Etiket: Akla

  • Yanılmaz: “ Elazığspor denince sadece Elazığ Belediyesi’nin akla gelmesi yanlış”

    Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz,” Elazığspor denince sadece Elazığ Belediyesi’nin akla gelmesi yanlış. Herkesin Elazığspor’a sahip çıkmasını buradan duyuruyorum. Yapılacak her çalışmanın içinde belediye olarak biz olacağız”dedi.

    Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, görev yaptığı süreçte yapılan faaliyetlerini anlattığı basın toplantısında Elazığspor ile ilgili açıklamada da bulundu.

    “Yapılan her çalışmanın içinde olacağız”

    Elazığspor’un şehrin önemli bir marka değeri olduğunu belirten Elazığ Belediyesi Mücahit Yanılmaz, “Bunu herkes diyor ama maalesef marka değerinin ötesine geçemiyoruz bazen. Biz Elazığ Belediyesi olarak 2015, 2016, 2017 yıllarında Elazığspor’a gücümüzün yettiğinin fazlasını ortaya koyarak, her türlü irademizi ortaya koyarak, her türlü riski alarak yardımcı olduk. Bugün de destek oluyoruz. Yine oranın bir takım ihtiyaçlarını biz gideriyoruz. Sahip çıkıyoruz, destek oluyoruz. Elazığspor denince sadece Elazığ Belediyesi’nin akla gelmesi yanlış. Bizi duyan herkesin Elazığspor’a sahip çıkmasını buradan duyuruyorum. Yapılacak her çalışmanın içinde belediye olarak biz olacağız. Yönetim gelecekse gelsin, yapılacak her çalışmanın içinde biz olacağız. Öyle bir yönetim oluşmalı ki 25 kişilik yönetim Elazığsporlu futbolcuların sabah kahvaltısındaki peynirini de , zeytini de alabilsin” ifadelerini kullandı.

    “Ben bir söz verdim mi ölümüne yerine getiririm”

    Yönetime talip olan hiç kimseye ben söz vermedim diyen Başkan Yanılmaz, “Ondan sonra çıkıp toplantı yapıyorlar. Belediye başkanı bize bu kadar söz verdi, sözünü yerine getirmedi. Ben bir sözü verdim mi ölümüne yerine getiririm. Yapım budur. Gelip görüşmek istiyorlar, görüşmeyeyim mi arkadaşlar. Onlara söylediğim şudur; ‘Eğer Elazığspor’un önündeki mali tıkanıklığı giderebilecekseniz bu işe soyunun. Bizde size gücümüzün yettiğince destek oluruz. Sizinle istediğiniz yere gelirim, istediğiniz kişiyle görüşürüm’ dedim. Elazığspor’un her attığı adım Mücahit Yanılmaz’dan bekleniyorsa bu yanlış. Elazığspor’u bu toplum kabullenmeli. Yine söylüyorum ben Elazığspor’la ilgili atılacak tüm adımların içinde olurum. Kime gidilecekse giderim. Üretilecek projelerde bizi ilgilendiren bölümlerde destek çıkarım, yönetim kim olursa olsun” diye konuştu.

    “Minibüs hatlarına göz dikmek yanlış”

    Bazen işin en basitine kaçıldığına dikkat çeken Yanılmaz, “Deniyor 20 minibüs hattı aç Elazığspor’a destek ol. Bu böyle konuşulduğu anda basit bir olay değil. Bizim 380 minibüsçü esnafımız var. Bunlar da iş yapıyorlar. Ailelerine ekmek götürüyorlar. Canım istedi hat açayım olmaz. Geçen dönem 20 minibüs hattı açmadık. Eskiden 380 minibüs hattımız vardı. 360’sı doluydu, 20’si boştu. O boş olan hatları değerlendirdik. Minibüs hatlarına gözünü dikip, illa Elazığspor’a buradan bir kaynak gelsin demek yanlış. Farklı bir çok kaynak var. Ben bunu her toplantıda anlattım. Buyurun harekete geçin diyorum ama bu konuda hiçbir hareket görmüyorum. Kongrede inanıyorum ki Elazığspor’u gerçek manada dert eden, takımın ihtiyaçlarının bir kısmını kendisi karşılayacak bir yönetimle, güzel projelerle Elazığspor içinde bulunduğu bu durumdan kurtulur diye temenni ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

  • Akla gelmedik kaza başa geldi

    Aydın’ın Çine ilçesinde akla hayale gelmedik bir olay yaşandı. Evlerinin balkonunda paspas sapı ile oynamakta olan 11 yaşındaki kız çocuğunun elindeki metal sap balkonun yakınından geçen yüksek gerilime temas edince elektrik akımına kapıldı. Bir anda kızının saçlarının yandığını gören anne de kızının yanan saçlarını elleri ile söndürmek isterken elleri yandı. Hastaneye kaldırılan anne kız ilk müdahalenin ardından Çine’den Sakarya’ya sevk edildi.

    Olay gece saat 22:15 sıralarında Çine ilçe merkezi Şevketiye Mahallesi Namık Gedik Caddesi üzerindeki bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre; Evlerinin balkonunda paspas ile oynamakta olan 11 yaşındaki Yasemin Y.’nin elindeki paspasın metal sapı balkonun hemen yanından geçen yüksek gerilim hattına temas etti. Bu sırada bir gürültü ile kızının feryat ettiğini gören Anne Hatice Y. kızının saçlarının yanmakta olduğunu görünce elleri ile kızının saçlarını söndürdü. Bu sırada 11 yaşındaki Yasemin Y.’nin başı saçlarının alev almasından vücudunun büyük bir kısmı da elektrik akımına kapılmasından kaynaklı yandı. Anne Hatice Y. ise kızının yanan saçlarını çıplak elle söndürmek isterken yandı.

    Olay yerine çağrılan ambulansla Çine Devlet Hastanesi’ne kaldırılan anne kız burada yapılan ilk müdahalenin ardından Sakarya Derince Devlet Hastanesi’ne sevk edildi.

    Sağlıkçıların tutumu şaşırttı

    Bu arada yaralıları Sakarya Derince Devlet Hastanesi’ne taşıması için görevlendirilen 112 Acil Servis ekiplerinin ilginç tutumu herkesi şaşırttı. Hastaları hastaneye taşıması için görevlendirilen 112 Acil Servis ambulansında görevli sağlıkçılar, hastalarla ilgilenmek yerine olayı haber yapmak isteyen gazetecilerle uğraştı. Gazetecilerin işlerini yapmasını engellemeye çalışan 112 Acil Servis’teki görevliler hastalarla uğraşacaklarına bir süre gazetecilerle uğraştı. Tepki üzerine 112 Acil Servis’teki görevliler daha sonra vazifelerine dönüp yanan anne ve kızı hastaneye götürdü.

  • Artık kahvaltı denince akla Yeşilyurt gelecek

    Dal bastı kirazı ile meşhur olan Yeşilyurt ilçesinde yöresel ürün ve lezzetlerin de ön plana çıkarılması adına harekete geçildi. Lezzet Vadisi adı altında bölgede Yeşilyurt’un doğal ürünlerinden oluşan kahvaltı kültürünün tanıtılması için çalışmalara başlandı.

    Özellikle son dönemlerde organik ürünlerin sağlık adına daha da ön plana çıktığı günümüzde, Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde doğal ve yerli ürünlerin oluşturacağı kahvaltı sofralarının tanıtımı için atağa geçildi. Yeşilyurt Belediyesi tarafından Lezzet Vadisi adı altında Beylerderesi Vadisi’nden ilçenin Gündüzbey Mahallesi’ne uzanan bölgede yöreye özgü kahvaltılar ön plana çıkarılacak.

    Yeşilyurt Belediyesi Şelale Sosyal Tesislerinde gerçekleşen proje sunum toplantısında konuşan Başkan Mehmet Çınar, amaçlarının Malatya’da özellikle yörelerinde ikram edilen ve üretilen geleneksel ürünlerin tanıtılması olduğunu söyledi. Yeşilyurt’un zengin kültürü ve kadim geçmişi ile bilinen bir ilçe olduğunu ifade eden Çınar, doğal yollarla üretilen birçok ürünün yer aldığı Yeşilyurt kahvaltılarının adından sıkça söz ettirdiğini belirtti. Lezzet Vadisi olarak belirledikleri bölgede 30’a yakın özel işletmenin bulunduğunu dile getiren Çınar, “Her tesis, önemsediği ürünü sofrasında sergiliyor ama bizim amacımız bir tesise giden misafirimizin yöredeki tüm kahvaltılık çeşitlerine ulaşmasıdır” şeklinde konuştu.

    Kahvaltı çeşitlerinde bir standart ve çeşit sayısı getirerek bölgeye gelen misafirlere eşsiz lezzetleri tattırmak istediklerini belirten Çınar, “Bölgede üretilen özel ve eşsiz lezzetleri de tüm misafirlerimizle paylaşalım istiyoruz. Lezzet Vadisinde sadece kahvaltı olmayacak, bunun dışında tava yemekleri ve vejetaryen yemekleri de yer alacak” diye konuştu.

    Gastronomi kültürü turizminin son dönemlerde ciddi anlamda geliştiğini de kaydeden Çınar, “Biz bu işi gerçekten başaracak güçteyiz ve bununla ilgili de her adımı atacağız” ifadelerine yer verdi.

    Toplantıya katılan özel restoran işletmeleri de Yeşilyurt Belediyesinin bu girişimini memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, özellikle il dışından gelen misafirlerin yörenin lezzetlerini tatmaları adına bu projeyi desteklediklerini söyledi.

    Malatya’nın ünlü kayısısı, zeytinyağlı tatlısı ve kompostosunun yer aldığı kahvaltı safrasında Yeşilyurt yöresine ait 44 çeşit ürün bulunuyor.

  • Doğan; “Kredi kefalet sistemi akla gelen ilk finansman yöntemi olmalı”

    Uşak Ticaret ve Sanayi Odası Kredi ve Kefalet Sistemi’nin anlatıldığı bir konferans düzenledi. Konferansta konuşan Kredi Garanti Fonu Afyonkarahisar Şubesi’nde Yönetmen olarak görev yapan Veli Doğan, Kredi Garanti Fonu’nun amacı hakkında bilgiler verdi. Bu sistemin akla gelecek ilk finansman sistemi olması gerektiğini söyleyen Doğan ; “Çünkü Kredi Garanti Fonu yüzde 70-80 oranında bir kamu kurumu niteliğinde ortaklarının büyükler KOSGEB ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve yüzde 35’de 21 tane bankanın ortak olduğu bir kuruluş. Çok güçlü bir yapısı var. Dolayısıyla bankalarda da kefalet yerliliği olarak nakit karşılığı olan bir teminat” dedi.

    Uşak Ticaret ve Sanayi Odası’nın hizmet binasında yapılan konferansta açılış konuşmasını gerçekleştiren Uşak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı S. Selim Kandemir üyelerinin talepleri ve ihtiyaçları doğrultusunda mevcutta verdikleri hizmetlerin kalitesini artırırken hizmetler listesine yenilerini eklemek için çalıştıklarını söyledi. Yurt dışı ve yurt dışı fuar çalışmaları, projeler, mesleki eğitim çalışmaları gibi bir çok farklı konuda hizmetler sunduklarını vurgulayan Kandemir; ” Durmadan ve yorulmadan yolumuza devam ediyoruz. Özellikle yeni mevzuatlar, hibe ve destekler konularında sık sık toplantı düzenliyor, üyelerimizi konusunda birimci derecede yetkili kişilerle bir araya getiriyoruz. Bugün de burada sizleri KOBİ’lerimizin kefili girişimcilerimizin destekçisi olan Kredi Garanti Fonu hakkında detaylı bilgi paylaşımında bulunmak için uzmanlarımız ile bir araya getirdik” ifadelerini kullandı.

    “KREDİ KEFALET SİSTEMİ KOBİ’LERİN PROBLEMLERİNİN ÇÖZÜMÜ GİRİŞİMİ DAHA CAZİP HALE GETİREREK YENİ KOBİ’LERİN KURULUŞUNU DA SAĞLAYACAKTIR”

    Konuşmasının devamında bazı istatislikleri paylaşan Kandemir konuyla ilgili olarak şunları söyledi; ” TUİK’ in verilerine göre istihdamdaki payı yüzde 74,2 olan KOBİ’ler toplam girişim sayısının yüzde 98’ni oluşturmakta, ihracatın da yaklaşık yüzde 60’nı yapmaktadırlar. Verilerden de gördüğümüz üzere küçük ve orta ölçekli işletmelerimizin ekonominin önemli çarklarını oluşturduğunu görmekteyiz. Bildiğiniz üzere her işletme kendi öz sermayesi ile bir yere kadar işletme döngüsünü sürdürüp büyüme gösterebiliyor ve dönem dönem çeşitli sebeplerle dış finansman kaynağına ihtiyaç duyuyor. Özellikle ekonomimizin temel yapısını oluşturan KOBİ’lerin büyümesi ve gelişmesi, yani yatırımların yapılabilmesi ve Ar-Ge faaliyetlerinin gerçekleştirilebilmesi için farklı fon kaynaklarına ihtiyaç duymaktadır. Bu sebeple en çok kullanılan fon kaynaklarından bir tanesi banka kredileridir. KOBİ’lerimiz kredi kullanırken bir çok sorunla karşılaşmaktadırlar. Bu sorunların başında teminat gösterememek geliyor. Dolayısıyla bankalar da kendi risk oranlarına azaltmak adına teminatsız kredi vermekte isteksiz davranıyorlar. İşte tam da bu noktada bu güne kadar 22 bin 583 KOBİ’ye 12 milyar 470 milyon TL kredinin 9 milyar 264 milyon TL kefili olarak Kredi Garanti Fonu devreye girmiş ve işletmelerin yardımına yetişmiştir. KOBİ’lerin problemlerinin çözümü girişimi daha cazip hale getirerek yeni KOBİ’lerin kuruluşunu da sağlayacaktır. Bu durum üretim refah ve istihdamı artırarak ekonomik büyümeyi ve kalkınmayı gerçekleştirecektir.”

    “VERMİŞ OLDUĞUMUZ KEFALET MEKTUBU İLE KOBİ’LERİMİZ BANKALARDAN NAKDİ OLARAK KREDİ ALABİLİYORLAR”

    Kredi Garanti Fonu Afyonkarahisar Şubesi’nde yönetmen olarak görev yapan Veli Doğan, 1993 yılında kurulan Kredi Garanti Fonu’nun amacı hakkında bilgiler verdi. Özellikle teminat yetersizliği nedeniyle finansmana ulaşmak isteyip de ulaşamayan KOBİ’lere yardımcı olmak için çalıştıklarını belirten Doğan; ” Bir firma düşünün bir KOBİ düşünü bankalarda kredibilitesi var ancak teminat eksikliği nedeniyle krediye ulaşamıyor. Bu noktada Kredi Garanti Fonu olarak kefil olmak suretiyle KOBİ’nin finansmana ulaşması noktasında destek oluyoruz. Biz nakdi olarak kredi vermiyoruz ama vermiş olduğumuz kefalet mektubu ile KOBİ’lerimiz bankalardan nakdi olarak kredi alabiliyorlar. Bunun için KOBİ’ler bir bankadan başvuru yapmaları gerekiyor bu başvurunun bize banka aracığıyla gelmesi gerekiyor. Müşteri ister bankadan başvursun hangi bankayla çalışıyorsa, biz 21 tane bankanın ortağıyız onlardan başvurabilir, isterse Eximbank ve KOSGEB aracılığıyla doğrudan bize başvuru yapabilir.” şeklinde konuştu.

    “BU SİSTEM AKLA GELECEK İLK FİNANSMAN SİSTEMİ OLMASI GEREKİİR”

    Bu sistemin akla gelecek ilk finansman sistemi olması gerektiğini vurgulayan Doğan; “Çünkü Kredi Garanti Fonu yüzde 70-80 oranında bir kamu kurumu niteliğinde ortaklarının büyükler KOSGEB ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve yüzde 35’de 21 tane bankanın ortak olduğu bir kuruluş. Çok güçlü bir yapısı var. Dolayısıyla bankalarda da kefalet yerliliği olarak nakit karşılığı olan bir teminat. Bu açıdan finansman tercihlerinde ilk sıralarda düşünülen bir sistem olmalı diye düşünüyorum. Tabi bu kefaletin de bir maliyeti var. Verilmiş olan kefaletin türlerine göre binde 5 ile yüzde 2 arasında bir maliyet söz konusu.” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından toplantı soru cevap olarak devam etti. Son olarak ssöz alan Kredi Garanti Fonu Afyonkarahisar şubesinde görev yapmakta olan Uzman Volkan Çakıcı bütün katılımcılara teşekkür etti ve Uşaklı KOBİ’lere kapılarının her zaman açık olduğunu Afyonkarahisar’da bulunan şubelerine istedikleri zaman gelebileceklerini söyledi.

  • TBMM Başkanvekili Aydın: “Demirtaş’ın açıklamaları akla ziyan bir açıklamadır”

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili Ahmet Aydın, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “Biz PKK’yı terör örgütü olarak tanımlamıyoruz” açıklamasına tepki göstererek, “PKK’nın terör örgütü olduğunu bütün dünya kabul ediyor. Akla ziyan bir açıklamadır” dedi.

    4 Eylül Sivas Kongresi’nin 97’nci yıl dönümü etkinliklerine katılmak üzere karayolu ile Sivas’a gelen TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Sivas Valisi Davut Gül’ü makamında ziyaret etti. Başkanvekili Aydın, günün anısına valilik şeref defterini imzaladı. Sivas’ın bir medeniyet, sanat ve kültür şehri olduğunu söyleyen Aydın, milli mücadelenin temelinin Sivas’ta atıldığını ifade etti.

    Bir basın mensubunun HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Alman Süddeutsche Zeitung gazetesine yaptığı açıklamada “Biz PKK’yı terör örgütü olarak tanımlamıyoruz” ifadelerini hatırlatması üzerine Başkanvekili Aydın, “HDP’nin tavrını net bir şekilde görüyorsunuz. Zaman zaman meclisteki konuşmalarına yansıdığında kürsüdeki tavrımızı da net bir şekilde görmüşsünüzdür. PKK’nın terör örgütü olduğunu bütün dünya kabul etmiş durumda. Bir defa sırtını dağa yasladığını, PKK’ya, PYD’ye, YPG’ye yasladığını, siyaset yaparak değilde silahtan destek aldığını, milletin gücünden ziyade silahtan destek aldığını açıklaması akla ziyan bir açıklamadır. HDP’nin bir tavır ortaya koyması lazım. HDP’nin bir karar vermesi lazım, safını net bir şekilde ortaya koyması lazım. Ya siyaset diyecek, ya silah diyecek. Ya demokrasi diyecek, ya da terör diyecek. Eğer terör ve silah diyorsa o zaman siyaset yapmasının hiçbir anlamı yok. Siyasetle silah kesinlikle bir arada olmaz. Demokrasi ile terör bir arada olamaz” dedi.

    “PKK’ya terör örgütü dememenin kabul edilebilir bir tarafı yok”

    Siyasetin meşru yollardan demokratik kanallardan halkın talep ve beklentilerine cevap vermek için yapıldığını aktaran Aydın konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

    “Siz sırtınızı silahlı bir terör örgütüne dayadığını söylüyorsanız ve o kadar insanı, bugün yaklaşık 50 bin insanın ölümüne sebep olan ve yine bu süre içerisinde Türkiye’nin maddi ve manevi anlamda ciddi kaybına yol açan böyle bir örgüte terör örgütü demeyeceksin de ne diyeceksiniz Allah aşkına. Bunun kabul edilebilir bir tarafı yok. Akla ziyan bir açıklamadır. HDP’nin artık bu saatten sonra kararını vermesi lazım. Siyasetse terörle arasına mesafe koyması lazım.”