Etiket: alet

  • Teröristler okulları bile eylemlerine alet etti

    Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Afrin’de bir okul binasında yapılan aramada teröristler tarafından el yapımı patlayıcı ve telsizlerde kullanılan 19 bin adet pilin ele geçirildiğini açıkladı.

    TSK, Afrin ilçe merkezinde teröristlerin okulları bile eylemlerine alet ettiğini belirtti. METİ timlerince Afrin ilçe merkezindeki okul binasında yapılan aramada el yapılı patlayıcı yapımında ve telsizlerde kullanılan 19 bin adet pil bulunduğunu açıklandı.

  • Samsun, cerrahi alet üretiminde dünyadaki 3 merkezden biri

    1980’li yıllarda Karadeniz kökenli eski silah ustalarının cerrahi alet üretimine yönlendirilmesiyle, başlanılan cerrahi alet üretiminin yıllık 10 bine adede yaklaşmasıyla Samsun Türkiye’nin cerrahi alet merkezi haline geldi.

    Dünyada sadece Almanya’nın Tutlingen, Pakistan’ın Sialkot ve Türkiye’de de Samsun’da cerrahi alet üretimi yapılırken, Samsun, Almanya’nın Tutlingen kentinden sonra ikinci sırada yerini aldı. Samsun’da irili ufaklı 40-45 civarında firma ortopedik protezler, işitme cihazları, elektrokoter, cerrahi aletler, cerrahi aspiratörler, röntgen cihazları, santrifüj, ameliyat masaları, ameliyat lambaları, tıbbi gaz sistemleri, anestezi cihazları, ortopedik onarım malzemeleri, intraket, kalp ve damar cerrahisinde kullanılan tubing set, kardiyopleji setleri ve kanülleri, buhar ve kuru hava sterilizatörleri, stent, kateter ve sondalar, şırıngalar, iğneler, tıbbi maskeler, oksijen verme cihazları, inkübatörler, su distile cihazları, defibrilatör, odyometri cihazları, ameliyat ve muayene eldivenleri, ameliyat iplikleri, ameliyat örtüleri ve katküt, diş hekimliği onarım malzemeleri ve cerrahi sütürler medikal malzeme üretimi yapmaktadır.

    MEDİKÜM çatısı altında buluştular

    Samsun’da imal edilen medikal ve cerrahi ürünler ABD ve Çin’in de bulunduğu yaklaşık 70’in üzerinde ülkeye ihraç edilirken, 2011 yılında Samsun’daki cerrahi alet üretimi yapan firmalar kümelenme maksadı ile Samsun Medikal Sanayi Kümelenme Derneği (MEDİKÜM) çatısı altında bir araya geldi.

    Bafra’ya Medikal İhtisas Organize Sanayi Bölgesi

    Türkiye’de ilk olarak Medikal İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin Samsun’un Bafra ilçesine kurulacağını belirten MEDİKÜM Başkanı Dr. Ahmet Aydemir, “Tıbbi aletler yaklaşık 35 sene önce cerrahi alet üretimi ile başladı. Bu süre içerisinde firmalar ve firmalardan ayrılan kişilerle birlikte yeni yatırımcılar ile birlikte yaklaşık 40 civarında firma bölgemizde konuşlanmıştır. Bu firmalar değişik ürün kategorilerinde üretim yapmaktadır. Cerrahi aletler başta olmak üzere, sterilizasyon kutuları, ortopedik implaplar, cerrahi motorlar, ameliyat lambaları, gaz sistemleri gibi birçok değişik alanda üretime devam edilmektedir. Son olarak Türkiye’nin ilk Medikal İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Samsun’un Bafra ilçesinde ilan edilmiştir. Alt yapı çalışmaları başlamıştır. Burada yaklaşık 2 bin dönüm kadar bir arazi işletmeler için tahsis edilmiştir. Burası Türkiye’nin ilk dünyanın da önde gelen tıbbi cihaz üretim merkezlerinden birisi olacaktır” dedi.

    “Samsun’dan 65-70 ülkeye ihracat yapıyoruz”

    Tıbbi alet konusunda dünyada 400 milyar dolar gibi bir pazar payının olduğunu belirten Aydemir, “30 civarında uluslararası firma bu pazarın yüzde 70’ini almaktadır. Türkiye’de pazar büyüklüğü resmi rakamlarda 3.5 – 4 milyar dolar gibi, gayri resmi de 6-7 milyar dolar pazar büyüklüğü var. Ancak Türkiye yüzde 90’a yakın ürününü yurt dışından ithal ederek karşılamaktadır. Fakat bu yeni gelişmelerle, devletimizden beklediğimiz alım garantileriyle ya da bize güdümlü üretim yaptırmasıyla bunların çok kısa sürede aşılacağı kanaatindeyiz. Türkiye’de maalesef istediğimiz bir pazar payına yerli firmalarımız sahip değil. Yerli firmalarımızın birçoğu ihracat ile durumlarını idame ettirmektedir. Maalesef ihraç ettiğimiz ürünlerin birçoğu da bize farklı Avrupalı ve Amerikalı markalar adı altında geriye fahiş fiyatlarla satılmaktadır. Yaklaşık 65-70 ülkeye ihracat yapıyoruz. Kolombiya’dan Vietnam’a kadar, İsviçre’den İngiltere’ye, Almanya’ya kadar, İtalya’ya, Afrika’ya, Kenya’ya, Orta Doğu’ya, Azerbaycan, Gürcistan gibi Kafkas ülkelerine ihracat yapılmaktadır” diye konuştu.

    “Söz sahibi olabilmek için devlet desteği şart”

    Dünyada cerrahi alet konusunda söz sahibi olabilmek için devletin tıbbi alet sektörüne destek olması gerektiğinin altını çizen Aydemir, “Serbest piyasa ekonomisi adı altında milli kaynakların yurt dışına peşkeş çekilmesi ekonomimizi kötü bir duruma sokuyor. Dolayısıyla devlet, firmalarıyla beraber olmalı. Tercih ettiği ve isteyen firmalarla gerekirse ortaklıklar kurmalı. Uzun ömürlü firmalar oluşturabilmek için yani 150, 200 ve 300 yıllık, firmaların geleceğini, firmaların sahiplerine değil; içerisinde bizzat devletin kendisi bulunarak uzun vadeli geleceğe doğru götürmelidir. Bütün bunlarla beraber devlet ihtiyacı olan ürünleri firmalarına ürettirmeli. Uluslararası mevzuatlardan kaynaklanan zafiyetlerin artık ortadan kaldırılması gerekiyor. Birilerine ne kendimizi peşkeş çektirelim, ne ezdirelim. Bizim insanlarımız üretmeyi gayet iyi bilmektedir. Ürettiğini de tüketirse zaten sıkıntılarımızın birçoğunu da aşarız. Aynı zamanda ürettiğini tüketen bir ülke, ihracat potansiyelini de arttıracaktır. Yenilik, inovasyon gibi kavramlarda gündeme çok daha rahat girecektir. Buradaki makineler gümrüklerden geçip içeri girerken millileşmiş olarak giriyor. Dolayısıyla bu makine şahıs malı değil, millidir. Bu toprakların milli servetinin bir parçasıdır. Dolayısıyla firmalarımızı da şahıs firmaları gibi görmemek gerekiyor. Eğer kendimize büyük ve global markalar oluşturacaksak devlet desteği muhakkak arkamızda olmak zorundadır. Devletin, işletmelerin içerisinde birer ofisi bulunmak zorundadır. Yakinen işletmeleri takip etmek zorundadır. Milli olmaktan kastım milli üretmek, milli tüketmek, daha fazla ihracat yapıp, ülkedeki gelir düzeyini yukarıya çıkartmaktır. Bütün bunları yapabilecek her şeye sahibiz. Yeter ki bir sistem oluşturulabilsin. Bugün Kore bir sistem oluşturmuş, ekonomisini 50-60 yılda düzeltti. Japonya ve Almanya’da bir sistem oturttu. Bizde de vesayetçi düzen sona eriyorsa ve erdiyse bizim de kendimize göre bir milli sistem oluşturmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

    Türkiye’de ilk “Cerrahi Aletler Anadolu Meslek Lisesi” Samsun’da

    Türkiye’de ilk olacak olan Cerrahi Aletler Anadolu Meslek Lisesinin Samsun’da kurulacak olmasının büyük katkısı olacağını ifade eden Aydemir, “Valimiz İbrahim Şahin’in büyük destekleriyle beraber kentimizde ilk defa tıbbi cihaz üzerine Anadolu Meslek Lisesi oluşturuldu. Bu meslek lisesinin müfredatı da yazıldı. 2017-2018 eğitim sezonunda faaliyete geçecektir. Bütün bunlar çok ciddi gelişmelerdir. Yine Valimiz İbrahim Şahin ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Yusuf Ziya Yılmaz’ın destekleriyle Samsun’da Türkiye’de bir ilk olacak Tıbbi Cihazlar Müzesi oluşturulacak. Bu müzede cerrahi el aletlerinin ne şekilde üretildiğine dair canlı görüntüleri göstereceğiz. Bu hem şehrimizin turizmine hem de sektörümüzün bilinirliliğine hem de atıl durumda olan TCDD atölye binasının restorasyonu ile tarihi geçmişimize güzellik katacaktır” açıklamasını yaptı.

    Samsun, Türkiye’nin cerrahi alet merkezi

    Samsun’un, Türkiye’nin cerrahi alet merkezi olduğunu belirten Bahadır Tıbbi Aletler Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Kamil Bahadır, “İnternetten cerrahi alet sorgulaması yaptığınızda Türkiye’de karşınıza Samsun çıkar. Samsun’da beyin cerrahi, ortopedi, kulak burun boğaz, göz, kadın doğum, endoskopik, atroskopik cerrahi aletler üretilmektedir. Samsun’da cerrahi aletlerin gelişimi ile birlikte Ondokuz Mayıs Üniversitemizdeki hocalarımızın Ankara’daki Hacettepe, Çapa Cerrahpaşa Üniversitesindeki hocalarımızın da alete ulaşımı çok kolay olmuştur. Bakıldığında Türkiye’de çok iyi cerrahlara sahip olduğumuz görülmektedir. Bizim yaklaşık 12 bin çeşit cerrahi üretimimiz var. Bunlar içerisinde sene de yaklaşık 10 bine yakın alet üretmekteyiz. Şu anda iç taleplere cerrahi aletleri veriyoruz. Cerrahi aletin dışında biz sterilizasyon kapları da yapıyoruz. Bunların dışında bizlerden de cerrahi alet talep edilmektedir. Bunları da Türkiye içerisindeki yeterliliğimizi koruyarak bu talepleri de dünyanın değişik ülkelerine veriyoruz. Bu sektörün içerisinden gelen insanlar Karadeniz kökenli eski silah ustalarıydı. Fakat bizim meslek liselerinde bu tür bir branş olmayınca şuandaki eski Kutlukent Belediye binası Cerrahi Aletler Meslek Lisesi olarak birkaç sınıf açılacak. Bu sevindirici bir haber. Çünkü bir ara elemanının, bu konuda yetişmesi çok zordur. Üretilen bir cerrahi alet yüzde 30’u makine işçiliği ve yüzde 70’i de ustanın mahareti ile ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla böyle bir lisesin açılacak olmasına destek vereceğiz. En azından orada atölye bazında oradaki gençlere cerrahi aletin ne olduğunu, nasıl montajın yapıldığını, nasıl birleştirildiğini ve nasıl ameliyatta kullanır hale getirilmesini öğreteceğiz. Bu pazar çok büyük bir pazardır. Şu anda Samsun’da 4 büyük firma diğerleri de küçük firma olarak bu sektörde yaklaşık 5 bin kişi istihdam etmektedir. Bu okulun açılmasıyla ara elemanı yetiştiği zaman hem bizlere faydalı olacaktır hem de hastanelere faydalı olacaktır. Bir üst sınıf olan biyomedikal mühendisliğine gittiği zamanda yetişmiş olarak gidecektir” dedi.

    “Cerrahi aletler evrim geçirmeye başladı”

    Tek kullanımlık cerrahi alet üretimine başladıklarını ifade eden Bahadır, “Cerrahi aletler bir doktorun ameliyatta kullandığı vazgeçilmez el aletidir. Bunlar bir demirbaştır. Fakat bu cerrahi aletlerde evrim geçirmeye başladı. Halkın gözündeki neşterler artık yavaş yavaş kalktı. Bunların yerine artık tek kullanımlık aletler geldi. Bu da hijyen konusunda hekime ve hastaya büyük imkan sağlıyor. Cerrahi aletlerin geldiği nokta şu anda bir kullanımlık aletlere doğru gitmektedir. Biz de firma olarak buna doğru yatırımlar yapmak durumundayız. Şu anda bir kullanımlık aletlerin katalog çalışmalarını yaptık, piyasaya arz ediyoruz. Bu sterilizasyon konusundaki en azından o maliyeti üzerinden kaldırıyor” bilgilerini verdi.

  • Zehir tacirleri kötü emellerine Ayetel Kürsi’yi de alet etti

    İzmir’in Tire ilçesinde zehir tacirleri kötü emellerine Ayetel Kürsi’yi de alet etti. Piyasa değeri yaklaşık 3 buçuk milyon TL olan uyuşturucu maddeler düzenlenen operasyonla yakalanırken, esrar tarlalarına asılan Ayetel Kürsi şaşkına çevirdi.

    Uyuşturucu kaçakçılarına yönelik Tire ilçesinde aylardır çalışma yürüten Tire İlçe Jandarma Komutanlığı ile İzmir İl Jandarma Komutanlığı (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, belirlenen alanlara tek tek baskın yaptı. Sabaha karşı başlayan operasyonda önce Kızılcahavlu Mahallesindeki bir eve baskın düzenlendi. Jandarma ekipleri, evde 8 yıl kesinleşmiş cezası bulunan ve bir süredir aranan 51 yaşındaki O.U. isimli şahsı kıskıvrak yakalarken, şahsa ait olduğu belirlenen bir mısır tarlasında da arama yaptı. 20 askeri personel ve uzman köpeklerin katıldığı operasyonda, mısır bitkilerinin içine gizlenmiş ekili vaziyette boyları 50 santimetre ile 2 metre arasında değişen bin 730 kök kenevir bitkisi ele geçirildi. Jandarma ekipleri yaptığı incelemede, kenevir bitkilerinin ekili olduğu alanın yakınlarında 60 kilogram civarında kullanılmaya hazır kubar esrarı da ele geçirdi.

    Bazı kenevir bitkilerine Ayetel Kürsi duası asmışlar

    Güvenlik güçleri, kenevir bitkilerinin bulunduğu alanda şaşırtan manzarayla karşılaştı. Mısır tarlası içinde bulunan bazı kenevir bitkilerine, Ayetel Kürsi duası asıldığı görüldü. Bu durum karşısında şoke olan güvenlik güçleri, duaları alarak operasyona devam etti.

    Uyuşturucuların piyasa değeri 3.5 milyon

    Ele geçirilen kenevir bitkileri, aynı tarlada yakılarak imha edildi. Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değerinin 3 buçuk milyon TL olduğu bildirildi.

  • Otobüs durağında telsize benzeyen şüpheli alet, polisi tedirgin etti

    Erzurum’da otobüs durağında vatandaşlar tarafından fark edilen telsize benzeyen alet, polisi alarma geçirdi.

    Erzurum’da Cumhuriyet Caddesi Polis Evi karşısında bulunan otobüs durağına bırakılan telsize benzeyen elektronik aleti gören vatandaşlar durumu polise bildirdi. Bunun üzerine otobüs durağına uzman ekip ve çevrede görev yapan polis ekipleri sevk edildi. Otobüs durağının bulunduğu güzergah güvenlik altına alınarak vatandaşlar uzaklaştırıldı.

    Uzman ekip materyali incelerken, cihazın o civarda çalışan belediye görevlilerinin yeni taktığı panodan yere düştüğü belirlendi. Gerçeğin ortaya çıkmasının ardından gerekli tutanak tutulduktan sonra polis ekipleri normale döndü.

  • FETÖ’cüler yalanlarına sahabeyi bile alet etti

    Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarının soruşturmalarından kurtulmak için yalan söylemeleri ve örgüte küfür etmeleri istenirken, bu yalanlarına ilk sahabelerden Hazreti Ammar Bin Yasir’in de alet edildiği telefon mesajlarına yansıdı.

    Terör örgütü FETÖ mensupları tarafından yapılan 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yapılan soruşturmalarda FETÖ’ye yönelik ilginç bilgiler gelmeye devam ediyor. FETÖ soruşturmasında örgüt mensuplarının telefonlarından yaptıkları mesajlaşmalarda açıkça yalan söylemeleri istenirken, bu yalanlara dayanak olarak sahabelerden Hazreti Ammar Bin Yasir’in bile alet edildiği ortaya çıktı.

    FETÖ kapsamında Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmada ele geçirilen ve şoke eden telefon mesajlaşmalarında şu ifadeler geçiyor:

    ” – İnternet programlarını sorarlarsa, ben normal görüşme yapıyorum, internet programı falan bilmem dersin.

    – Tamam abi

    – Bir de eagle, by lock bunları indirdin mi derlerse ya da indirmişsin derlerse kabul etme. Belki merak edip indirmişimdir hatırlamıyorum ama bu programları hiç kullanmadım de. Zarf atabilirler elimizde mesajların var falan gibi inanma.

    – Ama küfür hakaret et yoksa bu adamlar bırakmaz

    – Kime abi

    – FETÖ’ye, FETÖ örgütüne

    – Ok

    – Adamlar böyle bir örgüt olduğunu söylüyor, biz kabul etmiyoruz ki problem olsun. Ammar Bin Yasir gibi dilinle söyleyeceksin

    – Tamam sen rahat ol, Allah yardımcın olsun. Sen de biraz küfür falan et.

    – Yok artık

    – Ne olursa olsun geri adım atma.

    – Abi teli kapatıyorum

    – ’Etkin pişmanlık yasasından faydalan’ derler, öyle şey yok. ’Konuşmazsan 10 yıl yatarsın falan derler’ öyle bir şey yok.”

    Hz Ammar Bin Yasir kimdir?

    Bir gün müşrikler Ammâr’ı gaddarca işkencelere uğrattılar, tatbik etmedikleri işkence kalmadı. Hz Ammâr, bu korkunç ve dayanılmaz işkenceden kurtulmak için, onları hoşnut edici birkaç söz söylemek zorunda kaldı. Kâfirler, mustas’af ve himayesiz bir adama yaptıkları eza ve cefalarla söylettikleri sözlerden memnun olarak onu serbest bıraktılar. Hz. Ammâr, müşriklerin elinden kurtulur kurtulmaz, koşa koşa Resulullah’ın huzuruna vardı ve olanları anlattı. Kendisini kızgın kumlara yatırdıklarını ve kuyuya sarkıttıklarını, eğer Lât ve Uzza lehinde ve Resulullah aleyhinde konuşursa bırakacaklarını, aksi takdirde öldüreceklerini, durumun ciddiyetini görünce de sırf kendini kurtarmak için diliyle bazı şeyler söylemek zorunda kaldığını anlattı. Bunları anlatırken bir taraftan da gözlerinden yaşlar boşalıyordu. Bu manzara karşısında Resul-u Ekrem (SAS) şöyle buyurdu:

    “- Ammâr, kalbine sor, kalbini nasıl hissediyorsun?

    – Ya Resulallah, kalbim imanın verdiği zevkli duygularla dopdolu

    – Ammâr, tekrar böyle muamelede bulunurlarsa, sen de onların dediklerini yap”

    Resulullah’ın bu ruhsatı vermesinin ardından şu ayet-i kerime nazil oldu:

    “İnandıktan sonra Allah’ı inkâr eden, kalbi imanla yatışmış olduğu hâlde inkâra zorlanan değil, fakat küfre göğsünü açan, küfürle sevinç duyan kimselere Allah’tan bir gazap iner. İşte onlar için büyük bir azap vardır.”