Etiket: Alıyor

  • Türk Filminin Kötü Karakteri, Çocuklara İyilik İçin Sahne Alıyor

    Türk sinemasında 800’e yakın filmde kötü karakter oyuncusu olarak sahne alan İhsan Gedik, Samsunlu doktor Emin Dinççağ’ın yazdığı tiyatro oyununu okullarda sahneleyerek öğrencilere diyabet hastalığını anlatıyor.

    Diyabetle Yaşam Derneği Samsun Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Danışmanı Dr. M. Emin Dinçağ, diyabet hastalığının konu edildiği tiyatro senaryosu yazdı. Doktor Dinççağ’ın yazdığı tiyatro oyununu Yeşilçam tiyatrosu oyuncuları Türk filminin kötü adamı İhsan Gedik ile Fuat Dilek ve Mustafa Bıdıl sahneledi. Tiyatro oyunu Zonguldak, Yozgat, Bayburt ve Giresun’daki okullarda sahnelerde ve büyük ilgi gördü. Önümüzdeki sezon Samsun’da da öğrencilerle buluşacak olan tiyatro oyununun senaryosunu yazan Dr.M. Emin Dinççağ’ı ziyaret eden İhsan Gedik ve Fuat Dilek, oyunun büyük ilgi gördüğünü söyledi.

    800’e yakın Türk filminde sahne aldığını hatırlatan İhsan Gedik, “Dr. Emin Dinççağ ile tanıştık. Güzel bir fikir verdi. Biz 3 arkadaş çocuk tiyatrosu yapıyoruz. Sağ olsun hocam bize senaryoyu da verdi. Çocuklarımıza diyabet hastalığını tiyatro oyunu ile anlatıyoruz. Çocuklarımıza bir şeyler öğretmeye çalışacağız” dedi.

    Tiyatro sanatçısı Fuat Dilek, “İhsan ağabeyimizle yıllardır tiyatroda oynuyoruz. Dr. Emin Dinççağ’ın bize verdiği senaryo olan diyabet, tip1 hastalığının bilinmesi gerektiğini ve diyabetle birlikte yaşanmasını çocuklara öğretmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

    Diyabet eğitiminde her türlü araç gereçlerin kullanılması gerektiğini hatırlatan Dr. M. Emin Dinççağ, “Yeşilçam tiyatrosu olarak arkadaşlarımız çocuklarımıza diyabeti işliyorlar. Toplumumuzda diyabetli çocuk çok. Çocukların bunun bir hastalık değilde bir yaşam bilinci olması gerektiğini bilmesi gerekiyor. Hayatlarının kolaylaştırılması, insülinin okullarda çok rahat yapılabilmesi, diyetlerini hayat uygulayabilmeleri, öğrenci arkadaşları arasında ayrımcılığa uğramadan yaşayabilmeleri için bu tür eğitimlere gerek var. Bu konu Türkiye çapında işlenecek. Senaryoyu ben hazırladım. Sağ olsun arkadaşlarda uyguladılar. Diyabet eğitim herkesin eğitimidir” şeklinde konuştu.

  • Sultanbeyli’de, En İyi Kış Fotoğrafını Çeken Ödülünü Alıyor

    Sultanbeyli Belediyesi, ’Kare Kış’ sloganıyla ödüllü fotoğraf yarışması düzenliyor.

    Sultanbeyli Belediyesi, ilçedeki kış manzarasını en güzel fotoğraflayanları ödüllendiriyor. Yarışmacılar, ’Kare Kış’ ismiyle düzenlenen fotoğraf yarışmasına kış mevsiminin Sultanbeyli’deki güzelliklerini #KareKış hashtagiyle sosyal medya hesaplarından @SultanbeylibBel’i etiketleyip (Twitter ve İnstagram) paylaşarak katılabilecekler.

    Yarışmaya tek fotoğraf karesi ile katılım mümkün olurken, katılımcının fotoğrafının başka bir yerde sergilenmemesi ve ödül almış olmaması gerekiyor. Yarışmanın son başvuru tarihi 13 Mart olarak belirlendi. Ayrıca yarışmaya katılan fotoğraflar içerisinden 34 kare seçilerek bir de sergi düzenlenecek. Yarışma sonrası birinci ve 2’nciye DSLR fotoğraf makinesi ve katılım belgesi verilecek. 3’üncü ve 4’üncüye ise kompakt fotoğraf makinesi ile katılım belgesi verilirken yarışma sonrasında seçilen 30 kare fotoğraf da sergiye katılmaya hak kazanacak.

  • Hem Eğitim Alıyor Hem De Para Kazanıyorlar

    Nüfusun yüzde 80’inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı Aksaray’da tarımsal yayın ve danışmanlık hizmeti veren Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği, 633 üreticiye verdiği eğitimlerle bilimsel metotlarla hayvancık yapılmasını sağlıyor. Üreticiler, eğitim almanın yanında para da kazanıyor.

    Konuyla ilgili bilgiler veren Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mahmut Aktürk, üreticilere eğitimin yanı sıra üste bir de para ödediklerini belirterek, “Aslında hem eğitim veriyoruz hem de üste para veriyoruz. Hayatın her alanında olduğu gibi biz eğitimi çok önemsiyoruz. Hayvancılıkta da bu eğitimin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Üretimi ve verimliliği artırmak, sağlıklı gıdayı üretmek için insanlarımızı eğiterek bu işte başarılı olmaya teşvik etmeye çalışıyoruz. Artık modern tesislerde bilimsel metotlarla bu işi yaparak üreticilerimizin gerçek manada para kazanmasının peşindeyiz. Bunun için de eğitim faaliyetlerimiz devam ediyor” dedi.

    “HÜKÜMETİMİZ CİDDİ KATKIDA BULUNUYOR”

    Tarımsal yayın ve danışmanlık hizmetleri kapsamında birçok alanda eğitim faaliyetleri düzenlediklerini dile getiren Aktürk, “Biz birliğimize bağlı 633 tane üreticimize tarımsal yayın ve danışmanlık hizmetleri veriyoruz. 15 günde bir işletmeleri ziyaret ediyoruz. Paneller yapıyoruz, eğitim faaliyetleri yapıyoruz, broşür ve el ilanları yapıp dağıtıyoruz. Çobanlar yarışıyor adı altında yarışma yapıyoruz. Üreticilerimiz bu işi yapsınlar diye, bu projeye de dahil olsunlar diye her yıl belli bir destekleme ödüyoruz. Hükümetimiz bu noktada birliğimize bir destek gönderiyor. Ciddi anlamda katkıda bulunuyor. Bizler de bununla ilgili 9 ayrı tarımsal yayın ve danışmanlık belgesi olan uzman arkadaşlarımızı bu işte çalıştırıyoruz” diye konuştu.

    “AKSARAY’DA 633 ÜRETİCİYE 150 BİN TL DESTEK ÖDENDİ”

    Aksaray’da Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği’ne üye olan ve eğitimlere katılan 633 üreticiye 150 bin TL destekleme ödendiğini belirten Aktürk, “Hükümet tarafından verilen desteklemede bu tarımsal yayın ve danışmanlık için eğitim veren uzmanların ücretlerini ödedikten sonra kalan parayla da üreticilerimize yem desteği adı altında veriyoruz. Eğitim ve teşvik sistemine dahil olsun diye üretici başına 240 TL gibi bir destekleme veriyoruz. Toplamında 633 üreticiye 150 bin TL gibi bir para ödedik. Tabi bu bir teşvik oluyor. Üyelerimizi eğitime alıştırmak, sektöre kazandırmak ve sisteme dahil etmek için gayret gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

    “ÜRETİCİLERİMİZE PARA KAZANDIRMAK İSTİYORUZ”

    Verilen eğitimlerle birçok alanda artı değer kazanıldığına dikkat çeken Aktürk, üreticilerin eğitim almalarının yanı sıra para kazandıklarını ve verimliliğini artırdığını ifade etti. Kaliteli ürün elden üreticinin tarım ve hayvancılık sektörünü geliştirdiğini de vurgulayan Aktürk, “Artık bu işi bilimsel olarak yapmak istiyoruz. Anadan babadan görme usullerle bu işi yapmak istemiyoruz. Çünkü biz ülkemizin et ve süt ihtiyacını karşılamak için bu işe talibiz, adayız. Üreticimize de para kazandırmak istiyoruz. Artık sorun ve sıkıntıları çözmek istiyoruz. Bu noktada da eğitimin çok önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi.

    ÜRETİCİLER EĞİTİMLERDEN MEMNUN

    Eğitimlerin son derece verimli olduğunu ifade eden üreteciler ise, “Biz bu kursta yanlış bildiklerimizin doğru olduğunu, doğru bildiklerimizin de yanlış olduğunu öğrendik. Ayrıca şunu anladık ki, aşılama gerçekten çok önemli. Türkiye’de hayvan hastalıklarının önüne geçilebilmesi için en önemli noktadan birisi aşılama. Aşılamanın, yemlemenin, doğal ortam ve ahır ortamında yaşamanın farklarını öğrendik. Geleneksel yöntemlerden kurtulup bilimsel olarak nasıl daha iyi yapabileceğimizi öğrendik” ifadelerini kullandı.

  • Trabzon’da Yabancı Evlilik Sıralamasında Alman Vatandaşları İlk Sırayı Alıyor

    Ortahisar Belediyesi Evlendirme Memurluğu 2015 yılında, Türk vatandaşı ve yabancı ülke uyruklu olmak üzere toplam 2 bin 330 çifti evlendirdi.

    Yabancı uyruklularda 26 nikahla Alman vatandaşları ilk sırayı alırken, özellikle son yıllarda iç savaş nedeniyle komşu ülkelerimiz olan Suriye, Irak’ın yanı sıra Gürcistan hatta Afganistan gibi ülkelerden mülteci olarak Trabzon’a gelen çok sayıda çiftin nikahı kıyıldı.

    Trabzon’da Türk vatandaşlarının yanı sıra 86 yabancı uyruklu çiftin de nikahını kıydı. Nikah akdi için evlendirme memurluğuna başvuran çiftler gerekli evrakları tamamlayarak nikah tarihi için memurluktan gün alıyor. Yabancı uyruklularda 26 nikahla Alman vatandaşları ilk sırayı aldı. Yabancı ülke vatandaşları olan çiftler yasal süreçleri tamamladıktan sonra tercümanlar eşliğinde memurluğa başvurarak nikahlarını kıyabiliyor. Özellikle son yıllarda iç savaş nedeniyle komşu ülkelerimiz olan Suriye, Irak’ın yanı sıra Gürcistan hatta Afganistan gibi ülkelerden mülteci olarak Trabzon’a gelen çok sayıda çiftin nikahı kıyıldı. Nikah memurları son yıllarda yabancı uyruklu insanların nikah başvurularının artmasını komşu ülkelerde meydana gelen iç savaşlara ve Trabzon’da artan turizm faaliyetlerine bağlıyor. 2015 yılında Azerbaycan, Rusya, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, İran, Irak, Almanya, Afganistan, Afrika ülkeleri ve Suriye gibi değişik ülkelerin vatandaşı olan çok sayıda çift memurluğa başvurarak nikah akdini gerçekleştirdi.

    Ortahisar Belediyesi Başkanı Ahmet Metin Genç, Türk vatandaşlarının yanı sıra, iç savaş nedeniyle Ortadoğu ülkelerinden Trabzon’a gelen mülteci konumundaki insanların da nikahlarını kıydıklarını söyledi. Genç, çiftlere Ortahisar Belediyesi Basın Bürosu tarafından çekilen nikah fotoğraflarını hediye ettiklerini de belirtti. Artan başvurulara yetişebilmek için Evlendirme Memurluğu’ndaki personel sayısını 8 kişiye çıkardıklarını söyleyen Başkan Genç, “İlk kurulduğumuzda evlendirme memurluğunda personel sayısı yetersizdi. Başvurular artış gösterince işlemlerin daha hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi için İŞKUR’un da desteğiyle personel sayımızı artırdık. Bu şekilde vatandaşlarımıza daha kaliteli hizmet vererek onların memnuniyetini sağlıyoruz” diye konuştu.

  • Bolu’da Dev Proje Son Halini Alıyor

    Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, Bolu’da yaşayanların deniz özlemini gidermeyi ve Bolu’yu su sporlarının da merkezlerinden biri haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi.

    ’Tabiatın Kalbi Bolu’ya sahil getirecek “Büyüksu Park Rekreasyon Projesi”, tarafların görüşü ile son halini alacak. “Proje ile ilgili her türlü görüşe açığız” diyen Başkan Yılmaz, geçtiğimiz günlerde Meclis üyelerine sunumu yapılan projenin avam proje olduğunu ve taraflardan gelen görüşler doğrultusunda projenin son halini alacağını söyledi. Bolu Belediyesi’nin Olimpiyat ve Spor Kompleksi’nin 4. Etabında yer alan Büyüksu Deresi Su Sporları ve Sahil Projesi olarak da bilinen proje için çalışmalar aralıksız sürüyor. Tanıtımı özel bir sunumla geçtiğimiz günlerde Belediye Meclisi toplantısında yapılan “Büyüksu Park Rekreasyon Projesi”, Bolu’nun spor ve turizm şehri olmasına önemli katkı sağlayacak. Bolu-Karacasu yolunda Büyüksu Deresi üzerine yapılacak ve Bolu’da su sporları, kürek ve kano yarışlarının yapılmasına imkan sağlayacak.

    Proje ile Bolu’ya, su sporlarının da yapılabileceği bir göletin yanı sıra sayfiye ve rekreasyon merkezi kazandırılacağını kaydeden Başkan Yılmaz, “Proje ile Bolu’da yaşayanların deniz özlemini gidermeyi ve Bolu’yu su sporlarının da merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz. Bolu Büyüksu Deresi’nde hayata geçirilecek bu proje ile derenin 1 kilometrelik kısmı, 100 metre genişliğine varan bir gölet haline getirilerek, deniz kumuyla yapay bir plaj oluşturulacak. Göletteki suyun yüksekliği yaz aylarında lastik savak ile 2,5 metreye çıkartılacak, kış aylarında ise lastik savak indirilerek suyun dere üzerinde akması sağlanacak. İçerisinde Bolumuza yakışan bir Termal Otel olacak. Termal suyumuz Karacasu üzerinden gelecek. Bununla ilgili çalışmalarımızı tamamladık. Şehrimizi su ile buluşturmak istiyoruz” diye konuştu.

    Geçtiğimiz günlerde Belediye Meclisi üyelerine sunumu yapılan projenin bir avam projesi olduğunu söyleyen Yılmaz, “Taraflardan gelen görüşler doğrultusunda proje son halini alacak. Doğa, spor ve sağlık turizmini önceliklerimiz arasına aldık. Bolu Belediyesi olarak Bolu’yu yaşanabilir bir dünya şehri yapmayı hedefliyoruz. Doğa ile uyumlu bir turizm ve spor cazibe merkezi oluşturmak için yola çıktık. Çalışmaları aralıksız sürüyor. Bu amaçla geliştirdiğimiz ’Karaçayır Olimpiyat Spor Kompleksi Projesi’ne paralel olarak ’Büyüksu Park Rekreasyon Projesi’ni yürütüyoruz. Proje kapsamında oluşturulacak gölette, yüzme imkânının yanı sıra kürek ve kano gibi su sporları da yapılabilecek” ifadelerini kullandı.