Etiket: Alıyor

  • Yozgat’ta 11 yaşındaki şampiyon, Rıza Kayaalp’i örnek alıyor

    Avrupa şampiyonu Rıza Kayaalp’i örnek alan 11 yaşındaki Ali Sefa Solmaz, Türkiye Güreş Federasyonu tarafından Antalya’da düzenlenen minikler 11 Yaş Grekoromen Türkiye Güreş Şampiyonasında rakiplerini yenerek Türkiye şampiyonu oldu.

    Yozgat TOKİ Mevlana İmam Hatip Okulu 5/B sınıfı öğrencisi Ali Sefa Solmaz, Türkiye Minikler Grekoromen Türkiye şampiyonasında 47 kiloda Türkiye şampiyonluğunu elde etti. Türkiye şampiyonu genç güreşçiye okulunda düzenlenen törenle çeşitli hediyeler verildi.

    Genç güreşçi Ali Sefa Solmaz, Türkiye şampiyonu olduğu için çok mutlu olduğunu belirterek “Ben Türkiye şampiyonu odum. Bu şampiyonaya iyi hazırlandım. Birinci olmayı kafama koymuştum. Hedefim Rıza Kayaalp gibi olmak. Güreş sporunu çok seviyorum ve günlük antrenmanlarımı yapıyorum. Hedefim büyük Avrupa ve Dünya Şampiyonu olmak. Ben Yozgat’a madalya getirdiğim için çok mutluyum. Antalya’daki şampiyonada rakiplerimi yenerek Türkiye şampiyonu oldum. Çok mutluyum” dedi.

    TOKİ Mevlana İmam Hatip Okulu Müdürü Hasan Arun da öğrencisini elde ettiği başarıdan dolayı kutladı. Beden eğitimi öğretmeni Serdar Kirazlı ise Sefa’nın müsabakalara çok iyi hazırlandığını ve şampiyonluk elde ettiğini belirterek, “İnşallah kendisini Dünya ve Olimpiyat şampiyonu olarak ta görürüz” şeklinde konuştu.

  • Ordu, hazinesini geri alıyor

    Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kadim medeniyetlerin araştırılması kapsamında ilk arkeolojik kazının yapıldığı Ordu’da bu yıl içerisinde Arkeoloji Müzesi açılıyor.

    Ordu Kültür ve Turizm Müdürü Uğur Toparlak, Altınordu ilçesi Selimiye Mahallesi’nde bulunan ve daha önceleri bakımsız halde dururken Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından restore edilen Kahraman Sağra Konağı’nın Arkeoloji Müzesi olarak bu yıl hizmete gireceğini açıkladı.

    Uğur Toparlak yaptığı açıklamada, Ordu ili sınırları içerisinde gerek arkeolojik kazılarda gerekse vatandaşların bulup bağışladığı eserlerin bu müzede sergileneceğini belirtti. Toparlak, özellikle Kurul Kalesi arkeolojik kazılarında bulunan eserlerin bu müzede sergileneceğini de vurgulayarak, “Doğu Karadeniz Bölgesi’nin ilk arkeolojik kazısı olan Kurul Kalesi’nde 7 yıl boyunca sürdürülen kazılarda bulunan başta Kibele Heykeli ve Apollon Büstü olmak üzere 2 bin 300 yıllık çok sayıda seramik, sikke, ok ucu, tanrı ve tanrıca büstleri de burada sergilenecek” dedi.

    Ordu hazinesi geri alınıyor

    Toparlak, ayrıca 47 yıl önce Ordu’da bulunan ve halen Sinop Müzesi’nde sergilenen hazinelerinde geri getirileceğini söyledi. Toparlak, “1970 yılında Düz Mahalle’de yapılan bir inşaat çalışması sırasında bulunan bir hazine var. Bu hazine içerisinde tarihi paraların yanı sıra içinde 15 değişik kral ve şehirlere ait 69 sikke bulunuyor. Sikkelerin toplam sayısı 138 ancak geriye kalan sikkeler yurt dışına kaçırılmış. Sikkelerin tarihi ise günümüzden yaklaşık 2 bin 250 yıl öncesine uzanıyor. İşte bu hazinenin Ordu’da kuracağımız müzede sergilenmesi için çalışmalar yaptık ve olumlu sonuçlar aldık. Ordu hazinesi Arkeoloji Müzesi’nde sergilenecek. Ordu ili sınırlarında geçmiş kadim dönemlere ait bulunan tüm eserler bu müzede olacak” diye konuştu.

  • Sayıştay Başkanı’ndan ’ işe alımlarda torpil baskısı alıyor musunuz? cevabı:

    Sayıştay Başkanı Seyit Ahmet Baş, KPSS sınavları sonrası 45 memur alacaklarını, daha sonra ek sınav daha açarak 45 kişi daha alacaklarını açıkladı. Konuşmasında kendisine, “İşe alımlarda torpil baskısı alıyor musunuz?” sorusuna ise Baş, mülakatlardaki komisyon yetkilisini işaret ederek, “Ortada bir adam vardır, konuşmaz ama size bakar. O adamdır sizin torpiliniz. Biz sınavlarımızı, genel olarak diğer kurumlar da yapıyoruz. Bütün Facebook, İnstegram, Twitter hesaplarının hepsini tarıyoruz. Oradaki paylaşımlarının hepsine bakıyoruz” dedi.

    Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde üniversite öğrencileriyle bir araya gelen Sayıştay Başkanı Seyit Ahmet Baş, burada öğrencilerle yaklaşık 2 saatlik bir söyleşi gerçekleştirdi.

    Öğrencilere kariyer planlama ile ilgili bilgiler veren Baş, kişinin planlamasını kendisinin yapması gerektiğini vurguladı. Planlamada ailenin, üniversite hocalarının ya da KPSS’nin herhangi bir faktörü olmadığını kaydeden Baş, “Bu planı biz yapacağız. Aile, hoca, KPSS veya kurslar yapmayacak. Onlar plana yardımcı olacak. Bu plan şahsi plan. Böyle bir iradeyi kendimiz oluşturacağız. Bu planda ne tür adımlar atacağız onları kurgulamamız lazım. Stratejik planlama gibi düşünelim, ne tür eylemlerle ona ulaşacağız. Hedefler değişebilir, zaman içerisinde. O hedef gerçekleşmese başka hedeflere dinamik bir şekilde değiştirebilmeli” dedi.

    “90 kişi alacağız”

    Denetçilik konusunda öğrencilere bilgilerde veren Baş, denetçiliğin bir meslek olduğuna dikkat çekerek, “Biz bütün arkadaşlarımıza Sayıştay denetçiliğini açıyoruz. Ama biz de kapasite sınırlı. 45 kişi alacağız, süreci devam edenler var. Önümüzdeki dönemde belki son baharda bir sınav daha açacağız. 45 kişi daha denetçi yardımcısı alacağız. Dolayısıyla bizde kapasitesi sınırlı. Ancak vergi denetim kurulu tarafında daha fazla imkan var” diye konuştu.

    Torpil cevabı

    Bir öğrencinin, Sayıştay kurumuna işe alım konusunda bürokratlar tarafından üzerinizde baskı yapılıyor mu? Böyle bir şey var mı?’ sorusuna, “Mülakatta en büyük torpil kişinin kendisidir” şeklinde cevap veren Baş, mülakatlarda yer alan komisyon yetkilisinin işe alımdaki bakış açısının önemine işaret etti. Baş, “Ortada bir adam vardır, konuşmaz ama size bakar. O adamdır sizin torpiliniz. Yeterli öz güveni karşıya o algıyı verebildiyseniz, mesleğin gerektirdiği ciddiyete haizseniz, güvenlik soruşturmasında herhangi bir sıkıntı yoksa işe girmemesi için bir neden olmaz. Kariyer mesleklerinde torpil çok önemli değil ama onun dışında başka özel sektörlerde işe yarayabilir. Netice itibariyle biz denetçilik yapacak kişiler bakıyoruz. Ya da müfettişlik yapacak kişi bakıyoruz. Bu arkadaşımızın durumu müfettişliğe elverişli midir. Her bir müfettiş kendi başına resmi bir dairedir. Uzman nasıl yapar, çalışmasını yapar kendisine verilen konuda yapmış olduğu çalışmayı daire başkanına sunar, daire başkanını, o genel müdür yardımcısına o da genel müdüre sunar yukarıya doğru gider. Uzmandan böyle bir şey beklenmez” ifadelerini kaydetti.

    “Bütün sosyal medyayı tarıyoruz”

    15 Temmuz sonrası kamuda işe alımlardaki güvenlik soruşturmalarının artırıldığına da dikkat çeken Baş, “Güvenlik soruşturmasında bir takım şeyler varsa, mesela abisi bir suça karışmış, öbürü hapiste bunlar güvenlik soruşturmasında çıkıyorsa onaylanmaz. Özellikle 15 Temmuz sonrası bu türlü soruşturmalar arttı. Biz de sınavlarımızı genel olarak diğer kurumlarda yapıyoruz. Bütün facebook, İnstegram, Twitter hesaplarının hepsini tarıyoruz. Oradaki paylaşımlarının hepsine bakıyoruz” dedi.

  • TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Şentop: “Cumhurbaşkanlığı sistemi Cumhuriyeti teminat altına alıyor”

    TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop, 16 Nisan’da oylanacak olan cumhurbaşkanlığı sisteminin Cumhuriyeti teminat altına alacağını belirterek, “Cumhurbaşkanlığı sistemi, Cumhuriyeti teminat altına alan, bir daha saltanatı, krallığı, monarşiyi imkansız hale getiren bir sistem” dedi.

    TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve ve AK Parti İstanbul Milletvekili Şentop, Edirne programının son bölümünde özel bir restoranda düzenlenen ‘Halk Buluşması’ yemeğine katıldı. Burada bir konuşma yapan Şentop, 16 Nisan 2017 tarihinde gerçekleştirilecek olan cumhurbaşkanlığı sisteminin Cumhuriyeti teminat altına alan, saltanatı, krallığı, monarşiyi imkansız hale getiren bir sistem olduğunu dile getirerek, “Parlamenter sistem Cumhuriyeti garanti etmiyor” ifadelerini kullandı.

    Şentop, cumhurbaşkanlığı sistemi veya başkanlık sistemi adıyla dünya genelinde 59 ülkede bu sistemin uygulandığını hatırlatarak, “Bir hükümet sistemi olan parlamenter sistem, krallıklarda da oluyor, cumhuriyetlerde de oluyor. Parlamenter sistem için Cumhuriyet zorunlu değil. Bugün bizim hükümet sistemimiz bu. Cumhuriyetle parlamenter sistem zorunlu bir birliktelik, beraberlik içerisinde değil. Krallıklarda da parlamenter sistem olabiliyor. Ama bizim önerdiğimiz bu cumhurbaşkanlığı sistemi sadece ve sadece cumhuriyetlerde oluyor, krallıklarda olmuyor. Dünyada bizim önerdiğimiz sisteme benzeyen 59 tane ülkede bu sistem var, cumhurbaşkanlığı sistemi veya başkanlık sistemi adıyla var. Ve bu 59 ülkenin hepsi cumhuriyettir. Bu sistemin krallıkla, saltanatla, monarşiyle beraber olabilme ihtimali yok. Bu açıdan bakacak olursak parlamenter sistem Cumhuriyeti garanti etmiyor. Ama bizim önerdiğimiz cumhurbaşkanlığı sistemi Cumhuriyeti garanti eden bir sistem. Cumhuriyet dışında bir sistemle monarşiyle devlet şekliyle rejimle bir arada olmuyor. O açıdan bakacak olursak, bugünkü mevcut sisteme göre bizim önerdiğimiz 16 Nisan’da oylanacak olan cumhurbaşkanlığı sistemi, Cumhuriyeti teminat altına alan, bir daha saltanatın, krallığın, monarşiyi imkansız hale getiren bir sistem” dedi.

    “Çift başlılık kağıt üzerinde kalmıyor bizde”

    Şentop, Cumhuriyet tarihinde göreve gelen cumhurbaşkanları ve başbakanlar arasında yaşanan sıkıntıları anlatarak, şunları kaydetti:

    “Bizde bu çift başlılık uygulamada da çift başlılık olduğu için Türkiye’de krizler bitmemiş. Ne zaman yeni mi? Hayır, Atatürk zamanından itibaren, Atatürk Cumhurbaşkanı İnönü Başbakan, 1937’de aldı İnönü’yü görevden, Bayar’ı getiriyor. 1938’de vefat ettiğinde dargındılar. Sonra İnönü cumhurbaşkanı oluyor, başbakanlarıyla anlaşamıyor, 12 yılda 4-5 tane başbakan değiştirmiş. Sonra Celal Bayar geliyor, Menderesle baştan iyi ama sonra bozuşmuşlar. Sonra Cemal Gürsel, Cevdet Sunay Demirel’le bir sürü sıkıntılar yaşamışlar. Sonra Fahri Korutürk gelmiş, Ecevit ile Demirel’le bir sürü sıkıntılar yaşamışlar. Kenan Evren Cumhurbaşkanı olmuş, Özal ile yaşadıklar malum. Sonra Özal ile Demirel arasında yaşanan nezaket sınırlarını aşan laflar. Sonra Demirel geliyor, Tansu Çiller ve Erbakan arasında yaşanan sıkıntılar. Ahmet Necdet Sezer’in Ecevit ile yaşadıkları, anayasa kitapçığı fırlatma olayı. Sonra Abdullah Gül başbakan olunca onunla yaşadığı sıkıntılar. Sonra Recep Tayyip Erdoğan başbakan olunca onunla yaşadıkları, yani Atatürk zamanından itibaren bizde cumhurbaşkanları ile başbakanlar arasında mutlaka sıkıntılar yaşanmış. Niye? Çift başlılık kağıt üzerinde kalmıyor bizde, uygulamada da çift başlılık, iki başlılık olduğu için sıkıntı yaşanmış. Başından itibaren var, dolayısıyla hükümeti icra işini son sözü tek kişinin söyleyeceği bir şekilde tanzim edilmesi lazım. Bununla ilgili bizim çekineceğimiz, utanacağımız bir şey yok. Evet yürütme, yasama ayrı, yargı ayrı. Yürütme işi sadece bir tek kişiye verilmesi lazım. Doğrusu bu, işleyen dünyadaki sistemlerde ancak böyle işliyor, böyle çalışıyor.”

  • Selfie çektirenden para alıyor

    Çankırı’da tanıdığı tanımadığı binlerce kişiyle fotoğraf çektirip sosyal medya platformu Instagram’da paylaşarak fenomen haline gelen tezgahtar, ilginç bir kampanya başlattı.

    Çankırı’da bir pastanede tezgahtar olarak çalışan Mustafa Gökmen, müşterileriyle çektiği fotoğraflarını sosyal medya platformu Instagram’da paylaşmaya başladı. Paylaşımları beklediğinden fazla rağbet gören Gökmen, daha sonra dükkanlarının bulunduğu cadde üzerinden geçen vatandaşları da fotoğraflamaya başladı.

    İlginç karakteri ve ilgi çekici fotoğrafları ile bir anda İnstagram’da son dönemlerin en çok takip edilenleri arasına adını yazdıran Gökmen, Çankırı’da Instagram fenomeni haline geldi.

    Kısa bir süre içinde binlerce fotoğraf paylaşıp, binlerce takipçi sayısına ulaşan Gökmen, ilginç bir kampanya başlattı. İnsanların kendisi ile fotoğraf çektirmek için sıraya girdiğini anlatan Gökmen, iş yerinin camına ‘Selfi Çektirmek 5 TL’ yazdı. Aile sorunları, iş yeri sorunları, aşk ve çeşitli şikayetleri dinlemek için de ücretli bir tarife başlatan Gökmen, selfie yaptığı kişilerden 5 TL ücret alıyor.

    Gökmen, sosyal medya hesabını açtığında takipçisi olmadığını ve müşterilerini fotoğraflayarak paylaşıma başladığını anlattı. Fotoğraflarını paylaştığı müşterilerin kendisini takip etmeye başladığını ifade eden Gökmen, takipçi sayısının kısa sürede binlerce kişiye ulaştığını kaydetti.

    Sık sık selfie çektirmek isteyenlerden rahatsız olduğunu dile getiren İnstagram Fenomeni, “Selfie çektirmek için 5 TL’lik bir kampanya başlattık. Çektirmek isteyen yine çektirsin. Kişi başı ücret alıyoruz ve bu çok büyük bir ücret değil” diye konuştu.