Etiket: Akdeniz

  • MSB’den Doğu Akdeniz açıklaması

    MSB’den Doğu Akdeniz açıklaması

    Milli Savunma Bakanlığı, “Türk Silahlı Kuvvetleri, deniz yetki alanlarımızda uluslararası hukuktan kaynaklanan hak, alaka ve menfaatlerimizi koruma azim ve kararlılığı çerçevesinde gerekli tüm tedbirleri almıştır” ifadelerini kullandı.

    Milli Savunma Bakanlığı sosyal medya hesabından, “Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarında sismik araştırma faaliyetine başlayan MTA ORUÇ REİS araştırma gemisine Türk Deniz Kuvvetleri tarafından refakat ve koruma sağlanmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri, deniz yetki alanlarımızda uluslararası hukuktan kaynaklanan hak, alaka ve menfaatlerimizi koruma azim ve kararlılığı çerçevesinde gerekli tüm tedbirleri almıştır” paylaşımında bulundu.

  • Milli Savunma Bakanı Akar’dan “Doğu Akdeniz” mesajı

    Milli Savunma Bakanı Akar’dan “Doğu Akdeniz” mesajı

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Doğu Akdeniz’de hem KKTC’nın hakkı olan ruhsat sahalarında hem de Türkiye’nin kendi deniz yetki alanlarındaki kaynaklardan istifade etmek için gerekli araştırma incelemeleri yapmak, onlardan istifade etmek için çalışmaları sürdürmek bizim hakkımızdır ve bu hakkımızı da mutlaka kullanacağız, kullanıyoruz. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın” dedi.

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve TSK komuta kademesi, Gazi Orduevi’nde düzenlenen KKTC Silahlı Kuvvetleri Günü Resepsiyonu’na katıldı. Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Bakan Yardımcısı Alpaslan Kavaklıoğlu da resepsiyonda yer aldı. İstiklal Marşı ve Mücahitler Marşı’nın okunmasının ardından KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı tanıtım filmi ekrandan sunuldu.

    Resepsiyondaki konuşmasına “Bütün herkesin bilmesi gereken husus şu; Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak Kıbrıs meselesi bizim milli davamız” ifadeleriyle başlayan Bakan Akar, 1974’teki bakış açılarının, yaklaşımlarının hala aynı olduğunu belirtti. Bugün de aynı duygu ve düşüncelere sahip olduklarını dile getiren Akar, “Kıbrıs, Kıbrıslılar bizim kardeşimiz, orada Kıbrıslı kardeşlerimizin hak ve menfaatini korumak için ne lazımsa yapmaya hazırız” diye konuştu.

    Barış Harekatı ile sadece adadaki Türklere değil, tüm adaya barış, huzur ve güvenin geldiğini dile getiren Akar, “Biz barıştan yanayız, barışı muhafaza etmek için uğraşıyoruz. Fakat aynı zamanda orada yaşayan Kıbrıslı kardeşlerimizin de hak ve hukukunu korumakta kararlıyız, azimliyiz. Bunun için yapılması gereken ne varsa bugüne kadar yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Her zaman samimi olarak söylediğimiz gibi barıştan yanayız. Barış içinde, iyi komşuluk ilişkileri içinde hakça bölüşüm ve paylaşımla buradaki hayatın herkesin güven, huzur, refah içinde yaşamasından yanayız. Buna gayret gösteriyoruz. Fakat diğer taraftan da hiçbir oldubittiye izin vermeyeceğimizi, burada Türkiye’nin içinde olmayan çözümlerin de hiçbir zaman yaşama şansının olmadığını da belirtmek zorundayım” sözlerini kullandı

    “Hakkımızı mutlaka kullanacağız”

    Deniz yetki alanlarının belirlenmesi, eşit egemen hakların korunması, kaynakların hakça ve adil şekilde paylaşılması konularının çok önemli olduğunu vurgulayan Bakan Akar, “Bu hususlar hiçbir zaman gözardı edilmemelidir. Hem Türkiye olarak kendi haklarımız hem de Kıbrıslı kardeşlerimizin haklarını bu manada, çerçevede koruyacağımızı, buna her zaman hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum. Doğu Akdeniz’de hem KKTC’nın hakkı olan ruhsat sahalarında hem de Türkiye’nin kendi deniz yetki alanlarında oradaki kaynaklardan istifade etmek için gerekli araştırma incelemeleri yapmak, onlardan istifade etmek için çalışmaları sürdürmek bizim hakkımızdır ve bu hakkımızı da mutlaka kullanacağız, kullanıyoruz. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın” diye konuştu.

    “Biz garantör ülkeyiz”

    İyi komşuluk ilişkilerine bir kez daha vurgu yapan Bakan Akar, “Bunların birlikte yapılması, kaynakların birlikte paylaşılması bu konudaki gerekli görüşmelere de hazır olduğumuza yönelik daha önce ilgili ve yetkili makamlar tarafından yapılan açıklamalara maalesef komşularımız tarafından gerekli olumu cevaplar verilmedi. Dolayısıyla biz kendi haklarımız doğrultusunda bütünüyle Türkiye ve KKTC olarak oradaki kardeşlerimizle birlikte uluslararası hukuka uygun şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Bunun dışında buradan binlerce kilometre uzaktan gelip burada bir takım konularda kurallar koymaya çalışanların sözlerini bizim hiçbir şekilde dinlememiz mümkün değil. Biz garantör ülkeyiz, garantör ülke olarak buradaki hak ve sorumluluklarımızın tamamen bilgisi ve bilincindeyiz, bunun gereğini de yaptık ve yapacağız. Bu konuda hiç kimse bize herhangi bir şekilde etki etmeye veya herhangi şekilde bizi engellemeye kalkmasın. Bu konuda kararlı olduğumuzu defalarca söyledik. Bunları da yerine getireceğiz. Yaptıklarımızın hepsi hukuki, uluslararası hukuka, deniz hukukuna uygun şekilde yapılmaktadır” ifadelerine yer verdi.

    “Tarihlerine, tarihimize, Doğu Akdeniz’in geçmişine baksınlar”

    Türkiye ile Yunanistan arasında güven ve güven artırıcı önlemler çerçevesinde yapılan çalışmalarda sağlanan mutabakat kapsamında iki toplantının Atina’da bir toplantının ise Ankara’da yapıldığını anımsatan Akar, “Dördüncü toplantıyı Ankara’da yapmak üzere hazır olduğumuzu karşı tarafa bildirdik. Yunan tarafının da bu toplantılara katılmasını bekliyoruz. Bu arada çeşitli kaynaklardan çeşitli açıklamalar yapılıyor. Bunlardan biri de ,’Doğu Akdeniz’in güvenliğini Türkiye’ye terk edemeyiz’ şeklinde başı ve sonu tam olarak belli olmayan bir takım sözler var. Bunu söyleyenler tarihlerine, tarihimize, Doğu Akdeniz’in geçmişine baksınlar. Bizim şu anda geçmişte olduğumuz gibi ecdadımıza yaraşır şekilde oradaki birliklerimiz, kuvvetlerimiz güvenlikle ilgili orada yapılması gereken ne varsa bunları yapabilecek kabiliyete, imkana sahip. Bunları da herkesin bilmesini istiyorum. Dolasıyla bu tür ilişkilerde dil çok önemli. Taraflar açıklamalarını yaparken dikkatli dil kullanmaları lazım. Tahrikten, gerginliği artırmaktan, provokasyondan uzak durmak lazım” şeklinde konuştu.

    “Herhangi bir oldubittiye meydan vermeyeceğiz”

    Türkiye’nin gerginliği artırmak veya barışı, huzuru bozmak gibi bir amacının olmadığını vurgulayan Akar, şu açıklamalarda bulundu:

    “Hep birlikte neler yapabiliriz sorusunun cevabını beraber bulalım diyoruz. Dolayısıyla biz komşularımızı bu yönde davet ediyoruz, beraber çalışmak, toplumlar oradaki insanlar için bir şeyler yapabilmek konusunda çalışmaya devam ediyoruz, buna çalışıyoruz. Fakat bunun dışında bunu da bir acizlik olarak almasınlar, diğer taraftan yapılması gereken ne varsa, herhangi bir oldubittiye meydan vermeyeceğimizi, Türkiye’nin ve KKTC’nin içinde olmadığı hiçbir çözümün de Kıbrıs’ta ve Doğu Akdeniz’de yaşama şansının olmadığını da herkesin bilmesini bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bizim hedefimiz adada barışı, huzuru rahatı, refahı kalıcı hale getirmek. Bu konuda gayretlerimizi sürdürüyoruz. Geçmişte olduğu gibi bugün de orada Kıbrıs Türkünün yanında olmaya, onların en büyük destekçisi olmaya devam edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.”

    Konuşmanın ardından Bakan Akar ve protokol üyeleri tarafından kesilen pastanın ardından resepsiyon sona erdi.

  • Akdeniz Üniversitesi yerli ve milli tohum üretimine katkı

    Akdeniz Üniversitesi yerli ve milli tohum üretimine katkı

    Akdeniz Üniversitesi(AÜ) Rektörü Prof.Dr. Mustafa Ünal, AÜ Tohumculuk ve Tarımsal Biyoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezinin(ATOM) yerli ve milli tohum üretim çalışmalarının yanında, hastalıklara dayanıklılık testlerinin yapıldığı bir üs noktasına geldiğini bildirdi.

    Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın, yerli ve milli tohum çağrısının ardından, turizmin yanında önemli bir tarım kenti olan Antalya’nın Akdeniz Üniversitesi de bu çağrıya kayıtsız kalmadı. AÜ Rektörü Ünal, bu alanda yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

    AÜ’nün birçok alanda öncü olduğunun altını çizen Ünal, bulunduğu kent itibariyle üniversitenin turizm ve ziraat alanında da üzerine düşeni yapması gerektiğini vurguladı.

    Bu iki alanda şehrin gelişmişliğine bağlı olarak AÜ’nün de kendini geliştirmesinin önem arz ettiğine değinen Mustafa Ünal, “Topluma destek olup, yol göstermemiz gerekiyor. Bunlardan bir tanesi de ziraat ve tarım. Üniversitemiz bünyesinde çok önemli bir merkezimiz var. Tohumculuk ve Tarımsal Biyoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi(ATOM). Bu merkezde yerli ve milli tohum üretimi için çalışıyoruz. En önemli görevi bu ”diye konuştu.

    “Domates ve biber ağrılıklı”

    Ünal, ATOM’un tohumların DNA analiziyle birlikte değerlendirilip virüslere, bakterilere ve hastalıklarla karşı dirençli olmaları üzerine ciddi bir çalışmanın yapıldığı merkez olduğunun altını çizdi.

    ATOM’un sadece yurt içi değil yurt dışından da gelen taleplere cevap verdiğini belirten Ünal “ Antalya’mızdaki üreticiler de sürekli temas ve iş birliği halinde. Hatta Tarım ve Orman Bakanlığıyla bazı ortak projeler gerçekleştiriyor. Ülkemizdeki araştırma merkezlerinde bakanlık bünyesinde buna ilişkin önemli mesafeler kat edildi. Şuan birçok noktada kendi yerli ve milli tohumlarımız kullanılıyor. Genellikle domates ve bibere merkezimiz yoğunlaştı. İhtiyaç olan her tohum üzerinde merkezimiz çalışma yapabiliyor ”ifadelerine yer verdi.

    “Virüs tanı kiti”

    Ünal, ATOM’un tüm dünyada domates ve biber de salgın yapan Tomato Brown rugose fruit virüs(ToBRF) virüsü için tanılama kiti geliştirerek tarımın hizmetine sunduğunu kaydetti.

    ATOM’un Türkiye’de faaliyet gösteren tohum firmaları ve üreticiler için en önemli test merkezi durumunda olduğunu dile getiren Mustafa Ünal, merkezin pandemi süreci dahil ilk 6 ayda 200’den fazla yerli ve yabancı firmaya hizmet verdiğini aktardı.

  • Tüzün, Akdeniz Belediye Başkan Yardımcılığı görevine getirildi

    Tüzün, Akdeniz Belediye Başkan Yardımcılığı görevine getirildi

    AK Parti Akdeniz Belediyesi Meclis üyesi Hasan Tüzün, Belediye Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.

    AK Parti Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Akdeniz Belediyesi Meclis üyesi Hasan Tüzün, Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak tarafından belediye başkan yardımcılığı görevine getirildi. Açıklamasında Gültak’ın gösterdiği başarılı performansa işaret eden Tüzün, Akdeniz’e yeni bir soluk geldiğini söyledi.

    Akdeniz ve Mersin’in sorunlarının çözümünde, güçlü Türkiye hedefinde her zaman göreve hazır olduklarını ifade eden Tüzün, “Öncelikle bizi bu göreve layık gören çok değerli Belediye Başkanımız Mustafa Gültak’a çok teşekkür ediyorum. Kendisi ile çalışmak bizim için gurur ve övünç kaynağıdır. Her zaman vatandaşımızın yanında olan, dertlerini dinleyen, sorunlarını bilen Başkanımız ile Akdeniz’e ve Mersin’e hizmet etmek için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

  • Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde korkutan yangın

    Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde korkutan yangın

    Antalya’da Akdeniz Üniversitesi Hastanesinin B Blok bodrum katında tadilat sırasında yangın çıktı. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın büyümeden kontrol altına alınırken dumanların havalandırma sistemi aracılığıyla üst katlara çıkması nedeniyle bazı hastalar tedbir amaçlı olarak bahçeye indirildi. Yaklaşık 1 saat süren duman tahliyesinin ardından hastaneler odalarına döndü.

    Edinilen bilgiye göre yangın saat 21.00 sırasında Akdeniz Üniversitesi Hastanesi B Blok bodrum katında çıktı. Yapılan bir tadilat nedeniyle plastik malzemeler alev alınca yoğun bir duman oluştu. Dumanlar havalandırma sistemiyle üst katlara çıktı. Yangın alarm cihazlarının çalması ve personelin zamanında müdahalesiyle yürür durumdaki hastalar tedbir amaçlı bahçeye indirildi. Diğer hastalar ise yan bloklara alındı. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbarla hastaneye çok sayıda itfaiye ve polis ekibi geldi. İtfaiye ekibi katlara dolan dumanı dev fanlar yardımıyla tahliye etti. Birçok hasta ve yakınlarının bahçeye indiği görüldü. Yaklaşık bir saatte tamamlanan tahliyenin ardından hastalar içeri alındı. Bazı hastaların serumlarıyla, bazılarının elinde yastığıyla dışarı çıktığı görüldü.

    “Tadilattan çıktı”

    Açıklamada bulunan Akdeniz Üniversitesi Başhekimi Prof. Dr. Bülent Aydınlar, hastanenin B blokunun bodrum katında yapılan bir tadilat sırasında plastik malzemelerin alevlenmesi nedeniyle oluşan yoğun dumanın havalandırmalar aracılığıyla üst katlara geçtiğini söyledi. Anında yangın söndürme sistemimin devreye girdiğini dile getiren Prof. Dr. Aydınlar, “Arkadaşlarımız müdahale etti. İtfaiye ekiplerine haber verildi. Yürüyebilir hastaları personelimiz bahçeye çıkardı. Hastanemizin, yoğun bakım, ameliyathaneler veya kliniklerinde herhangi bir sorun yok. İtfaiye duman tahliyesini bitirdi. Hastalarımızı içeri almaya başladık. Ciddi bir problemimiz yok.” diye konuştu.

    “Bahçeye indik”

    Beşinci katta tedavi olan Aysel Güven, “Hastanede duman oldu. Bize aşağı inmemizi boşaltmamızı söylediler. Bizde indik.” dedi. 5. katta plastik cerrahi bölümünde tedavi gören Bekir Yolal, “Yatıyordum, biranda yangın alarmları çalmaya başladı. Asansör tamirinden olabileceğini söylediler. Yangın merdivenini açtılar aşağı indik. Koridorlarda az duman vardı.” ifadelerine yer verdi.