Etiket: Alternatif

  • CHP’den alternatif tören

    Anafartalar Zaferinin 101. yıl dönümünde, CHP Büyük Anafarta köyünde bir tören düzenledi. Törende konuşan Genel Başkan Kılıçdaroğlu, “Türkiye’yi çağdaş uygarlığın ötesine taşımak zorundayız. Bize verilen miras ve görev budur. Bu görevi yerine getirmek her birimizin namus borcudur” dedi.

    Anafartalar Zaferinin 101. yılında, Türkiye’nin çeşitli kentlerinden gelen CHP’liler Çanakkale’nin Eceabat ilçesine bağlı Büyük Anafarta köyünde buluştu. Köyün Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen tören, saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törende ilk olarak Vedat Sakman, Anafartalar Zaferi hakkında bilgi verdi. Daha sonra Tuğba Meşeli adlı bir öğrenci şiir okudu. Güvenç Dağüstün Kuvay-ı Milliye destanını seslendirip, törene katılan binlerce kişiyle birlikte Çanakkale Türküsünü söyledi. Türkü söylenirken, vatandaşlar duygusal anlar yaşadı.

    “Cumhuriyet bize altın tabakta sunulmadı”

    Müzik dinletisinin ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bir konuşma yaptı. Kılıçdaroğlu, “Mübarek topraklardayız. Bu sabah hepimiz erken saatlerde yataklarımızdan kalktık buraya gelmek için. Ama bundan 101 yıl önce insanlar sabah gün doğarken cephelerdeydi. Omuzlarında silahları, olabildiğince beslenme olanaklarını sağlayarak bir emir bekliyorlardı, düşmana saldırmak için. Ve binlerce kişi binlerce evladımız şu anda bu topraklarda yatıyor. O nedenle bu topraklar şehit fışkıran topraklardır. Kefenli kefensiz yatan binlerce evladımız var burada. Bunları aradan 101 yıl geçmesine karşın unutmadık, unutturmayacağız. Çocuklarımıza, torunlarımıza da söyleyeceğiz. Bütün konuşmalarımda söyledim; Cumhuriyet bize altın tabak içerisinde sunulmadı. Bizim sınırlarımız birileri tarafından belirlenmedi, cetvelle çizilmedi. Her kilometresinde, her metresinde, her santiminde alın teri var, kan var, gözyaşı var. Cumhuriyetimiz bu kadar değerlidir. Ve cumhuriyetimizi sonuna kadar savunmakta hepimizin görevidir. İnancımız, kimliğimiz, yaşam tarzımız ne olursa olsun, bu güzel topraklarda birlikte ve kardeşçe yaşamak zorundayız. Bunu her ortamda söylemeye özen gösteriyorum” dedi.

    “Çanakkale, bir toplumun özgürlük savaşıdır”

    101 yıl önce burada çetin savaşların yaşandığını anımsatan Kılıçdaroğlu, “Dünyanın en güçlü ordularına karşı savaş veriliyordu. Osmanlıya hasta adam unvanı takılmıştı. Çünkü Osmanlı çöküş sürecini yaşıyordu. Eğer Çanakkale Zaferini kazansalardı, bir imparatorluğun başkentini ele geçirmiş olacaklardı. Dolayısıyla Çanakkale Savaşı sadece bizim tarihimizi belirleyen bir savaş değil, dünya tarihini belirleyen önemli bir savaştır. Dolayısıyla bu savaş bir ölüm kalım savaşının ötesinde bir toplumun özgürlük savaşıdır, gelecek savaşıdır. Egemen güçlere direnmesi savaşıdır. Bu nedenle bu savaş, hepimizin kutsal savaşıdır. Bu savaşın ortaya çıkardığı bir gerçek daha var. Bu savaş Gazi Mustafa Kemal gibi bir kahramanı tarih sahnesine çıkaran bir savaştır. 34 yaşında gencecik bir subay. Burada görevlendiriliyor. Başındaki komutan Liman Von Sanders. Gazi Mustafa Kemal gayet açık bir cümleyle şunu söylüyor; ’Emrinizdeki bütün kuvvetleri benim komutama verin.’ Liman Von Sanders ’Çok gelmez mi?’ diye Mustafa Kemal’e sorar. Atatürk’ün verdiği cevap: ’Az gelir, çok değil.’ Ve bütün kuvvetleri Mustafa Kemal’in emrine verir. Mustafa Kemal, 9 Ağustos’un ilk şafağında saldırıya geçer. Bütün kuvvetlerine ’Size ölmeyi emrediyorum’ der. Birinci cephe gider, hiç kimse sağ kalmaz. İkinci cephe gider, hiç kimse sağ kalmaz. Binlerce insan yaşamını yitirir. Böylesine bir süreç içerisinde bu topraklar şehit kanıyla sulanır ve bu topraklar düşmana teslim edilmez” diye konuştu.

    “Mustafa Kemal tarihin önemli liderlerinden birisi”

    Mustafa Kemal’in dünyanın en önemli liderleri arasında yer aldığını söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu, “Mustafa Kemal için İngiliz Komutan Churcill’in söylediği bir laf var ya; ’Yüz yılda bir toplumlara böyle bir lider gelir. Ama 20. Yüz yılda bu lideri Türkler kaptı, bu lider Türkiye’de ortaya çıktı’ der. Ve Mustafa Kemal Atatürk dünya tarihinin önemli liderlerinden birisidir. Mustafa Kemal’den birileri hoşlanmayabilir. Ama şunu hiç kimsenin unutmaması lazım; Eğer bu ülkenin minarelerinde 5 vakit ezan okunuyorsa, eğer bu ülkenin caddelerinden sokaklarında rahat gezebiliyorsa, eğer bu ülkede biz kadın erkek eşitliğini sağlayabiliyorsak, eğer biz Cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandırabiliyorsak bunların temelinde Mustafa Kemal’in alın teri vardır. Kimse bunu unutmamalıdır” dedi.

    “Burada şehit olanlar bir ideal uğruna ölüme gittiler”

    Savaşın bütün acımasızlığının bu topraklarda görüldüğünü söyleyen Kılıçdaroğlu, “Herkes ölüme ’Allah Allah’ diyerek ölüme koşmuştur. Hiç kimse ne olacak diye düşünmemiştir. Tek düşündükleri vardır; ’Ben kendi ülkeme yabancı asker postallarını getirtmem. Yabancı askerin postalları benim ülkeme ayak basamaz’ demiştir. Bu idealle çarpışmıştır. Bu çaba, bu emek 101 yıldır unutulmuyor, bundan sonra da unutulmayacaktır. Bu çabanın mücadelenin arkasında hiç bir ayrılık gayrilik yoktur. Bu topraklarda Gaziantepliler, Diyarbakırlılar, Hakkarililer, Trabzonlular, Tekirdağlılar, Çankırılılar, Yozgatlılar var. Yani bütün Anadolu ve Trakya burada yatıyor. Hepimizin babaları ve dedeleri burada yatıyor. Onların kimliğini kimse sorgulamadı. İnançlarını kimse sorgulamadı. Yaşam tarzlarını kimse sorgulamadı. Ama hep beraber bir ideal uğruna ölüme gittiler. Çocuklarına, torunlarına daha güzel bir Türkiye bırakmak için. Biz onların mirasçıları olarak daha güzel bir Türkiye’yi çağdaş uygarlığın ötesine taşımak zorundayız. Bize verilen miras ve görev budur. Bu görevi yerine getirmek her birimizin namus borcudur. Bunu hepimiz yerine getireceğiz. Mustafa Kemal Atatürk, savaşın ne olduğunu en iyi bilen kişidir. Bütün hayatı savaş meydanlarında geçmiştir. Ama Gazi şunu söyler; ’Savaş zorunlu olmadıkça bir cinayettir.’ der. Savaştan hoşlanmaz. Ama ’Benim ülkeme saldırırsanız, ben kendimi savunmak zorundayım. Topraklarımı savunmak zorundayım, onurumu savunmak zorundayız. Çocuklarıma, ülkeme iyi bir miras bırakmak zorundayım’ der ve ellerine kına yakıp cepheye asker gönderen anneleri de Mustafa Kemal Atatürk hiç unutmamıştır. Sadece bizim annelerimizi değil, buraya gelen ve bizim Mehmetçikle çarpışan anneleri de unutmamıştır. Bu kadar derin bir hoşgörüsü ve insan sevgisi vardır Gazi Mustafa Kemal’in yüreğinde” diyerek Atatürk’ün ANZAK askerlerinin annelerine hitaben yazdığı mektubu okudu.

    Konuşmasında, Çanakkale Savaşlarının, Kurtuluş Savaşının ön sözü olduğunu da hatırlatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

    “Evet düşmana karşı ilk sınav burada verilmiştir. Daha sonra iç ve dış düşmanlara karşı Anadolu’da verilmiş ve genç Türkiye cumhuriyeti kurulmuştur. Cumhuriyetin özelliği şudur; Hiç kimse, hiç kimsenin kulu kölesi değildir. Padişahın kulu yoktur artık. Cumhuriyetin özgür bireyleri vardır. Kadınlar köle değildir. Kadın erkek eşittir. Cumhuriyet demokrasi ile taçlandırılmıştır. Dolayısıyla Cumhuriyet, sadece bizim Cumhuriyetimiz olmasının ötesinde bütün mazlum milletlerin örnek cumhuriyeti haline dönüşmüştür. Bütün İslam dünyasına bakın, o dönemle beraber, Türkiye Cumhuriyetinde sonra yeni cumhuriyetler kurulmuştur. Bunlar kurulurken hep Mustafa Kemal örnek alınmıştır. Dolayısıyla hepimize düşen görevler var. Burada ölenleri anmamak mümkün değil. Binlerce kişi burada kefensiz yatıyorsa ve bu topraklardan şehitler fışkırıyorsa, bunu unutmamamız gerekiyor. Buraya geldik, onları anıyoruz. Ruhları şad olsun. Onları asla unutmamalıyız. Eğer biz bunu unutursak, emin olun çocuklarımızın yüzüne bakamayız. Olayları gerçek tarihiyle toplumumuza anlatamazsak, çocuklarımıza anlatamazsak emin olun kendi ülkemize ihanet etmiş oluruz. Çok ağır bir veballe karşı karşıyayız. Birileri bu savaşı unutturmak istiyor. Birileri Çanakkale’yi alıp başka yerlere çekmek istiyor. Binlerce kefensiz şehidi unutmamalıyız, unutturmamalıyız. Onların yaptığı mücadele mübarek kutsal bir mücadeledir. Bu mücadelenin kavgacısı ve sürdürücüsü olmak zorundayız. Biz, böyle ezgilerle acılarla, dramlarla bu ülkeyi kurduk. Birileri ülkeyi bizim elimizden alıp, ’Efendim ben şunu yapacağım, ben bunu yapacağım. Cumhuriyeti kaldıracağım’ demeye hakkı yoktur, izin de vermeyeceğiz.”

    Konuşmanın ardından, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan Çanakkale Savaşları şehitlerinin isminin yer aldığı Türkiye haritası, Gelibolu Belediye Başkanı Mustafa Özacar Atatürk plaketi, Enes Baran isimli çocuk ise Atatürk portresi hediye etti. Daha sonra, Kılıçdaroğlu, Atatürk portresinin de bağlı olduğu balonları gökyüzüne bırakırken vatandaşlar da ellerindeki balonları uçurdu. Kemal Kılıçdaroğlu daha sonra, Conkbayırı’nda düzenlenen tören alanına geçti.

  • Alternatif Enerjili Araç Yarışları’nın galibi İstanbul Üniversitesi oldu

    Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunca (TÜBİTAK) düzenlenen “Alternatif Enerjili Araç Yarışları’nda birinciliği İstanbul Üniversitesi kazandı.

    Kocaeli Körfez Yarış Pisti’nde 2 gündür süren Alternatif Enerjili Araç Yarışları tamamlandı. TÜBİTAK tarafından düzenlenen ve 30 üniversiteden 34 elektrikli otomobilin katıldığı yarışlarda eloktromobil ve hidromobil kategorilerinde birinciler ödüllerini aldı. Yarışlar sonucunda düzenlenen ödül töreninde hidromobil kategorisinde 1.’liği Yıldız Teknik Üniversitesi alırken, 2. Anadolu Üniversitesi, 3. ise Çukurova Üniversitesi oldu. Yarışların bir diğer kategorisi olan eloktromobil kategorisinde de 1.’liği İstanbul Üniversitesi, 2.’liği Trakya Üniversitesi, 3.’lüğü ise İstanbul Aydın Üniversitesi kazandı.

    Yarışlarda dereceye giren takımlar ödüllerini TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Arif Ergin başta olmak üzere TÜBİTAK yöneticilerinin ellerinden aldı. Düzenlenen törende dereceye giren takımlara ödüllerini veren ve ardından yarışları değerlendiren TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Arif Ergin, “TÜBİTAK’ın asli görevlerinden bir tanesi, Türkiye’de bilim ve teknolojiyi geliştirmek. Ama bunu yapmanın yolu da burada olduğu gibi, gençliğimizin yüreğini bu işe alıştırmak. Bu teknolojileri, gençliğimizin ortaya koymasına vesile olmak. Bugün burada pek çok üniversitemiz ödüllerini aldılar, araçlarını sergilediler. Üniversitenin sadece teorik fildişi kulelerde bir şeyler yapan insanlardan oluşmadığını, sahaya inen, ekonomiye katkısı bulunabilecek katma değeri oluşturan insanlardan oluştuğunu da göstermiş olduk” dedi.

    12 yıldır süren yarışların daha da geliştiğini ifade eden Prof. Dr. Arif Ergin, “Bu TÜBİTAK geleneği ile güneş enerjili araçlarla başladık, şimdi hidromobil ve elektormobil araçlarla devam ediyoruz. Yavaş yavaş dünyada da bizim insanımızın bu konuda ödüller aldığını, yaptığımız işlerin dünyanın ötesine, mevcut kategorinin ötesine geçmesine de vesile olduğunu görüyoruz. Bundan kazanan buradaki üniversitelerimiz değil, Türkiye kazanıyor” diye konuştu.

    Törende ödül alan üniversite takımları ödüllü araçlarının başında aldıkları kupalarla zafer hatırası olarak fotoğraf çekildikten sonra özel olarak hazırladıkları araçlarını çekicilere yükleyerek üniversitelerine doğru dönüş yoluna girdiler.

  • Baklavaya alternatif ’peynir helvası’

    Sıcak havada uzun saatler oruçlu kalan bünyeleri bekleyen en büyük sıkıntı, bayramda bolca yiyecek içecek tüketilmesi. Sıcak havalarda, ağır bir tatlı türü olan baklavayı istemeyenlerin tercihi peynir helvası oluyor.

    Bayramların vazgeçilmesi baklava, bu bayram da uzun ve sıcak Ramazan günlerinin ardından bünyeyi en çok yoracak yiyeceklerin başında geliyor. Uzmanlar, Ramazanın ardından yiyecek ve içecek tüketiminde dikkatli olunmasını tavsiye ederken, bazı vatandaşlar, baklava yerine Çanakkale’nin meşhur peynir helvasını tercih ediyor. Baklavaya nazaran daha hafif olan peynir helvası, sıcak havalarda dondurma ile de servis edilebildiğinden, daha cazip geliyor.

    30 yıllık peynir helvası ustası Murat Akkol, peynir helvasının yaz mevsiminde daha çok tercih edildiğini söyledi. Günlük taze peynirden yapılan peynir helvasına turistlerin de büyük ilgi gösterdiğini söyleyen Akkol, “Peynir helvasını, günlük taze peynirden yapıyoruz. Peyniri de kendimiz yapıyoruz. İçerisinde sadece yumurtanın sarısı, peynir artı irmikle pişirilir. En son onun sıcaklığına şeker verilir. Günlük taze peynirden yapıldığı için baklavaya falan nazaran biraz hafif olur. Yazın dondurmalı çok güzel olur, özellikle müşteriler çok beğenirler. Baklava yazın biraz daha ağır olur. Peynir helvası günlük taze peynirden yapıldığı için yazın hafif olduğundan yazın peynir helvası daha çok tercih edilir. Şehir dışından gelen yerli turistlerimize satışlarımız daha çok oluyor. Normalde bayramda yüzde yüzden daha fazla artış olur. Bu bayram bakacağız. Tam net bir şey yok. Herkesin damak tadı vardır. Ama çoğunluğun bana sorarsan, baklavaya göre hafiflik açısından peynir helvası daha hafiftir” dedi.

    Peynir helvasının yapılışı hakkında da bilgi veren Akkol, “Ona şuruplu tatlı buna şeker konularak yapılır. O zaman biraz daha hafif olur. Daha az şeker oranı var. Peynir helvasında bulunan yağ kesinlikle kendi yağıdır, kesinlikle dışarıdan yağ girmez. 1 kilo peynire yaklaşık 180 gram irmik girer. Sadece peyniri katılaştırmak için. En son pişirdikten sonra toz olarak şekerini katarız. Bir postayı tamamen yedirdikten sonra ikinci postaya geçeriz. Peynir helvası normal hamurdan yapılmadığı için kilo anlamında pek bir zararı olmaz. Mesela baklava falan yapabilir. Yağ oranı düşüktür. Ortalama peynir yağı. Gönül rahatlığıyla yiyebilirler. Üzerine dondurma tavsiye edilir. Sıcak yaz günlerinde peynir helvasını yüzde doksan dondurmalı tercih ederler” diye konuştu.

  • GDO’lu Yemlere Alternatif Yem

    Tokat’ta kümes hayvancılığına yönelik olarak GDO’lu yemlere karşı üretilen un kurdu yemi materyal sergisinde dikkat çekti.

    Tokat’ta 34 ilden 182 özgün materyalin yarıştığı “Özgün Öğretim Materyalleri Geliştirme Projesi” açılışı törenle yapıldı. Deveciler Hanı’nda düzenlenen programa Tokat Vali Vekili Mehmet Suphi Küsbeci, İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı ile davetliler katıldı. Açılış konuşmalarının arından materyallerin yer aldığı projeler görücüye çıktı. Projeler arasında GDO’lu yemlere karşı üretilen doğal un kurdu yemi dikkat çekti. Stantta yer alan kafeste normal yem ve un kurdu ile beslenen iki civciv arasındaki fark gözler önüne serildi. Zile Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Biyoloji Öğretmeni Selami Dicle, proje olarak un kurdu yetiştirerek doğal yemlere dikkat çekmeye çalıştıklarını söyledi. GDO’lu (Genetiği değiştirilmiş organizmalar) değil de canlı yem yiyen kümes hayvanlarının gelişiminde fark gösterdiği ve yumurtasının daha lezzetli olduğunu kaydetti. Kümes hayvanların yemlerine GDO’lu mısır, soya fasulyesi, sakatatların katıldığını basından takip ettiklerini ifade eden Dicle, bu alternatif yem sayesinde kümes hayvanlarının daha doğal besleneceğine dikkat çekerek “Bu canlılar daha doğal beslendiği için bizler de daha doğal et ve yumurta yiyeceğiz” dedi.

    UN KURDU İLE ORGANİK ET VE YUMURTA

    Un kurdu ile beslenen tavuğun eti ve yumurtasının da organik olduğunu ifade eden Dicle, amaçlarının ucuza mal edilen doğal yemi duyurmak olduğunu belirterek, “Sadece buğday kepeği ve patates veya havuçla sağlanan bir ortamda rahatlıkla un kurdu yetiştirilebiliyor. Bu canlıyı yiyen tavuklar daha iyi yumurta yapıyor ve daha lezzetli oluyor. 3 günlük iken aldığımız iki civcivimizden birini un kurdu diğerini normal yemle besledik. 34 günlük ölçüm sonucunda ise un kurdu ile beslediğimiz civcivde 5 santimetre boy fark etti, 109 gramda ağırlıkta fark etti. Gelişim olarak bu gözle rahatlıkla fark ediliyor” diye konuştu.

  • CHP Bilecik İl Başkanlığı’ndan Alternatif 23 Nisan Kutlaması

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bilecik İl Teşkilatı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için alternatif kutlama yaptı.

    Bilecik Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen kutlama, Atatürk Anıtı önüne çelenk sunulmasıyla başladı. Törene, CHP İl Başkanı Mehmet Metin Yaşar, Merkez İlçe Başkanı Gültekin Çalışkan, CHP Kadın Kolları Başkanı Nurten Bilecikligil katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşma yapan CHP Bilecik İl Başkanı Mehmet Metin Yaşar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılışının 96. yıldönümünü kutlamak amaçlı toplandıklarını belirtti. Yaşar, “Gönül isterdi ki bu kutlamaları halkımızla iç içe gönül gönüle stadyumlarda, parklarda, bahçelerde coşkuyla kutlayalım. 23 Nisan 1920, emperyalist işgal kuvvetlerince bütün kalelerine girilmiş, bütün orduları lağvedilmiş bir milletin egemenliğini bütün dünyaya ilan ettiği gündür. 23 Nisan, ulusun bağımsız ve özgür yaşama iradesini ortaya koyduğu gündür. 23 Nisan, şehirlerimizi düşman işgalinden kurtaran; ülkeye bağımsızlığı getiren, insanlarımızı özgür, onurlu ve eşit yurttaşlar haline getiren iradenin ortaya konulduğu gündür. 23 Nisan 1920’de kurulan, Türkiye Büyük Millet Meclisi işte bu iradenin simgesidir” dedi.

    CHP Bilecik İl Başkanı Mehmet Metin Yaşar’ın konuşmasının ardından şiir okuyan çocuğa bisiklet hediye edilerek, Şehitler Parkındaki eğlenceye geçildi.