Etiket: Alıyorlar

  • Çocuk istismarıyla mücadele için eğitim alıyorlar

    Saadet öğretmenin İzmir’de istismara uğrayan 6 çocuk için başlattığı mücadeleden sonra ülke geneline yayılan ve UCIM ismiyle faaliyet gösteren Uluslararası Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği üyelerinin farkındalıklarını arttırmak amacıyla Adana’da bir hukuk eğitimi verildi.

    Seyhan Belediyesi’nde gerçekleşen eğitimde UCIM Hukuk Koordinatörü Avukat Burcu Düzen, UCIM üyelerine çocuk istismarıyla mücadele ederken nelerle karşılaşacaklarını ve hukuksal düzendeki aksaklıklarla nasıl mücadele etmeleri gerektiğini anlattı.

    Konuşmasında istismara uğrayan çocuklara soruşturma sırasında sorulan ve çocukların travmasının artmasına neden olan sorulara da değinen Burcu Düzen, “Çocukları korumak için önce onlara nasıl soru sormamız gerektiğini öğrenmeliyiz. Çocuklar mahkeme salonlarında mağdur edilmesin. Yaşadıkları istismarı tüm detaylarıyla defalarca anlattıran sistemin ortadan kalkması için de mücadele etmeliyiz” dedi.

  • Mezun olmadan iş teklifi alıyorlar

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Mühendislik Fakültesi öğrencileri, “Sanayi Uygulaması” programıyla okuldan mezun olmadan iş imkanı elde ediyor.

    OMÜ Mühendislik Fakültesi dördüncü sınıf ikinci dönem öğrencileri sanayideki firmalarda haftanın 3 günü çalışarak mezun olmadan deneyim kazanıyor. Öğrencilerin çalışmasını beğenen firmalar ise mezun olmadan öğrencilere iş teklif ediyor. Uygulama ile üniversite sanayi arasındaki işbirliğini artırdıklarını belirten OMÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Birol Elevli, öğrencilerin uygulayarak öğrendiğini ve iş sıkıntısı yaşamadıklarını söyledi.

    “Öğrencilerimizin çoğu çok ciddi firmalarda çalışıyor”

    Uygulama hakkında bilgi veren OMÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Birol Elevli, “Öğrencilerin daha iyi bir eğitim almasını sağlamak hem de üniversite-sanayi ilişkisini geliştirmek için ’Sanayi Uygulaması’ isimli bir program düzenledik. OMÜ ile Ticaret ve Sanayi Odası arasında yürütülen bir program. Samsun’daki firmalar bu işin içinde aktif olarak yer alıyor. 4 yıldır bu programa devam ediyoruz. Dördüncü sınıfın ikinci dönemindeki öğrencilerimize haftada 3 gün sanayide çalışma imkanı sağlıyoruz. Sanayici ile birbirimizi tanıma. Öğrenciler bu süreç içerisinde bir proje geliştiriyorlar. Bu proje kapsamında sanayicinin ihtiyacı olan hususları gündeme getiriyorlar. Güzel neticeler elde ediyoruz. Projeden sonra birçok firma öğrencilerimize iş teklif ediyor. Biz bu uygulamayla öğrencilerimiz stajdan farklı mühendis gibi çalışıyorlar. Öğrencilerimiz yaparak öğreniyorlar. Bu eğitime katılan öğrencilerimizin çoğu çok ciddi firmalarda çalışıyor. Öğrencimizin kendine güveni geliyor. Biz de Samsun’daki firmaları yakından tanıma fırsatı buluyoruz. Onların ihtiyaçlarını bizim sunabileceğimiz şeyler bakımında çok yararlı bir program” dedi.

  • Evlerine ulaşmak için ölümü göze alıyorlar

    Rize’de kuma olan iki yaşlı kadın, geçirdikleri rahatsızlıklardan dolayı yolu olmayan evlerine ulaşmak için ölümü göze alarak 70 metre derinlikteki vadiyi ilkel teleferikle geçiyorlar.

    Rize’nin Muradiye Beldesi’ndeki ulaşım sorunu, yaşlı iki kadının evlerine ulaşmak için ölümü göze almalarına neden oluyor. Beldeye yakın bir mahallede ikamet eden Marifet Yıldırım (67) ve Yüksek Fırtına (62) aynı evde Yılmaz Yıldırım’ın (70) eşleri olarak yaşıyorlar. Yıldırım Ailesi’nin yaşadığı ev otomobil yoluna yaklaşık 700 metre mesafede dik bir yamaçta bulunuyor. Eve ulaşan patika yol vadinin içerisinden, ormanlık araziden ve çay bahçelerinin geçiyor. Marifet Yıldırım ve Yüksel Fırtına isimli kumalların ikisi de geçirdiği çeşitli sağlık sorunlarından dolayı koltuk değneklerine bağlı olarak yaşamlarını sürdürüyor.

    Yaşlı kadınlar yaklaşık 9 yıldır patika yolu kullanamadıkları için evlerine vadinin 70 metre üzerinden geçen 250 metre uzunluğundaki ilkel teleferiği kullanıyor. Hiç bir güvenlik sistemi bulunmayan teleferiği kullanmak zorunda olan kadınlar evlerine ulaşmak için her defasında ölüm riskini göze alıyor.

    Bir kez ölüm tehlikesi geçirdiler

    Marifet Yıldırım (67) yaptığı açıklamada, bir kez kabini taşıyan çelik telin kesilmesi sonucu ölüm tehlikesi yaşadıklarını belirterek, “Bizim yerimiz burası. Başka yerimiz yok ki gidelim. Yolumuz yok ki bunu bir daha kullanmayalım. Ayaklarımdan rahatsızım. Merdiven inip çıkmam bile yasak. Ayaklarımdan iki kez de ameliyat oldum. Koltuk değnekleri ile yürüyorum. Patikayı kullanamadığım için sürekli evime bu teleferik ile gidip geliyorum. Binerken korkuyorum ama binmek zorundayım. Birkaç kez tehlike geçirdik. Bir kez tel kesildi. Komşularımız arazilerinden yol geçirmemize izin vermedikleri için kapımıza yol alamıyoruz. Yetkililerden yol yapmamız veya daha güvenilir bir teleferik kurabilmemiz için yardım istiyoruz” dedi.

    Gözlerini kapatıp dua okuyor

    Yüksel Fırtına ise yaptığı açıklamada, teleferiğe bindiğinde gözlerini kapatıp dua okuduğunu ifade ederek “Belediye sınırları içerisindeyiz. Ancak yol alabilmemiz için komşularımızın izin vermesi gerekiyor. Bunu da yapamadık. Hangi kapıyı çaldıysak yardım göremedik. Eve giden yolu kullanamıyoruz. İkimizde sakatız. Teleferiği kullanmak zorundayız. Ben binmeye çok korkuyorum. Ama çaresiz olduğum için gözlerimi kapatarak dua okuyarak inip çıkıyorum” diye konuştu.

  • Oyun Oynayarak İngilizce Eğitimi Alıyorlar

    Kütahya’nın Hisarcık ilçesi Atatürk İlkokulunda öğrenciler oyun oynayarak İngilizce eğitimi alıyorlar.

    İngilizce Öğretmeni Gülşah Tanık, İngilizce sınıfında kullandıkları çeşitli materyallerin öğrencilerin İngilizce dil becerilerini geliştirmesine büyük yararı olacağını söyledi.

    Tanık, “İngilizce dersinde kullandığımız 3 boyutlu dünya haritasının uygun yerlerine öğrenciler ülkelere ait bayrakları yerleştiriyor ve birbirlerine nereli olduklarını ve hangi milletten olduklarını sorup söylüyor. Böylelikle hem genel kültürleri, hem de İngilizce konuşma yetenekleri gelişiyor.

    Scrabble kelime oyununda çocuklar tak-çıkar harfleri kullanarak kelime oluşturuyor ve oluşturdukları kelimelerden puan kazanıyorlar. Bu oyun sayesinde hem rekabet, hem yazma pratiği gelişiyor. Bu arada öğrenci parmak kuklalar kullanarak yeni öğrendiği İngilizce kalıplarını konuşmaya dokuyor. Canlı nesne figürleri (hayvanlar, oyuncaklar, taşıtlar) sayesinde öğrendiği yeni İngilizce kelimelerin karşılığı soyut bir kavramdan öteye geçerek gerçek (somut) bir hal alıyor. Sınıfta sergilenen bu nesneleri her gün gören öğrenci anlamlarını içselleştiriyor. Öğrenci İngilizce sayı sayma ve matematik işlemlerini ahşap sayı materyallerini kullanarak kendi başına çalışabiliyor. Bu çerçevede hem matematik, hem de İngilizce dersi gelişiyor. Dyned Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilerimizin hizmetine sunulmuş enteraktif bir İngilizce öğrenme programıdır. Programa bilgisayar ve internet üzerinden çalışılmaktadır. Okul idaremiz tarafından İngilizce sınıfına yerleştirilmiş iki adet bilgisayarda öğrencilerimiz bu programı çalışabilmektedirler.” diye konuştu.(MA-EFE)