Etiket: akademisyenin

  • SAMÜ’lü akademisyenin projesine Gençlik ve Spor Bakanlığı desteği

    SAMÜ’lü akademisyenin projesine Gençlik ve Spor Bakanlığı desteği

    Samsun Üniversitesi (SAMÜ) İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Coğrafya Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Mücahit Yıldırım’ın “Sessiz Kuşaktan Z Kuşağına Kent Ve Mekân” başlıklı projesi Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Projeleri Destek Programı 2020-1 proje çağrısı kapsamında desteklenmeye değer bulunarak kabul edildi.

    Proje, 65 yaş üzeri bireylerle Z kuşağı olarak tanımlanan gençlerin tarihi ve kültürel mekânlarda buluşturularak kültürel mirasın korunmasına katkı sağlamak ve gençlere kültürel mirası yaşayarak öğretmeyi amaçlıyor. Proje ile ilgili bilgiler veren Dr. Öğr. Üyesi Mücahit Yıldırım, “Bu projenin amacı, Samsun ilindeki tarihi kent mekânlarının Z kuşağı olarak adlandırılan gençlere tanıtılması, inşa ediliş hikâyelerinin ve mimari özelliklerinin anlatılması, önceki ve bugünkü kullanım amaçlarının ve mimari yapılarının karşılaştırılmasının yapılması ve kentin ve kent mekânlarının kültürel bağlamda taşıdıkları önem ve değerin gençlere aktarılmak suretiyle kent kültürü ve kentlileşme olgusu ile milli ve kültürel bilincin gençler arasında derinleştirilmesini sağlamaya katkıda bulunmaktır. Bu doğrultuda tarihi kent mekânlarından en azından bir kısmının inşasına ve hizmetine şahitlik eden, günümüzde yaşayan son kuşak olan ve sessiz kuşak olarak adlandırılan 65 yaş üstü kişiler ile Z kuşağı olarak adlandırılan gençleri bu tarihi kent mekânlarında buluşturmak, kentin ve mekânların kültürel kodlarının bu iki kuşak arasında bütünleşmeye vesile olacak paylaşımlarını ortaya çıkarmak ve gençlerin bu vesile ile tarihi ve kültürel bilinç düzeylerinin artırılmasını sağlamak da amacıyla 1 yıl boyunca çeşitli etkinlikler düzenlenecektir. Pandemi kurallarına uygun olarak gerçekleştirilecek etkinliklere gençlerimiz ile büyüklerimiz birlikte katılım sağlayacaktır” dedi.

    Proje kapsamında gerçekleştirilecek olan etkinliklere dair detaylar aktaran Yıldırım, “’Kuşaklar Bağlanıyor’ (tanışma), ‘Kuşak buluşmaları’ (15 tarihi ve kültürel mekân buluşması), ‘Çarpışan otolarda çakışan kuşaklar’(lunapark gezisi), ‘Kent ve mekân’ (5 lise ve 1 genel konferans), ‘Kültür ve mekân gezileri’ (Vezirköprü ve Bafra), ‘Huzura geldik’ (huzurevi ziyareti), ‘Şehitlik ziyareti’, ‘Mangal gibi yürekler buluşmaları’ (piknik), ‘Kuşaklar Arası Bisiklet Turu’ (sahil bisiklet turu), ‘Mekânın ruhunu maketine üfle’ (maket yapma yarışması) ve ‘Sergide Mekân’ (fotoğraf ve maket sergisi) adı altında etkinlikler düzenlenecektir. Bu tür etkinliklerin geçmiş ile gelecek arasında bir bağ kurulması ve kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılması bağlamında büyük önem taşıdığı ve daha da yaygınlaşması gerektiğini düşünmekteyiz. Ayrıca kentin dokusu ve ruhunun anlaşılması bakımından da projemizin gençler üzerinde etkin bir algı oluşturacağını ümit etmekteyiz. Bu sayede kentli olmanın ruhunu ve gereğini daha anlamlı bir şekilde gelenekten geleceğe aktarma konusunda gençlerin de aktif olarak rol alması en büyük hedeflerimizden birisidir” diye konuştu.

  • SUBÜ’de 12 akademisyenin unvanı değişti

    SUBÜ’de 12 akademisyenin unvanı değişti

    SUBÜ Senato Toplantısı’nda alınan kararla 3 doçent doktor profesör doktor unvanına, 9 doktor öğretim üyesi ise doçent doktor unvanına yükseldi. Unvanı değişen akademisyenlere cübbelerini Rektör Sarıbıyık giydirdi.

    Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde (SUBÜ) Senato Toplantısı Sapanca Park Uygulama Oteli’nde gerçekleştirildi. Toplantıda akademik işleyişe yönelik birçok kararın yanı sıra 12 akademisyenin unvan değişikliği de karara bağlandı. Böylelikle 3 akademisyen doçent doktor unvanından profesör doktor unvanına, 9 akademisyen ise doktor öğretim üyesi unvanından doçent doktor unvanına yükseldi. Unvanı değişen akademisyenlere Rektör Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık tarafından cübbeleri giydirilirdi.

    Unvan değişikliği gerçekleşen akademisyenleri tebrik eden Rektör Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, “Aramıza yeni katılan hocalarımız var. Onları da düzenlediğimiz bu program vesilesiyle tanımak istedik. Zaman zaman uzaktan toplantılar yapıyor, zaman zamanda aramızdaki samimiyeti ve sıcaklığı sürdürmek için bir araya geliyoruz. İnşallah bir sıkıntı olmadan pandemi süreçlerini de atlatarak öğrencilerimizle buluşacağız. Üniversitemiz her geçen gün üzerine katarak ilerliyor. Siz değerli hocalarımız da çalışmalarınızla buna katkı sağlıyorsunuz. Bugün aslında bunun meyvelerinin alındığı bir gün. Başarılarımızın katlanarak devam etmesini diliyorum” dedi.

  • ADÜ’lü akademisyenin AB destekli proje toplantısı Polonya’da yapıldı

    Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Yılmaz’ın yürütücüsü olduğu “Yüksek Öğrenimde Arı Ürünlerinin Tedavi Edici Etkileri” isimli Avrupa Birliğinin (AB) desteklediği projenin üçüncü toplantısı Polonya’nın Wroclaw kentinde gerçekleşti. Toplantıda; tıbbı tedavilerde arı ürünlerinin kullanımı giderek yaygınlaşacağı belirtildi.

    ADÜ, Çanakkale Onsekiz Mart ve Balıkesir Üniversiteleri, Polonya Wroclaw Çevre ve Yaşam Bilimleri, Litvanya Alexandras Stulginkis ve Slovakya Nitra Tarım Üniversitelerinin iş birliğiyle yürütülen projede bir yıldır çalışmalar sürdürülüyor. Proje sonunda yükseköğrenimde ‘apiterapi’ konusunda oluşturulacak proje çıktılarının ve müfredatın, lisans, yüksek lisans öğrencileri ve akademisyenler için önemli olacağı bildirildi.

    Toplantıda, Adnan menderes Üniversitesi’nin sorumlu olduğu iş paketleri ile projenin yaygınlaştırma faaliyetleri hakkında rapor sunuldu. Toplantının ilk günü tüm partnerler, kendi iş modülleri ile ilgili sunumları yaparak konular üzerinde fikir alışverişinde bulundu. Toplantının ikinci gününde ise Wroclaw Çevre ve Yaşam Bilimleri Üniversitesinden Doç. Dr. Barbara Krol, proje kapsamında yapılan bilimsel çalışmalar hakkında bilgiler vererek yürütülen projenin insan ve hayvan sağlığı açısından önemini dile getirdi. Dördüncü toplantıya kadar çıkarılacak el kitapçığı ile ilgili ayrıntıların tamamlanmasına karar verildi.

    Prof. Dr. Yılmaz, insan ve hayvan sağlığı açısından doğru üretilen arı ürünlerinin apiterapide kullanımının giderek önem kazanacağını ve bu konuda özellikle de ziraat fakültelerinde arıcılık dersleri ve eğitiminin öneminin çok daha artacağını söyledi.

    “Tıbbi Tedavilerde Arı Ürünlerinin Kullanımı Giderek Yaygınlaşacak”

    Prof. Dr. Mete Karacaoğlu, arı sütü, polen, propolis, balmumu, arı zehiri, erkek arı larvası, arı ekmeği gibi arı ürünlerinin, birçok sağlık probleminin tedavisinde destekleyici amaçla kullanıldığını ve tıp dünyasının arenası olarak kabul edilen PUB-MED’de arı ürünleri ile ilgili özellikle son yıllarda çok sayıda bilimsel yayının yapıldığını ifade etti. Bu anlamda, insan ve hayvan sağlığında sorun olan virüs, bakteri ve mantari etmenlerle mücadelede, tıbbi tedavilerde doğal ürünler olarak başta propolis olmak üzere birçok arı ürünün kullanımı giderek yaygınlaşacağını belirtti. Karacaoğlu, bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli konunun uygun ve sağlıklı arı ürünleri üretimi olduğuna vurgu yaptı.

    “Uygun biçimde üretilmeyen arı ürünleri yarardan çok zarar getirir”

    Prof. Dr. Mete Karacaoğlu, uygun biçimde üretilemeyen, bilinçsiz, deneyimsiz ve kontrolsüz şekilde üretilen arı ürünlerinin kullanımının yarardan çok zarar getireceğini vurguladı. Karacaoğlu, arı ürünlerin her birinin özel etkileri olduğunu, bu yüzden araştırmaya dayalı bilgilerin kullanılması gerektiğini belirterek son yıllarda bu konuda yapılan çalışmaların hız kazanmasının sevindirici olduğunu söyledi.

    “Türkiye arı kolonisi varlığı yönünden büyük potansiyele sahip”

    Türkiye, aynı zamanda geçmişten gelen ciddi bir arıcılık kültürüne de sahip olduğunu ve bu potansiyelin doğru ve verimli kullanılması gerektiğini ifade eden prof. Dr. Karacaoğlu, ‘Yüksek Öğrenimde Arı Ürünlerinin Tedavi Edici Etkileri’ adlı AB projesinin bu anlamda önemli bir proje olduğunu söyledi. Karacaoğlu, “Proje dahilinde elde edilecek çıktıların özellikle 5 dilde yayınlanarak; Türkiye’de, Avrupa’da ve dünyada, arıcılık camiasına bu konuda eğitim alacak herkese, yapılacak bilimsel çalışmalara büyük yarar sağlayacaktır. Bununla birlikte iyi bir arıcılık alt yapısı ve deneyime sahip Üniversitemiz Ziraat Fakültesi olarak projeye verdiğimiz destekle, arı ürünlerinin sağlık sektöründe kullanımı açısından farkındalık oluşturma konusunda katkımızın olacağını ve bunun da öğrencilerimiz, Fakültemiz, ve Üniversitemiz adına bir kazanım olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

  • Toplam 425 akademisyenin katıldığı Uluslararası GAP Tarım ve Hayvancılık Kongresi başladı

    Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi ev sahipliğinde yapılan 1’inci Uluslararası GAP Tarım ve Hayvancılık Kongresi başladı.

    Osmanbey Yerleşkesi Ziraat Fakültesi Konferans Salonunda başlayan Uluslararası GAP Tarım ve Hayvancılık Kongresine, Ukrayna, İran, Yunanistan, Bulgaristan, Irak, Suriye, Azerbaycan ve Afganistan’dan toplam 425 akademisyen katılıyor. Programın açılışında konuşan Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Taşaltın, GAP’ın başkenti olan Şanlıurfa’da, tarımın mevcut durumunun tüm yönleriyle ve olabildiğince geniş katılımlı olarak tartışılmasının bir gereklilik olduğunu söyledi. Taşaltın, Ziraat Fakültesi tarafından 1999 yılından bu yana düzenlenen GAP Tarım Kongreleri vasıtasıyla, bölgenin ve ülkenin tarım sorunları ve çözüm önerilerinin geniş katılımlı platformlarda ele alındığını belirtti. Şimdiye kadar ulusal düzeyde düzenlenen kongrenin bu yıl uluslararası düzeyde gerçekleştirildiğini dile getiren Taşaltın, “Tarımın bugünkü durumunu ve geleceğini tartışmayı, sorunları tespit etmeyi, gerçekçi ve pratiğe aktarılabilme şansı yüksek öneriler geliştirmeyi ve tarımın sıkıntıları konusunda kamuoyunun dikkatini çekmeyi hedefleyen bu kongrenin hayırlı olmasını temenni ediyorum. Kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen kişi ve kuruluşlara teşekkür ederim” dedi.

    Kongrenin açılışında Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Sevgili, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Recep Gündoğan ve düzenleme kurulu başkanı Prof. Dr. Turan Binici de birer konuşması yaptı. 3 gün boyunca devam edecek olan kongrede 590’ı sözlü, 200’ü poster olmak üzere toplamda 790 bildiri sunulacak.

  • Silahlı saldırıda öldürülen iki akademisyenin cenazesi Tokat’ta

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesinde düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Mikail Yalçın ile Araştırma Görevlisi Yasir Armağan’ın cenazesi memleketleri Tokat’a ulaştı.

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Eğitim Fakültesinde Araştırma Görevlisi Volkan Bayar’ın silahlı saldırısı sonucu hayatını kaybeden 4 kişiden Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Mikail Yalçın ile Araştırma Görevlisi Yasir Armağan’ın cenazeleri Eskişehir’de yapılan törenin ardından memleketleri Tokat’a gönderilmişti. İki akademisyenin cenazesi karayolu ile akşam saatlerinde Tokat’a ulaştı. Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Mikail Yalçın’ın cenazesi Turhal Devlet Hastanesi morguna, Araştırma Görevlisi Yasir Armağan’ın cenazesi ise Tokat Devlet Hastanesi morguna konuldu. Yakınlarını saldırıda kaybedenler cenazeler morga konulurken gözyaşı döktü. Cenazeler cumartesi günü öğle namazını müteakiben toprağa verilecek.