Etiket: Albayrak:

  • Albayrak: “Deprem önlenmez, tedbir alınır”

    Fay hatları ile ilgili bilinmezliğin artık yok denecek kadar az olduğunu belirten İMO Bursa Şubesi Başkanı Mehmet Albayrak, depremin önlenemeyeceğini, ancak zararlarına karşı tedbir alınabileceğini söyledi.

    İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, düzenlediği basın toplantısıyla depremden ulaşıma, inşaat sektöründen yeni kanunlara kadar bir çok konuya açıklık getirdi. Dünyadaki ekonomik dengesizliklerin de etkisiyle özellikle inşaat sektöründe sıkıntılı günler yaşandığnı ifade eden İMO Şube Başkanı Mehmet Albayrak, “1988 yılından bu yana ve özellikle 1999 Marmara depreminden sonra bulduğumuz her fırsatta depreme dayanıksız yapı stoku ile ilgili söylenmesi gereken her şeyi dile getirdik. Deprem bir doğa olayıdır. Fay hatlarının nereden geçtiği, düşey veya yatay atımlı olup olmadığı, ne büyüklükte deprem üreteceği gibi konular bilim insanlarınca bugüne kadar uzun süren çalışmalarla incelendi. Bugün gelinen noktada faylarla ilgili bilinmezlik artık yok denecek kadar azaldı. Ancak, geçtiğimiz 19 yılda, fayları konuşmaktan öteye gidilemedi. Depremi önleyemeyiz, ama zararlarına karşı tedbir alabiliriz. Depremi ve fay hatlarını konuşarak da depreme karşı bir tedbir almış sayılmayız. Konunun uzmanlarınca bu öğrenilenlerin ışığında yeni deprem yönetmeliğimiz 2019 yılı başında yürürlüğe girecek. 16 bölüm ve birçok eklerden oluşan “Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği” son derece yeterli gibi görünüyor. Ancak yönetmeliğin yeteri kadar anlaşılması ve uygulanması zaman alacaktır. Meslek odalarını devre dışı bırakan, sadece kamuda çalışan konunun ilgililerinin bilgilendirileceğini ifade eden ‘AFAD’ın tavrı anlaşılamazdır. Konunun uygulayıcıları olan inşaat mühendislerini ve meslek odalarını devre dışı bırakmak son derece yanlış bir yoldur. Yeni deprem yönetmeliğinin doğru uygulanması ve yönetmeliğe uygun projelerin üretilmesinde en doğru denetim meslek odamızca yapılabilecektir. Meslek odalarıyla iş birliği yapmak kamu yararı taşımaktadır” dedi.

    “Yeni yapı denetim yönetmeliği doğru ve etkin bir denetim sağlayacaktır”

    Yarınları güven altına almanın yegane yolunun yönetmeliklere uygun proje ve yeterli denetimlerden geçtiğini belirten Albayrak, “Güvenli yapı yapmak adına 2001 yılında kararname ile inşaat sektörüne dahil edilen ‘Yapı Denetim Sistemi’nde de 2019 yılı başında yürürlüğe girecek önemli değişiklikler var. Öncelikle e-dağıtım olarak adlandırılan yeni sistem yürürlüğe girecek. Böylece yapı denetim şirketlerinin ekonomik kaygılardan dolayı denetim yapamamaları gibi aksaklıkların önüne geçilmiş olacak. Önemli bir değişikliktir. İş kaygısını da ortadan kaldıracak olan bu yöntem tamamen doğru ve etkin bir denetim sağlayacaktır. Bunun yanında beton numunelerinde ‘ÇİP’ uygulaması da inşaat sektörüne girecek. Depreme karşı güvenli bina yapabilmenin önemli bir ayağı olan beton malzemesinin doğru kullanılması, şartnamelere uygun numune alınması ve takip edilmesi suretiyle, öngörülen beton dayanımına ulaşılması gibi hususlarda büyük yararları olacak. İMO olarak da biz yapı denetim şirketlerinin gerekli ve yeterli denetimleri yapıp yapmadığının takipçisi olacağız” şeklinde konuştu.

    “Verimi arttırmak için yapılan tüm çalışmalar ek maliyettir”

    Albayrak, “Şehir planlanırken her şeyin en ince ayrıntısına kadar düşünülmesi ve ona göre uygulama yapılması gerekir. Bilindiği gibi araç sayısı arttıkça mevcut yolları genişletme eğilimi artar. Ancak bu uygulamanın sonucunun olmadığı bütün inşaat mühendislerince bilinir. Bunun yerine yapmamız gereken özel araca daha az bağımlı ve iyileştirilmiş, bütünleşik bir toplu taşıma hizmetlerini içeren sistemin özendirilmesidir. Araçların değil, insanların bir yerden bir yere ulaştırılmasına öncelik tanıyan bir ulaşım sistemi oluşturmak ve işletmek esas olmalıdır” diye konuştu.

    Otobüs, minibüs, servis araçları ve otomobillerin aynı hat üzerinde hareket etmesi sebebiyle T2 hattının atıl durumda kalacağına dikkat çeken Albayrak, “Kent Meydanı’ndaki istasyonun yeniden düzenlenerek HRS ile bağlı hale getirilmesi ve hat üzerindeki istasyonların elden geçirilerek azaltılmasıyla daha verimli hat elde edilecektir. Bu hat için imal edilen ve satın alınan tramvaylar da Görükle – Üniversite arasında kullanılabilecek şekilde yeniden projelendirilebilir. Stadyumun ardından, Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi’nin inşaatı da bittiğinde, Acemler’deki trafik sıkışıklığının bugün içinde bulunduğu durumdan çok daha vahim bir hal alacağı hepinizin malumudur. Umuyoruz ki İMO Bursa Şubesi olarak daha önce sunduğumuz çözüm teklifleri dikkate alınmıştır” dedi.

  • Başkan Albayrak Hayrabolu’da STK temsilcileriyle buluştu

    Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, Hayrabolu ilçesinde Belediye Başkanı Fehmi Altayoğlu, sivil toplum kuruluşları ile esnaf odalarının temsilcileriyle bir araya geldi.

    Başkan Kadir Albayrak, Büyükşehir Belediyesi Hayrabolu Hizmet Binası’ndaki makamında Hayrabolu Belediye Başkanı Fehmi Altayoğlu ile bir araya gelerek ilçede devam eden ve tamamlanan yatırımlar ile ilgili görüş alışverişinde bulundu.

    Meslek odalarına ziyaret

    Başkan Albayrak daha sonra Hayrabolu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Ümit Gökmen, Hayrabolu Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ali Başoğul, Hayrabolu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Başol ve Hayrabolu Ticaret Borsası Başkanı Süreyya Çiftçioğlu’nu ziyaret etti. Ziyaretlerde Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinin hem Hayrabolu’da hem de il genelinde gerçekleştirdiği proje ve yatırımlar ile ilgili görüş alışverişinde bulunuldu.

    “Tekirdağ, Türkiye’nin önde gelen sanayi kentlerinden”

    Ziyaretlerin ardından açıklama yapan Albayrak, Tekirdağ’ın Türkiye’nin önemli sanayi kentlerinden biri olduğunu belirterek “İlimiz önemli sanayi kuruluşlarını bünyesinde barındırıyor. Biz de Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi olarak kurulduğumuz 2014 yılından bu yana gerçekleştirdiğimiz proje ve yatırımlarla sanayicilerimizin yanında olduk, gelecek dönemde göreve devam ettiğimiz takdirde kendilerine yine destek vermeye devam edeceğiz” dedi.

    “Vatandaşlarımıza desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum”

    Hayrabolu Belediye Başkanı Fehmi Altayoğlu’yla gerçekleştirdiği görüşme ile ilgili de konuşan Başkan Albayrak, “Biz tüm ilçelerimizin belediye başkanları ile olduğunu gibi Hayrabolu Belediye Başkanımız Fehmi Altayoğlu ile de uyum içinde çalışıyoruz. 2014 yılından bu yana hayata geçirdiğimiz projelerimiz ile Hayrabolu’nun çehresini değiştirdik. Ben bu süreçte vatandaşlarımıza bize destek oldukları için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • Başkan Albayrak, raylı sistem hayalini anlattı

    Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, toplu taşımada raylı sistemle ilgili hayalini anlatarak, “Tekirdağ’ın uç noktaları Saray’ın Safaalan Mahallesi ile Şarköy’ün Terziköy mahallesi arasındaki ulaşımı sağlamak. Şimdi benimde bu göreve geldiğimde yapmak istediğim en önemli projelerden birisi de buydu” dedi.

    Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, Türk Metal Sendikası Çerkezköy Şube Başkanı Murat Koçak’ı ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyarette Başkan Albayrak, geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirilen 12. Olağan Genel Kurul’da yeniden şube başkanlığına seçilen Murat Koçak’a yeni döneminde de başarı dileğinde bulundu. Sonrasında açıklamalarda bulunan Başkan Albayrak, Tekirdağ’da gerçekleştirmek istediği hayalini anlattı.

    Çerkezköy’ün büyüyen ve gelişen bir ilçe olduğunu ifade eden Başkan Albayrak, “Geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirilen olağan kongre olgun ve coşkulu bir kongreydi. Emeği geçenlere tekrar teşekkür ediyorum. Çerkezköy, biz göreve geldiğimizde 112 bin nüfusu vardı şimdi 160 binleri buldu. Yıllık nüfus artışında Tekirdağ birinci sırada. Türkiye’de nüfus artış oranı 1,2 iken Tekirdağ’da bu oran 3,6. Çorlu, Çerkezköy ve Kapaklı en çok nüfus artış hızı yaşanan ilçelerimiz. Çerkezköy’ün nüfusunun sadece yüzde 15’i yerli, diğeri ise Türkiye’nin diğer il ve ilçelerinden gelen vatandaşlarımız. Çerkezköy aslında bir Türkiye mozaiği. O yüzden Çerkezköy’ü önemsiyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Geçmişte Çerkezköy’de 2 kez sel baskını yaşandığını hatırlatan Albayrak, “Daha önce 40-45 kilogram yağışta Çerkezköy’ü sel basıyordu. Şimdi 85 kilogramda Çerkezköy o sıkıntıyı yaşamıyor. Çerkezköy’ün bir altyapı çalışmasına ihtiyacı vardı. Biz onları elimizden geldiğince yapmaya çalışıyoruz. Kültür Merkezi ve Olimpik Yüzme Havuzu çalışmalarımız da sürüyor. Hızlı tren projesinin tamamlanmasının ardından burada daha kapsamlı bir çalışma gerçekleştirmeyi düşünüyoruz” açıklamalarında bulundu.

    Tekirdağ’ın 2014 yılında Büyükşehir olduğunu ve nüfusunun da 875 bin civarında olduğunu ifade eden Albayrak, “Tekirdağ’ın nüfusu giderek artıyor. Biz göreve başladığımız da hiçbir şey yoktu. TESKİ’yi kurduk, birimlerimizi oluşturduk. Tekirdağ yeni bir yerel yönetime kavuştu. Bunların oluşması, yerleşmesi kolay olmadı. Ama biz hizmet gücümüzle bunları atlatmaya çalıştık. İkinci dönemde de hükümetle birlikte Tekirdağ’ı daha iyi yerlere getirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

    Albayrak’a teşekkür

    Gerçekleştirilen Genel Kurula katılımları için Başkan Albayrak’a teşekkürlerini sunan Koçak, “Biz sendika olarak 15 bin üyeye sahibiz. Bizim sloganımız: ‘Üretmek, kazanmak, kazandırmak.’ İnsanca yaşanılabilir bir ücret istiyoruz. Çok şükür geçtiğimiz dönem yüzyılın sözleşmesini yaptık. Biz Türk-İş olarak asgari ücretin 2 bin liraya çekilip enflasyon farklarını da almak istiyoruz. Bunun dışında ülke şartları da önemli. Vatandaşlarımıza bin 600 lira yetmiyor. Haklarının verilmesi lazım. Bizim çalıştığımız fabrikalarda ücretler 2 bin 500 liradan başlıyor. Biz daha iyi olması için mücadelemizi de sürdüreceğiz. Size de ziyaretiniz için teşekkür ederiz” diye konuştu.

    “Çok yerinde bir karar”

    Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Başkan Albayrak, Çerkezköy-Kapaklı arasında yapılması planlanan termik santralin iptal edilmesinin doğru bir karar olduğunu ifade ederek, “Çok yerinde bir karar. Olması gereken oldu ama keşke bunları yaşamasaydık. Hepimiz birlik içerisinde olsaydık. Asla bunu siyasi bir mesele olarak kabul etmeyin. İsteseniz de istemeseniz de olacak gibi tartışmalar da yaşandı. Ama atlattık. Şimdi Tekirdağ Batı ve Doğu olarak ikiye ayrılıyor. Doğu Tekirdağ kısmında yer alan Çorlu, Çerkezköy, Kapaklı’nın bulunduğu en kalabalık ilçelere termik santral kuruyorsun. Yanlıştan dönüldüğünü düşünüyorum. Bu kapsamda mücadele veren vatandaşlarımızın, duyarlı basın mensubu arkadaşlarımızın çok büyük etkisi vardır. Herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Saray’dan Şarköy’e raylı sistem

    Çerkezköy Namık Kemal Bulvarı’nda başlatılan çalışmaların kısa sürede tamamlanacağı bilgisini veren Albayrak, “Toplu ulaşımda raylı sistemle ilgili projeniz var mı?” sorusuna, “Tekirdağ’ın uç noktaları Saray’ın Safaalan Mahallesi ile Şarköy’ün Terziköy Mahallesi. Şimdi benim de bu göreve geldiğimde yapmak istediğim en önemli projelerden birisi de buydu. Benim hayalim, vatandaşlarımızın bu uç noktalar arasında ulaşım sağlayabilmesi. Biz de onun hazırlığı içerisindeyiz. Raylı sistemle ilgili çalışma yaptık. Tamamlamak için biraz daha nüfusa ihtiyacımız var. Çalışmalarımız bu dönem olmadı ama ikinci dönemde en azından Tekirdağ’a kadar bir ulaşım sistemi düşünüyoruz” diye cevap verdi.

    “Bazı otobüsler var lastikleri araçtan pahalı”

    Engelli vatandaşların ulaşımda yaşadığı sıkıntılarla ilgili gelen soruya Başkan Albayrak, “Şimdi öyle otobüsler var ki lastikleri araçtan pahalı. Biz otobüsleri yenilediğimizde bu sıkıntıların hepsini çözeceğiz. Alışkanlıklarımızı biraz değiştireceğiz” ifadelerine yer verdi. Açıklamalarının ardından Başkan Albayrak ve Türk Metal Sendikası Çerkezköy Şube Başkanı Murat Koçak, sendika binası önünde hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • Bakan Albayrak: “Kasım ayından sonra Aralık ayında da enflasyonla mücadelede güçlü bir performansı yakalayacağımıza inanıyoruz” (1)

    Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “Kasım ayından sonra Aralık ayında da devam edecek KDV ve ÖTV indirimlerinin ve enerji fiyatlarında zam yapılmayacak olmasının etkisiyle enflasyonla mücadelede güçlü bir performansı yakalayacağımıza inanıyoruz” dedi.

    Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, TBMM Genel Kurulu’nda 2019 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu teklifinin sunuş konuşmasını yaptı. 2019 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2017 yılı Kesin Hesap Kanun teklifinin Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmelerinin yoğun bir çalışma temposu sonunda tamamlandığını belirten Albayrak, konuşmasının makro ekonomik gelişmeler, 2017 yılı merkezi yönetim kesin hesabı, 2018 yılı merkezi yönetim bütçe gerçekleşmeleri, 2019 yılı merkezi yönetim bütçesi, kamu finansmanı, gelir politikaları ve uygulamaları bölümlerinden oluşacağını ifade etti.

    Albayrak, 2017 yılında küresel ekonominin üretim, yatırım ve uluslar arası ticarette güçlü bir performans gerçekleştirdiğini, ekonomik aktivitenin 2018 yılına da güçlü bir başlangıç yaptığını ancak kısa vadeli risklerin belirginleşmesi ve yılın ortalarından itibaren göreceli bir ivme kaybı yaşadığını aktararak, “Bu ivme kaybı özellikle gelişmekte olan ülkelerde farklılaşan büyüme performanslarından kaynaklanmıştır. Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya ekonomileri olumlu bir yorum sergilerken, İtalya’daki bütçe açığı ve kamu stoğuna dair endişeler Brexit kaynaklı belirsizlikler ve ABD kaynaklı gümrük tarifeleri uygulamalarıyla Avro bölgesindeki ekonomik büyümenin yavaşlayabileceğine dair endişeler bu noktada etkin hususlar olmuştur. Jeopolitik riskler ve sıkılaşan finansal koşullarda değerlendirildiğinde IMF, OECD ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar 2019 yılı küresel büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etmişlerdir” şeklinde konuştu.

    Albayrak, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Artan korumacılık söylemlerinin etkisiyle uluslararası ticaret hız kaybetmektedir. 2017 yılında yüzde 5.2 büyüyen küresel ticaret hacminin 2018 yılında yüzde 4.2, 2019 yılında ise yüzde 4 oranında genişlemesi beklenmektedir. Gelişmiş ülkelerde artan istihdam ABD’deki vergi indirimleri ve halen destekleyici olan finansal koşullar ekonomik aktiviteyi olumlu etkilemektedir. Gelişmiş ekonomilerin 2018 yılında yüzde 2.4, 2019 yılında ise yüzde 2.1 büyümesi beklenmektedir. ABD ekonomisi büyüme performansıyla gelişmiş ülkeler arasında pozitif ayrışmaktadır. ABD ekonomisinin 2018 yılında yüzde 2.9, 2019 yılında ise yüzde 2.5 oranında büyümesi beklenmektedir. Avro bölgesinde ise 2017 yılında yüzde 2.4 bir oranla son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşan ekonomik büyümenin 2018 yılında yüzde 2, 2019 yılında yüzde 1.9 büyümesi beklenmektedir. Küresel ticaretteki sınırlamalar ve faizlerdeki yükselişe bağlı olarak sıkılaşan finansal koşullar gelişmekte olan ülkeleri olumsuz yönde etkilemesi beklenmektedir. Bu nedenle 2018 yılında gelişmekte olan ülkelerin büyüme performansı finansal kırılganlıklarına bağlı olarak ayrışmalar göstermektedir.”

    “Son dönemde düşen petrol fiyatları da özellikle petrol ihracatçılarını olumsuz yönde etkileyecektir”

    “Son dönemde düşen petrol fiyatları da özellikle petrol ihracatçılarını olumsuz yönde etkileyecektir” diyen Albayrak, “2017 yılında yüzde 4.7 büyüyen gelişmekte olan ülkelerin aşağı yönlü risklerin dengeleyen güçlü iç ve dış talebin etkisiyle 2018 ve 2019 yıllarında da aynı oranda büyümesi beklenmektedir. Çin iç talepteki zayıflama, ABD ile yaşadığı ticari gerilim ve ekonomideki yapısal dönüşüm sürecine bağlı olarak daha ılımlı bir büyüme performansı sergilemesi beklenmektedir. Çin ekonomisinin 2018 yılında yüzde yüzde 6.6, 2019 yılında ise yüzde 6.2 büyümesi beklenmektedir. 2016 yılından bu yana petrol fiyatları, artan talep, jeopolitik riskler, üretim kısıtlamaları ve bazı petrol ihracatçısı ülkelere yönelik yaptırımlar nedeniyle yıl içerisinde 85 dolarlık varil brent seviyesine kadar yükselmiştir. Son dönemde ise küresel petrol talebindeki yavaşlama ve ABD’nin İran’ın petrol ihracatına ilişkin yaptırımlar konusunda içinde Türkiye’nin de olduğu 8 ülkeye geçici muafiyetler vermesi brent petrolün 60 dolar seviyesine gerilemesinde etkili olmuştur” değerlendirmesinde bulundu.

    2018 yılın ilk çeyreğinden sonra artan küresel ticari gerilim, Amerika Merkez Bankası FED’in sıkılaştırıcı para politikası ve doların güçlenmesi ile gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarının ivme kaybettiğini bildiren Albayrak, “Önümüzdeki dönemde gelişmiş ülkelerde ekonomik büyümenin hız kesmesi ticari gelirin azalması ve Avrupa Merkez Bankası ile Japonya Merkez Bankası’nın parasal normalleşmeyi zamana yayması beklenmektedir. Bu çerçevede önümüzdeki dönemde gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarının devam edeceği ancak son yılların altında gerçekleşeceği öngörülmektedir. Önümüzdeki döneme ilişkin olarak ticari gerilim finansal oynaklıklardaki artış ve yükselen borçlanma maliyetleri küresel ekonomik görünüm üzerinde baskı oluşturacak risk unsurlardır. Finansal piyasalarda artan risk algısı ile elverişli finansal koşullar kademeli olarak sıkılaşmaya devam edecektir. Orta vadede küresel ekonomi açısından aşağı yönde risk faktörleri ağırlığını korumaktadır” ifadelerini kullandı.

    Bakan Albayrak, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Son birkaç yılda yaşadığımız iç ve dış şoklar makroekonomik istikrarımızı olumsuz etkilemiştir. Bu şokları bertaraf etmek amacıyla ekonomiyi canlandırmaya yönelik uygulamaya koyduğumuz mali tedbirler destekleyici makro ihtiyadi politikalar KGF aracılığıyla sağlanan krediler ve olumlu dış konjektörün etkisiyle 2017 yılında yüzde 7.4 güçlü bir büyüme performansı elde ettik. Bu büyüme performansı ile Türkiye G20 ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ülke olmuştur. 2018 yılının ilk yarısında Türkiye ekonomisi yüzde 6.2 büyüyerek küresel ve yerel ölçekte ki birçok belirsizliğe rağmen güçlü seyrini sürdürmüştür. Yılın ilk yarısında büyüme tarafındaki pozitif görünümün devam etmesinde tüketim ve yatırım kanalından gelen güçlü katkılar belirleyici olmuştur. 2018 yılın 2. çeyreğinden itibaren gelişmekte olan ülkelere yönelik risk algısının bozulması ve FED’in faiz artışları ile uluslararası sermaye akımları yavaşlamıştır. Bu süreçte dış finansman ihtiyacımızın yanında Türkiye ekonomisine ve Türk Lirası’na yönelik spekülatif saldırılar neticesinde ülke risk primimiz yükselmiş ve Türk Lirası değer kaybetmiştir. Finansal piyasalarda gözlenen bu dalgalanmaları azaltmak, likidite sıkışıklığının gidermek finansal istikrar desteklemek ve piyasaların etkin işleyişini sağlamak amaçlarıyla Türk lirası ve dövizi kitlesine yönelik gerekli tedbirler alınmıştır. Bu kapsamda bankaların swap işlemlerinde yüzde 25 özkaynak sınırı getirilmesi mevduat hesaplarında stopaj oranlarının ayarlanması ihracat bedellerinin yurt içine getirilmesi döviz olarak yapılan sözleşmelerin TL cinsinden hazırlanması gibi birçok önemli adımlar atılmıştır. Bu tedbirlerin finansal piyasalar üzerindeki etkileri olumlu şekilde görülmeye başlamıştır.”

    “Büyümenin 2018 yılında yüzde 3.8, 2019 yılında ise yüzde 2.3 olarak gerçekleşmesini öngörüyoruzr”

    Yılın 3. çeyreğinde kur ve faiz de yaşanan dalgalanmalarla birlikte dış finansman imkanlarının azalması neticesinde iç talebin ivme kaybettiğini kaydeden Albayrak, “Ancak aldığımız tedbirler ve uyguladığımız politikalarla ekonomideki olumsuzlukları en aza indirdik. İç talepteki daralmayı mal ihracatı ve turizmdeki güçlü performansla dengeledik. Yeni ekonomi programımıza göre sıkı para ve maliye politikaları uygulanarak ekonomideki dengelenme süreci etkin bir şekilde yönetilecek enflasyon cari işlemler ve dış finansman ihtiyacı kaynaklı risklerimizi minimize eden sürdürülebilir bir büyüme patikası izlenecektir. Bu doğrultuda büyümenin 2018 yılında yüzde 3.8, 2019 yılında ise yüzde 2.3 olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz. Ekonomimizdeki güçlü büyümenin yanı sıra destekleyici iş gücü politikalarının etkisiyle istihdamda oldukça iyi bir performans elde ettik. 2018 yılı Ocak-Ağustos döneminde ortalama yıllık istihdam artışı 836 bin kişi olarak gerçekleşmiştir. Böylelikle 2018 Ağustos dönemi itibariyle istihdam edilenlerin sayısı 29 milyona ulaşmıştır. Bu dönemde işgücü piyasasına yönelik uyguladığımız teşvikli politikalar istihdam artışlarına katkı sağlamaya devam etmiştir. Ancak buna karşılık iş gücünün artması ile işsizlik oranları da bir miktar yükseliş göstermiştir. 2018 yılı Ağustos dönemi itibarıyla manşet işsizlik oranı yüzde 11.1 olarak gerçekleşmiştir. 2018 yılı genelinde işgücü arzının artmaya devam etmesi, ekonomik dengelenmenin belirginleşmesi ve yavaşlayan iç talep nedeniyle işsizlik oranının bir miktar artarak yüzde 11.3 olarak gerçekleşmesini görüyoruz. Önümüzdeki dönemde ekonomik yavaşlamaya rağmen işgücünün tekniklerinde ve iş olanakların da sağlanacak iyileşmeler ve uyguladığımız politikalar işgücü piyasasını ve ekonomiyi desteklemeye devam edecektir” açıklamasında bulundu.

    “Kasım ayından sonra Aralık ayında da enflasyonla mücadelede güçlü bir performansı yakalayacağımıza inanıyoruz”

    2016 yılından bu yana enflasyona dair gelişmelerde temel olarak döviz kurundaki artış başta olmak üzere enerji ve ithalat fiyatları işlenmemiş gıda fiyatlarıyla güçlü talep artışının belirleyici olduğunu söyleyen Albayrak, “Özellikle 2018 yılının 2.çeyreğinde tüketici ve üretici enflasyonu hızlı bir artış kaydetmiştir. Son enflasyon rakamları ise yüksek enflasyona karşı atılan adımların ve enflasyonda topyekun mücadele programının başarısını ortaya koymuştur. Yeni ekonomi programı sonrasındaki dengelenme süreci kur ve faizlerden sonra enflasyon göstergelerinde de etkisini göstermeye başlamıştır. Kasım ayı itibariyle tüketici enflasyonu bir önceki aya göre yıllık bazda 3,62 puan gerileyerek yüzde 21,62 olarak gerçekleşmiştir. Bu sürecin para ve maliye politikalarımızdaki güçlü duruşla desteklemeye devam edeceğiz. Kasım ayından sonra Aralık ayında da devam edecek KDV ve ÖTV indirimlerinin ve enerji fiyatlarında zam yapılmayacak olmasının etkisiyle enflasyonla mücadelede güçlü bir performansı yakalayacağımıza inanıyoruz. Buna ilave olarak kurun daha istikrarlı patikaya oturması ve petrol fiyatlarındaki düşüş dezenflasyon sürecini destekleyecektir. Böylece YEP’teki 2018 hedefimizi yakalayacağımızı öngörüyoruz” dedi.

    “Ekonomideki dengelenme süreci dış talep yönünden beklentilerimizden çok daha olumlu yönde seyretmektedir” ifadesini kullanan Albayrak, “2017 yılında 157 milyar dolara yükselen yıllık ihracatımız dış ticarette artan korumacılık ve jeopolitik risklere rağmen 2018 yılında bu artışı sürdürerek Kasım ayında yıllık bazda 168,1 milyar dolarla bugüne kadar ki en yüksek değerine ulaşmıştır. İnşallah yıl sonu itibariyle 170 milyar dolarlık hedefi de yakalayacaktır. 2018 yılının ilk 10 ayı itibariyle en büyük ihracat pazarımız olan AB ekonomisine yönelik ihracatımız yüzde 15,5 artarak toplam ihracatımızın yüzde 50,3’ünü oluşturmaktadır. Turizmde yaşanan toparlanma cari açığın düşmesinde etkili olmuştur. Artan turist sayısına bağlı olarak turizm gelirlerinde de önemli artışlar yaşamıştır. Ülkemizi ziyaret eden yabancı sayısı 2018 yılı Ekim ayında yıllık bazda 38.9 milyon kişi ile rekor seviyelere ulaşmıştır ve turizm gelirlerimiz de Eylül ayında yıllık bazda bakıldığında 24.9 milyar dolara ulaşmıştır. Bölgesinde bir cazibe merkezi haline gelen ülkemizin önümüzdeki dönemde bu rakamları çok daha yukarılara taşıyacağına inanıyoruz” diye konuştu.

    “Ağustos ve Eylül aylarında verilen cari fazlalardan sonra Ekim ve Kasım aylarında da cari fazla vereceğimizi çok yakından hep birlikte göreceğiz”

    Bakan Albayrak şöyle konuştu:

    “2018 yılının Mayıs ayından itibaren cari dengede çok ciddi bir iyileşme yaşandığını görüyoruz. Ağustos ve Eylül aylarında verilen cari fazlalardan sonra Ekim ve Kasım aylarında da cari fazla vereceğimizi çok yakından hep birlikte göreceğiz. Çekirdek cari denge olarak nitelendirilen altın ve enerji hariç dengede 2018 yılı Haziran ayı itibarıyla bugüne kadar bu eğilimde fazla vermeye devam etmiş, Eylül ayında bu rakam 5.1 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. 2018 yıl sonunda cari açığın yeni ekonomik program ile öngördüğümüz 36 milyar doların altına inmesini bekliyoruz. Son dönemde finansal piyasalarda yaşanan dalgalanmalara karşı bankacılık sektörü sağlıklı ve güçlü yapısını korumuş finansal istikrarı ve reel ekonomiyi desteklemeye devam etmiştir. Ayrıca yeni ekonomi programında belirlediğimiz çerçevede bankaların mali yapıları ve aktif kaliteleri yakından izlemekte ve sektörün mali yapısını güçlendirecek kapsamlı bir politika seti uygulanmaktadır. Bankacılık sektörünün aktif kalitesinin en önemli göstergelerinden biri olan ve sektörün kredi riskini gösteren kredilerin takibe dönüşüm oranı 2018 Ekim ayı itibariyle yüzde 3.5’tir. Sermaye yeterlilik oranı ise aynı dönemde yüzde 18.2 olarak gerçekleşmiştir. Bu oran hedef oran olan yüzde 12’nin oldukça üzerinde yasal sınır olan yüzde 8’in 2 katından daha fazladır. Küresel ekonomideki riskler ve yavaşlayan büyüme ortamı göz önüne alındığında Türkiye ekonomisinin sermaye akımlarındaki hızlı değişimlere ve jeopolitik risklere karşı zayıf kalmasının önüne geçilmesi bütün bu çerçeve güçlü duruş çok büyük bir önem arz etmektedir. Bu çerçevede içinde bulunduğumuz ekonomik dengelenme sürecinde yüksek borçlanma maliyetlerini azaltacak yatırımcı ve tüketici güvenini artıracak ve döviz kuru istikrarını sağlayacak adımları attık ve atmaya devam ediyoruz. Bu süreçte uygulayacağınız maliye politikaları bütçe disiplini ve kamu tasarrufların artırılması makro ekonomik temellerin güçlendirilmesi açısından büyük önem arz etmektedir. Türkiye 2002 yılından bu yana uyguladığı mali disiplin ve ihtiyatlı makroekonomik politikalarla kamu maliyesinde küresel ölçekte örnek gösterilen bir ülke haline gelmiştir. Kamu maliyesinde 2002 yılından bu yana yaptığımız reformlar sayesinde bütçe açıklarını ve borç stoklarını çok düşük seviyelere indirdik. Küresel krizin yaşandığı 2009 yılı hariç son 14 yıldır genel devlet açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranı yüzde 3’Ün altında gerçekleşmiştir.”

  • Yeniden aday gösterilen Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak: “Ufacık bir endişem yok”

    2019 yerel seçimler için yeniden aday gösterilen Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, “Hiç şüphem yok en ufacık bir endişem yok. İnanıyorum ki tekrar 12-0 yaparak sosyal demokrat belediyeciliği devam ettireceğiz” dedi.

    CHP Tekirdağ İl Yönetiminin yeni binası için bir düğün salonunda düzenlenen etkinliğe, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak’ın yanı sıra Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat, Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, Ergene Belediye Başkanı Rasim Yüksel ve CHP Tekirdağ yönetiminden çok sayıda vatandaş katıldı.

    “Tekrar 12-0 yaparak sosyal demokrat belediyeciliği devam ettireceğiz”

    Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, “Programda bir konuşma yapan 2014-2019 Tekirdağ Büyükşehir Belediye başkanımız olarak ve 2019-2024 Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı adayınız olarak sizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. 4 Belediye başkanı adayımız açıklandı onları kutluyorum ve aynı bıraktıkları yerden daha da ileriye götürerek hizmet edecekleri inancı içerisindeyim. Diğer 7 belediye başkan adayımız da belirlenecek ondan sonra 12 arkadaşımız olarak ben de Kadir abileri olarak hep beraber seçimlere gideceğiz ve hiç şüphem yok en ufacık bir endişem yok. İnanıyorum ki tekrar 12/0 yaparak sosyal demokrat belediyeciliği devam ettireceğiz. Değerli arkadaşlar 2014-2019 yerel yönetim sürecinin yani Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi olmasıyla beraber başlayan sürecin 12 belediyenin de sosyal demokrat temellerinin oturması umut oluşturmuştur. Kesinlikle hiçbir endişemiz yoktur ve sağlam temellere oturmuştur. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın” dedi.