Etiket: Akademik

  • SAÜ’nün akademik açılışı Şentop’un katılımıyla yapılacak

    SAÜ’nün akademik açılışı Şentop’un katılımıyla yapılacak

    Sakarya Üniversitesi 2020-2021 Eğitim-Öğretim Yılı Akademik Açılış Töreni, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Şentop’un katılımıyla düzenlenecek.

    Sakarya Üniversitesi 2020-2021 Eğitim-Öğretim Yılı Akademik Açılış Töreni, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Şentop’un katılımıyla SAÜ Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenecek. TBMM Başkanlığınca alınan korona virüs tedbirleri doğrultusunda, 700 kişilik Prof. Dr. Nevzat Kor Salonu’nun 175 davetlinin katılacağı biçimde hazırlandığı ve davetliler dışında katılımcı kabul edilmeyeceği bildirildi. TBMM Başkanlığınca davetlilerden ayrıca korona virüs testinin istendiği tören, 5 Ekim Pazartesi günü SAÜ Kültür ve Kongre Merkezinde saat 14.00’de başlayacak.

    Tören Sakarya Üniversitesinin sosyal medya hesaplarından canlı olarak yayınlanacak. Törende bunun yanı sıra başarılı akademisyenlere mühendislik-fen, sosyal bilimler, sağlık bilimleri ve sanat alanları kategorilerinde ‘Bilim-Sanat Ödülleri’, ‘Genç Bilim İnsanı Ödülleri’ ve ‘Dönemsel Başarı Ödülleri’ takdim edilecek.

  • Atatürk Üniversitesi’nde akademik başarı

    Atatürk Üniversitesi’nde akademik başarı

    Doç. Dr. Bekir Gürbulak “Liquid phase exfoliated ındium selenide based highly sensitive photodetectors” makalesiyle advanced functional materials dergisinde yer aldı.

    Atatürk Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından hazırlanan ve uluslararası çapta impack faktörü yüksek olan dergilerde yayımlanan bilimsel makalelere bir yenisi daha eklendi.

    Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bekir Gürbulak tarafından multidisipler araştırma sonucunda hazırlanan biri yayımlanmış diğeri kabul edilmiş iki makale, bilim dünyasında bilimsel değeri (Impact Faktörü yaklaşık 20 olan Q1) yüksek olan ünlü ’’Advanced Functional Materials’’ adlı dergide yayımlandı.

    Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Kristal Büyütme Araştırma Laboratuvarında yürütülen bu çalışmada kullanılan sıvı fazda -InSe’nin endüstriyel ölçekli 2D malzeme tabanlı optoelektronik cihazların geliştirilmesi için kritik olan basılı yüksek performanslı fotodedektörler için geçerli bir aday olduğunu ortaya koydu.

  • Binali Yıldırım Üniversitesi 2020-2021 akademik yılı 12 Ekim’de başlıyor

    Binali Yıldırım Üniversitesi 2020-2021 akademik yılı 12 Ekim’de başlıyor

    Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde 2020-2021 eğitim-öğretim yılı 12 Ekim Pazartesi günü başlayacak.

    Üniversiteden yapılan açıklamada, “Covid-19 küresel salgını sürecinde, 2020-2021 yılı eğitim-öğretim dönemine yönelik üniversitemiz akademik açılış tarihini 12 Ekim 2020 olarak belirlemiş, eğitim öğretimin esnek zaman ve seyretilmiş fiziki mekan modeli (hibrit) ile yürütülmesi için planlamalarını tamamlamıştır.

    Bilindiği üzere salgın bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de toplumsal hayatı ve insan sağlığını olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Üniversitemiz eğitim-öğretim faaliyetleriyle ilgili devletimizin yetkili kurullarının alacağı karar ve açıklayacağı tavsiyeler doğrultusunda her türlü duruma karşı gerekli hazırlıkları yapmakta ve tedbirler almaktadır “ denildi.

  • İzci: “Proje okulları ahlaki ve akademik başarının buluşma noktasıdır”

    İzci: “Proje okulları ahlaki ve akademik başarının buluşma noktasıdır”

    Adıyaman Anadolu İmam Hatip lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu Müdürü Gaffari İzci, LGS sonrasında tercih yapacak öğrencilere seslendi.

    Gaffari İzci, Liselere Geçiş Sınavı (LGS) sonrasında imam hatip proje okullarının neden tercih edilmesi gerektiğiyle ilgili açıklamada bulundu.

    İzci açıklamasında, “Ahlaki eğitim ve akademik başarının buluşma noktası proje okullarıdır. Nezih, güvenilir ve destekleyici bir ahlaki eğitim ortamı, ders programları, müfredatı, ders saatleri, ders kitapları ve diploması ile fen ve sosyal bilimler lisesidir. Proje okulunu farkı sınavla ve sınırlı sayıda başarılı öğrenci, donanımlı, başarılı ve tecrübeli tercihli öğretmen kadrosu ile bünyesinde üç proje okulu programı yürütmektedir. Elli yıllık tecrübesi ile sahip olduğu güçlü fiziki ve kültürel alt yapısı

    20 kişilik klimalı sınıflar, eğitim ortamları, laboratuvarlar ve diğer imkanları bulunuyor. Kesintisiz devam eden kaliteli akademik eğitim programları, TYT – AYT kursları, akademik kamplar, TÜBİTAK projeleri ve dershanem okulumda projesi ile yüzde yüz öğrenci ve veli memnuniyeti sunuyoruz.

    Bu okullar ilim ve bilimin buluşma adresidir. Onun için bu manada imam hatip proje okulları emin güvenilir, nezih, destekleyici bir ortam sunmaktadır. Eğitim için en önemli şartlardan birisi güvenli eğitimdir.

    Ders programları müfredatı itibariyle, imam hatip fen ve sosyal proje okulları fen lise programı demek, fen lisesi diploması demektir. Sosyal bilimler diploması ve dersleri demektir. Okulu tercih eden hiçbir öğrencimiz fen lisesi öğrencilerinden ders itibariyle geri kalmayacaktır.

    Fen Lisesi’nde Matematik 6 saat ise bizde de 6 saattir. Proje okullarının farkı var. Biz şuanda 3 okulun programını aynı anda uyguluyoruz. Sınırlı sayıda öğrenci alıyoruz ve gerçekten başarılı bir öğrenci profili var. Değerli bir öğretmen ekibinin elinde yoğruluyor” diye konuştu.

  • 9 ayda öğrendiği Türkçe ile akademik kitap yazdı

    9 ayda öğrendiği Türkçe ile akademik kitap yazdı

    Okumak için geldiği Türkiye’de, Türkçeyi yaklaşık 9 aylık bir sürede öğrenen ve daha sonra geliştiren Arnavutluk vatandaşı Flora Hajdarmataj Rizanaj, akademik anlamında Türkiye’ye katkı sunmak adına Türkçe bir kitap yayınladı.

    Lisans eğitimini Kosova’daki Hasan Priştine Üniversitesinin Gazetecilik bölümünde tamamlayan Flora, 2013 yılında Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından seçilerek Türkiye Bursları kapsamında Türkiye’ye geldi. Yüksek lisansını İzmir Ege Üniversitesinde bitiren Flora, daha sonra doktora eğitimi için kendi imkanıyla Eskişehir Anadolu Üniversitesi Basın ve Yayın Ana Birim Dalına kayıt oldu. Flora, yaptığı derin bir araştırma sonucunda ortaya çıkan yüksek lisans tezini kitaplaştırarak piyasaya sundu. Türkiye’ye gelirken bir kelime bile Türkçe bilmeyen Flora, Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinde (TÖMER) verilen 2 dönemlik Türkçe eğitiminden yola çıkarak YTB, RTÜK, TRT ve diğer sivil toplum kuruluşların düzenlediği konferansları ve çalıştaylarına katılarak Türkçeyi geliştirdiği dile getirdi.

    Türkçeyi sonradan öğrenen birisi olarak Flora’nın Türkçe yazdığı kitap, dünyanın dört köşesinden eğitim için Türkiye’ye gelen, ancak akademik çalışmalarını Türkçe yapmaktan çekilen bazı uluslararası öğrencileri için bir moral oldu. “Yeni Medyada Gözetim ve Mahremiyetin Dönüşümü” kitabında Flora, teknolojinin gelişmesi ile birlikte gözetim iktidarı, gözetimin nasıl işlendiği ve yeni medya ortamlarında mahremiyetin nasıl kaybı ve dönüşüme uğradığını dile getirdi.

    Arnavutça, İngilizce, İtalyanca ve Türkçe dilleri bilen uluslararası öğrenci Flora Hajdarmataj Rizanaj, kitabını Türkçe yazmasın nedeni, kitabın teması, kitap çalışması yaparken yaşadığı zorluklarını dile getirirken, Türkiye’de okuyan uluslararası öğrencilerin Türkçelerini geliştirmesi için bazı tavsiyelerde de bulundu. Rizanaj, ilk olarak yazdığı kitap hakkında konuşurken, “Aslında bu kitap yüksek lisans tezimin gözden geçirilmiş halidir. Hocalar tarafından beğenilmesi ile birlikte kitaba dönüştürmeye karar verdim. Çünkü onlar beğendikleri için ve derin ve detaylı bir çalışma olduğu için Türkçe kaynakların bir katkısı olmasını istedim. Bu kitabın ana teması yeni medyada gözetim ve mahremiyet algısındaki değişim konusunu ele alıyor. Bu teknolojinin gelişmesi ile birlikte gözetim iktidara, gözetim nasıl işlendiği ve mahremiyeti nasıl kaybı ve nasıl dönüşüme uğradığına bahsetmektedir. Araştırma Kosova’da Hasan Priştine Üniversitesinde öğrencilerle yapıldı mülakatlarla yapıldı. Araştırmada en çok öğrencilerin neyi kamusal ve neyi mahremiyet ve özel alan ayrımını yaptıklarını sonucuna varıldı. Aslında araştırma orada yapılırsa sadece oralarda değil, bütün dünyada bu durum geçerlidir” diye belirtti.

    “Bu kitap herkese hitaben”

    Yazdığı kitabın temasına göre kimlere hitaben olduğu sorusuna yanıt veren Rizanaj, ayrıca piyasadan gelen geri dönüşler hakkında da bilgi verdi. Flora Rizanaj, “Bu kitap şuanda, şu günlerde herkese hitap edebilir. Çünkü teknolojinin gelişmesi ile birlikte mahremiyet konusu herkese değiniyor. Yani herkesten bahsedebilir çünkü herkesin mahremiyet kayba uğramış durumunda. Ama özellikle iletişim fakültesinde ve yeni medya alanında ilgilenen öğrenciler için daha çok hitap edebilir. Kitap yaklaşık bir ay önce basıldı ve bütün kitap satış sitelere sunuldu. Talep güzel görünüyor; altı ay sonradan bakacağım yani ne kadar satış ve nasıl gittiğini hesaplayacağım” dike aktardı.

    Kitap yazarken yardım edenlere büyük teşekkür

    Rizanaj, kitap yazma süreci boyunca en çok yardımı Türkiye’de okuyan Kosovalı eşi tarafından aldığı belirterek yardımda bulunan diğer herkese teşekkür etti. Rizanaj, şunları söyledi:

    “Bu kitap yazarken en çok eşim tarafından yardım gördüm. O her zaman beni destekledi. Hem Türkçe konusunda; yani daha iyi öğrenmek hem de kitaplaştırması konusunda, o ilk olarak fikrini verdi. Yani dedi, ‘böyle bir yayın evi var ve kitaplar yayınlıyor’ ondan sonra ben de onlar ile iletişime geçip ve onlarla anlaştık. Ayrıca tez danışmanım Soner Yağlı başta olmak üzere ve tez jürilerimden Ege Üniversitesi İletişim Fakültesinden Pelin Dündar hocama, Yaşar üniversitesinden Huriye Toker hocama yani tezimi özellikle titizlikle okuyan bu hocalara, ondan sonra Türkçe açısından düzeltmeler yapan Türk arkadaşım Nur Akagündüz’e çok minnettarım.”

    “Bir güvenlik bile görsem onu yazımı kontrol ettirdim”

    Yabancı olması nedeniyle Türkçe kitap yazarken Rizanaj, dilsel hatalarından başlayarak kitabın basılmasına kadar farklı aşamalarda yaşadığı zorlukları dile getirirken, “İlk geldiğimde ben kafama koydum yani Türkiye’ye geldim ve burada Türkçe var. Korkmayarak Türkçe öğreneceğim ve Türkçe yazacağım. İngilizce biliyorum ama hiçbir zaman İngilizce yazmak istemedim. Yazdıklarımı doğru mu diye herkese sordum. Nerede bir Türk görsem, mesela bir güvenlik görevlisi görsem ona gidiyordum. Yazdığımı kontrol edebilir misin diye kontrol ettirdim. Yani bunu böyle değerlendirerek ondan sonra tavsiyeler alarak geliştirdim” diye belirtti ve uluslararası öğrencilere yönelik ilk tavsiyesi olarak, “’Ben bu dili öğrenemem yani zor bir dil.’ Ondan sonra İngilizce’de yaparak kolaya kaçmayın diyorum. Sürekli zorluklarla mücadele etsinler” dedi.

    “Türkçe zor ama öğrenmek imkansız değil”

    Flora Hajdarmataj Rizanaj, Türkiye’de okuyan uluslararası öğrencilere hitaben verdiği tavsiyelerine şöyle devam etti:

    “Türkçe zor bir dil herkes için, ama öğrenmek için imkansız değil. Onu zamanla yani zamanı değerlendirip kitaplar, dergiler ve haberler okuyarak, ondan sonra burada bütün fırsatlara, konferanslara, sempozyumlara katılarak Türkçeyi geliştirebilir. Ondan sonra özellikle herkes Türk arkadaş edip sohbet ederek bu dili geliştirebilir ve öğrenebilir. Yani pes etmemek lazım bence çünkü öğrenemez bir dil değil, Türkçe zor bir dil ama öğrenebilir. Bütün uluslararası öğrencilere şu tavsiyede bulunmak istiyorum; Türkiye’ye geldikten sonra zamanını ve enerjilerinizi iyi değerlendirin ve güzel şeyleri yapmaya gayret edin ve sonuçlar güzel bir şekilde size dönecek.”

    “Yazdığı kitap başka dillere de çevrilecek”

    Yazdığı kitabını bildiği başka dillere de çevirebilecekleri konusuna değinen Rizanaj, “Evet, bu güzel bir konu ve güncel bir konu aslında. Bunun için ilk olarak benim dilimde yani Arnavutça tamamen değil de daha kısalmış belki bir roman tarzında yazmayı düşünüyorum. Ondan sonra da bunu İngilizcede de yazmayı düşünüyorum” dedi.

    Başka kitap yazmak hakkında ise Rizanaj, “İlk plan olarak bu kitabımı çevirmek ve başka bir dilde onu geliştirmek var. Ondan sonra ‘yeni medya’ alanında yani iletişim alanında başka kitaplar yazmayı düşünüyorum. Çünkü devamlı katkıda bulunmak istiyorum” diyerek konuşmasını noktaladı.