Etiket: Almanya’ya

  • Nizam-ı Alem Gençlik Hareketi’nden Almanya’ya tepki

    Nizam-ı Alem Gençlik Hareketi, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin katılacağı programların iptal edilmesini İstanbul Başkonsolosluğu önünde protesto etti.

    Fürth kentinden düzenlenecek programların iptal edilmesinin protesto eden Nizam-ı Gençlik Hareketi, Almanya İstanbul Başkonsolosluğu önünde basın açıklaması yaptı. Avrupa ve Almanya’nın Türkiye’ye yapmış olduğu düşmanlıklara dikkat çeken Nizam-ı Alem Gençlik Hareketi Başkanı Hüseyin Aktaş, “Ortak tarihimiz boyunca hiçbir zaman bizden hainlik ve kahpelik görmeyen Almanya’nın 15 Temmuz öncesi ve sonrasında her fırsatta aziz milletimize gösterdiği düşmanlığı protesto ediyoruz. Fürth kentinde düzenlenen hasat bayramı kapsamında mehter takımının üç hilalli Osmanlı sancağı taşıması yasaklandı. Adalet ve Ekonomi Bakanımızın katılacağı etkinlik için Almanya’nın ileri sürdüğü komik gerekçe gerçek niyetlerinin göstergesidir. Uzun zamandır Türkiyemizin her yönden her cepheden her kesimden ne kadar tescilli vatan haini varsa himaye eden, besleyen, saklayan Almanya ve Batı artık kahpeliklerini açık açık sergilemekteler’’ şeklinde konuştu.

    Türkiye düşmanlarının Almanya hükümeti üzerinde etkili olduğunu vurgulayan Aktaş, “Almanya’da şuanda PKK, FETÖ ve bilimum Türkiye düşmanları ortak hareket ediyor. Almanya hükümeti üzerinde de oldukça etkili olmaktadırlar. Netice olarak Almanya’nın başını çektiği tüm Avrupa’nın aziz milletimize karşı gizli, açık yaptıkları her türlü düşmanlığı lanetliyor ve protesto ediyoruz’’ ifadelerini kullandı.

    Basın açıklamasının ardından grup beraberinde getirdiği siyah çelengi Almanya Başkonsolosluğu önüne bırakarak olaysız bir şekilde dağıldı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Almanya’ya tepki

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya’daki etkinliklerin iptal edilmesiyle ilgili, “Teröre yardım ve yataklık yapmaktan bunların yargılanması gerekir. Olay bu kadar açık ortadadır” dedi.

    Yeşilay tarafından “Bağımlılıklardan uzak, sağlıklı yaşamı” misyon edinen, söz ve eylemleriyle bu mücadeleye destek veren kişi, kurum ve kuruluşlara verilen “Zümrüdüanka Ödülleri” için Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda tören düzenlendi.

    Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk’ün ev sahipliğinde bu yıl dördüncüsü düzenlenen ödül törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, İstanbul Valisi Vasip Şahin, AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci ve çok sayıda davetli katıldı.

    Törende yaptığı konuşmada Yeşilay’ın önemine değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Savaşlar sadece cephede olmaz, asıl savaş manevi ve toplumsal alanda verilendir. Zira milleti çözen, devleti çökerten asıl saha burasıdır. Maneviyat alanıdır, medeniyet alanıdır, kültür alanıdır. Bu değerleri kaybederseniz, çökersiniz. Uğruna mücadele edecek kutsalı kalmayan bir milleti bir kez değil her zaman mağlup edersiniz. Bunun için işgal güçleri 1920 yılında İstanbul limanına demirledikleri gemilerden gençlerimize bedava alkollü içki dağıtıyorlardı. Kendileri bir gün çekilip gitse de en kalıcı zararın manevi tahribat olduğunu biliyorlardı. O gün bedava içki üzerinden kimliksiz hale getirilen gençlik şimdi ideolojiler üzerinden kişiliksiz hale getiriliyor. Gezi olaylarında olduğu gibi gençlerimize bedava alkol dağıtmaktan geri durmuyorlar. Senaryo aynı senaryo. Sadece kendi çıkarını düşünen bir nesil için ellerindeki tüm araçları kullanıyorlar. Bu sorun sadece ülkemize ait değil. Küresel düzeyde uyuşturucu kültürü özendirilerek farklı düzenlemelerle meşrulaştırılarak toplumu ayakta tutan sütunlar dinamitleniyor. Türkiye güçlü aile yapısı sayesinde hamdolsun bu dalganın etkisini azaltabiliyor. Ama giderek büyüyen tehdit haline geldiğinin farkındayız. Bununla birlikte mücadeleyi yürütmemiz gerektiğine inanıyorum” dedi.

    “Eyyamcı değil milli ve yerli gençlik için herkesin gayret göstermesi şarttır”

    Geleceğimizin teminatı olan gençlere yönelik hizmetleri çok değerli bulduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onların ilgisini çekecek çalışmaların sayısını artırmalıyız. Çok daha fazla insana ulaşmamız, onların derdine derman olmamız gerekiyor. Eyyamcı değil milli ve yerli gençlik için herkesin gayret göstermesi şarttır. Sigara, puro şu bu vesaire aklınıza sadece gelmesin. Zihinleri bundan kurtaramazsak geleceğimiz elden gider” diye konuştu.

    “Toplumu kutuplaştırmanın peşine düştüler”

    “Türkiye’deki belli kesimler sürekli sorunu başka taraflara çekmeye gayret ettiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Alkol düzenlemesi gibi son derece masum bir meselede iftiralarla yalanlarla ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Hiç alakası olmadığı halde konuyu hayat tarzı tartışmalarına çekerek kendilerince yeni cepheler açmak istediler. Yaşam biçimimize müdahale ediliyor diye haftalarca gündemi meşgul ettiler. Hangi alkol satan yeri yasalara uygun olduğu halde kapattık? Böyle bir şey var mı? Biz sadece burada tebliğ görevimizi yaptık. Bu tartışma üzerinden toplumu kutuplaştırmanın peşine düştüler. Milletimiz sağduyusuyla bu kesimlerin ucuz politikalarına prim vermedi. Alkol düzenlemesi yürürlüğe gireli Haziran yılında 4 sene olacak. Muhalefetin hiçbir iddiası doğru çıkmadı. Bunlar çamur at, tutmasa da izi kalır mantığı ile hareket ediyorlar. O çamurlar kendi paçalarına, kendi suratlarına yapışmıştır. Sadece bu hadisenin dahi ülkemizdeki muhalefetin seviyesini göstermesi açısından ibretlik” şeklinde konuştu.

    “Cumhurbaşkanlığı sistemine neden karşı çıktıklarını açıklayamadıkları için eski usullere başvuruyorlar”

    “Cumhurbaşkanlığı sistemine neden karşı çıktıklarını açıklayamadıkları için eski usullere başvuruyorlar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yönetim sistemi değişikliğini rejim değişikliği olarak göstermeye çalışıyorlar. Yahu ne alakası var? İlk kez karşısında ben olurum. Bugünün işi değil 200 yıllık iştir. Biz yönetim sistemini değiştirmek suretiyle geleceğe farklı bir adım atıyoruz. Parlamentoda sürekli patinaj yapan bir sistemi değiştirmek suretiyle adeta uçmamız lazım. Bunun önünü açmamız lazım. Biz damdan düştük. Fakat bunu engellemek isteyenlerin bu ülkede sorumluluk diye bir şeyi olmadı. Olacağı da yok. Dikili ağaçları yok bu ülkede. Biz bu millete, ülkeye aşığız. Biz dertliyiz. Muasır medeniyetler seviyesine lafla çıkılmaz, icraatla çıkılır. Bu ülkeyi terörizme ve teröristlere teslim etmeyeceğiz bundan hiç endişeniz olmasın. Devletin rejimi olan cumhuriyet konusunda geri adım yoktur. Yürütmeyi doğrudan milletin emrine veriyoruz. Milletin vekalet verdiği kişiler parlamentoda akıllarına estikçe gensoru veriyor. Biliyor ki geçmez. Ama yine de veriyor. Dert hükümeti çalıştırmamak. Şimdi aslolan millet. Dolayısıyla 5 yılda bir millete gelecek. Millet memnunsa devam diyecek. Aslolan budur. En geniş manada oylama bu. Yargının bağımsızlığının yanına biz tarafsızlığını getirdik. Hem bağımsız hem tarafsız olacak. Kim, niçin karşı çıkar bunu da bilmiyorum. Çocuklara mı bırakacağız parlamentoyu diyorlar. Kendi gençliğine güvenmeyen zihniyet. Ama o gençleri 14 yaşındaki genci Kandil’e götürürken ona güveniyorsun? Diyarbakır Belediyesi’nin önünde günlerce ağlayan annelerin ahı hepsini tutacaktır. Seçmek mi zordur, seçilmek mi? Aslolan seçmek zordur. Bir zamanlar bir siyasetçi ’Ben Taksim meydanına dört ayaklı merkep koysam seçtiririm’ diyordu. Biz 21 yaşında bir çağı kapatıp bir çağı açan Fatih’in torunlarıyız. Yapılamaz diye bir şey yok. 24-25 yaşında dev firmaların CEO’larını tanıyorum. Onlar yapıyor da benim Ahmet’in, Mehmet’im neden yapamayacak? Hiç endişe etmeyin yapacak. Yürütmedeki çift başlılığın sonlandırılmasından istikrar ve güven ortamının garantiye alınmasından neden rahatsız oluyorsunuz? Rahatsızlıkları sistemden değil milletten. Gecenin hükmü, sabaha kadardır. Olay bu.”

    “Şu anda yüzlerce, binlerce terörist Almanya’da terör estiriyor”

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin Almanya’daki etkinliklerinin iptal edilmesine ilişkin Erdoğan, şunları söyledi;

    “Bunlar, dikkat edin, yok bilmem Die Welt’in buradaki bir temsilcisi içeri alınmış, bundan dolayı değil, bir ay bu kişi, PKK’nın bir temsilcisi olarak, bir Alman ajanı olarak, bu kişi Alman Konsolosluğunda saklanmıştır, bir ay ve ’bunu bize teslim edin, yargılansın’ dediğimizde de vermemişlerdir. Bunu bana Şansölye Merkel söylediğinde ben kendisine şunu söyledim. ’Sizdeki teröristler tarafımızdan isteniyor, bize ne diyorsunuz ’yargı bağımsızdır, tarafsızdır’ diyorsunuz. Biz şu anda bağımsız ve tarafsız yargımıza güveniyoruz, verin yargılansın.’ Önce vermediler, sonra nasıl olduysa verdiler ve yargı görevini yaptı, tutukladı. Şu anda yüzlerce, binlerce terörist Almanya’da terör estiriyor. Düşünebiliyor musunuz benim Adalet Bakanım, hem resmi görüşmesini yapacak, hem de oradaki vatandaşlarımıza şu kampanyayı anlatacak, orası diyor ’otomobil parkına uygun değildir onun için müsaade edemeyiz’ ve Adalet Bakanımızı konuşturtmuyorlar, Ekonomi Bakanımızı konuşturtmuyorlar. Ben video konferansla oradaki bir meydan mitingine katılacağım, anında, dünyada görülmemiş ya, iki saatte Anayasa Mahkemesi karar alıyor ve benim orada konuşma yapmamı, video konferansla, engelliyor. Fakat Cemil Bayık’ı Kandil’den oraya bağlıyorlar ve Cemil Bayık orada konuşmasını yapıyor. Teröre yardım ve yataklık yapmaktan bunların yargılanması gerekir. Olay bu kadar açık ortadadır” diye konuştu.

    “İstediğin kadar rapor yaz, senin raporlarını biz tanımıyoruz”

    “Artık o eski Türkiye yok. Ayaklarının üzerinde dimdik duran bir Türkiye var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, sıradan bir ülke değil, bunların böyle yazılı, sözlü, şu, bu… Şimdi de bir Venedik Komisyonu raporundan bahsediyorlar. Bu Venedik Komisyonu raporu dediğiniz ne biliyor musunuz? Sadece Avrupa Konseyinin bir teknik heyeti bu, grubu, oradan verdiği bilgiyi alıyor o kadar. Yani bunların bir kıymeti harbiyesi yok. İstediğin kadar rapor yaz, senin raporlarını biz tanımıyoruz, tanımayacağız da bunu bil. Çıkıyorlar bir kampanya… Neymiş ’kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin kredi notunu düşürmüş.’ Ne yaparsanız yapın, avucunuzu yalarsınız. Hiçbir şey tutturamayacaksınız. Onlar bu kararı alıyor. 18 Mart Çanakkale Köprüsü ihale ediliyor. 10 milyar doların üzerinde bedelle yüzde 50’si yabancı, yüzde 50’si yerli ihale tamamlandı. Senin raporlarını tanımıyoruz, tanımayacağız da. Bu raporlar karşısında el pençe divan duran bir iktidar var sanıyorlar. Bizim tek gücümüz millet. Değerli kardeşlerim bu duygularla herkesi Yeşilay’a destek olmaya çağırıyorum” değerlendirmesinde bulundu.

  • Başbakan Yıldırım Almanya’ya “evet” demeye gidecek

    16 Nisan’da yapılacak anayasa referandumu için mitinglerine başlayan Başbakan Binali Yıldırım, Avrupa’daki Türk vatandaşları ile 18 Şubat’ta Almanya’da bir araya gelecek.

    18 Şubat’ta Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya eyaletine bağlı Oberhausen kentinde Oberhausen Arena’da gerçekleştirilecek “Memleket Sevdalıları Evet Diyor” başlıklı toplantıya 15 bin Türkün katılması bekleniyor. Avrupa Türk Demokratlar Birliği (UETD) Genel Sekreteri Bülent Bilgi, Başbakan Binali Yıldırım’ın 18-19 Şubat tarihlerinde Almanya’nın Münih kentinde düzenlenecek Güvenlik Konferansı’na katılmak için Almanya’ya geleceğini, 18 Şubat’ta Türk toplumu ile Obernhausen Arena’da bir araya geleceğini söyledi. Bilgi, Oberhausen kentinin hem Almanya’da en çok Türk vatandaşının yaşadığı bir bölge olmasından hem de diğer Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşların rahat ulaşabileceği bir yer olmasından dolayı seçildiğini belirterek, Avrupa’nın birçok ülkesinden Türklerin otobüslerle Oberhausen’e gelmek için organizasyonlar yaptıklarını söyledi.

    Başbakan Yıldırım’ın Avrupalı Türklerle buluşacağı Oberhausen Arena Kapalı Spor Salonu’nun 15 bin kişilik kapasitesi bulunuyor. Başbakan Yıldırım, 16 Nisan’da yapılacak anayasa referandumu için Avrupa ülkelerinde yaşayan ve oy kullanma hakkı olan 2 milyon 500 bin Türk vatandaşından “evet” oyu vermelerini isteyecek.

  • Kartal otomobille Almanya’ya gittiler

    Düzce’den Kartal model otomobille Almanya’ya giden iki arkadaş büyük ilgi gördü.

    Düzce’de oturan ve uzun süre Almanya’da kalan 58 yaşındaki Nail Arslan, çocukluk arkadaşı Sefer Dinar ve kurt köpeği ile Almanya’daki akrabalarının yanına gitmeye karar verdi. Haftalar öncesinden 95 model Kartal marka aracının bakımını yaptıran Arslan, hazırlıkların tamamlanmasının ardından yola çıktı. Almanya’daki akrabalarına Düzce’den mısır ekmeği, kara lahana, palamut, hamsi, kabak, elma, armut gibi gıda maddeleri götüren iki kafadar, yaklaşık 3 günlük yolculuğun ardından Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Avusturya üzerinden Almanya’ya ulaştı. 95 model aracıyla Almanya’ya giriş yapan iki arkadaş, burada yaşayan Türklerin ve Almanların ilgi odağı oldu.

    Sosyal medyada fenomen oldu

    Almanya sınırlarına girdiğinde 81 EG 915 plakalı Kartal model otomobili gören Türk vatandaşlarının kendilerine yoğun ilgi gösterdiğini ve yanından geçen araçların sürekli kendilerine selektör yaptığını ifade eden Nail Arslan, trafik ışıklarında kendilerini durdurup fotoğraf çekildiklerini belirtti. Akrabalarının yanına gittiği esnada bir Türk vatandaşı tarafından videoya alınmasıyla sosyal paylaşım sitelerinde fenomen olan Arslan, “Düzceliyiz, biraz da deliyiz” diyerek yüzlerde tebessüm bıraktı.

  • Türkiye’den Almanya’ya iltica talebinde bulunanların sayısı 5 bin 700’ü geçti

    Türkiye’den Almanya’ya iltica talebinde bulunanların sayısı 5 bin 700’ü geçti.

    Türkiye ile Almanya arasında son aylarda en çok konuşulan suçluların iadesi ve Türkiye’de aranan ve Almanya’ya iltica talebinde bulun kişilerin Türkiye gönderilmesi konusuna Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere açıklık getirdi.

    Passauer Neuen Presse gazetesine açıklama yapan Maiziere, iltica başvurusunda bulunanlarla ilgili yapılan uygulamaların Türkiye’ye yönelik özel bir durum olmadığını söyledi. İltica başvurusunda bulunanlar hakkında nihai kararı Federal Göç ve Uyum Dairesi kararlarını yasalar çerçevesinde tek başına veriyor.

    Maiziere, iltica etmek isteyen Türklerin başvurularının kabul edilme oranın düşük olduğunu belirterek, 2016’da başvuruların yüzde 8’inin kabul edildiğini ifade etti ve 2016 yılında Türkiye’den sığınma başvurularının arttığını da sözlerine ekledi. 2015 yılında Türkiye’den Almanya’ya yapılan sığınma başvurularının sayısı bin 700 civarındayken iken bu sayının 2016’da 5 bin 700’i aştığını kaydetti.