Etiket: Aktaş:

  • Başkan Aktaş, 12 Yılını Değerlendirdi

    İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş, görevde 12. yılını değerlendirdi.

    3 dönem üst üste seçilerek ustalık dönemini yaşayan Belediye Başkanı Alinur Aktaş, ilk yılından bu yıla kadar yapılan hizmetleri anlatırken, 2019 seçimlerine kadar yapmayı hedeflediği projeleri de açıkladı. Aktaş, “Hizmet aşkıyla çıktığımız uzun yürüyüşte 12 yılı geride bıraktık. 12 yıl boyunca vaat, gerilim, bahane, mazeret değil, İnegöl’ün her metrekaresini kapsayan somut hizmetler, gözle görülür eserler, milletin derdine çare olacak çözümler ürettik. İnanıyorum ki bu yolda teşkilat mensuplarımızın her biri de büyük bir azim ve fedakârlık göstererek, canla başla görevlerini yerine getirdi. Hizmette 12. yılımızı geride bırakmanın onur ve gururunu yaşıyorum. İlçe halkımızın defaatle arttırdığı teveccühü ve takdiriyle, başta parti büyüklerimiz ve teşkilatımızın tartışılmaz desteği sayesinde İnegöl’ümüzü adeta hizmete doyuruyoruz” dedi.

    Şehri yönetirken 5 önemli prensibi asla aklından çıkarmadığının altını çizen Aktaş, “Türkiye’mizden bir mozaik parçası olan birçok köklü medeniyetin ve zengin kültürümüzün izlerini taşıyan İnegöl’ü yönetirken vatandaşlarımızın yaşadıkları şehre sahip çıkma ve şehri geleceğe hazırlamak için aidiyete, Birçok kültürün yaşadığı renkli bir çiçek bahçesine benzeyen şehrimizde nezakete, şehir kültürünü yeniden inşa etmek amacıyla tarihimizi yeniden ayağa kaldıracak birçok restorasyon projesi ile yaşayan yapıları hayata geçirerek tarihimize ve kültürümüze olan borcumuzu ödemeye çalışmakla şehir kültürünün muhafazasına, şehri yönetirken herkese eşit mesafede olmayı, şehrin her noktasına hizmet götürmeyi kendimize şiar edinerek adalete, ilçeyi yönetirken liyakat prensiplerine özellikle dikkat ederek, her yeni güne başlarken, ilk günkü aşkımızla seçim öncesi halkımıza ifade ettiğimiz ‘Söz verdik yapacağız’ sözümüze ithafen şimdi ise söz verdik yapıyoruz” düsturuyla yolumuza devam ediyoruz. İlk günden beri hedefimiz, etkin, verimli ve katılımcı bir yerel yönetim yapısı oluşturmak. Hizmet üretiminde etkinlik, verimlilik ve birlikte yönetim, yani kentlilerin yönetime katılımı doğrultusunda tüm hizmet alanlarımızı yeniden şekillendirdik. Görevi devraldığımız günü bir ‘sıfır-başlangıç noktası’ olarak tanımlayarak yerel yönetim öğelerini yeniden tasarladık. İnegöl’ü yüksek kentsel standartlara sahip bir şehir yapmak adına eğitimden sağlığa, ulaşımdan konuta, spordan teknolojiye, tarihe, kültür ve turizme, çevreden sosyal belediyeciliğe, hiçbir alanı ihmal etmeden, hiçbir bölgeyi dışlamadan, hiçbir kesime imtiyaz tanımadan, gecemizi gündüzümüze katarak, koştuk, koşturduk” ifadelerini kullandı.

    ZAMANIN NE GÖSTERECEĞİ BELLİ OLMAZ

    Önümüzdeki seçimlerde isminin büyükşehir adaylığıyla anıldığının hatırlatılması üzerine Aktaş, “Önce nasip kısmet meselesi. Parti yöneticilerimizin, ilçe halkımızın desteğiyle 12 yıl önceki seçimlerde belediye başkanı olmuş biriyim. Muhakkak suretle insanın içerisinde istekler olur. Hayaller olur. Hedefsiz hiç kimse olmaz. Hedefi yoksa kişinin zaten sıkıntı var demektir. Lakin benim özelde böyle bir hedefim söz konusu değil. Bir seçim ortamı yok. Bursa’mızın sevdiğim bir büyüğüm, belediye başkanımız var. Heyecanla aşkla şevkle gece gündüz koşturuyor. Biz de İnegöl’de heyecanla koşturuyoruz. Benim önümde 3 altın yılım var. Ben bu 3 yılı dolu dolu kullanmanın, hayalim olan o projeleri hayata geçirmenin derdi içerisindeyim. Vakti zamanı geldiğinde bunların hepsi oturulup, konuşulur. Dönem itibariyle de öyle bir dönemde değiliz. Ben kesinlikle 3 dönemden daha fazla görev yapmamayı ısrarla savunan bir insanım. Zamanın ne göstereceği belli olmaz” dedi.

    12 yıl içerisinde hayata geçirdikleri projeleri rakamlarla açıklayan Aktaş, “2004 yılında 183 bin olan toplam nüfusumuz şimdi 249 bin. 2004 yılında 20 milyon dolar olan mobilya ihracatımız 2016’da 350 milyon dolara yükseldi. 2004 yılında 125 milyon TL olan vergi gelirimiz, 2015 yılı sonu itibariyle 797 Milyon TL. Cari fazlamız 528 milyon dolar oldu. sigortalı işçi sayışımız 28 bin iken, 68 bin 664’e yükseldi. Mobilya sektöründe istihdamımız 30 bin. Fuar alanımız 28 bin metrekareye çıkarıldı. Katı atık depolama merkezimiz var. 2004 yılında 15 milyon TL olan belediye bütçemiz şimdi 129 milyon TL. Mahalle sayımız 12’ydi, 116 oldu. Bina sayımız 19 bin 252’den 38 bin 132’ye yükseldi. 2 bin 450 konut yapıldı TOKİ marifetiyle. Çocuk parkı sayımız 139’a çıktı” diye konuştu.

  • 15 Yaşındaki Özlem Aktaş Bilecik’in Gururu Oldu

    İşitme Engelliler Futbol Federasyonu 21-27 Mart tarihleri arasında Ankara’da Bayan Futbol Milli Takım kampına davet edilen Bilecikli Özlem Aktaş, Bilecik’in gururu oldu.

    Küplü Spor Bayan Futbol oyuncusu 15 yaşındaki Özlem Aktaş, Bayan Futbol Milli Takım kampının en küçük oyuncusu olarak Bilecik’i temsil ediyor. Bilecik Mehmet Akif Ersoy İlk/Ortaokulu öğrencisi olan Özlem Aktaş, Ankara’da başarılı olması halinde haziran ayında İtalya’da düzenlenecek Avrupa Şampiyonası’nda milli formayı giymenin de gururunu yaşayabilecek. Kamp dönemini değerlendiren Küplü Spor Bayan Futbol oyuncusu Özlem Aktaş, haziran ayına kadar oynanacak hazırlık maçlarının hazırlıklarını anlatarak, “Umuyorum güzel bir kamp geçirerek, ay-yıldızlı forma altında da mücadele etme şerefine nail olurum” dedi.

    Öte yandan, Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Yakup Ümit Kihtir, İşitme Engelliler Bayan Futbol Milli Takımı kampını ziyaret ederek, sporcularla yakından ilgilendi.

  • Aktaş, Folklorcuları Ağırladı

    İnegöl Belediyesi tarafından organize edilen, ancak terör saldırıları sebebiyle iptaline karar verilen Uluslararası Halk Oyunları Şöleni için İnegöl’e gelen Bosna Hersek, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan ekipleri, Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ı ziyaret etti.

    Belediye meclis salonunda, toplam 58 kişilik folklor ekibine çeşitli hediyeler takdim eden Başkan Alinur Aktaş, “Türksoy tarafından düzenlenen programla Türkiye’nin farklı şehirlerinde bulundunuz. 21 Mart hepimizin bildiği gibi Türk dünyasında Nevruz olarak kutlanıyor. Bu vesileyle Türkiye’desiniz. Aslında bu akşam bir organizasyonumuz olacaktı. Ülkelerinizin halk danslarını, folklorunu hep beraber müşahede etme imkanına sahip olacaktık. Fakat terör olaylarıyla alakalı şehitlerimiz var. Dolayısıyla kaymakamımızla yaptığımız istişare neticesinde bu akşamki programları iptal etme kararı alındı. Ama biz her halükarda sizleri misafir ediyoruz. Ben bu organizasyonla alakalı sizlerle bizleri buluşturduğu için Gençlik Merkezi Müdürümüz Recep Erdoğan’a teşekkür ediyorum. Burada Bosna Hersek’ten, Kazakistan’dan, Kırgızistan’dan ve Özbekistan’dan misafirlerimiz var. 4 ülkeyle Türkiye’nin derin bağları var. Böyle hızla ilerleyen ülkelerde dönem dönem huzuru ve istikrarı bozmak adına bu tip olaylar vuku bulabilir. Sizler burada kendinizi çok rahat hissedin” şeklinde konuştu.

    Türksoy İdari ve Mali İşler Daire Başkan Vekili Sancar Mülazimoğlu ise, “Ülkemizde meydana gelen terör olayları, can kayıpları hepimizin ıstırabı. İnşallah bunlar en kısa zamanda sona erer. Türksoy üyesi ülkelerden buraya gelen sanatçılarımızın da, insanlarımızın da dileği aynı. Konserlerin iptal edilme kararını saygıyla karşılıyoruz” dedi.

    Misafir ekipler İnegöl Kent Müzesi ile Mobilya ve Ağaç Sanayi Müzesi’ni gezdi.

  • Prof. Dr. Gürbüz Aktaş Öğrencilerle Buluştu

    Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Devlet Konservatuarı Müdürlüğü Yrd. Doç. Dr. Aşkın Çelik’in daveti üzerine Kars’a gelen Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuarı, Türk Halk Oyunları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gürbüz Aktaş, KAÜ’lü öğrencilerle bir araya geldi.

    KAÜ Devlet Konservatuarı Salonu’nda öğrencilerle bir araya gelen Prof. Dr. Gürbüz Aktaş, bilgi ve birikimlerini paylaştı.

    Aktaş, folklor bölümü öğrencilerine oynadıkları oyunların birçoğunun müziklere uyarlanmış oyunlar olduğunu söyledi.

    Prof. Dr. Gürbüz Aktaş, “Bunların çoğusu müziklere uyarlanmış oyunlar. Kafkas ile alakası yok. Kafkasya ile alakası yok. Kars ile alakası var. Bu yöreden, bu topraktan çıkmış oyunlardır. Çünkü bu topraklarda oynayan insanlar, Karslıların oynadığı oyunlardır. Ben nereden biliyorum? Bakü’ye gittim baktım ki Bakü’de böyle oyunlar yok. Nereden geldi bize? Nereden gelecek halk kendi yaşadığı yerde yaratıyor. O zaman ona saygılı olacaksınız o yörenin oyunları diyeceksiniz. Doğru da Kafkas ile alakası var mı? Yok! Kafkasya ile alakası olmayan dünya kadar oyun var. Hatta uyduranları da biliyorum. Uydurdukları oyunlarda var. Onlarında alakası yok. Bu adamlar yarışmalara da girer. Yarışmada bunu değerlendiren jürinin de haberi yok. 1’nci bile olabilir. Niye çünkü atraksiyona bakar. İki tane hareket oldu mu olmadı mı? Ya bu acaba yöreden birşey anlatıyor mu? Yörenin bir özelliğini anlatıyor mu?” dedi.

    Bu yörenin insanlarının kendisine has oyunları olduğunu ifade eden Aktaş, kendisinin de ‘Köroğlu’ oyuncusu olduğunu belirtti.

    Aktaş, “En iyi Köroğlu oyununu oynayanlardan birisiydim ben. Bütün düğünlerde Köroğlu’nu ben oynardım. Kars’ın yerel oyunları içerisinde meşhur oyunlar vardı. Mesela ‘Tavuk Barı’ biliyor muydunuz? Çok iyi bir Tavuk Barı oyuncusuydum ben, mutlaka başta ben oynardım. Niye çünkü oyunu nasıl yöneteceğimi biliyorum. Ben nereden öğrendim. Ağabeylerimizden öğrendim. Onlar buraların oyunlarıydı. Şimdi bunlar dönem değiştiği için, teknolojide çok ilerlediği için bunlar değişiyor. Aslında siz bunları canlı tutupta, bunları işte halk oyunları bölümünde, demek ki bunlar varmış, şimdi yok. Yani popilizmle bir yere gitmek yerine, kültürle bir yere gitmelisiniz” diye konuştu.

    Daha sonra Kafkas ekibinin oyunu izleyen Prof. Dr. Gürbüz Aktaş, oyun oynayan birisinin bütün seyircilerin dikkatini kendi üzerine çekmesi gerektiğini kaydetti. Öğrencilere birkaç figür gösterisi de yapan Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gürbüz Aktaş, öğrencilerden de yoğun ilgi gördü.

    Program sonrasında Prof. Dr. Gürbüz Aktaş’a Öğr. Gör. Funda Bozkurt, plaket, Yrd. Doç. Dr. Aşkın Çelik ise çiçek ve plaket takdim etti.

  • Aktaş Holding Ceo’su Sami Erol:

    Aktaş Holding CEO’su Sami Erol, hayatın sadece işten ibaret olmadığına dikkat çekti.

    Uludağ Üniversitesi İşletme Topluluğu tarafından düzenlenen ’Ulusal Profesyoneller ve Başarılı Yöneticilerle Sektörler Kongresi’nin (PBYSK) konuğu Aktaş Holding CEO’su Sami Erol oldu. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’ni dolduran öğrencilerle tecrübelerini paylaşan Erol, “İş hayatı zaman olarak önemli bir dilim olmakla beraber, hayatın hepsi değildir. İş hayatında başarılı olmak, aileyi ve sosyal hayatı askıya almakla olmaz. Zaman zaman fedakarlıklar ve ek çalışmalar gerekebilir. Başarılı olmak ya da hedeflenen noktaya ulaşmak, hayatı sadece iş odaklı görmekle olmaz. Başarılı olma konusunda sabır çok önemlidir. Sık sık iş değiştirmek, yükselmeye çalışmak bir başarı değildir. Sebatkar olmak lazım. Kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Hayatın başarısı ve zenginliği bütünlüğüdür. Hayatınıza renk katacak unsurları yönetirseniz, sivil toplum kuruluşlarında yer alırsanız, kısacası hayatınıza değer katacak fırsatları ve yöntemleri doğru yönetirseniz, hem başarılı, hem mutlu olursunuz” diye konuştu.

    Erol, Türkiye’nin önünün bir şekilde kesildiğini belirten bir öğrenciye, “Toplumların geleceği yasal düzenleme yapan insanların etkisine bırakılamaz. 2000’li yıllarda Türkiye’de 400 bin motorlu araç üretiliyordu. Bazı şirketler 100 bini geçtiği için kutlamalar yapmıştı. 400 bin araç üreten diğer bir ülke ise Güney Kore’ydi. Güney Kore o yıllardan sonra kendini geliştirdi. Geçtiğimiz 15 yıl içerisinde Güney Kore 2.7 milyon araç üretecek duruma geldi. Hem de bunların teknolojisini de kendisi yaparak. Biz ise 1 milyonu geçtiğimizde rekor kırdık diyoruz. Dolayısı ile eşit mesafede başladığımız bir ülke 15 yıl sonra bizim 3 katımız araç üretiyor. Bunun sebebi Güney Kore hükümetlerinin çok iyi çalışması, gelişmiş ülkelerin onları engellememesi ya da bizim politikalarımız eksikti gibi bahaneler değildir. Bu aslında ülkenin değerlerinin bütünüdür. Yani eğitim sisteminin, kültürün, geçmiş gelenek ve göreneklerin, insani yapıların ve yönetimlerin bir bütünüdür. Bizlerin aslında kendi alanımızda etki edecek unsurlara odaklanmamız gerekiyor. Ben benim dışımdaki unsurların eksiklerini konuşarak zaman kaybedecek olursam bir değer oluşturamam. Bu bir süreçtir. Biz Türkiye olarak 1990 yılına kadar otomotivde 400 milyon ihracat gerçekleştiriyorduk. Şu an 20 milyar dolar ihracat seviyelerine geldik” dedi.

    Erol, Aktaş Holding bünyesinde neden çalıştığının sorulmasını üzerine, “Çalıştığım firmanın vizyonunda asla para konuşmak yoktur. Konuşmaların önemli bir kısmında kaç kişiye daha istihdam sağlayabileceğimiz geçiyor. Nereye hangi eğitimi vereceğimizi tartışıyoruz. Hangi sivil toplum kuruluşu ile iş birliği yapacağımızın programını yapıyoruz. Topluma değer katma kültürünü benimseyen bir çalışma prensibimiz var. Ben bu şirkette para kazanmak için çalışmıyorum. Ben yaptığım işten haz ve keyif almanın yanı sıra, benim şirketim bir kurumsal sorumluluk vakfı gibi çalıştığı için bu bünyede olmak benim için yetiyor” cevabını verdi.