Etiket: Almanya’ya

  • Kraliyet çiftinden Almanya’ya ilk ziyaret

    İngiltere Prensi William ve Cambridge Düşesi Kate Middleton, Almanya’ya ilk ziyaretlerini gerçekleştiriyor.

    İngiltere Prensi William ve eşi Cambridge Düşesi Kate Middleton, çocuklarıyla birlikte Polonya’nın ardından Almanya’ya geçti. William ve Kate Middleton, çocukları Prens George ve Prenses Charlotte ile birlikte ilk Almanya ziyaretlerini gerçekleştiriyor. Berlin’de havalimanında törenle karşılanan çift, ardından Almanya Başbakanı Angela Merkel ile toplantı yaptı. Kraliyet çifti daha sonra Berlin’deki 18 yüzyıldan kalma tarihi Branderbug Kapısına ziyarette bulundu.

    İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth, Almanya’ya son ziyaretini 2015 yazında gerçekleştirmişti. Kraliçe’nin Federal Almanya Cumhuriyeti’ne yaptığı 5’inci ziyaretinde dönemin Cumhurbaşkanı Joachim Gauck ve Başbakan Angela Merkel’e ziyaretlerde bulunmuştu.

    Almanya ve Birleşik Krallık arasındaki bağlar son birkaç yıldır sürekli gelişirken iki ülke, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma sürecinde olmasına rağmen aralarındaki iyi ilişkileri sürdürme konusunda ilgilerini dile getiriyor.

    ’Brexit elçileri’ rolünü üstlenen İngiltere Prensi William ve Cambridge Düşesi Kate Middleton, geçtiğimiz Mart ayında Fransa’yı ziyaret etmişti. Kraliyet çiftinin yeni Avrupa gezisi 17 Temmuz’da Polonya’da ziyaretiyle başladı. Bugün Berlin’e varan çift 20 Temmuz’da Heidelberg, 21 Temmuz’da ise Hamburg’u ziyaret edecek.

  • Seyhan Soylu’dan Almanya’ya ilginç protesto

    Almanya Federal Başbakanlık binası önünde açılan ve üzerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resminin yanında ’Bu arabayı kazanmak istiyor musun? O zaman diktatörlüğü öldür’ yazan pankartın açılmasını ünlülerin menajeri olarak tanınan ’Sisi’ lakaplı Seyhan Soylu ilginç bir şekilde protesto etti. Almanya Başkonsolosluğu önüne gelen Soylu, üzerinde Almanya Başbakanı Merkel’in resminin bulunduğu “Bu kadın ile bir gece geçirene arabamı vereceğim” pankartıyla tek kişilik protesto gösterisinde bulundu.

    Siyaseti Güzelleştirme Türkiye Platformu Başkanı Seyhan Soylu, Almanya Federal Başbakanlık binası önünde açılan ve üzerinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın resminin yanında ’Bu arabayı kazanmak istiyor musun? O zaman diktatörlüğü öldür’ yazan pankartın açılmasını misilleme yoluyla protesto etti. Gümüşuyu’nda bulunan Almanya Başkonsolosluğu önüne gelen Soylu, üzerinde Almanya Başbakanı Angela Merkel’in resminin bulunduğu ve “Bu kadın ile bir gece geçirene arabamı vereceğim” yazılı pankart açtı. Tek kişilik bir protesto gösterisinde bulunan Soylu, bölgede bir süre trafiği aksattıktan sonra açıklamalarda bulundu.

    “Türkiye’de insan hakları Almanya’ya göre çok daha ileri düzeyde”

    Türkiye’de insan haklarına daha fazla değer verildiğini belirten Seyhan Soylu, “Yapılan bu saygısızlık cumhura yapılmış demektir, biz de böyle bir eylem yaptık. Merkel ile bir gece geçirmeye tahammül eden bir kişiye arabamızı veriyoruz. Almanya’da polisler protestolara engel olmazken, bizim polislerimiz ve konsolosluk çalışanları burada engel olmaya çalışıyorlar. Türkiye’de insan haklarının çok daha yoğun olduğu, koruma ve güvenlik alanlarının olduğunu gösteriyor” dedi.

    “Söz konusu vatan olunca gerisi teferruattır”

    Söz konusu vatan olunca sessiz kalamayacağını ifade eden Soylu, “Herkes şunu aklına koysun ki her kim Recep Tayyip Erdoğan’a dil uzatırsa cumhura dil uzatmış olur. Hayatımda Recep Tayyip Erdoğan’a hiç oy vermedim ama işin içinde vatan olunca gerisi teferruattır. Burada yaptığımız eylem sonrası polislerimiz aracımızı konsolosluk önünden almamızı istiyorlar ama Almanya’da bunu yapmadılar” şeklinde konuştu.

    Açıklama sonrası Seyhan Soylu konsolosluk önünden ayrıldı.

  • Dışişleri Bakanı’ndan Almanya’ya İncirlik cevabı:”Bu ülkede kararları millet alır”

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Referandum döneminde Türkiye’ye engel çıkarmaya çalışan Almanya’ya İncirlik üzerinden tepki gösterdi. Çavuşolu, ” Ondan sonra da benim canım İncirlik’e gitmek istiyor, İncirlik’e geleceğim. Yok öyle bir şey. Hem her istediğini yapacaksın hem de her istediğini alacaksın, Türkiye artık böyle bir ülke değil. Türkiye kararlarını kendisi verir. ’Efendim benim parlementom var’ diyor. Benim de 80 milyon Türk milletim var, sende parlamento ne diyorsa odur diyorsun, Türkiye’de 80 milyon Türk milleti ne derse odur. Bu ülkede kararları millet alır. O yüzden tüm yanlışlıklara, hatalara karşı 80 milyonun hakkını savunmaya doğruları söylemeye devam edeceğiz.” dedi.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) tarafından Clup Park Alanya’da bu yıl 4. düzenlenen iftar programına katıldı.

    İftar sonrası konuşma yapan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan ramazan ayında bir araya gediklerini belirterek, burada birlik ve beraberliğin temsil edilmesini görmekten mutlu olduğunu söyledi.

    Her zaman dik durduklarını ancak diklenmediklerini belirten Çavuşoğlu, mazlumun hakkını savunduklarını ifade etti. Önceliklerinin, birliği, dirliği korumak, güçlendirmek olduğunun söyleyen Çavuşoğlu, “İşte bu birlik ve beraberliğin temsil edilmesinde her zaman öncü olan liderimiz Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın selamlarını getirdim. Başbakanımız Binali Yıldırım da selamlarını iletti.

    “Türkiye olarak her zaman haklıyı savunduk”

    Bölgede ciddi sıkıntılar olduğuna dikkat çeken Çavuşoğlu,”Zor şartlar altında yaşayan, evini terketmek zorunda kalan insan sayısının çok. 60 milyon insanın çeşitli sebeplerle evini terketmek durumunda kaldı. Bakıyoruz Türkiye’ye insan hakları, demokrasi dersi vermeye çalışan zalim rejimler kendi çıkarları için destek veriyor, zulümlerini meşru göstermeye çalışıyor. Biz Türkiye olarak her zaman haklıyı savunduk. Suriye’de ateşkesin tesis edilmesi, barışın sağlanması, siyasi çözümün yine tesis edilmesi için en çok çaba gösteren biz olduk” dedi.

    Halep’te 45 bin insan ölüme mahkum edildiği zaman Türkiye’den başka, o insanları kurtarmak için kılını kıpırdatan başka ülke olmadığını aktaran Çavuşoğlu, “Ama Türkiye Rusya ile beraber Halep etrafında ateşkesi sağlayarak 45 bin insanı kurtarmıştır. Ondan sonra ateşkesi Suriye geneline yaydık. Şimdi ise Suriye’de siyasi çözüm için çalışıyoruz, çatışmasız bölgeler oluşturuyoruz. Mücadeleye devam edeceğiz, bir taraftan Astana, bir taraftan Cenevre. Aynı şekilde Irak. Irak’tan DEAŞ terör örgütünün temizlenmesi için çaba sarfediyoruz, destek veriyoruz. Eğit-donat programlarımız sürüyor. Fakat şunun da altını çizmek isterim, Türkiye Cumhuriyeti olarak hem Irak’ın hem Suriye’nin sınır bütünlüğünü, toprak bütünlüğünü destekliyoruz. Buna halel getirecek her adıma da karşıyız ve Suriye içinde bir terör devleti kurulmasına müsaade etmeyeceğiz. Bunun için de ne gerekiyorsa yapacağız” diye konuştu.

    “Bazı dost ve kardeş ülkeler maalesef bir yaptırım içine girdiler”

    Tüm bu sorunlarla uğraşırken Körfez bölgesinde Katar krizi olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, “Katar’a karşı Körfez’deki bazı dost ve kardeş ülkeler maalesef bir yaptırım içine girdiler. Biz esasen bu kararları doğru bulmuyoruz. Kardeşler arasında sorun olabilir, itilaf olabilir ama kardeşler arasında itilafın çözüm yeri diyalogtur, istişaredir. Bir araya gelinir, konuşulur, neyse sorun ortaya konulur. Ondan sonra sorunun çözülmesi için hangi adımlar atılacak beraber karar verilir. Hele hele ramazan ayında, kardeşliğin en çok pekiştirilmesi, dayanışmanın en çok güçlendirilmesi gereken bir ayda, biz bu krizi doğru bulmuyoruz, bu adımları doğru bulmuyoruz. Hele hele yönetimlere değil de insanlara yönelik alınan kararları doğru bulmuyoruz. Şu ramazan ayında gıda, ilaç ambargosunu doğru bulmuyoruz, insani, İslami bulmuyoruz. İnsanların ne suçu var. Niye oraya, insanlara gidecek gıdayı, ilacı engellemeye çalışıyorsunuz? Onlar bizim kardeşimiz değil mi? ” şeklinde konuştu.

    “Bu ülkede kararları millet alır”

    15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümüne doğru gidildiğini hatırlatan Çavuşoğlu,Türk milletine, şehitlere, gazilere ne kadar hizmet edilse bunun yetmeyeceğini söyledi.

    Çavuşoğlu,” İşte ülkeler FETÖ mensuplarını bize iade etmeşe başladılar. Ama bazı Avrupa ülkeleri sahip çıkıyorlar, FETÖ’ye sahip çıkıyor, FETÖ’den kaçan askerlere statü veriyor. FETÖ’den dolayı kaçan bizim diplomatlarımıza sığınma hakkı veriyor. PKK’ya sahip çıkıyor. PKK’lıları kendi ülkesinde barındırıyor, destekliyor. DHKP-C’ye adeta lojistik, maddi destek ne varsa veriyor. PKK’nın uyuşturucu kaçakçılığı, zorla para toplama dahil her türlü faaliyetlerini göz yumuyor. İşte referandum dönemi gördünüz bizlere engel çıkarmaya çalışıyorlar. Ondan sonra da benim canım İncirlik’e gitmek istiyor, İncirlik’e geleceğim. Yok öyle bir şey. Hem her istediğini yapacaksın hem de her istediğini alacaksın, Türkiye artık böyle bir ülke değil. Türkiye kararlarını kendisi verir. ’Efendim benim parlementom var’ diyor. Benim de 80 milyon Türk milletim var, sende parlamento ne diyorsa odur diyorsun, Türkiye’de 80 milyon Türk milleti ne derse odur. Bu ülkede kararları millet alır. O yüzden tüm yanlışlıklara, hatalara karşı 80 milyonun hakkını savunmaya doğruları söylemeye devam edeceğiz.”

  • Nurol Bae Systems ortaklığı Almanya’ya motor kontrol sistemi geliştirecek

    Nurol BAE Systems Hava Sistemleri A.Ş. (BNA) ile AES arasında ’Elektronik Motor Kontrol Sistemi Geliştirme Projesi’ sözleşmesi imzalandı. Törende konuşan BNA Genel Müdürü Eray Gökalp “Firmamız çatısı altında tamamen Türk mühendisleriyle tasarlayacağız, üreteceğiz ve Almanya’ya ihracatını gerçekleştireceğiz” dedi.

    Almanya’nın en büyük motor üreticilerinden MTU ile havacılık, savunma ve güvenlik alanlarında önde gelen Fransa menşeli firma Safran tarafından kurulmuş olan AES (Aerospace Embedded Solutions) , teknoloji seviyesi en üst seviyede olan ve motorun beyni olarak kabul edilen Motor ’Kontrol Sistemi’nin geliştirilmesi ve üretilmesine yönelik olarak BNA’yı tercih etti. Nurol BAE Systems Hava Sistemleri A.Ş. (BNA) ile AES arasında ’Elektronik Motor Kontrol Sistemi Geliştirme Projesi’ sözleşmesi imzalandı.

    IDEF’17 13. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nında BNA standında gerçekleştirilen imza törenine AES CEO’su Bernard Jurczynski, BNA Genel Müdürü Eray Gökalp ve çok sayıda yetkili katıldı.

    “Türk mühendisleriyle tasarlayacağız, üreteceğiz ve Almanya’ya ihracatını gerçekleştireceğiz”

    Gerçekleşen imza töreninin ardından açıklamalarda bulunan BNA Genel Müdürü Eray Gökalp yeni bir şirket olduklarını dile getirdi. Ana faaliyet alanlarının Türkiye’de henüz yatırımda bulunulmamış teknolojik olarak katma değeri yüksek ürünleri sanayimiz kabiliyetleri arasına katabilmek olduğunu belirten Gökalp, “Bunlardan bir tanesi de motor kontrol ünitesidir. Motor kontrol ünitesi motorun tüm fonksiyonlarını kontrol eder. Sağlığını izleyen beyni olarak kabul edilir. Biz bugün burada Alman AES firmasıyla, bu firma Almanya’nın büyük motor üreticisi MTU ve Fransız Safran ortaklığı ile kuruşmuş bir firmadır. Mevcut rekabet ortamında firmamızı seçti. Baya ciddi denetimlerden geçtik. Bizi rekabetçi de buldular. Bugün burada kendileriyle bir sözleşme imzasında bulunduk. Firmamız çatısı altında tamamen Türk mühendisleriyle tasarlayacağız, üreteceğiz ve Almanya’ya ihracatını gerçekleştireceğiz” dedi.

    “Teknolojik olarak üst seviyede bir ürün”

    Motor kontrol sistemi hakkında bilgi veren BNA Genel Müdürü Gökalp, “Bu motor, bir motorun tüm fonksiyonlarını, çalışmasını kontrol eden beynidir. Sağlığını izler herhangi bir arıza durumunda tespit eder. Bütün bakım parametrelerini kontrol altından tutar. Bu bir elektronik bir kutudur içinde yazılım teknolojisi de oldukça üst seviyededir. Teknolojik olarak üst seviye bir ürün diyebilirim” şeklinde konuştu.

    “Kritik teknolojilere odaklandık”

    Gökalp sözlerini şöyle tamamladı: “Firma olarak özellikle kritik teknolojilere odaklandık. Havacılık tarafında uçuş kontrol sistemleri, hidrolik sistemler, yakıt kontrol sistemleri, motor kontrol sistemleri bunların hepsini söylediğimde temel bir kelime var o da kontrol. Kontrol demek beyin demektir. Biz bu teknolojiyi firmamız çatısı altında geliştireceğiz. Türkiye’de de önemli motor üreticilerimiz var. TEI gibi biz onların geliştirdiği uçak motorlarına da benzer ürünlerini geliştirebilir. Yakıt ve motor kontrol konusunda da TUSAŞ ile görüşüyoruz. Bizim ana amaçlarımızdan biri TUSAŞ’ın temel sistem tedarikçisi olabilmek. Özellikle milli muharip uçak, eğitim uçakları, insansız hava araçları, özgün helikopter programları gibi programlarda da TUSAŞ’ın ana sistem tedarikçisi olmayı hedefliyoruz. İhracat yapıyoruz. Almanya’ya ihracat yapıyoruz. Bunun gururunu yaşıyoruz”.

  • Almanya’ya iltica başvurularında gerileme

    Avrupa’da en çok mülteciyi kabul eden Almanya’da 2017 itibariyle iltica talep edenlerin sayısında ciddi bir düşüşün yaşandığı bildirildi.

    Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’nden (BAMF) yapılan açıklamaya göre, Almanya’ya iltica edenlerin sayısında üçte ikilik bir gerilemenin yaşandığı bildirildi. Açıklamada, son üç ayda Almanya’ya iltica edenlerin sayısının 47 bin 300 dolayında olduğu, iltica başvurusunda bulunanların ancak beşte birinin oturum alabildiği kaydedildi. 2016 yılının ilk üç ayında Almanya’ya iltica başvurusunda bulunanların sayısının 150 binin üzerinde olduğu ifade edildi.

    Federal İçişleri Bakanlığı, ülkeye iltica başvurusunda bulunanların 222 bininin ilticalarının kabul edildiği ve 278 bininin bekletildiğini açıkladı. İltica başvurusunda bulunanların öncelikle iltica talepleri kabul edilerek kayıt altına alındığı fakat aile yakınlarının Almanya’ya getirilmesine müsaade edilmediği bildirildi. Bakanlık 2017 yılı itibariyle ülkeye iltica talebinden bulunanların bütün kayıtlarının tek sistem halinde kaydedildiğini, geçmişte yaşanan mükerrer kayıtların tekrar yaşanmayacağı duyuruldu. Ülkeyi gidişi yapılan çocukların daha sonra kayıp gözükmesinin arkasındaki durumun kayıt sisteminden kaynakladığı da ifade edildi.