Etiket: Alamayız”

  • Antalya Valisi Münir Karaloğlu: “Kadına şiddeti önlemede çareyi Londra’da Paris’te ararsak sonuç alamayız”

    ’Kadına Şiddete Müdahale’ konulu seminerde konuşan Vali Münir Karaloğlu, “Her toplumun ayrı bir kültürü ve inanışı var. Kadına şiddeti çözmemiz için batıya değil kendi kodlarımıza yönelmeliyiz” dedi.

    Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Antalya Temsilciliği, 25 Kasım ‘Kadına Şiddetle Mücadele Semineri’ ve ‘Şiddete Dur De’ sergisi düzenledi. Toplantıya Antalya Valisi Münir Karaloğlu, İl Milli Eğitim Müdürü Yüksel Arslan, Aile Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdullah Çalışkan, KADEM Antalya Temsilcisi Zeynep Ayşe Taş, muhtarlar, çok sayıda kadın ve erkek katıldı.

    Panelin açılışında konuşan KADEM Antalya Temsilcisi Zeynep Ayşe Taş, günümüzde 4 kadından birisinin şiddete maruz kaldığını belirterek, “Bu bir insanlık ayıbı, toplumsal bir hastalıktır. Bunun için her yıl kampanyalar üretiyoruz. Kadının rolünü değil, erkeğinkini ön plana atıyoruz. Bu bağlamda aileyi ve aile yapısını en iyi bilen muhtarlarımıza büyük işler düşüyor” dedi.

    “Batıya yönelmek işi çözdü mü?”

    Vali Münir Karaloğlu ise konuşmasında kadına şiddet konusunda Batı ülkelerine yönelmenin çözüm olmadığını söyledi. Her toplumun farklı bir kültüre, inanışa ve geleneklere sahip olduğuna dikkat çeken Karaloğlu, “Bu sorunu çözmemiz için dediler ki; Batıya bakmamız gerekiyor. Baktık, yaptık önleyebildik mi? Hayır. Sebebini bulmamız gerekiyor arkadaşlar. Hiçbir toplum diğerinin aynısı değil, diğer toplumların kadına, eşine, çocuğuna bakışı aynı değil. Falancı millet çözdü biz de onların yasasını alalım. Çözdü mü? Hayır” diye konuştu.

    “Kendi kodlarımıza dönmemiz lazım”

    Çözüm olarak Türk toplumunun kendi özüne inmesi gerektiğini işaret eden Vali Karaloğlu, “O zaman ne yapacağız kendi kodlarımıza döneceğiz. Bizim dinimiz, kültürümüzden başka anneyi ve kadını yükselten başka medeniyet, başka bir din, başka bir kültür var mı? Hayır. Çareyi Brüksel, Londra Paris’te ararsak olmuyor. 2012’den sonra kadına şiddet azalmadı aksine çoğaldı. Çözüm kendimize gelmemiz. Çözüm kendi medeniyetimizde, kendi kültürümüzde ve inancımızda var, oraya dönmemiz lazım. Bunu erkekler kurtaracak. Önce kendimize geleceğiz. Allah sana eşinden biraz daha güç verdi diye eşine bunu kullanırsan, Allah’a karşı bunun hesabını veremezsin” ifadelerini kaydetti.

  • Cüneyt Çakır: “eğer Bu Testi Koşamazsak Euro 2016 Avrupa Şampiyonası’nda Yer Alamayız”

    Türkiye’yi uluslararası müsabakalarda başarı ile temsil eden ünlü hakem Cüneyt Çakır, Küçükçekmeceli gençlere saha içinde ve dışında yaşadıklarını anlatarak, “Zor ve yorucu bir dönem bizi bekliyor. Çünkü 18 Nisan’da UEFA’nın düzenlediği bir seminer var. Bu seminerde biz bir atletik teste gireceğiz. Bu testi geçmek zorundayız. Eğer bu testi koşamazsak EURO 2016 Avrupa Şampiyonası’nda yer alamayız” dedi.

    Küçükçekmece Belediyesi, düzenlediği “Zirvedekiler” isimli söyleşide ünlü hakem Cüneyt Çakır ve ekibinde bulunan Bahattin Duran, Tarık Ongun, Hüseyin Göçek ve Barış Şimşek’i gençlerle söyleşide buluşturdu. Sefaköy Kültür Merkezi’nde düzenlenen ’Zirvedekiler’ isimli söyleşi programında gençlerle bir araya gelen hakemler, saha içinde yaşadıkları tecrübeleri gençlerle paylaştı. Gençlerle sohbet havasında gerçekleşen söyleşi sonrası Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Recep Şencan, usta hakem Cüneyt Çakır’a plaket takdim etti. Cüneyt Çakır ve ekibi ise Başkan Yardımcısı Recep Şencan’a imzaladıkları hakem formasını hediye etti.

    “BU TESTİ KOŞAMAZSAK ŞAMPİYONADA OLAMAYIZ”

    Hollandalı hakemlerle yaptıkları kampa ilişkin konuşan Cüneyt Çakır, “Hollandalı hakemlerle yaptığımız bir kamp vardı. Onlar da bir nezaket gösterip bizi şampiyona öncesi Hollanda’ya davet ettiler. İnşallah Mayıs ayının ortalarında ekip olarak Hollanda’ya gideceğiz ve orada kamp yapacağız. Orada da misafirlerimiz olacak onların da tecrübelerinden yararlanacağız. EURO 2016 Avrupa Şampiyonası’na hazırlanacağız. Zor ve yorucu bir dönem bizi bekliyor. Çünkü 18 Nisan’da UEFA’nın düzenlediği bir seminer var. Paris’te yapılacak ve 4 gün sürecek. Mesela bu seminerde biz bir atletik teste gireceğiz. Bu testi geçmek zorundayız. Eğer bu testi koşamazsak EURO 2016 Avrupa Şampiyonası’nda yer alamayız. Bunlar her zaman, her şampiyona öncesi yapılan bir şey. Biz o yüzden çalışmalarımızı çok arttırdık bu dönemde. Sadece atletik testte değil, kural sınavı da yapılacak, çeşitli testler yapılacak. Bunların hepsini başarıyla geçmemiz lazım.  Aslında Hollanda kampından önce 18 Nisan’daki UEFA kampı bizim için çok kilit bir kamp” şeklinde konuştu.

    “TÜRK HAKEMLİĞİNDE İKİ DÖNEM VAR”

    Türk hakemliğinde iki dönem olduğunu belirten Cüneyt Çakır, “Jaap Uilenberg ile biz Türjk hakemleri olarak 2009 yılından beri çalışıyoruz. Bu sezon sonundan sonra kendisi ayrılıyor. Hep şunu söylüyorum Türk hakemliğinde iki tane dönem vardır. Bir tanesi Jaap Uilenberg’ten önceki dönemdir. Diğeri ise onun göreve başladıktan sonraki dönemdir. Bence kendisinin Türk hakemliğine çok büyük katkısı olmuştur. Biz kendisinden çok şey öğrendik, Türk hakemleri kendisinden çok şey öğrendi. Sadece UEFA’da FİFA’da yönettiğimiz, aldığımız maçlar değil. Genç hakemlerine kadar, gözlemcilerine kadar yapısal, işleyiş ve idari olarak çok şey öğrendi, Türk hakemliği kendisinden” diye konuştu.

    “TÜYLERİM HALA DİKEN DİKEN OLUYOR”

    Sahaya çıkmadan önce ekip arkadaşlarıyla arasında geçen diyaloğu paylaşan Çakır, “Biz yardımcı arkadaşlarımızdan işaret alır ve maçı başlatırız. Ben önce kale arkasındaki arkadaşlarımdan işaret aldım. Daha sonra Bahattin hocadan işaret aldım. En son Tarık hocaya döndüğüm zaman durdum. Tarık, tamam hocam başlayabiliriz diyor ama ben tepki veremiyorum. Ne oldu hocam iyi misin diyor. Tarık dedim, arkana bak lütfen. Ukrayna’nın Donetsk şehrinde İspanya ile Portekiz arasında oynanan maçta sayıları 500’den fazla olan Türk taraftarlar oraya gelmişler ve Türk bayraklarıyla ’Türkiye Türkiye’ diye bağırıyorlar. Hala tüylerim diken diken oluyor. Herhalde bir hakem için, bir Türk insanı için bundan daha gurur verici bir şey yoktur. Biz o maçtan sonra çok maç yönettik ve Allah’a çok şükür ilk defa bir Türk hakemi Şampiyonlar Ligi’nde final yönetti. Herkes merak ediyor. Ne konuştunuz hocam soyunma odasında diye. Neler oluyor, maç konuşmasını nasıl yaptınız diye. Maç konuşması yapmaya gerek yok ki. Biz soyunma odasında sadece şunu konuştuk. Bugün bu sahada 70 milyon Türk vatandaşı olacak ve hepsi bu sahaya sığacak” ifadelerini kullandı.