Etiket: Alamaz”

  • Avukat Koşar: “Papağana işkence eden Murat Özdemir TCK’ya göre ceza alamaz”

    Sosyal medya üzerinden papağana yaptığı işkence nedeniyle büyük tepki çeken ve sonrasında gözaltına alınan Murat Özdemir’in mevcut yasada ceza almayacağını belirten Avukat Çiler Nazife Koşar, “Hayvanlara karşı işlenen suçlar da aynı insanlara yapılmış gibi Türk Ceza Kanununda yer bulup cezalandırılmalı. TBMM’de bekleyen yasa bir an evvel çıkarılmalı” dedi.

    Hayvanlara yönelik suçlardaki cezasızlık nedeniyle istismar ve şiddet olayları her geçen gün artarak devam ettiğini belirten deneyimli ceza avukatı Çiler Nazife Koşar, bir televizyon programında ünlenen Murat Özdemir’in papağana eziyet ettiği gerekçesiyle ceza alamayacağını savundu.

    “Meclis’te bekleyen yasanın bir an önce çıkartılarak, cezaların ‘paraya çevrilemez, ertelenemez’ olması gerekiyor” diyen Koşar, “Kaldı ki Meclis’te bekleyen yasadaki cezalar da yetersiz. 2-3 aydan başlayan cezalar söz konusu, bunlar da zaten paraya çevrilebiliyor, ertelenebiliyor. Oysa alt sınır 2 yıldan başlamalı, paraya çevrilmemeli ve ertelenmemeli. Ancak o zaman caydırıcı olur” şeklinde konuştu.

    Son olayda bir televizyondaki yarışma programında diskalifiye olduktan sonra sosyal medya üzerinden yayın yapan Murat Özdemir’in papağana yaptığı eziyetin kan dondurucu olduğunu ifade eden Avukat Koşar, “Bugün papağana bunu yapan, yarın çocuğuna, eşine, arkadaşına aynı şeyleri yapabilir. Hayvanlara karşı işlenen öldürme ve eziyet fiillerine karşı caydırıcı tedbir ve cezai yaptırımların öngörülmesi gerekiyor. Hayvanlara karşı işlenen suçlar da aynı insanlara yapılmış gibi Türk Ceza Kanununda yer bulup cezalandırılmalı. Basına yansımayan kim bilir ne çok şiddet ve tecavüz olayı var. Devlet bu konuda bir an önce önleyici tedbirler almalı” dedi.

    Murat Özdemir’in yaptığı hareketin Türk Ceza Kanununda bir yaptırımı olmadığını vurgulayan Koşar, “Ne yazık ki bu papağını ayağını altına alıp ezse, öldürse bile ceza alamaz. Bir an önce TBMM’de bekleyen hayvanlar için yasanın geçmesi gerekiyor” diye konuştu.

    “Sosyal medyadan hakaretin daha çok cezası var”

    Bazı suçlarla ilgili olarak, suçun alenileşmesi ve daha geniş kitlelere ulaşması nedeniyle artan kişisel zararları dikkate alarak, sosyal medya üzerinden işlenen suçlar için daha fazla ceza öngördüğünü belirten Avukat Koşar, “Örneğin, Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenen genel ’hakaret’ suçunun sosyal medya gerçekleşmesi halinde 2 yıla kadar hapis cezası var. Aynı zamanda TCK’nın 106. maddesindeki ‘tehdit’ suçunun sosyal medya üzerinden sahte bir isim ile işlenmesi halinde suçun işleniş biçimi ve mağdurda etkileri dikkate alınarak, genel tehdit suçundan daha ağır bir ceza söz konusu. Öte yandan kişilerin adresleri, kimlik bilgileri, fotoğraflarını ve özel bilgilerini de izinsiz paylaşmak suç teşkil ediyor. Aynı şekilde sosyal medyada elden ele dolaşan görüntüler, ses kayıtları hoşunuza gitse bile izinsiz olarak paylaşamazsınız. Çok ciddi hukuki yaptırımları olmakla birlikte bu tarz paylaşımların mahkemelerde delil olma özelliği de unutulmamalı” ifadelerini kullandı.

    “Hayvana karşı işlenen suçlara idari para cezası”

    5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu 1. Madde’de, hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamak olduğunu ifade eden Avukat Çiler Nazife Koşar, “Bu kanunun amacı doğrultusunda yasaklanan hükümlere aykırı davrananlara kanun kapsamında idari para cezaları öngörülmüştür. Ancak bir canlıya eziyet, işkence etmek, kötü muamelede bulunmak gibi suç oluşturan davranışların toplum vicdanını rahatlatmadığı gibi hiçbir amaca hizmet etmeyen caydırıcılığı tartışılır olan sadece idari para cezaları yeterli olmayıp; son dönemlerde hayvanlara yönelik yapılan kötü muamelenin artması da bu söylenenleri destekler niteliktedir” dedi.

    Avukat Koşar, Meclis’te bekleyen Hayvanları Koruma Kanununda değişiklik yapılmasına dair yasa tasarısında şu maddelerin olduğunu söyledi:

    “Sahipli veya sahipsiz hayvana acımasız ve zalimce muamelede bulunan veya eziyet eden ya da haklı bir neden olmaksızın öldürene 4 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Birden çok hayvana karşı bu suçu işleyenin cezası yarı oranında artırılarak 6 aydan 4,5 yıla çıkacak. Nesli yok olma tehlikesi altında olan bir hayvanı öldürene 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası verilecek. Birden çok hayvana karşı bu suçu işleyenin cezası yarı oranında artırılarak 4,5 yıldan 10,5 yıla kadar hapis olacak. Hayvanları birbirlerine zarar verecek şekilde dövüştürenler 2 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılacak. Sahipli hayvana karşı işlenen suçlar sahibinin şikayetine, sahipsiz hayvanlara işlenen suçlar ise Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından başsavcılığa yazılı başvurusuna bağlandı. Bakanlık bu görevi bölge müdürlükleri ile il ve ilçelerdeki taşra teşkilatları aracılığıyla yerine getirecek.”

    “Şimdiki kanun yetersiz”

    Yakın zamanda siber suçlarla mücadele kapsamında önleme şube müdürlüğü bünyesinde 11 yeni masa kurulduğunu belirten Koşar, “Buna göre ilk kez hayvana yönelik şiddet ve hayvan haklarını ihlal edenlere yönelik de ‘hayvanlara şiddet’ masası çalışmalara başladı. Hayvanlara şiddet içeren görüntüleri yayan, bunları paylaşan ve hayvana şiddet uygulayanlar tespit edilerek adli mercilere çıkarılıyor. Nitekim bu kapsamda en son Murat Özdemir tarafından papağana yapılan işkence, sosyal medya hesabından canlı olarak yayınlanmış ve toplumda büyük bir infial uyandırması sebebiyle gözaltına alınmışsa da, mevcut yasaya göre, bu suçun karşılığı, sadece idari yaptırımdır. Sonuç olarak, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu yetersizdir. Tasarının caydırıcı yaptırımlarla desteklenerek bir an önce yasalaşması gerekmektedir” dedi.

  • AK Partili İnceöz: “Geleceğimizi kimse ipotek altına alamaz”

    AK Parti Grup Başkanvekili ve Aksaray Milletvekili İlknur İnceöz, bir daha darbelerle dolu bir tarih yaşamak istemediklerini belirterek, “O anlamda da geleceğimizi kimse ipotek altına alamaz, almasına da izin vermiyoruz” dedi.

    15 Temmuz gecesi Fethullah Gülen Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) tarafından Türkiye’ye gerçekleştirilmek istenen darbe girişiminin ardından 17 gün geçmesine rağmen tüm Türkiye’de olduğu gibi Aksaray’da da vatandaşlar demokrasi nöbetini tutmaya devam ediyor. Ellerinden Türk Bayraklarını alan 7’den 70’e tüm vatandaşlar meydanlara koşarak demokrasi nöbeti tutuyor. Demokrasi nöbetine vali, belediye başkanı başta olmak üzere protokol üyeleri, siyasiler ve sivil toplum örgütleri de devam ediyor.

    Demokrasi nöbetine kimi zaman Ankara’da, kimi zamanda Aksaray’da katılan AK Parti Grup Başkanvekili ve Aksaray Milletvekili İlknur İnceöz, vatandaşlarla birlikte ilk günkü heyecan ve coşkuyla nöbeti sürdürdüklerini söyledi. Meydanların hınca hınç dolu olduğunu ifade eden İnceöz, “Aksaray meydanında vatandaş her zaman destek vermek için bulundular. 81 ildeki meydanlarımızda bu coşkuyu görmekteyiz. Biz irademize sahibiz, geleceğimize sahibiz. Başkomutanımız Recep Tayip Erdoğan’ın ikinci bir emrine kadar da meydanlardayız. Çünkü bir daha darbelerle dolu bir tarih yaşamak istemiyoruz. O anlamda da geleceğimizi kimse ipotek altına alamaz, almasına da izin vermiyoruz. İşte meydanların dili net bir şekilde demokrasi istiyor. İdaresine sahip çıkmak istiyor. İlk gün ki heyecan ve coşkunun daha da arttığını gördük. Katılım sağlayan ve destek veren Aksaray halkına teşekkür ediyorum” dedi.

  • Bakan Sarı: “Hiçbir Güç Türkiye’nin Geleceğini İpotek Altına Alamaz”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, terör örgütü PKK’nın Sur’da yapılan kentsel dönüşüm çalışmalarını engellemeye çalıştığını belirterek, “Hiçbir güç, hiçbir terör örgütü Türkiye’nin geleceğini ipotek altına alamaz, alamayacaktır da. Türkiye’nin yarınlarını kimsenin karartmasına izin vermedik, vermeyeceğiz” dedi.

    Uluslararası İstanbul Akıllı Şebekeler ve Şehirler Kongre ve Fuarı, 4’üncü kez ziyaretçilere kapılarını açtı. Haliç Kongre Merkezi’nde 150 firmanın stant açtığı fuara Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş katıldı. Kongrede akıllı şehirler için yenilikçi uygulamalar ve bu kapsamda yapılan çalışmalar konuşuldu.

    “HİÇBİR GÜÇ TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ İPOTEK ALTINA ALAMAZ”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Sarı, hem şehirleşme hem de terörle mücadele konusunda önemli mesajlar verdi. Bakan Sarı, “Ülkemizin günlük kararlarla yönetildiği zamanlarda plansızlığın, projesizliğin ve vizyonsuzluğun ürünü olan çarpık şehirleşme sorununu ancak yeni çözmeye başladık. Maalesef birileri projelerimizi engellemeye çalışıyor. Örneğin Sur projemiz. Biz dünyanın konuştuğu akıllı şehirleri bugün burada tartışırken, birileri ise bölgede çalışan mühendislerimizi, ustalarımızı, işçilerimizi, memurlarımızı tehdit etmekle meşgul. Hain terör örgütü bölgede çalışan ekiplerimizi, vatandaşlarımızı korkutmaya çalışıyor. Burada bir şeyi tekrar etmek istiyorum: Hiçbir güç, hiçbir terör örgütü Türkiye’nin geleceğini ipotek altına alamaz, alamayacak da. Türkiye’nin yarınlarını kimsenin karartmasına izin vermedik, vermeyeceğiz” dedi.

    Vali Şahin de yaptığı konuşmada yenilenebilir enerjiye dikkat çekerek, “Gezegenimiz hala insanlığa hizmet edecek çok büyük imkanlarla dolu, çok büyük enerji kaynaklarına sahip. Bugün belki fosil yakıtların sonuna geldik diye düşünülse de, güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, kaya gazı ve denizlerdeki sismik enerji insanlığın yeni enerji kaynakları, yeni enerji umutları olmaya başlayacak” şeklinde konuştu.

    “İSTANBUL’DA TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLACAK MODELLERİ GELİŞTİRDİK”

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş ise, “Biz küçülen dünyada bütün teknolojik gelişmeleri yakinen takip etmek, geliştirmek ve insanlığa bunu sunmak zorundayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın belediye başkanlığı zamanında başlattığı onvizörist görüşüyle İstanbul’da Türkiye’ye örnek olacak modelleri geliştirdik. Altyapıdan ulaşıma kadar her alanda çalışma yaptık” dedi.