Etiket: Alternatif

  • ATSO Başkanı Çetin’den alternatif festival yorumu: “Antalya ekonomisine zarar verir”

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (ATSO) Davut Çetin, Antalya Uluslararası Film Festivali’nden kaldırılan ulusal kategorisini boykot etmek amacıyla İstanbul’da aynı tarihte düzenlenmek istenen alternatif festivale tepki gösterdi. Çetin, “‘Biz burada alternatif ulusal bir film festivali yapıyoruz’ hatta,-Altın portakalı İstanbul’a taşıdık-şeklindeki açıklamaları gerçekten çok ayıptır. Böyle yapmaları Antalya’nın ekonomisine zarar verir” dedi.

    ATSO Başkanı Davut Çetin, 21-27 Ekim tarihlerinde bu yıl ‘Ulusal Yarışma’ kategorisi olmadan gerçekleşecek olan 54. Antalya Film Festivali’ne karşılık İstanbul’da aynı tarihlerde bazı sanatçılar tarafından düzenlenecek olan alternatif ulusal festivale tepki gösterdi. Alınan kararı ‘ayıp’ olarak nitelendiren Çetin, alternatif festivalin Antalya ekonomisi üzerinde de olumsuz bir etki bırakacağını ifade etti. Çetin, “’Biz burada alternatif ulusal bir film festivali yapıyoruz’ hatta, -Altın portakalı İstanbul’a taşıdık- gibi açıklamaları gerçekten çok ayıptır. Bu Antalya açısından kabul edilemez bir durum” ifadelerini kaydetti.

    “Bizi çok üzdü”

    Antalya’nın 53 yıldır gerçekleştirdiği festivallerle, Türk film dünyası ile sanat ve kültür dünyasına katkı verdiğine işaret eden Çetin, “Şimdi istenilen olmadı ‘biz burada film festivali yapıyoruz’ demeleri Antalya ile konuşmadan, tartışmadan bunu yapmaları bizleri çok üzdü. Ben de doğru mu yanlış mı diye düşünmedim. Belki doğrudur, belki yanlıştır ama bunun tartışılacak yeri Antalya’ydı. Hiç Antalya ile konuşup tartışmadan, özellikle aynı tarihe film festivali koymaları yanlış oldu” dedi.

    “Antalya ekonomisine zarar verir”

    Söz konusu festival girişiminin Antalya ekonomisi üzerinde olumsuz etkileri olacağını ifade eden Çetin, “Festival yapıldığı zaman Antalya’nın otel doluluk oranından tutun, bütün Türkiye’nin gözünün burada olması, Antalya’nın tanıtımına katkı sağlanması ve şehirdeki esnafa katkı koymasına kadar çok önemli. Aynı tarihte Antalya film festivalin alternatifini İstanbul’da yapıyoruz demeleri ayıp olur. Bu bizim açımızdan kabul edilemez bir durumdur. Böyle yapmaları Antalya’nın ekonomisine zarar verir. Buyursunlar gelsinler, hem tartışalım, hem konuşalım” diye konuştu.

  • Tütüne alternatif ürünler yüz güldürdü

    Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde bir zamanlar tütün üretimi yapılan arazilerde bugün kavun, karpuz ve domates yetiştiriliyor.

    Daha önceleri tütün ektiği tarlasına ektiği sebze ve meyve fidanlarından yaklaşık 200 ton ürün alan Giresunlu girişimci Rahmi Özkütükçü, büyük şehirlere göçü de durduracak bir başarıya imza attı. Şebinkarahisar ilçesinin Çay mevkiinde 30 dönüm tarlasına ektiği 6 farklı üründen üst düzey verim alan Rahmi Özkütükçü, ilçede kaybolan nüfusu organik tarımla yeniden kazanacaklarını söyledi. Özkütükçü, “İlçemizde tütüncülük bitince memleketimiz büyük oranda nüfus kaybetti. Yıllardır tütünü boşuna ekmişiz, boşuna göç etmişiz, sebzecilikte daha fazla kazanç var. Tarlaya damla sulama sistemi kurarak ektiğim organik sebze ve meyvelerden yaklaşık 80 ton kavun, 30 ton karpuz, 80 ton domates ve 1 ton çilek ve diğer ürünlerle birlikte yaklaşık 200 ton ürün almayı başardım. Bu ürünleri satabilir miyim diye düşünürken çevre il ve ilçelerden sipariş almaktayım” dedi.

    Gelecek yıl üretimini 3 katına çıkarmak isteyen girişimci Rahmi Özkütükçü, “Büyük şehire göçmek yerine, kendi sermayemle bu işe yöneldim. Memleketimize dışarıdan para girsin. Eskiden ilçemizde tütün vardı ama farkettim ki sebzecilik daha kazançlı. Memleket için iyi bir gelir kaynağı. Memleketin parası hep dışarı gidiyor. Bizim memlekette tüm bu ürünler yetişiyor. Yaptığım masrafın 2-3 katını kazandım” sözleriyle herkese tavsiye etti.

    Tarlasına ektiği organik ürünlerle ilçeye ekonomik girdi de sağlayan Rahmi Özkütükçü, bir zamanlar tütün üretimi yaptığı arazisinde kavun, karpuz ve domatesle yüzünün güldüğünü ifade ederken, domateslerine patent alarakta Şebinkarahisar’a özgü salça üretmeyi planladığını sözlerine ekledi.

  • Aymen: “Irak’a ihracatta alternatif yollar bulmalıyız”

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Lojistik Konseyi Başkanı Bülent Aymen, Habur Sınır Kapısı’nda güvenliğin sıkılaştırılması ve sevkiyatların durma noktasına gelmesinin ihracatın tamamını olumsuz etkileyeceğini belirterek, “Ülkemizin çıkarları ve güvenliği her şeyin üstündedir. Ancak alternatif yollarla bulacağımız çözümler ile zararı minimize etmeliyiz” dedi.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Lojistik Konseyi Başkanı ve Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB) Başkanı Aymen, yazılı bir açıklama yaparak, Habur Sınır Kapısı’nda güvenliğin sıkılaştırılması ve sevkiyatların durma noktasına gelmesini değerlendirdi. Her ülkede olduğu gibi Irak’a ihracatın da kayıtlarının bölge değil bütün ülke bazında tutulduğunu ifade eden Aymen, “Bununla birlikte Irak’a ihracatın yaklaşık yüzde 45’inin Kuzey Irak’a, yüzde 55’inin ise ülkenin güney bölgelerine yapıldığını söyleyebiliriz. Habur’da yaşanan acil durum, ihracatımızın tamamını olumsuz etkiler. Elbette ülkemizin çıkarları ve güvenliği her şeyin üstündedir. Ancak alternatif yollarla bulacağımız çözümler ile zararı minimize etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

    “Esendere, Gürbulak ve Borualan’ın kapasiteleri artmalı”

    Açıklamasında çözüm için öneriler de sunan Aymen, Irak’ın güney bölgelerine Türk ihraç mallarını ulaştırmada İran güzergahının öne çıktığını ifade ederek, şunları kaydetti: “İran’daki Esendere, Gürbulak, Borualan kapılarımızın kapasitelerini artıracak tedbir ve girişimleri hemen hayata geçirmeliyiz. Türkiye’nin ihracatının ilk 8 ay itibariyle yüzde 5,8’i ve AKAMİB’in bünyesinde yer aldığı Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nin ihracatının yüzde 12’si Irak’a gerçekleşiyor.”

    Akdeniz İhracatçı Birlikleri bölgesindeki illere bakıldığında, Irak’a en fazla ihracatı olan Türkiye’deki ilk 10 il arasında Mersin’in 5’inci, Adana’nın 7’nci, Kayseri’nin 8’inci, Hatay’ın 10’uncu sırada yer aldığına dikkat çeken Aymen, “Ayrıca Türkiye’nin Irak’a ihracatının yaklaşık yüzde 10’unu mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektöründen gerçekleşiyor. AKAMİB ihracatının da yüzde 31’i Irak’a yapılıyor” dedi.

  • Muğlalı çiftçinin alternatif ürün umudu: Ejder meyvesi

    Narenciye ve sebze üretimine alternatif ürün olarak tercih edilen tropikal ‘ejder’ meyvesi, Ortaca’da örtü altı üreticisinin yeni umudu oldu.

    Muğla’nın Ortaca ilçesinde alternatif tarım kapsamında oluşturulan serada, yaklaşık bir buçuk yıllık hazırlığın ardından hasadına başlanan ejder meyvesinin (pitahaya) tanesi 10 ila 14 lira arasında alıcı buluyor. Ana vatanı Vietnam olan meyve, ilaç sanayinin yanı sıra dondurma ve salata yapımında kullanılıyor. Ağırlığı 300 gram ile 1 kilo arasında değişen tropikal meyve, narenciye ve sebze üretimine alternatif ürün olarak tercih ediliyor. Yetiştirilme aşamasında kimyasal gübre, ilaç kullanılmaması ve yüksek getirisi sebebiyle üreticilerin tercih ettiği ejder meyvesinin tanesi 10 ila 14 lira arasında satışa sunuluyor.

    Ortacalı üretici Emine Bulut, 2015 yılı sonunda internette gördüğü ürünün çok ilgisini çektiğini ve 30 direklik bitki ile işe başladıklarını söyledi. Bulut, “Daha sonra fidan takviyesi yaparak çoğalttık ve 2 dönüme tamamladık. Daha önce domates ekiyorduk. İlaç, gübre masrafımız çok oluyordu. Her zaman da ihracat sorunu var. Bu meyve masrafsız sadece doğal mal gübresi veriyoruz. Başka bir şey vermiyoruz o yüzden bu meyveyi tercih ettik. Toplaması çok basit başka hiçbir işçiliği yok. Sadece suyunu ayarlıyoruz. Suyu az istiyor. Tesisi kurduktan sonra sorun yok. Bunda 1 sefer masraf ediyorsun ama domateste 2 sefer. Fidan, ilaç parası baya zahmetli domates. Bu üçüncü hasadımız, 1 yılda meyve veren başka ürün var mı bilmiyorum” diye konuştu.

    “İhracatı hedefliyoruz”

    Türkiye’de ejder meyvesini ilk kez yetiştiren üretici Mehmet Tanrıverdi ise 2014 yılında meyveyi yetiştirmelerinin ardından bölgesel çalışmalara başladıklarını anlatarak, “Antalya Gazipaşa, Mersin’in ilçelerinde, Adana’da, Seyhan’da, İzmir’de ve Muğla’da ünite çalışmaları yaptık. Tamamında başarılı sonuçlarımız çıktı. Her yerden meyve aldık. Hepsini sattık. Artık amacımız bu işin paketlemesine önem verip, iç pazarda halkın tanımasını sağladıktan sonra ihracatına yönelmek” dedi.

    Tanrıverdi, ‘ejder meyvesi’nin ülkeye çok iyi gelir getireceğine inandıklarını ve çiftçiye alternatif ürün sundukları için mutluluk duyduklarını da sözlerine ekledi.

  • Torosların alternatif bitkisi kinoa

    Mersin’in Silifke ilçesinin yüksek kesimlerinde ilk kez ekimi yapılan ve NASA tarafından astronotların beslenmesinde kullanılan kinoanın ilk hasadı yapıldı.

    Daha önce ilçeye bağlı düşük rakımlı Bahçederesi Mahallesi’nde deneme amaçlı ekilip hasat edilen kinoa bu sefer Torosların yüksek kesimlerinde deneme amaçlı ekilip hasat edildi.

    Kinoanın, buğday ve pirinç gibi ürünlere alternatif bir ürün olduğunu ifade eden Silifke Ziraat Odası Başkanı Cafer Doygun, “Bu yıl ilk defa deneyim amaçlı hem sahilde hem de ilçenin yüksek kesimlerinde kinoa bitkisi ekimi gerçekleştirdik. İlk denememizde dönümünden 200 kilogram ürün elde ettik. Kendine has bir aroması olan kinoanın, baskın bir tadı ve kokusu yoktur. Lezzetli ve hafif bir besin olup, bulgur ve pilavın kullanıldığı yemeklerin tamamında kullanılabilir. Ayrıca kinoa garnitür olarak yemeklere eklenebilir, çorbalarda kullanılabilir ve pilavı yapılabilir. Un haline getirilerek kek, pasta ve kurabiye hamurlarına konulabilir. Tüketim alanı sınırsız diyebileceğimiz kinoa salatada da tüketilebilir” dedi.

    Silifkeli çiftçilerin alternatif ürün arayışında olması nedeniyle deneme yaptığını kaydeden Doygun, “1 dönüm arazide iki çeşit kinoa tohumu ektik. Artık burada alternatif ürün olarak değerlendirebiliriz” dedi.

    “Bu bitki Toroslarda alternatif ürün olarak yetiştirilebilir”

    Deneme amaçlı alternatif ürün olarak ektiği kinoa bitkisi hakkında bilgi veren üretici Ziraat Mühendisi Emine Çetrez, “Silifke’de her yıl aynı ürünler yetişiyor. Halkımız alternatif bir ürün arayışına girmiyor. Silifke iklim koşullarında ne yapabiliriz diye düşündüm, insanlara yeni bir ürünü nasıl tanıtabiliriz, onun arayışı içerisine girdik. Daha sonra internette kinoa bitkisine rastladım. Çölyak hastaları tüketebiliyor ve gluten içermiyor. Normal buğdaygillerden daha faydalı. Yağ yakıcı özelliği var ve omega 3 içeriyor. Bunlar benim ilgimi çekti. NASA 2013 yılını Kinoa Yılı ilan etmiş. Astronot yiyeceği olarak ilan etmiş. İnkalardan kalma bir bitki. Ben de böylelikle denemeye karar verdim. İlçenin Mara Mahallesi’nde 30 dönüme yakan bir alanda

    Silifke Ziraat Odası Başkanı Cafer Doygun ve Şemsettin Bağışlayıcı ile birlikte bir yer tutup, denemeye başladık. Bunlar ilk yıl denemelerim. Olup olmayacağını zamanla göreceğiz. Bunlarla acemiliğimizi atacağız. Bitki, Silifke iklim koşullarında ne istiyor, ne istemiyor onu göreceğiz. Rakım, su ve gübre önemli bu bitkinin yetişmesinde. İnternet sitelerinde su istemediği söyleniyor ama kesinlikle bu bitkinin yetişmesinde suya ihtiyaç var. Su ile verim artıyor. Kümül dediğimiz başaklardaki tane oranı artıyor, kalite oranı artıyor. Hasat edilen ürünleri, tanelerinden ayıracağız. Ya savurma yöntemi ile ya da elekten geçirerek kabuklarından ayırıp taneler elde edeceğiz. Bu işlemlerden sonra tohumları aldığımız yerler var, çeşitli bakliyat şirketleri var bu bitkiye talip olanlar ile görüşeceğiz ve böylelikle pazarlayacağız. Kilosu, kalitesine göre 4 ila 10 TL arasında değişiyor. Kinoanın birçok çeşidi var ama Silifke’ye hangisi daha uygun bunu daha bilemiyoruz. İki çeşit ektim. Birisi Tikikaka diğeri Atlas. Tikikaka daha iyi uyum sağladı. Tikikaka daha başarılı oldu diyebilirim” diye konuştu

    Dalları makaslarla kesilen kinoa bitkileri bir çuvala konularak hasat edilirken, kesilen dallardaki tohumları daha sonra savurma ya da elemek suretiyle kabuklarından ayrılarak tüketime hazır hale getirilecek.