Etiket: Alkin:

  • Ekonomist Alkin: “Çok fazla ürün değil, değerli ürün üretmeliyiz”

    İZMİR (İHA) – Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye’ye lazım olan şeyin kalkınma olduğunu belirterek, “Nüfusu büyüterek, ekonomik rakamları büyüterek, çok fazla üreterek bir yere varamayız. Çok fazla ürün değil, değerli ürün üretmeliyiz” dedi.

    Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin, Ege İhracatçı Birliklerinde (EİB) düzenlenen toplantıda, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyelerine mevcut ekonomik durum ve 2019 öngörüleri ile ilgili sunum yaptı. Yaptığı sunumu “Fırtınadan sağ çıkma sanatı” başlığı ile anlatan Alkin, “Fırtına geliyor. Yapacak bir şey yok ama bu dünyanın tamamına geliyor. Sadece Türkiye’ye değil” derken, Türkiye’nin yapması gerekenin kalkınma olduğunu vurguladı. Alkin, “Türkiye’ye lazım olan şey kalkınma. Milli geliri büyütmenin büyük ehemmiyeti yok. Çocuğu da bırak, kendi kendine büyür zaten ama biz kaliteli büyümesini isteriz. Nüfusu büyüterek, ekonomik rakamları büyüterek, çok fazla üreterek bir yere varamayız. Çok fazla ürün değil, değerli ürün üretmeliyiz” diye konuştu.

    “Venezuela değiliz ama Arjantin kıvamındayız”

    Sunumda enflasyon rakamlarını da değerlendiren Alkin, şöyle konuştu: “407 malın 261’inde fiyat yükseldi, 110’unda düştü. 37’si olduğu yerde saymış. Bu 110 mal doğrudan çarpanı yüksek olan mallar. Şu an Venezuela değiliz ama Arjantin kıvamındayız. Meseleyi kabul edersek meselenin çözümüne geçebiliriz. Meselenin çözümü sizde. Merkez Bankası 149 firmaya anket yolluyor. Özel sektör ‘bir yıl sonra enflasyon yüzde 16,5, iki yıl sonra 12.4’e düşer’ demiş. Bir inanç var. Rapor gösteriyor ki 2020’de enflasyonda yüzde 10’un altına düşebiliriz. Türk insanı enflasyon oranlarına alışmadan düşürmek için hamle yapılması lazım.”

    “4. çeyrekte iyi şeyler olmayacak”

    Türkiye’de negatif büyüme ihtimali olduğunu belirten Alkin, sözlerini şöyle sürdürdü: “4. çeyrekte iyi şeyler olmayacak. Negatif büyüme ihtimaline kendinizi hazırlayın. Büyüme rakamlarında 3. çeyrekte stok erimesi ciddi şekilde var. Ekim ayında sanayi üretim endeksi Türkiye’de ciddi yavaşlamanın eşiğinde. Fırtınanın içine girilmeye başlandı. Bunu bekliyorduk. Perakende satış endeksi ekim ayında sert düşüş yaşamış. Gösteriyor ki vatandaş da talep etmekten kendini alıkoyuyor.”

    “Tarımın en baştan ele alınması lazım”

    Tarımın ekonomi içinde payının da düştüğünü ifade eden Alkin, “Bu böyle olmaması lazım. Bizdeki sıkıntı; ‘Millet nasıl yapmış?’ diye sormuyoruz. Onu sormalıyız. ‘Neden olmuyor?’, kibirli bir ifade. Tarımın en baştan ele alınması lazım. Tarımdaki problem sadece üretmemek değil. Ürettiğimizle ilgili fiyat politikalarını oluşturamıyoruz. Bunda bir tuhaflık var. Dünyada gıda fiyatları düşerken bizde düşüyor.” diye konuştu.

    “Kayıt dışı istihdamda yoğunluk”

    Kayıt dışı istihdamın çok yoğun halde yaşanacağı devreye girildiğini de dile getiren Alkin, “Yarı zamanlı, hatta kısa vadeli çalışma durumları yaşanacak. İşsizlik biraz daha yukarı doğru çıkacak. Asgari ücretin altında çalışmak isteyen çok kişi olacak” dedi.

  • Prof. Dr. Alkin: “2019’da, dışa dönen şirketler kazanacak”

    Ekonomist Prof. Dr. Kerem Alkin, 2019 için şirketlere ‘İhracata yönelin’ önerisinde bulundu.

    Prof. Dr. Kerem Alkin, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Genel Sekreterliği görevine getirildiği gün Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Adana Şubesi’nin konuğu oldu. MÜSİAD Adana Şubesi’nin düzenlediği ‘2019’a 5 Kala Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Fırsatlar ve Tehditler’ başlıklı toplantıda konuşan Prof. Dr. Kerem Alkin, yeni yılın iş dünyası için zor bir dönem olacağını ancak, dışa odaklanan şirketler için de farklı fırsatlar sunacağını söyledi.

    Yeni Ekonomi Programı’nda 2019 yılı büyüme hedefinin 2.3 olduğuna vurgu yapan Alkin, “Bunun 1.8’i net ihracattan bekleniyor. İç piyasanın büyümeye katkısı 0.5 olarak öngörülüyor. O zaman her sektörün gözünü daha fazla dışarıya çevirmesi gerekiyor. İç piyasada hizmet sektörü de dışarı açılmak zorunda” dedi.

    “Hac turizmuna dahil olmalıyız”

    Konuşmasında Türkiye’nin karşısındaki bazı fırsatlara da değinen Prof. Dr. Kerem Alkin şunları söyledi:

    “Avrupa ve ABD, Asya’nın, Afrika’nın çocuklarına yan gözle bakarken, ülkelerinde almakta tereddüt ederken, Türkiye bu çocukların eğitimini üstlenebilir. Eğitim büyük bir pazar olarak karşımızda duruyor. Yaklaşık 400 bin nüfuslu KKTC’de dışarıdan gelen öğrenci sayısı 100 bini aştı. Bu gelirden Türkiye de yararlanabilir. Sağlık turizminde hala alabileceğimiz yol var. Malezya’dan, Endonezya’dan hac organizelerine Türkiye destinasyonu eklenebilir. Onlara İstanbul’u, Konya’yı ve Şanlıurfa’yı gezdirdikten sonra Kudüs programı yaptırtacak sonra Mekke ve Medine’ye taşıyacak turizm şirketlerimiz olmalı.”

    “Hızlı balık olabiliriz”

    Türkiye’nin ihracatının yüzde 60’nın Avrupa’ya gerçekleştirildiğini ancak Avrupa’nın ithalatında Türkiye’nin yerinin hala yüzde 1’lerde olduğunu belirten Prof. Dr. Alkin, “Sarı yelekliler sokaklarda. Bunlar sadece Avrupa’nın işsizleri değil. Aralarında esnaf, KOBİ temsilcileri var. Birçok Avrupalı yaşam standartlarının düştüğünü, geçim sıkıntısının daha da artacağını düşünüyor. Avrupalı bakıyor. Marka mağazaları, ülkelerine göçmen ya da turist olarak gelenler doldurduğunu görüyor. Ciddi bir rahatsızlık var. Avrupalı finans kuruluşları kendi KOBİ’lerine kredi musluklarını hayli kıstı. Tüketicisinin talebi daralıyor. Çin’e milyon bazında verilen siparişler binler bazına düştü. Çinli üretici binler bazına düşen siparişten mutlu olmayacak. Bu çerçevede Türk KOBİ’leri hızlı balık rolünü üstlenebilir ve pazar payını artırabilir” dedi.

    Türk bankalarının şu anda topladıkları mevduatın üzerinde kredi kullandırdığını artık eskisi gibi libor üzerinde birkaç puan faizle sendikasyon kredisi bulamadığını anlatan Alkin, şirket yöneticilerine finans kuruluşlarıyla ilişkilerini iyi yönetmeleri tavsiyesinde bulundu. Hem reel sektörün hem bankacıların süreci birbirlerini anlayarak geçirmeleri önerisinde bulunan Alkin, “Kredi imkanlarının daha daralacağı yeni yılda bankacılarınıza süreçten birlikte çıkabileceğiniz mesajını verin” dedi.

    “Üretmeye devam ediyoruz”

    Adana Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantının açılışında konuşan MÜSİAD Adana Şube Başkanı Burhan Kavak da dünyanın yeniden şekillendiğine dikkat çekerek, “Dünyanın en büyük ekonomileri ticari kuralları değiştiriyor. Kota koyuyor, gümrük vergilerini yükseltiyor. Yani ticari savaşların hamleleri her geçen gün değişiyor. Küresel dünyada en küçük işletmeler bile bu yaşananlardan etkileniyor. Türkiye ekonomisinde de bazı sıkıntılar yaşanıyor. Üretim ve ticaret zorlaşıyor. Tüm yaşananlara rağmen MÜSİAD Ailesi olarak bizler ülkemiz ve geleceğimiz için üretmeye devam ediyoruz. Moralimizi yüksek tutarak, motivasyonumuzu güçlendirerek yola devam ediyoruz. Çünkü, üretmediğimiz zaman refahı yakalayamayacağımızı, tam bağımsızlığı sağlayamayacağımızı biliyoruz” diye konuştu.

    Adana Ticaret Odası (ATO) Meclis Başkanı İsmail Acı, Adana Vergi Dairesi Başkanı Ahmet Tunalı, AYAMDER Başkanı Nadir Vurankaya, ASKON Adana Şube Başkanı Recep Çalışkan, Girişimcilik Ekosistemi Derneği Başkanı Esra Özden, iş dünyası STK yöneticileri ve çok sayıda iş insanının ilgi gösterdiği toplantının sonunda MÜSİAD Adana Şube Başkanı Burhan Kavak, TİM Genel Sekreterliği görevine getirilen Prof. Dr. Kerem Alkin’e yeni görevinin hayırlı olmasını dileyerek bir çini plaket armağan etti.

  • Prof. Dr. Kerem Alkin, TİM genel sekteri oldu

    TİM’in yeni genel sekreteri Prof. Dr. Kerem Alkin oldu.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) Halil Bader Arslan’dan boşalan göreve atanan isim belli oldu. TİM Genel Sekreterliğine Prof. Dr. Kerem Alkin getirildi. Alkin son olarak Varlık Fonu’nun yönetiminde görev almıştı.

  • Detaysoft Genel Müdürü Alkin Aksoy, United VARs’ın Yönlendirme Komitesi’nde

    Detaysoft Genel Müdürü Alkin Aksoy, 90 ülkede 8 bini aşkın müşteriye hizmet veren United VARs Yönlendirme Komitesi’nde görev yapacak.

    Yüzde yüz Türk sermayeli SAP çözüm ortağı Detaysoft, ‘Global Partner’ı olduğu United VARs’ın Yönlendirme Komitesi’ne girdi. Şirketten yapılan açıklamaya göre 90 ülkeden 50 üyesi ve 10 binden fazla danışmanıyla 8 bin müşteriye hizmet veren uluslararası SAP çözüm ortakları topluluğu United VARs, üyelerine uluslararası ölçekte proje yürütme yetkinliği kazandırıyor. SAP’nin en üst seviye Platin iş ortağı Detaysoft, hizmet kalitesi, global hizmet verebilme kapasitesi, ürün portföyü, teknolojik gelişmelerdeki öncülüğü gibi kriterlerle üye kabul eden United VARs’ın, Türkiye’deki tek üyesi olarak dijital dönüşümün öncülüğünü yapıp, kurumların iş verimliliğini artıran projeler yürüterek başarılı iş birliklerine imza atıyor.

    “United VARs’ın yönetiminde ilk ve tek Türk markası olarak yer almak bizler için gurur verici”

    United VARs Yönlendirme Komitesi’ne seçilen Detaysoft Genel Müdürü Alkin Aksoy, “United VARs üyeliğiyle Detaysoft olarak yüksek kalite standartlarımızla dünya çapında hizmet veren bir danışmanlık firması olduk. Gerek Türkiye’den yurt dışına, gerekse yurt dışından Türkiye’ye çok sayıda Rollout projesine imza attık. Bu projelerde, United VARs üyesi olmanın verdiği gücü de aktif olarak kullanarak, pek çok başarılı projeyi hayata geçirdik. 2 milyar dolarlık satış hacmine sahip United VARs’ın yönetiminde ilk ve tek Türk markası olarak yer almak bizler için gurur verici” dedi.

  • Prof. Dr. Emre Alkin, “Türkiye yapay zekâda tüm OECD ülkeleri arasında orta sırada”

    Yapay zekânın farklı disiplinler açısından ele alındığı “Altınbaş Üniversitesi Yapay Zekâ Paneli”nin (AYZEP-1) ilki düzenlendi. Yapay zekânın insan geleceğine etkilerinin neler olabileceğinin konuşulduğu panele katılan Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin, “Türkiye elindeki fiber optik kablo alt yapısı, uydu yedeklemesi ve internet hızı bakımından tüm OECD ülkeleri arasında orta sıradadır. Eğer fiber optik kablo yatırımı yapılmazsa yapay zekâyı etkin şekilde kullanamayız ” dedi.

    Teknolojinin gelişimiyle birlikte insan hayatına giren ve insanlığın geleceğinde büyük dönüşümler getireceği beklenen yapay zekâyla ilgili, Altınbaş Üniversitesinde birçok akademisyen ve iş dünyasından isimlerin katıldığı bir panel düzenlendi. Yapay zekânın insan geleceğindeki yeri ve öneminin konuşulduğu panel, “İnsanın Geleceği ve Geleceğin İnsanı”, “İş Dünyası ve Yapay Zekâ” başlıklı iki oturumda gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını Altınbaş Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ali Altınbaş’ın yaptığı panele, Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin, Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ, Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hasan Sınar, Altınbaş Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özge Yılmaz, Altınbaş Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Yrd. Doç. Dr. Haluk Levent ve Altınbaş Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Dicle Yurdakul katıldı.

    “Türkiye’de yapay zekânın en iyi kullanıldığı yer finans sektörü”

    Yapay zekânın Türkiye’de kullanım alanları hakkında açıklama yapan ve Türkiye’deki yapay zekâ gelişiminin ve kullanımının orta seviyede olduğuna değinen Prof. Dr. Emre Alkin, “Yapay zekâ Türkiye’de her alanda kullanılmıyor. En iyi kullanıldığı yer finans sektörüdür. Muhasebe sistemleri ve standartlarında da yapay zekâ kullanıldığını görüyoruz. Her gün elimizden düşürmediğimiz telefonlarımızda ve otomobillerin içinde de ciddi anlamda yapay zekâ var. Bunlar yapay zekânın en hızlı kullanıldığı yerlerdir. Ancak yapay zekânın tarımda ve eğitim sektöründe de kullanılması gerekiyor. Türkiye elindeki fiber optik kablo alt yapısı, uydu yedeklemesi ve internet hızı bakımından tüm OECD ülkeleri arasında orta sırada. Eğer fiber optik kablo yatırımı yapılmazsa yapay zekâyı etkin şekilde kullanamayız” ifadelerinde bulundu.

    “Gelecekte bazı meslekler olmayacak”

    İnsanı oyalayan, kendisine ve sevdiklerine zaman ayırmasını engelleyen birçok işin artık yapay zekâ yoluyla yapılacağına da değinen Prof. Dr. Alkin, “Gelecekte bazı meslekler olmayacak. Bu meslekleri şimdiden görüp teşhis etmek ve buna göre de eğitim kurumlarını yapılandırmak gerekiyor. Öncelikle üniversitelerde, ileride olmayacak işlerle ilgili bilimsel bir çalışma yapıp veri sunmalıyız. Çünkü ileride var olmayacak mesleklerin üniversitelerde bölüm olarak açılması mantıklı değil. Yapay zekâyla ilgili bir diğer konu ise, yapay zekâya karşı duyulan endişedir. İnsanlar robotlar tarafından ele geçirilmekten korkuyor. Böyle bir durum söz konusu değil. Aksine bütün zamanımızı alan ve hatta sevdiklerimize vakit ayırmamızı engelleyen tüm işler artık yapay zekâ tarafından yapılacak. Yapay zekâ gelecekte hangi işlerin yok olacağını gösterecek ve bizlere daha fazla insani dokunuş için fırsat verecektir. Böylelikle hem kendimize hem de sevdiklerimize daha çok vakit ayırabileceğiz “dedi.

    “Yapay zekâ hayatımızın bir parçasıdır”

    Yapay zekânın hayatın bir parçası olduğu ve yapay zekâdan ciddi faydalar elde edildiğinin altını çizen Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, “Yapay zekâ hayatımızın bir parçasıdır. İnternette arama yaptığımızda bile yapay zekâyla karşı karşıya kalıyoruz ve onu kullanıyoruz. Şu anda yapay zekâdan çok ciddi faydalar elde ediyoruz. Ancak herkesin merak ettiği konu yapay zekânın istihdama nasıl etki edeceğidir. Türkiye’nin büyüme rakamlarına bakıldığında ciddi bir büyüme oranı var ortada. Diğer taraftan bu durum, ’Büyüme var ancak istihdam yok’ eleştirilerini de beraberinde getirdi. İleride büyümenin istihdamda çoğaltan değil belki de azaltan bir etkisi olacak. Çünkü bizim işlerimizi, bizden daha çabuk öğrenen, daha fazla kriteri ve değişkeni dikkate alan yapay zekânın ele geçirme ihtimali gittikçe yükseliyor. Bu durumda bizim yapmamız gereken şey, yapay zekâdan nasıl fayda sağlayabileceğimizi konuşup, tartışmaktır” açıklamalarında bulundu.