Etiket: Alınıyor

  • Aydın’da Meslek Lisesi Öğretmenleri Hizmetiçi Eğitime Alınıyor

    Aydın İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Alaaddin Yalçınkaya, Aydın il genelinde mesleki ve teknik okullarda eğitim veren meslek öğretmenlerinin hizmet içi eğitime alınacağını duyurdu. Bu kapsamda Adnan Menderes Üniversitesi ile Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak protokol imzaladıklarını kaydeden İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Yalçınkaya, program kapsamında 124 öğretmenin kurslara katılacağını kaydetti.

    Aydın il genelindeki mesleki ve teknik okullarda görev yapan meslek dersleri öğretmenlerine hizmetiçi eğitim verebilmek için Adnan Menderes Üniversitesi ile Aydın İl Milli Eğitim Müdürülüğü arasında “Hizmetiçi Eğitim İş Birliği Protokolü” imzalandığını kaydeden Yalçınkaya, “20 Haziran pazartesi günü başlayıp 01 Temmuz 2016 tarihleri arasında devam edecek kurslara meslek dersi öğretmeni 124 kişi katılacak. Bu kurslarda Yrd. Doç. Dr. Samsun Başarıcı, Yrd. Doç. Dr. Coşkun Deniz, Öğretim Görevlileri Dr. Yüksel Aydoğan ve Erkan Güler görev yapak. Protokol gereği Eylül ayında da alanlar genişletilerek daha fala öğretmenimizin hizmetiçi eğitimden faydalanması sağlanacaktır” dedi.

  • Belediyelerin Kütüphane Hizmetleri Nilüfer’de Ele Alınıyor

    Belediyelerin kütüphane ve arşiv hizmetleri Türkiye’de ilk kez Nilüfer’de düzenlenen uluslararası sempozyumda masaya yatırılıyor.

    Nilüfer Belediyesi Kütüphane Müdürlüğü ve Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü işbirliği ile Goethe Enstitüsü Türkiye ve Türk Kütüphaneciler Derneği Bursa Şubesi paydaşlığında düzenlenen “Belediyelerin Kütüphane ve Arşiv Hizmetleri Uluslararası Sempozyumu” başladı. Nazım Hikmet Kültürevi’nde çok sayıda yerli ve yabancı uzman akademisyenin iştirakiyle başlayan sempozyumda, belediyelerin bünyesinde sunulan kütüphane ve arşiv hizmetlerine ilişkin gelişmeler ve sorunlar ele alınıyor ve yerel uygulamalar sunuluyor.

    Sempozyumun açılışına katılan Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Nilüfer Belediyesi’nin kütüphane hizmetlerini ve gelinen süreci anlattı. Belediyelerin sadece yol, altyapı çalışması yapan kurumlar olmadığına, hayatı şekillendirecek çalışmalar da yapması gerektiğine değinen Bozbey, “Bu sempozyumu, Türkiye’de ilk kez düzenleyen kurum olarak bugün rahatlıkla söyleyebilirim ki Nilüfer, kütüphane ve kütüphanecilik alanında da örnek ve lider bir kent. Çünkü biz, bilgi kaynaklarına özgürce erişebilen nesillerin yetiştirilmesini çok önemsiyoruz. Bilgi kaynaklarının geniş bir şekilde toplandığı yerler de kütüphanelerdir. O nedenledir ki, 2007’de Nilüfer Akkılıç Kütüphanesi ile başladığımız yolculukta geldiğimiz nokta, toplam 5 kütüphane ve bir yazı evidir. Türkiye’nin ilk Şiir Kütüphanesi’ni 2012 yılında Nilüfer’de kurduk. En kısa zamanda bu sayıya bir kütüphane daha ekleyeceğiz. Ve önümüzdeki yıllarda Nilüfer’e merkez kütüphane de kazandıracağız. En büyük düşümüz de Nilüfer’in her mahallesinde bir kütüphanenin olması. Bizim kütüphanelerimiz hemen her gün çocuklarla, gençlerle, her yaştan vatandaşla dolup taşıyor. Kütüphanelerimizde yazarlarla, şairlerle buluşularak, onların dünyası mercek altına alınabiliyor” dedi.

    Nilüfer kütüphanelerine halkın büyük ilgi gösterdiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “2015 yılı itibariyle, 86 bin 33 materyalimiz bulunan kütüphanelerimizden, toplam 364 bin 217 kişi yararlandı. Yani neredeyse Nilüfer’in nüfusu kadar bir sayıdan söz ediyoruz. 2015 yılında kütüphanelerimiz 6 bin 401 yeni üye kazandı. Toplam üye sayımız ise 18 bin 566’ya yükseldi. Üyesi olduğumuz Uluslararası Kütüphane Birlikleri ve Kurumları Federasyonu (IFLA) Türkiye’de ilk kez, bir belediye kütüphanesinin yaptığı iki çalışmayı sunum olarak kabul etti. Biz bu konuda yaptıklarımızla yine de kendimizi yolun başında hissediyoruz ve Nilüfer’de kütüphaneciliği daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz.

    Bozbey, internet sebebiyle kütüphanelere olan ilginin azaldığının altını çizerek, “Günümüzde birileri ‘Kütüphanelere ne gerek var, internete bakıversin’ diyor. Bunu savunanlar çoğaldı. Bunlar insanların bilgi erişimine ulaşmamasını arzulayan insanlardır. Çünkü onlara göre kitap tehlikelidir. Kitabın içindeki bilgilerle insanlar bir anda oradaki konumun içinde kendini bulur ve belki tepkisel davranış gösterir, isyan eder. Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte yıllardır projeler ürettik, umarım Milli Eğitim son zamanlarda yapmış olduğu geri vitesleri kütüphanecilik çalışmalarında da yapmaz. Ne oluyorsa Milli Eğitim Müdürlüğü’nde, 15 yıldır yürütülen projeleri birileri geri götürmeye çalışıyor. Nilüfer Belediyesi çocukların iyi bilgi sahibi olmaları ve net bilgilere erişmesi için her türlü özveriyi sunmaktadır. Milli Eğitim Müdürlüğü’nü ikaz etmek çocuklar adına görevimizdir. Çocukların yarını için bu tür adımlar çok tehlikelidir. Bizi yıllarca ‘Her şeyin başı sağlık’diyerek oyaladılar. Ama her işin başının eğitim olduğunu herkes gözden kaçırıyor ve Türkiye bugün bu noktada. Eğitimli insan zaten sağlığını korur” diye kaydetti.

    Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölüm Başkanı ve Sempozyum Eş Başkanı Prof. Dr. Bülent Yılmaz, sempozyum hakkında bilgi verdi. Yılmaz, 64 oturumun yapılacağı sempozyumda zengin içerikli bir çalışmaya imza atılacağını belirtti. Sempozyumun içerik olarak Türkiye’de ilk olduğuna dikkati çeken Yılmaz, “Türkiye’de belediyeler kültürel hizmetler sunarken önemli parça olan kütüphaneler konusu böyle akademik anlamda ele alınmamıştı. Önümüzü görmeye ve yol haritasına ihtiyacımız var. Konunu bilimsel zeminde ele alınması gerekiyordu. Kütüphanecilik alanında örnek çalışmalara imza atan Nilüfer Belediyesi bize bu konuda ev sahipliği yaparak önemli bir organizasyona katkı yaptı. Sempozyum sonunda oluşacak olan kitap büyük boşluğu dolduracak. Belediyelerin bilimsel toplantıları geleneksel hale getirmesi arzumuzdur” diye konuştu.

    Almanya’dan Bielefeld Şehir Kütüphanesi Daire Başkanı Harald Pilzer de “Bielefeld Şehir Kütüphanesi Örneğinde Almanya’da Belediye Kütüphaneleri” adlı sunum gerçekleştirdi. Almanya’daki belediye kütüphanelerinin işleyişini ve arşiv sistemini katılımcılarla paylaşan Pilzer, kütüphanecilikte stratejiyle ilerlemeye ihtiyaç olduğuna değindi. Pilzer, “Nilüfer’in kütüphanelerini gördüm ve çok etkilendim. Kütüphaneciliğe destek veren böyle bir başkana sahip olmayı çok isterdim. Almanya’da tiyatro, kültür etkinlikleri isteğe bağlıdır. Eyaletler arasında bu çalışmalar çok fazla farklılık gösterir. Ancak kütüphane ve arşiv kurmak kanunla düzenlenir. Şehrin tüm geçmişi ve kayıtları buralarda saklanır. Geleceğe yön verecek her şey burada bulunur. Okul ve kreşlerle ilişkiler çok iyidir. Arşiv ve kütüphanecilik işlemlerinin dijital ortama yönelmesi gerekiyor artık günümüzde. Çünkü internet erişimi ve teknolojik gelişimler bu yönde ilerlemeye itiyor” dedi.

    Nilüfer Belediyesi Kütüphane Müdürü Şafak Pala da kurum olarak bu alanda sempozyuma ev sahipliği yaparak ilke imza attıklarını belirtti ve çalışmalar hakkında bilgi verdi. Sempozyumun açılış konuşmalarını sonunda Başkan Bozbey, Harald Pilzer’e günün anısına plaket verdi.

    Uluslararası sempozyum gün boyu alanında uzman isimlerin sunu ve yerel uygulamalar ilişkin sunumları ile devam etti.

    Belediyelerin Arşiv Kütüphane ve Arşiv Hizmetleri Uluslar arası Sempozyumu’ 14 Mayıs Cumartesi günü kapanış oturumuyla son bulacak.

  • Denizli’de Tarihi Evler Koruma Altına Alınıyor

    Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan’ın 2016-2017 Eylem Planı ile birlikte açıkladığı 121 dev proje kapsamında Denizli’de yıkılmaya yüz tutmuş 10 adet tarihi bina daha kente kazandırılacak.

    Denizli’nin tarihi değerlerine yönelik yaptığı çalışmalar ile göz dolduran, gerek yıkılmaya yüz tutmuş yapıları restore ederek, gerekse antik kentlere yaptığı yatırımlarla Türkiye’de örnek olarak gösterilen Denizli Büyükşehir Belediyesi, 2016-2017 Eylem Planı ile tarihe sahip çıkmaya devam ediyor. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan’ın açıkladığı 121 dev proje kapsamında Denizli’de yıkılmaya yüz tutmuş 10 adet tarihi bina daha kente kazandırılacak. Bu kapsamda, 6 adet tarihi binanın kamulaştırılması ve 4 adet tescilli yapı restorasyon çalışmaları 1 yıl içerisinde tamamlanacak. Pamukkale Cezmi Ökten Evi 1, Merkezefendi Adil Beştaş Evi, Serinhisar Bayram Özkan Evi ve Güney Hükümet Konağı ve Lojmanı’nın restorasyon çalışmalarını yaparak kente kazandıracak Denizli Büyükşehir Belediyesi, Buldan, Tavas, Sarayköy, Çal, Çivril ve Babadağ ilçelerimizde de 6 tane tescilli yapı için kamulaştırma çalışmaları gerçekleştirecek.

    Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Büyükşehir Belediyesi’nin kentin tarihi değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğini kaydederek, “Bugüne kadar Denizlimizde yıkılmaya yüz tutmuş bir çok tarihi yapıyı ayağa kaldırarak kentimize kazandırdık. Biz ne kadar tarihimize, geçmişimize, köklerimize sahip çıkarsak o kadar güçlü oluruz. Bu nedenle geçmiş ile geleceğimizi buluşturmak zorundayız. Tarihi değerlerimizi yaşatmak adına elimizden gelen tüm desteği bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da vermeye devam edeceğiz. Bu kapsamda 121 dev projemiz arasında yer alan 10 adet tarihi değerimizi kentimize kazandıracağız. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin tarihe verdiği değer Türkiye’ye örnek olmaya devam edecek” açıklamalarında bulundu.

  • Esnek Çalışma Güvence Altına Alınıyor

    TBMM Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda kabul edilen esnek çalışma modeliyle ilgili açıklamalar yapan Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Cem Kılıç, “Onaylanan tasarı ile özel istihdam bürosunun faaliyet alanı genişletilerek, geçici iş ilişkisi kurma görevi bu bürolara verilecek” dedi.

    TBMM Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu esnek çalışma modelini öngören tasarıyı kabul etti. Buna göre esnek çalışma modeli AB standartları ve ILO normlarına uygun olarak yeniden düzenlenecek.

    Konuya ilişkin önemli açıklamalar yapan Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Cem Kılıç, “Geçici iş ilişkisi dediğimiz yani vatandaşlar arasında kiralık işçi olarak da bilinen konuyla ilgili bir düzenleme söz konusu. Bu düzenlemeyle geçici iş ilişkisinde özel istihdam büroları yetkili kılınacak. İşletmeler ihtiyaç halinde özel istihdam bürolarından geçici süreyle işçi temin edebilecekler. Örnek vermek gerekirse askere giden veya doğum iznine ayrılan kişiler için özel istihdam bürolarına başvurulup, oradan geçici işçi alınabilecek. Aynı zamanda onaylanan bu tasarıda, dönemsel olarak yaşanan iş artışlarında bu bürolar aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurabilecekler. Bunların dışında uzaktan çalışma konusu da en çok konuşulanlardan bir tanesi. Uzaktan çalışma, aslında birçok gelişmiş Batı ülkesinde uygulanan bir sistem. Yine onaylanan bu tasarı uzaktan çalışan kişilerin haklarını da güvence altına alacak” açıklamalarında bulundu.

    ESNEK ÇALIŞMA MODELİ’NDEN KİMLER FAYDALANACAK?

    Onaylanan tasarıdan kimlerin faydalanacağını belirten Prof. Dr. Cem Kılıç, “Mobil olarak çalışanlar, parça başı iş yapanlar, teknolojiyi daha yoğun kullanan kişiler bundan faydalanacaklar. Yani açıklık getirmek gerekirse, iş görme ediniminin teknolojik araçlarla iş yeri dışında da yerine getirilmesi, bu tasarı ile söz konusu olacak. Çalışanlar yasal olarak sanki iş yerindeymiş gibi korunacak ve bu konu iş hukukunun kapsamı içerisine girmiş olacak. Evden çalışan kişiler ise kıdem-ihbar tazminatı düzenlenmemişti. Tasarıda, evden çalışma yaptıracak iş yerlerinin, kişilerin haklarını korumakla yükümlü olacağı ifade ediliyor” ifadelerini kullandı.

    AVANTAJLARI VE DEZAVANTAJLARI NELERDİR?

    Esnek çalışan kişiler için onaylanan bu tasarının avantajlarının yanı sıra dezavantajları da olduğunu söyleyen Prof. Dr. Cem Kılıç, “Bu tasarı çalışma yaşamında esnekleşmeyi sağlayacak. İşletmeler açısından ise yeni teknolojik koşullara adaptasyonu kolaylaştıracak. Rekabet açısından da yararlı olacaktır. Ama bunlar yapılırken çalışanların hakkı iyi korunmalı. İş kanununun ilgili maddeleri bu kişiler için iyi bir şekilde uygulanmalıdır. Bir de geçici iş ilişkisinde sendikalaşmanın etkisinin ne olacağı merak konusu. Sendikalaşmayı olumlu etkileyecek yasal düzenlemeyi almak lazım. Aksi halde sendikalaşma oranını düşürecektir diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

  • Gündoğan Terfi Merkezi Yeraltına Alınıyor

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde dönemin Gündoğan Belediyesi tarafından yapılan ve özel mülk içerisinde kalan ‘Terfi Merkezi 3’ Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü tarafından yerin altına alınıyor.

    MUSKİ Genel Müdürlüğü Plan Proje Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen çalışma kapsamında Terfi Merkezi 3, Bodrum Belediyesi ile yapılan görüşmeler sonucunda uygun görünen noktaya taşınıyor.

    “VATANDAŞIN MAĞDUR OLMAMASI BİZİM İÇİN ÖNEMLİ”

    Konuyla ilgili açıklama yapan MUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Cem Yaşar, vatandaş mağduriyetinin giderilmesi için çalışmalara hız verdiklerini söyledi. Terfi Merkezinin dönemin Gündoğan Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığına dikkat çeken Genel Müdür Yardımcısı Yaşar, “MUSKİ’nin önceliği her zaman vatandaşlarımızın mağdur olmamasıdır. Bu yüzden kuruluşumuzdan bu yana bu tür sorunlara öncelik verdik. Gündoğan’da bulunan Terfi Merkezi 3’te de böyle bir sorunla karşılaştık ve çalışmalarımıza hız kazandırdık” dedi.

    “GÜNDOĞANDA BAŞKA YER BULUNAMADI”

    Özel mülk içerisinde kalan ve 10 yılı aşkın süredir çalışan Terfi Merkezinin yeni yeriyle ilgili çalışmaların uzun bir aşamadan geçtiğini dile getiren Genel Müdür Yardımcısı Cem Yaşar, “Terfi Merkezi 3’ün yeni yerinin araştırılması için özel mülk sahibinden bize zaman tanımasını istedik. Kendisi bize bu konuda gerekli anlayışı göstererek zaman tanıdı. Terfi Merkezinin mesken bağlantılarının olması nedeniyle Gündoğan’ın her noktasına kaldıramıyorduk. Ancak Bodrum Belediyesiyle yapmış olduğumuz görüşmeler sonucunda mecburiyetten bu bölgeyi seçtik. Buradaki çalışmaların Mayıs ayına kadar tamamlamayı planlıyoruz” dedi.

    “YERALTINDA MODERN BİR TERFİ MERKEZİ YAPIYORUZ”

    Mevcut tesisin hem özel mülk içerisinde kalması hem de çevreye kötü koku yaymasından dolayı yapılacak olan yeni terfi merkezinin modern olacağını belirten Yaşar, şunları söyledi;

    “Yapılacak olan Terfi Merkezi, Bodrum Belediyesi ile yapılan görüşmeler sonucunda uygun yere kuruluyor. Bu terfi merkezi 7 metre derinlikte olacak ve zemin üzerinde 1 metrelik bir yüksekliği olacak. Bu sayede hem görüntü hem de koku sorunu yaşanmayacak. Bunun yanı sıra sahile yakın olmasından dolayı deniz suyu ve diğer terfi merkezine zarar verebilecek dış etmenlerden uzak olmuş olacak. Yeni yapılan terfi merkezinin bir diğer özelliği ise taşınabilir olması. Taşınabilir özelliğiyle ihtiyaç olduğu anda veya yeni bir alanın bulunması durumunda bu terfi merkezinin yerini değiştirebileceğiz”