Etiket: Akademisyenlere

  • Haberal’dan Bildiriyi İmzalayan Akademisyenlere Tepki

    MHP Ankara Milletvekili Erkan Haberal, bazı akademisyenlerin imzaladığı bildiriyle ilgili, “Terörle mücadelede savaş veren oradaki yiğitlerin arkasından konuşan, onların aleyhinde delegasyon yapıp imza atan herkes benim düşmanımdır” dedi.

    MHP Ankara Milletvekili Erkan Haberal, partisinin Zonguldak İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin bazı akademisyenlerin imzaladığı “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriyle ilgili soru üzerine Haberal, “Kamuoyuna bilgilendirmek için şunu söyleyeyim. Bu devletin bekasına karşı imza veren herkes bizim düşmanımızdır. Terörle mücadelede savaş veren oradaki yiğitlerin arkasından konuşan, onların aleyhinde delegasyon yapıp imza atan herkes benim düşmanımdır. Bu kadar net konuşuyorum. Bütün ülkücülerin adına konuşuyorum” şeklinde konuştu.

    Yeni yılın ilk 23 gününde 31 şehit olduğunu hatırlatan Erkan Haberal, “Bu gün ayın 23’ü. Dün itibariyle 31 şehidimiz vardı. 31 vatan evladı 23 günde toprağa düştü. Dün itibariyle 32 yetim çocuğumuz vardı. 2 ölen yavrumuz vardı. 24 bacımız dul kaldı. Böyle bir savaşın ortasında böyle millete çektirilen cefanın ortasındadır” dedi.

    Haberal basın toplantısı, Zonguldak gündemi, seçim beyannamesiyle devam etti.

  • Muş Platformu’ndan Tehdit Alan Akademisyenlere Destek

    Muş Platformu, ‘teröre karşıyız’ bildirisine imza atan akademisyenlerin tehdit edilmesine tepki gösterdi.

    Muş Esnaf ve Sanatkarlar Odası Konferans Salonu’nda bir araya gelen Muş Platformu üyeleri, ‘Teröre karşıyız’ bildirisine imza atan akademisyenlerin tehdit edilmesine yönelik açıklama yaptı. Tehdit edilen akademisyenlerin yanında olduklarını ve teröre tepki gösteren Muş Platformu, sosyal medya üzerinde tehditte bulunanların derhal özür dilemesini istediler. Platform adına basın açıklamasını okuyan Memur-Sen Muş İl Başkanı Fehmi Kuzey Vurar, “Son dönemlerde ülkemizin Güneydoğu bölgesinde yaşanan olaylara dair 1128 akademisyen ‘barış bildirgesi’ diye isimlendirilen bir metne imza atmış ve bunun üzerine bazı tartışmalar çıkmış, bazı tepkiler ortaya konmuştu. Devletten maaş alan, devletin bütün imkanlarını kullanan, her türlü statüye sahip bu 1128 akademisyen; operasyonlar devam ederken, bölgede hendekler kazılırken, vatandaşın can güvenlikleri tehlikeye atılırken bunu görmeyenler, devletin yanında durup, güvenlik güçlerine moral verecek açıklamalar yapması gerekirken, devletin güvenlik tedbirlerini eleştirmesi manidardır. İslam coğrafyasının vicdanını temsil eden ülkemiz için sinsi oyunlar oynanılıyor. Bu oyunları anlamak için 1128 akademisyenin altına imza attığı bildiriye destek verenlere de bakılmalıdır. PKK’nın uluslararası kredibilitesini arttırmak ve gayri ahlaki, gayri insani ve silahlı vesayetini kamusal alana dayatan siyasetini aklamak için gayretkeşlik yapan sözde bilim insanlarını kınıyoruz. Akabinde ise kamu düzeninin özgül ağırlığına önem veren ve yaşanan olayları eleştiren ve sayıları 5 bini aşan akademisyenler de ‘Teröre Karşıyız’ bildirisine imza attılar. Bildirgeye Doğu ve Güneydoğu üniversitelerinde görev yapan birçok akademisyen imza atarak teröre olan tepkilerini dile getirdikleri gibi Muş Alparslan Üniversitesi kadrosunda bulunan birçok akademisyen de bu bildiriye imza attı” dedi.

    Teröre karşı bildirgeye imza atan akademisyenlerin tebrik edilmeyi hak ettiğini ifade eden Vurar, “Bölgenin tedirgin havası ve olumsuz şartlarına rağmen teröre karşı olduklarını beyan eden akademisyen hocalarımız bu onurlu ve duyarlı davranışlarından dolayı tehdit edilmeyi değil tebrik edilmeyi hak etmişlerdir. Kendilerini bu gurur verici davranışlarından dolayı kutluyoruz. Akademisyen hocalarımızın altına imza attıkları bildiri teröre karşı Kürt halkından yana olan bir bildiridir. Ancak Muş ili özelinde icrai faaliyet gösteren bazı dernekler, bu hocalarımızın adlarını afişe ederek, üzerlerinde mahalle baskısı oluşturmaya çalışmaktadırlar. Bizler Muş’taki STK’lar olarak hocalarımıza destek için burada toplanmış bulunmaktayız. Ülkemizin ve ilimizin gelişimine katkıda bulunan değerli akademisyenlerin bu güruh tarafından hedef gösterilmiş olması asla kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

    “Tehdidi savuran derneklerin sosyal medya hesapları üzerinden akademisyen hocalarımıza yönelik yayınladığı tehdit içerikli mesajları Muş halkına yapılmış kabul ediyoruz” diyen Vurar, “İlimizde görev yapan, şehrimizin kalkınması ve gelişmesinde öncülük eden değerli hocalarımızın hedef gösterilmiş olmasını umarsız ve fütursuz bir davranış olarak değerlendiriyoruz. Muş Platformu olarak sonuna kadar hocalarımızın yanında olduğumuzu beyan ediyor ve devletin yetkili kurumlarını göreve çağırıyoruz. Sosyal medya üzerinden hocalarımızın tehdit edilmesini şiddetle kınıyoruz ve kendileri hakkında en kısa zamanda yasal sürecin başlatılmasını, sorumluların yakalanıp cezalandırılmasını istiyoruz. Ayrıca ilgili derneklerin yöneticileri derhal bir özür beyanı yayınlamalı ve yapmış oldukları şiddet yanlısı beyandan dolayı hocalarımız başta olmak üzere tüm halkımızdan özür dilemelidir. İslam kardeşliği esas almış bir dinin müntesibi olan bizler ırk, dil, renk farkını sadece Allah’ın ayeti olarak görüyoruz. İslam kardeşliği bizim için kardeşlerimizin haklarını örtme aracı değil, bilakis bütün insanların bir tarağın dişleri gibi görünmesiyle ilgilidir. Farklılıklarımızı tefrika için kullanmaya çalışanlara karşı ümmet bilinci ile hareket etmemiz gerektiğini ifade ediyoruz” şeklinde konuştu.

  • Akademisyenlere Sert Tepki

    Türk Sağlık-Sen Balıkesir Şubesi Başkanı Musa Bilal, Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi’nin yayınladığı bildiride imzası bulunan akademisyenlere tepki gösterdi.

    Türk Sağlık-Sen Balıkesir Şube Başkanı Musa Bilal, bildiri yayınlayan akademisyenlere tepki göstererek, “Devletin imkanlarıyla bir yerlere gelen ve devlete kafa tutan akademisyenler hadlerini bilsin. Türkiye’nin imkanlarından faydalanıp, devletin üniversitelerinde yetişip, her ay devletten maaş alıyorlar. Deletin bütünlüğünü tehdit eden terör örgütünü mazur görüp Türk devletini ve Türk askerini kimse suçlayamaz” dedi.

    Akademisyenlerin sözde teröre karşı yayınladıkları bildirinin tamamen terör yanlısı açıklamalar olduğunu söyleyen Bilal, “Bunların aklını yitirmiş olduklarını düşünüyorum. Ne dediklerini bilmiyorlar. Bu sözde akademisyenlerin, gençlere milli birlik ve beraberlik duygusunu nasıl anlatacaklarını düşünemiyorum. Derhal bu ülkenin bir vatandaşı olduklarını ve bu ülkede yaşadıklarını hatırlasınlar. Ve şunu da bilsinler ki, ülkemizin birlik ve beraberliğini tehdit eden, düşman ülkelerin desteğiyle hareket eden bu bölücü terör örgütü asla başarılı olamayacak, bir çakıl tanesini bile bizim topraklarımızdan alamayacaklardır” şeklinde konuştu.

  • Saygılı’dan Akademisyenlere Tarihi Yanıt

    Platform Adana Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Saygılı, yayınlandığı tarihten itibaren kamuoyunda büyük tartışmalara yol açan “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bir bildiriye imza atan 1128 akademisyenin açıklamalarını eleştirdi. Saygılı, akademisyenlere Kürt aşiret ve cemaatlerinin önde gelenlerin 1921 yılında TBMM’ye verdikleri ve Türk birliği içinde bulunma kararlılıklarını yansıtan açıklamalarıyla cevap verdi.

    Platform Adana Başkanı Ramazan Saygılı, yaptığı açıklamada, “Ülkemiz topyekun olarak içerideki ve dışarıdaki terör odakları ile mücadele ederken, bu ülkenin üniversitelerinde çalışan akademisyenlerin bölücü odaklara arka çıkıyor olmalarını ve ülkenin birliğine ve beraberliğine kasteden girişimlerini esefle kınıyor ve yadırgıyoruz” dedi.

    Saygılı, açıklamasında, “Coğrafyamız üzerinde yapılmak istenen ameliyatlara taşeronluk eden örgütlere arka çıkmanın hangi emellere ve hangi odaklara hizmet ettiği çok açıktır. Elbette ki, milletimizin birliğine ve huzuruna kast eden açıklamalar, bu toplumun derin sağduyusundan geri dönecektir. Bu toprakların bütün unsurları kadimden beri bu medeniyet havzasında beraber yaşayarak ve birlikte düşünerek bir gelecek tasavvuru oluşturmuştur. Bu düşünce ve kader ortaklığı asla kolayca yıkılabilecek cinsten değildir. Bu gelecek tasavvurunu yıkmak isteyen sözde aydınlar bilmelidirler ki, milletimizin 1000 yıllık birlikte yaşama arzusu karşılarında dimdik durmaktadır” diye konuştu.

    “CEVABI KÜRT BEYLERİ VERSİN”

    “Malum akademisyenlere cevabı, 1921’de ana bütünden ayrılmayacaklarını bütün dünyaya ilan eden Kürt beyleri versin” diyen Saygılı, açıklamasının bundan sonraki bölümünde Kürt aşiret reislerinin mektubunu yayınladı.

    Aluçlu Aşiret Reisi Muhammed, İzoli Aşiret Reisi Hacı Fiya Sebati, Ulema-i Ekrad’dan Bekir Sıdkı, Baricgan Aşiret Reisi Halil, Bükler Aşiret Reisi Hüseyin, Ulema-i Ekrad’dan Rüşdi, Ulema-i Ekrad’dan Avni, Eşraf-i Ekrad’dan İzdelili Fehim, Ulema-i Ekrad’dan Halil, Cürdi Aşiret Reisi Muhammed, Zive Aşiret Reisi Halil, Ulema-i Ekrad’dan Hafız Muhammed, Deyükan Aşiret Reisi Hüseyin, Eşraf-ı Ekrad’dan İbrahim, Eşrafdan Sadık, Zebuhlu Halil imzalarıyla 1921 yılında TBMM’ye gönderilen mektup aynen şöyle:

    İŞTE BÖLÜCÜLÜĞE KARŞI ÇIKAN KÜRTLERİN TARİHİ MEKTUBU

    “Ankara’da Büyük Millet Meclisi Riyâset-i Celilesi’ne (Yüce Başkanlığına); Kürtler küçük lokmanın pek kolay yutulacağını vaktinden çok evvel anlamışlardır. Türk birliğinden ayrılmak zihniyetinde bulunanları Kürtleri, kendi milletlerinden addetmezler. Kürtlerin mukadderatı (kaderi, geleceği) Türk’ün mukadderatıyla tev’em (eş) dir. Biz Kürtler, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükumetinden başka halaskar (kurtarıcı) beklemediğimiz gibi düvel-i itilafiyyeden (itilaf devletlerinden) merhamet dilemeğe tenezzül etmiyoruz. Misak-ı Milli (Ulusal ant) dahilinde sulh akdi edilmesini teminen bütün varlığımızla hükümetimize müzaheret (yardım) edeceğimizi Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti dahilinde Kürtlüğün ayrı bir unsur olarak telakkisini (anlayışını) hiçbir zaman işitmek istemediğimizi arz ile muvaffakiyetler (başarılar) temenni ve takdim-i ta’zimat (yüksek saygılar) eyleriz.”

  • Bildiriyi İmzalayan Akademisyenlere Kınama

    Malatya Tabip Odası Başkanı Ahmet Kızılay, terör operasyonlarını eleştiren bildiride imzası bulunan akademisyenleri kınayan bir açıklamada bulundu.

    Malatya Tabip Odası Başkanı Ahmet Kızılay açıklamasında, ‘Bu suça ortak olmayacağız’ bildirisine imza atan akademisyenleri kınadı. Kızılay, “Akademik kültür ve bilinç her türlü terör eylemini ilkesel olarak reddetmeyi ve terör örgütlerini telin etmeyi gerektirir” ifadelerini kullandı.

    Bildirinin teröre karşı verilen mücadeleyi hiçe saydığını ifade eden Kızılay, “Birlik ve beraberliğimizi, ülkemizin bütünlüğünü hedef alan terör örgütlerine karşı, devletin bekası için güvenlik güçleri tarafından teröre karşı verilen mücadeleyi hiçe sayan bildiriyi esefle kınıyorum” diye konuştu.

    Kızılay açıklamasının sonunda terör saldırılarında şehit olanlara ve hayatlarını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Türk Milletine başsağlığı diledi.