Etiket: Alır”

  • Abdurrahim Albayrak: “15 milyon Euro veren alır Diagne’yi”

    Abdurrahim Albayrak: “15 milyon Euro veren alır Diagne’yi”

    Süper Lig’in 10. Haftasında Çaykur Rizespor’a karşı deplasmanda kazandıkları 4-0’lık maçın ardından açıklama yapan Galatasaray İkinci Başkanı Abdurrahim Albayrak, “15 milyon Euro veren alır Diagne’yi” dedi.

    Son haftaların iyi takımı Çaykur Rizespor’a karşı galip geldiklerinden dolayı mutlu olduğunu dile getiren Galatasaray İkinci Başkanı Abdurrahim Albayrak, “Her futbolcumuz yere yattığında aman diyerek kalbim yerinden fırlarken Allah’a şükürler olsun ne bizde ne de Rizespor’da sakatlıklar olmadı. Bu sevindirici. Çok güzel oynadık, geçen hafta Kayserispor maçında da çok güzel oynamıştık. Hiç şans bizden yana değildi ama bugün daha da güzel oynadık, daha muhteşem oynadık. Son haftaların çok başarılı takımı Rizespor gibi bir takımın karşısından net 4-0 gibi bir galibiyetle ayrıldık. Onun mutluluğunu yaşıyoruz. Bütün futbolcu kardeşlerimi tebrik ediyorum, teknik heyeti, başta Fatih Hocamı kutluyorum. Bu 3 puana ihtiyacımız vardı, Rizespor’a da bundan sonraki maçlarında başarılar diliyorum” dedi.

    Karşılaşma da 3 gol atarak hat-trick yapan Diagne’nin değerinin 15 milyon Euro’ya yükseldiğini ifade eden Albayrak, “Diagne bugün 15 milyon arttı. 15 milyon Euro veren alır Diagne’yi. İsteyenler de vardı, şimdi fiyat arttırdık. 3 tane gol atan bir santrfor. Diagne’nin böyle goller atmasına ihtiyacımız vardı. Galatasaray için ihtiyacımız vardı. Çok iyi bir yatırım yapmıştık onun için ihtiyacımız vardı. Şükürler olsun Allah’a bugün 3 tane gol attı. Yine kaçırdı ama onu da söylemeden geçmeyeyim” şeklinde konuştu.

  • Başbakan Yardımcısı Fikri Işık: “Cumhurbaşkanımız ilk turda seçimi alır. AK Parti 300’ün üzerinde milletvekili çıkaracak notaya geldi”

    KOCAELİ (İHA) – Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, “Son bir haftadır, alanların şenlenmesi ile herkesin adayları tartma imkanı oldu. Cumhurbaşkanımızın bu noktada tecrübesi, birikimi daha da ön plana çıktı. Bugün sandık konsa seçim birinci turda biter. İnşallah önemli bir farkla Cumhurbaşkanımız ilk turda seçimi alır. AK Parti 300’ün üzerinde milletvekili çıkaracak noktaya geldi” dedi.

    Kocaeli’nde bulunan bir otelde gerçekleşen toplantıya, yerel medya kuruluşlarının temsilcileri, haber ajanslarının sorumluları ile basın mensupları katıldı. Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, toplantıda gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

    “AK Parti 300’ün üzerinde milletvekili çıkaracak noktaya geldi”

    Seçim tahmininin sorulması üzerine Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, “Bizim geleneğimizde seçimlerden önce hedeflediğimiz oy oranını açıklamak vardı ama bu çık erken seçim oldu. Bu seçim takvimi çok sıkışık. Bizim hedefleri vermek için yapmamız gereken çalışmayı yapma fırsatımız olmadı. Biz rakam verirken kafamıza göre vermiyoruz. Partinin genel durumuna, rakiplerin genel durumuna bakarak tahmin veriyoruz. Bizim AK parti Kocaeli olarak kriterimiz şu; 7 olursa kendimizi başarılı saymayız, 8 normal, 9 başarıdır. Genelde Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda biteceğini düşünüyorum. Son bir haftadır, alanların şenlenmesi ile herkesin adayları tartma imkanı oldu. Cumhurbaşkanımızın bu noktada tecrübesi, birikimi daha da ön plana çıktı. Bugün sandık konsa seçim birinci turda biter. İnşallah önemli bir farkla Cumhurbaşkanımız ilk turda seçimi alır. AK Parti 300’ün üzerinde milletvekili çıkaracak noktaya geldi” diye konuştu.

    Gençlerin adaylığını ile ilgili konuşan Fikri Işık, “Elif Nur Bayram 11. sırada, 18 yaşında. AK Parti bir ilki yaptı. Bizi eleştirenlerden beklentimiz seçilecek sıraya bir genci koymalarıydı. İnşallah önümüzdeki dönemlerde o da olacak. 25 yaş altında, seçilecek yerde milletvekili adayları var. AK Parti siyasette gençlere alan açan bir parti. Şimdi çok daha genç kadrolar var. Çok genç bakanlarımız var” şeklinde konuştu.

    “Bu meclise verilen önemin göstergesidir”

    Birçok bakanın milletvekili listesinde yer aldığının sorulması üzerine ise Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, “Referandum sürecinde pek çok propaganda yapıldı, meclisin çok zayıf olacağı çok söylendi. Yeni sistemde meclisin ne kadar ağırlığı olacağının göstergesi. Tüm bakanların listelerde, liste başlarında yer alması, AK Parti aslında en önemli aktörleri meclise taşıyarak, meclisin önemli bir işlev göreceğini göstermiş oldu. Bu meclise verilen önemin göstergesidir. Yeni sistemin kurgulanmasında meclisin çok önemli rol oynayacağını, meclis hükümet ilişkilerinin dengede olacağına bir işaret. Ben öyle yorumladım” cevabını verdi.

    Kandil’e yönelik operasyon

    Kandil’e yapılması konuşulan terör harekatı ile ilgili düşüncelerini paylaşan Başbakan Yardımcısı Işık, “Türkiye uzun süre savunma konseptini tercih etti, kendisine bir saldırı olursa o saldırıyı cezasız bırakmama stratejisini yürüttü. Şu andaki stratejimiz taarruz. Terör tehdidi nerede olursa, yerinde bertaraf etme stratejisini uyguluyoruz. Onun için 15 Temmuz’dan 40 gün sonra Fırat Kalkanı Harekatını başlattık. Küresel güçlerin teşviki ve desteği ile oluşturulmak istenen terör devleti tehdidine karşı, Afrin operasyonunu başlattık. Orada teröristleri tamamen temizledik ve orada yaşayan sivilleri özellikle daha iyi imkanlarla buluşturmanın mücadelesini yaptık. Sincar’a ciddi operasyon yaptık. Şimdide Kuzey Irak’ta, özellikle terör örgütünün bize tehdit oluşturacağı noktada başını ezmek için operasyonları sürdürüyoruz. Zamanlaması, taktikleri tamamen bir askeri çerçevede ele alınır. Herkesin şunu bilmesi gerekiyor; Türkiye, terör tehdidi nereden gelirse gelsin yerinde imha etme hakkına sahiptir. Geçen yıl Milli Savunma Bakanı iken iftarı Yüksekova’da yaptık, sahur programını Dağlıca’da yaptık. O sırada SİHA ve İHA’lar Van, Batman’dan kalkıyordu. Cizde ve Yüksekova’dan kalkması gerektiği söylendi. Bunun üzerine Cizre ve Yüksekova’da SİHA, İHA üssü oluşturduk. Şimdi Kuzey Irak harekatında SİHA ve İHA’lar Cizre’den kalkıyor, yakında Yüksekova’dan kalkacak. Bu bize harekat kolaylığı sağlıyor. Van’dan Yüksekova’ya geliş mesafesi kalkmış oldu. Bu tip kararları yerinde ve hızlı alıyoruz. SİHA’nın yerlilik oranı yüzde 97. Bu dünyada çok az ülkenin başardığı bir nokta. İnsan kaynağına yatırım yapmayı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

    “Türkiye’de her şey olabilir ama sandıkta hile olmaz”

    Sandık güvenliği ile ilgili açıklamalarda bulunan Başbakan Yardımcısı Işık, “AK Parti dönemi değil, 1950’den bu yana kadar yapılan tüm seçimlerde, hangi iktidar olursa olsun en çok seçim güvenliği konularına dikkat ediyor. ‘1 oyun bile takipçisi olacağız’ diyorlar. Bundan biz memnuniyet duyarız, bugüne kadar neden takipçisi olmadıklarını da sorarız. Hayır çıkacak beklentisi ile kendi tabanlarını hareketlendiren, seçik akşamı gerçekler ile yüz yüze gelen insanların suçu kendilerinde değil de, seçim güvenliğinde aramalarının bizim kabul etmemiz mümkün değil. Şimdiden böyle bahanelere sığınmasınlar. Her şey açık ve şeffaf yapılıyor. En yüksek oyu almış 5 partinin sandık kurulunda üye bulundurma hakkı var. Sandık kurulunun oluşumu ile başlayan süreçte, oyların seçim kuruluna gelene kadar temsilci bulundurma hakkı var, bu kadar açık ve şeffaf bir ortamda seçim güvenliği tartışması yapmak ne anlama geliyor. Bana göre gördükleri mağlubiyete kılıf uydurma anlamına gelir. Türkiye’de her şey olabilir ama sandıkta hile olmaz. Buna kimse de müsaade etmez. Bu konuda tereddüt taşıyan varsa, sandık kurullarına mutlaka görevlilerini koyun. Gönüllü müşahitlerinizi de koyun. Her türlü işlemi denetleyin ama mağlubiyetlerinize kılıf aramayın. Son haftalarda seçim güvenliği duymaya başlarsınız bilin ki muhalefet mağlubiyeti kabul ediyor demektir. Hiç kimse, lokal özellikle belli bölgelerde yoğunlaşan baskınları bir kenara bırakıyorum insanlar verdiği oyların başka yere yazıldığı tereddüdünü yaşamadılar” ifadesini kullandı.

    Parti içinde bazı isimlerin gruplaştığı, küs olduğunun sorulması üzerine Başbakan Yardımcısı Işık, “Bir siyasi partinin içindeyiz. Herkesin ayı şeyi düşünmesini bekleyemeyiz. Kanarya Severler Derneği üyesi değiliz. Siyasi partilerde farklı düşünen insanlar olacaktır. Ben partinin kuruluşundan beri içindeyim. Farklı düşünüyor diye elini sıkmayan kimseyi görmedim. Bundan sonra da inşallah olmaz. Dün Gebze’deydim. Sahurdan önce partinin kuruluşundan beri hizmet veren herkes oradaydı. Bende siyasette hiçbir zaman ekipçilik yapmadım. Takım oyunu oynadım, hala oynuyorum ama şu adam benim adamım anlayışı olmadı. Parti içi yarışa girdiğimiz arkadaşlarımız oldu. Partide farklı düşünen olmazsa o zaman parti realiteden kopar. AK Parti’yi dinamik tutan bu. Biz kapalı toplantıda otururuz herkes kendi düşüncesini ortaya koyar. Bu bakanlar kurulunda da, MKYK’de de böyle oluyor. Esas olan mutabakattır” dedi.

    Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ilgili hiç düşüncesinin olmadığını ifade eden Fikri Işık, “İbrahim Bey’i çok başarılı buluyorum. Bundan sonra bize hangi görev verilirse onun dışında bir seçenek yok. İbrahim Bey’i bu şehir seviyor. AK Parti’ye oy vermeyen seçmen bile İbrahim Bey’e güven duyuyor. Bu noktada hiç zaman talebim olmadı. Bana sorarlarsa benim görüşüm açık. Bana sormadan farklı değerlendirmeler yaparlar genel merkezin, genel başkanın takdiri. Büyükşehir belediye başkanlığı hiç gönlümden geçmedi. Her noktada İbrahim Bey’e destek olmaya çalıştım. Bundan sonra Allah nasip ettiği sürece bu arzumu sürdürmeyi ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • Macron: “AB, yabancı işçilere yönelik reform yapmazsa dağılma riski alır”

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, AB’nin yabancı işçilere ilişkin hukuk kurallarında reform yapması gerektiğini, aksi halde dağılma riskiyle karşılaşacağını belirtti.

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, geçici yabancı işçilere ilişkin hukuk kurallarında düzenleme yapılmazsa AB’nin dağılma riskiyle karşı karşıya olacağını ifade etti. Romanya’da konuşma yapan Macron, AB’deki bazı siyasi ve ticari çevrelerin, sosyal ve mali dampingi teşvik etmeye çalıştıklarını belirterek, hukuk kurallarında AB çapında düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti.

    Macron, hukuk kurallarına yönelik düzenlemelere destek toplamak amacıyla üç günlük orta ve batı Avrupa turuna çıktı. Macron, Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasında Fransız seçmenlere AB’deki “sosyal damping” ile mücadele konusunda söz vermişti.

  • Dışişleri Bakanı’ndan Almanya’ya İncirlik cevabı:”Bu ülkede kararları millet alır”

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Referandum döneminde Türkiye’ye engel çıkarmaya çalışan Almanya’ya İncirlik üzerinden tepki gösterdi. Çavuşolu, ” Ondan sonra da benim canım İncirlik’e gitmek istiyor, İncirlik’e geleceğim. Yok öyle bir şey. Hem her istediğini yapacaksın hem de her istediğini alacaksın, Türkiye artık böyle bir ülke değil. Türkiye kararlarını kendisi verir. ’Efendim benim parlementom var’ diyor. Benim de 80 milyon Türk milletim var, sende parlamento ne diyorsa odur diyorsun, Türkiye’de 80 milyon Türk milleti ne derse odur. Bu ülkede kararları millet alır. O yüzden tüm yanlışlıklara, hatalara karşı 80 milyonun hakkını savunmaya doğruları söylemeye devam edeceğiz.” dedi.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) tarafından Clup Park Alanya’da bu yıl 4. düzenlenen iftar programına katıldı.

    İftar sonrası konuşma yapan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan ramazan ayında bir araya gediklerini belirterek, burada birlik ve beraberliğin temsil edilmesini görmekten mutlu olduğunu söyledi.

    Her zaman dik durduklarını ancak diklenmediklerini belirten Çavuşoğlu, mazlumun hakkını savunduklarını ifade etti. Önceliklerinin, birliği, dirliği korumak, güçlendirmek olduğunun söyleyen Çavuşoğlu, “İşte bu birlik ve beraberliğin temsil edilmesinde her zaman öncü olan liderimiz Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın selamlarını getirdim. Başbakanımız Binali Yıldırım da selamlarını iletti.

    “Türkiye olarak her zaman haklıyı savunduk”

    Bölgede ciddi sıkıntılar olduğuna dikkat çeken Çavuşoğlu,”Zor şartlar altında yaşayan, evini terketmek zorunda kalan insan sayısının çok. 60 milyon insanın çeşitli sebeplerle evini terketmek durumunda kaldı. Bakıyoruz Türkiye’ye insan hakları, demokrasi dersi vermeye çalışan zalim rejimler kendi çıkarları için destek veriyor, zulümlerini meşru göstermeye çalışıyor. Biz Türkiye olarak her zaman haklıyı savunduk. Suriye’de ateşkesin tesis edilmesi, barışın sağlanması, siyasi çözümün yine tesis edilmesi için en çok çaba gösteren biz olduk” dedi.

    Halep’te 45 bin insan ölüme mahkum edildiği zaman Türkiye’den başka, o insanları kurtarmak için kılını kıpırdatan başka ülke olmadığını aktaran Çavuşoğlu, “Ama Türkiye Rusya ile beraber Halep etrafında ateşkesi sağlayarak 45 bin insanı kurtarmıştır. Ondan sonra ateşkesi Suriye geneline yaydık. Şimdi ise Suriye’de siyasi çözüm için çalışıyoruz, çatışmasız bölgeler oluşturuyoruz. Mücadeleye devam edeceğiz, bir taraftan Astana, bir taraftan Cenevre. Aynı şekilde Irak. Irak’tan DEAŞ terör örgütünün temizlenmesi için çaba sarfediyoruz, destek veriyoruz. Eğit-donat programlarımız sürüyor. Fakat şunun da altını çizmek isterim, Türkiye Cumhuriyeti olarak hem Irak’ın hem Suriye’nin sınır bütünlüğünü, toprak bütünlüğünü destekliyoruz. Buna halel getirecek her adıma da karşıyız ve Suriye içinde bir terör devleti kurulmasına müsaade etmeyeceğiz. Bunun için de ne gerekiyorsa yapacağız” diye konuştu.

    “Bazı dost ve kardeş ülkeler maalesef bir yaptırım içine girdiler”

    Tüm bu sorunlarla uğraşırken Körfez bölgesinde Katar krizi olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, “Katar’a karşı Körfez’deki bazı dost ve kardeş ülkeler maalesef bir yaptırım içine girdiler. Biz esasen bu kararları doğru bulmuyoruz. Kardeşler arasında sorun olabilir, itilaf olabilir ama kardeşler arasında itilafın çözüm yeri diyalogtur, istişaredir. Bir araya gelinir, konuşulur, neyse sorun ortaya konulur. Ondan sonra sorunun çözülmesi için hangi adımlar atılacak beraber karar verilir. Hele hele ramazan ayında, kardeşliğin en çok pekiştirilmesi, dayanışmanın en çok güçlendirilmesi gereken bir ayda, biz bu krizi doğru bulmuyoruz, bu adımları doğru bulmuyoruz. Hele hele yönetimlere değil de insanlara yönelik alınan kararları doğru bulmuyoruz. Şu ramazan ayında gıda, ilaç ambargosunu doğru bulmuyoruz, insani, İslami bulmuyoruz. İnsanların ne suçu var. Niye oraya, insanlara gidecek gıdayı, ilacı engellemeye çalışıyorsunuz? Onlar bizim kardeşimiz değil mi? ” şeklinde konuştu.

    “Bu ülkede kararları millet alır”

    15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümüne doğru gidildiğini hatırlatan Çavuşoğlu,Türk milletine, şehitlere, gazilere ne kadar hizmet edilse bunun yetmeyeceğini söyledi.

    Çavuşoğlu,” İşte ülkeler FETÖ mensuplarını bize iade etmeşe başladılar. Ama bazı Avrupa ülkeleri sahip çıkıyorlar, FETÖ’ye sahip çıkıyor, FETÖ’den kaçan askerlere statü veriyor. FETÖ’den dolayı kaçan bizim diplomatlarımıza sığınma hakkı veriyor. PKK’ya sahip çıkıyor. PKK’lıları kendi ülkesinde barındırıyor, destekliyor. DHKP-C’ye adeta lojistik, maddi destek ne varsa veriyor. PKK’nın uyuşturucu kaçakçılığı, zorla para toplama dahil her türlü faaliyetlerini göz yumuyor. İşte referandum dönemi gördünüz bizlere engel çıkarmaya çalışıyorlar. Ondan sonra da benim canım İncirlik’e gitmek istiyor, İncirlik’e geleceğim. Yok öyle bir şey. Hem her istediğini yapacaksın hem de her istediğini alacaksın, Türkiye artık böyle bir ülke değil. Türkiye kararlarını kendisi verir. ’Efendim benim parlementom var’ diyor. Benim de 80 milyon Türk milletim var, sende parlamento ne diyorsa odur diyorsun, Türkiye’de 80 milyon Türk milleti ne derse odur. Bu ülkede kararları millet alır. O yüzden tüm yanlışlıklara, hatalara karşı 80 milyonun hakkını savunmaya doğruları söylemeye devam edeceğiz.”

  • ’Ucuz bir gelinlik alır mezarıma koyarsın sözü ’ 29 yıl sonra düğün yaptırdı

    Antalya’nun Aksu ilçesinde ailelerin rızası olmaması nedeniyle kaçarak evlenen ve maddi imkansızlar nedeniyle o gün düğün yapamayan Ahmet-Fadime Çoban çifti 29 yıl sonra gelinlik ve damatlık giyerek görkemli bir düğün yaptı.

    Yurtpınar Mahallesi’nde çiftçilik yapan 51 yaşındaki Ahmet Çoban ve Perge Antik Kenti’nde hediyelik eşya satışı yapan halasının kızı 47 yaşındaki Fadime Çoban ile 29 yıl önce birbirlerine aşık oldu. Birlikteliklerine ailelerin onay vermemesi üzerine Fadime Çoban, Ahmet Çoban’a kaçarak evlendi ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle düğün yapılamadı. İçinde hep bir gelinlik giyme ukdesi olan Fadime Çoban bu isteği antik kentte gelinlikli düğün fotoğrafı çektirmeye gelenler nedeniyle her geçen gün artmaya başladı. Eşine zaman zaman sitemde bulunan Fadime Çoban’ın,” Ucuz bir gelinlik alır, mezarıma koyarsın artık” sözlerine çok alınan Ahmet Çoban, eşinin gelinlik hayalini gerçekleştirmek için hazırlıklara başladı. İlk önce eşine bir gelinlik kendisine de damatlık alan Ahmet Çoban, evlerinde düğün şarkıları eşliğinde oynayıp dans etti. Çoban çifti utanmalarına rağmen tüm mahalleli ve akrabalarının da ısrarıyla bir düğün yapmaya karar verdi. Hayatında ilk kez kravat takan Ahmet Çoban, eşinin de gelinliğiyle saçlarını yaptırdı. Gelin arabasını da kendi arabası yapan çift, arabanın camına ’29 yıllık evliyiz ama ilk gün gibi mutluyuz’ yazısıyla süsledi. Çoban, çifti gelinlik ve damatlık giyip davullu zurnalı düğünlerini geçen hafta 29 yıldır yaşadıkları evin bahçesinde gerçekleştirdi. 18 yaşında kızları bulunan Ahmet-Fadime Çoban çifti hem hüzün hem mutluluğu aynı anda yaşadı.

    “Fotoğraf çektirenleri görünce duygulanıyordum”

    1 kız çocuğu annesi Fadime Çoban, 29 yıl önce eşiyle anlaşarak kaçtıklarını hatırlattı.

    Kaçtıkları için iki ailenin de kendilerine düğün yapmadığını dile getiren Fadime Çoban, “ İçimizde kaldı bu hep. Gelinlikle bir fotoğraf çektirmek istedim. Çünkü antik kente gelinlikle çekime gelen gelinleri görünce duygulanıyordum. Hangi yaşta olursanız olun insan gelinlik giymek istiyor. Antalya’da da hep vitrinlerde gelinlik görüyordum. Bu gelinlik hayalimi de Perge Antik kentinde yaptık. Evimizde akşam kendi aramızda eğence yaptık. Eşim düğün yapmak istediğini söyledi. Utanırım olmaz dedim. Eşimin ısrarlarına kıramayıp düğün yapılmasına karar verdik. Eşime de bir gelinlik bile giymedim diye hep sitem ediyordum. “Yaşım geçti bundan sonra gelinlik yakışmaz, ölürsem mezarımın üzerine koyarsın” demiştim” dedi.

    “Heyecanlandı”

    29 yıl sonra kendisini ilk kez evleniyor gibi hissettiğini ifade eden Fadime Çoban, “ 29 yılı unuttuk, yeni bir sayfa açtık. Normal bir düğün ne oluyorsa hepsini yaptık. Konvoy yaptık. Çok heyecanlandım. Zorluklar yaşadık önce ama şimdi iyiyiz. Kaçan bütün kızların yaşları kaç olursa olsun gelinlik giymelerini, o duyguları yaşamasını isterim. İçlerinde kalmasın. Millet ne söylerse söylesin. Ben giydim hiçte pişman değilim. Düğünde kullanılan tüm eşyalarımı saklıyorum. Düğünü ikimiz yaptık. Ailemiz yok gibi davrandık” dedi.

    “Jesti unutmayacak”

    Eşinin jestini ölünceye kadar unutmayacağını belirten Fadime Çoban, “ Biz yeni evlenmiş gibiyiz. 29 yıllık geçmişi unuttuk. Kızımla eşimle mutlu bir hayatımız devam ediyor” dedi.

    “Eşinin sitemi içine battı”

    İlk görüşte eşine aşık olduğunu hatırlatan Ahmet Çoban, “ Birbirimizi sevdik ve kaçtık. Ailemin istediği kişiyi almadım diye destek olmadılar ve düğün yapamadık. Maddi durumumuzda iyi değildi. Düğün yapamama yıllar geçtikçe içimize oturmaya başladı. “Bu dünya ölümlü dünya” dedik ve düğün ukdesinin içimizde kalmasını istemedik. Ama utanıyorduk. Ama sürekli akşam düşünüyordum. Eşimin, “Bir gelinlik al ben öldüğümde mezarıma koyarsın” sözleri içime çok battı. Eşimin bu hayalini gerçekleştirmek istedim. 51 yıl yaşında ilk kez kravat takıp, damat oldum. Yaşım 25 gibi oldu. Eşimin duvağını açınca çok heyecanlandım. Sürpriz bir düğün oldu. Kaçarak evlenen tüm erkeklerin düğün yapmasını ve o duvağı açmasını isterim” diye konuştu.