Etiket: Alınıyor

  • Çarşamba Ovası koruma altına alınıyor

    Türkiye’nin önemli tarım alanlarından birisi olan Çarşamba Ovası’nda kullanılan kimyasal gübrelerin kalıntılarının ovada bulunan su kaynaklarına karışmaması hedefleniyor.

    Samsun’da gerçekleştirilen Çevre Amaçlı Tarımsal Arazilerin Korunması Projesi (ÇATAK) ile suya karışma riski olan pestisit ve kimyasal gübre kalıntıları gibi birçok kirliliğe ve ileride hastalıklara neden olabilecek olumsuzlukların önüne geçilmesi hedefleniyor.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Osman Akman yaptığı açıklamada, “Bölgemizde projenin ruhuna uygun, korunması gereken bölgeler vardı. Öncelikle Çarşamba’nın ve Samsun’un içme suyunun karşılandığı Çakmak Barajı, diğer taraftan da Karadeniz’in en büyük nehirlerinden olan ve bölgenin ova olmasına neden olan Kızılırmak’ın havzası bunlardan en önemlileridir. Çakmak Barajı havzasında hali hazırda organik tarım yapılmakta idi. Bir nebze koruma altına alınmıştı. Buradaki çiftçilerimizin konuya daha fazla önem vermeleri ve korumanın bir adım daha ileriye götürebilmeleri için ÇATAK projesini de 2010 bölgede uygulamaya koyduk. Bununla birlikte Kızılırmak havzasında da hem nehrin kirliliğini hem de dolaysıyla Karadeniz’in kirliliğini önlemek, balık popülasyonlarını korumak adına spesifik bölge olan şeftali alanlarımızı seçtik. Bilindiği üzere Türkiye’nin şeftali üretiminin yüzde 2’sini sadece Çarşamba ilçemiz karşılamaktaydı. Ancak son dönemlerde bahçelerin yaşlanmasından dolayı giderek bu üretim azalmıştı. Çeşitli çalışmalarla bu alanların artırılması sağlanırken diğer taraftan da İyi Tarım Uygulamaları (İTU) projesi ile birlikte uyguladığımız ÇATAK projesi temiz ve çevreye duyarlı üretimin sağlanmasına çalıştık ve üreticilerimizle devam ediyoruz. ‘Temiz Ova Güvenli Gıda’ hedefiyle çıktığımız bu yolda 50 köyümüzde 538 çiftçimizle 16 bin 500 dekar araziyi koruma altına almış bulunuyoruz. Bununla birlikte bu çiftçilerimize 1 milyon 792 bin 651 TL destekleme ödemesi yapılacaktır” dedi.

    ÇATAK projesi çalışmaları kapsamında Çarşamba Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Osman Akman, Terme İlçe Müdürü Tuncay Demir, Tekkeköy İlçe Müdürü Bekir Öztürk, Salıpazarı İlçe Müdürü Niyazi Özdemir ve ÇATAK İl koordinatörünün katılımıyla Çarşamba ilçesinde yapılan toplantıda projenin detaylarını görüşerek, ilin doğu bölgesi olarak Tekkeköy’den Terme’ye kadar olan ve Çarşamba Ovası olarak adlandırılan bölgenin korunması için çalışmanın en üst seviyede koordinasyon kararına varıldı.

  • Akupunktur tedavisinde başarılı sonuçlar alınıyor

    Anesteziyoloji, Reanimasyon ve Medikal Akupunktur Uzmanı Dr. Ayşegül Elbir Şahin, akupunkturun, romatizmal hastalıklarda tek başına veya mevcut tedavilere eklenerek başarılı sonuçlar alınan bir tedavi yöntemi olduğunu söyledi.

    Medical Park Samsun Tıp Merkezi Anesteziyoloji ve Reanimasyon ve Medikal Akupunktur Uzmanı Dr. Ayşegül Elbir Şahin “Akupunktur, romatizmal hastalıklarda tek başına veya mevcut tedavilere eklenerek başarılı sonuçlar alınan bir tedavi yöntemidir. Bağışıklık sistemini güçlendirir, problemli bölgedeki kan dolaşımını düzenler, ödemi azaltır. Ağrı kesici özelliği ve hücre yenilenmesi sayesinde hareket kısıtlılığını azaltır. Atakların daha hafif atlatılmasını ve vücutta oluşabilecek tahribatın en az seviyede kalmasını sağlar. Yüzde 80-90 oranında hastalığın ilerlemesini durdurur” dedi.

    Emel Hesabdar isimli hastanın Nisan 2016’da alerji ve romatoid artrit şikayetleri ile Medical Park Samsun Tıp Merkezi Akupunktur polikliniğine başvurduğunu söyleyen Dr. Şahin “Emel hanım yan etkiler nedeniyle verilen romatizma ilaçlarını kullanamıyordu. Sağ diz ve kalça ekleminde ağrı, şişlik, ısı artışı, hareket kısıtlılığı mevcuttu. İlk etapta kendisine 5 seans akupunktur tedavisi uygulandı. Hastamız 2.seansa geldiğinde eklem ağrılarında azalma, 3.seansa geldiğinde ağrılarında ve alerji şikayetlerinde bariz azalma, ısı artışı-şişlik ve hareket kısıtlılığında düzelme kaydedildi. Kendini daha iyi hissettiğini ifade etti. 4.seansa geldiğinde şikayetleri neredeyse tamamen geçti. 5.seansa geldiğinde hiçbir şikayeti kalmamıştı ve tedavisi sonlandırıldı. Yaklaşık 3 ayı rahat bir şekilde geçiren hasta 3 ayın sonunda dilinde, dudağında ve sağ dizde şişlik şikayetleri ile tekrar başvurdu, tedavi uygulandı, 4 gün sonra telefonda görüşüldü, şikayetlerinin tamamen geçtiği öğrenildi. 10 gün sonra 5 seans koruyucu tedavi uygulanmak üzere hasta tekrar başvurdu, aradan 1,5ay geçti hastamızın herhangi bir şikayeti yok, takibi devam ediyor” diye konuştu.

    Uzm. Dr. Ayşegül Elbir Şahin şu bilgileri verdi: “Emel Hanımın hikayesinden anlaşıldığı üzere kronik hastalıklarda uzun süreli takip ve tedavi gerekmektedir. Romatizmal hastalıkların çoğu mevcut tedaviler de dahil tamamen ortadan kaldırılamaz. Zaman zaman hastalığın tekrarlayabileceği bilinmelidir. Tedavi uzun sürelidir hatta bazen ömür boyu sürebilir. Bu nedenle sürekli bir hekim-hasta işbirliği gerektirir. Tedavide amaç; yakınmaların ortadan kaldırılması, ortaya çıkabilecek organ tutulumları ve eklem harabiyetinin önlenebilmesi, hastanın yaşam konforunun en üst düzeyde sürdürülebilmesidir. Akut atak dönemlerinde uygulanan tek seanslık tedavi bile yaklaşık 10-15 günlük bir rahatlama sağlar. İlaç kullanmasına engel bir durumu olan Emel Hanım gibi hastalarda akupunktur tedavisi yaşam kalitesini artırmakta ve hastalara farklı bir tedavi imkanı sunmaktadır. Mevcut ilaç tedavilerine devam eden hastalarda ise tedavinin etkinliğini artırarak kullanılan ilaç sayısını ve dozunu azaltmak, yan etkileri ortadan kaldırmak mümkündür. Bu amaçla Akupunktur tedavisi destekleyici olarak mevcut tedaviye eklenebilir.”

    Emel Hesabdar’ın kardeşi Ayşe Hesabdar’a da akupunktur tedavisi uyguladıklarını söyleyen Dr. Ayşegül Elbir Şahin “Ayşe hanım bahar alerjisi, hapşırık, öksürük, boğazda kaşıntı, el bileğinde sinir sıkışmasına bağlı ağrı (carpal tunel sendromu) şikayetleri ile geldi. Ayşe hanıma 5 seans akupunktur tedavisi uygulandı. Hastamız 2.seansa geldiğinde tüm şikayetlerinde azalma, 3.seansa geldiğinde alerji şikayetlerinde bariz azalma-el bilek ağrısında yarı yarıya azalma, 4.seansa geldiğinde tüm şikayetlerinin neredeyse geçtiği, 5.seansa geldiğinde ise şikayetlerinin tamamen kaybolduğu kaydedildi. Hasta kendini daha iyi hissettiğini, halsizlik durumunun da kaybolduğunu ifade etti ve tedavi sonlandırıldı” şeklinde konuştu.

    Emel Hesabdar ise “Ankara’da özel bir klinikte akupunktur tedavisi yaptırmıştım ve faydasını görmüştüm. Ama tam anlamıyla şikayetlerim bitmemişti. Şuan hiçbir sıkıntım yok, faydasını tam anlamı ile gördüm diyebiliyorum. Kardeşim de Dr. Ayşegül hanıma tedavi oldu ve sağlığına kavuştu. Doktorumuz Ayşegül Elbir Şahin’e ben ve kardeşim adına teşekkür ederim” açıklamasını yaptı.

  • “Botoksla, Vajinismus tedavisinde başarılı sonuçlar alınıyor”

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Doktoru Op.Dr.Ebru Ünal, Vajinismus hastalığının fiziksel bir sorundan kaynaklandığını belirtti. Ünal, hastalığın tedavisinde botoks yöntemiyle başarılı sonuçlara ulaştığını söyledi.

    Op.Dr.Ebru Ünal, Vajinismus hastalığının tedavi yöntemleri hakkında açıklamalarda bulundu. Ünal, hastalığın tedavisinde kullandığı botoks yöntemiyle başarılı sonuçlar aldığını belirtti.?? Kadınların yüzde 5 ila 8’inde bu rahatsızlığın görüldüğünü dile getiren Ünal, “Bu şikayeti olan kadınların en temel belirtisi ilişkiye girmeyi engelleyen bir dokunun olduğunu hissetmeleridir. Bunun sebebinin kızlık zarı olduğuna inanılmış ve yıllarca bu rahatsızlığın tedavisinde kızlık zarının cerrahi ile bozulması gibi yaklaşımlar kullanılmıştır. Aslında vajinismus terimi 1850 yılında kullanılmaya başlanmıştır. Bu şikayetleri olan kadınlar zaman içinde daha çok incelenmiş ve ilişkide olan ağrının, ilişkiye girmesini engelleyecek şekilde pelvik taban kaslarının kasılmasına bağlı olduğu tespit edilmiştir.  Bu nedenle artık Amerika’da bu tanım Pelvik Miyofasiyal ağrı olarak değiştirilmeye başlandı” dedi.

    Ünal, hastalığın sebebinin istemsiz kas kasılması olduğu için kası gevşetmenin ağrıyı geçirecek bir çözüm yolu olduğunu vurgulayarak “Son 10 yılda bu hastalığı olan kadınlara,  ağrı hissettikleri pelvik taban kaslarının içine Botulinum toksini injeksiyonu yapılmaya başlandı. Hatta şu anda Amerikan Kadın Doğum Derneği botoks uygulamasının klinik kullanımının arttırılmasının, ilişkide ağrı hisseden kadınlara daha ciddi şekilde yardımcı olacağını yayınlamıştır. Vajinismus terimi pelvik miyofasiyal ağrı ile değiştirilmesinin bu hastalığı olan kadınlara daha iyi geleceğini düşünüyorum. Çünkü bu hastalığın psikolojik olduğunu sanmaları nedeniyle kendilerini çok suçluyor ve hatta eşleri  veya ailesi dahi kadının rol yaptığını düşünüyor, bu da kadını daha da yıpratıyor. Yıllar süren psikoterapi sonucu başarı elde edemeyen ve bu hastalıkla yaşamak zorunda kalan çok kadın oldu. Artık ağrının sebebinin fiziksel bir soruna dayalı olduğunu bilmek çiftlerin tedavi ile ilgili ümitlerini daha da arttıracaktır” şeklinde konuştu.

  • Buca’da tarihi doku koruma altına alınıyor

    Buca’nın 39 hektar alana yayılmış Kentsel Sit Alanlarına yönelik 1/1000’lik Koruma Amaçlı İmar Planı ile Kentsel Sit Alanı Tasarım Rehberi Buca Belediye Meclisi’nden geçerek İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi ve İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun onayına sunuldu. Planın onaylanması durumunda Buca’nın tarihi dokusu korunurken, yeni yapılaşmanın da kuralları oluşturulmuş olacak.

    Buca’nın 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planıtamamlanarak Büyükşehir Belediye Meclisi ve İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun onayına sunuldu.

    Geçtiğimiz aylarda Belediye Meclis salonunda yapılan toplantılarla Buca’da tüm çevrelerin görüş ve önerilerine açılan plana son şekli verildi.39 hektar alanı kapsayan kentsel sit alanlarına yönelik hazırlanan planla bölgenin sahip olduğu geleneksel konut dokusunun korunması ve gelecek nesillere aktarılması, yerleşmenin geleneksel yapılaşma biçimlerine uyumlu yeni yapılaşma kurallarının oluşturulması, geleneksel yapıların günümüz koşullarına göre kullanım sorunlarının ve eksikliklerinin giderilmesini sağlayacak kararların üretilmesi hedefleniyor.

    1/1000 ölçekli plan ve Kentsel Sit Alanı Tasarım Rehberi’nin Büyükşehir Meclisi ve Koruma Kurulu’ndan onay alması durumunda tarihi yapıların balkonundan, bacasına, çevre düzenlemelerinden sokak mobilyalarına kadar nasıl düzenlenebileceği model ve ölçüleriyle belirlenmiş olacak.

  • Kayseri’nin hafızası kayıt altına alınıyor

    Kütüphanede bulunan 5 bin 500 adet Kayseri kitapları koleksiyonunun kayıt altına alındığını söyleyen kütüphane sahibi Faruk Yaman, “Kayseri’nin hafızası, bilgisi, tapusu her şeyi Faruk Yaman Kütüphanesi Kayseri koleksiyonunda yer almaktadır” dedi.

    “Faruk Yaman Kütüphanesi’nde 60 bin civarında eser mevcut” diyen Melikgazi Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Faruk Yaman, “Bu kütüphanenin en büyük özelliği 5 bin 500 adet civarında Kayseri kitapları koleksiyonu olmasıdır. Yani Kayseri’nin hafızası, bilgisi, tapusu her şeyi Faruk Yaman Kütüphanesi Kayseri koleksiyonunda yer almaktadır” ifadesinde bulundu.

    Kütüphanede bulunan Kayseri kitapları koleksiyonunun kayıt altına alınması için çalışma başlattıklarını söyleyen Faruk Yaman, “Şu anda Erciyes Üniversitesi Tarih Bölümü Doç. Dr. Serdar Sakin Bey’in başkanlığında 9 tarih bölümü öğrencisi Kayseri kitaplarını kayıt altına almaktadır. Bundan sonra Kayseri hakkında araştırma yapmak isteyenler daha bilimsel, daha kolay Kayseri kitapları eserlerini inceleyebilecekler ve bulabileceklerdir” diye konuştu.

    Kütüphanedeki kitaplarla ilgili bilgiler veren Faruk Yaman, “Kayseri kitapları koleksiyonunda 1885’ten başlayan kitaplar mevcuttur. Bunların yaklaşık 400 tanesi Osmanlı dönemine aittir. Bunlar İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Osmanlıca’dır. Daha sonra Cumhuriyet dönemine ait Kayseri’nin çok özel koleksiyonları mevcuttur” dedi.