Etiket: ALİ

  • AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin:

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, 1 Kasım seçimleri sonucunda iki beklentinin olduğunu söyleyerek, “AK Parti dışındaki siyasi partilerin tamamının beklentisi 1 Kasım akşamı sandıktan koalisyon çıksın istiyorlar. Çünkü hiçbirinin tek başına iktidara gelme hedefi ve gücü yok, bunu açıkça görüyorlar” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Karabük milletvekili adayı Mehmet Ali Şahin, 1 Kasım seçimlerine sayılı günler kala çalışmalarını hızlandırdı. Partisinin il Başkanlığı tarafından Soğuksu, Yeni mahalle ve Namık Kemal mahallesinde ‘AK Yürüyüş’ programına katılan Şahin, yürüyüş sonunda halka hitap etti.

    Namık Kemal Mahallesinde halka hitap eden AK parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Cumhuriyet’in daha güçlü olduğunu belirterek, halkın ve milletin Cumhuriyetine, ülkesine ve geleceğine sahip çıktığını söyledi.

    “HİÇBİRİNİN TEK BAŞINA İKTİDARA GELME HEDEFİ VE GÜCÜ YOK”

    Cumhuriyet’in 92. yıl dönümünde yeni bir seçime gittiklerini ifade ederek, “ 1 Kasım’dan sonra Türkiye’yi 2019’a kadar taşıyacak kendi içinde uyumlu ve istikrarı yeniden getirecek olan bir siyasi partiyi tek başına milletçe iktidara getiririz. 1 Kasım seçimleri sonucunda iki beklenti var. AK Parti dışındaki siyasi partilerin tamamının beklentisi 1 Kasım akşamı sandıktan koalisyon çıksın istiyorlar. Çünkü hiçbirinin tek başına iktidara gelme hedefi ve gücü yok, bunu açıkça görüyorlar. Bir siyasi parti seçimlere girmiş, özellikle Cumhuriyeti kurduğunu iddia eden CHP çıkıp göğsünü gere gere ‘ Biz Cumhuriyetle yaşıt bir partiyiz. 1 Kasım seçimlerinde tek başımıza iktidara geleceğiz diyebilmeli, diyemiyor. İki gün önce ben bunu söyledim diye Sayın Kılıçdaroğlu beni eleştiriyor ve şantaj yapıyorsunuz millete diyor. 1 Kasım seçimlerinde sandıktan bir tek parti çıkmalıdır. Tek başına iktidar dönemlerinde Türkiye daha fazla yatırım alarak büyümüştür. Koalisyon dönemleri, koalisyon ortaklarının çatışmaları halinde geçmiştir ve uzun ömürlü olmamıştır.” dedi.

    “TÜRKİYE’NİN KOALİSYON HÜKÜMETLERİ İLE KAYBEDECEK ZAMANI YOK”

    Geçmişteki koalisyon hükümetlerinin ömründen ve çalışmalarından örnekler veren Şahin, “ O günler tekrar geri gelmeyecek. O günleri tekrar geri getirmeyeceğiz ve AK Parti’yi 1 Kasım’da yeniden tek başına iktidara getireceğiz. Türkiye’nin koalisyon hükümetleri ile kaybedecek zamanı yok. Türkiye’nin 1 Kasım seçimlerinden sonra gerçekten önünü görmesi gerekir. 2019’ları ve 2023’leri çok rahatlıkla görmesi gerekir. İşadamı, yatırımcı ve Türkiye’de yaşayan insanlar bunu görmeli. Görmeli ki Türkiye’de yatırımlar gelsin. Şimdi herkes tereddüt içinde ne olacak acaba diyor. Ben bir çok seçime girdim çıktım. 2011 seçimlerinde milletvekili adayı olduğunda Karabük’te hangi heyecanı yaşıyorsam ve halkımızdan hangi sinerjiyi enerji alıyorsam onun fazlasını şimdi 1 Kasım seçimleri öncesi alıyorum. Allah’ın izniyle Karabük’te 1 Kasım akşamı sandıklar açıldığından yine AK Parti sandıktan 2-0 galip çıkacak. İnşallah Karabük’te oy rekorunu aşacağız ve yüzde 60’ları bulacağız. Karabük bunu başarır. Karabük şimdi başka Karabük. 13 yılda gelişen ve değişen bir kent oldu. Bunu yıllar sonra bu kente gelen insanlar görüyor” diye konuştu.

    Şahin, daha sonra Safranbolu’ya bağlı bazı köylerde seçim çalışmalarını geç saatlere kadar sürdürdü.

  • AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehemt Ali Şahin:

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Karabük Milletvekili adayı Mehmet Ali Şahin, seçim çalışmaları kapsamında Kartaltepe Mahallesi sakinleriyle bir düğün salonunda bir araya gelerek muhalefet partilerine yüklendi.

    Tek partili iktidarı savunduğunu bunu da savunmaya devam edeceğini belirten Şahin, “Eğer tek başınıza iktidara gelebilecek bir performansınız bir gücünüz varsa siz gelin. Ey CHP’liler, ey MHP’liler korkmayın. Bu millet 1 Kasım’da AK Parti’yi tek başına iktidara getirecek, bunu sezdiniz, bunun endişesini yüreğinizde yerleşmiş. Şimdi onun endişesiyle bir takım cümleleri amacından saptırarak değerlendirmeler yapıyorsunuz” dedi.

    “HANGİ PARTİ TEK BAŞINA İKTİDARA GELEBİLECEKSE GELSİN”

    1 Kasım seçimlerine 4 gün kaldığını anımsatan Şahin, “ Biz diyoruz ki; ey milletim, ey halk, 1 Kasım seçimlerinde 7 Haziran seçim sonuçlarına benzer bir sonuç oluşmaz ve tek partiyi iktidara getirirseniz Türkiye’nin hızlı kalkınmasına ve sorunların hızlı bir şekilde çözülmesine katkıda bulunur. Hangi parti tek başına iktidara gelebilecekse gelsin. Diğer siyasi partilerin böyle bir umudu yok. CHP ve MHP’nin de yok. Şimdi sabahtan akşama kadar benim yaptığım açıklamayı saptırarak ‘Ooo Mehmet Ali Şahin seçmenleri tehdit etti, şantaj yapıyor’ diye eleştiriyorlar. Ben tek parti iktidarını savunuyorum. Tek partinin iktidara gelmesini savunuyorum ve bunu savunmaya devam edeceğim. Bu milletimize bir tehdit şantaj değildir. 1 Kasım’da bir parti tek başına iktidara gelmelidir. Şu anda tek başına iktidara gelmeye namzet tek parti var, o da AK Parti’dir” ifadesinde bulundu.

    Şahin, daha sonra salonda kendini dinleyen mahalle halkına dönerek, ‘Aziz hemşerilerim, siz benim bu beyanımı bir tehdit ve şantaj olarak algıladınız mı’ diyerek sorması üzerine salondakiler ‘Hayır’ cevabını verdi.

    “MUHALEFET PARTİLERİNDE ŞİMDİ BİR TELAŞ BAŞLADI”

    “Ben kimseye tehditle şantajla oy verin demem” diyerek konuşmasını devam ettiren Şahin, “Millet asıldır biz onun vekilliğine talibiz. Ama bu partiler tek başına iktidara gelecek güce sahip olmadıkları için bir tek kendilerinin çıkış yolları var. Acaba seçimlerde bir tek parti tekrar iktidara gelemesin, biz de bir koalisyona bir yerlerden tutunalım. Amaçları koalisyon. Tıpkı 90’lı yıllarda olduğu gibi, hatta 70’li yıllarda olduğu gibi. Biz bunu kabul etmiyoruz arkadaşlar. Vatandaşlarımızla bu konuyu ben paylaşıyorum, düşüncemi açıklıyorum. Bu bir tehdit ve şantaj amacıyla söylemiyorum, düşüncemi söylüyorum,ister kabul edersiniz ister etmezsiniz,karar sizin kardeşim.Sayın Kılıçdaroğlu’na, MHP yöneticilerine sesleniyorum; eğer tek başınıza iktidara gelebilecek bir performansınız bir gücünüz varsa gelin.Siz gelebilecekseniz siz gelin. Gücünüz varsa siz gelin. Ama ben partimin gelmesini istiyorum, bundan daha doğal bir şey olabilir mi? Türkiye için hayırlı olduğuna inandığım bir öneriyi sizlerle paylaşıyorum. Milletimizin de bu doğrultuda bir karar vermeye hazırlandığını anket sonuçlarının da böyle bir netice verdiğini gören muhalefet partilerinde şimdi bir telaş başladı. Baktılar ki; AK Parti yeniden tek başına iktidara koşuyor acaba nasıl milletin kafasını karıştırarak AK Parti’nin tek başına iktidara gelmesini önleyebiliriz. Biz bu boş laflara, gürültülere pabuç bırakmayız. 1 Kasım akşamı sandıklar açıldığında sandıktan yeniden AK Partinin tek başına iktidara çıkacak” diye konuştu.

    “EY CHP’LİLER, EY MHP’LİLER KORKMAYIN”

    7 Haziran seçimleri gibi bir tablo çıkarsa bizim yapacağımız şey yine koalisyon arayışları içerisinde olmaktır diyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, “Biz koalisyonlu dönemlerin Türkiye’ye hayır getirmeyeceğini düşünüyoruz. Ben halkımızın büyük bir çoğunluğunun da böyle düşündüğüne inanıyorum. 1 Kasım’da sandığa giderek tek başına bir partinin iktidarını çıkacağını düşünüyorum. Ey CHP’liler, ey MHP’liler korkmayın. Bu millet 1 Kasım’da AK Parti’yi tek başına iktidara getirecek, bunu sezdiniz, bunun endişesini yüreğinizde yerleşmiş. Şimdi onun endişesiyle bir takım cümleleri amacından saptırarak değerlendirmeler yapıyorsunuz” diye konuştu.

    “YENİ OYUNLAR PEŞİNDELER”

    AK Parti’nin tek başına iktidarını önlemek için oyunlar oynandığını, birilerinin SP’li seçmenlere, “Baraj kalktı. Siz SP’ye oy verin, milletvekili çıkarırsınız” dediğini ifade eden Şahin “AK Parti’nin tek başına iktidarını önlemek için ne oyunlar peşindeler. Saadet Partililere diyormuşlar ki birileri baraj kalktı, siz saadet partisine oylarınızı verin milletvekili çıkarırsınız. Ben bunu Saadet Partili kardeşlerimizin uydurduğu kanaatinde değilim. Türkiye’de AK Parti’nin iktidara uzaklaşmasını isteyenler, Tayyip Erdoğan’ın ve Ahmet Davutoğlu’nun önünü kesmek isteyenler nasıl olsa biz barajı aşarak milletvekili çıkaramayacağız, hiç olmazsa görüşlerimize çok yakın olan AK Parti’ye oy verelim diyen Saadet Partili kardeşlerimizi kandırmaya çalışıyorlar. Saadet Partili kardeşlerimiz bilmez mi yüzde 10 barajının hala devam etmekte olduğunu bilirler. Bildikleri halde baraj kalktı. Saadet Partisi’ne oy verelim demez Saadet Partili kardeşlerim. Onlar dürüst insanlardır, namuslu insanlardır. Ben onlarla geçmişte siyaset yapmış bir kardeşinizim. Ama birileri onların da kafalarını karıştırarak bu konuları bilmeyen Saadet Partili kardeşlerimin zihnini çelmeye çalışıyorlar.” dedi.

    “ÜLKEMİZİN BİR BAKIMA BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİDİR”

    Bazı ülkelerin AK Parti iktidarından rahatsız olduğunu da dile getiren Şahin, “ Tekerlekli ve zırhlı araçlar biz üretiyoruz artık. Malezya’ya, Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Suudi Arabistan’a, Cezayir’e, Azerbaycan’a, Bahreyn’e sattık.Ateşli sistemler,telsizler Ürdün’e, Endonezya’ya, Pakistan’a, Birleşik Arap Emirlikleri’ne satıyoruz.Biz geldiğimizde savunma sanayi ihracatı 60 milyon dolardı.Şu anda bu 1 milyar 600 milyon dolar. Şimdi neden bazıları AK Parti iktidarından rahatsız. Çünkü bu ülkelere AK Parti gelmeden önce tekerlekli ve zırhlı araçlara o ülkeler veriyordu. Türkiye onlardan daha kaliteli ve ucuzunu üreterek onlara satıyor. Pazar kaybettiler pazar. O nedenle AK Parti iş başında kalmamalı diğer pazarlarını da kaybetmekten korkuyorlar. O nedenle bütün bunları iyi bileceğiz ve bu oyunların farkında olarak 1 Kasım’da sandık başına giderken oylarımızı o şekilde kullanacağız. Yani bu ülkemizin bir bakıma bağımsızlık mücadelesidir. Biz 13 yıl içersinde yapmış olduğumuz ve Türkiye kazandırdığımız hizmetleri üstüne daha yenilerini koyarak devam ettirmek istiyoruz. Bu koalisyonla olmaz arkadaşlar. Yanımız bir partiyi ortak alarak bunlar olmaz. Geçmişte bunlar yaşandı. Biz milletimize diyoruz ki; kardeşim bizi seçimlerden sonra yanımıza ortak arayışı içerisinde bırakmayın. Bizi tek başımızı iktidara getirin.Bazıları bundan rahatsız olabilir” ifadesinde bulundu.

    “BU DEVLETİ KATİL İLAN EDEN ADAMLA NİYE GÖRÜŞÜYORSUN”

    Terörle mücadelede en kapsamlı mücadeleyi verdiklerini de kaydeden Şahin konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

    “Bakın Kılıçdaroğlu, HDP eş başkanı ile görüştü. Ne görüştü bilmiyoruz. Gelecekle ilgili ne hesapları var bilmiyoruz. Genel başkanımız görüşmedi, çünkü Ankara’da 2 tane canlı bomba eylemi yapıldı, 102 vatandaşımız hayatını kaybetti, 100 den fazla hastanede yaralı var. HDP eş başkanı bunu devlet yapmıştır, devlet katil dedi. Devleti suçladı. Cumhurbaşkanımızı, Başbakanımızı adeta katil olarak nitelemeye çalıştı edepsizce. Şimdi Sayın Başbakanımız bu laflarından dolayı özür dilemedikçe, pişmanlığını ifade etmedikçe ben HDP eş başkanıyla görüşmem dedi. Ama Kılıçdaroğlu görüştü. Türkiye Cumhuriyeti Devletini katil ilan eden adamla görüştü. CHP ikide bir ben devlet kuran bir partiyim der, bu devleti ben kurdum der. Eğer bu devleti sen kurmuşsan ey CHP, bu devleti katil ilan eden adamla niye görüşüyorsun”

  • Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul Ve Yetimler Derneği Kayseri Şube Başkanı Ali Yavuz:

    Tarım, Orman Çalışanları Birliği Sendikası (TOÇ BİR-SEN), Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimler Derneği Kayseri Şubesi’ni ziyaret etti.

    Ziyarette konuşan TOÇ BİR-SEN Kayseri Şube Başkanı Murat Kuzkale, “Burada sözümüz yurdumuzu alçaklara uğratmamak. Bizim sözümüz, mabedimizin göğsüne namahrem eli değdirmemek. Bizim sözümüzde şanlı hilalimizi şafaklar gibi dalgalandırmak. Haziran ayından sonra PKK’nın tek taraflı ateşkesten vazgeçtiğini duyurmasının ardından Suruç’ta yaşanan patlama ve akabinde yaşanan terör olaylarında 160’a yakın güvenlik görevlimiz şehit olmuş 2 binin üzerinde terörist ölü ele geçirilmiştir. Vatanı ve imanı uğruna Allah’ın rahmetine mazhar olan şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Savaş ve terör nedeni ile elini, ayağını, gözünü yitirmiş gazilerimizin de ayağı, gözü olacağımıza buradan söz veriyoruz. Biz TOÇ BİR-Sen ailesi olarak Kur’an-ı Kerim’ler okuyup hatimler indirdik. Biz bu hatimleri sizlerin huzurunda ahirete intikal eden şehitlerimize armağan ediyoruz” dedi. Ziyarette konuşan Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimler Derneği Kayseri Şube Başkanı Ali Yavuz ise, “Bizim manevi desteğe ihtiyacımız olduğunu söylüyoruz. Manevi desteği ne kadar arkamızda hissedersek biz o kadar güçlü olacağız. Biz birlik ve beraberliğe ihtiyacımız oldu gün bu günler. Son zamanlarda şehidimiz geliyor ama polisimiz, askerimiz teröristlere karşı gerekli cevabı veriyor, vermeye de devam ediyor. İnşallah bunun da sonu gelecek. Yapılan operasyonlardan memnunuz. Şehit aileleri ve gaziler derneği olarak sonuna kadar da desteklerimiz sürecek” diye konuştu.

    Ziyarette şehitler için Kur’an-ı Kerim okunarak dua edildi.

  • Ali Erdoğan; “Kamuya Yarar Sağladık, O Da Cezasız Kalmadı”

    Cumhuriyet Halk Partisi Uşak Milletvekili adayı Ali Erdoğan hakkında verilen ceza ve Uşak’taki Paralel Devlet Yapılanması operasyonuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

    1 Kasım Genel Seçimleri için CHP Uşak’ta aday gösterilen Ali Erdoğan, Uşak Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde hakkında açılan bir davanın geçen hafta sonuçlanan karar mahkemesinde aldığı 5 ay ceza ile ilgili yaptığı açıklamada: “Siz ne zaman kamunun kaynaklarını korumak isterseniz, Devletin zorlayıcı gücü ve siyasi baskı neticesiyle karşılaşabilirsiniz” dedi. Kamuoyunda farklı yorumlanan mahkeme kararı ile davanın detaylarına açıklık getiren Ali Erdoğan yaşanan süreci şu şekilde anlattı; “2009 yılından Uşak Belediye Başkanlığına aday olduğumda seçim vaatlerim arasında kentteki çatı alanlarının kullanımıyla ilgili bir vaadim vardı. Belediye meclisimizle birlikte çatı alanlarının önlerini yükselterek bağımsız alanların kullanımı sağlayan bir karar aldık. Çeşitli şikayetler oluştu, yargılandık ve 9 ay ceza aldık, o da ertelendi. Daha sonra kamuoyunda sıkça gündeme gelen Kentsel Dönüşümle ilgili bir mesele yargıya taşındı. Dönüşüm alanlarındaki binaların yıkımıyla ilgili TOKİ’nin yıkım kararı vardı ve 12 milyon TL’ye yıkım yapması gerekiyordu. Yıkıma ilk başladığımızda hurdacıların demir parçalarını para karşılığı alma taleplerini gördük. Bunun üzerine talepte bulunan birçok hurdacıyla görüşüp para ödemeksizin binaları yıktırıp üzerine Uşak Belediyemize gelir elde edebileceğimizi tespit ettik. Nihayetinde devletin 12 milyon TL’sini kullanmadığımız gibi, üzerine 3 Milyon TL belediyemize peşin gelir sağladık. Bunları yaparken bir kural hatası yaptığımızı gördük. Belediyeden para çıkacağı bir yerde gelir getiren bir iş yapmış olduk. Buda daha sonraki zamanda şikayet konusu oldu. Dava İzmir ve Uşak’ta bilirkişiler tarafından incelendi. Kamu yararı sağlandığı, belediye gelir elde edildiği tespit edildi, fakat kural hatası olduğu için 5 ay gibi cezaya maruz kaldım. Bu cezada ertelendi ve cezaya da itirazda bulunduk. Kısacası burada hem Devletin 12 Milyon TL gibi bir parasını koruduk hem de üzerine 3 Milyon TL gibi bir parayı belediyemize gelir olarak sağladık. Türkiye’de şöyle bir şey var siz ne zaman kamunun kaynaklarını korumaya başlarsanız, mutlak suretle devletin zorlayıcı gücüyle ve siyasetin baskısıyla karşılaşabiliyorsunuz. Biz zaten yola çıkarken her şeyi göze alıyoruz. Buradan aldığımız 5 aylık ceza aşağı yukarı çatılardan aldığımız cezanın yarısı kadar. Nihayetinde hakkımızda verilen cezalara itirazda bulunduk. Ehemmiyeti olmayan cezalar fakat benim için temizlenmiş olmanın göstergesi olacak. Bu da son davamızdı zaten. Bununla birlikte Belediye Başkanlığım döneminde hiç davam kalmamış oldu.

    “DEVLETİ KORUYAMAYANLARA EN İYİ CEVAP SANDIKTA VERİLİR”

    Son haftalarda Uşak gündeminin önemli konusu olan “Paralel Devlet Yapılanması” operasyonu ve tutuklamalarla ilgili de açıklamalarda bulunan CHP Uşak Milletvekili adayı Ali Erdoğan, “Devlet o kadar muhalif insanla uğraşır hale geldi ki, artık Antep’ten Ankara’ya arabayla giden bombacıyı takip edecek görevlisi kalmadı.” İfadesi kullandı. Bu yaşanan gelişmelerin çok hassas konu olduğuna değinen Erdoğan; “Tanzimat dönemiyle birlikte cemaat ve cemiyetlerin sivil toplum örgütü olarak ortaya çıktığı görülmekte. Toplum içerisinde de bir takım ihtiyaçları karşıladığı da aşikardır. Aslında din daha çok ölümden sonraki hayatı tanımlar. Türk toplumunun %99 Müslümandır ve Türkiye Cumhuriyeti içersinde farklı anlamda, ruhsal anlamda yol, yöntem arayan insanların ortaya çıkardığı bir organizasyonlara rastlanmaktadır. Zaman zaman da bu dini liderlerle ve devlet arsasında güç savaşları yaşanmış ve nihayetinde bu topluluklara destek veren kişiler çok büyük sıkıntılar yaşamıştır. Hiç kimse şunu kabul etmez bende etmiyorum; Devletin içerisinde, Devletin haberi olmadan üst kadroları dinleyerek dışarıya deklare eden kim olursa olsun yargılanmalıdır. Ancak bunları bahane göstererek Ülkemizin birçok yerinde masum, yurt yapmak için, çocuk okutmak için hayır yapan insanlara da hayrınızı neden takip etmediniz diyerek ceza evlerine atılması da son derece üzücü. Anadolu insanı bağış veren insandır, hayır yapmasını seven bir çok cemaate yardım eden insandır. Bugün Cuma Namazına gidiyorsunuz, namaz çıkışı sandıklar açılıyor para atıyorsunuz içine. Peki kim takip ediyor bunu? Buradaki hayrın nereye harcandığını kim bilebilir? Anadolu’da hayır veren insanlar hayrını takip etmezler. Hayrını verirler vazifeleri bitmiş olur. Dolayısıyla toplumun duygularını istismar eden varsa Devlet hiçbir insan, cemaat, kurum ayırt etmeden tamamının hesabını sormalı. Yasalarla kurulmuş hayır organizasyonları yasalara hesap vermeli, bunu suiistimal edenler ise topluma deklare edilmeli. Yani şu kavram var toptancılık yapılmamalı. Bu güne geldiğimizde Uşak’ta göz altına alınan ve ya tutuklanan insanlara baktığımızda bu şehrin hayır sahibi, ellerinden kimseye kötülük gelmemiş tam tersi toplumun her kesimine yardım eden insanlar. Yukarıda Siyasi bir dini liderle, siyasi bir iktidar sahibinin savaşı varsa bu onların arasında olmalı. Halkı bu savaşa dahil etmemek gerek. Uşak’taki bu hayır yapan insanların çoğu masum, altında aileleri ve o kadar çalışanı var. Geldiğimiz nokta artık şunu gösteriyor; Türkiye’de kamplaşma, kutuplaşma ve suçlama o kadar toptancı hale geldi ki, Devlet o kadar muhalif insanla uğraşır hale geldi ki, artık Antep’den arabaya binen bombacıyı takip edecek insan kalmadı. Büyük Devlet aslında şudur; bu ülke topraklarında yaşayan her birey birbirinden ne üstündür ne de alçaktadır. Bunların canı, malı, namusu Devleti idare edenlerin sorumluluğu altındadır. Bunlara kastedenlere ise Devlet haddini bildirmelidir. Büyük Devlet kendi insanına eziyet eden sorgulayan değildir. Büyük Devlet kendi insanlarını koruyan, suça teşvik olmasını engelleyendir. Böyle idare edenlerin başımızın üzerinde yeri var. Böyle yapmayanlara da verilecek en güzel ceza ise sandıklardadır.

  • Ak Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkundan Yatırım Müjdesi

    AK Parti Bolu Milletvekili ve 1’inci sıra adayı Ali Ercoşkun, “Ürdün’de geçtiğimiz yıl katıldığım toplantı sonrası, bu ülkede Türk Şehitliği’ni ziyaret ettim. Burada mezar taşında Bolu yazan Karagözoğlu Yusuf’un kabrini buldum. Karagözoğlu Yusuf Taşkestili çıktı. Beni duygulandıran bu manzara karşısında Mudurnu ve Taşkesti ile bir kez daha gurur duydum” dedi.

    AK Parti Bolu Milletvekili 1’inci Sıra Adayı Ali Ercoşkun, seçim çalışmalarını Mudurnu’da sürdürdü. Ercoşkun, Bolu-Mudurnu Karayolu’nun tamamının yapımını öngören ihalenin yapıldığı ifade ederek, “Bu yolun yapımında gecikmenin ana nedeni, yolda meydana gelen kaymadır. Sondaj ve proje çalışmaları belirli bir süre aldı. Tepe Karakolu mevkiinde kayma meydana gelen bölgede fore kazık sistemiyle yeni baştan bir çalışma gerçekleştirildi. Bolu’da Gölköy sapağından Mudurnu’ya kadar olan yolun tamamının ihale edilmiş olması ciddi bir başarıdır. Mudurnu, bizim çok ciddi değer verdiğimiz, Bolu ekonomisine büyük katkı sağlayan önemli bir ilçemiz. Bu yolda çalışmaların bitmesini sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi.

    İl Özel İdaresi’nin yıllık 9 milyon TL yatırım bütçesine sahip olduğunu belirten Ercoşkun, Başbakanlıktan ve bakanlıklardan elde ettikleri ek ödeneklerle 2015 yılında Bolu’da tam 40 milyon TL’lik yatırım yapılmasının sağlandığını belirtti. Ercoşkun ayrıca, köylerde kanalizasyon çalışmaları gerçekleştirmek üzere bakanlıklardan hibe desteği elde ettiklerini söyledi. Ercoşkun’un bu konuşmaları dinleyicilerden büyük alkış topladı.

    Ercoşkun, açıklamalarının devamında, Akdeniz İçin Birlik ve Parlamenter Asamblesi (AİBPA) Toplantısı için geçtiğimiz yıl gittiği Ürdün’ün Salt şehrinde Taşkestili bir şehidin kabrini bulduğunu açıkladı. Şehitlikte mezar taşında Karagözoğlu Yusuf isminde Bolulu bir şehit kabri bulduğunu ifade eden Ercoşkun, ziyaretinin sosyal medya da yer almasının ardından Taşkestili bir kişinin kendisini telefonla aradığını ve kabrin dedesine ait olduğunu söylediğini bildirdi. Ercoşkun, telefon görüşmesi sırasındaki duygularını anlatarak, “Benim tüylerim diken diken oldu. Memleketimizden, Mudurnu’yla ve Taşkesti ile bir kez daha gurur duydum” dedi.