Etiket: Alperen

  • Alperen Sakin davasına devam edildi

    İzmir’in Çiğli ilçesinde 3 yaşındaki Alperen Sakin’in serviste unutularak ölmesinin ardından sanıkların yargılanmasına devam edildi.

    İzmir’in Çiğli ilçesinde yaşanan olayda, 3 yaşındaki Alperen Sakin, servis içerisinde saatlerce unutulmuş ve hayatını kaybetmişti. Olayın ardından açılan davada sanıklar, Karşıyaka 2. Ceza Mahkemesinde dördüncü kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Tamer İ., Yurdagül İ. ile tutuksuz sanıklar Arzu G., Dilara K., sanık avukatları, Alperen Sakin’in babası Serkan, annesi Buket Sakin, Sakin ailesinin avukatları, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Müjgan Bilgen Özen katıldı. Duruşmaya tanıkların dinlenmesi ile devam edildi. Sakin ailesinin avukatları, davanın ağrı ceza mahkemesinde görülmesi için ve okulda silindiği iddia edilen güvenlik kamera görüntülerinin uzman bir kuruluş yardımı ile geri getirilmesi için dilekçesini mahkemeye verdi. Hakim, doyanın incelenmesi için gönderildiği bilirkişi raporlarının gelmediğini söyledi.

    Hakim ara karar için kısa bir ara verdikten sonra bilirkişi raporunun beklenmesine, tahliye taleplerinin de reddine karar verip duruşmayı 5 Nisan’a erteledi.

    “Cezası kalamasın”

    Duruşma öncesi konuşan Alperen Sakin’in babası Serkan Sakin, ‘’Ağır cezada olması gereken bir dava asliye cezada görülmesine çok üzülüyoruz. Biz çocuğumuzun hala nasıl öldüğünü bilmiyoruz. Servis içerisinde öldüyse kreş içindeki kameraların kayıtlarının silinmesi ne anlama geliyor. Kamera kayıtları hala çıkartılamadı. Çocuğun kafa derisi altındaki kanama darba mı işaret? Gerçekten çok mağduruz ama adalete güveniyoruz. Adalete güvenimiz tam. Biz yandık başkaları yanmasın. Çocuklara şiddet son bulsun. Servis içinde unutulan hala çocuklar var. Çıkarılan kanunlarda hiçbir değişiklik yok. Caydırıcı bir ceza verilmezse, bunun önüne geçilemeyecek. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın. Hiçbir annenin babanın canı yanmasın. Mahkemeden güzel bir karar bekliyoruz” dedi.

    Olayın geçmişi

    Geçtiğimiz 15 Ağustos günü Çiğli ilçesindeki bir anaokulunda yaşanan olayda, 3 yaşındaki Alperen Sakin servis içerisinde unutulmuş ve saatlerce araç içerisinde kalarak hayatını kaybetmişti. Servis şoförü Tamer İ., kreş sahibi ve aynı zamanda servis şoförünün eşi Yurdagül İ. tutuklandı. Yaşanan olay sonrasında savcı Şükran Dedeağaoğlu’nun sanıklar hakkında hazırladığı iddianame Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinde kabul edilerek, sanıklar hakkında dava açıldı. Servis şoförü Tamer İ. ve eşi Yurdagül İ.’nin tutuklu yargılandığı davada savcı, karı-koca hakkında “bilinçli taksirle ölüme neden olma”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamalarından 3 yıldan 14 yıla kadar hapis cezası talep etti. Tutuksuz yargılanan servis hostesi Dilara K. hakkında da 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası istendi. Savcı, yine okuldaki görevlilerden Bekir G. hakkında “bilinçli taksirli ölüme sebebiyet verme” suçundan 3 yıldan 9 yıl, Arzu G. hakkında ise “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçlarından 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istedi. Ahmet S. içinse “suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme”, “suça azmettirme” suçlarından 6 aydan 5 yıla kadar ceza talep edildi.

  • Alperen Sakin davasına devam edildi

    İzmir’in Çiğli ilçesinde 3 yaşındaki Alperen Sakin’in serviste unutularak ölmesinin ardından sanıkların yargılanmasına devam edildi. Öğleden sonra devam edilen ikinci oturumda tanıklar dinlendi.

    İzmir’in Çiğli ilçesinde yaşanan olayda 3 yaşındaki Alperen Sakin, servis içerisinde saatlerce unutulmuş ve can vermişti. Olayın ardından açılan davada sanıklar, Karşıyaka 2. Ceza Mahkemesi’nde ikinci kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Tamer İ., Yurdagül İ. ile tutuksuz sanıklar Arzu G., Dilara K. Bekir G., sanık avukatları, Alperen Sakin’in babası Serkan, annesi Buket Sakin, ailenin avukatı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Müjgan Bilgen Özen, İzmir Baro Başkanlığı Çocuk Hakları Merkezi katıldı. Sakin ailesine 20 avukat vekillik yaptı.

    Çocuğunu izleyeceği zaman bekletiyorlarmış

    Öğleden önce yapılan oturumda tutuksuz sanık Bekir G. ve 2 tanık dinlendi. Aradan sonra tanıkların dinlenmesine devam edildi. Tanık olarak dinlenen kreşteki öğrencilerin velilerinden Berat Hayta, “Olayı görmedim. Ben şüpheci bir baba olduğum için okula gidip 2-3 defa gözetlemek istedi. İçeriye girdiğim de Yurdagül İ. Bana, ‘Çok az bekleteceğim, bayan öğretmenler var. Oturuşları uygun olmayabilir. Daha sonra kamerayı izleteceğim’ dedi. Yukarıya telefon açıp bilgi verdi. Sonra kameralardan izlemem için müsaade verdiler. Bize karşı hep güler yüzlüydüler. Oğlum bir gün eve geldiğinde Arzu öğretmen bana vurdu’ dedi. Bende ‘Eşime okula telefon aç, öğren’ dedim. Eşim görüştüğünde Yurdagül İ. ‘Severken ağzının üstüne vurarak sevdiklerini’ söylemiş. Daha önceden böyle bir sıkıntı oluşmadığı için bu durum kafama takıldı. Oğlumun beni dövüyorlar söylemlerini dikkatle yaklaşmaya çalıştım. Genel olarak Yurdagül hanım çocuklar arasında sert şakalaşmaların olduğunu söylerdi. Oğlumun yaşı tutmuyordu, 30 aylıktı. Bunu birebir Yurdagül İ. ile görüştük. Yurdagül İ. Bana, ‘Sorun olmayacağını, idare edebileceklerini’ söyledi’’ dedi.

    “Çocuklara ceza veriyorlardı” iddiası

    Müşteki avukatının sorusu zerine tanık Berat Hayta, “Çocuğumun kreşten geldiğinde bacaklarında ve kollarında morluklar vardı. Bana çocuğum, ‘dövdüler’ şeklinde söylüyordu. Ama öğretmenler, ‘Çocukların hayal dünyaları geniş, bunu kurgulayabilirler’ diye söylüyorlardı. Kreş de sınıf değişikliği yaptığında fark ettiğim zaman ellerini alt çenesine tutarak yada cenin pozisyonu alarak kafasını kapatırdı. Bunun üzerine talebimiz üzerine tekrar eski sınıfına aldılar. Eşime okuldan ismini hatırlamadığım bir öğretmen whatsapp üzerinde bir fotoğraf gönderdiler. Fotoğrafta top havuzu içerisinde uyuyakaldığını gösterir fotoğraf vardı. Bunun normal olduğunu düşündük. Daha sonrasında Alperen’in olayından sonra benim oğlumun top havuzunda ceza aldığını ve top havuzuna kapatıldığını duydum. En çok ceza alanların başında oğlumun olduğunu gösteriyorlar’’ dedi.

    Öğretmen eksikliğinden çocuklarını olaydan bir ay önce almış

    Tanık Müşerref Bıyık, ‘’Olayı görmedim. İkizlerim 2 buçuk yıl olayın olduğu kreşe gittiler. Olaydan yaklaşık bir ay önce aldım. Öğretmen açığını duyunca çocuklarımı aldım. Yeşim öğretmenden çok memnundum. Daha sonra çocuklarım Nurcan öğretmene geçti. Çocuklar altlarını kaçırıyordu, çocuklara ‘sidikli’ diyordu. Çocuklarda abana söylüyorlardı. Bunun gibi davranışlardan rahatsız oldum’’ dedi.

    “Alperen öldü, bu olayı öğretmenler duymasın kızar”

    Bir diğer tanık Kadriye Toprak ise olayı görmediğini belirterek, “Olay olduktan sonra, oğluma okula gitmeyeceğini söylediğimde oğlumun sevinç yaşadığını gördüm. Neden sevindiğini sorduğumda, ‘Bana kızıyorlardı. Kafama vuruyorlardı.’ Dedi. Kim vuruyor diye sorduğum da ‘Nurcan öğretmen vuruyordu’ dedi. Israrla sorduğumda ‘Anne sopa da vardı, Nurcan öğretmen vuruyordu’ dedi. Çocuğumun sınıfı değiştiğini de bilmiyordum. Çocuğumun ara ara morlukları oluyordu. Düşmüştür diye düşünüyordum Bu olay çıktıktan sonra okula gitmeyeceksin deyince, oğlum olayları anlattı’ dedi. Bir diğer tanık Buket Küçük, ‘Olayı görmedim ama oğlum anlattı. Olay günü oğlumu okuldan aldım. Eve getirmeden önce oğlum heyecanlı bir şekilde ‘Anne bugün okulda çok kötü bir şey oldu. Alperen öldü. Ancak bu olayı öğretmenler duymasın bana kızarlar’ dedi. Okuldaki diğer çocukların annelerinden duyduğuma göre çocuklara ceza veriliyormuş. Benim çocuğum da çok konuştuğu için depo gibi bir alanda sokmuşlar. Oğluma bu olayları neden anlatmadın diye oğluma sorunca, ‘Çok korktum. ‘Anneniz babanız çalışıyor, yine buraya geleceksiniz’ diye söylediler’ dedi bana. Okula gitmeyeceği için çok sevindi’’ dedi.

    Alperen serviste süt için elini uzatmış

    Tanık olarak dinlenen veli Yelda Bayındır, “Çocuğumun kollarında morluklar vardı, Benim çocuğum içine kapanıktı bu nedenle Yurdagül hanıma sordum, o da bana ’O yaştaki çocuk grubunun kendilerini savunma şekillerinin olduğunu, kendisinin müdahale edemeyeceğini’ söyledi. Servis aracına öğrencilere emniyet kemeri takılmıyordu. Servis ablasını da uyardım. Kendimde servis aracına binmiştim, çocuklar oturmuyorlardı. Yeğenim de aynı okuldaydı. Aynı şekilde kolunda morluklar vardı. Kardeşim Erkan Bayındır okula girdiğinde, öğretmen, yeğenimin altını açarken hırpalayarak şiddetli bir şekilde ittirdiğini görmüş. Daha sonra kardeşim beni aradı, ’Abla sen Yurdagül hanımla görüşür müsün, ben ararsam çok ağır konuşurum’ dedi. Durumu anlattığım da Yurdagül hanım , ’Büyük bir ihtimal bunu yapan stajyerlerden biridir. Zaten stajyerlerin bir kısmının işine son verdim. Öğretmenlerin böyle bir şey yapacağını sanmıyorum’ dedi” dedi. Bir diğer tanık veli Meral Kümen ise, ’’Kızımı servise verdim 07.50’de. Kımız servise binerken süt istedi. Bende servis ablası Dilara K.’ya serviste kaç kişi var diye sordum. O da 10 kişi deyince bende marketten 10 tane paket süt aldım. Birini kızıma verdim. Geri kalanı poşette Dilara’ya verdim, diğer çocuklara vermesi için. Bu sırada Alperen elini poşete attığını gördüm süt almak için. Dilara’ya ’Kıyamam süt istiyor, okula gitmeden ver’ dedim. Dilara da bana ’Tamam’ dedi” dedi.

    “Telaşlandılar”

    Okulda aşçı olarak çalışan Tülay Duva, “Olay tarihinden 4 ay önce çalışmaya başladım. Olay günü de herhalde serviste unutulmuş. Telaşlandılar. bağırdılar. Hemen arabaya doğru koştular. Nurcan öğretmen servisten aldı ve okula getirdi. Çocuklar çıkmasın diye yanlarına gittim, kapıları kapattım. Alperen’in okulda olduğunu ilk önce kim fark etti bilmiyorum. Ancak bir telaşlanma gördüm. Mutfakta bana sordular Alperen’i gördün mü diye. Alperen’i hastaneye Yurdagül hanımla Nurcan öğretmen özel araçla götürdü. Alperen olay günü servis aracından getirildiğinde ben yüzüne su serpmedim, serpeni de görmedim” diye konuştu.

    Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip, kalan tanıkların dinlenmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

    Olayın geçmişi

    Geçtiğimiz 15 Ağustos günü Çiğli ilçesindeki bir anaokulunda yaşanan olayda, 3 yaşındaki Alperen Sakin servis içerisinde unutulmuş ve saatlerce araç içerisinde kalarak hayatını kaybetti. Servis şoförü Tamer İ., kreş sahibi ve aynı zamanda servis şoförünün eşi Yurdagül İ. tutuklandı. Yaşanan olay sonrasında savcı Şükran Dedeağaoğlu’nun sanıklar hakkında hazırladığı iddianame Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kabul edilirken, sanıklar hakkında dava açtı.

  • Alperen ’vatandaşın işi görülsün’ diye ölmüş

    İzmir in Çiğli ilçesinde 3 yaşındaki Alperen Sakin’in serviste unutularak ölmesinin ardından sanıkların yargılanmasına devam edildi. İfade veren tutuksuz sanık okul müdürü Bekir G., “Alperen’in Temmuz ayı sonunda 36 ayı dolduracaktı, 36 ay öncesinde e-okul kayıt yapılmıyordu. Bu yüzden Alperen’in e-okul kaydı yapılmadı. Alperen’in dışında daha kayıt altına alınmayan 10 çocuk vardı” dedi. Sanık Bekir G., ‘vatandaşın işi görülsün’ diye yasal olmayan duruma göz yumduğunu söyledi.

    İzmir in Çiğli ilçesinde yaşanan olayda 3 yaşındaki Alperen Sakin, servis içerisinde unutulmuş ve can vermişti. Olayın ardından açılan davada sanıklar, Karşıyaka 2. Ceza Mahkemesinde ikinci kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Tamer İ., Yurdagül İ. ile tutuksuz sanıklar Arzu G., Dilara K., Bekir G., sanık avukatları, Alperen Sakin’in babası Serkan, annesi Buket Sakin, ailenin avukatı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Müjgan Bilgen Özen, İzmir Baro Başkanı avukat Aydın Özcan, İzmir Baro Başkanlığı Çocuk Hakları Merkezi katıldı. Sakin ailesine 20 avukat vekillik yaptı. Duruşmayı AK Parti milletvekili Mahmut Atilla Kaya, MHP İzmir İl Başkanı Necat Karataş da izledi. Talep üzerine hakim tarafından İzmir Barosunun müdahilliği kabul edildi.

    Alperen’in yaşı tutmadığı için okul kaydı yokmuş

    Geçen celse tutuklu sanıklar Tamer İ. ve Yurdagül İ., tutuksuz sanıklar Dilara K. ve Arzu G. ifade vermişti. Geçen celse duruşmaya katılmayan ve ifade vermeyen tutuksuz sanık okul müdürü Bekir G., ’’Savunmamı genel anlamda yazılı olarak hazırladım. Bizim mevzuatımıza göre, personel alımı müdürün değil kurucunun tasarrufundadır. Benim personel alma yetkim yok. Dilara K. ile ilgili benim alma tasarrufum yok. Alındığında da onay vermedim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi istiyorum” dedi.

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Müjgan Bilgen Özen’in Alperen Sakin’in neden okula kayıt olmadığı sorusu üzerine okul müdürü Bekir G., “Alperen’in Temmuz ayı sonunda 36 ayı dolduracaktı, 36 ay öncesinde e-okul kayıt yapılmıyordu. Bu yüzden Alperen’in e-okul kaydı yapılmadı. Alperen’in dışında daha kayıt altına alınmayan 10 çocuk vardı” diye konuştu.

    Yaşı tutmayanları denetimlerden kaçırıyorlarmış

    Müşteki avukatının sorusu üzerine yaptıkları yasaya aykırı uygulamayı anlatan sanık Bekir G., ’’Okul dışında çocuk bakmıyoruz. Denetimlerde müfettişler gelmeden önce, ya sabahleyin ya da bir gün önce okula telefon ederler. ’Felan duraktayız, bizi alır mısınız?’ diye söylerler. Biz de araba göndeririz, müfettişleri alırız. Okulda yaşı tutmayan öğrenciler var. Biz de yasal olmayan bu durumda, yaşı tutmayan öğrencileri kurucumuz Yurdagül İ.’nin evine gönderiyorduk” ifadelerini kullandı.

    “Vatandaşın işin görülsün diye bir şey yapmadım”

    Müşteki avukatı Fikret Türkyılmaz’ın ‘Neden 36 ayı doldurmayanların kaydı yapıldı?’ sorusu üzerine sanık okul müdürü Bekir G., “Ben 36 ayı doldurmayan hiçbir öğrencinin kaydını yapmadım. Yaptırmadım. Tam tersinin bu işlemlerin yanlış olduğunu, bizim okulun bu çocuklara uygun olmadığını, bu işlemlerin yasal olmadığını kurucumuz Yurdagül İ.’ye bildirdim. Ancak milli eğitim müdürlüğüne bildirmedim. Kurucu Yurdagül İ.’ye ‘Bu çocukların kaydını neden yapıyorsunuz’ diye sorduğum da Yurdagül İ. bana, ‘Bu çocukların anne ve babaları çalışıyor. Özellikle anneleri bana gelerek, bu çocukların okula alınmadığı takdirde işten ayrılmak zorunda kalacaklarını ısrarla kendisinden rica ederek, bizim çocuklarımıza bakım amaçlı da olsa alın, vatandaşın işi görülsün’ diye bana anlattı. Bende vatandaş mağdur olmasın diye bir şey yapmadım” dedi.

    Minik Alperen’in babası Serkan Sakin, ‘Eşim ve ben Alperen’i okula yazdırırken Bekir Bey bizzat oradaydı, hatırlıyor mu bizi?’ sorusu üzerine sanık Bekir G., hatırlamadığını söyledi.

    “Sigara içmeye gitsem belki Alperen’i görecektim”

    Sanığın ifadesinden sonra tanıklar dinlenmeye başlandı. Tanık olarak dinlenen aynı okuldaki öğrenci velisi Veli Kara, ’’Olay günü biz okuldaydık. Benim kızımın doğum günü partisi vardı. Saat 10.00 gibi okula pasta getirdim. Daha sonra çocukları bahçeye aldılar. Çocuklar pastalarını yediler. 15 dakika kadar da müzik çaldı. Ondan sonra da çocukları okulun içine aldılar, biz de öğrenci velisi olarak okuldan ayrıldık’’ diye konuştu.

    Serkan Sakin’in, ’Parti sırasında servis aracının yanında sigara içen oldu mu?’ sorusu üzerine tanık Veli Kara, ’’Ben günde 3 paket sigara içen biriyim. O gün parti sırasında sigara içmek için bahçe kapısından dışarı çıkarken fotoğraf çekimi için beni çağırdılar. Sigara içmeye gidemedim. Beni en kahreden olay da bu oldu. Sigara içmeye gitsem belki Alperen’i görecektim’’ şeklinde konuştu.

    Avukatların 36 aydan küçük çocukların kayıt alınmadığını bilip bilmediği sorusu üzerine öğrencisi velisi tanık Veli Kara, ’’36 aydan küçükleri almadıklarını bilmiyorduk. Benim kızım 2 yaşında kreşe başladı. Biz kreş için talepte bulunduk, altının alınıp alınmadığına dair. Onlarda kabul etti” dedi.

    Sabah başlayan oturuma ara verilirken, öğleden sonraki oturumda tanıkların dinlenmesiyle duruşma devam edecek.

    Olayın geçmişi

    Geçtiğimiz 15 Ağustos günü Çiğli ilçesindeki bir anaokulunda yaşanan olayda, 3 yaşındaki Alperen Sakin servis içerisinde unutulmuş ve saatlerce araç içerisinde kalarak hayatını kaybetti. Olay tüm Türkiye yi üzüntüye boğarken, servis şoförü Tamer İ., kreş sahibi ve aynı zamanda servis şoförünün eşi Yurdagül İ. tutuklandı. Yaşanan olay sonrasında savcı Şükran Dedeağaoğlu’nun sanıklar hakkında hazırladığı iddianame Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kabul edilmiş ve sanıklar hakkında dava açtı.

  • Alperen Sakin davasının ikinci duruşması Dünya Çocuk Günü’nde başladı

    İzmir’in Çiğli ilçesinde 3 yaşındaki Alperen Sakin’in geçen Ağustos ayında kreş servisinde unutularak hayatını kaybetmesinin ardından açılan davanın ikinci duruşması 20 Kasım Dünya Çocuk Günü’nde başladı. Anne Buket Sakin, duruşma öncesi gözyaşlarını tutamazken, İzmir Barosu da davanın takipçisi olacaklarını belirtti.

    İzmir’in Çiğli ilçesindeki bir kreşte geçen Ağustos ayında yaşanan olayda, 3 yaşındaki Alperen Sakin servis içerisinde unutulmuş ve 9 saat araç içerisinde kalarak hayatını kaybetmişti. Olay tüm Türkiye’yi üzüntüye boğarken, servis şoförü Tamer İ. ile kreş sahibi ve aynı zamanda servis şoförünün eşi Yurdagül İ. tutuklanmıştı. Bugün görülecek ikinci duruşmada, 2’si tutuklu olmak üzere 6 sanık hakim karşısına çıkacak ve tanıkların dinlenmesine devam edecek. Duruşma öncesi Alperen’in babası Serkan Sakin ve annesi Buket Sakin birbirlerini teselli ederken, acılı anne gözyaşlarını tutamadı.

    “Alperen’in haklarını sonuna kadar savunacağız”

    Öte yandan, davanın takipçisi olduklarını duyuran İzmir Barosu da açıklama yaptı. İzmir Barosu Başkanı Aydın Özcan, “Dünya genelinde çocukların karşı karşıya kaldıkları hak ihlallerine dikkat çekebilmek, çocuk hakları ve bu haklara ulaşamayan çocuklar için farkındalık oluşturmak amacıyla 20 Kasım günü Evrensel Çocuk Günü olarak kabul edilmiştir. İzmir Barosu Çocuk Hakları Merkezi, hak ihlallerinde çocuklarımızın yanında olmuştur. Çocukların korunup geliştirilmesi gereken haklarının başında eğitim hakkı gelmektedir. Uygulamaya konulan son müfredat programıyla ilgili eleştirilerimizi basın açıklamasıyla yaptık. Bunlara ek olarak okul sayısının anaokullarından başlayarak arttırılması gerekmektedir. Böylece çocuklarımız ikili öğretimden kurtarılacaktır. Yerleşim alanları içinde kurulan okullar sayesinde servisle ulaşım ortadan kaldırılacaktır. Ciddi ihmaller sonucu gerçekleşen ve kamu vicdanında derin yaralar açan Alperen’in ölümüyle ilgili yargılama Karşıyaka Adliyesinde görülmektedir. Biz de İzmir Barosu olarak bu önemli davada yer almak istedik. Ailenin bütün yargılama aşamasında yanında olacağız ve Alperen’in haklarını sonuna kadar savunacağız” dedi.

  • Serviste unutulan Alperen bez değişimi sırasında fark edilmiş

    İzmir’in Çiğli ilçesinde 3 yaşındaki Alperen Sakin’in serviste unutularak ölmesinin ardından açılan davada sanıklar ilk kez hakim karşısına çıktı. Hostes Dilara K., tüyler ürperten ifadesinde, “Çocukların bezlerini almaya gittim. Alperen’in çantası yoktu. Yedek bezi vardı. Sıra Alperen’im bezi değişmeye geldiğinde Alperen yoktu. Servis aracını açtık. Alperen’in cansız bedenini bulduk” dedi.

    İzmir’in Çiğli ilçesinde yaşanan olayda 3 yaşındaki Alperen Sakin, servis içerisinde saatlerce unutulmuş ve can vermişti. Olayın ardından açılan davada sanıklar, Karşıyaka 2. Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. İlk celsesi görülen davaya tutuklu sanıklar Tamer İ., Yurdagül İ. ile tutuksuz sanıklar Dilara K., Arzu G., sanık avukatları, Alperen Sakin’in babası Serkan, annesi Buket Sakin, ailenin avukatı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Müjgan Bilgen Özen, Milli Eğitim Bakanlığı avukatları katıldı. Sakin ailesine 20 avukat vekillik yaptı. Duruşmayı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ, AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican, AK Parti İzmir İl Başkan Yardımcısı Nazmi Yılmaz, MHP İzmir İl Başkanı Necat Karataş da takip etti.

    Okul sahibinin ve eşinin maaşları dikkat çekti

    Mahkemede yoklama sırasında anaokulunun sahibi tutuklu sanık Yurdagül İ., lise mezunu olduğunu, aylık gelirinin 2 bin lira olduğunu, üzerine kayıtlı taşınır veya taşınmaz malın bulunmadığını söyledi. Yurdagül İ.’nin eşi ve aynı zamanda servis şoförü olarak tutuklu bulunan sanık Tamer İ. ise bin 400 lira aylık gelirinin olduğunu, üzerine kayıtlı taşınır ya da taşınmaz malın bulunmadığını belirtti.

    Sanık Tamer İ.: “Güvenlik kamerasını kapattım, fişini çektim”

    Sanık Tamer İ. savunmasında yaşananları anlattı. Tamer İ., “Sabah her zamanki gibi servise çıktım. Servis öğretmeni olarak Dilara K. vardı. 10 öğrenci topladım. Alperen beşinci sıradaydı. Dilara Alperen’i annesinin kucağından evinden aldı, servise oturttu, kemerini bağladı. Öğrencileri topladıktan sonra okulun kapısının önünde durdum. Dilara servis aracının kapısını açtı, öğrencileri tek tek indirdi. Arzu öğretmen geldiğimizi gördü. Öğrencileri Arzu öğretmen karşıladı. Servis aracının kapısına geçtim. Dilara’ya ’Herkes indi mi? Kontrol ettin mi?’ diye sordum. O da ’Herkes indi’ dedikten sonra araçtan indi. Ben kapıyı kapattım, aracı kitledim. Öğleden sonra akşam servis listesini hazırladım. Dilara ve Nurcan öğretmen yakınımdaydı. Servis listesinden öğrencileri kontrol ettiğimde sıra Alperen’e geldiğinde Nurcan öğretmen, ’Alperen bugün gelmedi’ dedi. Dilara ise ’Alperen’i aldık’ dedi. Ben de ’Aldık’ dedim. Nurcan’a okulda her yeri aramasını söyledim. Dilara ile aşçımız Tülay Hanım’a araç anahtarını verdim. Alperen’e baktık bulamadık. Daha sonra Dilara ve Tülay kucağında Alperen ile geldi. Hemen eşim Yurdagül’ü aradım. Evimiz okulun karşısında olduğu için hemen geldi. Eşim Yurdagül ve Nurcan öğretmen araç ile Alperen’i hastaneye götürdü. Hastaneden eşim aradı ve ’Veliler kamera kayıtlarını görmek istiyor. Fazla kargaşaya sebebiyet vermeyelim. Kamera kayıtlarını gösterme’ dedi. Ben de güvenlik kamerasını kapattım, fişini çektim. Öğretmen Arzu G.’yi yönlendirme gibi bir durumum olmadı. Servis aracında çocukları indirmek, bindirmek servis öğretmeni Dilara’ya ait” dedi.

    Sakin ailesinin, ’Üzerinize ait araçları olaydan 3 gün sonra sattınız mı?’ diye sorması üzerine sanık Tamer İ., “Cezaevine girince kayınbabama vekalet verdim. O ne yaptı bilmiyorum” dedi.

    “Veliler gelirse kamera arızalı dersin”

    Tutuklu sanık Yurdagül İ. ise olay günü doğum günü partisi için okula geldiğini belirterek, “1 saat kadar okulda kaldım. Rahatsız olduğum için eve gittim, uyudum. Uyurken eşim aradı, okula gelmemi söyledi. Okula geldiğimde Alperen yerde yatıyordu. Alperen’i Nurcan öğretmenle aracımla hastaneye götürdük. Nurcan öğretmen kucağında doktora teslim etti. Doktor neyi var diye sorunca Nurcan, ’Uykuda bu haldeydi’ dedi. Sonra Alperen’in annesi ve babasını aradım bilgi verdim. Hastaneye geldiler. Nurcan bana gerçeği anlatıp, Alperen’i serviste bulduğunu söyledi. Alperen’in annesi çocuğunun kamera kayıtlarından son anını görmek istediğini söyledi. Hastane kalabalıktı. Ortalığı sakinleştirmek adına ben de eşim Tamer’i arayıp ’Veliler gelirse kamera arızalı dersin’ dedim” dedi.

    “Alperen’i alıp arkamdaki koltuğa yerleştirdim”

    Tutuksuz sanık Dilara K. ise, “Servis hostesi gibi görev yapıyordum. Herhangi bir sorumluluğum yoktu. 8 gibi Alperen’i annesinden teslim aldım. Koltuğa oturtup emniyet kemerini taktım. Yola devam ettik. Tamer İ.’ye ’Hiragül ile Efe gelecekler mi?’ dedim. O da ’gelecek’ deyince Alperen’i alıp arkamdaki koltuğa yerleştirdim. Hiragül ile Efe’yi ön koltuğa oturttum. Ortalama 10 öğrenci aldık. 08.45 gibi okula geldik. Hiragül ağladığı için kucağıma almıştım. Çocuklar kalktığı için servisten inmek zorunda kaldım. Çocukları tek tek indirdim. 2 yaşındaki çocukların çantalarını da aldım. Efe de ağlıyordu, onu da aldım. Çocuklarla birlikte okula girdik. Bu süre zarfında servisin kapısını ben kapatmadım. Nurcan öğretmene çocukları teslim ettim. Çocukların ayakkabılarını dolaplarına yerleştirdim” şeklinde konuştu.

    “Servis aracını açtık, Alperen’in cansız bedenini bulduk”

    Dilara K., “Saat 10.00 sıralarında doğum günü partisi düzenleniyordu. Nurcan öğretmen yardım istedi. O süre içerisinde benden palyaço olmamı istedi. Yukarı çıkıp palyaço kıyafeti giydim. Pasta ve kurabiye yedikleri için öğle yemekleri yenmedi. Çocukların üzeri değiştirildikten sonra uyutuldu. Saat 15.00’e kadar uyudu. Arzu öğretmen çocukların bezlerinin değişeceğini söyledi. Çocukların bezlerini almaya gittim. Alperen’in çantası yoktu. Yedek bezi vardı. Sıra Alperen’in bezi değişmeye geldiğinde Alperen yoktu. Arzu öğretmene sordum, ’Bugün gelmedi’ dedi. Ben Alperen’in geldiğini söyledim ısrarla, Nurcan öğretmene sorduk. O da ’Görmedim’ dedi. Hemen Tamer ağabeyin yanına gittik, ona ’Servisi kontrol ettin mi?’ dedim. ’Yok’ dedi. ’Servis anahtarını Nurcan öğretmenle bana verdi, ’Bakın’ dedi. Servis aracını açtık. Alperen’in cansız bedenini bulduk. Nurcan öğretmen kucağına alıp götürdü” diye aktardı.

    “’Sakin ol, Alperen uykudayken oldu diyeceğiz’ dedi”

    Dilara K., dehşete düşüren ifadesine şöyle devam etti:

    “Tamer ağabey gidince Alperen’in cansız bedenini Yurdagül İ.’nin odasına götürdü. ’Ambulans çağırmadınız mı?’ dedim. Tamer ağabey ’Yurdagül’ü bekliyoruz’ dedi. Yurdagül İ. gelince Alperen’i battaniyeye sarıp hastaneye götürdüler. Daha sonra Arzu öğretmen bana gelerek ’Sakin ol, Alperen uykudayken oldu diyeceğiz’ dedi. Ben bunu söyleyemem dedim. Aradan 15 dakika sonra Yurdagül İ. beni aradı, ’Dilara sakin ol, derhal okuldan git yoksa hepimiz hapse gireceğiz’ dedi. Ben de ’Servis aracını Tamer ağabey kontrol ediyor’ dedim. Eve gittim” dedi.

    Duruşma tutuksuz sanık ve tanıkların dinlenmesiyle devam edecek.

    Geçtiğimiz 16 Ağustos günü Çiğli ilçesindeki bir anaokulunda yaşanan olayda, 3 yaşındaki Alperen Sakin servis içerisinde unutulmuş ve saatlerce araç içerisinde kalarak hayatını kaybetmişti. Olay tüm Türkiye’yi üzüntüye boğarken, servis şoförü Tamer İ., kreş sahibi ve aynı zamanda servis şoförünün eşi Yurdagül İ. tutuklanmıştı. Yaşanan olay sonrasında savcı Şükran Dedeağaoğlu’nun sanıklar hakkında hazırladığı iddianame Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kabul edilmiş ve sanıklar hakkında dava açılmıştı.