Etiket: Altına

  • Suriyeli Kadın Trenin Altına Atlayarak İntihar Etti

    Mersin’in Tarsus ilçesinde Suriyeli bir kadın, trenin altına atlayarak intihar etti.

    Alınan ilgiye göre, Gazipaşa Mahallesi’nde oturan Suriyeli Midye Hassan (23) sabah saatlerinde Gazipaşa hemzemin geçidine geldi. Bu sırada gelen trenin altına atlayan Midye Hassan, feci şekilde can verdi. Halep doğumlu olan Midye Hassan’ın cenazesi Tarsus Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

    Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

  • Sınav Stresinizi Nasıl Kontrol Altına Alabilirsiniz?

    Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Psikologu Yelda Öge, gençlerin hayatının dönüm noktalarından biri olan ve sayısı günler kalan YGS için sayılı gün kala sınav stresi ve stresi kontrol altına alma yollarını anlattı.

    Özellikle bu dönemde gençlerin yaşadığı aşırı sınav kaygısı, psikolojik ve fizyolojik sorunların ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Sınavlar yaklaşırken yaşanan karın ağrısı, heyecan ve öfke artışı öğrencilerin başarılarını olumsuz yönde etkileyebiliyor. Sınav stresi ve stresi kontrol altına alma yollarını anlatan Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Psikologu Yelda Öge, kaygının, bireyin herhangi bir uyaranı tehdit ve tehlike olarak algılaması durumu olduğunu belirtti. Öge, “Kaygı söz konusu olduğunda akla ilk gelen çağrışımlar endişe, korku, gerilim, çaresizlik gibi durumlardır. Sınav kaygısı ise bireyin daha öncesinde öğrenmiş olduğu her türlü bilgiyi sınav esnasında kullanmasını engelleyen ve performansını olumsuz şekilde etkileyen yoğun ve zarar verici kaygı türüdür. Sınav kaygısı aslında performans kaybına yönelik bir korkudur. Sınav kaygısını yaşayan bireylerin geleceğe yönelik düşünce, inanç ve beklentileri hep olumsuz yöndedir. Bu olumsuzluk yoğun duygulanımla birlikte bireye zarar vermekte ve kişinin bedeninde olumsuz değişimler yaşamasına sebep olmaktadır” diye belirtti.

    SINAV KAYGISI KENDİNİ NASIL BELLİ EDER?

    Sınav kaygısı yaşanan 4 farklı alandaki belirtileri, bilişsel (zihinsel) belirtiler, fizyolojik belirtiler, duygusal belirtiler ve davranışsal belirtiler olarak anlatan Yelda Öge, bunları şöyle ifade etti;

    Bilişsel (zihinsel) belirtiler, sınav kaygısını yaşayan bireylerin en temel özelliği felaket yorumlarını içeren inanç ve düşüncelerinin olmasıdır. Örneğin; ’’Yapamayacağım, başarısız olacağım, rezil olacağım, kötü not alacağım” şeklindeki inanç ve düşünceler bireyin kaygısını arttırmaktadır. Sınav kaygısı yaşayan kişinin herhangi bir şeye odaklanması oldukça güçtür ve sık sık dikkat dağınıklığı yaşamaktadır. Yoğun bir şekilde unutkanlık yaşaması, sınav sorularını okuyup anlamada güçlük çekmesi, konuları hatırlamada ve düşüncelerini organize etmede güçlük çekmesi bireyin sınav kaygısının bilişsel belirtilerini yoğun bir şekilde yaşadığını göstermektedir. Fizyolojik belirtiler ise, yoğun kaygıyla birlikte birey kalp atışlarında hızlanma, kaslarda gerginlik, yüzün kızarması, ağız kuruluğu, terleme, titreme, mide ve bağırsakların hareketlenmesi, nefes alıp verişin hızlanması, sık idrara gitme isteği gibi bedensel değişimler yaşamaya başlar. Bunlar kaygının fizyolojik belirtileridir. Duygusal belirtiler, sınav kaygısı, gerginlik, sinirlilik, karamsarlık, korku (hata yapmaktan korkmak), endişe (sınav süresinin yetmeyeceğine ilişkin), heyecan, kontrolü kaybetme korkusu ve çaresizlik gibi duygusal değişimlere neden olur. Davranışsal belirtiler de, sınav kaygısı yaşayan kişi sık sık kaçma ve kaçınma davranışlarını gösterir. Kaçma davranışı genellikle ders çalışmayı bırakma, sınavı yarıda bırakma şeklinde meydana gelirken; kaçınma davranışı ise ders çalışmayı erteleme, sınava girmeme şeklinde meydana gelmektedir.”

    SINAV KAYGISIYLA BAŞA ÇIKMA YOLLARI NELERDİR?

    Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Psikologu Yelda Öge, sınav kaygısıyla başa çıkma yollarını ise şöyle sıraladı;

    Sınava çalışmış, bilgi eksikliği ortadan kalkmış, hazırlanmış bir şekilde girmeye özen gösterin. Sınava girerken asla son ana kadar çalışmayın, konulara son dakika göz atmayın. Sınavdan önce uyku, beslenme, dinlenmek gibi fizyolojik ihtiyaçlarınızı iyi karşılayın. Sınav öncesinde ve sırasında olumsuz düşünce ve inançlarınızı sık sık sorgulayın. Bu düşünce ve inançlar sizin için ne kadar gerçekçi bunun farkına varmaya çalışın. Örneğin; “Bu sınavda başarılı olamayacağım” yerine’’ Bu sınavda başarılı olabilmek için elimden geleni yapacağım’’ şeklinde doğru düşünce kalıplarını yerleştirmeye çalışın. Sınav kaygısıyla başa çıkabilmek için en önemli adım kaygınızı bastırmaya değil, onu kabul etmeye ve tanımaya çalışın. Son olarak ta yukarıda sıralamış olduğumuz sınav kaygısının bilişsel, fizyolojik, duygusal ve davranışsal belirtilerini yoğun bir şekilde yaşıyorsanız ve bunlarla başa çıkmayı deneyip de başarısız olduysanız mutlaka bir uzmandan yardım isteyiniz.”

  • Sağlık Enstitüsü Derneği Başkanı Prof. Dr. Dağlı: “21 Yaş Altına Tütün Ürünleri Satılmamalı”

    Sağlık Enstitüsü Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, nikotinin gelişmekte olan beyine zarar verdiğinin bilimsel olarak ispat edildiğini belirterek, tütün ürünlerinin 21 yaşının altında kimseye satılmaması gerektiğini söyledi.

    Sağlık Enstitüsü Derneği’nden yapılan açıklamada, San Francisco’da, Haziran ayından itibaren 21 yaşından küçüklere tütün ürünü ve elektronik sigara satılmayacağına dikkat çekilerek, “Türkiye’de ise 18 yaş altı çocuklara satışlar yasak ama yüksek oranda bu kanuna uyulmadığı gözlemlenmekte. Halk sağlığı açısından önemli bir kazanım kabul edilen San Francisco’nun kararı, daha önce Amerika Birleşik Devletleri’nin başka şehirlerinde de alınmıştır. New York’ta 2013 yılından beri tütün ürünü ancak 21 yaşın üzerindekilere satılmaktadır. Hawai, Boston, Berkeley, Healdsburg’da da geçtiğimiz yıl aynı uygulamaya başlanmıştır. 22 Şubat 2016 itibari ile ABD’de 125’den fazla şehir ve kasabada bu uygulamaya geçilmiştir” denildi.

    SİGARA İÇENLERİN YÜZDE 95’İ 21 YAŞ ALTINDA BAŞLIYOR

    Amerikan Hastalık Önleme Merkezi verilerine göre, nikotin maruziyetinin beyin gelişmesine zarar verdiğini gösteren kanıtlar bulunuyor ve insan beyni 25 yaşına kadar gelişimini sürdürüyor. Nikotinin karar verme, algı ve hafızayı yöneten ön beyin lobunu etkilediği saptandı. Amerikan Kalp Federasyonuna göre, sigara içenlerin yüzde 95’i 21 yaşının altında başliyor.

    TÜRKİYE’DE 18 YAŞ ALTINDA SATIŞ YASAK AMA KANUNA UYULMUYOR

    Sağlık Enstitüsü Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, “Nikotinin gelişmekte olan beyine zarar verdiği bilimsel olarak ispat edilmiştir. Düşünme, algı, hafıza, problem çözme yeteneğini kaybettiren bu ürünün beyin gelişimi tamamlanmamış bireylere sunulması kabul edilemez. Elektronik sigara ve tütün ürünleri ülkemizde de 21 yaşının altında kimseye sunulmamalı ve satılmamalıdır” diye konuştu.

    Sağlık Enstitüsü Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Füsun Yıldız da, “Ülkemizin kanunları tütün ürünlerinin 18 yaş altına satılmasını engellemekte, kanuna muhalefet edenlere hapis cezası vermektedir. Ancak maalesef bir çok satış noktasında yaş sorulmadığı, hatta paketten tek çubuk sigara satıldığına şahit olmaktayız. Son yapılan araştırmalar gençlere tütün ve nikotin ürünleri satışının ne kadar tehlikeli olduğunu ortaya koymuştur. Kanunlarımızın doğru uygulanması için toplumca çaba sarfetmeliyiz” dedi.

  • Manavgat’ta Ormanlık Alanda Çıkan Yangın Kontrol Altına Alındı

    ANTALYA (İHA) – Antalya’nın Manavgat ilçesinde ormanlık alanda çıkan orman yangını kısa sürede kontrol altına alındı. Mahalle muhtarı, 2 ayrı noktada birden başlayan yangının sabotaj olduğunu iddia etti.

    Manavgat ilçesinde, Oymapınar Mahallesi Iğrışlar Sürmeşe mevkiinde ormanlık alanda çıkan yangını söndürme çalışmalarına, Manavgat Orman İşletme Müdürlüğüne ait 3 arazöz, 1 iş makinası ile Antalya Büyükşehir belediyesi Manavgat İtfaiye birimine ait 1 itfaiye katıldı. Yangın kısa sürede kontrol altına alındı.

    Yangın söndürme çalışmasına katılan Manavgat Orman İşletme Müdürü İsmail Hacıoğlu, yangından 5-6 dönüm dolayında bitki örtüsünün zarar gördüğünü, çam ağaçlarının dip bölgesi dışında dallarına ulaşmadığını belirterek, “2 gün önce yağmur yağmış olması ve ormanın zemininin ıslak ve nemli olması büyük bir şans oldu. Eğer zemin ıslak olmasaydı yangın kısa sürede yayılır ve kaybımız çok büyük olurdu. Toprağın ıslak olması nedeniyle zarar gören çam ağaçlarının kurumayacağına inanıyorum” dedi.

    Yangını ilk gören ve olay yerine gelerek ağaç dallarıyla yangının başladığı ilk noktayı ilerlemeden söndüren Oymapınar Mahallesi Muhtarı Kemal Öz “Yangın iki ayrı noktadan başladı. Ben yakınımda olan yeni söndürürken diğer taraf ilerledi ve yayıldı. Gelirken yolda yeni motosiklet teker izleri vardı. Bu havada, yer böylesine ıslak iken kasıtlı yapılmadığı sürece yangının olma ihtimali yok. Sabotaj olduğuna inanıyorum” dedi.

  • UNESCO Tarafından Koruma Altına Alınan Gaziantep Mutfağı, Altyapısını Güçlendirmek İçin, İşe Eğitimle Başladı

    Kısa bir süre önce UNESCO tarafından “Dünya Yaratıcı Şehirler Ağı”na gastronomi kategorisinde dahil edilen Gaziantep, mutfak altyapısını güçlendirmek için eğitimlere başladı.

    Bu doğrultuda Gaziantep Gastronomi ve Turizm Derneği (GASTURDER) ile ikili protokol yapan Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin çalışmalarıyla, öncelikli olarak sektörde hizmet veren personele yönelik düzenlenen ‘Sürdürülebilir Profesyonel Gastronomi Eğitimleri’ başladı. Eğitim öncesinde MUSEM’de ünlü aşçılar tarafından hazırlanan yemek sunumlarını inceleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, daha sonra GASTURDER ekibiyle birlikte açıklamalar yaptı. İstanbul’dan gelen ünlü şeflerin de katkıları ve vizyonuyla Gaziantep mutfağını daha da ileriye taşımak için eğitim çalışmalarının devam edeceğini belirten Şahin, “Şehrimizde gıda sektöründe hizmet veren otel, lokanta gibi alanlardaki yemek aşçıları ve şeflere buraya gelerek milli aşçılarımızdan teroik bilgiler öğreniyorlar. Bu işin özünü öğrenmek gerekiyor. Az önce ben sağlıklı beslenme ve hijyenik konulu bir eğitime katıldım” diye konuştu. GASTURDER Yönetim Kurulu Başkanı Songül Toprak Alisinanoğlu ise kısa bir süre önce kurulan derneğin Gaziantep yemek kültürüne ve gastronomisine destek vereceğini söyledi. Alisinanoğlu, GASTURDER ile Büyükşehir Belediyesi arasında yapılan ikili protokolle ‘Sürdürülebilir Profesyonel Gastronomi Eğitimi Sertifika Programı’ çerçevesinde düzenlenen bu ilk eğitimin Gaziantep’teki yiyecek-içecek çalışanlarına yönelik olduğunu belirtti. Bu eğitimin amacının ürün, hijyen ve iş güvenliği anlamında kaliteyi yükseltmek, sektörü dünya standartlarına ulaştırabilmek olduğunu vurgulayan Alisinanoğlu, program dahilinde verilecek olan eğitimlerle Gaziantep’teki yiyecek-içecek işletmelerini her anlamda güçlendirmenin hedeflendiğini kaydetti.

    Eğitim Programının mutfağında İstanbul’dan ünlü şefler Rafet İnce, Murat Bozok ve Mardin’den eğitime katılan servis personeline hijyen eğitimi verdi. Murat Bozok şef, kendi tecrübe alanı olan Fransız mutfağını anlattı. Dünyada en çok bilinen mutfakların başında gelen Fransız mutfağının yükseliş hikayesini ve yöntemlerini anlatarak, Gaziantep mutfağının dünyaya tanıtımı için yol gösterici örneklemelerde bulundu.

    Şef Rafet İnce, tabak sunumlarının inceliklerini paylaştı. Tablo gibi tabaklar ile Gaziantep mutfağının önde gelen şeflerine farklı bir ufuk açtı.

    Eğitim programına Mardin’den katılan Süleyman Engin ise çölyak hastalarına yönelik Gaziantep mutfağından glütensiz örneklemeler yaptı.