Etiket: Altın’dan

  • Beton Mikseri Altından İnanılmaz Kurtuluş

    Antalya’nın Manavgat ilçesinde beton mikserinin çocuklara çarpması sonucu 1 çocuk hayatını kaybetti, 1 çocuk yaralandı. Bir çocuğun ise mikserin son anda durmasıyla tekerlerin arasından çıktığı anlar güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.

    Kaza, saat 19.00 sıralarında Emek Mahallesi Barbaros Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Barbaros Caddesi üzerinde Bayır istikametine gitmekte olan Ali Kandıran idaresindeki beton mikseri, 3075. Sokağa dönerken, yaya olarak sokaktan geçen 3 çocuğa çarptı. Kazada, 4 yaşındaki Fatih Girgenç ile 11 yaşındaki Büşra Erdaş yaralandı. Olay yerine sevk edilen ambulanslarla iki çocuk tedavi edilmeleri için hastaneye kaldırıldı. Durumu ağır olan Girgenç hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

    TEKERLEKLERİN ARASINDAN ÇIKIP YOLUNA DEVAM ETTİ

    Olay yerinde polis ekiplerince yapılan incelemelere ek olarak kazanın meydana gelişini tam olarak tespit etmek için çevredeki güvenlik kameraları incelemeye alındı. Güvenlik kameralarına yansıyan kaza anında ortaya çıkan bir detay ise görenleri hayrete düşürdü. Kaza anında ismi henüz belirlenemeyen ve kazayı beton mikserinin altına kalmasına rağmen yara almadan atlatan bir çocuğun görüntüleri kameralarca kaydedildi. Beton mikserinin dönüş yapmasının ardından sol ön tekerden itibaren kamyonun altında kaldığı görülen çocuk, arka tekerlerin tam üzerinden geçmek üzereyken aracın durmasıyla hayata tutundu. Çocuğun hiçbir şey olmamış gibi üzerini temizleyip yola devam ettiği de görüldü.

    Beton mikserinin şoförü ise polis tarafından gözaltına alındı. Kazayla ilgili, soruşturma sürüyor.

  • Yıldırım’da Metro Yer Altından Gidecek

    Mevcut yolların Bursa’ya yetmediğini belirten Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, “Şimdiden sonraki projelerimizi yer altından yapacağız. Yıldırım ilçesi için planladığımız metro projesi de yer altından gidecek” diye konuştu.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi, yatırımlarının geniş bir yelpazede bütünşehire yayılışının 2. yılını düzenlediği basın toplantısıyla değerlendirdi. Atatürk Kongre Kültür Merkezi’ndeki toplantıda Bursa’ya yapılan yatırımlar hakkında da bilgi veren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, ilk olarak Bursa’nın Osmangazi ilçesine yapılmasını planladıkları termal dönüşümü başlattıklarını söyledi. Altepe, “Sırameşeler Mahallesi’ndeki 135 tesisi Bursa’nın dışına taşıdık. Burayı termal bölge olarak ilan ettik. Yaklaşık bir milyon 200 bin metrekarelik alan. Önümüzdeki birkaç ay içinde bu projenin startını vereceğiz. Bursa’mızın tam kalbinde yerden sıcak su kaynıyor. Bizlerde bunların üzerinde oturuyoruz. Amacımız bu bölgeye komple, kapsamlı bir turizm projesi başlatmak. Burada kamulaştırmayı başlattık. Şuana kadar 58 milyona yakın para harcadık. Turizme katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Böyle bir termal bölge dünyada yok. Artık vatandaşlarımızı buradaki yerlerini bize devredecekler, yada parasını verip almış olacağız. Önümüzdeki günlerde önemli mesafe alacağız” dedi.

    Bursa’nın yayla turizmi konusunda ilk sıralarda olacağını belirten Altepe, “Özellikle tüm yaylalarımız bugüne kadar kullanılmayan alanlarda büyük umutlarımız var. Gököz Yaylası 12 ay boyunca iş yapacak bölgeler. Suyun güzelliği çevre ve temiz hava ile bir araya gelen tesislerle burası Türkiye’nin gözde mekanlarından biri olacaktır. Buralara güzel projeler için faaliyetlerimizi başlattık. Böyle alanlar Almanya’da olmuş olsaydı kim bilir neler yaparlardı. Orada yarım litre saniye suyun olduğu yere tesis yapıyorlar. Bursa’da ise 300 litre saniye şehir merkezinde, 300 litre saniye şehir dışında var. Yayla turizmi insanların nefes alacağı ve İstanbul ile bütünleşecektir. Dağ ilçelerimizde boşalan köylerimiz var. Buralara güzel tesislerin yapılmasıyla herkesin macera yaşamak için kaçıp geleceği bölgeler olacaktır. İstanbul’dan insanlar kalkıp hafta sonu için Ayvalık’a gidiyor. Ama 1 saate artık burada olacaklar. Bursa’da 2 tane bakanımız var. Bursa için onlarda Ankara’da destek olurlarsa, bu projeleri biz kendimiz yaparız” dedi.

    Yıldırım’a yapılması planlanan tren hattı ile açıklamalarda da bulunan Altepe, “İncirli Caddesi, Teyyareci Mehmet Ali Caddesi ile bu alandaki mahallelerde anketler yaptık. Parklanan araçları ölçtük. Halkın düşüncesini gördük. Orada fikirlerini gördük. Yaptığımız çalışmalar sonucunda ise cadde üzerinden treni götüremeyeceğiz. Hizmet götürmekten çok dert edinmiş oluyoruz. Bu konuda T1 hattında yaşadığımız sıkıntıları burada çekmek istemediğimiz için metro hattını yer altından götüreceğiz. Gökdere alanından başlayacak, Şevket Yılmaz Hastanesi’ne kadar yer altından gidecek. Şimdiden sonra bütün yatırımlarımızı yer altına yapacağız. Mevcut yollar artık bizlere yetmiyor” diye konuştu.

    Belediye tarihinde yapılan yatırımlardan çok daha fazlasını bu dönemde gerçekleştirdiklerini belirten Altepe, “Bir yandan proje üretiyoruz. Bir yandan hizmet götürüyoruz. Şuanda baktığımız zaman ilçe belediyelerine bin 912 proje var. her geçen gün bu projelere ilaveler oluyor. Bugüne kadar Bursa’ye eser kazandırdık. Bunlar yetmez. Bursa’nın dünya kenti olması için daha çok mesafe alması gerekiyor” dedi.

  • 157 Kilo Saf Altından Yapılan Mısır Piramitlerine Yoğun İlgi

    42’nci Uluslararası, Mücevherat, Saat ve Malzeme Fuarı’nda 157 kilo saf altından üretilen Mısır Piramitleri ve altından araba plakası, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Aynı fuarda geçtiğimiz yıllarda yaşanan hırsızlık olayları nedeniyle fuar alanında polis ekipleri tarafından da yoğun güvenlik önlemleri alındığı görüldü.

    Dünyanın önemli mücevher, altın ve değerli taş üreticisi firmaların stant açtığı 42’nci Uluslararası, Mücevherat, Saat ve Malzeme Fuarı, CNR Expo’da (İstanbul Fuar Merkezi) kapılarını ziyaretçilere açtı. Polisin yoğun güvenlik önlemi aldığı fuar da birbirinden değerli takılara yer verildi. Her bütçeden insanın alışveriş yapabileceği fuar, 10 – 13 Mart tarihleri arasında, gerçekleştirilecek.

    FUARDA YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMİ

    Pırlanta, altın, saat ve kolye başta olmak üzere maddi değeri yüksek bir çok ürünün sergilendiği fuar alanında polis ekipleri yoğun güvenlik önlemleri aldı.

    Fuara gelen misafirler kimlik bilgilerinin yer aldığı formları doldurularak fuara akredite edilirken, güvenlik görevlileri misafirleri tedbirli bir şekilde stantların bulunduğu alana alıyor. Aynı fuarda geçtiğimiz yıllarda hırsızlık olaylarının yaşanması nedeniyle, tedbirlerin arttırıldığı görüldü.

    157 KİLOLUK ALTIN PİRAMİTLER SERGİLENDİ

    Altın üreticisi bir firma tarafından, sergilenmesi amacıyla toplam 157 kilo saf altından Mısır’ın, Keops, Kefren ve Mikerinos isimli piramitleri yaptırıldı. 45 günde yaptırılan altın piramitler görselliği ile dikkat çekerken, firma sorumlusu Nedim Kaan Gözüm, farklı bir konsept oluşturmak istediklerini belirterek,“Biz her sene fuarda farklı bir konseptle misafirlerimizi karşılamak istiyoruz. Bu sene ki temamız ise Mısır Piramitleri. Piramitler, dünyanın 7 harikası arasında. Bu piramitlerin toplam ağırlığı 157 kilo. Has altından imal edilen piramitler, 45 günde profesyonel kadro ile oluşturuldu. Proje aşamasından yapım aşamasına kadar 45 günlük profesyonel bir ekibin çalışması sonucu oluştu. 3 tane piramit var orada onlar da Keops, Kefren ve Mikerinos dediğim gibi yapılış amacı piramitlerin sürekliliğini göstermek. Biz her fuara farklı temalarla katılmak istiyoruz. O farklı tema 4 gün boyunca gelen bütün insanlara kendi dostlarıyla paylaşabilecekleri bir tema olsun istiyoruz. Bu yüzden de bu piramitler satılık değil, tamamen görsel amaçlı oluşturuldu“ dedi.

    2 KİLO AĞIRLIĞINDA ALTIN PLAKA

    Aynı üretici firma tarafından, firmanın kuruluş tarihine ithafen altın plaka da üretildi. 1967 Model Mercedes arabaya takılan altın plakanın toplam ağırlı ise 2 kilo. Arabadaki 1967 rakamının kuruluş tarihi olduğuna dikkat çeken Gözüm,“Araba, firmamızın kurucusuna ithafen getirdiğimiz bir araba. Arabanın plakası altından yapıldı. Plaka yaklaşık 2 kilo ağırlığında. O da firmamızın kuruluş tarihini gösteriyor“ diye konuştu.

  • Kayseri Şeker Sayesinde, Şeker Pancarı Kotası Altından Kıymetli Hale Geldi

    Kayseri Şeker çiftçisi ile yöneticilerin buluştuğu akşam oturmaları ve çiftçi görüşmelerinde yapılan konuşmalar, öneriler ve çiftçilerin kendilerini geliştirmek ve üretimde verimi artırıcı önerileri yöneticilere moral kaynağı oluyor.

    Kayseri Sarıoğlan İlçesinde Pancar Çiftçisi Hacı Akyüz’ün evindeki akşam oturmasında pancar çiftçisinin geleceğe bakışı ve Kayseri Şeker Pancar ekicisi çiftçilerin seviyesini ortaya koymak açısından önem arz ettiği bildirildi. Akşam oturmasında “Pancar kotası altından kıymetli hale geldi Altını parayla buluyoruz ama pancar kotası parayla satılmıyor. Yöneticilerle çiftçiler olarak biz birbirimizi yıkayan iki el gibi olmamız lazım. Orta Anadolu çiftçisi Türkiye’de en başarılı konuma gelecek. Bizim çiftçilerimiz kendilerini artık Avrupa çiftçisi ile kıyaslayacaklar. Avrupa ile rekabet edebilecek seviyeye gelebilmemiz için şeker pancarının tarladaki verimini artırmalıyız. Çiftçi evi ziyaretleri üretime olumlu yönde katkı sağlıyor. Kurumumuza güvenimiz artıyor. Kayseri Şeker Yöneticilerimizin ev ziyaretleri biz çiftçiler açısından eğitim toplantısı gibi geçiyor” gibi görüşler ortaya çıktı.

    Sarıoğlan Çiftlik Pancar ekicileri ile akşam oturmasına katılan Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Özer, Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Üyesi Nizamettin Çatak, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Üyelerinden Hurşit Dede, Halis Lektemur, Kayseri Şeker Fabrikası Genel Müdürü Levent Benli, Kooperatif Müdürü İsmet Aksoy, Genel Müdür yardımcıları ve misafirlere şeker pancarı figürlü arbaşı ve fırında patates ikram edildi.

    Kayseri Şeker Fabrikası Genel Müdürü Levent Benli, “Ben 22 yıldır bu şirketteyim. 5 yıl öncesinde de bu şekilde toplantılar yapardık ve her defasında da kriz çıkardı. Nedeniyse kotaların üreticide değil tüccarda olması, faizlerin çok yüksek olması, pancar paralarının alınamaması gibi nedenlerdi. O günlerde çok tartışılırdı. Şimdi her toplantıya çok rahat gidiyoruz. Alnımız açık, yaptıklarımızı biliyoruz. Şimdi çiftçiden kota harici bir talep gelmiyor. Çünkü biz olaya hakimiz. İnşallah daha başka yatırımları konuşmamız gerekiyor. Çiftçimizde çok bilinçlendi” dedi.

    Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay ise, “Çiftçilerimizin güler yüzlü ikramı her şeyin ötesinde bizim çalışma şevkimizi artırıyor. Yaptığımız işlerin yerinde olduğunu, işe yaradığını gözlerimizle görmüş oluyoruz. Onların ilgi ve alakalarından böyle bir sonuç çıkartıyoruz. Kendi bölgemizdeki insanlara elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışıyoruz. Biz bu tür görüşmelerden çokta yararlanıyoruz. Bizim çiftçilerimiz akıllı aynı zamanda nazik insanlar. Bir sıkıntıları olduğunda yüzümüze vurur gibi ifade etmiyorlar. Biz onların sıkıntılarını bir şekilde anlıyoruz. O sorunları çözme konusunda da gayret gösteriyoruz.

    Aslında biz çiftçilerimizin tecrübelerinden öğrendiğimizi uygulayarak onlara yardımcı oluyoruz.Bu da bize hep birlikte başarıyı, ağız tadını ve sevgiyi getiriyor. Bu yönetim anlayışı ve başarılı çalışmanın devam etmesi, Çiftçinin fabrika ve yönetimi, yönetiminde çiftçisini sahiplenmesi, Biz birbirini yıkayan iki el gibi olmamız lazım” diye konuştu.

    “Bu başarılı çalışmalar neticesinde biz inanıyoruz ki Orta Anadolu çiftçisi Türkiye de en başarılı konuma gelecektir” diyen Akay, “Bizim de zaten yapmak istediğimiz bu. İstiyoruz ki herkes bize imrensin, bizim çiftçimizi örnek alsın ve bizim çiftçimiz gibi olsun. Görüşmelerimizde çiftçilerimizin konuya ne kadar vakıf olduklarını anlıyoruz. Bizim çiftçilerimiz artık kıyaslamada da Avrupa çiftçisi ile kendilerini kıyaslayacak noktaya geliyorlar. Eğer bu noktaya da gelirsek Kayseri Şeker ve çiftçisine bir zeval gelmeyecek demektir” dedi.

    Başkan Akay,” Kota konusunda mevcut çiftçilerimiz fazla kota istiyor. Çünkü artık pancar iyi para kazandırıyor, erkenden de ödemesi yapılıyor. Pancara olan bu talep icar fiyatlarını ikiye üçe katladı. İkincisi eskiden ekipte bırakanlar var sonra yeni sulama alanları açıldı. Birde sokaktaki vatandaşta bakıyor pancarın getirisi iyi onlarda bizim hakkımız değil mi diyor. Herkes kendine göre haklı. Keşke elimizde yeteri kadar kota olsa da herkese verebilsek” ifadesinde bulundu.

  • İki Bacağı Diz Altından Kesilen Şahıs Malulen Emeklilik İstiyor

    Antalya’da iki bacağını diz altından kaybeden şahıs, malulen emekli olamadığını belirterek yardım istedi.

    Antalya’da yaşayan inşaat işçisi Kadir Durukan (62), kan dolaşımı sorunu ve şeker hastalığı nedeniyle geçen yıl iki bacağını diz altından itibaren kaybetti. Şeker hastalığına bağlı olarak görme kaybı da yaşadığını savunan Durukan, yüzde 89 oranında engelli raporu aldı. Engelli raporuyla Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Antalya İl Müdürlüğü’ne müracaat eden Durukan, malulen emekliliğini talep etti. Durumu inceleyen SGK, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden rapor istedi. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen raporda Kadir Durukan’ın çalışma gücünün yüzde 60 oranında kaybetmediği hususunda heyet kararı gelince şahıs emekli edilmedi. Durukan duruma itiraz ederken, konu değerlendirilmek üzere İl Müdürlüğü tarafından kurum bünyesinde bulunan Ankara Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’na gönderildi.

    “BACAKLARIN TAKILIRSA ÇALIŞABİLİRSİN”

    Kararın kendisini üzdüğünü belirten Durukan, “Kararı görünce şok geçirdim. Kafayı yiyecektim, günlerce uyuyamadım. Ben emekli olacağıma kesin gözüyle bakıyordum. Hala şoktayım. Yüzde 89 engelli olduğumu raporla belirttim. Ancak bacaklarım takılırsa çalışabileceğim söylenerek müracaatımı kabul etmediler. Madem öyle SGK bana çalışabileceğim bir iş versin de ben de emekliliğimi bekleyeyim” dedi.

    “BENİM YÜZÜMDEN KIZIMLA EŞİ ARASINDA HUZURSUZLUK OLUYOR”

    Eşinden ayrı olan ve hiçbir geliri olmadığı için kızına sığındığını ancak damadının tek maaşıyla geçinemediklerini, kendisi yüzünden evde huzursuzlukların yaşandıklarını da ifade eden Durukan şöyle konuştu:

    “Kızım olmasa sokakta kalırım. Hiçbir şey yapamaz haldeyim. Kızlarım olmasa tuvalete bile gidemem. Aynı evde yaşıyoruz. Çok sıkıntılar yaşıyoruz. Acıdıkları için bir şey diyemiyorlar ama huzursuzluklar oluyor. Benim yüzümden kızımla eşi tartışıyor. Ellerine baktığım ve onlara muhtaç olduğum için bir şey diyemiyorum. Bir evde iki kızım, ben ve torunlarım taşıyoruz. Ben malulen emekliliği hak ettiğimi düşünüyorum ve hakkım olanın verilmesini istiyorum” dedi.

    “EŞİM MADDİ YÖNDEN ZORLANDIĞI İÇİN EVDE HUZURSUZLUKLAR OLUYOR”

    Durukan’ın, yanına sığındığı evli kızı Figen Temel ise, babasının emekliliği hak ettiğini savundu. Temel, “Madem babam çalışabilecek, iş versinler de emekliliğini tamamlasın. Evimiz kiraz giderlerimiz var. Tek çalışanla 7 kişiye bakıyoruz. Eşim maddi yönde zorlandığı için evde bir takım gerginlikler oluyor. Babamı yalnız bırakmak istemiyorum. Emekli olursa maddiyat sorunu çözülürse evde bir sorun olacağını düşünmüyorum. Bende sinirsel olarak yıprandım” diye konuştu.

    Baba kız, konuyu yargıya taşıyacaklarını da ekledi.