Etiket: Altı

  • İzmir CHP’de Başkanlık İçin Alaaddin Yüksel’e Altı İlçeden Destek

    İzmir’de gerçekleştirilecek CHP il kongresi öncesi bir toplantı gerçekleştiren altı ilçe başkanı, il başkanlığı için aday olması beklenen Alaaddin Yüksel’e destek kararı aldı.

    20 Aralık 2015 Pazar günü gerçekleştirilecek CHP İzmir İl Kongresine az bir zaman kala, başkanlık için aday olması beklenen Alaaddin Yüksel’e kritik bir destek Küçükmenderes bölgesinden geldi. Kongre için CHP Ödemiş İlçe Başkanlığı’nda bir araya gelen Ödemiş, Kiraz, Beydağ, Tire, Selçuk ve Bayındır ilçe başkanları kritik bir toplantı yaptı. Mevcut başkan Bedri Sertel, Ülkümen Rodoplu, Nevzat Kavalar gibi isimler kongrede adaylığını açıklarken, ilçe başkanları Alaaddin Yüksel’e destek kararı aldı.

    İlçe başkanları adına açıklama ise açıklamayı CHP Ödemiş İlçe Başkanı Nazan Dönmez yaptı. Dönmez, Alaaddin Yüksel’e destek vermeyi kararlaştırdıklarını ifade ederek, “Cumhuriyet Halk Partisi İzmir olarak ilçelerimizde kongrelerimiz sona erdi. Pazar günü ise İzmir il kongremiz yapılacak. il kongremiz öncesi küçükmenderes bölgesi ilçeleri olarak ilçemizde bir toplantı yaptık. Toplantımızda komşu ilçelerimizin başkanları ile değerlendirmelerde bulunduk ve bölge olarak adaylığını açıklayacak olan Alaaddin Yüksel’e destek vermeyi kararlaştırdık. İzmir il kongremizin de Cumhuriyet Halk Partisi’ne yakışır bir şekilde olacağına, demokrasi şölenin yaşanacağına inanıyoruz” dedi.

  • Üretimde Örtü Altı Zamanı

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, sebze meyvede üretimin örtü altına kaydığını bildirerek, “Örtü altı sebze meyve üretimi son 5 yılda yüzde 18,8 artarak 5 milyon 525 bin tondan 6 milyon 564 bin tona çıktı” dedi.

    Bayraktar, yaptığı açıklamada, ülkemizin yaş sebze ve meyve tarımında seracılık olarak da adlandırılan örtü altı yetiştiriciliğinin özel bir yere sahip olduğunu belirtti. Şemsi Bayraktar, örtü altı yetiştiriciliğinin birim alandan alınan ürün miktarının artırılması, yıl boyu üretim yapılabilme olanağı, istihdama olan katkısı, yıl içinde düzenli bir işgücü kullanımı sağlaması, diğer sektörlerdeki gelişmeye olan katkıları nedeniyle önemli bir üretim kolu olduğunu vurguladı. Ülkemizde örtü altı yetiştiriciliğinin 1940’lı yıllarda Antalya’da kurulan seralarla başladığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

    “Seracılığımızın gelişimi, 1960’lı yıllara kadar yavaş olmuş ancak 1960’lı yıllardan itibaren plastiğin örtü malzemesi olarak kullanılmaya başlanmasıyla hızlı bir gelişme dönemine girilmiştir.1960 yılında 10 bin 30 dekar alanda örtü altı yetiştiriciliği yapılırken, 2009 yılında 567 bin 180 dekara ulaşmıştır. 2013 yılında ise süs bitkileri de örtü altına dahil edilmiştir. Süs bitkileri dahil örtü altı alanı 2014 yılında 649 bin 118 dekara ulaşmıştır. Örtü altı alanında sürekli bir artış söz konusudur. Toplam örtü altı yetiştiriciliği yapılan alanın yüzde 12,5’inde cam sera, yüzde 46’sında plastik sera, yüzde 24’ünde alçak tünel, yüzde 17,4’ünde ise yüksek tünel bulunuyor. Örtü altı yetiştiriciliği alanında ilk sırayı Antalya ilimiz alıyor. Toplam örtü altı alanının yüzde 38,2’si Antalya’da bulunuyor. Antalya ilimizi yüzde 24,5 ile Mersin, yüzde 14,6 ile Adana illerimiz takip ediyor. Toplam örtü altı tarım alanının yüzde 77,3’ü bu üç ilimizde yer alıyor.”

    ÜRETİMİN BÜYÜM BÖLÜMÜ SEBZELERDEN OLUŞTU

    Sera alanlarının yüzde 95,3’ünün sebzelere, yüzde 1,2’sinin meyvelere, yüzde 3,5’inin kesme çiçek ve iç mekan bitkilerine ayrıldığına dikkati çeken Bayraktar, şu bilgileri verdi:

    “2009 yılında 5 milyon 525 bin ton olan örtü altı sebze meyve üretimi, yüzde 18,8 artışla 2014 yılında 6 milyon 564 bin tona çıktı. Bu üretimin yüzde 94,8’ini, 6 milyon 224 bin tonu sebzelerden oluştu. Örtü altı sebze üretiminin yüzde 52,8’i domates, yüzde 17,6’sı salatalık, yüzde 10,5’i karpuz, yüzde 8,5’i biber, yüzde 4,2’si patlıcan, yüzde 2,3’ü kavun, yüzde 1,7’si kabak, yüzde 1,4’ü de marul üretiminden meydana geldi. Bu türlerin yanı sıra örtü altında taze fasulye, taze soğan, ıspanak, semizotu, roka, maydanoz, tere, lahana, börülce, pırasa, pepino, dereotu, kırmızı turp, bezelye, nane, taze sarımsak, enginar, brokoli ve bamya da yetiştiriliyor. Örtü altı meyve üretimi 2014 yılında 340 bin tona çıktı. Örtü altı meyve üretiminin yüzde 53’ünü muz, yüzde 46,7’sini ise çilek oluşturmaktadır. Son yıllarda örtü altında üzüm, kayısı ve şeftali (nektarin) gibi meyve türlerinin yetiştiriciliği de yapılıyor.”

    Bazı ürünlerde örtü altında üretimin çok büyük boyutlara ulaştığını, muz ve salatalıkta örtü altı üretimin tarla, bahçe üretimini geride bıraktığını bildiren Bayraktar, “Üretimin muzda yüzde 71,5’i, salatalıkta yüzde 59,4’ü, sivri biberde yüzde 42,7’si, çilekte yüzde 42,2’si, sofralık domateste yüzde 41,4’ü, kabakta yüzde 36’sı, patlıcanda yüzde 31,7’si örtü altından sağlanıyor” dedi.

    Bugün gelinen noktada örtü altı yetiştiriciliği yapan üreticilerimizin çeşitli sorunları olduğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

    “İşletmelerin küçüklüğü, pazarlama sorunları, tarımsal girdilerde dışa bağımlılık ve girdi fiyatlarındaki artış nedeniyle üretim maliyetlerinin yüksekliği, üreticinin maliyetin altında ürün satmak zorunda kalması gibi ülkemiz tarımında karşılaşılan genel sorunlar, örtü altı yetiştiriciliğinin de temel sorunlarıdır. Ülkemiz seraları işletme yapısı ve sera büyüklüğü yönünden aile tipi işletmeler şeklinde olup genelde küçük alanlara sahiptir. Aile tipi küçük işletmelerin yaygınlığı, sermaye yetersizliğini beraberinde getirmekte, üretici serasına gereken yatırımı yapamamakta ve modern teknolojilerin kullanımı da buna bağlı olarak sınırlı kalmaktadır. Kontrollü örtü altı üretim alanlarında Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerince düşük faizli işletme ve yatırım kredisi kullandırılsa da işletmelerin yenilenmesinde ve modernizasyonunda arzu edilen seviyeye gelinememiştir. Bu açıdan hükümet programında yer alan çiftçilerimize seraların modernizasyonu için faizsiz kredi verileceğine yönelik kararı önemlidir.”

    Daha verimli ve kaliteli bir üretim sağlanabilmesi için mevcut seraların modern seralara dönüştürülmesi gerektiğine dikkati çeken Bayraktar, şu bilgileri verdi:

    “Örtü altı yetiştiriciliğinde maliyeti etkileyen en önemli faktörlerden biri de elektrik giderleridir. Maliyetlerin düşürülerek işletmelerin rekabet gücünün artırılabilmesi bakımından seralar, ticarethane kapsamından çıkarılmalı, daha uygun fiyatla elektrik alması sağlanmalıdır. Yine seraların modernizasyonuna faizsiz kredi sağlanması kararında olduğu gibi maliyetleri düşürmek amacıyla seralara ticarethane elektrik fiyatı yerine sulama suyu elektrik fiyatı uygulanacağına ilişkin kararın hükümet programında da yer almasından memnuniyet duyuyoruz. Seralarda kullanılan elektriğin yanı sıra seracılıkta temel üretim girdileri olan gübre, örtü malzemesinde uygulanmakta olan KDV oranları indirilmelidir. Ülkemiz örtü altı yetiştiriciliği iklim koşulları, mevcut pazarlara olan yakınlığımız, jeotermal enerji potansiyelimiz gibi önemli imkanlara sahiptir. Bu imkanların eğitim, yayım ve denetim faaliyetleriyle birleştirilmesi; gıda güvenliği ve izlenebilirliğin sağlanmasına yönelik üretim sistemleri ve tarım teknolojileriyle entegrasyonunun artırılmasıyla sahip olduğumuz potansiyel daha etkin bir şekilde değerlendirilebilir.”

    RUSYA’NIN AMBARGO KARARI

    Ancak son günlerde Rusya’nın portakal ve mandalinanın yanı sıra domates ve salatalık, çilek gibi ürünlere ambargo kararının üreticilerimizi zor durumda bıraktığını belirten Bayraktar, “Üretimin sürdürülebilir kılınması bakımından üreticilerimizin uğradığı maddi kayıplar telafi edilmelidir. Alınan bu kararın birtakım çevreler tarafından suiistimal edilmesi önlenmelidir. Üreticilerimizin mağduriyetinin giderilmesi bakımından tüm bankalara olan tarımsal kredi borçları, elektrik borçları, SGK’ya olan prim borçları faizsiz olarak ertelenmelidir” dedi.

    Bayraktar, örtü altında üretimin arttığını, Rusya’nın ambargo kararının portakal, mandalina gibi turunçgillerin yanı sıra en fazla örtü altında yetiştirilen domates, salatalık, çilek gibi sebzeleri etkileyeceğini, bu sorunun çözümü için acilen yeni pazarların bulunması gerektiğini vurguladı.

  • Oryantiring 1. Kademe 14 Yaş Altı Grup Yarışması Yozgat’ta Yapıldı

    Türkiye Oryantiring Şampiyonası 1. Kademe 14 Yaş Altı Grup Yarışması, Yozgat’ta yapıldı.

    Çamlık Milli Parkı Kent Ormanı’nda düzenlenen yarışmaya, 6 ilden 67 sporcu katıldı. Organizasyonda, erkekler 14 kategorisinde Fatih Mehmet Yalçınel birinci, Emin Özgen ikinci, Burakhan Maden üçüncü, bayanlar 14 kategorisinde Nisanur Sağlık birinci, Ayşenur Alkanlıgil ikinci, Şirin Başaktunç üçüncü oldu.

    Erkekler 12 kategorisinde birinciliği Orkunt Tek, ikinciliği Poyraz Baydemir, üçüncülüğü Umut Kambik, bayanlar 12 kategorisinde birinciliği Özüm Güneş Bayramcıoğlu, ikinciliği Açelya Turan, üçüncülüğü Meryem Yağmurdemir elde etti. Erkekler 10 kategorisinde Akın Taçbaş birinci, Orçun Akça ikinci, Zora Kayradeğer üçüncü, bayanlar 10 kategorisinde ise Melisa Demirkazık birinci, Sıla Kambik ikinci sıraya yerleşti. Bu kategoride üçüncü çıkmadı.

    Türkiye Oryantiring Federasyonu Organizasyon Kurulu Başkanı Metin Değirmenci, 14 yaş ve altı sporcuları büyük kategorilerden ayırdıklarını belirterek, Türkiye genelindeki yarışmaları bölgesel lig olarak yaptıklarını söyledi. Bölgesel liglerin 9 ilde icra edildiğini ifade eden Değirmenci, “9 bölgeden biri de Yozgat. Buradaki yarışmaya Kayseri, Nevşehir, Ordu, Tokat, Çorum ve Ankara’dan 67 sporcu katılıyor. Buradan sonra Nevşehir’de ikinci etap yarışmamız yapılacak. Kırşehir’de yarı final yapılacak ve Mayıs ayında Balıkesir’de Türkiye şampiyonası olacak. Yarışmanın birinci ayağı Yozgat’ta yapılmış oldu. Bu yarışmaların bölgesel lig olarak yapılmasındaki asıl amacımız, katılımcı çocukların illerinden yakın mesafelere günübirlik giderek yarışmalara katılmalarını sağlamak. Bugün çok güzel bir havada bu sporu yaptık. Bütün sporcularımıza teşekkür ediyorum” dedi.

  • Başbakan Yardımcısı Akdoğan: “Yer Altı Zenginliklerimiz Yok Ama Bizim Vicdanımız Var”

    Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, insani yardım konusunda Türkiye’nin dünyada ilk 3’te yer aldığını belirterek, “Bizim petrol kuyularımız, doğalgaz rezervlerimiz, altınımız, yer altı zenginliklerimiz yok ama bizim vicdanımız var ve vicdanımızın sesini dinleyerek hareket ediyoruz” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, İHH tarafından düzenlenen, “Yetimler, Problemleri, Çözüm ve Stratejiler Uluslararası Çalıştayı’na katıldı. Burada bir konuşma yapan Akdoğan, “Dünyada yaşanan çatışmalar, savaşların en büyük mağdurları çocuklardır, kadınlardır.  Bugün maalesef dünyanın birçok bölgesinde çok büyük haksızlıklar, zulümler, çatışmalar, savaşlar var. Bunun da ilk kurbanı çocuklar oluyor. Bunların neticesinde çocuklar öksüz, yetim kalıyor. Bizim onlara daha fazla kucak açmamız, daha fazla şefkat göstermemiz gerekiyor. Bu sorumluluk hepimizin sorumluluğudur. Yetimlerle ilgilenmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Devlet, sivil toplum olarak çocuklarımıza, yetimlere, öksüzlere sahip çıkacağız” dedi.

    “İNSAN OLARAK GÖREVLERİMİZ VAR”

    Yetime ve öksüze sahip çıkmayı, insan olmanın gereği olduğunu ifade eden Akdoğan, “İnsan olarak görevlerimiz var. Eğer öksüzlere, yetimlere Devlet kol kanat germiyorsa vazifesini yapmıyordur demektir. AK Parti iktidarı 13 yıldır bu konuda ok önemli vazifeler ifa etti. Önemli gelişmeler yaşandı. Devlet olarak bütün mazlumlara sahip çıkmak için, yetimlere sahip çıkmak için adeta seferberlik başlattı. Sivil toplum örgütleri de bu seferberliğe katıldı. İHH, bugün dünyanın dört bir yanında birçok ülkede faaliyet gösteriyor, yetimlere barınma yerleri, okullar açıyor” diye konuştu.

    “AK PARTİ İKTİDARININ TEMEL KAVRAMLARINDAN BİR TANESİ AİLEDİR”

    Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 20 binin üzerinde aileye kuru gıda yardımı yaparak sahip çıktığını belirten Akdoğan, “Hükümetimiz, yetimlere maaş bağladı. Yetim çocuklara 520 lira aylık ödüyoruz. 5 bin kişiye muhtaç aylığı veriliyor. 15 bin ortaöğrenim öğrencimiz burs alıyor yine Vakıflar tarafından. Yükseköğretimde 5 bin öğrenciye yine burs veriliyor. Onun ötesinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın çocuk evleri, sevgi yuvaları, sevgi evleri var, yetiştirme yurtları var. Devlet olarak bu alanda ne yapılması gerekiyorsa, bunun kurumları oluşturulmuş durumda, gereken adımlar atılıyor. AK Parti iktidarının temel kavramlarından bir tanesi ailedir, ailenin korunmasıdır. Aile çünkü toplumda birçok değerin üreticisidir, yaşatıcısıdır. Aile birliğinin korunmasına, en güvenli çatı olarak ailenin görülmesine bu anlayışla devam ediyoruz” dedi.

    “BİR KONUDA DÜNYADA İLK ÜÇE GİRİYOR”

    Vicdanımızın sesini dinleyerek hareket ettiklerini kaydeden Yalçın Akdoğan, “Türkiye, birçok konuda belki dünyada ilk sıralarda değildir ama bir konuda dünyada ilk üçe giriyor. O da insani yardımdır. Bizim petrol kuyularımız, doğalgaz rezervlerimiz, altınımız, yer altı zenginliklerimiz yok ama dünyada birinci olabiliyorsak insani yardımda, bizim vicdanımız var ve vicdanımızın sesini dinleyerek hareket ediyoruz. Bundan sonra da aynı şekilde bu insanları hiçbir zaman yük, sorun olarak görmeyecek, bizim bir parçamız, kardeşimiz olarak göreceğiz” dedi.

  • Su Altı Sporlarının Kalbi Şehitkamil’de Attı

    Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu 2016 Sezonu Hakem Gelişim ve Eğitim Semineri Şehitkamil’de yapıldı.

    Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu 2016 Sezonu Hakem Gelişim ve Eğitim Semineri, Şehitkamil Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Hakem Gelişim ve Eğitim Semineri’ne, Türkiye Su Altı Sporları Federasyonu Başkanı Doç. Dr. Şahin Özen ile ulusal ve uluslararası maçlarda görev alan toplam 35 hakem katıldı. Seminerin açılış konuşmasını yapan Türkiye Su Altı Sporları Federasyonu Başkanı Doç. Dr. Şahin Özen, Şehitkamil Belediyesi’ne teşekkür ederek, katılımcılara başarı diledi. Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nun 7 branştaki teknik kurul başkanları da seminerde sunum yaptı.

    ŞEHİTKAMİL’DE OLMAKTAN MUTLUYUZ

    Türkiye Su Altı Sporları Federasyonu Başkanı Doç. Dr. Şahin Özen, seminer sonrası Gaziantep ve Şehitkamil’e ilişkin açıklamada bulundu. Şehitkamil Belediyesi’nin spora ve sporcuya büyük destek verdiğini dile getiren Doç. Dr. Şahin Özen, “Böyle güzel tesislerde bize bu tür faaliyetleri yapma fırsatı verdiği için özellikle Belediye Başkanımız Rıdvan Fadıloğlu’na çok teşekkür ediyoruz. Gaziantep; bizim için, sualtı sporları için önemli bir üs, önemli bir merkez. Gaziantep’te serbest dalış ve paletli yüzme branşlarında üst düzey sporcularımız var. Gaziantep’te; hakem, antrenör ve kulüp sayımız oldukça fazla. Tabi ki burada faaliyet yapmak bizi de çok mutlu ediyor. Gaziantep’te, Şehitkamil’de olmaktan mutluyuz” diye konuştu. Gaziantep’in özellikle su sporu branşında bölgedeki en önemli şehir olduğuna vurgu yapan Türkiye Su Altı Sporları Federasyonu Başkanı Özen, “Gaziantep, çok büyük bir şehir. Spora da çok büyük katkısı olan bir şehir. Basketbol, futbol, voleybol gibi sporun her branşında aktif bir şehir. Şunu gururla söyleyebilirim ki Gaziantep, su sporları anlamında bu bölgedeki en önemli temsilcimiz. Maalesef bu bölgede Gaziantep dışında bir şehirde su sporlarıyla ilgili aktif çalışan başka bir ilimiz yok. Gaziantep, keşke diğer illerimize de örnek olsa ve su sporlarıyla ilgilenen şehir sayısı bu bölgelerde de artsa. Şehitkamil Belediyesi’nin spora sağladığı büyüklükte katkı veren başka bir ilçe belediyesi maalesef yok. Bunu gururla söyleyebiliriz. Tesis, organizasyon, sponsorluk anlamında bu çaplı spora destek veren başka bir ilçe belediyesi daha keşke olsa. Bu destekleri için Şehitkamil Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz. Biz, memnuniyetle müsabaka organizasyonu vermeye, çeşitli seminerler düzenlemeye hazırız. Bu katkıyı federasyonumuz adına verebiliriz. Buradaki antrenörlerin, hakemlerin, spor insanlarının gelişimine katkımız olursa mutlu oluruz” diye konuştu.

    Türkiye Su Altı Sporları Federasyonu Başkanı Doç. Dr. Şahin Özen, “Şehitkamil Belediyesi’nin spora sağladığı büyüklükte katkı veren başka bir ilçe belediyesi maalesef yok. Bunu gururla söyleyebiliriz. Tesis, organizasyon, sponsorluk anlamında bu çaplı spora destek veren başka bir ilçe belediyesi daha keşke olsa. Bu destekleri için Şehitkamil Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz” dedi.

    Şehitkamil Belediyesi, sportif faaliyetlere verdiği destekle hem sporculardan hem de sporseverlerden büyük ilgi görüyor.