Etiket: Akademisyenlerin

  • CHP Düzce İl Başkanı’ndan Akademisyenlerin Bildirisine Tepki

    CHP Düzce İl Başkanı Zekeriya Tozan, bin 128 akademisyen tarafından imzalanan ve devletin doğuda katliam yaptığını iddia eden bildiriye tepki göstererek, “Ben o bildiriye imza atmam” dedi.

    Akademisyenlerin Türkiye genelinde imzaladığı ve doğuda terörle başarıyla mücadele eden devleti katliam yapmakla suçlayan bildiriye imza atan akademisyenler ile ilgili konuşan CHP Düzce İl Başkanı Zekeriya Tozan, “Bu olayı akademisyenler devlet tarafından orada bir terör işleniyormuş ve bu terörün durdurulması adına barışın sağlanması adına bizim silahlı güçlerimizin geri çekilmesi noktasında bir talepleri olmuş ve bunun altına imza atmışlar. Ben doğru bulmuyorum. Böyle bir bildirinin altına asla imza atmam. CHP il Başkanı olarak altı okumuzdan biri Türk Milliyetçiliğidir. Teröre hiçbir şekilde destek veremeyiz. Orada terör ile ilgili insanlar yakalanmalı yargılanmalı ve cezasını çekmelidir. Her ne olursa olsun orada terörle mücadeleyi Türkiye Cumhuriyeti’nin terörle yapmış olduğu mücadeleyi katliam olarak değerlendirmek doğru değil kabul etmiyorum. Orada bir terörle mücadele var. Katliam yok” dedi.

  • Akademisyenlerin Bildirisine Tepki

    Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, bin 100 akademisyenin imzaladığı bildirinin, akademik özgürlükle bağdaştırılmasının yanlış olduğunu söyledi.

    Rektörlük binasında basın toplantısı düzenleyen MŞÜ Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, yapılacak yatırımla ilgili gazetecileri bilgilendirdi. Öğrenci sayılarının 10 bin dolayında olduğunu ifade eden Polat, bazen bu sayının abartıldığını söyledi. Belli bir süre 10 bin öğrenci bandında devam edeceklerini dile getiren Polat; “Geldiğimizden bu yana Muş Alparslan Üniversitesi olarak 30-35 öğretim görevlisi kazandırdık. Bizim en büyük kazanımlarımızdan biri bu oldu. Bizim birinci hedefimiz öğretim üyesi sayısını artırmak ve mümkünse Muş dışından buraya öğretim görevlisi getirmek. Dışarıdan ne kadar çok adam getirebilirsek bizim için o kadar çok ekonomik, kültürel ve sosyal katkı anlamına geliyor. Dolayısıyla biz bu 10 bin bandında ilerlemek istiyoruz. İki yıl öncesine kadar, üniversite sürekli talep alıyordu. Ama iki yıldır mezun vermeye başladık. Yani aldığımız öğrenci kadar mezun ettiğimiz öğrenci var. Bu sirkülasyon devam ediyor” dedi.

    “İMZA ATANLAR ARASINDA PERSONELİMİZ YOK”

    Gazetecilerin, bin 100 akademisyenin imzaladığı bildiriyle ilgili sorularını cevaplandıran Polat, imza atanlar arasında personelinin bulunmadığını ifade ederek; “Bugün akademik birim amirlerimizle bir toplantımız oldu ve o toplantıda listelere bakılmasını, üniversitemizin herhangi bir personelinin olup olmadığını araştırdık. Şu an itibariyle bizim bildiğimiz bir personelimiz yok. Şayet varsa, kurumsal olarak hukuk müşavirliği eliyle yapılması gereken ne varsa onu yaparız” diye konuştu.

    “BU TÜR TARTIŞMALAR KAMPLAŞMALARA NEDEN OLUR”

    Akademik özgürlüğün, Türkiye’de iğdiş edilen kavramlardan biri olduğunu vurgulayan Polat, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Akademik özgürlük, Türkiye’de iğdiş edilen kavramlardan bir tanesi. Bizim de sık sık karşımıza çıkıyor. Herhangi birisi, yasalara tamamen aykırı, mevzuatta hiç yer almayan bir konuda bir açıklama yapıyor ve diyor ki, ’bu benim sendikal hakkımdır, yasal hakkımdır.’ Sendikaların amacı bu tür bir siyasetin içerisine girmek değildir. Sendikalar, devletin zaten kabul ettiği kuruluşlardır. Siz orayı bir siyasi muhalefet mekanizması olarak kullandığınız zaman farklı bir yöne gider ve bu daha önce Türkiye’de, çeşitli kamplaşmalara sebebiyet verdi.”

    “AKADEMİK ÖZGÜRLÜK KAVRAMI İĞDİŞ EDİLİYOR”

    “Akademik özgürlükten kastedilen şey, insanların herhangi bir konuda, o gün aklına gelen bir düşünceyle ortaya çıkıp açıklama yapması değildir” diyen Polat, şunları söyledi:

    “Kişisel anlamda biri bir şey söyleyebilir ama ben bunu akademik özgürlük çerçevesinde ‘yapıyorum’ dediğinizde, sizin bilimin objektif kriterlerine, nosyonlarına uygun araştırma yaptıktan sonra ulaşmış olduğunuz sonuçları paylaşmanızdır akademik özgürlük. 25-26 yıldır bu camianın içindeyim ve akademik çalışma yapıyorum. Yapmış olduğum hiçbir çalışmada, müdellel, gerekçeli ortaya koyduğumuz herhangi bir fikir hakkında hiç kimse bize bir şey söyleyemez. O benim akademik özgürlüğümdür. Ama oturduğunuz yerden, Ankara’dan, İstanbul’dan herhangi bir konuda ’ben böyle düşünüyorum, bunun altına imza atıyorum’, böyle bir şey yapıp bunun akademik özgürlük çerçevesinde derseniz, siz akademik özgürlük kavramını iğdiş ediyorsunuz demektir. O açıdan bunu doğru bulmuyorum.”

    “BUNUN ADI AKADEMİK ÖZGÜRLÜK DEĞİL”

    Üniversiteler Arası Kurul’un konuyla ilgili harekete geçtiğini belirten Polat; sözlerini şöyle tamamladı: “Biz, üniversite camiası arkadaşlar, bu tür konuları bir polemik malzemesi yaparak tartışmaları, devletin kendince yapacağı şeyler varsa, onlar yapar. Biz rektörlerin konuşacağı yer bellidir. Rektörler, YÖK Genel Kurulunda bir şey olursa orada konuşur. Şu an Üniversiteler Arası Kurul, bu konuyla ilgili harekete geçti. Bu kurula üye hocalarımız, bunun akademik özgürlük olmadığını zaten söylüyor. Kalkıp hiçbir araştırma, soruşturma yapmadan, bilimsel bir çalışma yapmadan ortaya çıkıp böyle bir açıklama yaparsanız bunun adı akademik özgürlük değil. Bu açıklamaya imza atan insanlar, ‘bir siyasi muhalefet hareketi olarak bunu yapıyoruz’ deseler diyecek sözümüz olmaz. Ama kalkıp akademik özgürlük kılıfının altında böyle bir şey yapılırsa olmaz.”

  • PAÜ Senatosu’ndan Akademisyenlerin Bildirisine Tepki

    Pamukkale Üniversitesi Senatosu, Güneydoğu’daki olaylarla ilgili bildiri yayınlayan akademisyenlere tepki gösterdi.

    Pamukkale Üniversitesi Senatosu, bir grup akademisyen tarafından imzalanan bildiriyi kınayan bir açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “2023 hedeflerine kararlılıkla yürüyen devletimize karşı beşinci kol faaliyeti yürütenlerin taşeronluğunu üstlenen terör örgütleri ve yandaşları, milletimizi her türlü temel hak ve hürriyet ile insan haklarından mahrum bırakan eylemlerini sürdürmektedir. Devletimizin varlığı ve milletimizin birliğine yönelik tehditlere karşı Üniversitemiz kararlı duruşunu muhafaza etmektedir. Ülkemizde kamu düzeni ve huzurun sağlanması için teröre karşı yürütülen haklı mücadeleyi destekliyor; kahraman güvenlik güçlerimize minnet duygularımızı bir kez daha ifade ediyor, akademisyen ve araştırıcı sıfatıyla terörün ve bölücü unsurların yanında yer alarak açıkça ’gaflet, dalalet ve hatta hıyanet’ çizgisinde olduğunu belli eden birtakım kişilerin bildirisini nefretle kınıyoruz. Pamukkale Üniversitesi Senatosu olarak tüm terör örgütlerini ve destekçilerini lanetlerken yaşanan sorunların giderilmesi ve huzurun sağlanması için akademisyenlerimiz başta olmak üzere öğrencilerimiz ve çalışanlarımızla birlikte üzerimize düşen sorumluluğun bilinciyle mücadelemizi sürdürme kararlılığındayız”