Etiket: Alamadan

  • Okan Buruk: “Pozisyonlar geldi ama günün sonunda puan alamadan ayrıldık”

    Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Okan Buruk, Medipol Başakşehir yenilgisinin ardından yaptığı açıklamada, fırsatları değerlendiremediklerini ve günü puansız kapattıklarını söyledi.

    Spor Toto Süper Lig’in 12. haftasında Çaykur Rizespor evinde Medipol Başakşehir’e 2-1 mağlup oldu. Maçın ardından Teknik Direktör Okan Buruk, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Fırsatları değerlendiremediklerini söyleyen Buruk, “Maçtan önce tabi ki iyi bir takımla oynayacağımızın farkındaydık. Hem çok az gol yiyen hem de iyi oyunculara sahip. Sadece bir takım değil yedeklerde de bekleyen bir takımı daha var. Gerçekten çok iyi bir takıma karşı oynayacağımızı biliyorduk. Buna göre önlemlerimizi almaya çalıştık. İlk yarıya baktığımızda rakibimize çok fazla pozisyon vermedik. Bizim Vedat ile bulduğumuz bir pozisyonumuz vardı. İkinci yarının başında özellikle bir penaltı pozisyonu vardı. Telefondan baktığımızda ofsayt da gözükmüyor, net bir penaltı. Burada yani VAR sisteminin atladığı bir pozisyon olduğunu düşünüyorum. 1-0’ı yakalama fırsatları elimize geldi. Bunları değerlendiremedik. Bir de duran toptan yedik. Ondan sonraki bölüm, özellikle 2-1’i yakalayana kadar ki bölümden hiç memnun değilim, mutlu değilim. Ama 2-1 sonrası çok daha farklı bir takım ortaya çıktı. Maçı berabere bitirebilirdik, pozisyonlar da geldi ama günün sonunda puan alamadan ayrıldık” şeklinde konuştu.

  • Hırsızlar kasayı çaldı serveti alamadan bahçeye attı

    Adana’da içinde 20 bin lira değerinde altın olan çelik kasayı çaldığı ileri sürülen baba-oğul ve arkadaşları, altını alamadan kasayı bahçeye attıktan sonra yakalandı.

    Edinilen bilgiye göre olay, Yüreğir ilçesine bağlı Kışla Mahallesi 4 bin 393 sokakta bir evin 2’nci katında meydana geldi. İddiaya göre, Sivas’a giden Zeki Çoban’ın evine giren hırsızlar, televizyon ve evdeki çelik kasayı çaldı. Zanlılar, kasayı açmaya çalıştı ancak açamayınca bir evin bahçesine attı. Ev sahibi bahçesinde bir çelik kasa görünce polisi aradı. Olay yerine gelin polis, yaptığı incelemede kasanın Zeki Çoban’a ait olduğunu öğrenip vatandaşa ulaştı. Sivas’ta olduğunu söyleyen Çoban, hemen Adana’ya geldi. Evine geldiğinde televizyonu ve çelik kasasının olmadığını gören Çoban, kasada 20 bin lira değerinde altın olduğunu bildirdi. Yapılan incelemenin ardından hırsızların çalamadığı altınlar ve kasa sahibine teslim edildi. Polis, yaptığı incelemede Mert G. (22) ve Cem T.’nin (38) kasayı halıya sararak Mert G.’nin babası Cengiz G.’ye (52) götürdüğünü ve açmaya çalıştıklarını belirledi. Tespitlerin ardından yapılan operasyonda baba, oğul ve Cem T. yakalandı.

    Zanlılardan Cem T. bir yıldır hırsızlık ve uyuşturucu suçlarından adli kontrol şartıyla serbest kaldığını ve imza verdiğini hırsızlık olayına karışmadığını ileri sürdü. Mert G. ise Cem T. ile birlikte kasayı ve televizyonu çaldığını babasının kasayı görünce aldıkları yere atmalarını söylediğini belirtti. Zanlılar ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi.

  • Eğitim Alamadan Profesyonel Olarak Portre Ve Karikatür Çiziyor

    Eskişehir’de kuru fırça tekniği ile karikatür ve portre çizen Ressam Münir Yeşil, çocukluktan beri uğraştığı resim sanatını eğitim almadan geliştirdiğini söyledi.

    Haller Gençlik Merkezi’nde karikatür ve portre çizen Ressam Münir Yeşil, bu sanata merakının eskilere dayandığını söylüyor. Rus sanatçıların internetteki videolarını izleyerek öğrendiği kuru fırça tekniği ile 8 yıldır çalıştığını söyleyen Yeşil, bir süre konfeksiyon işiyle uğraşıp iflas ettikten sonra bu sanatı ticarete dönüştürdüğünü belirtiyor. Eğitim almadan bu işi geliştirdiğini anlatan Münir Yeşil, Eskişehir’de en çok öğrencilerin resim sanatına ilgi gösterdiğini ifade ediyor.

    “AKLIM ERDİĞİNDEN BERİ RESİM YAPIYORUM”

    Aklı erdiğinden bu yana resim yaptığını söyleyen Ressam Yeşil, “Ben çocukluktan beri resim yapmayı seviyorum. Ama Haller Gençlik Merkezi’nde 13 yıldır çalışıyorum. Resim merakı bende eskilere dayanıyor. Mesela ben okulda sadece resim ve müzik derslerinde başarılıydım, diğerlerinde değildim. Aklım erdiğinden beri resim yapmayı seviyorum, yapıyorum da. Önceden konfeksiyoncuydum, bıraktıktan sonra bu işe başladım. Askerden sonra falan daha çok ben bu işin üzerine eğildim. Örneğin misafirliğe, ev görümlüğüne ya da düğüne falan gideceğimiz zaman, o kişiye hediye olarak tablo yapıp götürüyordum. Emekli olduktan sonra bu işi yapmak istiyordum, ona da fırsat kalmadı, iflas ettim ve bu işe başladım” dedi.

    “BU TEKNİĞİ RUS SANATÇILARDAN ÖĞRENDİM”

    Eğitim almadan bu işi geliştirdiğini ve kuru fırça tekniğini Rus sanatçılardan öğrendiğini anlatan Yeşil, “Eğitim almadım ama şöyle söyleyeyim, benim esas daha önceki yaptığım resimler kuru pasteldi. Fakat bu kuru fırça dediğimiz bu tekniği ben internette Ruslarda gördüm. Yaklaşık sekiz yıldır falan bu tarzda çalışıyorum. Tarzım bu değildi aslında önceden” ifadelerini kullandı.

    “RESİMLERİMDE HALA KUSUR ARARIM”

    Ressam Münir Yeşil, yıllardır bu işle uğraşmasına rağmen, halen çalışmalarında kusur aradığını söyleyerek şöyle devam etti:

    “İlk başlarda herkes bana destek verdi, beğendi. Zaten bunlar sizi kamçılıyor. Yani siz iyi bir şey yaptığınızı başkaları tarafından da takdir edildiğinizi görünce, daha iyi yapma isteği doğuyor. Zaten sadece resim değil ne olursa olsun bu böyledir. Hep daha iyiye daha iyiye gidiyorsun. Araştırmaların artıyor. Yani birde ben şunu söyleyeyim, iyi bir şey yaptığınız iş, hangi iş olursa olsun, bundan daha iyisi olmaz dediğiniz zaman orda durur. Gelişme gösteremez. Bir daha ki resmimi daha iyi yapmak için çalışmalarımda halen kusur ararım. Kendini geliştirmek bu şekilde olur.”

    “EN ÇOK ÖĞRENCİLER İLGİ GÖSTERİYOR”

    Günlük ortalama 3 ila 4 arasında resim çizdiğini anlatan Yeşil, bu sanata en çok öğrencilerin ilgi gösterdiğini anlatıyor. Ressam Münir Yeşil, “Burada da bir öğrenciler ağırlıklı. Sevgilileri için en iyi hediye diye düşünüyorlar. Alınan hediyelerin hepsinin bir ömrü vardır, bitince atılır. Ama bu durur, unutulmaz. Günde yüz kere burnunun dibindedir, gözünün önündedir. Yani görürsün hatırlarsın. Bence önemli bir hediye yani. Eskiden vatandaşlar fotoğrafını getirirdi. Daha sonra dijital çıkınca kendim de eğer iyi bir fotoğrafı yoksa kişinin fotoğrafını ben çekiyordum. Ama şimdi öyle hale geldi ki herkesin cebinde bir telefon var. Herkesin cebinde de fotoğraf makinesi var demek bu. Buradan whatsapp yapıyorlar, tabletten bakıp yapıyorum. Karikatür yarım saat ve 45 dakika arasında sürüyor. Detayına göre değişir. Porte yaklaşık iki, iki buçuk saat. Bazen de böyle çok sakal ve desen ayrıntıları varsa üç saati de bulabilir” şeklinde konuştu.

    “ÜNLÜLERİN DE PORTRELERİNİ YAPTIM”

    Yaptığı eserlerinde her zaman için eleştiriye açık olduğuna değinen Ressam Yeşil, ünlülerin portrelerini de yaptığını belirtti. Yeşil, “Ben şuna çok dikkat ederim; mesela çok birebir benzediğine inandığınız resmi müşteri bakıp, ‘Benle alakası yok’ der. Bu aynı şeyi soğukkanlılıkla dinlerim ve bozulmam hiç. Aynı şeyi fotoğrafçıda da der o adam. Makine çekiyor halbuki ama bu ben miyim der. Çok benzetemedim der. Der yani. Önemli olan, ona sizin ayrıntıları izah etmeniz ve hakikatten onun farkına varıp sizin varmadığınız bir yer ise düzeltmeniz ya da yenisini yapmanız gerekir. Şimdiye kadar ünlülerin portrelerini de yaptırarak hediye götürdüler. Şener Şen’i ve iki tane de Türkan Şoray’ın yaptırdılar. Buraya sinema günlerinde geldiğinde hediye olarak vermek için yaptırmışlardı. Siyasilerin de yaptırdılar” diye konuştu.

  • Doğuma Giderken Kaza Yapan Anne, Bebeğini Kucağına Alamadan Öldü

    İzmir’in Konak ilçesinde, doğum için hastaneye giden ailenin bulunduğu araç önce durağa sonra da bir araca çarptı. Kazada ağır yaralanan hamile Hacer Kaltuş, tedavi gördüğü hastanede doğum yaptı. Atlas isiminde bebeği dünyaya getiren anne, 2 gün sonra çocuğunu kucağına alamadan hayatını kaybetti.

    Kaza, geçtiğimiz Cumartesi günü saat 08.00 sıralarında, Yeşildere caddesi BESAŞ durağında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir temizlik firmasının sahibi olan Tucay Kaltuş, bir doğalgaz şirketinde muhasebe sorumlusu olarak görev yapan hamile eşi Hacer Kaltuş’un doğumu için 5 yaşındaki oğulları Aras ve 2 akrabasını da alarak yola çıktı. Bornova’dan Karabağlar yönüne giden Tuncay Kaltuş yönetimindeki minibüs, henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıkarak önce yol kenarındaki otobüs durağına çarptı. Savrulan minibüs, bir başka araca vurarak durabildi. Kazada doğum yapacak olan Hacer Kaltuş ağır yaralanırken diğer 4 kişi hafif yaralandı. Ambulans ile Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Hacer Kaltuş, hemen sezaryenle doğuma alındı. Hacer Kaltuş, bir erkek bebek dünyaya getirirken doğumdan sonra hemen ameliyata alındı.

    BEBEĞİNİ KUCAĞINA ALAMADAN HAYATINI KAYBETTİ

    Öte yandan sağlıklı bir şekilde doğan ve Atlas ismi verilen bebek, bir özel hastaneye sevk edilerek kuvöze konuldu. Sezaryenin ardından ameliyat olan anne Hacer Kaltuş ise doğumdan 2 gün sonra, bebeğini kucağına dahi alamadan hayatını kaybetti.

    Kaltuş ailesi üzücü haberle büyük şok yaşadı. Baba Tuncay Kaltuş’un, doğuma gitmeden bir gün önce sosyal paylaşım sitesinde paylaştığı yazısı ise görenleri duygulandırdı. İkinci çocukları olmasının heyecanını yaşayan baba Kaltuş sosyal paylaşım sitesine “6 Şubat cumartesi günü saat 09.00’da özel hastanede sevgili eşim hayat arkadaşım doğum yapacaktır. ALLAH nasip ederse Atlas adında bir oğlumuz daha olacaktır. Gelmek isteyen bütün dostlarımızı yanımız da görmekten mutluluk duyacağımızı belirtir hayırlı cumalar dilerim” yazdı.

  • Kazada Hurdaya Dönen Araçlardan Yara Alamadan Çıktılar

    Samsun’da meydana gelen trafik kazasında kavşakta çarpışarak hurdaya dönen araçların sürücüleri kazayı yara almadan atlattı.

    Kaza, İllkadım ilçesi Çatalarmut Mahallesi Barış Bulvarı ile Şehit Korhan Ekiz Bulvarı’nın kesiştiği Sülün Kuşu Alt Kavşak’ta saat 08.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ahmet A. idaresindeki 55 LZ 917 plakalı panelvan minibüs, kavşakta Erol U.’nun kullandığı 55 SK 977 plakalı kamyonet ile çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle savrulan kamyonetin arka dingili koptu ve araç ters döndü. Kazada her iki araç da hurdaya dönerken, sürücüler ise kazayı yara almadan atlattılar.