Etiket: Alıyor

  • Müşteriye özel isimli çay bardağıyla virüse önlem alıyor

    Müşteriye özel isimli çay bardağıyla virüse önlem alıyor

    Erzurum’da bir çay ocağı işletmecisi, üzerinde müşterilerinin isimlerinin yazdığı bardaklarda çay servisi yaparak korona virüse önlem alıyor. Müşteriler ise kağıt bardaklarda çay içmek yerine kendilerine ait olan cam bardaklarda çay içmenin mutluluğunu yaşıyor.

    Erzurum’un Yakutiye ilçesinde çay evi işletmecisi 46 yaşındaki Ömer Kılıç, farklılık oluşturmak adına müşterilerinin isimlerinin yazdığı çay bardakları tasarladı. Kılıç, çay sipariş veren her müşteriye isminin ve soy isminin yazdığı ya da iş yerinin adı yazan bardaklarla servis yapıyor. 3 liraya yaptırılan bardakların kırılması durumunda ise hemen yerine yenisi yaptırılıyor. Ücret talep etmeden tasarlanan bardakları gören müşteriler şaşkınlığını gizleyemiyor.

    Müşterilerinin isimlerinin yazılı olduğu 250 bardağı yaptırdığı özel rafa dizen Kılıç, dışarıdan gelen müşterilere ise üzerinde çay evinin ismi yazlı bardaklarda çay veriyor. Özellikle korona virüs döneminde kağıt bardaklarda çay içmek istemeyen müşteriler, kendilerine ait isimli çay bardaklarında çay içmenin mutluluğunu yaşıyor.

    Müşterilerden Sedat Aydın, özel çay bardağıyla yapılan hizmetten çok memnun olduğunu ifade ederek, “Burası çok otantik bir mekan, Erzurum’da bu kadar güzel çay yapan başka bir mekan bilmiyorum. Pandemi döneminde hijyenin çok önemli olduğunu gördük. Burada kişiye özel çay bardakları var. Bizim içtiğimiz bardaklardan başka kimse içmiyor ve bizde başkalarının içtiği bardaktan çay içmiyoruz. Çok önemli bir farkındalık” dedi.

    İşletme sahibi Ömer Kılıç, hijyen amacıyla bir farkındalık yaptıklarını kaydederek, “Bu pandemi sürecinde temizliğin önemini anladık. Hizmet açısından temizlik şarttı. Bizde temizliği hizmet gördük ve böyle bir şey düşündük. Talepler arttı. Karton bardakla çay içmek istemeyen müşteriler bardaklara isimlerini yazdırmak istiyor. Farklı olmak istedik. Bizim esnafımız, bizim müşterilerimiz bu hizmeti sonuna kadar hak ediyor” şeklinde konuştu.

    Bardakların ününü sosyal medyadan duyan müşteriler ise çay içmek için çay evine geliyor.

  • Yaz mevsiminde kültür balıkları tezgahlarda yer alıyor

    Yaz mevsiminde kültür balıkları tezgahlarda yer alıyor

    Av yasağının devam etmesiyle birlikte Giresun’daki tezgahlarda kültür balıkları yerlerini alırken alabalık ve somon vatandaşlar tarafından ilgi görüyor.

    Giresun’da büyük balıkçı tekneleri için av yasağı devam ederken balıkçıların tezgahlarını kültür balıkları süslüyor. Kültür balıklarının yanı sıra kıyı balıkçılarının avladıkları balıklar da tezgahta yerini alıyor.

    Giresunlu balıkçılardan Şaban Taha Erkin, vatandaşların en çok alabalığı tercih ettiğini belirterek, “Alabalığın fiyatı uygun olduğu için vatandaşlar tarafından öncelikle tercih ediliyor. Kırmızı etli somona da rağbet var ama fiyatı diğerlerine göre biraz pahalı oluyor. Mevsim balığı olarak barbun satıyoruz. Mezgit ve istavrit geliyor, anında satılıyor. Devamlı balık tüketen insanlar en çok somon ve alabalık satın alıyor. Fiyatlar malum gün geçtikçe artıyor. Elimizden geldiğince uygun fiyattan vermeye çalışıyoruz” dedi.

    Kıyı balıkçılığı yapanların çoğunlukla boş döndüklerini belirten Erkin, “Av yasağı devam ediyor. Denizde balık yok. Yunusların sayısı fazla olduğu için balıkçıların avlarına zarar veriyorlar. Bugün balıkçılardan 10 kilo kadar barbun birazda kefal geldi. Kıyı balıkçılığı yapanlar genelde boş dönüyorlar. Gelecek sezondan umutluyuz” şeklinde konuştu.

    Yaz mevsimini kültür balıklarıyla sürdürdüklerini dile getiren Erkin, “Yaz mevsimiyle birlikte tezgahlarımızdaki alabalık Şebinkarahisar’dan, beyaz somon Gümüşhane ve Rize’den, kırmızı somon ve levrek Ordu ve Trabzon’dan, çupra ise İzmir’den geliyor. Yeni sezona kadar bu şekilde satışlarımızı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

  • Annesinden gizli ördüğü el işleri sayesinde sipariş alıyor

    Annesinden gizli ördüğü el işleri sayesinde sipariş alıyor

    Ordu’nun Ünye ilçesinde yaşayan 29 yaşındaki Erdinç Şen, annesinden gördüğü el işine heveslenerek küçük yaşta öğrenmesinin ardından kendi gelirini çıkarmaya başladı. Ünye’nin Sahilköy Mahallesi’nde yaşayan ve özel bir sektörde güvenlik görevlisi olarak çalışan Erdinç Şen, küçük yaşta annesinin yaptığı el işine heves etmesinin ardından, gizli gizli öğrendiği el becerileri sayesinde şimdilerde binlerce sipariş alarak kendi gelirini sağlamaya başladı. El bileklikler ile sanatını icra etmeye başlamasının ardından becerilerinin genişlediğini söyleyen Şen, şimdilerde ise eski yıllarda pazarlarda kullanılan fileyi evinin bahçesinde üreterek satıyor.

    “Gördüğü her şeyi örebiliyorum”

    Yıllar önce el becerisinin olduğunu fark eden ve annesinin el işi ördüğünü görerek ondan heveslenen Erdinç Şeni, “12-13 yıl önce annem el işi örerken ben de bu işe merak sardım. Tabii, o zamanlarda annem bana izin vermezdi. Ben de kendimce iplerle oynamaya başladım. Sonra kendimce örmeye başlayınca ilk bileklik yapmaya başlayarak sahilde ve bazı yerlerde bu yaptıklarımı sattım. Ardından becerilerim genişledikçe file ve hamak örmeye karar verdim. Yani iple olabilecek gördüğüm her şeyi örebilirim” dedi.

    “Sürekli iplere düğüm atarak kendimi geliştirdim”

    Annesinin ördüğü el işlerine merak sarmasının ardından gizlice kendisinin de örmeye başladığını söyleyen Şen, “Ben küçükken annem elişi örerdi. Bunlar oya ve ilif gibi ürünler oluyordu. Sonra annemin yanında dura dura ben de bu örme işini gizli gizli anlamaya başladım. Hatta sınıfta okulda bile benim elişi becerim çok iyi olduğundan öğretmenlerim beni bu konuda çok takdir ederdi. Bu işi öğrenmenin en güzel yolu ise sürekli iplere düğüm atarak kendimi geliştirebildim. Attığım her düğümlerle kendimi geliştirdikten sonra bileklikle başlamamla beraber bunu kendi sanatım haline getirmeye başladım” diye konuştu.

    “Yeşilçam filmlerinden gördüğüm için file yapmaya karar verdim”

    Yeşilçam filmlerinden esinlenerek o zamanki yıllardaki filenin aynısını yaptığını söyleyen Şen, ”Yeşilçam filmlerde gördüğümüz filelerin birebir aynı orijinal filelerindendir bu yaptıklarım. Buraya yaptığım fileler orta boydur. Bunların büyükleri olan battal boy vardır ancak ben şu ana kadar örmedim” şeklinde konuştu.

    “En büyük siparişi Ordu Büyükşehir Belediyesi verdi”

    Ünye’de özel bir firmaya ürünleri yaparak Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin büyük bir ürünlerini beğenmesinin ardından büyük bir sipariş istediklerini söyleyen Erdinç Şen, “Ben bu fileleri yaptıktan sonra Ünye’de bir yere veriyorum. Onlar da benim işçiliğimin ücretini veriyor. Ordu Büyükşehir Belediyesi vatandaşlarına 5 bin adet dağıtmak için benim çalıştığım firmayla görüşerek sipariş istemişler” ifadelerini kullandı.

    “40 dakikada bir tane örüyorum”

    Günlük yaptığı filelerin yaklaşık 10 ila 15 adet ürettiğini söyleyen Şen, “Şu ana kadar teslim ettiğim 2 bin adet file var. Ancak normal zamanlarda saatte bir tane file örerken, çok yoğun siparişlerde ise 40 dakikada bir file örebiliyorum” açıklamasında bulundu.

  • Erzurumlu Prof. Dr. Atmaca robotik cerrahide Türkiye’nin sayılı isimleri arasında yer alıyor

    Erzurumlu Prof. Dr. Atmaca robotik cerrahide Türkiye’nin sayılı isimleri arasında yer alıyor

    Türkiye’nin tanınmış ürologlarından, Türk cerrahların önemli işlere imza attığı robotik cerrahide haklı bir üne sahip bulunan Erzurumlu Prof. Dr. Ali Fuat Atmaca, uzun yıllar sürdürdüğü kamudaki çalışma hayatının ardından Ankara’da özel bir hastanede göreve başladı.

    Profesör Atmaca’nın başarıyla uyguladığı ’Robotik cerrahi,’ üroloji başta olmak üzere kadın hastalıkları, genel cerrahi, kulak-burun-boğaz, kalp-damar cerrahisi ve göğüs cerrahisi ameliyatlarında kullanılıyor. Cerrahların her bölgeye erişimine olanak tanıyan bu sistem, aynı zamanda kansız ve izsiz ameliyatlar yapılmasını da sağlıyor.

    EN YOĞUN KULLANIM ÜROLOJİK SORUNLARDA

    Üroloji, robotik cerrahinin en yaygın kullanıldığı alanların başında geliyor. Prostat, mesane ve böbrek kanserlerinin cerrahi tedavisinde kullanılıyor.

    Meslek hayatını Ankara’da özel bir hastanede sürdürecek olan Atmaca Erzurum Tortum doğumlu. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdikten sonra aynı üniversitede üroloji uzmanlık eğitimini tamamladı. Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin açılışından itibaren Üroloji Kliniğinde sırasıyla Başasistan, Şef Yardımcısı ve Klinik İdari Sorumlusu olarak çalıştı. 2010 yılında Doçentlik ünvanını alan Dr Atmaca 2011 yılında Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesinin Üroloji Anabilim Dalının ilk öğretim Üyesi olarak göreve başladı. 2015 yılında aynı üniversitede profesör oldu. Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin kapanmasıyla birlikte Şubat 2019 tarihinde Ankara Şehir Hastanesinde Üroloji Kliniği Eğitim Görevlisi olarak çalışmaya başladı. Kasım 2019 da Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ve Ankara Şehir Hastanesindeki görevlerinden istifa ederek ayrıldı.

  • Halı Türkiye’nin en önemli ihraç kalemleri arasında yer alıyor

    Halı sektörü 2018 yılı ihracatını bir önceki yıla kıyasla yüzde 4,7’lik artışla 2 milyar 266 milyon dolar olarak tamamladı.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu üyesi ve Halı Sektör Kurulu Başkanı Salahattin Kaplan, 2018 yılının birçok olumsuzluğa rağmen iyi geçtiğini, 2019 yılında bu rakamların daha da fazla artacağına inandıklarını ifade ederek, 2019 yılı hedeflerini 2,5 milyar dolar olarak açıkladı.

    Yenilikçi ürünlerle 2019 yılında yeni pazarlara yöneleceklerini ifade eden Kaplan, “Halı sektörü ülkemiz için büyük önem taşıyor. 2018 yılında ülkemize yönelik sürdürülen ekonomik saldırılar karşısında sektör olarak hazırlıklı değildik ama tecrübemiz ve sahip olduğumuz esneklikler sayesinde bu krizi de başarıyla atlattık. Bir önceki yıla kıyasla yüzde 4.7’lik artışla 2 milyar 266 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. 2019 yılındaki en önemli hedefimiz, ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkelerde varlığımızı muhafaza etmek ve geliştirmek, yeni hedef pazarlarda ise daha çok firma ile faaliyet göstererek ülke olarak o pazardaki payımızı artırmaktır. Mevcut pazarları korumak ve yeni pazarlarda etkimizi arttırmak için 2019 yılında birçok ülkeye yönelik koordineli faaliyetler düzenleyeceğiz” dedi.

    Türkiye’de halı ihracatının merkezi Gaziantep

    2018 yılında gerçekleştirilen 2 milyar 266 milyon dolarlık ihracatın 1,5 milyar dolarlık kısmının Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği tarafından yapıldığını ifade eden Kaplan, “Türkiye geneli halı ihracatının yüzde 66,5’lik payı yani 1,5 milyar dolarlık kısmı Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği tarafından gerçekleştirilmektedir. İkinci sırada ise yüzde 25’lik pay ve 566 milyon dolarlık ihracatı ile İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri bulunmaktadır” ifadelerini kullandı. İl bazında gerçekleştirilen halı ihracatında Gaziantep’in açık ara önde olduğu ve toplam halı ihracatının yüzde 68,4’üne karşılık gelen 1 milyar 550 milyon dolarlık ihracatın, tek başına Gaziantep tarafından gerçekleştirildiği, İstanbul’un ise yüzde 22.1’lik pay ve 500 milyon dolarlık ihracat ile ikinci sırada olduğu görülmektedir” şeklinde konuştu.

    Halı ihracatında mal grubu bazında makine halısı Lider

    2018 yılı halı ihracatında mal grubu olarak en büyük payın makine halısına ait olduğuna dikkat çeken Kaplan, “2018 yılı halı ihracatımızda yüzde 84,1’lik pay ve 1,9 milyar dolar ihracat ile ilk sırayı makine halısı mal grubu almaktadır. Yüzde 13,2 ile ikinci sırada yer alan tüfte halının ihracat rakamı ise 300 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca 51 milyon dolar el halısı ve 9 milyon dolar kilim ihracatı gerçekleştirilmiştir” ifadelerini kullandı.

    Halı ihracatında en önemli ülke Amerika Birleşik Devletleri

    2018 yılını değerlendiren Kaplan, ülke grupları dikkate alındığında 720 milyon dolar ile Ortadoğu Ülkelerinin ilk sırada yer aldığını, 604 milyon ile Amerika ülkelerinin takip ettiğini, üçüncü sırada bulunan Avrupa ülkelerine yönelik ihracatın ise 443 milyon gerçekleştiğini ifade etti. Türkiye’den 173 ülkeye halı ihracatı gerçekleştirildiğini belirten Kaplan, yapılan halı ihracatında yüzde 24,8’lik pay ve 563 milyon dolarlık değer ile Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk sırada yer almasının, Türk Halı Sektörü açısından uzak ve zor bir pazar bulunmadığını, doğru strateji ve faaliyetlerle mal satılamayacak ülkenin bulunmadığını söyledi. Yakın coğrafya ile ilişkilerin kuvvetli kalmaya devam edeceğine değinen Kaplan, Suudi Arabistan’ın yüzde 11,7 ve yüzde 7,5 ile Irak’ın önemli pazarlar olmaya devam ettiğini, ancak Almanya ve Birleşik Krallık’ın ise ilk beş ülke içinde yer alan Avrupa ülkeleri olduğunu, bu durumun ise pazar çeşitlendirmesi açısından sektörün oldukça başarılı bir şekilde dünyanın farklı coğrafyalarına mal satabildiğine dikkati çekti.

    Bütün ülkeleri mercek altına alıyoruz

    Kaplan, “2019 yılında bütün ülkeleri inceleyeceğiz. Potansiyeli yüksek olan, ancak ülke olarak Türkiye’nin yeterince pay alamadığı önemli ülkelere yönelik bir strateji geliştiriyoruz. Planlı ve hedef odaklı çalışmalar yürüteceğiz. Farklı ülkelerin kültürleri, tüketici trendleri ve tüketim alışkanlıklarına yönelik pazar araştırmaları ile hedef ülkeleri daha doğru analiz edeceğiz. O ülkelerin ihtiyaçlarını dikkate alarak tanıtım ve pazarlama faaliyetlerimizi daha organize bir şekilde sürdüreceğiz. Fuar katılımı, sektörel heyetler, B2B görüşmeleri, pazar araştırmaları, sektörel tanıtımlar ve sektöre yönelik eğitim ve bilgilendirme programları gibi pek çok yöntemi bir arada ve bir uyum içerisinde kullanarak sektörün gelişimine katkı vermeye devam edeceğiz” diye konuştu. Türkiye’nin geleceğine yönelik olumlu beklentiler taşıdıklarını belirten Kaplan, halı sektörünün Türkiye’nin ihracatı içerisinde önemli kalemlerden biri olmaya devam edeceği, küresel pazarlardan alınan payın daha da artacağından emin olduğu vurgusuyla sözlerini tamamladı.