Etiket: Akademik

  • Düzce Üniversitesi’nde 2018-2019 akademik yılı açılış töreni gerçekleştirildi

    Kuruluşunun üzerinden henüz 12 yıl geçmesine rağmen, sadece eğitim-öğretim faaliyetleriyle değil, katma değerli bilimsel çalışmaları ve bölgesel kalkınmaya olan katkılarıyla büyük mesafe kaydeden Düzce Üniversitesi, 2018-2019 Akademik Yılı Açılış Töreni’ni coşkulu bir katılımla gerçekleştirdi.

    Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu Üyesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Lütfihak Alpkan’ın “Bilimsel Araştırma Etiği” başlıklı açılış dersi ile katılım sağladığı törene; Düzce Valisi Dr. Zülkif Dağlı, Düzce Belediye Başkanı Dursun Ay, Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar, protokol üyeleri, öğretim üyeleri, öğrenciler ve basın mensupları katıldı.

    Cumhuriyet Konferans Salonu’nda düzenlenen programın açılış konuşmasını, 2018-2019 Eğitim-Öğretim Yılı’nda Düzce Üniversitesi’ne birincilikle yerleşen Tıp Fakültesi öğrencisi Mehmet Boğaç gerçekleştirdi. Yoğun ve umut dolu bir maratonun sonunda Düzce Üniversitesi’ni kazanarak bu anlamlı törende yer aldığı için gurur duyduğunu söyleyen Düzce Üniversitesi öğrencisi, hiçbir başarının tesadüf olmadığını belirterek kendisine destek olan ailesine teşekkür etti. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni tercih etme nedenleri arasında nitelikli öğretim üyesi kadrosu, Tıpta Uzmanlık Sınavındaki başarıları ve modern fiziki mekanların etkili olduğunu ifade eden Mehmet Boğaç, önlerinde başarmaları ve aşmaları gereken uzun bir süreç olduğunu dile getirdi. Vatanımıza, milletimize yararlı meslek sahibi bireyler olmak için var gücüyle çalışacaklarını vurgulayan Mehmet Boğaç, kendilerine destek olan herkese teşekkürlerini iletti.

    Programda konuşan Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar, Düzce Üniversitesi’nin 2018-2019 Akademik Yılı Açılış Töreni’nde bir arada olmaktan duyduğu heyecanı dile getirerek, açılış dersi için kıymetli bir bilim adamı kimliği taşıyan, aynı zamanda yönetim bilimleri alanında çok önemli çalışmalar yapmış Prof. Dr. Lütfihak Alpkan’ı ağırlamaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.

    Düzce Üniversitesi Rektörü; 14 Fakültesi, 2 yüksekokulu, 4 enstitüsü, 10 meslek yüksekokulu, 33.000 öğrencisi ve 2500 çalışanıyla Düzce Üniversitesi’nin, esnek, girişimci, yenilikçi ve dinamik biçimde çağın gereklerine uygun olarak değişimi yönetebilen bir yükseköğretim kurumu olduğunu vurguladı. Kendisi ile birlikte kurulan üniversiteler arasında birinci sırada olan Düzce Üniversitesi’nin, Dünya Üniversiteleri arasında da ilk iki bin içerisinde yer almaya devam ettiğini söyleyen Rektör Çakar, bu başarılarda emeği geçen tüm mensuplara teşekkür etti.

    Yükseköğretim Kurulu tarafından 2015 yılı Haziran ayında başlatılan “Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması” programı kapsamında Düzce Üniversitesi’nin geldiği nokta hakkında da bilgiler paylaşan Prof. Dr. Çakar, “Yürüttüğümüz ihtisaslaşma faaliyetleri ile şehrimizin ve bölgemizin sürdürülebilir kalkınmasında şimdiden etkili olmaya başladık. Son bir yıl içerisinde köylerimizde yetiştirilen yedi tür tıbbi bitkide hasat yaptık, altı tür bitkinin yetiştirilmesinde de başarı sağladık. 27 tür bitkinin yetiştirilmesi faaliyetlerine de devam ediyoruz. Faaliyetlerimizi Bolu’ya da yaygınlaştırdık. Şehrimizdeki ekim alanını 2019 yılı içerisinde 500 hektara, 2020 yılında da 1000 hektara çıkarmayı hedefliyoruz. Fındık yeşil kabuklarında tıbbi mantar yetiştirmeyi başardık ve gönüllü çiftçilerimizi eğittik. Bitki ekstrelerinden ve arı ürünlerinden ilaç hammaddesi eldesi konusunda da önemli aşamalar kat ettik. Geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanında, poliklinik faaliyetlerine başladık, ama bunlardan da önemlisi Nobel İlaç’ın sponsorluğunda Üniversitemizin markasını belirledik ve ilk ürünlerimizi ürettik. DUlife çatısı altında, kozmetik ürünlerimizi Melenis, bitki ürünlerimizi Herbynia, arı ürünlerimizi de Apidevera markaları ile hayata geçiriyoruz” şeklinde konuştu.

    Bölgeye ve Düzce’ye; bağımlılıkla mücadele, göç sorunu, çocuk istismarının önlenmesi, çevre kirliliği, eğitimde niteliğin artırılması gibi çok farklı konularda da hizmet etmeye devam ettiklerini dillendiren Çakar, “Özellikle İstanbul-Ankara hızlı tren hattının bilimsel, teknik ve ekonomik olarak faydası kanıtlanmış Düzce-Bolu-Gerede güzergahından geçirilmesi konusunda Üniversite olarak inisiyatif üstlendik.” ifadelerini kullandı.

    Düzce Üniversitesi’nin yatırımlarından da söz eden Rektör Çakar, birçok fiziksel alanı tamamladıklarını belirterek Kütüphane, Spor Bilimleri Fakültesi ve 50 bin metrekarelik Botanik Bahçesi’nin yapımına başlandığını da sözlerine ekledi. Girişimcilik ve fikri mülkiyet hakları konusunda önemli mesafeler kat ettiklerine işaret eden Çakar, son iki yılda patent ve faydalı model sayısını üç katına çıkardıklarının altını çizdi.

    Düzce Üniversitesi yöneticileri olarak, hayatı okuyan bir gençlik yetiştirmek için çabaladıklarına dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar, Düzce Üniversitesi’nin her sürecinde kendilerine destek olan herkese teşekkür etti.

    Programda bir konuşma gerçekleştiren Düzce Belediye Başkanı Dursun Ay, yeni akademik yılın hayırlı olması temennisinde bulunarak sözlerine başladı. Düzce için çalıştıklarını ve Düzce Üniversitesi’ni önemsediklerini dile getiren Dursun Ay, öğrenciler için ellerinden gelen tüm çabayı göstereceklerini ifade etti. Üniversite olarak iyi durumda olduklarını belirten Ay, Düzce Teknopark’ta da nitelikli Ar-Ge çalışmalarının yürütüldüğünü söyleyerek Düzce Üniversitesi’nin başarılarının devamını diledi.

    Düzce Valisi Dr. Zülkif Dağlı, yaptığı konuşmada, Düzce Üniversitesi’nin kamu ile bütünleştiğine işaret etti. Düzce Üniversitesi’nin bilimsel ışığıyla teorik çalışmaları pratiğe dönüştürdüklerini ifade eden Zülkif Dağlı, geçen yıl Müftülükteki din görevlileri ile Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki öğretmenleri yüksek lisans eğitimine başlattıklarını belirtti. Yine Düzce Üniversitesi’nin desteğiyle 4500 öğretmene bağımlılıkla ilgili farkındalık eğitimi verildiğini söyleyen Düzce Valisi, çocuk istismarı ve korunması konusunda da 4500 öğretmene ve 500 diğer meslek mensuplarına eğitim verileceği bilgisini paylaşarak yeni eğitim-öğretim döneminin hayırlara vesile olmasını temenni etti.

    “Bilimsel Araştırma Etiği” başlıklı açılış dersini vermek üzere kürsüye davet edilen Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Lütfihak Alpkan, akademisyenlerin bilimsel araştırmalarda uyması gereken kırmızı çizgilerden bahsetti.

    Genel ahlaka aykırı davranışların meslek ahlakına da aykırı olacağını ifade eden Prof. Dr. Lütfihak Alpkan, araştırmalarda kaynak gösterme geleneğinin ve yasal zemininin önemine vurgu yaptı. Bilimsel araştırmalarda, gerekli kuruluşlardan izin almanın, katılımcıların araştırmanın içerisinde olduğunu bilmelerinin gerekliliğine dikkat çeken Alpkan, katılımcıların araştırma içerisinden ayrılmak istediklerinde gereken iznin verilmesinin de faydalı olacağını söyledi.

    Yayın yaparken veri sağlayan kişilerin kişisel verilerinin gizli tutulmasının da önemli olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu Üyesi; intihal, sahtecilik, çarpıtma, tekrar yayım, dilimleme ve haksız yazarlık gibi etik ihlal türleri hakkında bilgiler vererek konuşmasını sonlandırdı.

    Düzce Üniversitesi 2018-2019 Akademik Yılı Açılış Töreni, Prof. Dr. Lütfihak Alpkan’a plaket ve hediye takdiminin ardından sona erdi.

  • MSKÜ Akademik açılışı yapıldı

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin 2018-2019 akademik açılış töreni Üniversitesi AKM 15 Temmuz Şehitler salonunda düzenlenen törenle yapıldı. Akademik açılış törenine Kültür Turizm ve Milli Eğitim Eski Bakanı Nabi Avcı, Muğla Vali Vekili Fethi Özdemir, AK Parti ve CHP Milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Başkanı, İl Jandarma Komutanı, Emniyet Müdürü ve Menteşe Belediye Başkanı katıldı.

    Törenin açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Hüseyin Çiçek, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin 1992 yılında kurulduğunda bir Fakülte ve bir Meslek Yüksekokulunda 37 akademik, 42 idari personel, Bin 128 öğrenci ile eğitim ve öğretime başladığını hatırlattı. Rektör Çiçek, bugün gelinen noktada bu sayının 7 Fakülte, 4 Enstitü, 3 Yüksekokul ve 16 Meslek Yüksekokulunda 44 bin 607 öğrenci ve 3 bini aşan akademik ve idari çalışanın bulunduğu kurum haline geldiğini açıkladı. Rektör Çiçek, geçmiş dönem görev yapan Rektörlere de konuşmasında teşekkür ederken, “Rektörlüğüm döneminde öncelikli hedefim, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ni dinamik, üretken, huzurlu ortamını sağlamak, varlığımızın teminatı öğrencilerimize en iyi eğitim öğretim imkânlarını hazırlamaktır” dedi.

    Öğrencilerin Üniversite yerleşkesinde en iyi imkânı sunacaklarını belirten Rektör Çiçek, “Kampüsümüzün 7/24 yaşanabilir bir alan olması için daha çok sosyal ve kültürel alan tesis edeceğiz. İlk olarak Mavi Çatı binasını öğrenci topluluklarına tahsis ederek onların faaliyetlerini daha rahat ve özgür bir alanda gerçekleştirmelerine imkan sağlayacağız. Öğrenci merkezli üniversite vizyonu ile ‘Öğrenci Hakları Ofisi’mizi daha etkin ve verimli olarak kullanacağız. 60 farklı ülkeden Bin 205 öğrencimize eğitim öğretim olanaklarımızı en iyi şekilde sunarken, onları Türk ve Türkiye dostu öğrenciler olarak ülkelerine göndereceğiz” dedi.

    MSKÜ Akademik açılış töreninde ilk dersi Kültür Turizm ve Milli Eğitim Eski Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı verdi. Avcı ‘Enformatik Cehalet ve Üniversitelerin Rolü’ konulu dersinde ‘Enformatik Cehalet’ kelimesinin aslında kendisinin 1991 yılında ilk baskısı yapılan kitabının adı olduğunu, söyledi.

  • Akademik odalardan Osmangazi’nin projelerine övgü

    Osmangazi Belediyesi’nin vizyon projelerinden Panorama 1326 Fetih Müzesi’ni ziyaret eden Bursa’daki akademik odaların temsilcileri, dev yapının müzenin ötesinde anıt bir eser olduğunu söyledi. Mühendisler ayrıca önümüzdeki günlerde temeli atılacak olan Osmangazi Meydanı projesine de tam not verdi.

    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)’ne bağlı Makine, İnşaat, Mimar, Harita ve Jeoloji Mühendisleri Odaları’nın yöneticileri, önümüzdeki günlerde hizmete açılacak olan Fetih Müzesi’ni ziyaret etti. Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, müzeyle ilgili bilgilendirdiği akademik odaların temsilcilerine ayrıca Osmangazi Meydanı projesinin animasyon filmini ilk kez paylaşarak, bu büyük projenin de önümüzdeki günlerde temelinin atılacağı müjdesini verdi.

    42 metre kubbe açıklığıyla dünyanın tam panoramik en büyük müzesi özelliğine sahip Fetih Müzesi’ni gezen akademik odaların temsilcileri, aynı zamanda yeşil bina sertifikalı binanın hem mimari hem de tarihi ve kültürel açıdan Bursa’nın yüz akı bir proje olarak değerlendirdi.

    “Panorama 1326 savaşı değil barışı anlatıyor”

    Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Ömer Faruk Şahin, müzenin her anlamda mükemmel bir eser olduğunu belirterek, “Öncelikle böyle bir eseri şehrimize kazandıran Osmangazi Belediyesi’ni tebrik ediyorum. Bu bölgenin eski hâlini hepimiz biliyoruz. Öyle bir yerden bu şekilde bir eser ortaya çıktığı için emeğe geçen herkesi kutluyorum. Mimarî olarak da çok güzel bir yapı ortaya çıkmış. Vizyon sahibi kent yöneticilerimiz büyük bir değer katmış. Mimarlar Odası olarak böyle bir eserin şehrimizde olmasından dolayı çok mutluyuz. İstanbul’daki Panorama 1453’ten çok daha iyi bir müze olmuş. Çünkü, burada barış sahnesi dikkat çekiyor. Birçok felsefenin temelinin kurulduğu yer. Bu yüzden buraya ayrı bir gözle bakılmalı. İnanılmaz güzel perspektifler var. Çok profesyonel bir çalışmayla, resimdeki ambiyansı gerçekten yaşatıyor” dedi.

    Makine Mühendisleri Odası Başkanı Fikri Düşünceli de Bursa’ya çok önemli bir eser kazandırıldığını ifade ederek, “Gerek kubbe mimarîsi gerekse içindeki resimle çok etkileyici bir yapı olmuş. Bu güzel eseri kazandırdıkları için Başkanımız Mustafa Dündar ve ekibini tebrik ediyoruz” diye konuştu.

    “Baş Döndürücü Bir Eser”

    Panorama 1326’nın her anlamda etkileyici bir yapı olduğunu ifade eden

    İnşaat Mühendisleri Üyesi Mustafa Er, “Eski Bursa’yı çok iyi anlatan güzel bir çalışla olmuş. Kubbeye çıktığımızda sanki gökyüzüne çıkmış gibi hissettim. Birkaç saniyelik bir baş dönmesi yaşatıyor” şeklinde duygularını dile getirdi.

    Harita Mühendisleri Odası Başkanı Ali Faruk Çolak, Panorama 1326’nın Bursa’nın uzun süredir aradığı ve beklediği bir eser olduğuna dikkat çekerek, “Bu projeyi düşünüp hayata geçiren Başkanımız Mustafa Dündar ve çalışma arkadaşlarına Bursa halkı olarak çok teşekkür ediyorum. Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucu şehri olmamıza rağmen tarih anlamında İstanbul’un gölgesinde kalmıştık. Bizans’ın son dönemlerinin, Osmanlı’nın kuruluş dönemini mükemmel bir biçimde anlatıyor. Resmi incelerken gurur duydum. Osmanlı’yı anlamamız, anlatmamız ve uygulamamız gerek bir dönemde olduğumuzu düşünüyorum. Panorama 1326 buna büyük katkı sağlayacaktır” dedi.

    Jeoloji Mühendisleri Güney Marmara Bölgesi Başkanı Engin Er ise müzenin kubbe bölümüne girdiklerinde adeta şok yaşadıklarını anlatarak, “Bursa’nın fetih günlerini yaşıyoruz gibi hissettik. Panoramik resim bizi, o devirlere götürdü. Merdivenden yukarı doğru çıkarken üstü açık bir yere gidiyoruz sandım. Yağmur yağsa bu bina ne olur diye düşünmeye başladım. Adeta Osmanlı dönemine gittik. Çok harika bir eser olmuş. Bu eserde katkısı olan herkese teşekkür ederim” diye konuştu.

    Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar da Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nin açılış öncesi tanıtım ziyaretlerinde akademik odaların temsilcilerini ağırladıklarını söyledi. Bursa’ya değer katacak bu eseri yaparken bütün Bursa’nın katkısını aldıklarını belirten Dündar, “Bu eserin yapılmasında bizlere katkı sağlayan destek veren herkese çok teşekkür ediyoruz. Tanıtım turlarımızla bu eserimizi onlarla paylaşıyoruz. Önümüzdeki günlerde de vatandaşlarımızın ziyaretine açacağız. Ziyarete gelen herkesin beğenmesi bizleri memnun ediyor.

    Bursa’yı Bursa dışına taşıyan,her yerde konuşulan bir eser oldu” dedi.

    Müze ziyaretinde akademik odaların temsilcilerine Osmangazi Belediyesi’nin vizyon projeleri hakkında bilgi veren Başkan Dündar, Osmangazi Meydan projesinin animasyon filmini izletti. Bu projenin de bir Bursa projesi olduğunun altını çizen Dündar, “Osmangazi Meydanı projemiz bu hafta ihaleye çıkıyor. İhale öncesinde projenin animasyon filmini teknik arkadaşlarımızla birlikte izledik. Çok beğendiler, bu projemiz de olumlu not aldı. Zaten bu projemiz için de bütün Bursa kamuoyunda anketler yapıp, akademik odaların, siyasi partilerin, STK’ların ve vatandaşlarımızın fikirlerini alarak projeyi geliştirdik. Bursa’mıza yine değer katacak olan Osmangazi Meydanı’nın önümüzdeki günlerde temelini atacağız” diye konuştu.

  • Uşak Üniversitesi’nde Akademik Yıl açılışı

    Uşak Üniversitesi’nde 2018-2019 akademik yılı açılış töreni düzenlendi. Törene Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Prof. Dr. Mustafa Şentop’ta iştirak etti.

    Tören Uşak Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleşti. Törene Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Prof. Dr. Mustafa Şentop, Uşak Valisi Salim Demir, Belediye Başkanı Nurullah Cahan, Cumhuriyet Başsavcısı Bünyami Korkmaz, UÜ Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, Uşak protokolü ve üniversite personeli katıldı.

    Tören saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Akabinde üniversite öğrencilerinden oluşan grupların türkü dinletisi sunuldu.

    Akademik yılı açılış töreninin açılış konuşmasını yapan Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş Uşak Üniversitesi’nin 12’inci yılında 31 bin öğrenci ve 703 akademik personeliyle eğitime ve araştırmaya hizmet verdiğini söyledi. Savaş konuşmasının devamında; “Sadece eğitim, öğretim yöntem ve teknolojileri değişmiyor, düşünme biçimleri de bu hızlı değişimin içinde yerini alıyor. Şunu unutmayın, Yaşam ne kadar kötü gözükürse gözüksün, her zaman yapabileceğiniz ve mutlaka başarabileceğiniz bir şeyler vardır” dedi.

    Açılış töreninde konuşan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili Prof. Dr. Mustafa Şentop ise; “Üniversitelerimizin sayısı ve öğrenci sayılarında çok önemli gelişmeler var. 2002’de 76 olan üniversite sayısı günümüzde 206’dır. Bugün 7 buçuk milyon toplam öğrencimiz var. Bu sayıya baktığımızda Türkiye sayısal değerlendirmede Avrupa’da ikincidir. Dünya’da uluslararası düzenin, siyasi, hukuki, ekonomi düzeninin yeniden oluşmaya çalıştığı bir dönemdir. Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek olan gençlerimizin önünde büyük bir imkan var. Bu kritik dönemde değişim döneminde Türkiye öncü olma imkanına ve gücüne de sahiptir. Uşak Üniversitesi 2018-2019 akademik yılı hayırlı uğurlu olsun. Tüm akademisyen ve öğrencilerimize başarılar diliyorum” dedi.

    Tören sonunda Rektör Savaş katılımlarından dolayı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Prof. Dr. Mustafa Şentop’a teşekkür ederek plaket takdim etti.

  • Kamu Başdenetçisi Malkoç, Dicle Üniversitesinin akademik yıl açılışına katıldı

    Dicle Üniversitesinin (DÜ) akademik yıl açılışına katılan Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Genelkurmay Başkanlığı koridorlarında dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan’ın yaşadığı bir olayı anlatarak, “Genelkurmay koridorlarında omuz attılar Başbakan Erbakan’a, bir başçavuşa talimat verip omuz attılar” dedi.

    Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Dicle Üniversitesinde akademik yıl açılışına katıldı. Konferans salonunda düzenlenen programa Malkoç’un yanı sıra Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Ebubekir Bal ve Oya Eronat, DÜ Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, kamu kurum müdürleri, üniversite hocaları, öğrenciler ve davetliler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program türkü dinletisi ve halk oyunları gösterisi ile devam etti. DÜ Rektörü Gül ve Vali Güzeloğlu’nun konuşmalarının ardından kürsüye çıkan Malkoç, Diyarbakır varken ne Paris’in, ne Berlin’in, ne New York’un ne de Moskova’nın var olduğunu söyledi. Malkoç, “Türkiye’nin huzuru ve refahı Bağdat’ın, Şam’ın, Halep’in huzuru ve refahıdır. Türkiye’nin huzur ve refahı Bakü’nün, Tahran’ın, Belgrat’ın, Üsküp’ün huzuru ve refahıdır. İnşallah Türkiye güçlendikçe hem dünyada hem de bölgemizde huzur ve refah daha da artacaktır. Bosna Diyarbakır’dır, Bağdat İstanbul’dur, Üsküp Mardin’dir, Bursa Semerkant’tır. Geçmişte de böyleydi, şimdi de böyle. Türkiye’deki demokrasinin en büyük sıkıntısı vesayet modeliydi. Tarihimiz darbeler tarihi ile doluydu, Türkiye demokrasi tarihi darbeler tarihiydi” dedi.

    Konuşmasında dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan’ın yaşadığı bir olayı da paylaşan Malkoç, “Rahmetli Erbakan Başbakanken, ben milletvekili hukukçu danışmanı olarak yanındaydım. Genelkurmay koridorlarında omuz attılar Başbakana, bir başçavuşa talimat verip omuz attılar. Daha sonra başka bir komutan Erbakan hoca hacca gitti diye Erzurum Bölge Komutanı çıktı basına açıklama yaptı, Başbakana sövdü küfretti. Konular ile ilgili Genelkurmay Başkanlığına dilekçe verdik, dilekçenin işleme konmasını bekliyoruz, yaşadığım olayı anlatıyorum. Dönemin Genelkurmay Başkanı çıktı açıklama yaptı, ’Gerekirse daha ağırını yapacağız’ dedi. Kime söylüyor bunu, bir ülkenin başbakanına. böyle demokrasi olur mu, böyle bir ülke gelişir mi. İşte Türkiye bunlardan kurtuldu. Onlar bunu yaparken ne oldu, 28 Şubat’ta bu suçu işleyenlerin her biri Ankara’da Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandı. Türkiye’de bu kadar demokratikleşme oldu ama bu demokratikleşmenin hızını kesen zehirleyen terördür arkadaşlar. Biz dünyadaki ülkelerden farklı olarak Avrupa’da bir DEAŞ terör belası var, ama Türkiye’de DEAŞ var, PKK var, FETÖ var. Bunların her bir eylemi Türkiye’deki demokratikleşmeyi ve huzuru olumsuz etkiliyor. 15 Temmuz’da canavarlarla karşılaştık. Bu milletin alın teri ile boğazından kıstığı paralarla aldığı uçağı, helikopteri, tankı milletine karşı yürüttü. Böyle bir hainlik yaptılar” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Malkoç’a Vali Güzeloğlu ve Rektör Gül tarafından plaket verildi.