Etiket: Alcan:

  • Alcan: “Karantina Türkiye’de şiddeti arttırdı”

    Alcan: “Karantina Türkiye’de şiddeti arttırdı”

    Mobbing ile Mücadele Derneği Danışma Kurulu Üyesi ve Erzurum Temsilci Başkanı Jale Özerzurumlu Alcan, 2 Ekim Uluslararası Şiddetsizlik Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Karantina Türkiye’de şiddeti arttırdı” dedi.

    Temsilci Başkan Jale Özerzurumlu Alcan, “Çocuğa şiddet, Kadına şiddet, Erkeğe şiddet, Çalışana şiddet, Hayvana şiddet Okulda, Evde, İşyerinde; Her yerde! Şiddet artışının nedenleri neler? Covid 19 Pandemi salgını sebebi ile şiddet arttı mı?” konularında önemli değerlendirmelerde bulundu.

    Covid- 19 koronavirüsün yayılmasını durdurmak için dünyada ve ülkemizde uygulanan sokağa çıkma yasakları ve kısıtlamalar ile birlikte şehirlerde okullar, kahvehaneler, sokaklar boşaldı aynı çatı altında uzun süreli bulunmanın getirdiği zorluklara ilaveten işyerlerinde esnek çalışma saati uygulaması da şiddetin artmasına neden olduğunu dile getiren Alcan, “Yalnızca ülkemizde değil Amerika, Çin, İtalya, İspanya, Almanya, Kanada gibi dünyanın pek çok ülkesinde de şiddet vakaları artıyor. Kısaca bu süreci ev içi şiddet ve işyeri şiddetin arttığı bir dönem olarak ifade edebilirz” dedi.

    ’’Karantina Türkiye’de Şiddeti Arttırdı’’

    Türkiye’de 2020 yılı resmi rakamlar açıklanmasa da örgütler, dernekler hatta başvuru hatları Alo 170, 155, 144,183 yetkilileri vakalarda ciddi artış olduğunu anlatan Alcan, açıklamasını şöyle sürdürdü;

    “Ülkemizde çalışanın en fazla psikolojik şiddet( mobbing) gördüğü yer işyeri. Kadın cinayetlerinde ise ev, meskûn veya metruk konut/ kadının işyeri gibi daha geniş bir saha içderisinde görülmektedir. İzolasyon veya sokağa çıkma yasağı nedeniyle evlerde kalma kısıtlamasının uygulandığı dönemlerde ev içi şiddet artışı ayrı bir önem arz ederken esnek çalışma saati uygulaması da (home Office) ev ve işyeri şiddetini körükleyen ayrı bir faktör olarak devreye girmiş oldu. Koronavirüs ile başlayan bu olağanüstü döneme ilişkin özel bir durum ise şiddet gören kadınlar ve çocukların karantina sırasında şiddet faillerinden kaçamaması ve zorunlu olarak aynı mekanı paylaşmalarıdır. Kadın örgütleri, çocuk ve hayvan hakları savunucuları resmi makamlardan koronavirüs önlemleri kapsamında şiddete yönelik önlemler içeren yasaların uygulanması, sığınma evlerinin sayısının arttırılması, çocuk tacizi kapsamında yaptırım, hayvan hakları vb acil yardım mekanizmalarının düzenlenmesiyle ilgili hükümetten acil önlem paketi talep ediyorlar. Özellikle kadınlara yönelik şiddet ve taciz/tecavüz suçlarında “arabuluculuk/uzlaştırma”, “erteleme”, “paraya çevirme”, “ön ödeme” ve ‘tahrik indirimi’ gibi uygulamalar bu eşitsizliğin somut göstergeleri olarak karşımıza çıkmakta ve şiddetin daha çok artmasında belirgin bir rol oynadığını ifade ediyorlar.”

    “İstifa edemiyorum, ne yapmalıyım?”

    Korona hepimizin bildiği gibi küresel bir felaket. Bu tür kriz dönemlerinde toplumda hâlihazırda var olan eşitsizlikler daha fazla artar. Türkiye’de de çalışanların işyerlerinde bir takım sıkıntılar olduğunu bildiklerini Mobbing ile Mücadele Derneği’ne yapılan Mağdur Başvuru Formundan (https://mobbing.org.tr/magdur-basvuru-formu/) belirten Jale Alcan “Korona virüs gerekçesi iş görenin işyerinde psikolojik tacize(mobbing) uğramasına sebep olmamalı. Bunun için işyerlerinde ne tür yeni düzenlemeler yapılacağı ve hangi önlemlerin alınacağı konusunda şeffaf bir süreç işletilmeli” dedi. Bütün olağanüstü dönemlerde güç bakımından eşitsiz olan gruplara şiddetin arttığını vurgulayan Alcan, bu özel duruma karşı çözüm geliştirilebileceğine, bunu pek çok ülkenin tecrübe ettiğine işaret etti.

    Jale Alcan “Ekmek Param; İstifa edemiyorum, ne yapmalıyım? “istifaya zorlama, sürekli görev yeri değişikliği, hakaret, kötü muamele, cinsel taciz zorluğuyla derneğimize başvuruyorlar. Mağdur ve zorba aynı mekânda bulunduğu için iletişimin zorlaştığı durumlar yaşıyoruz” açıklamasını yaptı.

    ‘’Covid 19 Pandemi salgını ve karantinadan sonra Türkiye’de İşyeri Şiddeti – Mobbing artmasından endişeliyiz’’

    Alcan, “Covid 19 Pandemi salgını sonrası mobbing mağdur başvurusunda bulunan çalışanların sayısında artış olduğu ve şikâyet dağılımına bakıldığında yaklaşık % 60’ının istifaya veya emekliliğe zorlama, ücret adaletsizliği, görev yeri değişikliği, dışlama, hakaret ve kötü muameleye maruz kaldığını görüyoruz. Çalışma hayatının herhangi bir alanında mobbingin ve yıldırmanın artmasının sosyal hayatta da şiddetin yaygınlaşmasına neden olmaktadır. İşsizlik, adil şeffaf olmayan yönetimler, liyakat sisteminin işlemeyişi ve yetersiz iletişim mobbingi artırıyor. Özellikle Mart 2020’den itibaren mobbing mağdurlarına imkânlar ölçüsünde bilgilendirme, eğitim desteği, hukuki destek ve psikolojik destek sağlamaya çalışıyoruz. Mobbing ile Mücadele Derneği’ne yapılan başvuruları değerlendiriyor, mağdurlara yol gösteriyoruz. 2 Ekim Dünya Şiddete Hayır Günü’nde Mobbing Kanuna ihtiyaç var, çıkartılmalıdır çünkü şiddet kolektif ve bütüncül bir olgudur ancak bütüncül bir bakış açısıyla önlenebilir, mücadelesi de topyekûn olmalıdır’’ dedi.

  • Alcan: “Mobbing kadın çalışanlara hayatı dar ediyor”

    Alcan: “Mobbing kadın çalışanlara hayatı dar ediyor”

    Mobbing ile Mücadele Derneği Erzurum İl Temsilcisi Jale Özerzurumlu Alcan, 25 Kasım Dünya Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Mobbing kadın çalışanlara hayatı dar ediyor” dedi.

    Şiddetin dünyada ve Türkiye’de yaşamın her alanında görülen olumsuz bir davranışken, zamanımızın büyük bir kısmını geçirdiğimiz iş yerinde ise psikolojik şiddet (Mobbing) biçiminde kendisini gösterdiğini anlatan Jale Özerzurumlu Alcan, “ Mobbingi, şiddet ve iş yeri içerisindeki anlık ve geçici uyuşmazlık yahut çatışmadan ayıran taraf ise; Hedefteki çalışanın çalışma arkadaşları, astları ya da yöneticileri tarafından sistematik ve sürekli olarak kötü ve incitici muameleye maruz kalmasıdır. Ancak bu örtük şiddet davranışları çalışan, ailesi ve mesai arkadaşlarına daha fazla hasar verici olduğu unutulmamalıdır” diye konuştu.

    Mobbing mağdurlarında, psikolojik ve fiziksel sağlık problemleri meydana geldiğini dile getiren Alcan, “Kaygı düzeyinin yükselmesi en fazla gözlenen durumdur. Bununla birlikte bağışıklık sisteminde zayıflama, baş ağrıları, migren, sindirim sistemi problemleri, cilt rahatsızlıkları, uykuda diş sıkmaya bağlı çene ve diş ağrıları, kas ağrıları, bel ağrısı, halsizlik, keyifsizlik, çaresizlik hisleri, özgüvende düşüş gibi durumlar kendisini göstermeye başlar. Araştırmalar hem Türkiye’de hem dünyada kadın çalışanların erkeklere göre daha fazla mobbinge uğradığını gösteriyor” dedi.

    Mobbingin, iş yeri sorununun ülkemizde daha çok kadınlar açısından bir tehdit oluşturmakla birlikte; bunu kadına yönelik psikolojik, fiziksel, cinsel bir şiddet ve baskılama yöntemi olarak değerlendirilebileceğini kaydeden Alcan açıklamasını şöyle sürdürdü; “İşyerinde mobbinge maruz kalan kadınların bir kısmı cinsel tacizle karşı karşıya kalmakta, buna yönelik kişisel önlem alamadıkları gibi, çoğunlukla bu durumu gizlemek ve kendi başlarına mücadele etmek durumunda kalmaktadırlar. Çünkü mobbinge ve özellikle cinsel saldırıya uğrayan kadınların bu durumu açıklamak ve paylaşmaktan şiddetle kaçındıkları bilinmektedir. Zaten toplumsal yaşamda ve işyerinde cinsiyet ayrımcılığına maruz kalan kadın, birde kolay yıldırılabilecek zayıf karakterli olarak görüldüğü için dışlanmayla ve baskıyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu sebeple erkekler kendilerine mağdur olarak daha çok kadınları seçmektedirler. Kadınların fiziksel ve düşünsel olarak hassas olmaları veya cinsiyeti onları mobbingci için ilk hedef olarak görmesine sebep olmaktadır.

    Ülkemizde mobbing kavramının ortaya çıkışının ve kavramsallaştırılmasının henüz yeni olması sebebiyle kadın çalışanlara ve dolayısıyla topluma ne derece zarar verdiği henüz anlaşılmamaktadır. 25 Kasım Dünya Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde özellikle de kadın çalışanın verimliliği ve mutluluğu açısından, hiç yaşanmaması arzu edilen, yaşansa bile gerekli müdahalelerle derhal engellenmesi gereken bir olaydır.”