı olan FİSKOBİRLİK ve Lisanslı depoya emanete bırakabilirsiniz. Çünkü bu kurumlara verilen fındıklar piyasayı bozmuyor, kesinlikle kırılmıyor. Fiyat konusunda ise üretici kafasında ki fiyatı bulduğunda gönül rahatlığında ürününü satabilir” ifadelerini kullandı.

    “Fındık bahçeleri yaşlı”

    Fındık bahçelerinin çok yaşlı olduğunu kaydeden Karan, “Son yıllarda görülen bir küllenme hastalığından dolayı fındık bir stres dönemine girdi. Bununla ilgili belli üreticiler mücadele ediyor ama bütün bölge mücadele etmediği için bu mücadeleyle beklide o sezon kurtarıla biliyor ve daha sonraki yıllarda sıkıntı devam edecek. Fındıkta asıl soruna geldiğimizde bahçeler yaşlandı. 100-150 yılık fındık bahçeleri var bölgemizde. Fındık bahçelerinin gençleştirilmesi lazım hatta belli bölgelerin yenilenmesi lazım. Batı bölgesindeki fındık bahçelerin yaşı daha küçük olduğu için üretim daha çok oluyor” şeklinde konuştu.

    Geçen yıl 20 çuval fındık çıkan bahçeden bu yıl 5 çuval fındık çıktı

    Geçen yıl 20 çuval fındık aldığı bahçesinden bu sen 5 çuval fındık çıkardıklarını belirten fındık üreticisi Kadir Şen ise “Şu gördüğünüz harmandaki fındık 200 kilo civarında, diğer yıllarda 1 buçuk tondan aşağı olmuyordu. Bu sene ise yok denecek kadar az, 8 sene önce fındık bahçelerimiz yanmıştı o zaman dahi bunun 5 misli fındık vardı. Fiyat olarak geçtiğimiz yılın üzerinde bir fiyat bekliyoruz. Fındığın olmadığını görüyoruz, bazı yerlerde rekolte yüksek denilse de bu gerçeği yansıtmıyor, gerçek olan rekolte; harmanda gözüken fındıktır. 20 çuval fındık aldığımız yerden bu yıl 5 çuval alamadık, 1 hafta 10 günde topladığımız bahçeyi şimdi iki günde bitirdik” diye konuştu.

  • 5 bin TL’lik altını çalıp kayıplara karıştılar

    Sakarya’da bir ikametten kimliği belirsiz kişi veya kişiler 5 bin TL değerinde altın eşya çalarak kayıplara karıştı.

    Edinilen bilgilere göre, Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde bulunan bir ikametten bir adet 45 gram bilezik, 2 adet 40 gram bilezik, bir takı seti, iki takım günlük takı seti, 1 adet kol saati, bir adet erkek altın bileklik, 2 adet alyans, bir adet yüzüğü kimliği belirsiz kişi veya kişiler çalarak kayıplara karıştı. Durumu fark eden ev sahibi hemen polis ekiplerine bildirdi. İkamette inceleme yapan polis ekipleri gerçekleşen hırsızlık olayının faillerinin yakalanması için geniş çaplı araştırma başlattı.

  • Kiraz Altını Solladı

    Kuzey yarım kürenin ilk kirazı, Manisa’nın Şehzadeler ilçesinin Sancaklı Bozköy mahallesinde hasat edildi. Geçen yıla göre bir hafta önce yapılan kiraz hasadında ilk kiraz kilosu 200 TL’den açık artırma usulü satıldı. İlk kiraz alımı için Sanacaklı Bozköy’de düzenlenen alım satım törenine Şehzadeler Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu, Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik, Manisa Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Hasan Çebi, Şehzadeler Belediye Başkan Yardımcısı Bilal Demir, kiraz üreticileri ve İstanbul’dan gelen tüccarlar katıldı.

    2016 yılının ilk erkenci kirazını üreten Mehmet Yorulmaz’ın kirazı yapılan açık artırmanın ardından İstanbullu tüccar Celil Görmez tarafından kilosu 200 TL’den satın alınırken, ikinci ürünün sahibi İlyas Coşkuner’in kirazı ise yine aynı tüccar tarafından kilosu 150 TL’den satın alındı. Açık artırmanın ardından Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik ilk kirazlardan protokole sadece birer tane ikram ederken, bu rakamın sembolik olduğunu kiraz hasadının artmasıyla fiyatların aşağıya düşeceğini belirtti.

    Başkan Çelik, Kuzey yarım kürede ilk kirazın Manisa’nın Şehzadeler ilçesinin Sancaklı Bozköy mıntıkasında yetiştirildiğini belirterek “Tüccarlarımız, alıcılarımız burada. Yapılan çetin pazarlıklar neticesinde Kuzey Yarımkürede üretilen ilk kirazın kilosunu 200 TL’den sembolik olarak sattık. Bu rakam bir gelenek, sembolik bir rakam, üreteni, üreticiyi teşvik amaçlıdır. Bundan sonraki süreçte 200 TL’den satılacak diye bir şey yok” dedi.

    İlk kirazın Manisa’da üretilmesini büyük bir başarı olarak değerlendiren Başkan Çelik, “Kuzey yarım kürede dünyada ilk kirazı üretiyor olmak bizleri son derece sevindirmiştir. Tüccarlarımız da üreticimizi ödüllendirmek için ilk kirazı böyle yüksek rakamla satın alıyor. Sezonumuz tüm üreticilerimiz için, tüccarlarımız için, Şehzadeler ilçesi için hayırlı olmasını diliyorum. Alıcıya da kirazımız hayırlı uğurlu olsun. 200 TL’den kaymakam beye ancak bir tane ikram edebiliyorum” şeklinde konuştu.

    EN ÇOK İHRACAT ALMANYA’YA

    İlk kiraz hasadının sevincini yaşadıklarını kaydeden Manisa Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Hasan Çebi ise şunları söyledi:

    “İlimizde 8 bin 200 ailemiz kiraz yetiştiriciliğiyle uğraşıyor. Bu ailelerimiz yaklaşık 100 bin dekar alanda 3 milyon 300 bin kiraz ağacı ile bu işi gerçekleştirmektedir. Ülkemizde yetiştirilen kirazın yüzde 8’i ilimizde yani 550-560 bin ton kirazın 44-45 bin tonu ilimizde yetiştirilmektedir. Bu kirazımızın da büyük bir çoğunluğunu yurt dışına ihraç etmekteyiz. İlk kirazımız çıkmakta ve Avrupa’nın sofralarını süslemektedir ve ülkemizde de büyük market zincirlerinde hemen yerini alacaktır. Kirazımız bugünden itibaren temmuz ayının sonuna kadar hasadı sürmektedir. Değişik kiraz çeşitleri ile birlikte Erkenci, Orta Erkenci, Geç Erkenci kiraz çeşitleriyle devam etmektedir. Geçen yıl itibariyle 38 bin 500 ton kirazı yurt dışına ihraç ettik. Rekoltemizi bu yıl 44 bin ton beklemekteyiz. Üretimimizin büyük bir kısmı ihraç ediliyor. En büyük alıcımız Almanya’dır.”

    MİKROKLİMA ETKİSİ

    Kiraz üreticisi İlyas Coşkuner de, kirazın ilk hasadına başladıklarını belirterek “8 Nisan itibariyle. Sancaklı Bozköy’de ikamet ediyoruz. Burada kiraz üretimi yapıyoruz. Bölgemizin mikroklimasından dolayı erkenci üretimi yapan Türkiye ve dünyadaki tüm kiraz üretimi yapan yerlerden 8-10 gün daha avantajımız var. Bunu buradaki mikroklimaya borçluyuz, buradaki doğal iklime borçluyuz. Hasadımızı yaptık, rekoltemiz güzel. Güzel bir sezon geçirmeyi diliyorum. Hasatta bir zarar oluşmazsa üretimi iyi bekliyoruz. Geçen sene don zararı vardı. Buy yıl bir zarar gözükmüyor. İyi bir sezon geçirmeyi diliyoruz.”

    İSTANBULLU 250 TL’DEN YİYECEK

    İstanbullunun şuan kirazın kilosunu 250 TL’den yediğini kaydeden İstanbullu kiraz alıcısı Celil Görmez, “İstanbullu kirazı şuan 250 TL’den yiyor. 100 gramlık şaliler halinde satılıyor. Şalisi 20 TL, 25 TL civarında satılmaktadır. Bu kâr amaçlı değil. Maksat Bozköy’ün kirazı alıcı bulsun. Şali halinde 100 gramı 25-30 TL’den satılıyor. Fiyatlarda artış olabilir. Bu yıl erkenci kirazda mahsul biraz kıt görünüyor. Onu zaman belirleyecek.