Etiket: Alanındaki

  • Türkiye’nin ev tekstili alanındaki ilk sanal fuarı için geri sayım başladı

    Türkiye’nin ev tekstili alanındaki ilk sanal fuarı için geri sayım başladı

    Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle, Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) ve Denizli Sanayi Odası (DSO) işbirliğinde, dünyanın önde gelen fuar organizatörü ile düzenlenecek Virtual Hometex Turkey için geri sayım başladı. DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Fuarımızı tüm Türkiye’ye açtık. Sadece Denizli’den değil, İstanbul’dan, Bursa’dan ve ülkemizin farklı bölgelerinden katılımcılarımızın yer alacağı fuar dolayısıyla şimdiden çok heyecanlıyız” dedi.

    DENİB, DSO ve Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle 12-17 Ocak 2021 tarihlerinde organize edilecek ve Türkiye’nin ev tekstili alanındaki ilk sanal fuarı olacak etkinlik için çalışmalar son sürat devam ediyor. Dünyanın önde gelen fuar organizatörü ile düzenlenecek Virtual Hometex Turkey için geri sayım başladı. Virtual Hometex Turkey Fuarı kapsamında, ev tekstili sektöründe faaliyet gösteren Türk katılımcılar ABD, Almanya, İngiltere, Hollanda ve Rusya’dan davet edilecek ziyaretçilerle bir araya gelecek. Denizli İhracatçılar Birliği’nde düzenlenen basın toplantısında fuar ile ilgili açıklamalarda bulunan DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Türkiye’nin ilk ev tekstili sanal fuarının pandemi dolayısıyla 2021 yılı Mayıs ayına ertelendiğini, Heimtextil Frankfurt Fuarı’nın gerçekleşeceği tarihte yapılacağını açıkladı.

    “İhracatçı sektörlerimizde de benzer etkinlikler düzenlemeyi düşünüyoruz”

    Fuarla ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Memişoğlu, “Bilindiği gibi Heimtextil Fuarı, pandemi dolayısıyla ertelenmeseydi 12-15 Ocak 2021’de düzenlenecekti. Biz de, Virtual Hometex Turkey Fuarı’nı bu tarihlerde organize etmeye karar verdik. Hatta hafta sonunu da işin içine katarak, fuarımızı 16 ve 17 Ocak tarihlerine uzattık. Denizli Sanayi Odamızın da, sanal fuar konusunda çalışmaları bulunmaktaydı. Biz ‘Birlikten kuvvet doğar’ düşüncesinden yola çıkarak DENİB ve DSO olarak güçlerimizi birleştirmek istedik. Fuarımızı tüm Türkiye’ye açtık. Sadece Denizli’den değil, İstanbul’dan, Bursa’dan ve ülkemizin farklı bölgelerinden katılımcılarımızın yer alacağı fuar dolayısıyla şimdiden çok heyecanlıyız. Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle gerçekleştireceğimiz Virtual Hometex Turkey Fuarıyla iyi bir başlangıca imza atarak, diğer ihracatçı sektörlerimizde de benzer etkinlikler düzenlemeyi düşünüyoruz. Virtual Hometex Fuarı’nı birlikte düzenleyeceğimiz Denizli Sanayi Odamıza, DSO Başkan Yardımcısı Selim Kasapoğlu’na ve tüm yönetim kurulu üyelerine teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

    “Denizli’nin ve kurumlarının tecrübeli olduğu ev tekstil fuarıyla yapmaya karar verdik”

    Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan DSO Başkan Yardımcısı Selim Kasapoğlu, “Bildiğiniz gibi Dünya Sağlık Örgütünün pandemi ilan etmesi ile birlikte tüm dünyada fuarlar iptal edilmeye başladı. Yıllık 3,5 milyar dolar ihracatı olan Denizli sanayicisinin ürünlerini tanıtması, yeniliklerini göstermesi anlamında fiziksel fuarlar büyük bir önem taşıyordu. Bu düşünce ile Sanayi Odası olarak bu durumu nasıl telafi edeceğimizi düşünmeye başladık ve sanal fuarların yeni dönemde bu anlamda yeni bir enstrüman olacağını öngördük. Geçmişte yapılmış sanal fuar örneklerini araştırırken DENİB’in de bu doğrultuda çalışmalar yaptığını öğrendik. Tüm sektörler için fuarların önemli olduğunu biliyoruz ancak böyle bir organizasyonda ilk adımı Denizli’nin ve kurumlarının tecrübeli olduğu ev tekstil fuarıyla yapmaya karar verdik. Bugün bu hazırlıklar son noktaya geldi ve ev tekstil sanayicisinin en iyi şekilde tanıtılması amacı ile Virtual Hometex Turkey Fuarının 12-17 Ocak tarihlerinde yapılmasına karar verildi” dedi.

    “Virtual Hometex Turkey Fuarı bu çalışmalarımızın ilk örneğidir”

    DSO Başkan Yardımcısı Kasapoğlu, “DSO olarak, pandemiden önce başlayan ve pandemi ile hızlanan dijitalleşme sürecinde, Denizlili sanayicilerin bu sürece hızlı bir şekilde adapte olabilmelerini hedefliyoruz. Yeni dönemde ülkemiz sanayisi ve ihracatı için değişimin öncüsü olmak istiyoruz. Virtual Hometex Turkey Fuarı bu çalışmalarımızın ilk örneğidir. Firmalarımızın dijitalleşmesi ve uluslarası rekabet güçlerini kaybetmemesi için benzer çalışmalarımız diğer sektörler için de devam edecektir. Güçlerimizi birleştirerek Virtual Hometex Turkey Fuarını gerçekleştirmemizi sağlayan DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu ve yönetim kurulu üyelerine ayrıca teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

  • Malzeme ve mühendislik alanındaki geleceğin teknolojileri tartışıldı

    Malzeme ve mühendislik alanındaki geleceğin teknolojileri tartışıldı

    Gaziantep Üniversitesi’nin (GAÜN) ev sahipliğinde, Atatürk Kültür Sahnesi’nde hibrit olarak 2. Uluslararası Malzeme ve Mühendislik Teknolojileri Konferansı (TICMET’20) gerçekleştirildi.

    Konferansın açılışında konuşan GAÜN Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Günal, “Günümüzde hizmet ve imalat sektöründe çağın gerektirdiği hızlı ve esnek uygulamalar, rekabette çok hızlı bir yarışı da beraberinde getirdi. Başta sensör teknolojileri olmak üzere dijitalleşme, nesnelerin interneti ve yapay zeka çalışmaları artık mühendislik alanındaki çalışmaların en temel çalışma alanı haline geldi” dedi.

    Konferansın açılış konuşmasını yapan Konferans Başkanı Prof. Dr. Necip Fazıl Yılmaz, “Geleceğin teknolojileri olarak belirtilen çalışmaların neredeyse tamamı artık aktif olarak günümüzün uygulanan ve üzerinde çalışılan konuları haline geldi. Ülkelerin gelişebilmesi, dünyada yaşanan gelişmeleri ve gelecek beklentilerini iyi takip ederek teknolojinin bireyin ve toplumun ihtiyaçlarına uygun bir şekilde kullanılması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir olmasıyla mümkün olacak. Yazılım ve elektronik teknolojisindeki gelişim ve değişim trendine baktığımızda yapay zeka, dijital platformlar, artırılmış gerçeklik, nanoteknoloji, akıllı ve esnek üretim gibi ana başlık karşımıza çıkmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “Teknoloji beklenti döngüsü değişti”

    Prof. Dr. Yılmaz, “Yeni yetişen genç neslin, şirket karar vericilerinin ve çalışanlarının, teknoloji ve inovasyon liderlerinin bu mega trendleri anlaması ve önümüzdeki 10 yıl içinde şirketlerinin bu trendlerden nasıl etkileneceğini bilmesi gerekiyor. Teknoloji beklenti döngüsü, yüksek derecede rekabet avantajı sağlama potansiyeli bulunan teknolojilere doğru yoğunlaşmaktadır” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Yılmaz, TICMET’20 konferansının alanında öncü bir konferans olmaya doğru gittiğini ve yurt içinden gelen bildirilerin yanı sıra Katar, Güney Afrika, Belçika, Irak, Nijerya, Brezilya, Suriye, Cezayir ve Japonya’dan gelen çok değerli bildirilerin konferansın bilimsel içeriğine çok önemli değer kattığını ifade etti.

    AR-GE özel oturumu düzenlendi

    Konferansın ikinci gününde, ZOOM ve YouTube üzerinden canlı yayın yapılarak Ar-Ge Özel Oturumu düzenlendi. Moderatörlüğünü Konferans Başkanı Prof. Dr. Necip Fazıl Yılmaz’ın yaptığı bu özel Ar-Ge oturumunda Panelist olarak Sanayi Bakanlığı Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdür Yardımcısı Coşkun Çekiciler, Tübitak TEYDEB Başkan Yardımcısı Dr. Hasan Selçuk Selek ve Türkiye Bilişim Vakfı İcra Kurulu üyesi, Girişimci ve Profesyonel yönetici olan Dr. Recep Erdem Erkul katıldı.

    Türkiye ve dünyada inovasyon Kültürü yeniden şekilleniyor

    Panele katılan panelistler tarafından Ar-Ge odaklı teşvik politikalarında son durum, TEYDEB desteklerinin teknoloji ekosistemine katkıları, pandemi sonrası dijital ekonomi ve Ar-Ge yatırımlarının ülkelerin rekabet gücünü nasıl etkileyeceği ve genç girişimciler için dijital eğilimlerin neler olması gerektiği gibi konularda bilgi paylaşımı yapıldı. Türkiye ve Dünyada yeniden şekillenen inovasyon kültüründe analitik düşünme, aktif öğrenme, sosyal bilişim ve yapay zekanın önemine vurgu yapıldı.

  • Recep Akdağ: “Türkiye artık sağlık alanındaki cihazlarını da üretiyor”

    Recep Akdağ: “Türkiye artık sağlık alanındaki cihazlarını da üretiyor”

    Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ), 2020-2021 Akademik Yıl Açılış Töreni düzenledi. Eski Sağlık Bakanı, Erzurum Milletvekili ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Recep Akdağ açılışa katılarak, “KSBÜ Türkiye için büyük şans” dedi.

    KSBÜ Hekim Sinan Konferans Salonu’nda gerçekleşen “2020- 2021 Akademik Yıl Açılış Töreni’ne Zoom üzerinden de katılım sağlandı. Açılış törenine video konferans yöntemiyle katılan eski Sağlık Bakanı, Erzurum Milletvekili ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Recep Akdağ, “Tematik üniversitelere her zaman sıcak bakmışımdır. Kütahya bugün önemli ve güzel bir imkana sahip. Sağlık temalı bir üniversiteye sahip. Sağlık her zaman çok önemli bir alan olmuştur” dedi.

    Akdağ, gerçekleştirdiği konuşmada Türkiye’nin sağlık alanında nasıl bir konuma geldiğini de vurgulayarak, son durum hakkında veriler paylaştı. Akdağ, Türkiye’nin sağlık alanında artık kendi cihazlarını da ürettiğini belirtti. Eski Bakan Akdağ, Kütahya’ya da en yakın zamanda gelmek istediğini söyledi.

    Kütahya Valisi Ali Çelik, pandemi döneminde Kütahya’daki sağlık personellerinin üstün fedakarlıkla çalıştıklarının altını çizerek, “Türkiye’nin sağlık temalı devlet üniversitesi için, KSBÜ ciddi katkı sağlıyor” dedi.

  • UNESCO miras alanındaki taş ocağına köylüler karşı çıktı

    UNESCO miras alanındaki taş ocağına köylüler karşı çıktı

    Kayseri’de UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan Koramaz Vadisi içerisinde kurulmak istenen taş ocağına vadi etrafında bulunan çevre mahallelerde yaşayan vatandaşlar karşı çıktı.

    Melikgazi ilçesine bağlı Subaşı, KÜçükbürüngüz ve Büyükbürüngüz mahalleleri sakinleri, mahallelerin içerisinde bulunduğu ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan Koramaz Vadisi’nde yapılmak istenen taş ocağı için bir araya geldiler. Kalabalık şekilde zemin çalışması yapılan alana giden mahalle sakinleri, alanda yapılacak ocağın hem mera alanlarını yok edeceğini hem de bölgede bulunan yeraltı şehirlerine zarar vereceğini söyleyerek yetkililerden yardım istedi.

    Çalışmaların yer altı şehirleri de dahil birçok yere zarar vereceğini söyleyen Subaşı Mahallesi Muhtarı Ali Pumak, “Bizim burada maden istememizin sebebi, zaten sol tarafımızda yeteri sayıda maden ocakları var. Büyükbürüngüz tarafından da çalışma yaptılar ve mera olarak bir tek burası kaldı. Hayvancılığımız, tarım arazilerimiz, su kaynaklarımız tamamen bu vadide. Bu vadi ayrıca büyükşehir belediyesi tarafından UNESCO’ya Koramaz Vadisi olarak tescillendi ve UNESCO’ya dahil edildi. Ayrıca sağ tarafımızda da yer altı şehri bulunmaktadır. Bir kolu tamamen Bünyan’a bağlıdır ve buradan geçmektedir. Benim yetkililerden ricam gelsinler ve bu yer altı şehrini tescillesinler ve araştırsınlar. Bir kolu Bünyan’a bir kolu da aşağıda Bürüngüz, Subaşı ve Ağırnas, Büyükbürüngüz de dahil hepsinden yer altı şehrine bağlanmaktadır. Evlerimize çok yakın burası. Yarın burada patlama yapıldığında yerleşim alanındaki evlerimiz zaten çatladı ve hasar gördü diğer ocaklar tarafından ki, burası da açılır patlama yapıldığında kalan evlerimiz de yere çökerse bu köylü nereye gitsin? O zaman köyleri de alsın gitsinler. Burada mağdur ve evleri çatlayan vatandaşlarımız var. Biz gelişigüzel konuşmuyoruz bunları, bunlar başımızdan geçti” dedi.

    Subaşı Mahallesi sakinlerinden emekli öğretmen Ekrem Tuna ise, “Biz ülkemizi ve köyümüzü seviyoruz. Hiçbir zaman ülkemize gelecek gelir kaynaklarından ülkemizin mağdur olmasını istemeyiz ama şu anda gelinen nokta rantiyenin dışında, özellikle köyümüze ve bölgeye çok zarar verecek bir konum arz ediyor. Biz sayın başkanımızın gönlümüze taht kurduğunu da ifade edelim. Köyümüze karşı gösterdiği yakınlığıyla gönlümüze taht kurmuştur ama gelinen bu noktada ben bir kez daha vermiş oldukları kararın üzerinde bir kez daha düşünmelerini köylülerimiz adına arz ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Küçükbürüngüz Mahallesi Muhtarı Hacı Bölük, yapılacak çalışmaların tarla ve mera alanlarına zarar vereceğini söyleyerek, “Bu konuda vatandaşımızın tedirgin olduğunu görüyoruz. Bu taş ocakları, bizim Koramaz Vadisi UNESCO’ya girdiği için bizim bölgemiz de vadi içerisinde kalıyor. Buradan dinamitlerle çıkacak her taş parçası 200-300 metre yakınında Subaşı Mahallesi’nde bulunan yer altı şehrinin ve Gaziler Mezarlığı’nın bulunduğu bölgeye çok yakın. Aynı zamanda bizim bu vadimiz sol taraftaki Koramaz Dağı’ndan aldı ismini. Genellikle bu bölgede poyraz estiğinden dolayı bizim aşağıdaki tarım arazilerimiz bu tozdan ve dinamit atılmasından çok zarar görecek. Bunun için biz bu ocağın açılmasına mahalle olarak karşıyız” dedi.

    Araçların önüne sadece tepkilerini koymak için geldiklerini söyleyen Küçükbürüngüz Mahallesi sakinlerinden Mehmet Uldağ da, “Akşam internette bir arkadaşımız Koramaz Dağı’nın kış görüntülerini paylaşmış. Dağın kuzey ucunda bir taş ocağı var zaten ve 20 yıldır işletiliyor. Biz geçtiğimiz yıl o taş ocağını gezdik. Tepesinden baktığınız zaman 30 katlı bir binanın tepesinden bakıyormuş gibi devasa çukurlar oluşmuş. Bir dağ taş ocağıyla biter mi demeyin. Biz de bitmez sandık ama bitermiş. Biz bu araçların önüne sadece tepkimizi koymak için çıkmalıyız. Bizim derdimiz üzüm yemek değil, bizim derdimiz bağcıyı dövmek de değil. Bizim derdimiz topraklarımıza sahip çıkmak. Biz Büyükşehir Belediye Başkanımıza güveniriz. Burada şirketin değil vatandaşın yanında olmasını istiyoruz” dedi.

    Mahalle sakinlerinin toplanarak tepki göstermesi üzerine zemin çalışması yapan iş makinası bulunduğu yerden indirilerek çalışması durduruldu.

  • Yaylacık sahil dolgu alanındaki çalışmalar devam ediyor

    Akçaabat Belediyesi tarafından halkın gezinti ve dinlenme alanlarını çoğaltmak amacıyla Yaylacık sahil dolgu sahasında çalışmalar devam ediyor.

    İçerisinde bulunan 12 dönümlük alanda 16 adet ahşap kamelya yaparak güzel bir piknik alanı oluşturulurken, devam eden çalışmalarla bu bölgeye kamelyalara ek olarak bir adet kafeterya, iki adet çocuk oyun parkı ve mescit yapıldı.

    Akçaabat merkezinden başlayarak sahil boyunca Söğütlü ve Yıldızlı Mahallesi’ne kadar olan bölüm için yürüyüş yolu planlanırken, yürüyüş yolunun yanı sıra bölgede araç servis yolu ile bisiklet yolu da planlandı. Yaylacık sahil dolgu sahası içerisinde 150 dönümlük alanda çalışmalarını yürüten Akçaabat Belediyesi tarafından bu alanda ileriye dönük olarak mevcut futbol sahasının kuzeyinde ikinci bir futbol sahası, voleybol, basketbol ve tenis sahaları da yapılacak. Kalan 50 dönümlük alanda tema park ve 5 bin kişilik amfi tiyatro gibi sosyal ve kültürel alanlar oluşturulacak.