Etiket: Alternatif

  • Alternatif Tıp Ve Tatil Didim’de Sağlık Merkezi’nde Buluşuyor

    Aydın’ın Didim ilçesi Akbük Beldesi’nde 35 bin dönümlük bir arazinin üzerine kurulan Himalaya Sağlık ve Tatil Merkezi, Asem Group tarafından hayata geçiriliyor.

    Asem Group Yönetim Kurulu Başkanı Nizam Hatipoğlu, “Projemizi oluştururken öncelikle insanlığın ihtiyaçlarına, gelecek yaşamımızda değişen öncelikli konularına odaklandık ve projede tüm Dünya’nın en önemli sorunu olan sağlığı merkeze aldık” dedi.

    TUZ TERAPİSİNİN OLUMLU ETKİLERİ

    Alternatif Tıpta Himalaya Tuzu Devrimi yaptıklarını belirten Hatipoğlu, himalayanın önemine tarihi vurgu yaptı:

    “Himalaya kristal tuzunu, diğer kaya tuzlarından ayıran özellikleri yüksek basınç altında kristalleşmiş olması, bundan dolayı molekül yapısının küçülmüş olması ve hücre içine girebilmesidir. Suda çözündüğünde de milyonlarca yıldır içinde hapsettiği bu güneş enerjisini tekrar suya verip bu kuruma esnasında güneş enerjisini içinde depolar”.

    Dünyanın pek çok yerinde astım hastalarının tuz mağaraları, tuz odaları gibi terapi yöntemlerini kullanmakta olduğunu belirten Hatipoğlu, “Bu doğal terapilerle solunum yolu hastalıklarına karşı ilerleme kaydettikleri gözlendi. Dünyada birçok üniversite tarafından olumlu etkileri kanıtlanan tuz terapisi ile özellikle astım hastaları düzenli kürlerden sonra yaşam kalitelerinde ciddi bir iyileşme hissettiklerini belirtti. Tuz terapisinin ayrıca iç organlarda biriken sigaranın kalıntılarından ve bakterilerden arınmaya yardımcı olduğu ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği de söyleniyor” diye konuştu.

    SPASTİK VE OTİSTİK ÇOCUKLARA TEDAVİ DESTEĞİ

    Projede özellikle spastik ve otostik çocuklara yönelik çalışma yaptıklarını bildiren Asem Group Yönetim Kurulu Başkanı Nizam Hatipoğlu, “Refleksoloji ayak tabanındaki sinir uçlarının uyarılarak ilgili organları canlandırma amacı gütmektedir. Spaztizelerin gevşemesi, oturma başta olmak üzere birçok fiziksel gelişmeye sebep olmaktadır. Gelişim geriliği olan çocuklarda da zihinsel ve fiziksel gelişimi desteklemektedir. Yakın zamanda yapılan araştırma sonucunda Rusya’da bebeklere uygulanan bu yöntemin bebeklerin kabızlık sorununun çözümlendiği, zihinsel ve fiziksel gelişimlerini yaşıtlarına göre daha çabuk sağladığı bulgularına ulaşılmıştır. Denge kaybının, görme bozukluklarının giderilmesinde, erken yaşlanmanın geciktirilmesinde, kadın hastalıklarının tedavisinde, diyabet hastalığının tedavisinde, troid dengesinin sağlanmasında, algı ve hafızanın artırılmasında da tedaviye yardımcı olduğu gözlemlenmiştir” ifadelerini kullandı.

    DENİZ SUYU MİNERALLERİNİN CANLANDIRICI ETKİSİ

    Thalasso-terapinin canlandırıcı etkisini anlatan Hatipoğlu, “Thalasso-terapi deniz yosunu gibi denizin pek çok değişik özelliği ve sıcaklığı kullanılarak yapılan bir “yeniden canlandırma” terapisidir. Aerosol marin, yosun maskesi, hidro masaj, su jimnastiği, multi-jet banyo ve basınçlı duş thalasso terapinin bakım ve uygulamalarından sadece birkaçıdır. Romatizma ve artroz tedavisi, dolaşım ve solunum yolları tedavisi, egzama ve sedef gibi cilt hastalıkları, stres, kemik erimesi, kalp ve damar hastalıkları gibi birçok hastalığın tedavisine yardımcıdır” dedi.

    ‘OZON TEDAVİSİ, SAĞLIK MERKEZİ’NDE ÖNEMLİ BİR YER TUTUYOR’

    Ozon gazı terapisinin eski bir tedavi şekli olduğunu anımsatan Hatipoğlu, “Günün stresini atma, rahat uyuma, kronik yorgunluk sendromundan kurtulma, başta kanser, kalp hastalıkları, mantar, iyileşmeyen yaralar, diyabet, astım, damar tıkanıklıkları ile Multiple Skleroz, Alzheimer, Parkinson gibi nörolojik hastalıklara, Hepatit ve AIDS’e bağlı hastalıkların tedavisine yardımcı olmaktadır. Ozon tedavisi de projede önemli bir yertutmaktadır” diye konuştu.

    Sağlık Merkezi’ni hem alternatif tatil hem de alternatif tıp olarak görülebileceğini ifade eden Hatipoğlu, “Proje alanının % 85’i yeşil alan ve 30 ana bina var. Toplam 301 ünite, sağlık merkezi, tuz mağaraları, refleksoloji yürüyüş parkuru, ozon terapi merkezleri, kafe ve restoranlar, çocuk oyun alanları ve kreş, spa merkezleri, cami, alışveriş merkezleri, çok amaçlı toplantı salonu, açık ve kapalı spor alanları, açık ve kapalı yüzme havuzları, eğlence merkezleri, otel, yürüyüş parkurlarından oluşuyor” ifadelerini kullandı. Hatipoğlu, “35.000 metrekare arazi üzerine kurulacak kadın ve erkek ayrı tasarlanan ve muhafazakar ailelerin yoğun olarak tercih ettiği Grand Himalaya Sağlık ve Tatil Merkezi, 1+0, 1+1, 2+1, 2+1 dubleks, 3+1 dubleks 4+1(Villa) seçeneklerini sunuyor” dedi.

  • ’Alternatif Habercilik, Etik Ve Medya’ Konferansı Yapıldı

    Akdeniz Üniversitesi (AÜ) İletişim Fakültesi ev sahipliğinde, Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevda Alankuş’un konuk olduğu ’Alternatif Habercilik, Etik ve Medya’ konferansı gerçekleştirildi.

    Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konferansa İletişim Fakültesi Dekan Yrd. Doç. Dr. Tülay Şeker, Gazetecilik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şeker, Yrd. Doç. Dr. Hasan Üstün, Yrd. Doç. Dr. Murad Karaduman’ın yanı sıra pek çok gazeteci ve öğrenci katıldı.

    Konferansın açılış konuşmasını yapan Yrd. Doç. Dr. Hasan Üstün, kuruluş toplantılarından itibaren BİANET’e yazar ve muhabir olarak katkı sağladığını belirterek, yaptıkları çalışmalarla BİANET’in alternatif medya alanında Türkiye’de bir öncü olduğunu söyledi.

    Alternatif medyanın bir ihtiyaç olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sevda Alankuş ise bugün alternatif habercilikten, barış gazeteciliği veya hak haberciliğinden bahsettiklerinde gazetecilerin bir refleksle cevap verdiklerini belirterek, “Biz barış aktivisti değiliz diyorlar. Bu alternatif medya haberciliğinde çokça tartışılıyor. Yaygın medyanın yapısal yanlılığı nedeniyle özellikle Türkiye’de 2000’li yılların ortalarından itibaren siyasal iktidarın çok müdahaleci olduğu bir sistem ile karşılaşıyoruz” dedi.

    MEDYADA ERKEK ÜSTÜNLÜĞÜ

    ‘Türkiye’de neden alternatif medyaya ihtiyaç var?’ sorusunu ise Alankuş şöyle açıkladı:

    “Yaygın medyanın karşısında alternatif medyaya ihtiyacımızın çok olduğunu düşünüyorum. Alternatif medyanın başından beri içindeyim. Burada gördüm ki alternatif medya ve habercilik çok da zor değil. Alternatif habercilik için mutlaka alternatif medyaya ihtiyaç yok. Şu an internetin yardımıyla Türkiye’de pek çok oluşum var.”

    Haberin ana unsurlarının kadın bulunmayan odalarda belirlendiğini savunan Prof. Dr. Sevda Alankuş, Türkiye’de medyayı yönetenlerin, editörlerin genel olarak erkek olduğunu ve kadının yönetimdeki yerinin oran olarak çok düşük olduğunu belirtti. Medya sektöründe kadınlardan erkek gibi davranmalarının istendiğini vurgulayan Alankuş sözlerine şöyle devam etti:

    “Örnek vermek gerekirse Tansu Çiller Başbakanlık koltuğuna oturduğu ilk zamanlarda feminen bir yapıya sahipken, zamanla kendini dinletebilmek için erkek gibi davranmaya çalıştı.”

    Haber kavramının gün geçtikçe değiştiğini belirten Alankuş; “Haberin konusu haberin öznesi haline geldi. Bu yüzden haber değeri kavramının genişlemesi gerekiyor. Sonuç odaklı değil süreç odaklı haberler yapılıyor. Ancak sebep ve sonuç çerçevesinde haber yapılması gerekiyor” dedi.

    Seminer, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

  • Yüksek Fiyatlı Ihlamura, Zencefil Ve Kış Çayı Alternatif Oldu

    Ordu’da vatandaşlar, fiyatı son dönemde artan ıhlamura alternatif olarak, zencefil, kuşburnu ve özel olarak hazırlanmış kış çayı tüketiyor.

    Türkiye’de çeşitli alanlarda üretilen, Ordu’da yetişme alanı olan ıhlamur son aylarda fiyatını katladı. Vatandaşlar tarafından kış çayı olarak bilenen ve soğuk havalarda oldukça tüketilen ıhlamur, yüksek fiyatı sebebi ile ilgi görmüyor. Ordu’da da vatandaşlar yüksek fiyattaki ıhlamuru almak yerine alternatif olarak zencefil, kuşburnu ve özel hazırlanmış olan kış çayı gibi ürünlere yöneliyor. Altınordu ilçesi Şarkiye Mahallesi’nde aktarlık yapan Göktuğ Ayyıldız, artan fiyatların ıhlamur satışını olumsuz etkilediğini söyledi. Ihlamurun yapraklı ve çiçekli olanlarında fiyat farkı olduğunu ifade eden Ayyıldız, bu sebeple vatandaşın farklı ürünlere yöneldiğini belirtti.

    “VATANDAŞ 50-60 GRAMINI BİLE BÖLMEK İSTİYOR”

    Ihlamur fiyatlarındaki artışın vatandaşın beklentilerinin çok üzerinde olduğunun altına çizen aktar Göktuğ Ayyıldız, “Ihlamurun fiyatı çok yükseldi. Bizim bildiğimiz yapraklı ıhlamurun kilosu 90 TL civarında. Bazı bölgelerde ıhlamurun yalnızca çiçeği satılıyor. O zaman fiyatlar daha da yukarılara çıkıyor. Aktarlar bu fiyatlar sebebi ile kilo işi ıhlamur satamıyor. Biz 50-60 gramlık poşetler halinde ıhlamur satıyoruz. Bazı müşteriler fiyat sebebi ile 50-60 gram olan poşeti bile bölmek istiyor. Özellikle yaşlılar bahçelerinde yetişen ıhlamurun bu fiyatlarda satıldığını öğrendiğinde çok şaşırıyor” dedi.

    IHLAMURUN ALTERNATİFİ ZENCEFİL VE ÖZEL HAZIRLANMIŞ KIŞ ÇAYI

    Yaşanan fiyat artışı sebebi ile ıhlamur alamayan vatandaşların alternatif ürünlere yöneldiğini aktaran Ayyıldız, “Ihlamurun fiyatı artınca vatandaş alternatif ürünlere yöneldi. Ordu’da vatandaşlar alternatif olarak zencefil ve özel hazırlamış olan içinde zencefil, zerdeçal, ada çayı ve az miktar ıhlamur olan kış çayına ağırlık veriyor. Biz de aktarlar olarak zencefili ve özel karışımlı kış çayını öneriyoruz. Çünkü zencefil mikrop öldürücüdür ve hastalıklara karşı koruma özelliğine sahiptir. Karışımlarla hazırlanmış olan kış çayı ise soğuk algınlığına çok iyi geliyor. Zencefilin kilogramı 40 TL, tane tane kullanılması sebebi ile uzun süre gidiyor ve vatandaş ilgi gösteriyor. Kış çayının fiyatı da 40 TL, çayın içerisinde ıhlamur dahil birçok bitkinin olması ve fiyatının düşük olması vatandaşın ilgisini çekiyor. Zencefil ve kış çayının dışında ıhlamur alamayıp alternatif olarak alınan bir diğer ürün ise kuşburnu. Kuşburnu C vitamini deposudur. Bu yüzden müşterilerimiz çok kullanıyor. Kilosu ise 20 TL’den satılıyor” diye konuştu.

  • Büyükşehir Belediyesi, Pütürge’ye Alternatif Yol Açtı

    Malatya Büyükşehir Belediyesi Kale ilçesini Pütürge’ye bağlayan 32 kilometre uzunluğundaki grup yolunda çalışmalarını tamamladı. Böylelikle Büyükşehir Belediyesi, tek aks üzerinden ulaşımın sağlandığı Pütürge’ye alternatif bir yol açtı.

    Kale üzerinden Pütürge’ye bağlanan 32 kilometrelik yol aynı zamanda 8 mahallenin de grup yolu, 2 yıl önce başlanan çalışmalar sonunda 7 metre genişliğine çıkarıldı, çalışmaların tamamlandığı yol, asfaltlanarak hizmete açıldı. Kış aylarında zorlu bir kar mücadelesinin verildiği Malatya-Pütürge yoluna alternatif olarak yapılan yol sayesinde vatandaşların ulaşımı kolaylaşacak.

    Aynı zamanda Kale ilçesine bağlı Karahüseyin, Uzunhüseyin, Akça, Uyanık, Akuşağı, Yenidamlar, Karaağaç ve Gülenköy mahallelerinin de ulaşımının sağlandığı grup yolunda 4 bin metreküp mıcır, 30 bin metreküp alt temel malzemesi 290 ton da asfalt kullanıldı. Altyapı çalışmaları kapsamında yol üzerinde bulunan dere yataklarına çeşitli çaplarda 200’den fazla beton büz yerleştirildi.

    Uzun yıllardır yollarının yapılmasını beklediklerini belirten mahalle sakinleri, yapılan hizmetlerden duydukları memnuniyeti dile getirerek, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır’a teşekkür ettiler.

    Bölgeye coğrafi yapısı nedeniyle daha az karın yağdığını ifade eden vatandaşlar, “Pütürgeliler kışın Kubbe Dağı’nın kardan temizlenmesini beklemeden bu yolu kullanarak gidip gelebilecekler. Beklentilerimiz karşılandı. Büyükşehir Belediyesi ekipler bir yıl boyunca bu yolun açılması için çalıştılar ve çok şükür çalışmalar bitti. Asfaltı da güzel oldu, emeği geçenlere teşekkür ediyoruz” dediler.

  • Eksik Dişlere Alternatif Tedavi

    Diş Hekimi Uğur Bilkay, ileri teknoloji ürünü implantların eksik dişler için en uygun alternatif olduğunu söyledi.

    İzmirli Diş Hekimi Uğur Bilkay, son yıllarda yapılan araştırma ve geliştirmeler sayesinde diş implantların doğal dişlere en uygun alternatifler olduğunun ortaya çıktığını söyledi. Kemik erimesi ve kan hastalıkları gibi sistemik hastalığı bulunmayan her hastaya implant uygulanabileceğini ifade eden Bilkay, implantların eksik olan dişlerin oluşturduğu fonksiyon ve estetik kaybın yeniden kazandırılması amacıyla tamamen doku dostu materyalden (titanium) üretilen yapay diş kökleri olduğunu ifade etti.

    İmplantlar hakkında bilgi veren Bilkay, “Hastalarımızın en çok merak edip sorduğu soruların başında bu soru gelmektedir. Buna cevap verirken kullanılan malzemenin kalitesinin üst düzeyde olması ve hekimin implant cerrahisi kurallarına en yüksek düzeyde uyması çok önemlidir. Eğer bu koşullar sağlandıysa hastanın ağız bakımına verdiği önem implant ömrünü belirleyen diğer bir unsurdur. Ağız hijyenine dikkat eden, dişlerini çok iyi ve düzenli fırçalayan hastalarımızın implant ömrü ile ağız hijyenine hiç dikkat etmeyen günde birkaç paket sigara içen hastaların implantlarının ömrü arasında çok ciddi farklar vardır. Doğru teknik ve malzeme kullanarak yapılan implantlar da eğer hasta da ağız hijyenine dikkat ediyorsa 20 yıllık dönemde başarı şansı yüksektir” dedi.

    HASTALAR AĞRI HİSSEDİYOR MU?

    Hastalar implant uygulaması sırasında ağrı hissetmediğini kaydeden Uğur Bilkay, “İmplant lokal anestezi altında çene kemiğine yerleştirildiğinden hasta operasyon sırasında hiçbir ağrı hissetmez. Operasyon sonrasında anestezi geçtikten sonra en çok bir diş çekimi kadar ağrı duyabilirler. Osseointegrasyon, yani implant kemik kaynaşması implantın başarısını belirler. Bu kaynaşmanın süresi genel standart olarak üst çene için 3 ay, alt çene için 2 veya 2 buçuk aydır. Tedavinin tamamlanma süresi ise yapılması planlanan proteze göre değişiklik gösterir ancak bu süre de en fazla 2 haftadır” şeklinde konuştu.

    Diş Hekimi Uğur Bilkay, implantların avantajlarını ise şöyle sıraladı:

    “Kaybolan fonksiyon ve estetiği yerine koymada çok başarılıdır. Hastanın kendi dişlerinin korunmasını sağlar. Hastanın kullandığı hareketli protezlerden sabit dişlere geçme ya da hareketli protezini stabil olarak kullanma şansı verirler.”