Etiket: Albay

  • Sanık Dalaman Deniz Hava Üs Komutanı Albay Cenk Bahadır Avcı:

    15 Temmuz darbe girişimi gecesinde Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığından suikast timinin helikopterine yakıt verdiği gerekçesiyle tutuklanan Dalaman Deniz Hava Üs Komutanı Albay Cenk Bahadır Avcı hakim karşısında ifade verdi.

    “Yılmaz General mesajları güvenmememi istedi”

    Cenk Bahadır Avcı ifadesinde “15 Temmuz günü mesai bittikten sonra lojmana geçtim. Nöbetçi subay beni arayarak ‘Deniz Hava Komutanlığından aradılar tüm uçuşların iptal olduğunu söylediler’ dedi. Bu arada Deniz Hava Harekat Komutanı beni aramış. Sonra kendisine geri döndüm. VİP uçuş için bir uçak hazırlamam gerektiğini söyledi. Bende tamam dedim. Daha sonra meydana gittim. Bu arada haber merkezinden bir görev yazısı geldi. Genel Kurmay Başkanlığından gelen yazıda sıkıyönetim ilan edildiği yazılıydı. Aynı yazılı mesaj Deniz Kuvvetlerinden de geldi. Daha sonra Deniz Hava Üs Komutanı Tezcan Kızılelma’yı aradım. Gelen mesajları bildirdim. Ardından Garnizon Komutanını aradım. Yanında Hava Kuvvetlerinden Yılmaz Generalin olduğunu söyledi. Durumu anlattım. Kısa süre sonra geleceklerini söylediler. Ardından gece saat 24.00 sıralarında Yılmaz General makamında olduğunu mesajları görmek istediğini söyledi. Mesajları götürdüm. İnceledi. Bana bu mesajlara güven olmayacağını, bir Tuğgeneralin imzasıyla sıkıyönetim olmaz. Emniyet tedbirlerini al. Sıralı amirlerinden başka kimseden emir alma. Ben de Deniz Hava Üs Komutanı Tezcan Kızılelma’yı aradım. Oda donanma komutanıyla temasta olduğunu söyledi” dedi.

    “Vali helikoptere yakıt vermeme emri verdi”

    Muğla Jandarma Alay Komutanı Yavuz Özfidan telefonla beni aradı. Marmaris etrafında uçan ve etrafa ateş açan bir helikopter olduğunu, bu helikopterin bize ait olup olmadığını sordu. Ben de kendisine ‘Bizim helikopterimiz değil’ dedim. Bu arada sık sık telefonla görüşmeye devam ettik. Odama girdiğim sırada tanımsız bir hava aracının üsse yaklaştığı bildirildi. Bir süre sonra helikopter bizim üsse indi. Bu arada kule ve ben helikoptere telsizden anons geçtik. Ancak cevap vermediler. Daha sonra Gart kanalından kendilerine ‘İzinsiz iniş yaptıklarını etraflarının sarıldığını, motor susturarak teslim olmalarını’ istedik. Bunun üzerine helikopter kalkarak havalandı. Bu arada durumu Muğla İl Jandarma Komutanı Yavuz Albay’a bildirdim. Bir süre sonra helikopter yeniden geldi. Piste ineceği sırada Deniz Kuvvetleri Komutanlığından inen helikoptere yakıt vermemiz emredildi. Biz helikoptere yakıt vermeye başladık. Bu sırada Yavuz Albay’ı arayarak helikopterin geldiğini aldığım emir üzerine yakıt vermeye başladığımı söyledim. Bu arada Muğla Valisi telefonu alarak bana ‘Helikoptere yakıt verme. Helikopterin kalkmasına izin verme’ emri verdi. Ben telefonu kapattığımda helikopterin yakıt alım işi bitmişti. Helikopter hemen kalktı durduramadık” dedi.

    Cumhurbaşkanının Avukatından saat düzeltmesi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın sanığa, “O gece HTS kayıtlarına göre Akıncı Kışlası ile görüştünüz mü’ diye sordu. Sanık ‘Hayır’ yanıtını verdi. Avukat Aydın, ‘İfadenizde sürekli saat 02.30-03.00 sıralarında Alay Komutanı beni aradı diyorsunuz. Kayıtlara geçmesi için söylüyorum. HTS kayıtlarına göre görüşmeniz saat 03.36 olarak görüşmüşsünüz. Bunun da kayıtlara geçmesini istiyorum” dedi.

    Mahkeme Başkanından sanık Avcı’ya sorular

    Mahkeme Başkanı sanığa ‘O gece şüpheli helikopter Tuğgeneral Tezcan Kızılelma’nın talimatı ile mi kalktı’ sorusuna, sanık ‘Doğrudur Başkanım’ derken mahkeme Başkanı tekrar sanığa, ‘Kızılelma’ya vali ve alay komutanının emrinden bahsettiniz mi?’ diye sordu. Sanık da ‘Doğrudur. Yine de yakıt ikmali yapılması yönünde emir verdi’ dedi.

  • Darbeci Albay hakim karşısında

    Bursa’da 15 Temmuz darbe girişiminin ardından gözaltına alınan sözde Bursa Sıkıyönetim Komutanı Albay Yurdakul Akkuş ve tutuklu 13 sanık ilk duruşma için geniş güvenlik tedbirleri altında adliyeye getirildi. 15 Temmuz gecesi ilk olarak Bursa’da Yurdakul Akkuş’tan ele geçirilen Türkiye genelindeki sıkıyönetim komutanlarının listesi ve görev yerleri operasyonların seyrine büyük katkı sağlamıştı.

    15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye genelinde hakkında ilk gözaltı kararı verilen Albay Yurdakul Akkuş ve 13 tutuklu sanık 8. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı.

    Haklarında “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme”, “Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye Cumhuriyetini Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs”, “silahlı terör örgütü kurma, yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma” suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 20 yıla kadar hapis cezası istenen 16 sanıktan 9’u dün ifade verirken aralarında darbeci albay Yurdakul Akkuş’unda bulunduğu 7 kişinin bu gün ifade vermesi bekleniyor. Sabah saatlerinde geniş güvenlik önlemleri arasında Bursa Adliyesi’ne getirilen darbeci Albay Yurdakul Akkuş ile 13 kişi arka kapıdan içeriye alınarak duruşma salonuna götürüldü. Darbeci Albay’ın kısa olan saçlarının bir hayli uzamış olması dikkat çekti.

    Davada 2 kişi de tutuksuz yargılanıyor.

  • Cezaevinde ölü bulunan eski albay Kızılaslan’ın cenazesi Ankara’ya gönderildi

    Tokat Çamlıbel Cezaevinde ölü olarak bulunan eski Kastamonu Jandarma Bölge Komutanlığı Kurmay Başkanı İrfan Kızılaslan’ın cenazesi Ankara’ya gönderildi.

    Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) ihraç edilen eski Kastamonu Jandarma Bölge Komutanlığı Kurmay Başkanı Albay İrfan Kızılaslan, yaklaşık 35 gün önce Tokat Çamlıbel T Tipi Cezaevine gönderilmişti. Tek kişilik yerde kalan Kızılaslan, sabah saatlerinde yapılan sayımda çıkmaması üzerine yapılan araştırmada koğuşunda ölü olarak bulunmuştu. Kızılaslan’ın ayakkabı bağı ile kendisini pencereye asmak suretiyle intihar ettiği iddia edildi. Kızılaslan’ın cenazesi otopsi işlemlerinin ardından görevliler tarafından cenaze aracına konularak Ankara’ya gönderildi. Evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenilen Kızılaslan’ın ölümüyle ilgili henüz resmi açıklama yapılmadı.

  • Emekli Albay Uğur: “Hem Kuzey Suriye’de, hem de Kuzey Irak’ta yaşanan Türk-Amerikan savaşıdır”

    Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı emekli Albay Hasan Atilla Uğur, Türkiye’nin Amerika’nın emriyle asla hareket etmemesi gerektiğini söyleyerek, “Şu anda onu yapmıyoruz. Hem Kuzey Suriye’de, hem de Kuzey Irak’ta yaşanan Türk-Amerikan savaşıdır. Mandacılar ile millicilerin savaşmasıdır” dedi.

    Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı emekli Albay Hasan Atilla Uğur, Mudanya’da ‘teröre karşı milli birlik’ konferansına katıldı. Konferans öncesinde Musul operasyonu ile alakalı açıklamalarda bulunan Uğur, “Musul operasyonunu Suriye’den ayırmamak lazım. Suriye’deki Fırat Kalkanı harekatında da biz Amerika ile karşı karşıya kaldık. Aslında Irak’ın kuzeyindeki hadiselerde de Amerika ile karşı karşıyayız. Türkiye, Fırat Kalkanı operasyonu yaparak, “masada artık ben de varım” dedi. Musul hadisesinde Irak devleti bir açıklama yaptı. 2 senedir bizim Başika’da bulunan tugayımız oradaki insanları teröre karşı eğitiyordu. Ayrıca bizim Musul olarak olaya bakmamız gerekir. Telafer’de soydaşlarımız var. Ayrıca FETÖ ilişkili PKK da Kandil’de. Musul operasyonuna bizi dahil etmemelerinin çok büyük anlamı yok. Cumhurbaşkanı ve Başbakan “B ve C planlarımız var” dediler. Olası biçimde Musul’un içerisine Irak güçleri değil daha sonra peşmergeler, PYD’liler girerse oradaki Türkmen kardeşlerimiz Türkiye’den yardım isteyecek. Bu yardımda uluslararası anlaşmalar gereğince Türk ordusunun orada harekat yapmasına meşru zemin hazırlayacaktır. Ben şu anda Musul’a girip orada kalmanın bizim için bataklık olacağını düşünüyorum. Ama ileride Musul’da yapı değiştikten sonra nasıl bir yapı oluşturulacak, orada Kürt kökenli Kürdistan’ın hazırlıkları mı yapılacak, yoksa daha değişik bir şey mi yapılacak ? 1926 Ankara anlaşmasına göre “Irak’ın toprak bütünlüğü bizim için geçerlidir” diyoruz. Irak’ın toprak bütünlüğü geçerli olmayacaksa kuzeyinde defakto olarak PKK ve PYD’yi de içerisine alan bir Kürdistan oluşmasına asla izin vermeyiz. Bu Irak ve İran’ın da menfaatlerine aykırıdır. Onun için ben Musul operasyonundaki şu an içindeki gelişmeyi her şey oldu, bitti olarak bakmıyorum. Elbette bu IŞİD’in temizlenmesi adına yapılacaktır. Ama 63 ülke “ben koalisyonum orada varım” diyorsa, Türkiye hepsinden fazla Musul, Telafer ve Kandil’de söz sahibi olmadır. Ciddi bir şekilde takip edelim, hazırlıklarımızı yapalım. B ve C planlarımızı da saklı tutalım” diye konuştu.

    “Yaşanan Türk-Amerikan savaşıdır”

    Türkiye’nin Başika’daki birliğini asla geri çekmemesi gerektiğini vurgulayan Uğur, “Amerika’nın emriyle asla hareket etmemeliyiz. Şu anda onu yapmıyoruz. Aslında yaşanan Türk-Amerikan savaşıdır. Hem Kuzey Suriye’de, hem de Kuzey Irak’ta yaşanan Türk-Amerikan savaşıdır. Mandacılar ile millicilerin savaşmasıdır. Dün akşam Dışişleri Bakanlığı’ndan bir heyet Irak’a gönderildi. Irak’taki Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle çeşitli görüşmeler yapacaklar. Bu bizim için doğru hareket tarzıdır. Suriye ile Irakla, İran’la yapılacak bölgesel ittifaklar bizim masalarda yapılacak anlaşmalarda söz sahibi olmamızı gerektirecektir. Mustafa Kemal Atatürk, mantığı ile bu işe bakmak lazım. Onun zamanındaki gibi bölgesel ittifaklarla hareket edilirse Türkiye büyük kazanımlar sağlayacaktır” şeklinde konuştu.

  • Tatilde gözaltına alınan Albay serbest bırakıldı

    Aksaz Deniz Üssü’nde 2 çocuğu ve eşiyle tatil yaparken Hisarönü’nde jandarma tarafından gözaltına alınan Uzman Tabip Albay Halil Genç, ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Gözaltına alınmaktan değil yıllardır mücadele verdiği bir örgütün üyesiymiş gibi lanse edilmekten çok üzüldüğünü belirten Uzman Tabip Albay Halil Genç, “Ben Cuma günü mesaide idim. İfade vereceğim söylense gider verirdik. Kumpasa geldik” dedi.

    Bilindiği gibi; Aksaz Deniz Üssü’nde 2 çocuğu ve eşiyle tatil yapan Havacı Tabip Albay Halil Genç, gezmek için gittiği Hisarönü’nde jandarma tarafından FETÖ/PDY üyesi olduğu gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. Buradaki işlemlerin ardından Ankara’ya sevk edilen Uzman Tabip Albay, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılırken, başına gelen bu olayla adeta şok yaşadı.

    “Darbeden önce şikayetçi de olmuştum”

    Eşi ve çocukları ile tatildeyken gözaltına alınıp mücadele verdiği bir yapılanmanın üyesiymiş gibi muamele görmesinin üzüntüsünü yaşadığını belirten Uzman Tabip Albay Halil Genç, “Rutin bir ifade için çağrıldık. Ankara’ya varır varmaz ifademizi verdik ve serbest kaldık. Bu yapılanmayla uzaktan yakından alakamız yok. Bu paralel yapılanma ile ilgili ben de en çok mücadele verenlerden biriyim. Bu konuda mağduriyetim de var. Darbeden önce de şikayetçi olmuştum. Resmi kayıtlar incelendiğinde benim bu şikayetim zaten gözükecektir. Cumhurbaşkanımızın belirttiği gibi gerçekten ‘at izi it izine’ karıştı. Cuma günü görevimin başında yani mesaideydim. İfademin olduğunu bilsem zaten gider ifademi verirdim. Kumpasa geldik. Bu soruşturma aşamasında terörle mücadelede görev yapan polislere teşekkür ediyorum. Türk adaletine sonuna kadar güveniyorum” dedi.